Prag, Vltava Nehrinin iki yakasında, Bohemya’nın merkezinde yer alıyor. 1000 yıldır Çekya‘nın politik, kültürel ve ekonomik merkezi. Londra, Paris, Roma, Madrid ve Berlin’in ardından Avrupa’nın en çok ziyaret edilen 6. şehri olarak dünyanın en popüler turist merkezlerinden Prag, diğerlerinden daha küçük bir şehir olsa da Arnavut kaldırımlı sokakları ve zaman yolculuğuna davet eden tarihi noktaları ile her daim kalabalık.

Bir ismi de ‘Bin Kuleler Şehri’ olan Prag’ın, 1100 yıllık şehir silueti, kenti Avrupa’nın en değerli mücevherlerinden birisi haline getiren sayısız muhteşem kilise çatılarını yükselen eski kulelerden oluşuyor. Baktığınız her yer sapasağlam duran antik Prag Kalesi’ne kontrast oluşturacak şekilde gotik, barok, Rönesans ve yeni sanat stilinde en iyi eserlerle donatılmış durumda.

Prag Gezi Rehberi

Nehrin iki yakasında bulunan çok sayıda kilise nedeniyle 100 kuleli kent olarak da anılan Prag, II. Dünya Savaşını sadece bir bomba ile atlattığından mimari özelliklerini korumayı başarmış. Bu yüzden şehir adeta açıkhava müzesi özelliği taşıyor.

Kentin sembolü olmuş kuleleri, görkemli katedralleri, zarif sarayları, şehrin her yanını bezeyen heykelleri, büyük meydanları, nehir üzerine sıralanmış etkileyici köprüleri ile sanki Orta çağda geziyormuşsunuz hissi uyandırıyor.


Bundan 30 yıl önce, Prag Avrupa’nın gizemli şehirlerinden biriydi. Şimdilerde ise her yıl 4 milyon ziyaretçiyi kendisine çeken en popüler turist merkezlerinden biri haline geldi. Söz konusu ziyaretçi artışında şehrin yüzyıllarca geriye giden tarihî geçmişi, Roman, Gotik, Barok ve Rönesans mimarîlerine ait muhteşem yapıları, sayısız sarayları, kiliseleri, parkları, meydanları, lezzetli yiyecekleri ve elbette ki makul fiyatlarının etkisi büyük.

Prag Gezi Rehberi

Avrupa’da Prag kadar güzel sadece birkaç şehir var, öyle ki kentin eski dünyadan kalmış gibi görüntüsü özelliklerinden sadece bir tanesi. Kentte, bohem kralların hüküm sürdüğü yüzyıllar boyunca klasik müzik bestecileri, istilacı Naziler, Sovyet tankları ve kadife devrimciler tarihe tanıklık etti.

Avrupa’nın en güzel ve romantik şehir siluetine sahip Prag’ın Old Town (Staré Město), Lesser Meydanı (Malá Strana) ve New Town’ı (Nové Město) içine alan tarihi merkezi 1992’de UNESCO Dünya Mirası Listesine girdi. Âşık olabileceğiniz Çek başkentinde, dünya klasmanında biralar içip gotikten kübizme kadar farklı mimari karışımların pençesine düşebilirsiniz.

Günümüz Prag’ı, mimarisiyle olduğu kadar sanatsal dokusu, akşam yemekleri ve canlı eğlenceleri ile de ünlü. Enfes galeriler, önemli müzeler ve çılgın gece kulüplerinin yanı sıra, yemek, içki ve gece eğlenceleri kentin gündelik rutini.

Avrupa’nın içlerinde kalan Çekyave Prag’da, ılıman bir kara iklimi görülüyor. Kışları soğuk ve nemli, yazları ise sıcak geçen şehrin, baharları ise ılık. Genel olarak İstanbul’dan biraz daha serin olan Prag’ı ziyaret etmek için en uygun aylar Mayıs, Haziran ve Eylül.

Prag Gezilecek Yerler

Prag gezilip görülecek yerlerin yakınlığı bakımından yürüyerek keşfedilebilecek bir şehir. Toplu taşımaya çok fazla ihtiyacınız olmayacak çünkü Charles Köprüsünün (Karl Köprüsü) iki tarafında bulunan turistik yerlere yürüyerek ulaşım fazlasıyla kolay.

Prag’ın en önemli gezilecek bölgeleri olan Staré Mesto, Malá Strana, Hradcany ve Nové Mesto birbirine yürüme mesafesinde bulunuyor. Bunların dışındakilere ise bulunduğunuz yerden 5-10 dakikalık yürüyüşün ardından tramvay ve metro ile ulaşabilirsiniz.

Kentsel tarihi alanlar, genel olarak müzeler, kiliseler, parklar ve meydanlardan oluşuyor. Avrupa başkentleri arasında 14 ve 18. yüzyıla ait binaların en iyi korunduğu başkent olan Prag’da, merkezin büyük çoğunluğu Dünya Mirası olarak koruma altında.

Prag muhteşem bir mimariden daha fazlası aslında. Neredeyse her binada yer alan kuleler, kolonlar ve sütunlar mevsime bakmaksızın bir festival havası yaratıyor. Akılda herhangi bir rota olmadan sokakların arasında kaybolmak ve festival havasını solumak yapılabilecek en güzel şeylerden biri. Aynı sebepten orada olan diğer yüzlerce ziyaretçi etrafta çok önemli bir şeyler olduğu hissiyatını kazanmada kolaylık sağlıyor.

1. Stare Mesto ve Astronomik Saat

prag rehberi
Old Town Meydanı ve Tyn Kilisesi

Stare Mesto, tarihi 10. yüzyıla dek uzanan en eski yerleşim yerlerinden biri. Günümüzde restoran, kafe, hediyelik eşya dükkânlarının yer aldığı, her tür mimari stilin görülebildiği meydan, 12. yüzyılda kurulduğu ve şehrin pazar yeri olarak işlev gördüğü günlerden beri çok fazla değişim geçirmemiş. Prag’ın tarihi merkezi şehri keşfetmeye başlamak için en güzel noktalardan biri.

Stare Mesto’da görülmesi gereken yerler ise, Astronomik Saat ve Stare Mesto Belediye Sarayı başta olmak üzere, Meryem Ana Kilisesi, Aziz Nikolaus Katedrali, Siyah Madonna’lı Ev, Goltz- Kinsky Sarayı, Clam-Gallas Sarayı, Klementinum ve Yahudi Mahallesi.

Eski Belediye Binası (Staromestská radnice), 15. yüzyıl tarihli, her saat başı, 12 Havari ve diğer figürler saatin ön yüzünde göründüğü nefis Astronomik Saat’e ev sahipliği yapıyor. Old Town Hall’da diğer görülecek yerler ise 1381’de inşa edilen şapel, sanat sergileri ile fevkalade bir iç mimariye açılan Gotik giriş ve eski hapishane. Prag’ın eşsiz manzarasının tadını çıkartmak için, Old Town Hall Tower’ın tepesine merdivenle ya da dilerseniz asansörle çıkabilirsiniz.

Prag Astronomik Saat (Prague Astronomical Clock), 1410’da aynı zamanda matematik profesörü olan bir saat ustası tarafından yapılmış. Orloj ismiyle anılan saat dünyanın en eski üçüncü saati. Birbirinden farklı Babil, Bohemya ve Alman saatlerini gösteriyor. Ayrıca yıldız saatini, güneşin doğuşunu ve batışını, ayın evrelerini ve güneşin burçlar kuşağı üzerindeki konumu hakkında da bilgi veriyor.

Saatin üst tarafına iki pencereye 1865’te havari figürleri eklenmiş. Her saat başında bu pencereler açılıyor ve havariler sırayla çalan çanın ve öten horozun eşliğinde pencerelerin önünden geçiyor. Aynı anda saatin etrafında yer alan figürler de hareket etmeye başlıyor.

2. Tyn Kilisesi

prag gezi rehberi old town

Tyn Kilisesi, Prag eski şehir merkezi Stare Mesto’nun kalbinde yer alıyor. Staromestske Namesti Meydanı’ndaki en güzel yapılardan biri . Prag silüetinde gördüğünüz ikiz kuleler bu kiliseye ait. 15. yüzyılda tamamlanmış olmasına rağmen, zaman içerisinde değiştirilmeye devam edilmiş.

Ana girişine evlerin arasındaki küçük bir geçitle ulaşılan kilisede Çek tarihinde önemli yeri olan pek çok önemli ismin mezarları yanında, çarmıha germe heykeli, 1649’dan kalma erken Barok dönemi tablolar yer alıyor. Şahane Gotik kuzey kapısı ile Avrupa’nın en güzel orgu gözden kaçırılmamalı.

Kilisenin ardından, birçok güzel kafe ve restoran ile kilisenin arkasında kalan 11. yüzyıl tarihli Ungel Avlusunu ziyaret edebilirsiniz. Görülmeye değer başka bir kilise ise hac noktalarından biri olmaya devam eden, mucizeler gerçekleştirdiğine inanılan meşhur bebek İsa heykeli ile Bakire Meryem Barok Kilisesi.

3. Prag Belediye Binası

prag belediye binası

Prag Belediye Binası (Obecní dům) şehirdeki en iyi yeni sanat akımı örneklerinden biri. 1912’de inşa edilen şahane belediye binası aynı zamanda Prag’ın en büyük ve önemli konser salonlarından biri olan Smetana Hall’a da ev sahipliği yapıyor.

Konser salonu, ikinci kat balkon kemerinin üzerinden başlayıp geniş kubbeyi kaplayan duvar resmi gibi göze çarpan sayısız özelliği ile göz kamaştırıyor. İç kısımdaki muhteşem vitray pencereleri ve önemli tabloları ile hayli etkileyici bir yapı. Rehberli turlarla ziyaret ederseniz, normalde kapalı olan seremoni odasını görmeniz de mümkün.

4. Yahudi Mahallesi

prag rehberi gezilecek yerler

Prag Yahudi Mahallesi (Josefov), 13. yüzyılda Praglı Yahudilerin 500 yıl boyunca etrafı duvarlarla çevrili şekilde yaşadıkları bir bölge. 1200’lerde o dönemin varoşu sayılırken 1800’lerde Art Nouveau tarzı apartmanlar yapmak için mahallenin büyük bölümü yıkılınca, yaşadığı dönüşümle şehrin en ilgi çeken ve en önemli alanlarından birisi haline gelmiş.

Josefov Yahudi Müzesi, Eski Yahudi Mezarlığı, Bohemyalı Meryem Ana Kilisesi, Eski-Yeni Sinagog, Yahudi Belediye Sarayı, Klaus, Maisel ve ve Pinkas sinagogları görülecek yerler arasında.

5. Clementinum ve Milli Kütüphane

clementinum prag

Avrupa’nın en geniş koleksiyonlarından birine sahip Clementinum, Çek Cumhuriyeti Milli Kütüphanesine de ev sahipliği yapıyor. Bu güzel barok binalar Cizvit Koleji’nin bir parçası iken ilerleyen zamanlarda Cizvit kitap koleksiyonu ve Karolinum koleksiyonunun evi haline geldi. Jesuitler sınır dışı edildikten sonra devlet mülkü haline gelen yapı, Milli Kütüphane olarak belirlendikten kısa bir süre sonra 1782’de halka açık bir kütüphane oldu.

6 milyondan fazla kitabı ve Çek Cumhuriyeti’nde yayınlanan her kitabın bir kopyasını barındıran Clementinum, muazzam bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. İnce bir güzelliğe sahip Barok kütüphane salonu güzel tavan sanatlarıyla, 68 metre uzunluğundaki Astronomi Kulesi ve şatafatlı Aynalı Şapeli dikkat çekiyor

İngilizce rehberli turlarla gezebileceğiniz yapıda unutulmaz bir deneyim yaşamak isterseniz, Clementinum’un caz ve klasik müzik konserleri için kullanıldığını da unutmamak gerek.

6. Karl Köprüsü

prag gezi rehberi blog

Avrupa’nın bilinen en eski köprülerinden görkemli Karl Köprüsü (Charles Köprüsü), Mala Strana’yı Stare Mesto’ya bağlıyor. Gotik tarz mimarinin en güzel örneklerinden üç kulesi bulunan köprü 520 metre uzunluğa ve birbirinden farklı 32 ilginç özelliğe sahip.

1357’de inşa edilen köprü, uzun yıllar boyunca batıl inançlara konu oldu. Köprüye fazladan güç kazandırdığına inanılan bir dizi numara (135797531) nedeniyle, ustalar 9 Temmuz, saat tam 05.31’de son taşı eklemişler

Köprü aynı zamanda, başta Kutsal Roma İmparatoru 4. Karl ile ülkenin en saygın azizlerinden John of Nepomuk’un heykelinin bulunduğu birçok eşsiz heykel ile ünlü. Diğer bir batıl inanış ise John of Nepomuk’un heykelinin altındaki plakayı ovalamanın dilekleri yerine getirdiği. Fotoğraf meraklılarına büyülü kareler sunan köprünün Gotik kapıları ile Vltava Nehri manzaralarını kaçırmayın.

7. Lennon Duvarı

prag gezisi

Belki de Doğu Avrupa’nın en ilgi çeken mekânlarından biri olan Lennon Duvarı, Beatles üyesi ve barış elçisi John Lennon’a bir sevgi göstergesi. 1980’de şarkıcının öldürülmesi ile birlikte Karl Köprüsü’nün yakınındaki bu duvar beklenmedik bir şekilde Lennon hayranlarının acılarını aktardığı, resimler çizdiği ve sanatçıya mal edilen sloganların yazıldığı bir pano haline geldi.

Komünist rejim altındaki Çekoslovakya polisinin grafitileri sildirme uğraşına rağmen, anıt duvar John Lennon’a ait şarkı sözlerini korumaya ve şehir halkı için barışı ve umudu simgelemeye devam ediyor. John Lennon’ın ölüm yıl dönümü buluşmalarına sahne olan duvar, turistlerin de sıklıkla uğradıkları bir yer.

8. St. Vitus Katedrali

St. Vitus Katedrali

St. Vitus Katedrali (Katedrala Svateho Vita), Prag Kalesinin ilk iki avlusunu geçtiğinizde karşınıza çıkan bir Roma Katolik kilisesi. Sivri kuleleriyle Gotik mimarinin en iyi örneklerinden biri olan katedral, Prag Kalesinin en dikkat çekici yapısı. 925’te inşa edilen Romanesk Rotunda alanında bulunan katedralin yapımına 1344’te başlanmış ve yapımı 525 yıldan fazla sürmüş.

Yapımı boyunca da Barok ve Rönesans’tan etkilenmiş modern Neo Gotik ve 14. yüzyıl Gotik tarzlarının bir karışımı haline gelmiş. Prag Başpiskoposluk makamına ev sahipliği yapan katedralde Bohemya krallarının mezarları ile pek çok ulusal hazinenin yer alıyor.

St. Vitus Katedralinde görülecek şeyler arasında göz alıcı vitray camlarıyla bilinen The Holy Trinity, 1370’ten bir mozaik (The Last Judgment) ve göz kamaştıran 1300 parça kıymetli mücevherle kaplı sunağı ile St. Wenceslas Şapeli (Svatovaclavska kaple) yer alıyor. Prag’ın muhteşem manzarasını başka bir açıdan görmek için katedralin 97 metrelik ana kulesine tırmanın.

9. Prag Kalesi

prag rehberi prag kalesi

Prag Hradčany bölgesinde, bohem kralların evi olan Prag Kalesi, günümüzde Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı’nın resmi konutu olarak kullanılıyor. Aynı zamanda şehrin en çok ziyaret edilen turistik adresi olan kale, 1970’lerde inşa edilen ve yıllar boyunca dramatik bir değişim göstererek geçtiğimiz bin yılın önde gelen mimari stillerine ev sahipliği yaptı.

Arka fonda kuleleri ile Vltava Nehri’nin eşsiz manzarasını izleyebileceğiniz bu dünyanın en geniş antik kalesi olan devasa komplekste tur atmak için hatırı sayılır bir zaman ayırmanız gerekiyor. En dikkat çeken yerler eski kraliyet sarayı ve atlı mızrak turnuvaları oynanabilecek kadar büyük ve merdivenleri şövalyeler tarafından kullanılabilecek kadar geniş olan The Vladislav Hall.

1534’lere kadar uzanan ve Ball Game Pavillion gibi birçok fevkalade binayı barındıran Kraliyet Bahçesi’nde vakit geçirmeyi unutmayın. Kale kompleksi, yılın her döneminde 06.00-22.00 saatlerinde ziyaret edilebiliyor.

10. Prag Ulusal Galeri

Şehrin en önemli mimari eserlerinin ortasında bulunan Ulusal Galeri (Národní galerie v Praze) Avrupa’nın en önemli sanat koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapıyor. 19. yüzyıldan 21. yüzyıla dek uzanan koleksiyonun büyük bir kısmını oluşturan sanat eserleri, 1925’te inşa edilen görece modern sayılabilecek bir yapı olan Veletrzní Sarayı (Veletrzní Palác)’nda yer alıyor.

Asya sanatı, antik çağdan kalan eserler koleksiyonun diğer dikkat çeken kısımlarını oluştururken, Barok koleksiyon Kinsky Sarayı (Palác Kinskych)’nda, orta çağ Avrupa eserleri ise Bohemya Aziz Agnes Manastırı’nda sergileniyor.

11. Wenceslas Meydanı

prag rehberi blog

Prag’ın yeni şehir merkezinin (Nové Město) en dikkat çeken noktası olan muhteşem Wenceslas Meydanı (Vaclav Meydanı), Ulusal Müze ve sayısız mimari hazineye ev sahipliği yapıyor. Bohemia’nın koruyucu azizinden ismini alan ve heykelinin yer aldığı Wenceslas Meydanı, 4. Karl’ın hüküm sürdüğü 14. yüzyılda at pazarı olarak inşa edilmiş.

At pazarı olarak inşa edildiği 14. yüzyıldan bu yana şehrin önemli kamusal alanlarından birisi olan meydan turistlerin de uğrak noktası. Tarihi oldukça eskilere dayanan Wenceslas Meydanı, on dokuzuncu yüzyılda şu anki görüntüsüne kavuşmuş. Günümüzde meydan protesto ve gösterilere sahne olurken, şehrin en iyi restoranlarını ve alışveriş mekanlarını da barındırıyor.

12. Dans Eden Ev

prag dans eden ev

Dans Eden Ev, 1992 ve 1996 yılları arasında Frank Gehry tarafından inşa edilmiş. Tancici Dum adıyla bilinen Dans Eden Bina, modern mimarinin çarpıcı bir örneği. 1990’ların başında Amerikalı mimar Frank Gehry tarafından tasarlanan yapı, dekonstrüktivizm stilinde inşa edilmiş.

Dans eden iki partneri sembolize eden binaya, Amerikalı ünlü dans sanatçıları Fred Astaire and Ginger Rogers’dan dolayı, Fred and Ginger ismi takılmış. Büyük çoğunluğu ofislerden oluşan binanın en üst katındaki restoranın güzel bir şehir manzarası var.


UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki bu şehre henüz gitmediyseniz ve sadece bir günlük gezi için zamanınız varsa Prag’tan Cesky Krumlov‘a günübirlik turlarla gidebilirsiniz.

6 saatlik bir gezi programı ile Prag çıkışlı Kutna Hora turunda, insan kafatası ve kemikleri ile ‘Kemik Kilisesi’ olarak bilinen ünlü Sedlec Ossuary’i ziyaret edebilirsiniz. Farklı tarihi bir yolculuğa çıkmak için 5 saatlik Terezin Toplama Kampı turu, 2. Dünya Savaşı kampını ve Terezin Anıtı’nı görme fırsatı sunuyor.

Cesky Krumlov

Prag yeme ve içme

Prag mutfağı pek ünlü olmasa da Çekya’nın 2004’te Avrupa Birliğine dâhil olmasıyla, kentteki restoranların kalitesi de bir hayli yükseldi. İlk defa uluslararası mutfaklara da yer verilmeye başlanmasıyla artık oldukça geniş bir menü seçenekleri var. Ulusal lezzetlerle birlikte, üst düzey restoranlarda gurmelerin tavsiye ettiği klasik Çek mutfağından örnekleri de sunan mekânlar, şık dekorasyonlarıyla göz dolduruyor.

Buğday ya da patates unundan yapılan mantıyı andıran knedliky, krema soslu et yemeği svickova, fırında biftek, ekmek ve özel sosla hazırlanan domuz etinden vepřo-knedlo-zelo, Prag jambonu, patatesli pancake, patatesli ve mantarlı çorba tadına bakmanız gerekenlerden. Yeni tatlara açık değilseniz, civarda yer alan Türk restoranları imdadınıza yetişebilir.

Ayrıca eski kent civarında hemen her sokak arasında karşılaşacağınız bir Slovak tatlısı olan Trdelnik de denenmeyi hak eden yiyecekler arasında. Çek tatlıları genel olarak kreplerden ya da içerisi meyve dolu mantılardan oluşuyor. U Modre Kachnicky’de Çek biraları ile servis edilen modern lezzetleri kaçırmayın. U Vejvodu, Prag’ın en iyi baharatlı gulaşını servis ediyor.

Güzel bir şehir manzarası sunan bu restoranları deneyimlemek için da yemek yemek için akşamı beklemelisiniz çünkü, daha öncesinde yapmanız gereken şey şehrin eski kafelerinden birinde güne kahve ve kek ile başlamak. 19. yüzyıldan beri Prag’ın kafeleri aynen Avrupa’da olduğu gibi sanatçı ve entelektüeller için bir buluşma noktası olagelmiş. Halen birçoğunun o eski ihtişamlı görüntüsünü koruduğu mekânlar, kahvaltı ya da öğle yemeği için ziyaretçilerini bekliyor.

Kendine özgü gelişmiş bira kültürüne sahip Prag’da, neredeyse adım başı küçük bir birahaneye rastlamak mümkün.

Prag alışveriş

Ürünler çok iyi kalitede olmasa da Vltava Nehri üzerinde bulunan Karl Köprüsü boyunca alışverişin keyfi bambaşka. Sokak sanatçıları suluboya şehir manzaraları, ucuz mücevherler ve Franz Kafka görselli hediyelikler satıyorlar.

Dünyanın en iyi kristal ve cam ürünleri (Bohemya Kristalleri) de yine Prag’da satılıyor. Old Town meydanındaki mağazaların vitrinleri göz kamaştırıcı güzellikte eşyalar ile dolu. Ayrıca Prag’dan alınabileceklerden en güzeli Çek biraları. Prag’a özgü bir likör olan Becherovka da güzel bir hediye olabilir.

Prag’ın en eski pazarlarından Havel Pazarı’nda (Havelsky Trh) her tür sebze, meyve, hediyelik eşya, takılar ve oyuncaklar bulunuyor. Bubenske Nabrezi’de kurulan ve ağırlıklı olarak Asya yapımı elektronik eşyaların ve spor malzemelerin satıldığı Prag Pazarı’nda ise (Prazska Trznice) ikinci el eşyalar satılıyor.

Prag gece hayatı

​1989’dan itibaren Prag’ın eğlence hayatı çok zengin seçeneklerle dolu bir hâl aldı. Kukla ve pandomim şovları, tiyatro ve klasik müzik konserlerinin yanı sıra kulüplerin, diskoların ve barların sayısının da hızla arttığı Prag’da bir kukla gösterisine ve klasik müzik konserine katılmadan dönmeyin.

Şovlar ve gösteriler İngilizce olmasa da problem değil, Ulusal Marionette Tiyatrosu’ndaki muhteşem performanslar için dil bilmeye gerek yok. Mozart’ın müziği ve Çek müzisyen Dvorak’ın eserleri şehir genelindeki konserlerde düzenli olarak yer alıyor. Smetana Hall’da unutulmaz bir akşam için ya da görkemli Old Town şapellerindeki performanslara ucuz bir bilet alın ve keyfini çıkarın.

Prag’ta lüks gece kulüplerinden hoşlananlar için Tretters, yine şık ama daha rahat mekanlar için Buddha Bar, Bar and Books ve Bombay en popüler mekanlar.

prag sokakları

Prag’da nerede kalınır

Bölümlere ayrılan ve her bölüme bir numaranın verildiği Prag’ı ilk kez ziyaret ediyorsanız ve şehrin en gözde turistik yerlerini görmek istiyorsanız, kalacağınız en iyi yer Prag 1. Şehrin tarihi merkezine ve Old Town (Staré Město), New Town, Lesser Town, Little Quarter (Malá Strana) ve Prag Kalesi gibi en gözde turistik mekânlara ev sahipliği yapan Prag 1’de kalmak tüm bu turistik alanlara kısa bir yürüyüş mesafesinde olmanız anlamına geliyor.

Eğer biraz daha uzakları keşfe çıkmak isterseniz, elinizin altındaki toplu taşıma sistemi bunun için mükemmel bir yol. Lüks oteller kategorisinde yer alan Hotel Residence Agnes, Old Town meydanına sadece 600 metre mesafede, mükemmel restorasyonuyla tarihi bir yapı.

Aynı şekilde 16. yüzyıldan kalma bir Barok konağında yer alan görkemli butik Alchymist Grand Hotel & Spa ise Prag Kalesi ve Charles Köprüsüne çok yakın. Ayrıca Prag 1’de de bulunan zarif Four Seasons Hotel Prag, Charles Köprüsü’nden sadece birkaç adım ötedeki Vltava Nehri’ne bakıyor.

Orta sınıf oteller için, Prag’ın en büyük parkının yakınında sakin bir konumda bulunan Boutique Questenberk, kentin ve Strahov Manastırı’nın güzel manzaralarını sunuyor.

Prag Kalesine yalnızca kısa bir yürüyüş mesafesinde yer alan otelin yanı sıra, nehir boyunca, hareketli Wenceslas Meydanına yürüyerek 5 dakika mesafede bulunan Design Hotel Jewel Prague, miras listesinde yer alan altın boyalı tavanı ve misafirlere özel küçük dokunuşları ile popüler bir orta sınıf seçeneği.

Tramvay ve metro istasyonlarına yakın bir zincir otelde konaklamayı düşünürseniz, Prague Marriott, Old Town Meydanı’na kısa bir yürüyüş mesafesinde yer alıyor, ayrıca yüzme havuzu ve spor salonu hizmetleri de var.

Uygun fiyatlı otellerde konaklayarak tasarruf etmek için turistik merkezden biraz daha uzakta kalmanız gerekiyor. Tramvay durağına yakın olan Aparthotel City 5, Prag Kalesi’ne 10 dakikalık mesafede, modern daire tarzı apartlar sunuyor. Diğer popüler ekonomik seçenekler arasında Miss Sophie’s Hotel ve modern B & B Hotel Prague City bulunuyor. Her ikisi de Old Town Meydanı’na 20 dakikalık yürüme mesafesinde.

prag şehri

Prag’a nasıl gidilir

Prag’ın cazibesinin önemli bir parçası, yılın herhangi bir zamanında ziyaret etmek için uygun bir yer olması. İlkbahar ve sonbahar aylarında kent, genellikle yaz mevsiminde çok sıcak orta Avrupa sıcaklıklarına ulaşırken, kışlar uzun ve soğuk olabiliyor.

Ancak Prag muhteşem Noel kutlamaları için mükemmel bir atmosfere sahip. Temmuz ve Ağustos aylarında şehir turistlerle dolup taşarken, Kasım, ocak ve şubat aylarında kesinlikle daha az ziyaretçi ağırlıyor. Kartpostal güzelliğindeki kareler için karın yoğun olarak yağdığı aralık ve ocak aylarını tercih edebilirsiniz.

Türk Hava Yolları, İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Prag Ruzyne Havalimanı’na direkt seferler düzenliyor. Türk Hava Yolları ile İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan, Pegasus Havayolları ile de Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan haftanın her günü, 2 saat 40 dakikalık direkt uçuşlarla Prag Ruzyne Havalimanı’na uçabilirsiniz.

Prag kent merkezine 20 km olan havalimanından şehir merkezine ulaşmak için toplu taşıma, dolmuş taksi, taksi ve shuttle seçeneklerini kullanabilirsiniz. Airport Express Bus ile yarım saatte Prague Main Station’a ulaşmak mümkün.

Havalimanına şehir merkezinden direkt raylı sistem hizmet veren toplu taşıma bulunmuyor. Havalimanından kalkan otobüslerle en yakındaki metro durağına ulaşabilirsiniz. Şehir içi ulaşımda otobüs, metro ve tramvay için aynı bilet kullanılıyor. Biletleri gazete bayileri ile bilet makinelerinden alabilirsiniz.

prag rehberi

Prag’ın ana tren istasyonu Praha Hlavní Nádraží, kubbeleriyle yeni sanat mimarisinin harika bir örneği. Prag’ın diğer uluslararası tren istasyonu Nádraží Holešovice, Berlin, Viyana ve Budapeşte’ye giden trenlerin kalkış noktası ve kentin en büyük 2. istasyonu. Kentin kuzeyinde kalan Nádraží Holešovice, C hattındaki Wencelas Meydanından sadece birkaç dakika uzaklıkta bulunuyor üstelik metro ile şehir merkezine bağlantısı da var.

Prag’ın birçok Avrupa kentine doğrudan demiryolu bağlantısı olması ve yüksek hızlı ve gece trenleri ile uluslararası alanda iyi bir hizmet vermesi ulaşımı kolaylaştırıyor. City Night Line yataklı trenlerinin Prag’dan Almanya’ya seferleri var.

Avusturya sınırından Viyana’ya kadar giden ve Prag ve Çek Cumhuriyeti’nin diğer büyük şehirleri Brno and Ostrava arasında dolaşan, ülkenin yerel yüksek hızlı trenleri Çek Pendolino’yu kullanabilirsiniz. Prag’da ucuz olan toplu taşıma sistemi, şehri dolaşmanın en iyi yolu. Metro, tramvay, otobüs ve füniküler kullanabileceğiniz toplu taşıma araçları.

Biletleri (jízdenky) önceden almanız ve tramvay, otobüs ve metroya girerken damgalatmanız gerekiyor. Bu işlem, kentteki her türlü toplu taşıma için geçerli. Biletleri bilet makineleri, tütün dükkânları, turist bilgi merkezleri ve kırmızı sarı DPP amblemi olan tüm dükkânlardan temin edebilirsiniz. Tek seferlikten, 3 günlüğe kadar farklı çeşitleri bulunuyor.

Tarihi miras meraklıları için araştırılacak ve görülecek çok şeyin bulunduğu Çekya‘nın başkenti Prag’da, bu barok cevherinin güzelliğinin nereden geldiğini anlamanın en iyi yolu Karl Köprüsü’nde alacakaranlıkta dolaşmak ya da Vltava Nehri’nde kürek çekmek. Köprüler, kuleler ve yükseklerdeki kaleleri ile Prag, kente gelen ziyaretçilerin unutulmaz anılarla evlerine döndükleri bir şehir.

5 YORUM 💬

  1. Teşekkürler Aralık ayında gideceğim inşallah ve ilk tek başıma seyahatim olacak yazınız benim için iyi bir rehber olacak

    • Merhaba sanırım gezinizi gerçekleştirdiniz. Paylaşabileceğiniz tecrübeler var mı acaba? Kaç gün kaldınız nerde kaldınız? Bir akşam etkinliğine katıldınız mı? Buradaki yerlerin hepsine gittiniz mi? Cesky Krumlov’a uğradınız mı?

  2. Gerçekten faydalı ve güzel bir paylaşım olmuş emeğinize sağlık. Devamı gelir diye düşünüyorum.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın