Centro Storico, Napoli’nin tam kalbinde olan tarihi merkezinin adı. Bir zamanlar orijinal bir Yunan şehri olan Neapolis üzerine kurulmuş. Halen o zamanlardan beri var olan dar sokaklara sahip. Spaccanapoli o dönemlerin en bilinen Yunan sokaklarından biriydi. İtalya tarihi kent merkezlerinin en büyüğü olan yer, pek çok ilgi çekici daracık sokaklar, kiliseler ve harika anıtlarla dolu.

Tarihi bölge Centro Storico’nun ana caddesi olan Spaccanapoli, yaklaşık 1 km uzuyor. Sokakta bulabileceğiniz bir çok ufak ve enteresan dükkanları dünyanın başka bir yerinde görmek pek mümkün değil sanırım. Ana cadde Spaccanapoli etrafında genişlemiş olan Napoli’nin tarihi merkezi Centro Storico, UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesinde yer alıyor.

Centro Storico
Piazza Gesù Nuovo ve Obelisco dell’Immacolata

Şehrin kültürel zenginliklerin çoğu UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi bölge Centro Storico’da yer alıyor. Buradaki Domenico Maggiore Meydanı, Spaccanapoli Caddesi, Piazza Gesu Nuovo, Via San Gregorio Armeno şehrin en sevilen yerleri.

Malta

Napoli Centro Storico

Napoli Centro Storico, şehrin en cazip bölgesi. Görülecek pek çok tarihsel miras var. Napoli gezinizin en az 1 gününü bu bölgeye ayırın. Sadece tarihi anıtlar ve binalar değil, yeme içme ve alışveriş için oldukça keyifli bir bölge. Şehrin en canlı ve kalabalık bölgesi olduğundan güvenlik ve olası hırsızlık konusunda dikkatli olmaya çalışın.

Piazza Gesù Nuovo, Napoli gezisinin en iyi başlangıç yeri olan UNESCO Dünya Mirası Listesindeki Centro Storico’nun kalbinde yer alan bir meydan. Chiesa Del Gesù Nuovo, Basilica di Santa Chiara ve birçok tarihi binaya baktığı için Napoli’nin en ünlü meydanlarından biri.

Obelisco dell’Immacolata, meydanın ortasında yükselen bir anıt dikilitaş. Üzeri mermer süslemelerle kaplı Günahsız Bakire’nin altın heykelinin yer aldığı anıt, Napoli Barok heykel sanatının en büyük örneklerinden biri. ‘Immaculate’in Kulesi’ olarak da bilinen anıt 1750 yılında Vatikan fonlarıyla meydana dikilmiş.

Chiesa del Gesù Nuovo (Yeni İsa Kilisesi), meydanın hemen yanında yer alan, 1470’lerde Salerno Prensi Roberto Sanseverino tarafından yaptırılmış görkemli bir kilise. İsa Tarikatı adıyla anılan bir Hıristiyan tarikatı Cizvitler’in Napoli’de yaptırdığı en önemli kilise.

Basilica Di Santa Chiara, meydandan hareketli sokak Scannapoli’ye doğru giderken hemen ilerde sağda yer alan görmeye değer bir kilise. Orijinal kilise Gotik tarzda inşa edilmiş, ancak 17. yüzyıldan 18. yüzyıla geçtiğinde barok tarzında yeniden restore edilmiş. II. Dünya Savaşı sırasında neredeyse tamamen yok edilmiş.

Orijinaline sadık kalınarak tekrar restore edildiğine inanılıyor. Napoli merkezdeki en önemli gezilecek yerlerden birisi. Çok huzurlu bir ortamı olan manastırda nefes kesici güzellikte İtalyan çinisi ile işlenmiş kolonlar ve banklar bulunuyor. Aynı sokak üzerindeki Scaturchio, bilinen en iyi pastanelerden biri. Napoli’nin tipik lezzetleri olan sfogliatelle yada babba’yı denemenizi önerimim.

Chiesa di Sant’Angelo a Nilo Kilisesinde durup Donatello ve Michelozzo tarafından yapılan Kardinal Branacci lahitinin yarım kabartmasını ve Marco Pino’nun tablolarını görebilirsiniz. Kilisenin hemen anında ufak meydan Piazzetta del Nilo bulunuyor. Burada Nil Nehri adına yapılmış mermerden büyük bir Roman heykelini görmek mümkün.

Piazza San Domenico Maggiore, Napoli gezisinde görmeniz gereken önemli bir yer. Meydanda keşişler tarafından yapılmış ve1656’te veba hastalığı yüzünden ölen Napoli’nin insanlarına adanmış San Martino Dikiltaşını görebilirsiniz. Meydana girdiğinizde solunuzdaki yapı olan Palazzo Petrucci, orijinal bozulmamış girişi ve avlusuyla kentin en eski yapısı.

Biraz daha ileride ise San Domenico Maggiore Kilisesinin girişi bulunuyor. Kilisede onuncu yüzyıldan kalma Romanesk kilisesinin orijinal kalıntılarını ve aralarında Pietro Cavallini’nin önemli fresklerini görebilirsiniz.

Aralarında Sanmartino’nun Veiled Christ Heykeli’nin (Örtülü İsa) de bulunduğu on sekizinci yüzyıl heykelleri ve tablolarını San Severo Chapel’i de ziyaret edin. Via Francesco De Sanctis, San Domenico Maggiore’nin yanında bulunan ve çarşamba–pazartesi günleri arasında saat 10.00’da açılan şapel, hafta içi 17.40, hafta sonu ise 13.10’da kapanıyor.

Meydanda bulunan San Domenico kafe de ufak kahve molası için ideal. Via Benedetto Croce yolu ile başlayarak, Via San Biago’ya doğru yürüdüğünüzde şehrin en canlı ve çekici yeri Spaccanapoli sokağına ulaşıyorsunuz.

Spaccanapoli, şehrin atmosferine kapılmak için harika bir yer. Piazza Gesu Nuovo’dan, Via Benedetto Croce yolu ile başlayarak, Via San Biago’ya doğru yürüdüğünüzde ulaşacağınız ünlü Scannapoli sokağı, eski Napoli merkezini ortadan ikiye bölüyor.

Antik Yunan döneminden beri var olan Scannapoli sokağı, cafe ve restoranları, turistlerin ilgisini çekebilecek şeyler sunan dükkanları ile gezmesi keyifli bir sokak. Bu bölge aynı zamanda sosyal hayatın önemli bir parçası.

Öyle ki pencereden uzanıp komşu avluya, hatta komşu meydana seslenen insanların şehri burası. Spaccanapoli’den devam edin, biraz vitrin alışverişi yaptıktan sonra Via San Gregorio Armeno’ya uğrayın.

Via San Gregorio Armeno, sanatçılar sokağı olarak biliniyor ve bölgeye özgü tasarımları burada görebilirsiniz. Via San Gregorio Armeno boyunca Noel ruhu tüm yıl boyunca örme taş kaldırımlarda, Via dei Tribunali ile Via San Biagio dei Librai arasında yaşamaya devam ediyor.

Noel Patikası olarak da bilinen bu yol bir çok zanaatkarın atölyelerinin bulunduğu ve Napoli’ye bu İsa’nın doğumunu simgeleyen eserler ile büyük bir ün kazandıran görülesi bir bölge. Bu şirin cadde dünyanın her yerinden ziyaretçileri tüm yıl boyunca kendine çekse de sokak Noel dönemi asıl ruhunu en hissettiriyor.

Sanatçılar tüm hünerlerini sokaklara döküyor, ara sokaklar, palazzi, her yerde İsa’nın doğumunun simgelendiği bu eserler sergileniyor. Gerçek bir Noel ruhu yaşamak isteyenlerin uğraması gereken renkli bir sokak burası. Küçüklü büyüklü İsa’nın doğumunu sembolize eden kundakların, bir çoğu ışık ve su elementleriyle süslenmiş oluyor genelde.

Toprak ve ahşaptan yapılmış çok özel figürler dükkanların vitrinlerini süslüyor. Kimisi kutsal kimisi değil tabi. 18. yüzyılda Napoli’yi çağrıştıran ve aralarında kasapların, fırıncıların, pizzacıların bulunduğu sembolik karakterler, Via San Gregorio Armeno’nun sanatçıları tarafından özenle hazırlanıyor.

Via Tribunali’de ise Napoli’nin yeraltı dünyasına açılan bir kapı var. Şehrin 40 metre derinlerine kadar inen Napoli Sotterranea (Naples Underground) kapısından girdiğinizde modern şehrin altında kalmış antik su kanallarına açılan bambaşka bir dünyada yolculuğa çıkıyorsunuz.

CENTRO STORICO NEREDE KALINIR
Napoli’de konaklama tercihim, sahilde yer alan Hotel Royal Continental oldu. Santa Chiara Maison, Napoli Centro Suite e Spa ve Suite Cervantes de gayet güzel merkezi konaklama seçenekleri.

İtalya’nın dünyaya en önemli armağanlarından biri hiç kuşkusuz lezzetleri. İtalya’da en iyi pizza, makarna ve kahvenin yapıldığı yer olarak bilinen Napoli’nin sokak lezzetleri, deniz ürünleri ve tatlı çeşitleri de unutulmamalı. Ayrıca La cucina napoletana kahvesi ve İtalyan dondurması gelato ile geleneksel İtalyan içkisi limoncello mutlaka denenmeli.

Türk Hava Yolları haftanın her günü İstanbul’dan Napoli’ye direkt seferler düzenliyor. İstanbul’dan Napoli’ye 2 saat 15 dakikada uçtum. Alitalia, Air Berlin, KLM ve diğer bazı havayolları da aktarmalı şekilde Napoli’ye uçuyor.

Büyük Avrupa şehirlerinden EasyJet, Meridiana, Germanwings ve Transavia gibi firmalar da Napoli’ye uçuyor. Uçak bileti kampanyaları ve hediye çeki fırsatlarıyla Napoli uçak biletini ucuza getirmek mümkün olabilir.

Köklü tarihi geçmişi, zengin mutfak kültürü, hareketli yaşamı ve çevresindeki antik kentleriyle Napoli, Güney İtalya’nın en güzel şehirlerinden biri. Dünyaca ünlü mutfağı, UNESCO Dünya Mirası eski merkezi, Pompeii Antik Kenti, Capri Adası ve Vezüv Yanardağı‘yla İtalyan kültürünün en keyifli ögelerini bir araya getiren sevdiğim bir tatil rotası. Ben sevdim, umarım siz de seversiniz.

Önceki blog yazısıEndonezya Vizesi
Sonraki blog yazısıEl Nido Tour C: Hidden Beach ve Matinloc Adası
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

2 YORUM

  1. Fotoğrafçılık kursu seçmek sanıldığı kadar kolay değildir.Fotoğrafçılık kursu seçerken nelere dikkat etmek gerekiyor ve fotoğrafçılık kursu seçimi nasıl yapılmalı soruları en çok sorulan sorulardan.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın