Napoli, İtalya’nın Campania Bölgesi’nin başkenti. Önceki yıllarda Capri Adası’na gitmek için Napoli‘ye uğradığımda, hakkındaki olumsuz şeylerden dolayı şehri gezmeye dahi gerek duymadan Capri Adası’na geçmiştim. Oysa bu gezimde Napoli’ye fırsat verince bambaşka ve zengin yüzüyle tanıştım. UNESCO Dünya Mirası tarihi sokakları, kiliseleri, meydanları, kaleleri ve nefis mekanlarıyla hoşuma giden bir şehir oldu Napoli.

Dünya çapında ün yapmış gezi rotaları Positano ve Amalfi’ye yakınlığı, gözalıcı kiliseleri, çok değerli meydanları ve sokaklarının yanında inanılmaz bir atmosfere sahip yer altı şehriyle Grekoromen Neapolis’den kalanlar ziyaretçilerine keyifli zaman geçirtebilecek güzellikte. Ben sevdim. Bir de şunu düşünün; başka hangi şehrin, antik hikayelere konu bile olmuş, kendine ait volkanı vardır ki!

Napoli, Roma’nın 2 saat kadar güneyinde İtalya’nın Campania bölgesinde bulunuyor. Napoli Körfezi’nin kuzey köşesinde tam kıyıda harika bir lokasyona sahip ve İtalya’da ki en güzel körfezlerden biri. Güney İtalya’nın ise tartışmasız en önemli körfezi durumunda.

Güney ile kuzey İtalya arasındaki farkın iki bölgeyi de ziyaret etmeyenler açısından anlaşılması zor. İtalya’nın kuzeyinde yaşayanların gerçek İtalya deneyimi yaşamak için ziyaret ettiği Napoli, pencerelerden birbirine çamaşır uzanan sokakları, güler yüzlü ve gürültülü insanları, kafelerde zaman geçiren gençleri, her köşede koşturarak oyun oynayan çocukları ile tam bir İtalyan. Şehir, Akdeniz kültürünün canlılığı ve sıcaklığını her yönüyle yansıtıyor.

Napoli Gezilecek Yerler

Napoli gezilecek yerler açısından oldukça zengin bir şehir. Şehri daha iyi tanımak için ilk hareket noktası tarihi meydan olabilir. Meydandan başlayan yürüyüşle taş döşeli dar sokaklara girdikçe, zamanda yolculuk hissi yaşanıyor. Belki bir Roma ya da bir Floransa değil ama kendine münhasır Ruhu olan bir Akdenizli burası.

Napoli’nin çevresine ise birbirinden güzel kasabalar ve antik bölgeler serpiştirilmiş. Pompeii ve Herculaneum antik şehirleri, Vezüv Volkanı, Positano, Amalfi Kıyıları ve Sorrento‘ya yakınlığı, Capri Adası gibi değerli noktalarıyla Napoli’de gezilecek yerler listesi bir hayli kabarık. Zaman ayırıp adım adım hepsini gezin.

1. Centro Storico ve Spaccanapoli

Centro Storico ve Spaccanapoli
Piazza Gesù Nuovo ve Obelisco dell’Immacolata

Napoli’nin tam kalbinde sayılan tarihi merkez Centro Storico, eski meydanları, dar sokakları, çok sayıda kiliseler ve tarihi yerleri ile Napoli gezisine ilk başladığım yer. Burada görebileceğiniz ilginç dükkanları dünyanın başka bir yerinde görmek pek mümkün değildir sanırım. Centro Storico ve Spaccanapoli caddesinin her bir sokağı gezilmeyi hakediyor.

Centro Storico’nun kalmi Piazza San Domenico Maggiore Meydanı Napoli gezisine başlamak için ideal bir nokta. Meydanda keşişler tarafından yapılmış ve1656’te veba hastalığı yüzünden ölen Napoli’nin insanlarına adanmış San Martino Dikilatışı‘nı görebilirsiniz. O dönemde keşişler kendilerini manastırlara kapatıyorlardı.

Meydana girdiğinizde solunuzdaki bina Palazzo Petrucci, orijinal bozulmamış girişi ve avlusuyla en eski bina. Biraz daha ileride arkasında ise San Domenice Maggiore Kilisesi‘nin girişi bulunuyor.

Kilisenin içinde 10. yüzyıldan kalma Romanesk kilisesinin orijinal kalıntılarını ve aralarında Pietro Cavallini’nin önemli freskleri ve Carvaggio ile Tiziano’nun önemli eserlerinin kopyaların bunulduğu (orijinalleri Capodimonte Müzesinde) ilk rönesans eserlerini bulabilirsiniz. Lahitlerinde bir çok Anjou hanedanlığından insan yatıyor ve 13.yy’da Aziz Thomas Aquanis ile konuştuğu iddia edilen haç da bu kilisede bulunuyor.

Hemen yakınında yer alan Museo Cappella Sansevero’da Sanmartino’nun Veiled Christ (Örtülü İsa) heykelini de görün. Meydanda bulunan San Domenico kafeteryası ufak bir kahve arası için güzel bir yer.

2. Santa Chiara Kilisesi

Santa Chiara Kilisesi

Freskleri ve her biri sanat eseri olan kemerleri ile Santa Chiara Kilisesi, arkeoloji müzesini andırıyor. 13. yüzyılda Orta Çağ Kilisesi olarak kurulan San Lorenzo Maggiore’de Antik Yunan ve Roma dönemine ait eserler sergileniyor.

3. San Gregorio Armeno Caddesi

Gregorio Armeno Caddesi

İsa’nın doğumunu simgeleyen oyma ve tablolar, şehrin her yerinde görülebiliyor. Her biri mesleğini sanata dönüştüren bu dükkanların çoğu Via San Gregorio Armeno sokağında sıralanıyor. Şehrin en renkli ve görülesi köşelerinden birisi.

4. Napoli Sotterranea

Napoli Yeraltı şehri

Napoli’de hemen hemen şehirle yaşıt yer altı mağaraları var, Napoli Sotterranea bizim Kapadokya‘daki yer altı şehirlerine benziyor. İlk keşfedilen mağaraların 5000 yıllık olduğu düşünülüyor. 1600’lü yıllarda yeraltı oyukları su deposu olarak kullanılmış. II. Dünya savaşı esnasında bombalardan korunmak için sığınak olarak kullanıldığı biliniyor.

5. Piazza del Plebiscito

Piazza del Plebiscito

Piazza del Plebiscito, modern şehrin merkezi konumunda ve Napoli’nin en hareketli yeri. Napoli’nin en büyük meydanı San Francesco di Paola Bazilikası ve Royal Palace arasında kalıyor. Bu alan dünyaca ünlü şarkıcı ve grupların konserlerine ev sahipliği yapıyor. Royal Palace ise günümüzde milli kütüphane olarak kullanılıyor.

6. Galleria Umberto I

Galleria Umberto I

Galleria Umberto I, ismini İtalya’nın 1887-1891 yıllarındaki kraliyet zamanından almış. Napoli’deki ünlü yer, günümüzde ise en lüks kıyafet mağazaları, kafeler ve pastanelerin bulunduğu bir galeri konumunda. Kraliyet Sarayı’nın yakınında 56 metre yüksekliğinde ve tam ortasında tamamen camdan bir kubbeye sahip Galleria Umberto, şehrin tam kalbinde Teatro San Carlo’nun karşısındaki caddede yer alıyor. Dünya’nın her yerinden gelen mimarlar cam tavanın ve demir köprülerin modern tasarımı karşısında şaşkına düşüp ve adeta bir ders niteliğinde inceliyorlar.

1891’de tamamlanan alışveriş merkezinin tüm bu şaşalı görüntünün yanında bu havadar bölgede tabiki mükemmel kafeler ve dükkanlar da var. Bar Brasiliano’da baristalar birbirinden lezzetli kahveleri tatmanız için bir çok örnek sunuyor. En sevilen kahve ise Caffe Nocciola yani fındıklı kahve. Kahvenin özü barista’nın bardağın en altına kaşıkla koyduğu zucchero-crema’dan oluşuyor. Bir şişeden fındık şurubu ekliyor ve sonra tepesine bir shot espresso ekledikten sonra kakao parçacıklarını da üzerine serpiştiriyor.

7. Napoli Arkeoloji Müzesi

İtalya’nın en iyi müzelerinden biri olan İtalyanca adıyla Napoli Arkeoloji Müzesi (Museo Archeologico Nazionale di Napoli), Napoli ziyaretinde mutlaka görülmesi gereken bir yer. Kral II. Charles tarafından 18. yüzyılda yaptırılan müze, dünyanın en iyi Yunan ve Roma antikalarına, mozaik ve heykellerine, değerli taşları ile cam ve gümüş sanat eserlerine sahip olmasının yanı sıra Pompeii’deki Roman erotica koleksiyonuna da sahip. Buradaki eserlerin büyük bir kısmı da yine Pompeii, Herculaneum ve yakınlarındaki kazı alanlarından getirtilmiş.

MÖ. 200 ile MS. 79 yıllarında Vesuvius’a kadar olan yapılan mozaiklerin çoğu burada bulunuyor. Bir çoğunda Yunan tarzı resimlerin işlendiği mozaiklerin en bilinenleri ise Pompeii’de House of Faun’dan (Faun’un evi) getirtilmiş. 1800’lü yılların başlarında inşa edilen odada bir çok seks objesi bulunuyor. Yıllarca kapalı tutulan ancak 2000 yılında tekrar açılan odaya kabul 11 yaşından küçük ziyaretçiler alınmıyor.

Müzede sergilenen fresklerin çoğu Pompeii’deki duvarlardan geliyor. 200 yıllık bir periyodu kapsayan koleksiyonda Roma dönemi eserlerinin en nadide örnekleri bulunuyor. Aralarında manzara ve günlük yaşamdan tasvirlerin yer aldığı koleksiyonda pek çok mitolojik öge de mevcut. Pompeii Modeli ise Pompeii’nin yanardağ patlamasından önce nasıl göründüğü hakkında detaylı bilgi veriyor. Pompeii’deki Isis Tapınağı’ndan alınan duvar tabloları ve diğer kalıntılarla birlikte özel bir serginin sunulduğu bölüm İsis Tapınağı ziyaret edilmeli. Müze yine Yunan ve Roma dönemine ait heykellerden oluşan geniş bir koleksiyona sahip.

8. Castel dell’Ovo

Castel dell’Ovo, Napoli

Castel dell’Ovo, Napoli’nin en eski kalesi. Günümüzde sergi ve konserler düzenlenen kale, 1282’de yapılmış. Şehir müzesi olarak kullanılan kalede gümüş, bronz eserlerin yanı sıra tablo ve 15. yüzyıla ait freskler de görülebiliyor.

9. Castel Sant’Elmo

Castel Sant'Elmo'dan napoli Gecesi
Castel Sant’Elmo’dan napoli Gecesi

Napoli gezilecek yerler listesindeki bir başka kale ise bir Orta Çağ kalesi olan Castel Sant’Elmo. Napoli’nin dört kalesinin en küçüğü olan bu yıldız şeklindeki askeri kale Vomero Tepesinde inşa edilmiş ve Napoli’nin gökyüzüne hakim bir görüntüye sahip. Napoli’nin meşhur kireçtaşının içine kazınmış olan 14. yüzyıl Angevins Kalesi yerine günümüze gördüğümüz altı uçlu yıldız şeklindeki bina yapılmış. Vomero’nun tepesinde sanki bir kral tacı gibi durmasıyla 16. yüzyıl askeri mimarisine kusursuz bir örnek teşkil ediyor. Mimarı ise askeri mimarlar olan Viceroy Don Pedro Alvarez de Toledo ile Pedro Luis Escriva.

Castel Sant’Elmo’yu ziyaret etmelerinin en büyük sebeplerinden biri 360 derecelik panoramik muhteşem bir şehir görüntüsüne sahip olması ve tepeden körfezin görüntüsü buraya gelmek için yeterli bir sebep. Şehrin en yüksek noktasında bir tepede kurulu olan kaleye şehir merkezinden kalkan füniküler ile ulaşmak mümkün. Muhteşem bir Vezüv Yanardağı manzarasına sahip olan kale günümüzde müze olarak ziyaret ediliyor. Akşam gün batımı ve gece saatlerinde giderseniz şahane bir manzara sizi bekliyor.

Ziyaret için en uygun saat öğleden sonra 4’den sonra. Bu saatlerde kaleye giriş ücretsiz ve şehrin doğu tarafı çok daha güzel gözüküyor. Eğer bu sizi cezbetmeye yetmiyorsa, Piazza d’Armi de Napoli Novecento Müzesini bulun. Mart 2010’da açılışı yapılan müze Carcere Alto hapishanesinde bulunuyor ve 20. yüzyıl modern sanatına dair olağanüstü bir koleksiyona sahip.

10. Bourbon Tuneli

Bourbon Tüneli, Napoli’nin en etkileyici yeraltı rotalarından biri. Tünel, II. Ferdinand tarafından saraydan kaçış yolu olarak 1853’de inşa ettirilmiş. Girişten itibaren biraz ürperseniz de Bourbon Tüneli’nin büyüleyici atmosferinden etkilenmemeniz mümkün değil. Etraftaki dehlizlerde eski otomobiller, motosikletler park edilmiş halde duruyor.

Yer yer daralıp genişleyen ve küçük meydanlara, dehlizlere açılan bir tünel olan Bourbon, İkinci Dünya Savaşı sırasında hava saldırısı barınağı ve askeri hastane olarak kullanılmış. Savaştan sonra ise 1970’lere dek otopark görevi üstlenmiş. 2010’da ziyarete açılan Bourbon Tüneli içerisinde 40’lı, 50’li ve 60’lı yıllara ait araç ve motosikletlerin yanı sıra heykeller ve İkinci Dünya Savaşı’ndan kalan birçok eşya da bulunuyor. Tüm bunların dahil olduğu turda, tüneli gezmek isteyenler için üç farklı tur seçeneği bulunuyor. Diğer yandan tüm bu turlar yüksek güvenlik şartları altında hazırlandığından endişe edilecek bir durum söz konusu değil.

Standart turda, tünel içinde bulunan sığınaklara ve su tanklarına giriliyor. İkinci seçenek olan macera turunda ise bu su tanklarının tam tadını çıkarıp suyun işgal ettiği bölgelerde rafting yaparak ne kadar macera sever bir karakteriniz olduğunu gösteriyorsunuz. Üçüncü tur ise ‘Speleo’. Bu turda kazı elbiselerinizi ve baretinizi takıp bu kayalık mekânda kazılar yaparak semboller aramaya başlıyorsunuz. 16. yüyıla ait devasa bir su tankının içinde teleferik ile karşıya geçiyorsunuz.

11. Posillipo’s Archaeological Park

Posillipo's Archaeological Park

Pausilypon Archaeological Park, tarihi milattan öncesine kadar uzayan, 770 metre uzunluğunda bir antik tünel. The Seiano’s Cave tünelinden geçip Roma döneminden kalmış, bazı kısımları ayakta olan bir antik kente ulaşıyorsunuz (5€).

12. Underwater Archaeological Park of Baia

Archaeological Park of Baia, geçmişte zengin ve görgüsüz Romalılar tarafından masaj ve eğlence merkezi olarak kullanılıyordu. Aynı şekilde diğer meşhur Cicero ve Horace gibi Romalı yazarlar tarafından da. Günümüzde Baia Villası artık sular altında ancak Roma dönemine ait kalıntılar Baia Arkeoloji Parkında sergilenmeye devam ediyor ve sayısı inanılmayacak kadar fazla. Arkeolojik park ise içerisinde labirent gibi 3 büyük bölge barındıran dev bir kompleks. Belli ki Romalılar bu hidrotermal kaynakları banyolar için kullandılar, yada zenginler yazlık villalarını diktiler ve hatta belki de burada bulunan Imperial Villa sadece imparatorların zevki içindi.

Katmanlar halinde gün ışığına çıkan yüzyıllardır saklı kalan bu harabeler tam olarak ne işe yaradığı konusunda kafa karıştırsada bir zamanlar gökdelen gibi tapınaklar olduğunu ve olağanüstü bir görüntüye sahip olduklarını hayal etmek zor değil. Tamamen mermerden yapılmış binalar, cepheleri ve kubbeleri mozaiklerle ve derin fresklerle işlenmiş bu yapılar gerçekten eşsiz birer sanat eseri.

Harabelerin hepsi çok iyi şekilde korunamamış ancak aralarında gezerken Hermes’in heykelini bulmaya çalışın, ufak bir hücrede hala sapasağlam duruyor. Kemerli bir koridor çimenlik bir bölge olan tanrıça Sosandra’nın bölgesine doğru gidiyor. Üç tapınak da bir çok unutulmuş hazineyi gözler önüne seriyor: Baia’ya yukarıdan bakan Venüs tapınağının sadece kubbesi toprağın üzerinde görünüyor; çamurdan yapılmış Diana Tapınağı tam tepenin karşısında bulunuyor.

Merkür Tapınağı yada 18.yy gezginlerinin verdiği isimle Eko Tapınağı (Temple of Echoes), yeşil bir su üzerinde bulunan tahta bir geçite sahip. İçeri de bağırdığınızda kubbe muhteşem ekoya sebep oluyor.

Sualtı Arkeoloji Turları: Baia’nın en görkemli kısımları su altında olduğundan su altı turları da oldukça ilgi çekiyor. Lido Montenuovo, Via Miliscola, 157 adresinde bulunan Napoli Diving Centre bu tarz turlara öncülük ediyor ancak daha önceden dalış konusunda sertifika almış olmanız yada bu sertifikayı alabilmek için Napoli’de daha uzun süre kalmanız gerekiyor.

13. Katedral Duomo

Şehrin en çok değer verilen azizlerinden San Gennaro’ya ithafen 13.yüzyılda yapılan Katedral Duomo, önemli bir inanç merkezi. Duomo’nun köşesinde yer alan Santa Restituta, şehrin en eski kilisesi. Bu yapının geçmişi 4. yüzyıla kadar uzanıyor. Kolonlarının Apollo Tapınağı’ndan geldiği söylenen kilisenin mozaikleri Bizans etkisi taşıyor.

14. Capodimonte Müzesi

3. Kral Charles’ın av alanı olarak kullandığı Capodimonte Müzesi ve Parkı, İtalya’nın en zengin sanat galerileri arasında gösteriliyor. Kraliyet Sarayı ve sarayı çevreleyen park önemli bir soluklanma merkezine dönüşmüş.

15. Orto Botanico

Naples Botanical Garden

İtalya’nın en iyi botanik bahçelerinden Orto Botanico da görülecek alternatif noktalardan. Napoli’deki hareketliliğe tanıklık etmek ve şehirdeki yaşamı gözlemlemek için Via Toledo Caddesi’nde zaman geçirmek gerekiyor. İş ve alışveriş merkezlerinin bulunduğu bu caddede hareketlilik gün boyu bitmiyor.

İtalya’nın dünyaya en önemli armağanlarından biri hiç kuşkusuz lezzetleri. İtalya’da en iyi pizza, makarna ve kahvenin yapıldığı yer olarak bilinen Napoli’nin sokak lezzetleri, deniz ürünleri ve tatlı çeşitleri de unutulmamalı. Ayrıca La cucina napoletana kahvesi ve İtalyan dondurması gelato ile geleneksel İtalyan içkisi limoncello mutlaka denenmeli. Gece hayatında ise eğlence istiyorsanız şehir dışına çıkmanız gerekiyor.

Alışveriş sevenler için farklı seçenek sunan küçük dükkan, market ve el sanatı ürünleri satan hediyelik eşya mağazaları görülmeye değer. Şehirde konaklamak için 5 yıldızlı otelden düşük bütçeli hostele kadar, her bütçeye uygun bir şeyler bulmak mümkün.

Napoli’de konaklama tercihim, sahilde Hotel Royal Continental oldu. Türk Hava Yolları haftanın her günü İstanbul’dan Napoli’ye direkt seferler düzenliyor. Uçak bileti kampanyaları ve hediye çeki fırsatlarıyla Napoli uçak biletini ucuza getirmek mümkün olabilir.

Köklü tarihi geçmişi, mutfak kültürü, hareketli yaşamı ve çevresindeki antik kentleriyle Napoli, gezilecek noktaları ile Güney İtalya’nın en ilgi çekici şehirlerinden birisi. Açıkhava müzesi görünümündeki şehrin her noktası yeni bir keşfin habercisi. Bence çevresindeki güzel kasabalarla birlikte tatil rotanıza alın.

7 YORUM 💬

  1. Napoli hiçbir zaman benim çok merak ettiğim bir şehir olmadı ama Castel dell’Ovo, Galleria Umberto ve yeraltı mağaralarını da ekleyince gitmek için birkaç nedenim oldu 🙂

  2. Vize işlemini halledip Schengen alabilirsem gideceğim diğer şehir de burası. Amalfi ve Positano için…. Sorum’a cevap bekliyorum…

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın