Capri Adası, Napoli Körfezinin güneyinde, Sorrentine Yarımadası açıklarında yer bir ada. Roma döneminden bu yana coğrafyanın en gözde sayfiye yerlerinden biri olmuş hep. İki defa ziyaret etme fırsatı bulduğu bu enfes ada, dünyaca tanınan şarapları, etkileyici mavi mağaraları, gökyüzüne uzanan tepeleri ve imparatorluk döneminden kalan mimari yapıları ile İtalya’nın ünlüsü

Napoli Körfezinin güneyinde yer alan ada, ünlü oyuncuların, yazarların ve zenginlerin favori bölgelerinden. Begonvillerin süslediği nefis sokakları, hoş evleri ve her açıdan görünen masmavi şahane deniz manzarası ile Capri’nin her yanı limon ağaçları, çiçekler ve kuşlar tarafından kuşatılmış.

Capri Adasına iki defa gitme fırsatım oldu. Napoli, Capri Adası, Pompeii, Sorrento, Positano ve Amalfi gezisi yaptım. Bu coğrafya hemen her açıdan çok ama çok etkileyici. Capri, tadını insanın damağında bırakan yerlerden. Balayı tatili için gidilebilecek romantik bir havası var.

Malta

Gezilecek ve görülecek yerleriyle de ilgi çekmeyi başaran, sadece 11 kilometrelik küçük bir ada olmasına rağmen, tatil rotasına girmeyi başlıbaşına hakedecek haklı bir cazibeye sahip.

Capri Adası Gezi Rehberi

Capri Adası, Campania bölgesinin başkenti Napoli’ye bağlı. Adının Yunanca ‘Kapros’ (vahşi domuz) kelimesinden türediği sanılıyor. Sadece 6 kilometre uzunluğunda ve 2 kilometreden biraz daha geniş olan ada, Sorrento’nun bulunduğu sarp, dağlık Amalfi yarımadasının bir uzantısı.

Roma İmparatoru Tiberius’un adaya 12 villa yaptırıp, ölümüne çok yakın bir zamana kadar, yaklaşık 10 yıl, burada yaşaması adanın ününün dünyaya yayılmasına neden olmuş. Tüm imparatorluğun yönetim merkezine dönüşen ada bugün İtalya’da en çok turist çeken yerlerden biri.

İmparator Augustus ve Tiberius’un antik Roma’nın karmaşasından kaçmak için pastoral Capri adasına kaçmalarına şaşmamalı. İngiliz Yazar D.H. Lawrence, “Dedikodulu, villalarla dolu, kat kat kireç taşlarıyla bezenmiş, cenneti çok andıran ama dünyayı hiç andırmayan bir yer” benzetmesini yaparak adadan ne kadar etkilendiğini dile getirmiş.

Capri Adası, geçtiğimiz yüzyıllarda asillere ev sahipliği yaparken şimdilerde jet sosyeteyi sık sık misafir ediyor. 1960’lı yıllarda ünlü akını nedeniyle magazin basınının kamp kurduğu adada sık sık tatil yapanların arasında Jacquline Onassis, Elizabeth Taylor ve Brigitte Bardot gibi isimler yer alıyor.

Ada sadece turistlerin değil İtalyanların da gözde yerlerinden. Yaz dönemlerinde sokaklar canlı ve kalabalık. Capri’nin kasaba merkezi küçük ve sempatik. Aklınıza gelebilecek pek çok lüks mağaza burada yer alıyor. Küçük butikler ve tasarım ürünleri satan güzel mağazalar var.

Capri Adası, her biri ayrı karakterlere sahip Capri ve Anacapri diye iki bölgeye ayrılıyor. Capri, Marina Grande’de feribottan indiğiniz yer iken, Anacapri adanın yüksekte kalan diğer kısmı. Sosyete ve zengin İtalyanlar Anacapri’deki villalarda otururken, ada çalışanları ve bir çok yerlisi ise Capri’de yani daha alçak olan bölgede yaşıyor.

Capri’ye her mevsim Napoli ve Sorrento’dan yaz aylarında ise Positano ve Amalfi’den feribot ve hızlı gemi Hydrofoil ile ulaşmak mümkün. Eğer kışın ziyaret etmek isterseniz feribotlar kötü hava koşulları nedeniyle sık sık iptal edilebiliyor.

CAPRI ADASINA NASIL GİDİLİR
✈️ Türk Hava Yolları haftanın her günü İstanbul Havalimanı ile Naples International Airport (NAP) arasında seferler düzenliyor. Uçuş süresi ise 2 saat 15 dakika. Naples Alibus Airport Shuttle ile (4€) 25 dakikada Porto di Molo Beverello’ya gidin. Capri Adasına Napoli, Sorento veya Amalfi’den feribot var.

Napoli’den Capri’ye
yavaş feribot (12€) ile 1 saat 20 dakikada veya yüksek hızlı feribot (19€) ile 50 dakikada gidilebilir. Neredeyse her saat feribot var, biletinizi gişeden veya webden alın. İnternet çıktısı kabul edilmediğinden oraya gidince kuyruğa girip biletinizi gerçek bilete dönüştürmeniz şart. Bilet başına 1 valiz hakkınız var ve artı her bir valiz için ek ücret ödüyorsunuz.

Marina Grande, Capri Adasındaki varış yeriniz. Buradan merkeze füniküler, taksi veya otobüsle gidebilirsiniz. Marina Grande-Capri Centro füniküler 1,80€, otobüs (1,80€). Eğer Mavi Mağara’ya gidecekseniz Anacapri’den kalkan otobüse binin. Anacapri’yi gezdikten sonra da Porto di Marina Grande’ye otobüsle geçin.

Eğer Roma’dan Capri Adasında geçmeyi düşünüyorsanız; Rome Fiumicino Havalimanından Leonardo Express shuttle train ile Roma Termini merkez istasyona geçin. Oradan Napoli trenine geçin. Eurostar Freccia Rossa treni (40€) en hızlı tren ve 1 saate Napoli’ye ulaştırıyor. Intercity ise 2 saate Rome ve Napoli arası gidilebilir (20€). En ucuz ulaşım ise Interegional ile (10€) 4 saate Napoli’ye ulaşmak mümkün.

Sadece adada yaşayan kişiler kendi araçlarını kullanabiliyor. Arabalı vapura binişlerde aracınızın adaya kayıtlı olup olmadığı kontrol ediliyor. Yılın büyük bir bölümünde adaya araç getirmeniz yasak, sadece ada yerlileri araç getirebiliyor. Sadece Kasım ve Noel arasındaki zamanda aracınızla adaya gidebiliyorsunuz (feribotla).

CAPRI ADASINA NE ZAMAN GİDİLİR
Akdeniz iklimine sahip olan ada, özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görüyor. Ağustos ayı İtalyanların tatil dönemi olduğu için yerli turistlerin yoğunluğu nedeniyle pek tavsiye edilmiyor. Eğer ağustos ayında gidecekseniz, en azından tüm rezervasyonları önceden yapmaya bakın.

Yazın nüfusun çok yoğun olduğu göz önüne alınırsa Capri’yi ilkbahar ve sonbahar aylarında ziyaret etmek daha iyi bir seçenek. Eylül ayının özellikle ilk iki haftasının ise adanın en güzel zamanı olduğu söyleniyor. Ayrıca bahçelerden yükselen çiçek kokularının tadına varmak için mayıs ayı diğer bir seçenek olabilir.

Zamanı olanlar için ilkbahar ve sonbahar en güzel dönemler. Otellerin çoğu Anacapri’de yer alan bölgede yer alıyor. Deniz girmeyi düşünüyorsanız bildiğiniz Akdeniz otellerinden farklı olduğunu bilin. Deniz keyfi yapacaksanız burada kayalıklardan denize girmek durumundasınız.

Capri’ye gitmek için ya Yeşil Pasaport sahibi olmanız ya da Schengen vizesi almanız gerekiyor. Henüz hiç vize deneyiminiz olmadıysa Vize Nasıl Alınır ve Vize Ücretleri Ne Kadar blog yazılarım size yol gösterir.

Pasaportunuz yoksa Pasaport Çeşitleri ve Pasaport Başvurusu Nasıl Yapılır yazılarımı okuyun. Yurt dışına çıkarken yurtdışı çıkış harcı ödemeniz gerekiyor.

Napoli Gezi Rehberi blog yazıda, bölge ve civarda gezilecek yerler ile ilgili daha detaylı bilgiler paylaştım. Daha uygun ve verimli bir Capri Adası tatili yapmanız için Seyahat Rehberi kategorisindeki uygun otel nasıl bulunur, vize/pasaport blog yazılarıma göz atın.

Capri Adası Gezilecek Yerler

Kayalık bir adanın zirvesine kurulu zarif butikleri, hoş mekanları ve dizayn dükkanlarıyla, uçsuz bucaksız bir maviliğin ortasında şahane bir ada.

Napoli ve Capri gezisi sonrası Amalfi’ye geçip Positano, Sorrento, Pompeii gezisi yapıp dönerseniz harika bir rota olur. Benim gibi Sorrento’da konaklamanızı öneririm.

1. Marina Grande

Marina Grande (Büyük Liman), Capri’nin ana limanı. Ana kara ile ulaşımın sağlandığı bir üs özelliğinde. Marina Grande’de indiğinizde, renkli eski binaların sıralandığı bir kıyı sizi karşılıyor. Bir zamanlar balıkçıların teknelerinin bırakıldığı, balıkların depolandığı ambarlar şimdilerde restoran, bar ve kafeye dönüşmüş durumda.

1958’de Sophia Loren’in oynadığı ‘It Started in Naples’ filmiyle büyük sükse yapan Marinanın batısında bulunan 17. yüzyıldan kalan San Costanzo Kilisesi, eski imparatorlardan Augustus’un sarayı Palazzo a Mare’nin kalıntıları ve Tiberius sahili hala duruyor.

Marina Grande’nin hemen ardında yükselen dik yamaç ve kayalıklarıyla ada ilk izlenimiyle aklınızı başında almıyor. Bunun için sabretmeniz gerek. Capri’den Anacapri’ye otobüs ya da minibüsle 15 dakika süren bir yolculuk için kendinize cam kenarında bir yer kapın ya da ağır ağır yürüyerek çıkın.

Minibüsler Anacapri’nin merkezi Piazza Umberto I meydanına yakın yerde indiriyor. Diğer bir alternatif de Marina Grande’den limon bahçeleri arasında geçen, 3 dakika kadar sürecek fünükiler ile (1.60€) adanın güzel kalbine geçmek.

Adı Yunancada ‘Capri’nin üstü’ anlamına gelen Anacapri, adanın en yüksek kısmı ve 1900 yıldan beri entelektüellerin uğrak yeri. Begonvillerle süslü dar ve şirin sokakları, her yandan görünen masmavi şahane deniz manzarası, hoş evleriyle Capri, kendine özgü ruhunu size göstermeye başlıyor.

2. Piazza Umberto

Piazza Umberto, adanın yaşam merkezini oluşturuyor. Bir zamanlar balık ve sebze pazarı olan meydan şimdilerde şık cafe ve restoranların, hediyelik eşya dükkanlarının, küçük pahalı butiklerin süslediği havalı bir her. Genç Raffaele Vuotton, 1938’de burada ilk barı açıp da birkaç masa koyunca, adanın sosyal merkezi haline gelmiş.

Sadece zengin ve ünlüler için değil, adayı ziyaret eden günlük turist kalabalığı için de favori bir buluşma yeri. Mekanlarda kahvesini ve içkisini yudumlayan misafirlere şöyle bir baktığınızda kadınların zerafetini erkeklerin şıklığını hemen sezebiliyorsunuz.

Resmi adı Piazza Umberto I olan meydan, geçmişte Frank Sinatra, Rita Hayworth, Julie Christie, Julia Roberts ve Mariah Carey gibi ünlülerin de sık sık uğradığı bir meydan olarak akıllarda yer etmiş.

La Piazzetta’nın şirin sokaklara ve dükkanlara ev sahipliği yapan meydandan rengarenk begonvillerle süslü dar sokaklara dalın, ihtişamlı villaların yüksek kar beyazı duvarları ardına gizlenmiş zenginliği ve hissedin. Akşam saatlerinde kalabalığın ve hareketin arttığı meydanda aperitif bir şeyler atıştırmak, limoncello ve biberli taralluchi içmek bir geleneğe dönüşmüş.

Santo Stefano Katedrali (Chiesa di Santo Stefano), meydanda yer alan bir 17. yüzyıl kilisesi. Dini bir yapı topluluğu olan Chiesa di Santo Stefano’dan günümüze saat kulesi ile belediye binası dışında bir şey ulaşmayı başaramamış. Antik girişin üzerinde yer alan Torro dell’Orolgio çan kulesi en dikkat çeken yapılardan.

Malta

Meydana açılan daracık sokaklarda dolaşmak çok keyifli. Tabi çok kalabalık değilse. Hemen arkada paleontolojik ve natüralist kalıntılar barındıran Museo Ignazio Cerio görülecek yerler listesine eklenebilir.

Umberto meydanından adanın diğer tarafı olan Marina Piccola yönünde Via Vittorio Emanuele yolu boyunca yürümek gerek. Tasarım ürünlerinin sunulduğu küçük butikler, parfümeriler ve moda dükkanları bu cadde boyunca sıralanmış. Buradaki Centro Caprense Ignazio Cerio dükkanın Capri tarihi ile ilgili bilgileri almak için ziyaret edin.

3. Carthusian Manastırı

Carthusian Manastırı (Certosa di San Giacomo), adanın sanat merkezi olarak tanınan yapılarından. Castiglione ile Tuoro tepeleri arasında bulunan manastır St. James’e adanmış. 1371 yılına kadar uzanan tarihinde adanın önemli bir dini buluşma noktası olan yapı, 16. yüzyılda korsanlar tarafından yağmalandı.

İçerisinde kütüphane, müze, kilise ve manastıra ev sahipliği yapan tarihi bina 2010 yılında restore edilerek yeniden hizmete açılmış. Manastır, pazartesi hariç haftanın 6 günü 09.00-17.00 saatlerinde ziyaret edilebiliyor. Carthusian Manastırı giriş ücreti 6€. Giriş ücretine Agustus’un Bahçeleri de dahil.

4. Giardini Di Augusto

Marina Piccola’da bulunan Giardini Di Augusto (Agustus’un Bahçeleri), bir tepe üzerinde teraslı bahçelerden oluşuyor. Deniz manzaralı bahçeler, yılın her dönemi esen rüzgarla birlikte ziyaretçilerin nefis manzaranın keyfini çıkardıkları bir yer.

Zigzaglı bir patika yoldan oluşan, 100 m aşağıya doğru uzanan Via Krupp, alman silah tüccarı Friedrich Krupp’un eseri. Marina Piccola ile Agustus’un bahçelerini birbirine bağlayan bu yol, adanın en etkileyici manzaralarından biri.

Bahçe, pazartesi hariç haftanın 6 günü 09.00-17.00 saatlerinde ziyaret edilebiliyor. Giardini Di Augusto giriş ücreti 6€. Giriş ücretine Carthusian Manastırı da dahil.

5. Marina Piccola

Marina Piccola, yüzmekten hoşlananlar için tam anlamıyla bir cennet. Adanın en etkileyici plajlarının bulunduğu yer Capri’nin ana otobüs terminali olan Piazzetta d’Ungheria’dan otobüsle 10 dakika süren plajda ücretli tesisler ve havuzlar var.

Bu havuzlar içerisinde en meşhur olanı La Canzone del Mare. Ünlülerin de tercih ettiği bu yüzme havuzunun deniz kıyısındaki restoranı manzarasıyla etkileyici. Marinanın ortasında yer alan ve deniz kızı kayalığı anlamına gelen Scoglio delle Sirene farklı efsanelere konu olmuş.

6. I Faraglioni

italya capri gezi rehberi

Faraglioni, deniz üzerinde yan yana duran üç kaya parçası. Capri ile özdeşleşen ve adayla ilgili en çok bilinen yerlerden biri. Capri’nin güney kıyısında Punta Tragara’da bulunan bu kayalar, kireç taşından meydana gelmiş. Kıyıya bağlantısı olan tek kayanın ismi Faraglione di Terra.

İkinci kayanın Mezzo ve Stella olmak üzere iki adı var. Karaya en uzakta olan kayanın ismi ise Scopolo. Deniz erozyonunun yaşandığı kayaların altındaki tünelden küçük botlar ile geçilebiliyor.

7. Casa Rossa

Casa Rossa(Kırmızı Ev), adada tasarımıyla fark yaratan bir villa. Amerikalı Albay J.C. MacKowen tarafından yaptırılan ve günümüzde sanat galerisi olarak kullanılan Casa Rossa, Anacapri’nin merkezinde yer alıyor. 1899’de yapımı tamamlanan, Pompeii kırmızısına boyalı ev adanın en dikkat çeken yapılarından.

Sanatçılar, film yıldızları ve milyonerlerin tatil mekanı Capri’ye yakışır bir güzellikte olan bina, günümüzde sanat galerisi olarak kullanılıyor.

Heykellerle süslü Sanat galerisi, mart ve nisan aylarında 10.00-16.00, mayıs ayında 10.00-17.00, hazirandan eylül ayına kadar 10.00-14.00 ve 17.00-20.00, ekimden aralık ayına kadar ise 10.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Casa Rossa giriş ücreti 3,50€.

8. Villa San Michele

Villa San Michele, 1885’te adaya gelen İsveçli hekim Axel Munthe’nin yarattığı rüya gibi bir ev. Capri meydandan kısa bir yürüyüşle ulaşılabilen villa, Capri’nin sarp kayalıklarının tepesinden konumlanmış bir Yunan tapınağını andırıyor. Aziz Michele’e adanmış eski bir şapelin kalıntılarının üzerine yapılmış.

Napoli Körfezine bakan villa, denize, dalgaların sesine, rüzgara ve ışığa açık bir mimariyle yaratılmış. Etkileyici bahçesinde bir Yunan mezarı ve tüm Capri Adası manzarasına bakan granit bir Sfenks heykeli var. Sütunlu dairesel çardaklar, granit sfenksler, lahitler ve büstler ile gözl alıcı.

Axel Munthe Müzesi olarak hizmet veren Villa San Michele, yılın her dönemi 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Villa San Michele giriş ücreti 8€.

9. Grotta Azzurra Mağarası

Grotta Azzurra (Mavi Mağara) dünya çapındaki ününü, adını borçlu olduğu, gümüş ışıklar saçan berrak mavi sudan alıyor. Arkeologların zenginlerin eğlendiği bir yer olarak ifade etse de suyun üzerine yansıyan ışıklar görsel bir şölen sunuyor.

Adanın yerlileri tarafından uzun zamandır bilinse de bu doğa harikası mağaranın tüm dünyada tanınması 1826’da Polonyalı şair August Kopisch ve İsviçreli sanatçı Ernest Fries’ın mağarayı ziyareti ile gerçekleşmiş.

Grotta Azzurro’ya giden tekne turları var ve yaklaşık 2 saat sürüyor. Mağaranın içerisine sadece küçük tekneler girebiliyor.

10. Certosa Di San Giacomo

Carthusian Monastry

Certosa Di San Giacomo, barok döneme ait fresklerin bulunduğu bir kilise. Bir dönem keşişlerin yaşadığı ve günümüzde liseye dönüştürülen manastır, uluslararası sanatçıların eserlerinin sergilendiği Quarto del priore ve Alman Ressam Diefenbach’ın hayatının sonuna kadar yaşadığı ve eserlerinin sergilendiği Museo Diefenbach mutlaka görülmeli.


Anacapri’nin kuzeydoğusundaki uçurumlu yamaçta, denizden 412 metre yükseklikte 1535’te Barbaros Hayrettin Paşa’nın tutsak edildiği ve ününden dolayı onun adını taşıyan Barbarossa Kalesi bulunuyor.

Monte Solaro, Capri Adasının 589 metre yükseklikteki bir tepe. Ceviz ağaçları ile dolu teraslı çok güzel manzaralı tepesine çıkmak için teleferiğe binin. Anacapri’den teleferikle 12 dakikada ulaşılıyor. Üzüm bağları, limon, ceviz ağaçları bahçelerinden geçen yolculukta Anacapri, deniz ve açık havalarda Napoli Körfezi ile görkemli Vezüv yanardağı manzarası şahane. Berrak günlerde Salerno Körfezine kadar bir alanı gözlemleyebilirsiniz. Procida ve Ischia adaları da yine gözler önünde.

Limon, Campania bölgesi, Ischia ve Capri’nin vazgeçilmez meyvesi ve bu coğrafyada limonlar, bildiğimiz limonlardan çok farklı, en küçüğü portakal boyutunda ve sapsarı. Limon ile hazırlanan alkollü içki Limonçello da bu bölgenin sert içimli keskin tatlı vazgeçilmez likörü. Üretilen ürünlerin hemen hepsinde ana tema limon.

Güney İtalya’nın başlangıç lezzetleri arasında buffalo mozzarella, Caprese salatası, fesleğenin değdiği tüm yemekler tavsiye ediliyor. Yemekten yana tercihiniz Margharita pizza olabilir. Odun fırınında pişen çıtır pizza, peynirle domatesin birbirine karışan kokusuyla pek bir leziz burada.

Capri’de ise ağırlıklı olarak deniz ürünleri ve deniz ürünleriyle yapılmış risotto, spagetti tadılabilir. Güney İtalya klasiği buzlu limonata ve limon özlü bir içki olan limoncello’yu içmeden dönmeyin.

Tavsiye restoranlar atmosfer, manzara, servis, yemekler ve tatlılarıyla gönlünüze hitap edecek, meşhur Grotta Azzurra mağarasının hemen yanındaki Ristorante IL Riccio ve diğeri de bir meze bar ve tatlı barı da olan Da Paolina Lemon Trees. Şehrin en iyi restoranlarından biri olan Aurora ile nefis Capri manzarasıyla At Mammà keyifli bir akşam yemeği için adresiniz olabilir.

İyi restoranlarda, iyi bir akşam yemeği düşünüyorsanız gündüzden rezervasyon yapmaya bakın. Özellikle yaz sezonu meydanda ve diğer bir çok yerde saatlerce masa beklemek zorunda kalabilirsiniz. Gece 01.00’de kapılarını açan Number Two’da house müzik dinleyebilirsiniz.

Adadan keyifli anılar ve fotoğraflar dışında hediyelik bir şeylerle dönmek isteyenler için seramik magnet, bardak altlığı, kâse önerilerim arasında. Seramik ürünlerin ebatları büyüdükçe fiyatları da yükseliyor. Şık şişelerde satılan limoncello’dan birkaç şişe alın.

Akdeniz’in en ünlü adalarından biri olan Capri, İtalya’nın güneyine, Napoli’ye gelenlerin uğrak noktası. Capri gezilecek yerleri, tarihi, mimari ve doğal güzellikleri ile dikkat çeken bir ada. Capri, filmlere konu olan sokakları ve doğal manzaralarıyla etkileyici bir deneyim sunuyor.

Önceki blog yazısıHallstatt Gezilecek Yerler
Sonraki blog yazısıSaraybosna Gezilecek Yerler
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

17 YORUM

  1. Capri Adası’nda büyük ve güzel bir oteli Türk iş adamalarından biri aldı diye duymuştum. Kesinlikle buranın ayrı bir ruhu var. Napoli civarındaki her yer bana büyük usta Maradona’yı hatırlatıyor.

    • Baktım ama göremedim. Marina Piccola diye yazmışım doğru şekilde.

      “Marina Piccola’da bulunan Giardini Di Augusto (Agustus’un Bahçeleri), bir tepe üzerinde teraslı bahçelerden oluşuyor. Deniz manzaralı bahçeler, yılın her dönemi esen rüzgarla birlikte ziyaretçilerin nefis manzaranın keyfini çıkardıkları bir yer.”

    • Lokasyonlarda gariplik neden olsun? Piazza Umberto Capri Adasında zaten. Anacapri de Capri Adası yine. Capri Adası’nın Anacapri bölümünün en güzel meydanı Piazza Umberto.

      • Google mapte Piazza Umbertoyu Capri Adasının Capri bölümünde gösteriyor. Kendime rota oluşturuyorum da kusura bakmayın ondan çok inceledim.

  2. Yazınızı okudum. Teşekkürler paylaşımınız için. Verdiğiniz feribot fiyatları gidiş/ dönüş mü acaba?

  3. Elizabeth Taylor’un ziyaret ettiği bir yer ne kadar ucuz olabilir ki ? Güzel bir kamp yapabileceğimiz alan olsaymış çok güzel olurdu hani. Oteller genel olarak pahalı, sonbahar veya ilkbahar dışında tercih edilebilecek gibi bir yer olmasa da, fotoğraflara baktıkça gidesi geliyor insanın…

  4. Kışın kimse yok, dükkanlar kapalı. Yazın dükkanlar açık, sokaklar fena kalabalık. Oturmak için beklemek gerek. Aklınızda olsun

  5. Yazın değil de sonbaharda gidin, bu sene turist patlaması vardı İtalya’da Capri de nasibini almış. Çok kalabalıktı. Biz Napoli’de kalıp günübirlik gezmeye gittik. 1 tam gün zaten fazlasıyla adayı görmeye yeterli.

  6. Yaz aylarında hele de benim gibi haftasonu gidiyorsanız deli kabalığa hazır olun. O meydanlarda yürüyecek yer kalmıyor, bırakın oturacak yer olsun. Yerli yabancı dolu.

  7. La Grotta Azzurra ve Ana Caprinin şirin dükkanları benim favorim. El yapımı fonkiyonel mobilyaları çok ilginç gelmişti bana. Villa San Michele ve Axel Munthe Müzesi tavsiyem benim de.

  8. Sanatçılar, müzisyenler, doğa ve deniz meraklılarının görmesi gereken yer. İtalyan sosyetenin uğrak noktası. Kalbalığa hazır olun. En güzel tarafı her yanından çok güzel masmavi denizi görüyorsunuz. Adanın tepesine çıkmak için sahil kısmından kalkan minik otobüsleri kullanın. Günübirlik geziyle de gezilir, ada pahalı.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın