Ross Village, Tazmanya’nın tam göbeğinde duran 19. yüzyıl köyü. Hobart’tan 117 km kuzey, Launceston’dan 78 km güney. Midland Highway kasabayı bypass ettiği için çoğu yolcu fark etmeden geçiyor. Ama işte güzelliği de burada: kalabalık yok, acele yok, gürültü yok. Kısa bir sapma yapıyorsunuz, karşılığında 200 yıl geriye gidiyorsunuz.
Heritage Highway üzerinde, eski mahkûm köyü olarak kurulmuş bu yer, Avustralya’nın en iyi korunmuş tarihi yerleşimlerinden biri. 1812’de askeri garnizon olarak başlamış, zamanla posta arabalarının at değiştirdiği, hayvan pazarlarının kurulduğu önemli bir durak olmuş. Bugün Ulusal Miras Listesi’nde ve “ülkenin en güzel miras köylerinden biri” olarak biliniyor.

Ross, hala keşfedilmemiş bir kasaba, ne de olsa bize çok uzak, ama ben oradaydım. Hobart’tan Devonport’a giderken relocation karavanla yol alıyordum. O günlerde Tazmanya’ya çok az zaman ayırmıştım, “şöyle bir görür kaçarım” derken tam 15 gün kaldım. Ross da o yolculuğun en sürpriz duraklarından biriydi. Şu an okuduğunuz bu yazı, o seyahatim sırasında Ross Village Bakery’nin wifi’siyle yazıldı—yoldaolmak.com’da yayınlanan ilk gerçek zamanlı yazı.
Hava çılgın gibiydi: aynı anda yağmur, güneş, şiddetli rüzgar ve sis. Her birkaç kilometrede rengarenk gökkuşakları karşınıza çıkıyor. Richmond’ın daracık yollarından geçip, tarihi köprüsünü görüp 1,5 saat sonra Ross’a varmıştım. Yolda hava şartları çılgındı ama Ross’a vardığımda hava açmıştı, şanslıydım.
🧭 O sabah Tazmanya’da Help Exchange vasıtasıyla tanıştığım Lalita beni, eşi Bruce’un çalıştığı yere bıraktı. Bruce işe sabah 7’de gittiğinden benim erkenden kalkıp kendisiyle gitmemi istememişti. Lalita ile vedalaştıktan sonra Bruce’un ofisini ve fabrikayı gezme fırsatı buldum. Bir fabrikanın genel müdürlüğünü yapan Bruce, fabrikada somon ve tavuk ciğeri ezmesine çeşitli baharatlar karıştırarak yaptıkları ürünler ve üretim sistemi hakkında bilgiler verdi. Kahvemizi içtikten sonra havalimanındaki Maui araç kiralama şirketinin ofisine geçtik. Bruce, benle birlikte aracın içini gezdikten sonra, iki yıl sonra emekli olacağını ve mutlaka gelip birlikte balığa gidip kamp yapmamızı söyledikten sonra kucaklaşıp ayrıldı. Maui Motorhome ile ilgili 15 dakikalık videoyu aracın içinde izleyip karavanı biraz tanıdıktan sonra saat 11’de yola çıktım.
Hava çılgın gibi, aynı anda yağmur, güneş, şiddetli rüzgar ve sis görmek mümkün bu coğrafyada. Yine her birkaç kilometrede rengarenk gökkuşakları karşınıza çıkıyor. Tarihi kasabalardan olan Richmond‘ın daracık yollarında ve böylesi hava şartlarında durup da, o harika manzaraların fotoğraflarını çekmem pek mümkün olmadı.
Richmond’a varıp tarihi köprüyü görüp, fotoğraf çektikten sonra yağmur altında yoluma devam edip 1,5 saat sonra diğer tarihi bir kasaba olan Ross‘a vardım. Devonport‘a kadar uzanan, 270 km’lik nefis bir yol üzerinde yer alan Ross Köyünü es geçersem yazık olurdu. Hiç dolandırmadan; Ross, “yoldan biraz sapmaya değer mi?” sorusunun cevabı kesinlikle evet olan yerlerden.
Yüncülüğün Hobart’taki başkenti bu şirin yer, taş ve ahşabın kullanıldığı, kolonyal mimariye uygun yapılmış evleri, küçük sevimli otelleri ve cadde uzerinde bulunan fırın atıştırmalıkları pek şirindi.
Ross Village: Tazmanya’nın En İyi Korunan Köyü
Ross, Tazmanya’nın Midland bölgesinde, Heritage Highway üzerinde yer alıyor. Hobart’tan yaklaşık 1,5 saat (117 km), Launceston’dan 1 saat (78 km) sürüyor. Nüfusu 300 civarında, küçücük ama UNESCO dünya mirası listesine aday bir kasaba. Tazmanya’nın tam kalbinde, Hobart ile Launceston’un ortasında kalmış bu minicik kasaba, Avustralya’da gördüğüm en iyi korunmuş eski İngiliz yerleşimlerinden biri.
Ross küçük ama dolu dolu. Midland Highway (A1) kasabayı bypass ediyor, o yüzden “Ross Village” tabelasını görünce sola sapmanız gerekiyor. Kendi arabanız yoksa Hobart veya Launceston’dan organize turlarla da gelebilirsiniz ama en güzeli kendiniz sürmek—yolda durduğunuz her yer ayrı bir fotoğraf karesi. Kasabayı gezmek için 1-2 saat yeter. Köprüyü görün, Church Street’i yürüyün, fırından bir şeyler alın, birkaç dükkâna girip çıkın, bitti. Eğer Ross Hotel’de öğle yemeği yiyip pub havasına dalacaksanız 3 saat ayırın.
📍 Ross Village Nerede
- Konum: Tazmanya Midland bölgesi, Heritage Highway (A1) üzerinde
- Hobart’tan: 117 km kuzey (1,5 saat sürüş)
- Launceston’dan: 78 km güney (1 saat sürüş)
- Nüfus: ~300 kişi
- Statü: UNESCO Dünya Mirası adayı, Ulusal Miras Listesi
- Kuruluş: 1812 (mahkûm yerleşimi)
🗓 Ross Village’a Ne Zaman Gidilir
En iyi dönem Eylül-Mayıs arası. Özellikle sonbahar (Mart-Mayıs) harika: ağaçlar sarı-turuncu renklere bürünüyor, kasaba Instagram’dan fırlamış gibi oluyor. Yaz (Aralık-Şubat) sıcak ve kuru, kış (Haziran-Ağustos) soğuk ve yağışlı. Kış aylarında sabah erken saatlerde sis ve don olabiliyor, ama o da ayrı bir atmosfer yaratıyor açıkçası. Hava her mevsim çılgın—aynı anda güneş, yağmur, rüzgar ve sis görebilirsiniz, şaşırmayın.
✈️ Ross Village’a Nasıl Gidilir
Kendi aracınızla: En pratik yol bu. Hobart’tan A1 Highway’i takip edin, 1,5 saat sonra Ross tabelasını görünce sola sapın. Launceston’dan geliyorsanız aynı yoldan güneye doğru inin. Yol boyunca benzin istasyonları var, endişelenmeyin.
Organize turlarla: Hobart veya Launceston’dan çıkan günübirlik Heritage Highway turları Ross’u da içerebiliyor. Genelde Richmond + Ross + Campbell Town gibi kombinasyonlar yapılıyor. Fiyatlar kişi başı 150-250 AUD arası (2026 tahmini). Ama kendi aracınızla gitmek çok daha özgür—istediğiniz yerde dur, istediğiniz kadar kal.
Kiralık araç: Hobart veya Launceston havalimanlarında araç kiralayabilirsiniz. Günlük 60-100 AUD arası fiyatlar var (2026 tahmini). Benzin 1,8-2,2 AUD/litre civarında. Ross’ta park ücretsiz, rahat rahat dolaşırsınız.
🛏 Ross Village’da Nerede Kalınır
Ross Hotel (1835): Kasabanın simgesi. Kolonyal dekor, tarih ve pub havası bir arada. Odalar basit ama karakterli. Fiyatlar 120-180 AUD/gece civarında (2026 tahmini). Altında pub var, gece biraz gürültülü olabiliyor—hafif uykunuz varsa üst katlarda oda isteyin. Kullanıcılar özellikle binanın tarihini ve pub atmosferini övüyor, ama odaların küçük olduğunu belirtenler de var. Beklentinizi lüks otele göre ayarlamayın, burası tarihi bir konaklama deneyimi.
Christopher Hall’s Colonial Accommodation: 1846’dan kalma, mahkûmlar tarafından yapılmış taş bir ev. Butik B&B tarzı. Daha sessiz, daha kişisel. Fiyatlar 150-220 AUD/gece civarında. Sabah kahvaltısı dahil, ev yapımı reçeller ve taze ekmekler var. Yorumlara göre ev sahipleri çok misafirperver, kasaba hakkında bilgi vermekte cömertler.
Ross’ta bir gece kalmak bence değer—turistler gittikten sonra kasaba bambaşka oluyor, akşam ışığında yürümek ayrı bir atmosfer. Ama konaklama sayısı az, özellikle sonbahar aylarında önceden rezervasyon yapın.


Ross Village Gezilecek Yerler 📌
Ross’u gezmenin en güzel yolu plansız dolaşmak. Ana caddede uzanan kocaman karaağaçlar, Gürcü tarzı taş binalar ve küçük ama karakterli dükkânlar… Detaylı plan gerekmez, şöyle bir dolaşmak bile yeter. Ama birkaç yeri mutlaka görün:
1. Ross Bridge (Ross Köprüsü)
Ross Bridge, Avustralya’da hâlâ kullanılan en eski üçüncü köprü. 1836’da mahkûmlar tarafından inşa edilmiş. Ama olayı sadece yaşı değil: üzerinde 186 adet taş oyma var. Hayvanlar, bitkiler, böcekler, mitolojik figürler, hatta dönemin yöneticileri bile oyulmuş. Her biri gerçek insanlardan esinlenmiş. Dürbün olmadan oymaları uzaktan görmek mümkün değil, yakından bakmanız lazım. Yerel kumtaşından yapılmış, üç kemerli bu köprü resmen açık hava müzesi.
Rivayete göre köprünün baş ustası Daniel Herbert, bu eser sayesinde affedilip özgürlüğüne kavuşmuş. Taşa bakıp “adam hayatını oymuş” diyorsunuz resmen. Sabah erken saatlerde gelirseniz ışık daha güzel oluyor, öğleden sonra güneş tam yüzünüze vuruyor. Ben öğleden sonra görmüştüm, gene de keyfim yerindeydi.
2. Ross Four Corners (Dört Köşe)
Kasabanın ana kavşağında durup dört yöne baktığınızda Ross’un ruhunu çözüyorsunuz. Rivayete göre bu dört köşe şunları temsil ediyor: Günah (Ross Hotel), Kurtuluş (Katolik Kilisesi), Eğlence (Town Hall) ve Lanet (eski hapishane). Net söyleyeyim: Avustralya’da bu kadar karakterli bir kavşak daha görmedim. Burası aynı zamanda kasabanın en çok fotoğraflanan noktası. Sabah 10’dan önce gelirseniz turist kalabalığı olmadan çekebilirsiniz.
3. Ross Uniting Church
Köprüden yukarı doğru yürüdüğünüzde Ross Uniting Church (1885) karşınıza çıkıyor. Gotik tarzlı bu kilise masaldan fırlamış gibi. El oyması kumtaşı duvarlar, Tasmanian blackwood sıralar, Oregon tavan, vitraylar… İçeri girince “bu kasabada neden bu kadar iddialı bir kilise var?” diye soruyorsunuz kendinize. Kilise genelde açık, ücretsiz. Sessizce girip bakabilirsiniz.
3. Ross Uniting Church
Köprüden yukarı doğru yürüdüğünüzde Ross Uniting Church (1885) karşınıza çıkıyor. Gotik tarzlı bu kilise masaldan fırlamış gibi. El oyması kumtaşı duvarlar, Tasmanian blackwood sıralar, Oregon tavan, vitraylar… İçeri girince “bu kasabada neden bu kadar iddialı bir kilise var?” diye soruyorsunuz kendinize. Kilise genelde açık, ücretsiz. Sessizce girip bakabilirsiniz. Ben tam öğle saatinde gelmiştim, kapı açıktı ama içerde kimse yoktu.
4. Ross Female Factory Historic Site
Kasabanın en çarpıcı duraklarından biri. Başta köprüyü yapan zincirli erkek mahkûmlar için inşa edilmiş, sonra kadın mahkûmlar ve bebekleri için bir “female factory”ye dönüştürülmüş. 1847-1854 yılları arasında faal olmuş bu alan, bugün Avustralya’nın arkeolojik olarak en iyi korunmuş kadın mahkûm alanı kabul ediliyor. Turistik ama hafif değil; insanın içini sıkıyor. Giriş ücretsiz, bilgilendirme panoları var. Rehberli turlar da mevcut (rezervasyon gerekiyor, 15-25 AUD arası fiyatlar). Bu yer gerçekten etkileyici, hafife almayın.


5. Church Street ve Tarihi Binalar
Sadece Church Street üzerinde 22 tarihi bina var. Kasabanın tamamı yerel Ross kumtaşı ile yapılmış. Wesley Church’ten başlayıp aşağı doğru yürüyün, sağlı sollu gezerek kasabanın ruhunu yakalayın. Modern turizmin eline düşmediği için bu kadar iyi korunmuş, bu çok net. Yürürken insanın kendini 1800’lerin İngiltere’sinde hissetmesi normal—Cotswolds ya da Oxfordshire havası arayanlara net cevap: Ross. Martha’s Vintage Furniture & Home Decor modern dokunuşlarla sunulmuş vintage parçalar için güzel bir durak. The Wrinkly Tin ise retro meraklıları için tam bir hazine avı.
6. Tasmanian Wool Centre
Ross, tarihin bir döneminde Tazmanya’nın yüncülük başkentiymiş. Bu küçük müze kasabanın yün endüstrisi geçmişini anlatıyor. Yün ürünlerine bakarken kasabanın hikâyesini de öğreniyorsunuz. Giriş 5-8 AUD civarında, çok uzun sürmez gezilmesi. Kaliteli yün ürünleri almak isterseniz burası iyi bir adres. Ben küçük bir battaniye almıştım, hâlâ kullanıyorum.


