Kemal-Kaya-GezginMerhaba, ben Kemal Kaya, seyahat etmeyi ve keşfetmeyi seviyorum. Seyahat etmek benim tutkum! Dünyadaki kültürlerin farklı ritimlerini yakalamak, ilginç geleneklerine şahit olmak, farklı bakış açıları ve fikirleri anlamak, sonu gelmez bu kaynak karşısında heyecan duymak ve ilham almak hayatıma anlam katıyor.

Havalimanları, otobüs terminalleri, tren garları ve bilet gişelerini seviyorum. İnternetten araştırma yapmak, yeni bir seyahate hazırlanmak ve yeniden yolda olmak benim için aşk gibi.

Kırklı yaşların başında biri olarak, 2009’un sonlarında 14 yıllık profesyonel iş hayatımı geride bıraktım. Sürmekte olan marka yönetimi masterimi bitirip, tek yön bir bilet alarak 2010 Ağustos’unda kendimi Tayland’a attım. Tropikal bir iklimde, beyaz kumlu plajda şezlongumda uzanmış turkuaz denize doğru içkimi yudumlarken, stres içerisindeki iş yaşantımı düşündüm. Çok gerilerde kalmıştı sanki, hiç yaşanmamış gibi…

Yüzümde bir gülümsemeyle anın keyfini çıkarırken, tek başına çıktığım bu seyahatimde 11 ülke ve 250+ şehir ziyaret edeceğimi ve 70.000+ km’den fazla yol aşıp, 22 ay sonra memlekete döneceğimi bilmiyordum.

Tayland sonrasında, dil eğitimi için geçtiğim Yeni Zelanda’da, Noel tatilini fırsat bilip yaptığım sırt çantalı seyahat hayatımı tamamen değiştirdi. Japon bir arkadaşımla çıktığım bu 1 aylık Yeni Zelanda turu, akıllıca ekonomik seyahat konusunda bana çok şey öğretti. Geleceğe dair tüm planlarım ve hayata bakışım kökten değişti. 7 ay yaşadığım Yeni Zelanda’da da kalma planlarımı çöpe atıp, kendimi, göz kamaştırıcı manzarasına ancak kartpostallardan şahit olduğumuz bir ada ülkesine attım; Fiji’ye.

….ve macera başlamıştı.

Şeker beyazı kumları olan bir plajda, hindistan cevizi ağaçları arasında gerilmiş hamakta uzanmış, turkuaz denize bakıp tropik içkimi yudumlarken, bu defa hayatımın akışının tümden değişiyor olduğunun farkındaydım. Şık kıyafetler içinde plazalarda koşuşturup, lüks otomobil içerisinde trafikte ömür tüketip, şişkin bir cüzdana sahip olmaktansa; üzerimde sade bir şort ve yırtık bir t-shirtle bu adada olmak bana daha sahici geliyordu.

Masmavi gökyüzü, karşımda, içerisinde milyonlarca deniz canlısı barındıran mercan resifleriyle dolu deniz, sahile doğru eğilmiş hindistan cevizi ağaçları, ardımda tropik orman, bembeyaz kumlu kumsallar ve hamak… sanki bir başka gezegen… Asıl gerçeklik buydu, hayatın kendisi ve yaşamak bu olmalıydı. Tüm bunları yaşamak için binlerce dolar harcamak da gerekmiyordu. Günde 50TL ile keyifli bir dünya turu yapılabileceğini biliyordum.

Yeni Zelanda’nın Auckland şehrinden Fiji’ye uçarken, yolda -önce kendim için- yazmaya başladım ve odur budur hep yazıyorum. Tazmanya’da, karavanımla gezerken mola verdiğim bir 19. yüzyıl köyünde de, yoldaolmak.com sitemi açtım ve seyahatlerimde öğrendiklerimi paylaşmaya başladım. Uzun süreli bir seyahatin mümkün olduğunu, bunun akıllıca ekonomik bir şekilde nasıl yapılabileceğini göstermeye ve gezmeye tutku ile bağlı olanlara ilham vermeye, yol göstermeye çalışıyorum.

Uzun bir ömür olsa da keyif dolu değilse ne anlamı var ki yaşamanın. Böylesi keşiflerle dolu, anlamlı ve keyifli kısa bir yaşantıyı uzun bir ömre tercih ederim. Hayatımın bu 2 yıllık diliminde biriktirdiğim heyecan, keyif ve mutlulukları, seyahatimin 1. yıldönümü yazısı 365 Gündür Yolda Olmak!; 500. gün yazısı 500 Gündür Yolda Olmak! ile Güney Asya’da 303 Gün yazılarında özetledim.

Dijital bir nomad olarak gezdiğim yerler, kültürler, insanlar, gezilecek yerler ve yapılacak aktiviteler hakkında güncel bilgiler paylaşıyorum. Bu sayfalarda sadece bilgi değil, tutku var, macera var, heyecan var, duygular var… Fotoğraflarda, satırlarda kısaca gerçek bir yaşam var.

Seyahat edin, deneyimleyin ve ilham alın.

427,857HayranlarBeğen
148,578TakipçilerTakip et
9,933TakipçilerTakip et

Merak Ettiğiniz Sorular ve Cevaplar

 

Seyahatini nasıl finanse ediyorsun?

Siteyi açtığımdan beri en sık sorulan soru bu! Ne kadar paran var? Ne kadar parayla yola çıktın? Geçmişte ne iş yapıyordun? Bu kadar parayı nerden buldun? Nasıl böyle gezebiliyorsun? Finansmanı nasıl sağlıyorsun?...diye uzayıp gidiyor sorular. Bir çok kişi beni zengin sanıyor sanırım. Kamboçya’da günde 1$’a çalışan Amara’ya göre zengin olduğum kesin. Başınız sokacak bir eviniz, temiz suyunuz ve yemeğeniz varsa zengin olduğunuzu bilin. Toplamda 685 gün süren Okyanusya ve Asya’yı kapsayan yolculuğuma çıktığımda elimde işten ayrılırken almış olduğum bir miktar tazminat parası vardı. Evimi de eşyalarıyla beraber kiraya vermiştim. Ekonomik yaşamayı biliyorum ve gerçekten ihtiyacım dışında bir şeyler satın almıyorum. Benim yaşam tarzım belki herkes için uygun olmayabilir, ancak kesinlikle herkese tavsiye ederim! 

Yalnız seyahat etmek sıkıcı değil mi?

Seyahat ederken yalnız olmaktan çok bir tek başınalık hali benimkisi. Kaldığım hostellerde yeni arkadaşlar ediniyorum. Bazen onlarla benzer rotaları paylaşıyorum. Okyanusya ve Uzak Doğu rotalarında, farklı ülkelerden sırtçantalı gezginlerle karşılamak ve tanışmak çok kolay. Couchsurfing sayesinde yeni dostlar edindim. Avustralya ve Tazmanya’da Help Exchange ile sıcak aile ortamını yaşama fırsatı buldum. Rotamı başkaları ile paylaşmaktan da keyif alıyorum, ancak yalnız seyahat etmek hiçbir zaman sıkıcı gelmedi. Tek sorun çektiğiniz fotoğraflarda siz yoksunuz veya olduğunuz fotoğraflarda ise komik görünüyorsunuz. Hayatta eline kamera almamış bir Borneo yerlisine fotoğraf nasıl çekiliri öğretme fırsatım olamayabiliyor!

Favori ülken hangisi?

Cevap vermesi ne de zor bir soru! Ne dersem hem kendime hem de ülkelere haksızlık olur. Soruyu belki daha spesifik sorsak bile, bu soruları bile cevaplaması zor olabilir: En güzel lezzete sahip ülke? Hangi ülkenin adaları en güzeldi? Trekking için hangi ülke iyi bir tercih olabilir? Hangisi balayı için fena olmaz?Tayland’ı birçok nedenden dolayı ilk sıraya koyabilirim. İster kültür, ister tatil, ister doğa, ister modern hayat… Bunların bir çoğuna İlginç ve etkileyici doğal güzellikleri ile hakkında az şeyler bildiğimiz Filipinler ve Endonezya beni en çok heyecanlandıran yerler oldu. Bu ülkelerdeki seyahatlerim maceralarla dolu. Sırtçantalı seyyahların anayurdu koca kıta Avustralya ve hayatın ağır çekimde ilerlediği Yeni Zelanda ise sanki başka bir boyutta kalmış gibi. Geçmişe yolculuk yapılabilecek Laos ise henüz turizm endüstrisi ile bozulmamış dokusu ile görülmeye değer. Bali, Borneo ve Tazmanya ise kelimelere sığdırılmaz. Evet kesinlikle Türkiye Malezya olsun! Geçmişi derin acılarla dolu Kamboçya ise bizim emeklilerin hemen gidip yerleşmesi gereken bir ülke.

Web siteni kim hazırladı? Web Sitesi açmak istiyorum?

Ben yaptım. Web sitesini Haziran 2011 tarihinden hayata geçirdim. Öncesinde hiçbir deneyimim yoktu ve süreç içerisinde uzmanlaştım. WordPress altyapısını kullanıyorum. Daha önce kendim için aldığım notları ve günlükleri aktararak yazmaya başladım. Eğer bir web siteniz olsun istiyor ve blog nasıl açılır bilmiyorsanız linke tıklayın.

Seyahatinde olmazsa olmaz dediğin şeyler neler?

iPhone ve tırnak makası

Şimdi ne yapıyorsun?

Başka normal(!) bir işim yok. Seyahate etmek, deneyimlemek, yazmak ve paylaşmak uzun süredir (5 yıldan fazladır) benim yaşam tarzım.

Web sitenizi Google’dan buldum, size sormak istediğim sorular var?

Elbette! Instagram @yoldaolmak üzerinden bana mesaj atabilirsin. Eğer sorularınız çok özel değilse bu sitede yer alan sorularınızla ilgili sayfaların altındaki yorum kısmından da sorabilirsin. Böylece benzer soruya sahip herkes vereceğim cevaplardan faydalanabilir. Eğer bu belirttiğim yerlerde daha önce sorulmuş ve zaten cevaplamışsam maile geri bile dönmeyebilirim. Biraz araştırmacı ol, emek göster. Sitenin sağ üst köşesindeki arama kutusunu kullan önce.

Web sitende neden reklamlar var, görmek istemiyorum?

Ben de koymak istemezdim doğrusu. Ancak site kurmak, aktif tutmak, güncellemek, hataları düzeltmek, hızlı ve sorunsuzca çalışmasını sağlamak ciddi bir masraf gerektiriyor, abartmıyorum. Sadece bu sitenin hızlı ve güvenli bir serverde barındırılmasına yılda 14,000 TL+ ödüyorum. Sitede yer alan her bir yazının hazırlanması ve yayına hazır hale getirilmesi ise bazen 1-2 günü bazen 1 haftayı alabiliyor. Seyahat ettiğim zamanlarda, gezip tozmak yerine, otel veya restoranın birine kapanıp, yazarak veya siteyle ilgilenerek geçirdiğim her gün para harcıyorum. Siteyi ve yaşamımı sürüdürülebilir kılmada reklamlar bana destek sağlıyor. Bugün internette girdiğiniz her portalda, okuduğunuz her magazinde, izlediğiniz her kanalda reklam var. National Geographic’te de var, bende neden olmasın!

Seyahate çıkmadan önce ne iş yapıyordun?

Hatırlamıyorum. Çok da önemli değil. Meraklıysanız CV ve LinkedIn sayfalarına bakabilirsiniz.

Seyahat ettiğiniz dönemde hiç çalıştınız mı?

Yeni Zelanda’da bulaşık yıkamak ve garson olmak için her ne kadar çok istekli olsam da ücretli bir işte çalışmadım. Ücretsiz yemek ve konaklama karşılığında, Avustralya ve Tazmanya’da Help Exchange işleri yaptım. Bahçe işleri, çit tamir etme, tavuk kümesi yapma, doğal ve organik gübre hazırlama, boya, zımpara, down sendromlu birine göz kulak olma, bulaşık yıkama gibi işler yaptım. Avustralya’da köpek gezdirmenin saat ücreti 20$’dı. Bir Veteriner hekim olarak aslında böylesi işleri çok isterdim, ama fırsatım olmadı. Sen deneyebilirsin!

Seyahatlerinizde size eşlik etmek istiyorum?

Hay hay. Eğer benim takvimime uyan bir zamanın varsa veya aynı yerdeysek neden olmasın! Unutulmaması gereken şey, ben evdeyken ne zaman seyahate gideceğimi bilmiyorum. Seyahatlerimde de bir sonraki rotamın neresi olduğunu bilmiyorum. Eğer gün olur da birlikte keşif yolculuğuna çıkarsak, her şeye söylenen bir turist gibi değil, keşfetmeye ve farklılıklara açık bir gezgin gibi davranmanı isterim. Kısaca ne zaman nerede olacağım belli değilken bana eşlik etmeniz de pek mümkün değil.

Hayatın boyunca hep böyle gezecek misin?

Benim bildiklerimi bilsen bu soruyu sormazdın sanırım. Yolda Olmak bana heyecan veriyor, yazmaya ve keşfetmeye tutkuyla bağlıyım. Başarabilirsem evet, ama kim bilebilir ki yarın ne olacağını. Carpe diem!

Hep böyle yollardasın, aşk var mı aşk?

Ben yola ve yolda olmaya aşığım zaten! Göçebe birinin aşkı yakalayacak kadar zamanı ve fırsatı bulması zor. Bu yolda romantizm yaşamıyorum anlamına gelmiyor tabi.

Dünya turu planlıyorum, sırt çantama neler koymalıyım?

Sırt çantamda neler var, Sırt Çantası Seçimi Nasıl Yapılır?, Seyahate Çıkarken Ne Tür Kıyafetler Almalı notlarına göz atarsan yardımcı olur. Yanına almayı düşündüğün zaten bir çok şey var aklında? Hah işte onların sadece yarısını al! Keyfine düşkün ve esnek olmayan biriysen harcamayı düşündüğün paranın da iki katını al! Dünya turu  tavsiyeleri ve seyahat rehberi kategorisindeki yazıları okumadan gitme.

İngilizceyi nasıl öğrendin?

İngilizce bilmek, yolculuğu daha keyifli geçirmek ve çevreyle iletişime geçmek için iyi olur, ancak unutulmaması gerek şey hiç ama hiç İngilizce bilmeden de seyahat edebilirsin. Dil öğrenmek için çok ama çok çalıştım, Yeni Zelanda’da kurs aldım ama asıl seyahat ederek İngilizce’yi öğrendim. Yabancı dil öğrenmeyi düşünüyorsan dil okuluna gitmenin dışında, mutlaka seyahat etmelisi. Gidip Avustralya’da Yeni Zelanda’da çiftliklerde çalış. Hem seyahatini bedavaya getirirsin hem de çok güzel yeni şeyler öğrenirsin. İlla ki okula gideceğim diyorsan Filipinler, Malezya, Fiji gibi alternatif yerler de aklınıza gelsin.

Neden hep Asya’da geziyorsun, Güney Amerika?

Aslında hep Asya’da değildim; seyahatimin yarısı Okyanusya kıtasında Yeni Zelanda, Fiji ve Avustralya‘da geçti. Blogda buralar ile ilgili yazı az olduğundan böyle düşünüyorsun. Elimde buralarla ilgili yayınlanmayı bekleyen çok sayıda yazı var, zamanla… Bunun dışında 20’de fazla Avrupa ülkesinde bulundum. Göremediğim Avrupa ve bazı yeni dünya ülkelerini görmeyi uzunca süre erteleyebilirim belki, bunda sorun görmüyorum. Zira bundan 50 yıl sonra da Avrupa ülkelerine gitsen, göreceğiniz şeyler benzer olur. Biritsh Museum yerinde duracak, Eyfel Kulesi de, Red Ligt Distric de. Diğer yanda dünyanın bir yanındaki ülkeler, globalleşme ve turizm endüstrisinin olumsuz etkileriyle hızlıca bozuluyor. Laos, Myanmar veya Kamboçya gibi kültürel dokusunu, modern dünyanın etkisinden kısmen korumuş ülkeler, bundan birkaç yıl sonra bambaşka ülkeler haline gelecek. Tercihimi bu coğrafyadan yapma nedenim bundan. Gönlümde Afrika ve Güney Amerika da var. Bu coğrafyalar da hızlı bir değişim içerisindeler ve her şeylerini yitirmeden gidip görmek lazım. Bunların yanında Asya kıtası, uzun süreli seyahat düşünenler için ekonomik bir yer seyahat fırsatı sağlıyor. Sırt çantalı gezginlere ve bu seyahat kültürüne oldukça aşinalar. Bu nedenle turizm bu ülkeler de sırt çantalı gezginlerin hayatını kolaylaştıracak şekilde tasarlanmış. Tek başına seyahat edenler için de oldukça güvenli ülkeler. Dünya turuna başladığımda kafamda bir rota belirlemiştim, vize sorunlarına takılmadığım sürece sınırdan sınıra ülkelere geçerek rotamı takip ediyordum.

Ben de dünya turu yapmak istiyorum?

Bence de yap! Çıkar bir kağıt kalem ve her gün ne kadar para harcadığını yaz. Bu bir kahve, bir çiklet olsa dahi yaz. Bak bakalım yaptığın bu harcamaların ne kadarına gerçekten ihtiyacın var? Dışarıda yemek yemeyi, kahve içmeyi bırak, sigarayı da. 10 gömleğin varken 11.’yi alma. Tüm harcamalarını kredi kartı ile yap ve mil topla. Sonra da git Tayland’da günde 50TL’ye harika bir plajda içkini yudumla, kulağa hoş gelmiyor mu! (Edit: Kur farkı ve dünyada artan fiyatlar dolayısı ile benim yapabildiğim bu şeyleri 50TL ile yapmak pek kolay görünmüyor artık). Oturduğun yerden şikayet etmeyi bırak ve blogdaki yazıları okumaya başla hemen.

Sevdim hikayeni, sana destek olmak istiyorum?

Eğer bu siteyi aktif ve güncel tutmamı istiyorsan ve beni motive vermek istiyorsan yapacağın birkaç şey var. Okuduğun makalelere yorum yaz ki okuduğunu bileyim. Ayrıca yorumlarla kendi deneyimlerini aktar, diğer okuyuculara yol göster, sadece peşinde olduğun bilginin sorusunu sorup cevabı aldıktan sonra kaçıp gitme. Seyahatini tamamladıktan sonra gel, sen de katkıda bulun. Sevdiğin yazılarımı sosyal medyada paylaş, Facebook’ta beğen ve Google +1 yap, Twitter’de paylaş, sevdiklerine bahset…

Gittiğin ülkelerde neden uzun süre kalıyorsun?

Sadece görmek için değil, deneyimleyip yaşayarak seyahat etmek benim tarzım. Gezgin ile turist arasındaki fark da bu zaten. Gittiğim yerlerin gündüzünü de gecesini de görmeyi seviyorum. Sokakların atmosferini ve kokusunu seviyorum. Sokak aralarında oynayan çocukların arasına karışmayı seviyorum. Kültürü ve yaşam tarzlarını derinlemesine izlemek ve anlamak ilgi alanım ve bu da zaman gerekiyor. Acelem yok.

İlginç şeyler anlat bana?

Olur.

  • Gittiğim destinasyonlarda, verilen vize süresi kadar kalmaya çalışıyorum. Seyahatimde en kısa gezisi 15 gün (Fiji), en uzunu 7 ay (Yeni Zelanda) sürmüştü. (Sen bunu yapamadığından bu sana belki ilginç gelebilir!).
  • Hayatımda ilk defa sarhoş oldum; Koh Phangan Full Moon Parti (Belki senin için değil ama benim için ilginç!).
  • Filipinler’de tek başına keşfetmek istediğim 2 km uzunluğundaki bir mağara geçitinde boydan boya 5 saate geçtim; kayboldum ama ölmedim. Bunu dünyada yapan ilk ve tek kişiyim (Eşşeğim, ama o gün orada efsaneydim). Şimdi hatırlayınca bile tüylerim diken diken oluyor.
  • Yeni Zelanda’da 47 metreden bungee jumping yaptım. Hangi pozisyonda atlasam diye hayal ediyordum öncesinde, itmeseydiler korkudan caymıştım.
  • 15.000 feetten Skydiving yaparken hayatın anlamını sorgulama fırsatım oldu. Kuşların neler hissettiğini de biliyorum.
  • Bali ve Lombok Adası arasındaki 40 km’lik deniz yolunu küçük bir balıkçı teknesiyle geçtim.
  • Bir defasında ormanda kayboldum, hava kararmak üzereydi. Korktum mu? Evet. Panikledim mi? Hayır. Seyahat öğretir.
  • Yeni Zelanda’da yaptığım bir dağ yolundaki trekking turu nehir yatağından süren bir tırmanışa dönüştü kendiliğinden. Kaybolduğumu biliyordum ama devam ettim. Öyle bir yere tırmanmıştım ki, artık ne ileriye gidebiliyordum ne de geriye. Dimdik yamaçta, çalılıklara maymun gibi asılarak öte yakaya geçip kurtulabildim. Bu seyahatimin ilk macerasıydı, son olmayacaktı.
  • Sumatra Adasındaki yağmur ormanlarında Orangutanlarla yürüdüm. Bahasa Indonesia dilinde Orang-utan, Orman Adamı anlamına geliyor.
  • Endonezya, Java adasının kuzeyindeki Madura Adasında geceyi köy şefinin evinde geçirdim. Gece evi polisler bastı, karakola düştüm.
  • Doğu Java’da 10 gün boyunca motosikletle, turist rotalarının dışındaki yerlerde gezdim. Aktif yanardağlar, vahşi yaşamın olduğu milli parklar ve ıssız plajları keşfettim.
  • Dünyanın en büyük krater göllerinden biri’nin etrafında, Batak İnsanları diyarında motosikletle gezdim.
  • Tazmanya ve Avustralya’da, dünyanın en güzel yollarında lüks karavan turu yaptım, hem de bedava.
  • Jawa Adasında, dumanları tüten Mount Bromo Aktif Yanardağı’nın ağzına kadar çıktım.
  • Sen hayatında 3 gün üst üste tekne turu yaptın mı bilmem, ben dünyanın en güzel yerlerinden birinde yaptım. Olağanüstüydü.
  • Fiji ve Bali’de köpekbalıkları ile yüzdüm, Gili Adaları ve Borneo‘da dev deniz kaplumbağalarla.
  • On binlerce, yüzbinlerce defa sivrisinekler ve tahta kuruları tarafından ısırıldım, umursamadım.
  • Gözlerini garip bir edayla bana dikip: “Biz eskiden insan yerdik” diyen bir Fiji yerlisinin evinde uyudum.
  • Borneo Kinebatangan yağmur ormanlarında uyurken, yastığımın altındaki kıpırdamayı umursamadım. Bir süre sonra burnumun ucunda biri fareyle göz göze geldim. Cibinliğin içerisinde soğukkanlılıkla ellerimi tenis reketi olarak kullandım.
  • Endonezya yağmur ormanlarında yaban köpekleri ve maymunlar arasında çadırda uyudum.
  • Jawa Adası’nda dağlık bir köyünde, köylülerin yaptığı gibi, soğuk havada çırılçıplak soyunup, köy çeşmesinde yıkandım.
  • Laos’ta kaldığım kabile köylerinde onlar gibi nehirde yıkandım.
  • Melbourne’de daha ilk defa tanıştığım biri bana evinin anahtarını verip gece vardiyasındaki işine gitti. Couchsurfing güzel şey.
  • Plansız gittiğim Jakarta yakınlarındaki Bin Adalar bölgesinde bir adada otel bulamadım, şahane günbatımı manzaralı bembeyaz bir kumsalda ateş yakıp, yanı başında açık havada uyudum.
  • Borneo Mamutik Adası‘nda tek yabancı olarak çadırda kaldım. Geceleyin beni yaban domuzları ziyarete etti.
  • Manila’da tüm geceyi bir Arap restoranında uyuyarak geçirdim.
  • Tayland Krabi’de kurtçuk ve çekirge yedim, tuzsuz yağlı patates kızartması gibiydi. Farklı mutfaklara saygı duymak gerek değil mi?
  • Bali’de dünyanın en pahalı kahvesi olan Kopi Luwak içtim. Evet bildin, bir tür kedigillerden olan civet kedisinin bokundan ayıklanıyor.
  • Seyahatim süresince yediğim muzların ağırlığı 1 tonu geçmiştir.
  • Endonezya’nın Madura Adası’nda köy yerlilerine sadece 4 Lira’ya 2 saat boyunca dünyanın en güzel masajlarından birini yaptırdım. Enfesti!

Yol hikayeleri daha da uzar gider… Bütün bunları günde 50 TL veya daha az harcayarak yapıyordum (bir zamanlar, artık çok zor bu bütçe ile benim gibi gezebilmek), bunu detayı göz ardı etme olur mu!

Demem odur ki, seyahat bir lüks değil bir ihtiyaç. Kendimizi ve içinde yaşadığımız dünyayı ve farklı kültürlerin farklılıklarını anlamak ve bize benzerliklerini görmek çok şey öğretir, geliştirir, ön yargılardan arındırır.

Sen de seyahat et ve bunun için para biriktirmeye başla! Benim gibi düşük bütçe ile gezmek zorunda değilsin, ancak paran olmadığı bahanesine sığınma!

148,6k Takipçiler
Takip et

220 YORUM

  1. Sizin yazılarınızı ilgiyle ve merak ile okuyorum. Çok yere gitmiş olmanız ayrı bir maharet ayrıca bunları yazıya dökmek ayrı bir özveri. Bu siteyi yaparken yardım alıyor musunuz? Yoksa bütün vaktinizin bilgisayarda geçmesi gerekiyor. Tek tek yorumlara cevap vermenizde ayrı bir incelik. Hepsi zaman isteyen şeyler.

    İçimde yatan gezme aşkını siz gerçekleştiriyorsunuz. Sizden sonra blog yapmaya karar verdim. Ama sizin gibi ne sayfalarca ülke olabilir ne de yazı ama olsun. Ben de öğrencilerim için yazacağım. Onlardan hiç şehir dışına çıkayanlar var. Ben de onlara ilk adımı attırabilirsem kardır. Size hayatınızda başarılar. İyi gezmeler ve paylaşmalar.

  2. Merhaba , tatil paylaşımıyla farkettiğim sonrasında çıkamadığım bir site. Hep hayallerimi süsleyen hayatı yaşıyorsunuz. Çok imrendim. İnsallah bir gün ben de böyle siz gibi yollarda olurum. Umre ziyareti dışında bir türlü yurtdışına çıkamayan biri olarak hedeflerimi belirlemek ve yola çıkmak için bir aşk, şevk vesilesi oldunuz. Bu nedenle de teşekkür ederim. Nice yıllarda nice yollara olsun. 🙂

  3. Merhaba Kemal Bey
    Yazının tamamı çok güzel, son bölüm ayrı bi güzel, bir solukta okudum. 🙂 Anlatımınız çok hoş. Yolda olmak yazıları, fotoğrafları içimdeki seyyahı coşturuyor… Paylaşımlarınız için teşekkürler. Yolunuz hep açık olsun…

  4. Dünya’yı gezip görmek… Eminim her 10 kişiden 5’inin hayalidir. Fakat buna çok az kişi cesaret edebilir. Paraymış, imkanmış… bunlar sizin hikayenizde de olduğu gibi ikinci plandaki şeyler. Umarım ben de birgün bu güzelliği deneyimleyebilirim. Tabiki sırt çantamla. 🙂

  5. Kemal Bey, sizi her zamanki gibi imrenerek takip ediyorum. Daha önce hiç bulunmadığım şehirleri bizzat kendim seyahat etmiş gibi tanıma fırsatı buluyorum. Gezdiğim gördüğüm yerlerde de neler kaçırdığımın farkına varıyorum. Sevgilerimle. Daimi takipçinizim…

  6. Uzun süredir sizi zevkle takip ediyorum. Bir gün bir arkadaşım: ya biri var acayip geziyor, gezerken de yanından iPhone ve tırnak makasını eksik etmiyor diye sizi tarif etmişti. Sizin kadar değil ama çok gezen biri olarak gururla iPhone ve Tırnak Makasımı ve hatta cebimdeki GoPro’mu da çıkarmıştım.

    Ben de geziyorum, çok uzun olmadı ama gezmek görmek bir sanattır anladım. Evliyim ve bir Çocuğum var onlarla gezmeye çalışıyorum, hem de sırt cantalı, böyle daha da güzel oluyormuş. Temmuz’da 2 aylık uzun bir yurtdışı motor turu için plan yapıyorum şimdi. Sitemizden bir çok yeri şimdiden rotaya dahil ettim. Yalnız bir sıkıntı var eşim hiç sıcak bakmıyor, size de sürekli söylenip duruyor. Tabi anneler de gezeceğine ev al diyorlar. Ya sepetli motor alıcam yada beni boşarsa kimliğim ve bir dilekçe ile beni evlatlık edinin diye size başvuracam. Hep yolda olmak dileğiyle ve nasılsa yolda görüşürüz diye şimdilik selamlar.

  7. Merhaba Kemal Bey, Facebookta gördüğü internet sitenizi. Sitenize bulduğunuz isim dikkat çekici ve içeriği de bir o kadar kendine bağlıyor. Böyle güzel bir site kurduğunuz için teşekkür ederim. Daha çok gencim ve tecrübelerinizden faydalanacağım. Güzel yazılarınızın devamını diliyorum. 🙂

  8. Merhaba, sizinle 5 dk önce tanıştım. Bundan sonra takipçinizim.

    Diğer yazılarınızı da ilk fırsatta okuyacağım. Yolunuz açık olsun. Selamlar.

  9. 23 yaşına gireceğim üniversite mezunuyum ve iş bulamadım henüz ama hayallerimde hep şu vardır; kazandığım bütün parayı kuruşu kuruşuna hesaplayıp, ihtiyaç dışında bir şey almayıp seyahate çıkmak. Böyle yeni yerleri görmek keşfetmek beni çok heyecanlandırıyor. Bunu ilk defa üniversteye gittiğim istanbulda farkettim. Öyle lüks falan zevkimde yok. Bir şehirde aradığım yaşanmışlık, ona ait duygular. Balat’ta da gezdim her sokağında. Kadıköyde de. Hep aynı hi, merak ve mutluluk. İnsanları farklı şeyler mutlu eder. Şu dünyada beni yeni şeyler öğrenmek ve gezmek kadar hiçbir şey mutlu etmiyor.

    Hayalim Hindistan’a gitmek. 2. dünya ya da 3. dünya ülkesi fark etmiyor. Oranın renkli kültürü, insanları beni çekiyor. Arap ülkeleri beni çekiyor. Mısır’a gitmek zaten lise’den sonra gitmek istediğim ilk yerdi. Facebook’tan sayfanızı elimden geldiğince takip ediyorum. Tebrik ediyorum ,hayalinize kavuşmuş ve gerçek mutluluğu bulmuşsunuz. 🙂

  10. Cogu ınsanın ısteyıp yapamadıgı seyı yapıyosunz cok takdır ettım. Baska kulturler ınsanlar tanımak, dunyayı tanımak yasamın tadını almak bence. Takıp etmek bıle ufkunu açıyor ınsanın.

  11. Merhaba Kemal!2010 Ağustosundan berı yaptıkarınızı yukarda kı tum yorumları da okuyunca sızı bır kez daha kutlamak istedım.Mütevazi kışılığiniz ve akıcı anlatımınız insanların sızı severek izlemelerının bır başka nedenı olsa gerek.Ayrıca sakın siz uzaylı falan olmayasınız…*Bence vücudunuzda herhangıbır yerın cıp falan var mı ?Bır baktırsanız dıyorum!Tabıki şakayapıyorum.Tüm bu anlattıklarınız normal bırının cesaret edebıleceği durumlar olamaz.Ama bu da sızın yaşamınıza ve sıze hayranlığın artmasına neden oluyor.Bınu tüm takipçilerinizin anlatımlarında görüyoruz.İyıkı sız yoldasınız ve bız de sizi takip edenleriz.Sevgıyle kalın.YOLDA OLMAK.

  12. Hepimiz bu dünyaya geleceğimiz coğrafyayı seçmeden daldık bu karmaşa gezegenine. 🙂 Kimimiz doğduğu yere demir attı, kimimiz ise gördükleri güzelliklerden daha da fazlasını görmek için yolda olmayı seçti. Benim hayalim sizin yazılarınızı gülümseyerek okuduktan sonra ben de nice yerleri gezdiğimde yanımda binlerce güzel anı taşımak ve kendi yazılarımla başkalarının yüzünü gülümsetmek. Bize neler bahşettiğinizi bilemezsiniz hayallerimin peşinden koşturacağım. Yollarda olmak dileğiyle.✌️

  13. Yazılarınızı keyifle ve zevkle takip ediyorum. Ben de yaklaşık 5 yıl daha çalıştıktan sonra hayatımı bu şekilde yolda geçirmek istiyorum. Size çok imreniyorum. 🙂

  14. Ben de birbucuk yıl once artık kendım ıcın yasamam gerektıgını dusunup iş hayatını bıraktım. E yas 33’dü ve yolun yarısına yaklaşıyordum. O tarıhten beri daha cok kıtap okuyor daha cok film izliyor farklı kulturlerı arastırıyor dans ediyor ve daha çok öğreniyorum. 🙂 Dünyayı gezmek herkesin eminim hayalidir ve bana bu hayalimin imkansız olmadığını hissettirdiğin için teşekkür ederim. 🙂

    Belki mısır gezisiyle başlarım. 🙂 ama unutma bana birlikte bir Hindistan gezisi için söz vermiştin. O gün seni mutlaka bulacağım. Yolun açık olsun. 🙂
    Sevgiler.

  15. Yaklaşık 15 aydan fazla bir süredir sizi takip ediyorum ve yaşama sevinci buluyorum. Hayattan kaçış dairesi gibi, güzel, özlenen, istenen hayatın provası gibi.
    Bu hayatın tesellisi gibi bu blog. Yaşama sevinciniz, yüzünüzde ki gülücükler hiç bitmesin Kemal Bey. Sevgiler.

  16. Gezgin olma yolunda ilerleyen biri olarak neredeyse tüm yazılarınızı okudum. Bize ilham kaynağı olduğunuz için teşekkürler.

  17. Hepsi ruya gibi tüm destinasyonlariniz, büyüleyici. Kendimi sizinle o yollarda hissettim. Belki de bir rüya gerceklesir. Her biri ayri güzel paylastiginiz icin tesekkürler.

  18. Yaptıkların ve paylaştıkların bizlere örnek oluyor. Seyahatlere bakış açımız değişiyor. Daha cesaretlenip kalıplardan çıkarak tutkularımızın, hobilerimizin peşinden gidebiliyoruz. Desteklerin ve paylaşımların çok teşekkürler. Yolun hep açık olsun. Sen hep yolda ol ki bizde daha çok öğrenelim.

  19. Keyifle Facebok sayfanızdan takip ediyorum, zaman zaman da sitenizden. Gezdiğiniz yerlere ilişkin deneyimleriniz ve betimlemeleriniz çok etkileyici. Bu yıl Şharm yerine Hurghada’yı tercih edersek müsebbibi sizsiniz.

    “Gözlerini garip bir edayla bana dikip: “Biz eskiden insan yerdik” diyen bir Fiji yerlisinin evinde uyudum” size ne kadar özensem de bu halet-i ruhiyeyi yaşamak istemem açıkçası. 🙂

    Facebok”tan eklemiştim muhtemelen tanımadığınız kişileri eklemiyorsunuz. Arkadaşlık isteğimi geri aldım, saygı duyuyorum. Yazılarınızı okurken adeta yaşatıyorsunuz. Sağlıcakla kalın.

  20. Merhabalar,

    Sanırım bir şehri keşfetmek anlamında ufkumu açan ilk kişi sizdiniz. Ya da bir sırt çantalı gezgine dönüşme serüvenimde düzenli takip ettiğim tek insan da diyebilirim sizin için. Nerden gördüm, kim önerdi, ilk nesi ilginç geldi Facebook sayfanızın bilmiyorum ama, şimdi ana ekranda bir haberi görmediğimde merak edip sayfayı açacak kadar ilginç geliyor bir şeyler orada. Gerçekten yaşamı algılayış ve yaşayış şeklinize hayranım. Bunun kutlaması olur mu bilmiyorum ama kutlarım. 🙂

    Ben de yaklaşık 2 aydır bir Avrupa şehrinde öğrenci olarak yaşıyorum. Ama fırsat bulduğum her an, bir planlama yapıp gezmeye tanımaya çalışıyorum coğrafyayı. Ama bu yazınızı okuduğumda fark ettim ki ben sadece o coğrafyalardan geçiyorum. Gerçek insanların hayatlarına ya da hikayelerine dair hala bir fikrim yok. Bana bu bakış açısını kazandırdığınız için teşekkür ederim. Deneyip bir üst algı seviyesine geçtiğimde ki hislerimi de paylaşırım umarım sizinle.

    Bir de bu yazıyı okuduktan sonra müthiş bir Güneydoğu Asya’ya gitme isteği uyandırdınız bende. Şu an ki koşullarda sadece ütopik geliyor kulağıma, ama maddi birikimi sağlayıp genel hatlarıyla bir rota çizdikten sonra mutlaka fikrinizi alacağım.

    Gezmeye ve bizi de bilgilendirmeye, dönüştürmeye hep devam etmeniz dileğiyle…

  21. Okudukca gulumseten bir site olmus. Gercekten keyif alarak okudum. Yazilanlarin cogu hissettiklerimin baskasi tarafindan kelimere dokulmus hali. Seyahat etmek benim icin de bir tutku. Elimden geldigince yapmaya calisiyorum. Su ana kadar 20 ulke, 100’u askin sehri dolasmisimdir. Asya tarafina ise onumzdeki hafta ilk defa gecis yapacagim ve bu Tayland olacak 🙂 Hikayenizi okuduktan sonra basiniza gelenlerin hayalini kurmaya basladim ben de 🙂 Fakat malesef benim geri donmemle biticek bir hayal :/ 2 hafta kadar limitli bi zamanim olacak ve en iyi sekilde degerlendirmek istiyorum. Bu yuzden sizin Tayland seyahatinizi anlattiginiz benim ulasabilecegim bir yazi var mi faydalanabilecegim?

  22. ÇOK şey yazmak istedim ama bu beğen butonları her şekilde telefonda benle birlikte hareket edince yazdığımı göremedim ve basitçe “yaptıklarına devam et genç” deme ihtiyacı hissettim 😉

    Yoga yapmak ve yaptırmak için çıkmak istediğim dünya turu diyemem de, gezilerim olursa paylaşacağım. Web sayfasını da güzelleştirmek ve değiştirmem gerekecek tabii.

    Ciaooo

  23. Gerçekten cesaretinize hayran kaldım. Tukuyla yolculuk yapmak benim de hayalim sırf bu arzumdan dolayı evlenmekten kaçıyorum 🙂 Bana gerçekten ilham verdiniz. Hep kendime soruyordum sürekli akan bir finans kaynağım olmadan nasıl dünyayı dolaşırım? Siz gereken bilgileri zaten vermişsiniz 🙂 ve deneyimlemişsiniz. Aslında mümkündür tabi ki dili bilmek kaydıyla. Dilerim bir yolculukta karşılaşırız 🙂

  24. “Toplamda yediğim muzların ağırlığı 1 ton” ne demektir yahu. 🙂 Yaşanılası bir hayat kesinlikle. Ben de 2 ton falan yiyebilirim.

  25. Ben sizi aylardır takip ediyorum. Paylaştığınız yazılar ve gittiğiniz ülkeler çok heyecan verici. Benim de değişik kültürlere ilgim var ve sizin yazılarınızla bunu pekiştirmeye devam ediyorum. Ama okuyan mı gezen mi bilir? Bana göre gezen her zaman bir adım öndedir. Hayal etmek ile yaşamak arasında çok büyük fark vardır. Bu yüzden gezen insan her şeyin sahibidir.

    Bu açıdan idolümsünüz ve en yakın zamanda harekete geçip sizin gibi olmak isterim. Paylaşımlarınız için teşekkürler.

  26. Merhaba, çok cesur, becerikli bir insansınız, tebrik ediyorum. Hep mutlu, sağlıklı olun. Yolunuz hep açık, her şey gönlünüzce olsun.

  27. Facebook’ta çok keyifle sizi takip etmekteyim. Yazınız muhteşem olmuş yaşadım resmen 🙂 Klişe belki ama ben de cok istiyorum sizin gibi gezebilmeyi. Umarım birgün ben de kendimi düşünüp başkalarını düşünmekten vaz gecer de size katilirim 🙂 Şimdilik yasadıklarınizla hayal kurmakla yetiniyorum…

  28. Uzun zamandır sizinle aynı hayali paylaşıyorum, fakat henüz erken gibi hissediyorum. Her şeyi satıp yola çıkmak için var mıdır bu konuda bir yorumunuz? Takipteyim.:)

  29. Selamlar Kemal bey, ben de sizin sitenizi başka bir sırtçantalı gezgin olan Güneş Akdoğan’ın sitesinden buldum. Sanırım yakın yaşlardayız ben de Kırklarımın ilk yırısındayım. Özellikle İngilizceyi ilerletebilme konusunda sıkıntım var hem iş, hem ev hem de vakit nakit anlamında. Ama temel düzeyde bir yere gitsem ölmeyecek kadar biliyorum tabii ki. Sizin de sanırım bu işin başında İngilizceniz pek iyi değilmiş, yukarıda yazdıklarınızdan doğru mu anladım bilmem. Ama zamanla kurs v.s. geliştirmişsiniz. Borç harç bittiği anda ben de özellikle konuşma pratiği yapabileceğim gerçekçi bir kurs niyetindeyim, yurt içinde olacak muhtemelen. sonrasında sizin gibi olamasa da eşimle birlikte ufak ufak dünyaya açılma planlarımız var, bir iki avrupa kenti gördük ama hepsi bu. Yurt içinde isi her fırsatta geziyoruz ama sizinki gibi gezmek için gemileri yakmak şart, bizim minik bir bebeğimiz de olduğu için şimdilik gemileri sağlam tutup ama her fırsatta da o gemilerle denize açılmak amacındayız.
    Yalnız yazdıklarınızda tıpkı diğer sırt çantalılar gibi siz de bu dandik plaza işlerinden kurtulmadan bunun olamayacağından dem vurmuşsunuz ve çok haklısınız. Bu iş hayatı insani değil, hatta kapitalizmin dayattığı bu yaşam tarzı hiç değil. İnsan hareket etmesi için tasarlanmış ya da evrimleşmiş(neye inanırsanız artık) bir varlık ve bizler bedenlerimizi heba ediyoruz diye düşünüyorum.
    Çok uzatmayayım, yakında her okuduğum yazınıza bi mesajla daha çokm rahatsız ederim. Yeni bir Türk gezginin sitesini daha bulmak güzel, bu arada insan gezginleri takip etmeye balayınca ne kadar çok türk7ün yollara düştüğünü fark ediyor, bizim memleketten dünyayı gezen çıkmaz diyorlardı ama bu son 10 yılda inanılmaz derecede armış benim gözlemlediğim.

    Görüşmek dileğiyle selam ve saygılarımla…

  30. Merhaba Kemal bey,
    Hakkinda bolumundeki yazinizi, basiniza gelen ilginc olaylarin bulundugu bolum de dahil olmak uzere keyif alarak okudum. Yazi diliniz sanki yasadiklarinizi,gorduklerinizi okuyuculara da yasatmak ister gibi… Acikcasi bende oyle oldu.Size gipta etmemek mumkun degil. Belirttiginiz sekilde size destek olmaya gayret edecegim. Paylasimlariniz icin tesekkurler. İyi yolculuklar…

  31. Merhaba Kemal,
    Öncelikle bu kadar gezini takip etmekten dolayı çok mutluyum ve her paylaşımında büyük zevkim olan gezmek ve seyahatleri senden yansıyarak hayatımda bir yer edinmesine çalışıyorum. Ben yolun daha başında olmama rağmen paylaşımlarından önemli notlar ve gerçekten kuvvetli olan cesaretime daha fazla cesaret katmaktan dolayı mutluyum.
    Hayat yaşamın olan gezilerini eleştiren arkadaşlar maalesef daha gezmenin ruhunu taşıyamadıkları için kulak asmamanı isterim. Tabiki bu iş maddi ve önemlisi maneviyat istiyor ama gerçekten ben birkaç gezimde lüks harcamaları çıkararak onları daha başka kalemlerde kullanınca düşüncelerinin hakkındayım.

    Kemal; Güneş hep seninle gezdiğin yerlerden arda kalanlar hep bizlerle olsun. Saygılarımla dostum.

    • Öncelikle güzel sözlerin için teşekkürler Cüneyt! Web sitesi çok büyüdü ve artık seyahat severlerin her türlüsü de giriyor, yorum yazıyor. Kimisi sırt çantalı gezi tutkunu, kimisi konforundan ödün vermeden dünyayı keşfetmek istiyor, kimisi sadece kendini doğaya atmak, çadırda kalıp kamp yapmak taraftarı… Bir de bunları sadece hayallerinde yaşayanlar var…

      Dilim döndüğünce her kitleye de seyahat etmenin ipuçlarını anlatmaya çalışacağım. Ne tür geziyor olursak olalım, seyahat kültürümüzü geliştirmek için yapmamız gereken çok şey var. Bu biraz da hayat tarzımızı sorgulamamızı, beklentilerimizin ve hayallerimizin ne olduğunu sorgulamaktan ve o yolda tutkuyla ilerlemekten geçiyor. Bizler bunu yapmayınca, ve birileri de bunu başarınca o zaman farklı sesler yükselmeye başlıyor, ne de olsa eleştirmeyi seven milletiz. ve ben gerçekten dert etmiyorum. Çoğunlukla diğer okuyucular cevabı veriyor.

      Gönül isterdi ki hepimiz gönlümüzce gezelim, bunu yapabileceğimizi ve sorunu parada ve zamanda armaktansa önce kendimizde aramamız gerektiğini hep anlatmaya gayret edeceğim.

      Sevgiler.

  32. Sitenizi yeni keşfettim ve yazınızı keyifle okudum. Çok gezen bir insan olduğum söylenemez ama, gezenlerin yazılarını merakla ve zevkle okurum. Bir de sizin gibi güzel yazan birilerini bulunca okumayı hiç bırakmam. Daha çok gezmeniz ve daha çok yazmanız dileğiyle :))

  33. Umarım siz dünyanın her yerini gezerken yeni gezginler gezmeyi sevenler ve peşinizden gelmek isteyenler olarak biz sizden aldığımız ve alacağımız ilhamla yollara düşebilir ve hayallerimizin peşinden gidebiliriz.

    Bu mesajı bir teşekkür vazifesi olarak içten bir hisle yazıyorum. Yakın bir zamanda sayfanıza dahil oldum ben gibi düşünen bi 10 arkadaşım çoktan sizi takip ediyormuş. Gezmeye karar verip çıktığınız yol herkese bir parça istersek bir gün bizde yollara düşebilir dünyayı gezebiliriz hissini uyandırıyordur muhakkak bende öyle oldu en azından. Hani insan bakar ve umutları tazelenir ya benim durumumda o..

    Yolculuğunuz hiç bitmesin, Yolda kalmadan hep Yolda olmanız dileğiyle..Yolunuz açık olsun

  34. Merhaba Kemal bey
    Ozun zamandir New Zelanda’da egtimimi devam ettirmeyi dosuniyorum. Bu vasiteyli benim bir arkadasim (Alicem Aktas) sorularimin cevablarini burada bulacagimi soyedi bana.
    Egtim vizesi almayi dosuniyorum. Nasil oradaki egtim merkezleriyle iletisim koracagimi sizin bir oneriniz var mi? Nasil orada economik olarak egtimimi devam ettirmeyi bana bilgi verirseniz memnoon olarim.
    Iran dan saygilarla. Bu arada websitenizi de cok beyendim.

  35. Merhaba Kemal bey, yazılarınızı arkadaş tavsiyesiyle okudum iletişime geçmek istedim. Bozcaada’nın tanıtımınıda ben kendim yapmaya başladım bozcaadagezgini.com adlı adresten yayınlamaya başladım daha yeniyim idolümsünüz 🙂 Kolay gelsin ve En kısa zamanda Bozcaada’ya beklerim saygılar 🙂

  36. “Bloggerlara mecburlar, gezi blogları çok güzel”

    Kemal Kaya’yı biri bir blog ödül töreninde biri turizm fuarında iki kez gördük. Yeni bir gezi bloggerına böyle söyledi ‘hep’…

    Net ki bu düşünceyle yaşıyor ve işin bu kısmıyla ‘iyi yapıyor’ Geziyor, keşfediyor ve paylaşıyor. Ne güzel

  37. Kemal bey, sitenizi ve paylaşımlarınızı keyifle ve imrenerek okudum. Size bu büyülü süreçte sağlıklar ve sihirli keşifler diliyorum. Gezme nedenleriniz sizin tam bir gezgin ruha sahip olduğunuzun kanıtı. İzin ve tatil zamanlarımı verimli ve bilinçli kullanan mütevazı bir gezginim.

    Sayfanızdaki gezgin ruhlarla alttaki linkteki yazılarımı paylaşmak ne güzel! İzninizle 🙂

    http://www.gezialemi.com/Rumuz.asp?Rumuz=%DE%FCkran%20%DEahin&SAYFA=13

    • Çok teşekkürler Şükran hanım. İmkanlar ve fırsatlar ölçüsünde seyahat edebiliyoruz, ancak buradaki 2 inemli kelimeyi siz zaten vurgulamışsınız. Bilinçli ve mütevazi. Bu farkındalık ile bir yeri gören insan farklılıkları daha iyi anlıyor ve öğreniyor. Seyahat edelim, öğrenelim.

  38. Kemal bey,
    Nasıl özenerek okudum hayatınızın son iki yılını anlatamam:) Ben de 6 ay önce İstanbul’daki işimden istifa ettim, kariyerimle vedalaştım ve memleketim İzmir’e yerleştim eşimle birlikte…Sizin ölçeğiniz dünya, biz daha minik bir ölçek kullanacağız: İzmir’i anlatmak istiyoruz, çok nadide bir şehir olarak kabul ediyoruz burayı…İçerik oluşumu bittiğinde paylaşmak isterim, her şey gönlünüzce olsun, ben de artık sıkı takipçinizim…

    Sevgi ve saygılarımla…
    Nilgün Yanık Emiroğlu

    • Hayatın akışını değiştirmek pek kolay iş değil ve bu noktada sizi tebrik ederim. gezgintech.com web sitemde mümkün olduğu kadar İzmir ile ilgili bilgiler paylaşıyorum. Eğer İzmir’i anlatan yazılarınızın yayınlanmasını isterseniz seve seve yayınlamak isterim. Yorum için çok teşekkürler! Sevgiler.

  39. Merhaba Kemal bey,
    Gezilerinizi takip ediyorum. Bizlere fikirlerimizimizi sayfanızda paylaşma şansını sunduğunuz için teşekkürler. Gezileriniz ile özdeşleşip, deneyimlerinizi, sosyal medya ve internet aracılığı ile bizlerle paylaşıyorsunuz. Bir takipçi olarak uzaktan, bunu hiç deneyimlelmemiş birisi için tek yönlü bir bilet almak ve gerisini akışa bırakmak öncelikle cesaret işidir diye düşünmekteyim.

    Siz her insanın yapamayacağı zor bir şeyi başardınız.

    Dünyamız güzellikler ile dolu, bir çoğumuz bu güzelliklerden habersiz yaşamaktayız. Akışta kalmak ve dünyamızın güzellikleri özdeşleşip, sonra gözlemleri ve deneyimlerine duyguları katarak, kendinizden, zamanınınızdan ayırarak bizlere aktarmaktasınız.
    Bana ve birçok insanın hayatına bilgilendirici ne kadar çok mesaj kattığınız bir kez de kendi adıma söylemekten mutluluk duymaktayım.

    Bizlere bu alanda örnek olduğunuz için kendi adıma çok teşekkürler.

    Dünayayı kucaklamak, dünyamızı ile özdeşleşip, deneyimlerini paylaşmaşmak ayrıcalıktır. Bu öncelikle sabır ve dünyayı kucaklayacak kadar büyük bir yürek ister. Hayatlara kattığınız maneviyatın bu noktada maddiyat ile ölçülemez olduğunu da göstermiş bulunmaktasınız. Bizlere kattığınız bu kadar anlamlı, zenginlik dolu bilgiler ve deneyimleriniz, için tekrar çok teşekkürler.

    Tüm ödüllerinizi sonuna kadar hakeden bir idolsünüz. Akışta ve sağlıkla kalmanız dileğiyle. Saygılar…

    • Ne diyebilirim ki bu kadar övgü dolu güzel cümlelerden sonra! Seyahat etmek güzel, yeni yerler görmek, farklı kültürlerle etkileşimde bulunmak, farklı farklı yerlerde uyanmak ve dahası dahası. Böylesi güzel ve ilginç deneyimleri sadece kendime saklamış olsam yazık etmiş olurdum. Bunu paylaşmak ve yazmak bugün en büyük zevkim, hatta öyle ki abzen seyahat etmekten bile daha önemsiyorum yazmayı.

      Buna sebep, elbette siz değrli takipçilerim ve içlerinizde emek harcayım, birkaç dakikasını ayırıp yorum yazan ve beni motive eden sizlersiniz. Seyahatlerimde yalnız olmadıüımı biliyorum artık. Güzel bir şeyler yaşadığımda veya fotoğrafladığımda bunu paylaşmak için artık bir gereklilik duyuyorum ve bunu sizlere de göstermek/sunmak istiyorum.

      Akışta klamaya devam edeceğim, rüzgar nereye savurursa… Bildiği bir şey varsa o da hayatım boyunce seyahat etmekten ve yazmaktan vazgeçmeyeceğim. Sevgiler

  40. Yaptıklarınız ilham verici. Bende de benzer geziler yapma isteği uyandırıyor.
    Biri hayatını güzelleştiriyor, anlam katıyor diye tebrik edilmez bence ama gelenek yerini bulsun; Tebrik ederim sizi.

  41. Batum ile ilgili yazıları okurken tesadüfen gördüm sizi, seyahatlarınızı, yazılarınızı okurken size imrenmemek elde değil…Kolaylıklar dilerim…

    • Çok teşekkür ederim yorumunuz ve ilginiz için. Batum’a gidip gelirseniz eğer, ilgili sayfalara deneyim ve gözlemlerinizi aktarmayı unutmayın lütfen. Okuyuculara faydası olacaktır.

  42. Gerçekten demişler ya çok gezen mi çok okuyan mı? Tabi ki gezen diycem, insan daha ne isterki bu iki günlük dünyada. Büyük alışveriş merkezlerinin icinde tas yiginlarinin icinde vakit kaybediyoruz gerçekten. Keyfini çıkarın, bu tamamen yaşam sekli 🙂

  43. Blogunuzu bumerang’da ilk 3’e kalan uzman websiteleri arasında görünce merak ederek ziyaret ettim… Samimi ve içten yazılarınız için sizi tebrik eder, yarışmada başarılar dilerim… Yolunuz hep açık olsun…

  44. Her gün işe gelip masama oturup bilgisayarı açtığımda ilk yaptığım Skyscanner’dan bilet bakmak. Nereye olursa, ne zaman olursa..

    İş hayatındaki tek motivasyonum bu. 28 yaşındayım 30’a gelmeden hedef her kıtada en az bir başkent görmek, yaşamak.

    Yolunuz hep açık olsun!

    Smart deal’lara denk gelmeniz dileğiyle.

  45. Selamlar, gezdiğini yerlere henüz gitmesek de, görmesek de, ilgi çekici ve keyifli içerikten ötürü sizi takip etmemek elde değil.Türkiye’de gezi blog’u işini en iyi yapanlardan biri olduğunuzu çok içten bir şekilde söyleyebiliriz. Yakın zamanda tanışmak dileğiyle.. Hoşçakalın 🙂

    • Keşke sizin gibi biraz yeme içme konusunda yazmaya meraklı olsaydım. Tattığım o kadar farklı lezzetler oldu ki, ancak yazmakta en zorlandığım konulardan biri yeme-içme mevzuu. Web sitenizi takip edeceğim, gayet güzel! Teşekkürler.

  46. Hayranlıkla ve kıskanmayla takipteyim 🙂 Yazıların devamını diliyorum. Tanışılacak nice kültürlere, nice farklı insanlara..

  47. Gayet eglenceli bir gezi programi yasamissiniz. 🙂 Umarim ben de bir gun zincirleri kirar ve arkama bakmadan yola cikarim. Belki (buyuk ihtimale) sizin gibi cekirge yemem ama, inanin yolda olmak ozgur olmak muhtesem bi duygu 🙂

  48. Merhaba Kemal bey, ilk olarak geçen hafta sizi okudum. Seyahat etmeyi seven biri olarak yazılarınızı keyifle okuyorum. Ayrıca herşeyi geride bırakıp yeni bir yaşama ve dünyaya seyahat cesaretinizi takdirle karşılıyor ve sizi tebrik ediyorum. Bir gün rotalarınızdan ve cesaretinizden yararlanarak bir seyahat yapmayı düşünmeye başladım. Sağlıklı güzel günler dilerim

  49. Öncelikle Merhaba! Benim büyük bir tutkuyla yapmak istediğim bir hayali gerçekleştirdiğiniz için sizi tebrik etmek istiyorum. (Aslında birçok insanın hayali demeliydim.) Gezdiğiniz yerleri, yaşadığınız olayları, tanıştığınız birbirinden farklı insanları ve sonunu getiremeyeceğim onca küçük güzellikleri ben de yaşamak için neleri vermezdim.

    Yaşım daha bu tür ülke gezileri için pek büyük olmadığından sadece sizin gibi hayatı bir kuş kadar özgür yaşayan insanlara imrenerek bakmakla yetiniyorum. Her şeyin bir zamanı var bunu biliyorum ve uygun zamanı iple çekiyorum. Sitenizi bir başka bizi aracılığıyla keşfettim. Nedendir bilmiyorum ama sizin gibi gezilerini paylaşan bir çok site gördüm ama hiç birinde kendimi yorum yapacak kadar rahat hissetmemiştim. Sanırım bunda genellikle sizin Asya ülkelerine yaptığınız geziler etkili oldu.

    Çünkü Asya ülkelerine, Afrika ülkelerine ve Avustralya’ya gitmek benim hayalim. Bu konuda tek ihtiyacım olan biraz zaman. Belki sizin kadar cesur olamam ama inanın hayaller her şeyin önüne geçiyor. Oraları görmek için elimden geleni yapıcam. Güzel bir örnek olduğunuz için teşekkür ederim. Kendinize iyi bakın 🙂

    • Tutku, hayal etmek, istemek, emek harcamak ve… Seyahat etmek hem yeni yerler keşfedip hayatın anlamını gerçekten yaşamanızı sağlıyor, yeni kültürler, farklı insanlar, hiç görülmemiş coğrafyalar… İnsanı değiştiriyor, geliştiriyor, önyargıları kırıp insanı özgürleştiriyor.

      Asya ülkeleri ise en kolay seyahat edilebilen, sıcakkanlı insanları, renkli kültürü ile dünya turuna veya seyahate ilk başlanacak yerlerin başında geliyor.

      Umarım gönlünüzdeki ülkelere, gönlünüze göre bir seyahat yaparsınız. Seyahatin uzun olanı makbuldür bu arada 🙂

  50. Ben senin kadar cesur değilim, ama bir dünya turu yapmayı gerçekten çok istiyorum. Yeni yerler görmek, yeni insanlar keşfetmek beni çok mutlu ediyor. Haziran ayında Filipinler’e İngilizce’mi geliştirmek amacıyla bir grupla birlikte gideceğim. İlk yurtdışı deneyimim olacak. Bu deneyimden faydalanarak da bulduğum her fırsatta bir ülkeye gitmeyi planlıyorum, ancak hiçbir zaman senin kadar cesur olamam bunu iyi biliyorum 🙂

    Ben o mağarada kaybolsam kalpten giderdim herhalde 🙂

  51. Abi sen gez, biz senden böyle ilham alalım. Belki biz de kendimize güveni kazanır ve yola düşeriz. Hayat kısa ve dolu dolu geçirmeli. Şimdilik gezi yazılarını okuyarak açlığımızı doyuruyoruz, ama hep yerinde olmayı istemiyor değiliz hani 🙂 Yolun açık ola.

  52. Şu ilginç şeyleri yaşamak bir ömre bedel, ne güzel anılar biriktirmişsin! 🙂 Fiji’de bir gün batımı, Phuket’te gün doğumu, orangutanlarla beraber yürüyüş… Yaşadığımız günlük hayatların ne kadar kof olduğunu gösteriyor bize. Ben de bugüne kadar 19 ülke gezdim, ama hemen hemen hepsi Avrupa’dan… Uzakdoğu ve Afrika’nın safari bölgelerini bozulmadan görmek o kadar istiyorum ki…

    • Bu güzel anları yaşarken ben de bazen anın gerçekliği karşısında bocalıyordum. “Ben ne yapıyorum”, “ben neredeyim şu an” dediğim çok olmuştur. Fotoğraflarıma bakıyorum da hepsinde yüzümde farklı bi renge sahip bir gülümseme var.

      Hep derim uzun ve kendini tekrarlayan bir yaşamdansa, kısa olsa da böylesine dolu 5 yıl yaşamayı tarcih ederim. yaşıyor olmanın farkındalığına ben yol iken vardım.

      Yorumunuz için de ayrıca teşekkürler.

      • Yalniz gezmek zor degil mi? Yoldayken birileriyle tanisiyorsun, ama arkadas olacak zamanin bile olmuyor. Bir suru kisiyle tanismak ve konusmak, kimseyi tanimadigina isarettir. Cunku derin arkadaslik zaman ister ve cok fazla kisiyle olmaz. Ayrica her defasinda kendini bastan anlatmaya calismak… kolay degil.

        Uretken bir yasam renklidir, sorumluluk guzeldir. Zor olsa bile, insanin yapisinda bu var. “Ben ne yapıyorum”, “ben neredeyim şu an” sorgulamalari, yaptiginin dogrulugundan suphelendigini gosteriyor. Gercekten mutlu kisi, sorgulamaz.

  53. Tebrik ederim. Kölelikten ve robotluktan kurtulup içinizdeki erek i (Marcus Aurelius’dan kendime düşünceler :)gerçekleştirmişsiniz. Darısı benim ve uyanmak isteyen insanların başına… Bu arada İstanbul’daysanız eğer sizinle görüşmek isterim. Anlatacaklarınızdan epey bilgi edinebilirim…

    • Kemal bey ben mastırı Tayland’da, fakülteyi Brunei’de okudum. Suudi Arabistan’da dil bölümünü bitirdim, Kıbrıs’ta yaşıyorum. Uzak Doğu hakkında haberleşebiliriz. Mesela siz Brunei’de veteriner hekim olarak çalışıp tüm o ülkeleri bizzat yaşayabilirsiniz. Brunei’de su köyünde kalabilir Iban’ların uzun evlerini ziyaret edebilirsiniz. Yada Tayland’ın Chiang Mai şehrinde boynu halkalı kzılarla resim çektirip köylerini gezebilirsiniz. Çünkü her bir köy el işi atölyesi gibi çalışıyor. Sabah’taki Kota Kinabalu Dağı’na tırmanıp dünyanın en büyük çiçeği rafelsia’yı görebilirsiniz. Yada Sarawak’a gidip dünyanın en büyük mağarasına girebilirsiniz.

      Kemal bey ben de çok sevdim o ülkeleri. Bangkok’tan Malezya’ya törenle gittim, çok güzel bir yolculuktu. Yine Bangkok’tan Phuket’e otobüsle gittim film gibiydi. Ben uzak Doğu’yu Avrupa’dan daha çok seviyorum. Avrupa’da renk yok ruh yok. Uzak Doğu’da ben kendimi buluyorum. Görüşmek üzere. Nice uzun yollara.

      • Bize bir iş öneriniz olursa görüşebiliriz. Eşimle uzak doğuya yerleşmeyi planlıyoruz 🙂 Sizinde hikayeniz merak uyandırıyor saygılar.

  54. “Bilinmeyen yerleri bulmak için önce kaybolmak gerekir.”diye bir söz duymuştum.. deneyimlerinizi ilgiyle takip ediyorum, siteniz gerçekten başarılı ve faydalı.. sizin gibi yollara çıkmayı düşünenler için bu site iyi bir rehber olur diye düşünüyorum.. emeğinize sağlık..

  55. Ne güzel yerleri gezip gelmişsiniz. Sizi kendime örnek alıyorum. ilk işim dil sorununu çözmek ve İngilizce öğrenmek. Sizin gibi Yeni Zelanda’ya gidemeyeceğim ama İngiltere düşünüyorum.

    Keşke Avrupa ülkeleri hakkında da gezi yazıları yazsanız da okusak. İngiltere yazıları ne güzel olurdu şimdi 🙂

    Selamlar

    • İngilizce öğrenmeyi amaçlamak yerinde bir karar. Dil öğrenmenin ise en güzel yolu seyahat etmek. Özellikle ana dili İngilizce olan biriyle seyahat etmek, sıkıcı okul sınıflarında aylarca ders almaktan iyidir.

      Fırsat buldukça gezdiğim Avrupa ülkeleri ile ilgili bilgiler de hazırlayacağım. Daha çok gezi rehberi tarzında olacaklar

  56. Vallahi ne diyeyim Kemal,
    Sen yüzlerce kişiden duymuşundur, ben de istiyorum senin gibi seyahat etmeyi diye başlayan ve ardından onlarca, ama ile devam eden kelimeyi.

    Bu iş aşk ve cesaret işi. İkisi bir arada ve güçlü şekilde olmadan olmaz olamaz senin gibi seyahat etmek. Hele birde çocuklar var ise. Ben o kadar hayalci değilim. 10-15 gün civarı planlayacağın seyahatlar olur ise ve eğer uygun görür isen sana katılmak isterim. Sende e-mailim var zaten.

    Sana; cesaret ve aşkının ödülü olarak, gidebildiğin kadar uzaklara gidebilmeni ve görülmemiş yerleri görebil diyorum.
    Selam ve saygılarımla
    Orhan

    • Özetlemişsin aslında: Bu aşk ve cesaret işi. Para aslında ikinci belki üçüncü sırada geliyor. Tabi eğer çoluk çocuğa karışmış, ciddi sorumluluklar üstlenilmişse ben gibi seyahat etmek kolay olmayabiliyor. Gerçi çocuklarıyla dünya turu yapan ve bunu bloglarında paylaşıp bunu bir iş edinmiş ve bu bloglarla para kazanan insanlar da biliyorum.

      Yani aslında kafaya konursa yapılamayacak iş yok. Araştırma yapıp, bu alanda pratik bilgiler edinilince, denemelerle ve daha derinlemesine araştırmalarla yeni ufuklar açılıyor.

      İlgin, motive edici yorumların için çok teşekkürler. Yorumlarınızı lütfen eksik etmeyin. Sevgiler.

  57. Ne diyebilirim ki! Kanı hızlı akan, macerayı seven bir genç olarak yazılarını büyük bir hayranlıkla okudum abi. Gerçekten ellerine, ayaklarına sağlık.

    Henüz maceraya atılmak için çok genç olsamda, dünyaya bir defa gelindiğini ve yaşanılması gerektiğini düşünüyorum. Monoton bir hayatım olsun istemiyorum. Maceracı bir eş bulamasam da evlenmeden maceralara atılma taraftarıyım. Maddiyat sorununu ortadan kaldırma yolları arıyorum. Henüz üniversite öğrencisiyim.

    Blogunu wordpress ile ilgili araştırma yaparken buldum.

    Gidemesek de farklı duygular yaşattın yazılarınla. Hayatinda başarılar diliyorum.

    Maceralarının devamını merakla bekliyorum.

    Sevgilerimle Kemal abi. Bir gün görüşmek dileğiyle 🙂

    • Bu sayfalarda yorum yapan herkese ne kadar teşekkür etsem azdır.

      Sadece okumakla kalmayıp, düşüncelerinizi, hislerinizi ve iyi niyet dilekleriniz paylaşmanız benim için keyif verici.

      Her şey hayal etmekle başlıyor, gerisi ise çok çalışmak ve hedef koymak. Eğer sevdiğin bir şeyi yapıyorsan ve bunu da severek yapıyorsan insana engel olacak bir şey yok.

      Araştırınca, insan öyle kolay, pratik yollar görüyor ki şaşmamak mümkün değil. Daha 2 yıl önce yaptığım işi ömür boyu yapmayı düşünürken, şimdi bambaşka bir kulvarda, bambaşka bir yaşantıdayım. İlgi alanlarım tamamen değişti, hayattan beklentim ve hedeflerim ve uğraşlarım da.

      İnsanın sevdiği işi yapması güzel. Sevdiği işi severek yapması ise daha güzel. Umarım amaçladığın ve hayal ettiğin bir hayatı yakalar ve yaşarsın.

    • Çok teşekkürler dostum. Senin web sayfan da seyahat tutkunları için yol gösterici. Özellikle Uruguay konusunda eşsiz bilgiler var. İleride başvuracağım kaynaklardan biri olacağına eminim. Sevgiler, görüşmek üzere.

  58. Sizinle acil olarak tanışmak ve konuşmak istiyorum. Aslında çalışma hayatımız ve hayata bakış açımız çok benziyor. İstanbul’da olduğunuz bir gün kahve içmeye davet ediyorum. Kendinize çok iyi bakın şuan sizin yazdıklarnıza ve aktivitelerinize takılıp kaldım. 🙂

  59. Sitenizi tesadüfen gördüm, gezginlige aşık birisi olarak sizi çok çok çooook kutluyor, fazla mola vermeden devamını diliyorum. Gittiginiz yerler muhteşem, imrenmemek elde degil, yolunuz hep açık olsun. Sevgiyle gezin.

    • Mola tahmin ettiğimden de uzun sürdü. 3 aylığını ailemi ve yeni doğmuş yeğenlerimi görmek için dönmüştüm. Bir de web sitesindeki eksiklikleri halledip aklımdakileri yazar ve yine yola dönerim diğe düşünmüştüm.

      Oysa aldığımız her karar hayatımızın akışını değiştiriyor. Dönmek için aklımda olan işlerin az bir kısmını bitrdim ve şimdi o kadar farklı projelerle ilgileniyorum ki sonucu nereye varacak emrak ediyorum doğrusu. Yolları özledim.

  60. Süpersiniz size imrenmemek elde değil. Yeni yazılarınızı ve fotoğraflarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Takibe devam.

  61. Yazılarınız muhteşem, fotoğraflar muhteşem… Herkesin hayalidir dünyayı gezip dolaşmak, umarım bir gün sizinle aynı kaderi paylaşırım… Yollarda karşılaşmak dileğiyle. 🙂

    • Kime sorsanız çok paran olsa ne yaparsınız sorusunu alacağınız cevapların içerisinde mutlaka dünyayı gezerim yer alacaktır. Evet herkesin hayali gezmek ve benim de öyle. Umarım gönlünüze göre gezecek fırsatı yakalarsınız. Karşılaşalım.

  62. Merhaba Kemal, your motto: “See the World, Change Yourself” is quit right. Nothing else is so impressing and changing your mind than go to a travel. Tebrikler bu başarılı bir web sitesi için ve seyahatlerinde iyi eğlenceler!!!

  63. İran gezinizde sizi takip ettim, gerçekten çok imrendim. Bir çoğumuzun hayalini siz gerçekleştiriyorsunuz.

  64. Kemal Bey ,

    Bir dahaki ay birkaç arkadaşımla gideceğimiz Güney Doğu Asya gezimiz için internette bilgi ararken sizin sitenizle karşılaştım. Yazılarınızı keyifle ve ilgiyle okudum. Kendime notlar aldım. Böyle bir paylaşım yaptığınız için size teşekkür etmek istedim.
    İyi yolculuklar. Kendinize iyi bakın.

    Çiğdem

  65. Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği. Bu sıralar herkes bunu söylüyor nerdeyse. Bahar geldi ve bu istekler daha da arttı. Ama iki cocuk olunca neredeyse imkansız. İyi ki 22 Nisan sabahı mesaj atmışsın bana ve bu sayfandan haberdar oldum.

    Seninle gurur duyuyorum arkadaşım. Yolun açık olsun.

  66. Kemal seni takip etmeye devam ediyorum, gezin ve fotoğrafların muhteşem, hayallerinin peşinden gitmeye devam.. Sevgiler

  67. Değerli dostum öncelikle belirtmek isterim ki seni özledik. İkincisi seni kıskanıyorum bunuda itiraf edeyim. Yazılarını okuyorum ve çok beğendim. Hani bir sözümüz vardır bilirsin ”Yediğin içtiğin senin olsun gezip gördüklerini anlat” diye bunu gerçekten çok iyi yapmışsın. Yazdıklarını harika foroğraflarla da bütünleştirince çok güzel eserler çıkmış ortaya. Sağlık ve başarı dileklerimle. Mutlu ol ve hep öyle kal.

    • Çok teşekkürler dostum. Birgün yine sen ve Sibel ile kampa gitmeyi çok isterim. Baharın Nif dağı ne güzeldir şimdi.

  68. Merhabalar;

    20 yaşında, yani hayatının en güzel yıllarında bu eğitim sisteminin bir kölesi olarak gerçekleştirmek. İstediğim hayali yaşıyorsunuz. “Çantamı alıp çıkayım abi; otostopla seyahat eder, meyve ağaçlarından topladıklarımla karnımı doyururum!” desem de arada sırada, madalyonun diğer yüzü öyle değil sanırım. Yine de bulabildiğim tüm parayla bu yaz sri Lanka ve Hindistan gezisi yapmayı planlıyorum. Benim için yol gösterici bir site olacak sanırım, teşekkürler.

    Ayrıca en güzeli ne zaman geri döneceğini bilmemektir, günün hangi gün olduğunu bilmeden !

    Hindistan için önerilerinizi bekliyorum. Ekşisözlük’ten de takibe aldım. İyi seyahatler…

    • Yolda karşılaştığım çoğu gezgin daha yirmilerindeydi. Bir çoğu üniversite ve iş hayatına atılmadan yollara düşüp dünyayı keşfediyorlar. Bir çoğumuz için bu yaşlarda dünyayı keşfetmek oysa hayal. Gezme kültürünü öğrendikçe aslında çok para harcamadan da gezilebileceğini öğreneceğiz.

      Birkaç ay sonra Nepal ve Hindistan taraflarında olacağım umarım, kim bilebilir belki de başka yerlerde. Oralarda olursam Hindistan yazılarımdan belki faydalanabilirsiniz. Teşekkürler.

  69. Genc olmanin avantajlari bu olsa gerek. Yolunuz acik sagliginiz daim olsun, yollar ve yillar sizi eskitmesin. Sevgilerimi gönderiyorum.

    • Brunei ile vize kalkmış haberini araştırırken buldum sitenizi ve çok beğendim. Türkiye’den başka ülke görememiş olmanın verdiği büyük bir özlemle okudum yazılarınızı. Yolunuz daim olsun. Selam ve muhabbetle…

  70. Sayende 82nci katta yemek yerken Bangkok’un güzelliğini seyretmek bir başka keyifti. Türkiye’ye doner dönmez yazılarını, turlarını, kısaca seni takibe aldım:) Çok güzel ve keyifli yazılar yazmışsın. Hepsini keyifle okudum okumaya devam edeceğim.

    Üzüldüğüm tek nokta ise o koşuşturma arasında seninle yeterince sohbete zaman bulamayışımız oldu. Yolun hep açık ve keyifli olsun. Dunyanın bir başka coğrafyasında görüşebilmek dileğiyle.

    • Kaptan Baiyok Sky Hotel’in 82. katından sizinle Bangkok’un o güzel manzarasını aynı masada paylaşmak benim için müthiş keyifli oldu. Yollarda çok az memlekette insanlarla karşılaşıyorum. Sizlerle vakit geçirmek, bilgim ölçüsünde yardımcı olmak ise benim için de yeni bir deneyim oldu.

      Başka coğrafyalarda tekrar karşılaşacağımıza eminim. Sevgiler.

  71. Merhaba yazılarınızı heyecan ile okumaktayım. İzmir’de bir kamu kuruluşundan emekli olduktan yaklaşık 10 gün sonra yollara düştüm. Uzakdoğuda Tayland başta olmak üzere bircok yerde dolaştım. Simdi Cambodia’da yaşıyorum, bir yıla yakın bir süredir. Yolunuz açık olsun, başarılar.

  72. Sizin gibi yollara düşmek isteyip de para-iş-aile sorumluluklarından dolayı standard bir hayat yasayan oyle cok insan var ki! Sizden ricam, bu rotalarınız icin maddi olanakları nasıl sağlıyorsunuz?

    Onu biraz daha acıklayıp fikir verebilir misiniz?

    • Para işini 14 yıl çalışarak -kısmen- çözdüm, modern iş dünyası ile de bir ilişiğim kalmadı; işsiz-güçsüz ve özgürüm ben ve bekar olduğumdan beni bağlayan bir aile yok. Ailemi seviyorum ve bir gün (param biterse eğer) onlar için geri döneceğim.

      Gezimde neleri nasıl yaptığım ve bütçe ile maddi konular konusunda yakında (zaman bulursam) kapsamlı yazı yazacağım. Umarım o zaman sorularınız cevaplanmış olur. Sırtçantalı olarak gezmek sanıldığından çok daha az maliyetli bir gezi yapmanızı sağlıyor.

      Finansmanı Nasıl Sağlıyorum?
      Gezi Tarzım

  73. Kemal bey mükemmel bir blog. Yeni fark ettim ve büyük keyif alarak okuyorum. Türk gezginlerin sayısının da gün be gün arttığını görmek insana ayrı bir haz veriyor ve bir gün benim de yapmak istediğim geniş kapsamlı geziler konusunda beni şevklendiriyor.

    Size iyi yolculuklar ve keşif ve keyif dolu yeni yollar dilerim.

  74. Tamam çok güzel de özgür olmak, para olmazsa olmuyor. Şöyle çalışmadan aylık bin lira gelirim olsa durmam yani ben. Siz bu tur için toplamda ne kadar harcadınız?

  75. Seni tanıdığım gün farklı olduğunu biliyordum majestic (şimdi max da gelmiş), arkadaşın detrol var iken benim adımı da tartarat koymuştunuz.

    İlk yazını şimdi tesadüfen okudum ve aklımdan geçen ilk şey sabah sırt çanta mı hazırlasam mı oldu? Eğer anımsadıysan kim olduğumu yolların açık olsun…

  76. Kemalcim blogunu merakla incelemeye basladim.Seni NZ den yolcu ettikten sonra goruyorumki tum hayatin yolda gecmeye baslamis.Seni Can babanin cumlelerinde goruyorum sanki.Yolun acik olsun.

    Bugünlerde herkes gitmek istiyor. küçük bir sahil kasabasina, bir baska ülkeye, daglara, uzaklara… hayatindan memnun olan yok. kiminle konussam ayni sey… her seyi, herkesi birakip gitme istegi. öyle “yanina almak istedigi üç sey” falan yok. bir kendisi. bu yeter zaten. her seyi, herkesi götürdün demektir. keske kendini birakip gidebilse insan. ama olmuyor. hadi kendimize raziyiz diyelim, öteki de olmuyor. yani her seyi yüzüstü birakmak göze alinamiyor. böyle gidiyor iste. bir yanimiz “kalk gidelim”, öbür yanimiz “otur” diyor. “otur” diyen kazaniyor. o yan kalabalik zira. is, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu… en kötüsü aliskanlik. aliskanligin verdigi rahatlik, monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor. kaliyoruz. kus olup uçmak isterken agaç olup kök saliyoruz. evlenmeler… bir çocuk daha dogurmalar… borçlara girmeler…isi büyütmeler… bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor. misal, ben… kapidaki rex’i birakip gidemiyorum. degil bu sehirden gitmek, iki sokak öteye tasinamiyorum. alip götürsem gelmez ki… bütün sokagin köpegi oldugunun farkinda. herkes onu, o herkesi seviyor. hangi birimizle gitsin? “sirtinda yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardir; evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin. kendi imalatimiz küfeler. ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada. ölüm var zira. ölüme inat tutunmak lazim. inadina kök salmak lazim. bari ufak kaçislar yapabilsek. var tabii yapanlar. ama az. sadece kaymak tabakasi. hepimiz kaçabilsek… bütçe, zaman, keyif…denk olsa. gün içinde mesela… küçücük gitmeler yapabilsek. ne mümkün. sabah 09.00, aksam 18.00. sonra baska mecburiyetler. sikisip kaldik. sirf yeme, içme, barinmanin bedeli bu kadar agir olmamali. hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. bir ömür karsiligi bir ömür yani. ne saçma. bahar midir bizi bu hale getiren? galiba. ben her bahar asik olmam ama her bahar gitmek isterim. gittigim olmadi hiç. ama olsun… istemek de güzel.

    Can Yücel

    • Her bahar alıp başımızı bir yerlere gitmek istemiyor muyuz? Her baha dağlara çıkardım ben, ot, kuş, çiçek, böcek, ağaç görmesem o baharı bahardan saymazdım. Şimdiyse her gün bana bahar.
      Teşekkürler Celalim, gün olur tekrar görüşmek üzere. Belki ziyaretine gelirim Auckland’a kim bilir! Selamlar ve sevgiler.

  77. Sevgili Kemal,

    Bu işler sana kaça mal oldu, yola çıkarken ne kadar birikimin vardı merak ettim doğrusu 🙂
    Sevgilerimle

    • Cevaplaması zor bir soru, ancak günlüklerimde yaptığım masrafların büyük bir bölümünü yazmaya çalışıyorum. Yakında bütçe ile ilgili bir sayfa açıp oradan bilgileri paylaşmaya ve sorularınıza cevap vermeye başlayacağım.

  78. Web sitene bir gezi sitesine yazdığın yazıdan ulaştım. Veteriner hekim olmandan dolayı ayrı bir gurur duydum. Van’dan hatırlıyor gibiyim ama tam çıkaramadım. Selam ve sevgilerimle…

    • Selamlar meslektaş. Hiç veteriner hekimlik yapmadım, bir uktedir bende biraz. Bir cerrah olup da hiç bistirü kullanmamış olmak! Hepsi geride kaldı. Tanışmış mıyızdır Van’da kimbilir! Bir gün tanışalım veya karşılaşalım. Sevgiler.

      • Ben Van YYÜ Veteriner Fakültesinde 1992-2004 yılları arasında çalıştım. Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim dalı dersem belki hatırlamanıza yardımcı olur. İyi gezmeler…

  79. Merhaba, yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum.
    Sizi çok daha farklı; bizler için “ekstrem” niteliğindeki yerlerde görebilmek dileği ile,
    Saygılar.

  80. Güzel iş çıkarmışsın Kemal, ayağına sağlık 🙂

    Özellkle Uluru (Ayers Rock) fotoğrafların çok detaylı/iyi, yerinde görmüş kadar oldum, teşekkürler.
    Dünyanın o tarafını göstermeye daha fazla devam edersen, gezin bitmeden yollarda 8/5 mesaisine son vermiş daha fazla Türkiyeli ile karşılaşacağını söylemek için Huntington olmaya gerek yok. 🙂

    • Tesekkurler kuzen, bakalim eve donmeden Turkiye’den birileriyle karsilasacak miyim! O kisilerden biri sen olsan ya? Atla gel Nepal’de tapinakta hizmetcilik yapalim?

  81. İstanbul’da yaşayan, kendini 21. yüzyılın kölesi olarak tanımlayan bir anne ve çalışan kadın olarak yol hallerinizi kıskandığımı gayet açık yüreklilikle itiraf ediyorum. Yolunuz açık olsun…

    • Çok teşekkür ederim ilginize Leyla Hanım. Umarım sizler de günü gelince hayallerinizi yaşıyor olusunuzdur (Zincirleri kırınca). Siz de “anne olarak” büyük bir iş başarmışsınız.

  82. Yolda olmak için önce yoldan çıkmak gerek:)

    Ne kadar garip; bende ne kadar yerleşik hayatın hayalini kurmuşsam, o kadar yollarda buldum kendimi.. Annem beni tam iki ay doğduğum odadan çıkarmamış ve hiç ağlamamışım dışarı çıkmak için.. İki yaşımdan sonra da ne kadar kalmak istemişsem o şehirde, hep yolda buldum kendimi.. Yeni bir yerleşme sevimsizliği içinde:) Şimdi 33 yaşıma girdim ve İstanbul 11. şehir oldu, yani bir şehirde yaşam süremin ortalaması 3 yıl.. Ve aslında İstanbul yaşlanmak istediğim son şehirdi.. Yine de şimdi, İstanbul bile olsa bu şehir, tekrar gitmek istemiyorum. Ben sadece gezmek için bavul topluyum artık, sadece bir hafta yada bir aylığına.. Kitaplarımı tekrar kolilere doldurmadan, gardrobun vidalarını çözmeden, eski evimin manzarasını özlemeden seyahat edebiliyim artık. Biliyim ki, benim yolculuğum geçici ve döndüğüm yer benim yuvam, biliyim ki her gidişimde döneceğim yer aynı..

    Neyse, dediğin gibi yolda olmak için önce yoldan çıkmak gerek, ben de artık yola girmek isteyenim işte:))

    Sana uzun ve huzurlu yolculuklar…. iyi yolculuklar… burda okuyan herkes benim gibi seninle yolda hissediyor kendini… eline sağlık.. dilerim, bir kitap olduğunda kitaplığımdan alıp tekrar okuyacağım..
    öpüyorum..

    • Selda seninle sohbet etmeyi özledim güzel arkadaşım benim. Sen yola gir, hangi yol senin için güzelse, ben ise yoldan çıktığımda tekrar, gelip ziyaret edeceğim seni, her nerede olursan. Sevgiler, öpüyorum.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın