Bundan tam 1 yıl önce, Tazmanya’da karavan kiralayıp yollara düşerken ilk gerçek zamanlı blog yazımı yayınlamıştım. Yazmaya aylar öncesinden başlamıştım ama yazdıklarımı henüz dijital ortama taşımamıştım. Avustralya ve Tazmanya günlerimde WordPress ile blog yayınlamaya karar verip onu öğrenmeye çalışıyordum. Yolun içinde teknik öğrenmek… Kolay değildi ama heyecanlıydı.
Hobart’tan ayrılıp tekrar yollara düştüğüm gün, yol üstünde küçük bir kasabada mola vermiştim: Ross.
Yüncülüğü, koyunları, ev yapımı pasta ve börekleriyle ünlü, tarihi ve turistik bir yer. Bir pastanede mola verip ünlü lezzetlerini tadarken, iPhone’daki WordPress uygulamasından ilk gerçek zamanlı yazımı yayınladım. O an fark etmemiştim ama o küçük kasabada bir şey doğmuştu.
9 Haziran 2011, yoldaolmak.com’un Tazmanya’da doğduğu tarih.

Bir Yaşında: Tazmanya’dan Kaşhan’a – 12 Ayda 253 Günlük
Aradan tam 1 yıl geçti. Şimdi ise İran’ın tarihi evleri ve bahçeleriyle ünlü şehri Kaşhan’dan yazıyorum.
Bu bir yılda 253 yol günlüğü yazmışım.
Durmaksızın gezip, deneyimlerini eş zamanlı aktarmaya çalışan biri için –bence– oldukça iyi bir rakam. Bu şu demek: 12 ayın 9 ayında neredeyse her gün bir yazı.
Son 3 aydır, Laos sonrası Tayland ve Kamboçya’da geçirdiğim zamanı blogun yeni yüzü, tasarımı ve hostinge taşınma işleriyle uğraşarak geçirdiğim için günlük yazılarımı yayınlayamadım. Ama yazılmış, taslakta bekleyen Fiji, Avustralya ve Tazmanya günlükleri sırada. Onları eklediğimde her güne bir yazı düşeceğine eminim.


Kişisel Blogdan Seyahat Sitesine
yoldaolmak.com, birinci yılında artık sadece benim tuttuğum bir yol günlüğü değil. Başlangıçta tamamen kişisel bir alan olarak doğmuştu. Gördüklerimi, hissettiklerimi, öğrendiklerimi kaydettiğim bir hafıza defteri gibiydi. Yazdıkça rahatlıyor, paylaştıkça yolun anlamını çoğaltıyordum.
Ama zamanla fark ettim ki mesele sadece benim hikâyem değilmiş.
Okuyuculardan gelen mailler, rota soruları, vize detayları, “Şu ülkeye gitmek istiyoruz, nereden başlayalım?” mesajları… Yazdıklarım birilerinin planına, hayaline, cesaretine dokunmaya başlamıştı. O noktada blog, kişisel bir anlatı alanından çıkıp başkalarına yol gösteren bir referans kaynağına dönüşmeye başladı.
İçerik genişledikçe sorumluluk da arttı.
Artık sadece ne hissettiğim değil, verdiğim bilginin doğruluğu da önemli.
Sadece hikâye değil, rehberlik de var işin içinde.
Yol tek başına çıkılmış olabilir. Sırt çantasını omzuma alıp ilk adımı tek başıma atmış olabilirim. Ama anlatı artık çoğul. Farklı sesler, farklı deneyimler, farklı ülkelerden yazılar siteye ekleniyor. Bu beni zayıflatmıyor; tam tersine güçlendiriyor. Çünkü seyahat tek bir gözle anlatılınca eksik kalır.
Ben hâlâ yoldayım. Hâlâ kişisel olarak yazıyorum. Ama artık şunu biliyorum:
Bu site sadece benim değil.
Okuyanların sorularıyla, katkılarıyla, eleştirileriyle büyüyen bir yapı. Kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan bir seyahat platformu.
Belki de en güzeli şu:
Yola tek başıma çıktım ama artık yalnız yürümüyorum. 🌍
Rakamlar Ne Diyor?
İnsan eliyle hazırlanmış internetin en büyük dizini olan DMOZ kaydım yapıldığında, Alexa.com’un Eğlence ve Yaşam kategorisi altında, Tatil ve Yolculuk → Gezi Notları ve Anıları bölümünde 68 site arasında 38. sıradan giriş yapmıştım.
Bu daha birkaç ay öncesiydi.
Şimdilerde aynı kategoride, sizlerin desteğiyle 8. sıradayız.
Sıralama tek başına önemli değil.
Önemli olan yazdıklarımın birilerine ulaştığını görmek. Okunmak. Fayda sağlamak.
(Edit: 2013’ten itibaren Türkiye’nin en çok okunan gezi blogu yoldaolmak.com oldu.)
Teşekkür
Mailleri, mesajları, yorumları ve sorularıyla yoldaolmak.com’u takip eden herkese teşekkür ederim.
Düşünceleriniz, eleştirileriniz, önerileriniz benim için değerli.
Yorumlar kısmında paylaşın.
Her katkı, bu yolculuğu biraz daha anlamlı kılıyor.
9 Haziran 2012, Kaşhan, İran