Ross Village’da Mekan & Yemek Önerileri 🍴
Ross Village Bakery: 100 yılı aşkın süredir çalışan antika fırın, kasabanın tamamını ekmek kokusuna boğuyor. Uğramazsanız ayıp olur. Vanilyalı dilimleri efsane diyorlar ama ben cookie-kahve kombinasyonunu seçmiştim. Sabah erken giderseniz daha da iyi. Ben öğleden sonra uğrayabilmiştim, gene de keyfim yerindeydi. Fiyatlar 5-10 AUD arası. Kullanıcılar genelde “Tazmanya’nın en iyi bakery’si” diyor, abartmıyorlar açıkçası. Scallop pie ve apple turnover da favoriler arasında. Eğer kahvenizi Ross Bridge’in yanında içecekseniz buradan alıp gidin, atmosfer bambaşka oluyor.
Bakery 31: Tuzlu seviyorsanız buraya uğrayın. Ross Village Bakery’nin hemen yakınında. Taze börekler, sandviçler, pastaları da var. Fiyatlar benzer: 8-15 AUD civarı. Ben burayı denemedim ama yorumlara bakılırsa et böreği çok iyi.
Ross Hotel: İyi pub yemekleri, craft biralar, düzgün bir şarap menüsü ve bahçesi var. Ana yemekler 25-35 AUD arası. Ortam samimi, yerel halk da geliyor. Akşam biraz kalabalık olabiliyor, rezervasyon yapmanızı öneririm. Ben burada yemek yemedim ama bara oturup bir bira içtim, pub atmosferi gerçekten güzel. Kullanıcılar özellikle lamb roast ve fish & chips’i övüyor. Bazı yorumlarda porsiyon küçüklüğünden bahsediliyor, beklentinizi ona göre ayarlayın.

Ross Village: İyi Ki Uğramışım Dedirten Yer
Ross, aceleyle uğranacak bir yer değil. Bilerek sapılan, bilinçli gezginlerin kasabası. Midland Highway sizi etrafından dolaştırıyor olabilir ama siz direksiyonu kırıp içeri girin. Taş sokaklarda biraz yürüyün, fırından ekmek kokusu alın, köprüde durup oyma taşlara bakın. Eğer Tazmanya’da sadece Instagram noktalarını değil, ruhu olan yerleri görmek istiyorsanız Ross’u pas geçmeyin. Yazık edersiniz.
Ben o gün Ross’tan ayrılırken “keşke bir gece kalsaydım” demiştim. Çünkü kasaba akşam ışığında daha da güzel oluyormuş, turistler gittikten sonra bambaşka bir atmosfer yakalanıyormuş. Ama o gün Devonport’a yetişmem gerekiyordu—akşam 19:30’da Spirit of Tasmania feribotuna binecektim. 10 saatlik gece yolculuğundan sonra sabah Melbourne’e varacaktım. Evet, heyecanlıydım.
Dünkü korkunç fırtına ve yağmurlu güne göre şanslıydım. Dün hem feribot hem de uçak seferleri iptal edilmiş, bir çok yol sular altında kalmıştı. Tazmanya’da geçirdiğim üç haftadan sonra ilk defa o şiddette yağmur görmüştüm. Şu an için otoyol güzergahında bir sorun olmadığından, 7 metre uzunluğunda 3 metre yüksekliğindeki karavanımla rahat rahat yol alabiliyordum.
*Bu yazı yoldaolmak.com’da yayınlanan ilk ve gerçek zamanlı yazı. WordPress iPhone uygulaması ile seyahatim esnasında yazdım ve yayınladım.
Day 310: Avustralya:55 Ross Village, Tasmania, Australia, 09 Haziran 2011





Sizin yerinizde olmak varmış :)
Bu köyü merak ettim gidip yerinde görmek lazım.
So funny isn’t it! :)
Sabah 8:30′da Lalita beni esi Bruce’un calistigi yere birakti. Bruce ise 7′de gittiginden benim erkenden kalkip kendisiyle gitmemi istememisti. Lalita ile vedalastiktan sonra Bruce’un ofisini ve fabrikayi gezme firsati buldum.
Translated into English by Google, your post becomes:
Morning at 8:30 my wife Lalita thereby demonstrates Bruce’s left over. I did not want me to go with him waking up early and gone in Bruce 7. Lalita Bruce’s office and the factory and say goodbye then I found the opportunity to roam.
I’m sure Lalita would be delighted to know that according to Google translate she is your wife! :-) Fortunately my English teacher super powers allow me to find meaning from nonsense! Enjoy your road trip!