Türkiye, kültürel miras konusunda dünyanın en şanslı ülkelerinden biri. Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan ülkemizin dört bir yanında insanlık tarihi ile yaşıt medeniyetlerin izlerini görmek mümkün. Türkiye’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan eserlerin sayısı 2018 yılı itibariyle 18’e yükseldi. 175’ten fazla ülkenin imza attığı antlaşma ile koruma altına alınan dünya mirasları, gezginlerin en çok ilgisini çeken alanlar arasında yer alıyor. UNESCO tarafından belirlenen kültürel ve doğal varlıklar gelecek nesillere aktarılmaya çalışılıyor.

Antlaşmayı imzalayan ülkeler arasından seçilen 21 ülke temsilcisinin oluşturduğu Dünya Miras Komitesi aday gösterilen değerler arasından seçim yapıp listeyi oluştururken, gezginlere ise bu listeyi ziyaret edip keşfetmek kalıyor. Aynı komite Dünya Miras Fonu’nda biriken bütçeden dünya miraslarına katkıda bulunarak bu mirasların korunmasına da destek oluyor.

Türkiye UNESCO Listesindeki Yerler

1. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Sivas (1985)

Divriği Ulu Camii

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Türkiye’nin UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesindeki en eski mirası. Anadolu taş işçiliğinin en mükemmel örneklerinden biri olan kabul edilen yapı Sivas’ın Divriği ilçesinde yer alıyor. Cami 1228–29 yıllarında Mengücekli beyi Ahmed Şah tarafından; Dârüşşifa ise aynı tarihte, Ahmed Şah’ın eşi ve Erzincan beyi Fahreddin Behramşah’ın kızı olan Turan Melek tarafından Ahlatlı Muğis oğlu Hürrem Şah adlı bir mimara yaptırılmış.

Yapının en dikkat çeken yerleri ise kapıları ve sütunlarındaki eşsiz oymaları. Tiflisli ve Ahlatlı ustalar tarafından yapılan oymalarda binlerce motif, her biri diğerinden farklı yapılarak hiçbir benzerliğe imza atılmamış. Darüşşifanın birçok noktasında ise Selçuklu sekiz köşeli yıldızları görülüyor.

Dışarıdan bakıldığında oldukça yalın bir mimariye sahip olmasına rağmen Darüşşifa Taç Kapısı, Cami Kuzey Taç Kapısı, Cami Batı Taç Kapısı ve Şah Mahfili Taç Kapısı’nın eşsiz bezemeleri mimarlık ve mühendislik harikası olarak kabul ediliyor. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’ndan şöyle bahsetmiş; ‘Üstad, mermer bu camiye öyle emek sarf edip, kapı ve duvarları öyle nakış bukalemun eylemiş ki, methinde diller kısır, kalem kırıktır.’

⏰ Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası restorasyon çalışmaları nedeniyle ziyarete kapalı. Caminin 2021 yılında restorasyon çalışmalarının ardından ziyarete açılması planlanıyor.

2. İstanbul’daki Tarihi Yerler (1985)

istanbul tarihi yarımada

İstanbul’daki Tarihi Yerler, Türkiye’nin en çok turist ağırlayan merkezi olan İstanbul’un Tarihi Yarımadasındaki tarihi yapıları kapsıyor. 1985 yılında UNESCO Listesine dahil olan bölge, Avrupa ve Asya’nın kesişiminde yer alan ve birçok önemli olaya tanıklık eden, uzun zaman dilimleri boyunca her alanda merkez olmayı ve iktidarda kalmayı başaran dünyadaki ender yerleşim yerlerinden biri olarak öneme sahip.

Dünyanın en büyük devletlerinden Roma, Doğu Roma (Bizans) ve Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapan İstanbul’un tarihi bölgesinde Süleymaniye Camii ve çevresini barındıran Süleymaniye Koruma Alanı; Ayasofya, Küçük Ayasofya, Hipodrom, Topkapı Sarayı ve Aya İrini’yi içine alan Sultanahmet Kentsel Sit Arkeolojik Alanı; Zeyrek Camii ve çevresini içeren Zeyrek Koruma Alanı; İstanbul Kara Surları Koruma Alanı yer alıyor.

Dünyanın en eski kutsal mabetlerinden olan ve Temmuz 2020’de cami olarak yeniden ibadete açılan Ayasofya, Osmanlı İmparatorluğuna 400 yıldan fazla ikametgah olarak hizmet veren Topkapı Sarayı, Hipodrom Meydanı, Yerebatan Sarnıcı, Süleymaniye Camii, Sultanahmet Camii, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Türk-İslam Sanatları Müzesi, Aya İrini Müzesi, Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı bulunuyor.

3. Kapadokya ve Göreme Milli Parkı (1985)

Göreme Milli Parkı

Kapadokya ve Göreme Milli Parkı, Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesindeki en eski üç değerinden biri. Dünyanın en ilginç yeryüzü şekillerine sahip olan Kapadokya eşsiz peri bacaları, sıcak hava balon turları, yeraltı şehirleri ve oyma kaya otelleriyle tanınıyor.

Başta Nevşehir olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerine yayılan Kapadokya, 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıktı.

Hristiyanlığın ilk döneminde aldıkları ölüm tehdidine rağmen Hristiyanlığı yaymak isteyen ilk dönem misyonerlerinin inşa ettiği yeraltı kiliseleri ile Hristiyan dünyasının hac rotaları arasında yer alan Kapadokya bölgesinde keşfedilmeyi bekleyen onlarca vadi, yer altı şehri ve manastır bulunuyor.

⏰ Kapadokya ve Göreme Milli Parkı ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.00-17.00. Milli park, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Kapadokya ve Göreme Milli Parkı giriş ücreti 75TL. Müze Kart geçerli.

4. Hattuşaş: Hitit Başkenti, Çorum (1986)

Hattuşaş

Hattuşaş, Çorum’un Boğazkale ilçesi sınırlarında yer alıyor. Tarihte Hititlere başkentlik eden şehir, 1986 yılında UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesine dahil oldu. Hattuşaş’ta Hatti, Asur, Hitit, Frig, Galat, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılar sergileniyor.

Bin Tanrılı Ülke olarak da anılan Hititler devletinin sosyal yaşamı, inanışları ve yönetim biçimlerini yansıtan Hattuşaş, MÖ 1.200’lü yıllarda Hititlerin yıkılmasıyla birlikte zamanla terk edilmiş. Tarihin ilk yazılı anlaşması olarak bilinen Kadeş Anlaşmasının da yapıldığı şehirde aslanlı kapılar, sur duvarları, 30’dan fazla tapınak, kraliyet konutları ve sokakları tüm heybetiyle ayakta.

⏰ Hattuşaş ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.00-17.00. Ören yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Hattuşaş giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli.

5. Nemrut Dağı, Adıyaman (1987)

turkiye unesco miraslar

Nemrut Dağı, kimi kaynaklarda dünyanın sekiz harikasından biri olarak gösterilen dünyanın en eşsiz tarihi bölgelerinden biri. 1987 yılında UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesine dahil olan dağ, Adıyaman’ın kuzeyinde Kahta ilçesinde, Malatya il sınırında deniz seviyesinden 2 bin 150 metre yükseklikte yer alıyor.

Gün batımı ve gün batımı manzarası, tümülüsleri ve muazzam güzellikteki heykelleriyle Kommagene Krallığının tüm heybetini gözler önüne seren Nemrut Dağına Kommagene kralı Antiochus Theos, MÖ 62 yılında, pek çok Yunan ve Pers tanrısının heykelinin yanı sıra kendi mezar-tapınağını da yaptırmış. Nemrut Dağı Milli Parkı’ındaki mezarda, bir kartalın başı gibi, tanrıların taş oymaları bulunur.

⏰ Nemrut Dağı ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 04.00-20.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.00-gün batımı. Ören yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Nemrut Dağı giriş ücreti 25TL. Müze Kart geçerli.

6. Pamukkale ve Hierapolis Milli Parkı, Denizli, (1988)

pamukkale unesco

Pamukkale ve Hierapolis Milli Parkı, dünyanın en ilginç manzaralarına tanık olabileceğiniz yerlerden. UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesine 1988’de dahil olan bölgede beyaz cennet olarak da adlandırılan kaplıcalar ve şifalı termal suların oluşturduğu bembeyaz travertenler ve antik havuz; bu termal şifa kaynağının yanı başında ise Hierapolis Antik Kenti bulunuyor.

Pamukkale, Denizli’nin en çok turist çeken turistik merkezi. Pamukkale ve Hierapolis kenti toplam 2 bin 700 metre uzunluğunda 600 metre genişliğinde ve 160 metre yükseklikteki beyaz bir tepenin üzerine inşa edilmiş. Yüzyıllar boyunca şifa arayanlara hizmet verdi.

Şifalı suları, hamamları ve termal havuzlarıyla binlerce ziyaretçiyi ağırlayan kent günümüzde de travertenleri ve şifalı sularıyla ziyaretçilerine görsel şölen yaşatıyor. Hierapolis ise antik tiyatrosu, hamamları, agorası, sütunlu caddeleri ve kapıları, tapınakları, nekropolisi ile mutlaka gezilmesi gereken, dinlere kucak açmış kutsal bir şehir.

⏰ Pamukkale ve Hierapolis ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-21.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 06.30-19.00. Ören yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Pamukkale ve Hierapolis giriş ücreti 80TL. Müze Kart geçerli.

7. Ksanthos-Letoon, Muğla (1988)

Ksanthos-Letoon

Ksanthos, Likya bölgesinin en önemli kentlerinden biri. 1988 yılında UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesine komşusu bir dini merkez olan Letoon ile birlikte dahil olan Ksanthos, Antalya-Muğla il sınırının bulunduğu noktada, Eşen Çayı kıyısında yer alıyor. Tarihte bağımsız yaşamak uğruna savaş veren, boyun eğmemek için toplu intihar gerçekleştiren Ksanthoslular bu özelliği ile dünyaca ünlü.

Ksanthos (Xanthos) Antik Kentinde yapılan kazılarda elde edilen birçok eser günümüzde Londra British Museum’da sergileniyor. Kentin antik tiyatrosu ve Harpy Anıtı görülmeye değer.

⏰ Ksanthos Örenyeri ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-21.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 06.30-19.00. Ören yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Ksanthos Örenyeri giriş ücreti 14TL. Müze Kart geçerli.

Letoon ise Artemis ve Apollon’un anneleri olan tanrıça Letoon’dan alıyor ismini. Likya medeniyetinin dini merkezi olarak bilinen şehirin dört bir yanında kutsal alanlar ve dini yapılar bulunuyor. Bu yapılar arasında en bilinenleri ise Tanrıça Leto Tapınağı, Artemis Tapınağı ve Apollon Tapınağı. Şehir MÖ 7. yüzyılda terk edilmiş.

⏰ Letoon Örenyeri ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30. Ören yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Letoon Örenyeri giriş ücreti 12TL. Müze Kart geçerli.

8. Tarihi Safranbolu Şehri, Karabük (1994)

Safranbolu

Tarihi Safranbolu Şehri, Batı Karadeniz Bölgesinde, Karabük il sınırları içerisinde yer alıyor. 1994 yılının son günlerinde UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesine dahil edilen Safranbolu, tüm hızlı şehirleşme tehdidine rağmen kültürel dokusunu korumayı başaran yerlerden biri.

Safranbolu, mimari gelenekleri, özellikle yarı ahşap, üç odalı Pontian Yunan stilinde depreme dayanıklı evleri ile önemli bir turistik merkez olma özelliğini taşıyor. Yamaçlardan aşağıya uzanan ve birbirinin görüş alanını kesmeyen tarihi Osmanlı ahşap konaklarıyla tipik bir Osmanlı kasabası görünümünde olan Safranbolu’da birçok ahşap konak günümüzde otel olarak hizmet veriyor.

9. Truva Antik Kenti, Çanakkale (1998)

Truva

Truva Antik Kenti, Çanakkale Boğazının girişinde yer alan, farklı mitolojik öyküler ve Homeros’un İlyadasında bahsi geçen Troya Savaşları ve Yasak Aşk ile ünlü antik kent. 1998 yılından bu yana UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesinde yer alan Truva Antik Kenti, dokuz katmandan oluşuyor.

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Truva Antik Kentinde bulunan 9 katman, kesintisiz olarak 3 bin yıldan fazla bir zamanı anlamamıza yardımcı oluyor. Coğrafi konumu nedeniyle batı ve doğu arasında yaşanan ticaret bağlantısının da merkezinde konumlanıyor.

Truva ilk olarak 1871’de Alman Heinrich Schliemann tarafından kazıldı. Truva’da ortaya çıkarılan birçok eser Berlin ve farklı dünya kentlerinde sergileniyor. 2019 yılında açılan Troya Müzesi ise antik kentin yanı başında yer alıyor.

⏰ Truva Antik Kenti ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-21.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30. Ören yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Truva Antik Kenti giriş ücreti 50TL. Müze Kart geçerli.

10. Selimiye Camii ve Külliyesi, Edirne (2011)

türkiye unesco listesi

Selimiye Camii ve Külliyesi, Edirne kent merkezinde, Mimar Sinan’ın ustalık eserim olarak adlandırdığı, dünyanın en görkemli camilerinden biri. 2011 yılında UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesine dahil olan cami, bir dönem Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapan Edirne’nin simgesi. Dört minareli cami teknik ve mimari üslup anlamında benzersiz özelliklere sahip.

Edirne’nin dört bir yanından tüm ihtişamıyla görülebilen cami Osmanlı Padişahı II. Selim tarafından Mimari Sinan’a yaptırılmış. Caminin de içerisinde yer aldığı külliyede medreseler, kütüphane ve muvakkithane yer alıyor. Ayrıca külliye içerisinde arasta da bulunuyor. Cami, Drina Köprüsü’nden sonra listeye dahil olan ilk Osmanlı eseri olarak da biliniyor.

11. Neolitik Dönem Çatalhöyük Kalıntıları, Konya (2012)

Çatalhöyük

Çatalhöyük, Konya’nın Çumra ilçesi sınırlarında yer alıyor. 1960’lı yılların sonunda keşfedilen yerleşim yeri Neolitik dönemin benzersiz kalıntılarına ev sahipliği yapması nedeniyle dünyada büyük öneme sahip. İnsanlığın yerleşik yaşama geçiş süreci ve tarımla tanıştığı döneme ait izleriyle hayranlık uyandıran Çatalhöyük’te doğu ve batı yönünde iki ayrı yerleşim bölgesi bulunuyor.

Birbirlerine bitişik şekilde yapılan tek katlı evleri, evlerde kapı kullanılmayıp çatılardan evlere giriş yapılması, kullanılan malzemeler, evlerin duvarlarındaki süslemeler, içe gömü olarak adlandırılan (intramural) özellikle ocak altlarına yapılan gömüler Çatalhöyük’ün en bilinen özellikleri arasında. 2012 yılından bu yana UNESCO Dübya Kültürel Mirası Listesinde yer alan Çatalhöyük’ün en önemli eseri ise ana tanrıça heykeli.

⏰ Çatalhöyük ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 09.00-17.00. Ören yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Çatalhöyük giriş ücreti alınmıyor.

12. Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu (2014)

Bursa ve Cumalıkızık

Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu Dünya Miras alanı, Orhangazi Külliyesi ve çevresini içine alan Hanlar Bölgesi, Hüdavendigar (I. Murad) Külliyesi, Yıldırım (I. Bayezid) Külliyesi, Yeşil (I. Mehmed) Külliye, Muradiye (II. Murad) Külliyesi ve Cumalıkızık Köyü olmak üzere altı bileşenden oluşuyor.

Bursa ve Cumalıkızık bugün hala yaşayan ticari kültürü ve kente oldukça yakın kırsal yaşamın devamlılığı ile birlikte erken dönem Osmanlı yaşam şekli ve vizyonuna iyi bir örnek olarak gösteriliyor.

Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan Bursa, Prusia’dan günümüze uzanan yaklaşık 2 bin yıllık tarihi geçmişi ile bölgenin en önemli yerleşim yerleri arasında yer alıyor. Orhan Gazi tarafından 1326’da fethedilen ve Osmanlı Devletine başkentlik yapan Bursa, Osmanlı dönemi mimari yapılarıyla açık hava müzesi görünümünde.

Uludağ’ın eteklerinde kurulu olan Kızık köylerine ev sahipliği yapan Cumalıkızık köyü, 700 yıllık tarihi geçmişi ile Bursa ile birlikte 2014 yılından bu yana UNESCO Listesinin parçası.

13. Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı, İzmir (2014)

pergamon

Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı, İzmir kent merkezine 110 km uzaklıkta yer alan Bergama ilçesi sınırlarında yer alıyor. Bursa ve Cumalıkızık ile birlikte 2014 yılında UNESCO Listesine dahil olan Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı, Helenistik, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı Dönemlerine ait katmanları içerisinde barındıran dokuz bileşenden oluşuyor.

Kale Dağı’nın tepesindeki antik Pergamon yerleşimi anıtsal mimarisiyle Helenistik dönem şehir planlamacılığının en iyi örneğini temsil ediyor. Bergama Antik Kenti‘nde Athena Tapınağı, Trajan Tapınağı, Helenistik dönemin en dik tiyatro yapısı, kütüphane, Heroon, Zeus Sunağı, Dionysos Tapınağı, agora ve gymnasion yapıları bu planlama sisteminin ve dönem mimarisinin en seçkin örnekleri olarak karşımıza çıkıyor.

Aynı zamanda Roma döneminin en önemli sağlık merkezlerinden biri olan Asklepion‘a da ev sahipliği yapan Bergama’da farklı dönemlerde farklı inanç grupları tarafından kutsal kabul edilen Serapis Tapınağı (Kızıl Avlu) ve Bergama Müzesi de görülecek yerler arasında.

⏰ Bergama Akropol ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30. Ören Yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Bergama Akropol giriş ücreti 50TL. Müze Kart geçerli.

14. Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı (2015)

Diyarbakır Kalesi

Diyarbakır Kalesi, kökeni MÖ 3000’lere dayanan önemli bir savunma yapısı olmanın yanı sıra; içinde barındırdığı Helen, Latin, Süryani, Ermeni ve Arap dillerindeki yazıtlarla, Anadolu’da iç içe geçmiş uygarlıkları belgeleyen üstün evrensel değere sahip bir kültür varlığı.

Kalkan balığı formundaki Diyarbakır Surlarıyla çevrili olan Diyarbakır Kalesinde surların uzunluğu 5 km’ye, yüksekliği ise 10 metreye ulaşıyor. Binlerce yıldır kaleyle bağlantısı olan Hevsel Bahçeleri Asurlulardan günümüze, şehrin yiyecek ihtiyacını karşılayan önemli bir tarım alanı.

Dicle Nehri kıyısında kale surları ile nehir arasında yer alan bu verimli arazi hala Diyarbakır’ın tarım ihtiyacının bir kısmını karşılıyor. Çin Seddi’nden sonra Dünya’daki en eski surlar olarak bilinen Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçesi 2015’den bu yana UNESCO Dünya Miras Listesi’nde.

15. Efes, Selçuk, İzmir (2015)

efes antik kenti

Efes Antik Kenti, dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı‘na ve asırlardır dini merkez işlevi gören Selçuk Meryem Ana Evi‘ne de ev sahipliği yapan, Anadolu uygarlıklarının çeşitliliğini yansıtıyor. Yüzbinlerce ziyaretçiyi ağırlayan merkez Roma dönemi yapılarının en güzellerinden birisi olan görkemli Celcus Kütüphanesi ve antik tiyatrosu ile ünlü.

İzmir’in Selçuk ilçesi sınırlarında yer alan, kuruluşu günümüzden 8 bin 600 yıl öncesine uzanan Efes, antik çağda Doğu ile Batı’nın buluştuğu bir noktada bir liman kenti olarak kuruldu. Politik ve ticari gelişmelerle birlikte dünyanın en önemli uygarlık, kültür, bilim ve sanat merkezlerinden birine dönüştü. Roma Devletinin Asya eyaletinin başkentlik yapan Efes, dönemin en varlıklı şehirlerinden biri oldu.

Akdeniz dünyasının en büyük antik kentlerinden Efes, bütünüyle diğer Akdeniz kentlerinden farklılıklar gösteriyor. Her biri görkemli mimari şaheser olan Celcus Kütüphanesi, Yamaç Evler, Antik Tiyatro, Kral Yolu ve çok sayıda arkeolojik eseri Efes’te en çekici yapılar. Tarihte tamamen mermerden yapılan ilk şehir olan Efes (Ephesus), UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor.

⏰ Efes Antik Kenti ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-19.30; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-18.00. Ören Yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Efes Antik Kenti giriş ücreti 100TL. Müze Kart geçerli.

16. Ani Tarihi Kenti, Kars (2016)

Ani Tarihi Kenti

Ani Antik Kenti, Ermenistan-Türkiye sınır noktasında, Kars şehrinin göz alıcı tarihi yerlerinden. Tarih öncesi dönemlerden itibaren farklı kültürlere ev sahipliği yapan ve Orta Çağ boyunca İpek Yolu’nun Kafkaslardan Anadolu’ya giriş noktasında kurulan Ani, uzun yıllar boyunca bölgenin politik, kültürel ve ekonomik merkezi konumundaymış.

Ani Tarihi Kenti, ayakta kalan surları, örnek şehir planlaması, dini ve sivil mimarinin izleri ile Pagan, Hristiyan ve Müslüman kültürlerine ait kalıntılar taşıyor. 1001 Kilise Şehri olarak da anılan ören yeri Arpaçay kıyısında kurulu. Yaşamın devam ettiği yüzyıllar boyunca onlarca medeniyeti kucaklayan Ani’de Ermeni, Gürcü, Selçuklu izleri görülüyor.

⏰ Ani Antik Kenti ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-20.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.00-17.00. Ören Yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Ani Antik Kenti giriş ücreti 15TL. Müze Kart geçerli.

17. Aphrodisias, Aydın (2017)

Aphrodisias

Aphrodisias, Aydın‘ın Karacasu ilçesi sınırlarında yer alan, aşk ve güzellik tanrıçası Afrodite adanmış bir antik kent. Türkiye’nin en önemli arkeolojik alanlarından biri olmasına rağmen ismi çok duyulmamış olan Aphrodisias, 2017 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine dahil oldu.

Arkeolog Kenan Tevfik Erim’in 1961-1990 kazılarıyla gün ışığına çıkarılan Aphrodisias, Roma çağında tanrıça Aphrodite (Afrodit) kültüyle tanındı ve ismini de ondan aldı. Çevresindeki zengin mermer yatakları nedeniyle dönemin en önemli heykelcilik okuluna da ev sahipti.

Dünyanın en iyi korunmuş stadyumuna ev sahipliği yapan kentin 270 metrelik stadyumunun çevresinde 30 bin kişilik oturma alanı bulunuyor. MS 500’de kiliseye çevrilen Aphrodite Tapınağı da görkemini koruyor. Tiyatrosu, agorası, stadyumu, Bouleterion’u, anıtsal yapılarıyla UNESCO Listesinde yer alıyor.

⏰ Aphrodisias Antik Kenti ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30. Ören Yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Aphrodisias Antik Kenti giriş ücreti 30TL. Müze Kart geçerli.

18. Göbeklitepe, Şanlıurfa (2018)

Göbeklitepe

Göbeklitepe, Şanlıurfa il sınırlarında yer alan ve keşfedildiği andan bu yana dünyanın bilinen tarihini değiştirecek buluntularıyla dünyanın gözünü çevirdiği bir tarihi miras. 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine dahil olan Göbeklitepe’nin tarihi geçmişi günümüzden 12 bin yıl önceye uzanıyor.

Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınma (kült) merkezi sayılan Göbeklitepe ile dinsel inanışın yerleşik yaşama geçişteki etkisi konusunda bilinen her şeyin yanlış olduğu ortaya çıktı. İngiltere’deki Stonehenge‘den yaklaşık 7 bin yıl, Mısır Piramitlerinden ise 7 bin 500 yıl daha eski.

Göbeklitepe hala kazılan ve keşfedilmeyi bekleyen Anadolumuzun kıymetli zenginliği. T şeklindeki taşlar ve üzerlerindeki hayvan figürleri ile dünyanın en eski tapınağı olarak bilinen Göbeklitepe’de arkeolojik kazılar tüm hızıyla devam ediyor.

⏰ Göbeklitepe Antik Kenti ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 10.00-20.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.00-17.00. Ören Yeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐 Göbeklitepe Antik Kenti giriş ücreti 45TL. Müze Kart geçerli.

22 YORUM 💬

  1. Alanya Kalesi için de çalışma vardi. Dünya kültür mirasina dahil olması için. Ama listede olmadigina gore, sonuç 0. Aslında sasirmamak gerek, çünkü buradaki yönetim kaleyi hem dünya kültür mirasi listesine sokmaya calisiyor, hem de kalede, gelin görün ki yapılaşma almis basini gidiyor.

    • Şehir pazarlaması ve markalaması konusunda bir çalışma yaptığım için biliyorum. Alanya 2011’de adaylık için müraacat etti ama “hangisi bilinmez” bakanlık tarafından geri çekildi bu isteği. (unesco’nun arşivinde var).rant o kadar büyük ki sit alanı olarak tescillenmesi işlerine gelmedi sanırım diye düşünmüştüm.

    • Geçici listelerinde çok daha fazla yer var. Umarım ve dilerim bir lobi oluşturup bu eserlerinde korumaya alınmasını sağlarlar.

  2. Efes çoktan bu listeye girmeliydi zaten. Hakkıdır her şekilde. Bu listeye girecek daha bir çok yerimiz var ama tanıtım şart.

  3. Efes listedeki bir kaç kıytırık yerden daha ihtişamlı dururken neden bugüne kadar alınmamış ki! :/ Kriterleri nedir ki bunların? Aynı şekilde Van Gölü çevresi, Mardin, Hasankeyf, Amasya, Assos vs. gibi birçok yer var…

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın