Madura Adası, Endonezya Jawa Adasının kuzeyinde yer alan devasa bir ada. Ada idari olarak Doğu Java eyaletinin bir parçası. Bu ücra adanın ücra bir köşesinde birkaç gün geçirdim. Bali Adası‘ndan Banyuwangi‘ye geçerken feribotta tanıştığımız Johnny’nin teklifini değerlendirip Madura Adası ve Jawa’nın derinliklerine motosikletle seyahate çıktık.

Madura, komşu Java ile yaklaşık olarak aynı kültürel etkileri ve genel tarihi arka planı paylaştığından, din ve genel yaşam tarzı çok farklı değil. Buna karşılık Maduralılar ve Jawalılar arasındaki karakter farklılıkları çok belirgin. Madura halkı, hızlı heyecanlanan, sıcak kanlı, belirgin olarak açık sözlü.

Madura, Jawa
Maduralı kuzen, Johnny, ben ve İmam Emin

Bu yüzden kaba ve saf olarak kabul ediliyorlar. Kurak zor iklimin ve toprak koşullarının bir yansıması. Madura halkı kıvrak zekalı, çalışkan, uyumlu ve nezaketle yaklaşıldığında iyi arkadaş olabilir ama her zaman dikkat etmeli!

Anılar biriktirerek Madura’dan ayrılıp, ülkenin en büyük ikinci kalabalık şehri olan Surabaya’ya geçiyoruz. Lakin Madura adası düşündüğümden daha da büyükmüş. Beş saatten fazladır motosikletle ilerlememize rağmen henüz adanın diğer ucuna ulaşamamıştık.

İftar saati geldiğinde yol üstündeki bir warungda (basit restoran) bir şeyler yedik. Surabaya’ya en az 2 saatlik yolumuz kalmıştı, ancak hava karardığından adada kalmaya karar verdik.

Madura’da Karakola Götürülmek

Bize mihmandarlık eden Endonezyalı Johnny ve annesi yıllar yıllar önce, 1921 model Harley-Davidson motoruyla 5 yıldan fazla Endonezya’yı gezmişler. Çoğunlukla da polis karakolları ve köy şeflerinin evlerinde kalmışlar. Biz de ilk olarak polis karakolu aradık.

Malta

Yol üstündeki polis karakollarının birine girip tanıştık, derdimizi anlattık ve kalabileceğimizi söylediler. Kilitli odasında beton zemin üzerindeki yerde çok ince halıflex var.

Durumu biraz tartıştıktan sonra köy şefinin evine gitmeye karar verdik. Sorup soruşturup, köyün içlerine doğru ilerleyip şefin evini bulduk. Biz gittiğimizde evin önündeki terasta çaylarının içiyorlardı.

Selamlaşma faslından sonra kimliklerimizi verdik. Yol arkadaşım İran asıllı Hollandalı Farid pasaport fotokopisini, ben de ehliyetimi verdim. Şef uzun uzun evraklarımıza göz gezdirip arada ne iş yaptıklarımızı, ülke ve gezi ile ilgili bilgileri sordu,. Johnny de söylediklerimizi köylülerin diline çevirdi.

Madura Köyü
Madura Köyünde polislerle

Burada Endonezya ve Java dilinden tamamen faklı olarak Maduran dili konuşuluyor. Şef kalmamızı onayladıktan sonra bize ikramlar yapılmaya başlandı. Önce küçük plastik bardakta sular, kasava ve muz cipsleri, karpuz ve meyveler geldi, çaylar içildi. İnşaat şirketi bulunan şef oldukça ciddi ve patron görünümlü, ama samimiyetini hissedebiliyorsunuz.

Sohbetler sonrası, yorgun olduğumuzdan bize ayrılan odaya geçtik. Uygun yatakları olmadığından bize sadece yastık verdiler. Köyün havası serindi. Ben üzerime bir şeyler daha giyinip, saronguma sarılıp uyudum kilimin üzerinde. Farid ve ben gece derin derin uyurken kaldığımız şefin evine birkaç polis gelip kimlik bilgilerimizi almış.

Farid’in pasaport pulu üzerindeki son geçerlilik tarihini yanlış anlayıp onu alıp karakola götürmek istemişler. Vizeyi Hollanda’dan aldığından Endonezya’ya giriş için verilen son tarihi yanlış anladılar. O tarihten öncesinde ülkeye giriş yapılmak zorunda ve 2 aylık vizesi var.

Şef ve Johnny polisleri ikna edip göndermişler. Doğrusu ben arada uyanıp bazı muhabbetleri duymuştum ancak tekrar uykuya dalmıştım. Kısa bir süre sonra bu defa yaklaşık ondan fazla polis köy evine gelmiş. Bu defaki geliş amaçları ise benmişim.

Pasaportum veya fotokopisi yanımda olmadığından beni alıp karakola götüreceklermiş. Banyuwangi şehrinde, Johnny’nin evindeki sırt çantamda bulunan pasaportum gelinceye kadar da beni bırakmaya niyetleri olmayacakmış. Bu en az bu şartlarda 2 gün demek.

Johnny polise sorun çıkartmamalarını, kendisinin yarın motosiklete atlayıp gidip pasaportumu getireceğini söylemiş. Onlar ise ikna olmayıp beni karakola götürmekte diretmişler.

Madura Köyü, Jawa
Madura Köyü karakolu

Köyün şefi ise tartışmalara son noktayı koymuş. “Bunlar benim misafirlerim ve ben bunlara güveniyorum” demiş, yollar sizlerden ama köy benden sorulur diyip polisleri ikna etmiş. Köy şefleri zengin ve güçlü kişiler. Bizdeki muhtarlık gibi olmasının yanında bazı yasal işleri de onlar yürütüyor.

Sonunda polisler köyden ayrılmışlar ama yarın sabah ifade vermem için karakola gidecekmişim. Tüm bunlar olup biterken biz o gecenin serinliğinde, kilimlerin üzerinde güzel güzel uyuyorduk. Sabah uyandığımızda bize pirinç pilavı ve yanında bir şeyler olan kahvaltımızı getirildi.

Johnny bize olanları anlatırken sivil bir polis geldi. Polisle muhabbet edip, fotoğraflar çektirip ortamı biraz daha yumuşatmaya ve tabi kendimizi daha sevimli göstermeye çalıştık. Kahvaltı sonrasında şefe ikram ve misafirperverliği için teşekkür edip karakola gittik.

Karakolda oturup sorulan sorulara cevap verirken, Johnny gerekli çeviriyi yapıyordu. Hani öyle resmi bir defter veya bilgisayara kayıt yapılmıyordu. Polis şefi eline aldığı boş kağıda kimlik bilgilerimi, söylediğim pasaport numaramı, ülke ve adres bilgilerimi yazdı.

Madura Köyü, Java

Günlerden Cumartesi olduğundan imigration ofisi arayıp ifademi doğrulama fırsatı yoktu. Ben çekmiş olduğum pasaportumun cep telefonumda bulunan fotoğrafını gösterdim. Elindeki dijital kamerayla cep telefonumdaki bu pasaport fotoğrafımın fotoğrafını ve benim fotoğraflarımı çekti.

Malta

Halbuki Banyuwangi’de kaldığımız eve bir polis gönderip çantamdaki pasaport ve vizem kontrol edilse sorun çözülecekti ama laf anlatmak ve anlaşılmak zor. Neyse ki ifadeler sonrası bizi sorunsuz serbest bıraktılar.

Böylece kıl payı karakolda birkaç gece geçirme fırsatını kaçırmış oldum! Benim için doğrusu hiç sorun değil, belki macera olurdu. Ancak seyahat arkadaşlarım ve gezi planımızın gidişatı açısından sorun olacaktı. Polislerle güzel güzel el sıkışıp, güler yüzle gönderildik.

Bir saat sonra Madura Adası ve Endonezya’nın ikinci büyük şehri Surabaya arasındaki 5 km uzunluğundaki köprüden geçiyorduk.

Endonezya’nın en büyük ikinci şehri ve Doğu Cava bölgesinin başkenti Surabaya’ya geçtik. Az keşfedilmiş bu şehre gidiş amacımız Doğu Java’nın pitoresk volkanik dağları Bromo Dağı ve Ijen Dağı gibi muhteşem yerlerini gezmek.

Day 374, ID:31 Surabaya, Java. 14 Ağustos 2011, Pazar

Önceki blog yazısıBali Turu Gezi Rotam
Sonraki blog yazısıBin Adalar Cenneti: Tidung Island
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

11 YORUM

  1. Merhaba,
    Endonezya ile ilgili araştırma yaparken yazılarınızla karşılaştım. Büyük bir keyifle epeyce bir kısmını okudum. Benim de Endonezya’ya yerleşmek gibi bir hayalim var. En azindan bir kaç aylığına gezmek istiyorum. Size sormak istedigim bahsettiginiz 1 hektarlık arazinin fiyatı ne kadardı? Yolunuz açık olsun.
    Tesekkurler.

  2. Güzel bir macera ve bunu yazıya döküp bizlerle paylaşmam ayrı bir güzellik. Karakolda uyumak da Türklere göre değil değil mi!?

  3. şuana kadar bu blogda okuduğum en maceralı yazıydı.. yani bu kadar maceradan sonra bir de karakola düşmek hiç iyi olmazdı. köyün şefinin baya faydası olmuş gördüğüm kadarıyla.nüfuzlu olmak demek ki dünyanın her yerinde işe yarıyor.

    umarım bundan sonra da fazla sorun çıkmadan devam eder yolculuk.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın