İspanya’nın ruhu ve kalbi olan Madrid, ülkenin en büyük şehri ve başkenti. Meşhur boğa güreşleri, etkileyici flamenko dansı, sanat müzeleri, yemyeşil park ve bahçeleri, hareketli meydanları ve yerel tatlar sunan kafe ve restoranları ile Madrid 24 saat yaşayan bir kent.

Kültürel tarihiyle öne çıkan şehir, dünyanın en hareketli gece hayatına sahip olmasıyla da büyük bir üne sahip. Madrid’de dinin yaşam ve mimari üzerindeki büyük etkisi yadsınamaz bir gerçek. Şehrin her noktasında bir kilise görmek mümkün.

madrid gezi rehberi

Madrid, İspanya’nın başkenti olduğu gibi Avrupa Birliği’nin Londra ve Paris’ten sonraki en büyük üçüncü şehri. Madrid, dünya çapında sayısız müzesi, muhteşem yemek kültürü ve tutkulu gece hayatıyla tüm ziyaretçilerine heyecan ve renkli bir yaşam sunuyor. Bu deli dolu şehir aynı zamanda Avrupa’nın en gözde iş merkezlerinden biri olmanın yanında eğlence konusunda en büyük rakipleri Barselona ile yarış içinde bulunuyor.

Şehrin ‘an için yaşa’ mottosu dünyaca ünlü Prado, Thyssen ya da Reina Sofia gibi müzelerden bile daha fazla nam salmış durumda. Madridliler genellikle biz yatağa girerken akşam yemeği yiyorlar. Sabahları da kahvaltı yapmak yerine gece yatmadan yemeyi tercih ediyorlar. Şehrin durmak bilmeyen gece hayatı sabaha dek tüm hızıyla sürüyor. Siz de bunun bir parçası olmadığınız sürece henüz İspanya’nın başkentini hiç yaşamamışsınız demektir.


Madrid Gezi Rehberi

Madrid, İspanya aristokrasisinin yaşamaya devam ettiği merkez konumunda. Tarihi dokuzuncu yüzyıla dek uzanan kent Arap Emiri I. Muhammed’in Manzanares Irmağı kıyısında bir kale yaptırması ile bir yerleşim merkezi haline gelmiş.

Kastilyalı VI. Alfonso tarafından 1085’de ele geçirilen Madrid, II. Philip’in 1561’de tahtını Valladolid’den şehre taşımasıyla birlikte gelişmeye başlamış. 1807-1814 yılları arasında Fransız işgali altında kalan Madrid, 1936-1939 döneminde yaşanan iç savaşın ardından İspanya’nın ve bölgenin en büyük şehirlerinden birine dönüşmüş.

On birinci yüzyılda Müslümanlardan alınan Madrid kurulduğu İber Yarımadası’ndaki Castilian Platosu’nun ortasındaki konumuyla, kendisinden en uzak kente bile yalnızca 7-8 saatlik mesafede. Deniz seviyesinden 646 m yükseklikte bulunan şehrin ortasından akan ünlü Manzanares Irmağı, buranın turistik önemini arttırıyor. Yeni açılan butik otelleri, leziz ve çeşitli mutfağı, dünyaca ünlü gece kulüpleriyle turistlerin gözdesi olan Madrid, tarih, sanat, lezzet ve eğlence sevenleri keyifle ağırlıyor.

Manzanares ile Jarama nehirlerinin arasında kalan bölgede kurulu olan Madrid, 3,2 milyon nüfusu ile İspanya’nın en kalabalık şehri. Çok kültürlü bir yapıya sahip olan kentin nüfusunun yüzde 15’i farklı ülke vatandaşlarından oluşuyor. Nüfusun yüzde 63’ü ise Katolik.

Madrid, Endülüs Dönemi’nden günümüze Kuzey Afrika ve Avrupa etkisi altında çok sayıda kültürel ve tarihi yapıya sahip bir şehir. Zengin sanat eserleri ile Avrupa’nın en görkemli sanat müzeleri, galerileri, park, bahçe ve meydanları, tarihi yapıları ve müthiş lezzetler sunan restoran ve kafeleriyle Madrid yılın her dönemi hareketli.

Madrid Gezilecek Yerler

Tarihi yerleri ve eski dokusuyla Madrid, adeta modern dünyadan geçmişte bir köprü niteliğini taşıyor. Valzquez ve Goya’nın eserlerinin yer aldığı Prado Müzesi, Lazaro Galdiano Müzesi, Thysseen Bornemisza Müzesi, Madrid Kraliyet Sarayı, Milli Kütüphane, Buen Retiro Parkı, Mayor Meydanı görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

‘Altın Üçgen’ adı verilen ve Madrid’in gurur kaynağı olarak görülen Museo del Prado, Centro de Arte Riena Sofia ve Museo Thyssen-Bornemisza müzeleri bir gün ayrılarak gezilecek kadar özel eserlere ev sahipliği yapıyor.

1850’de açılan dünyaca ünlü Madrid Operası, Orta Çağın ilk yıllarında Müslümanlar tarafından yaptırılan ve merkezde bulunan Arap Duvarı (Muralla Arabe), La Latina’daki San Miguel Bazilikası görülecek diğer önemli yerlerden.

1. Puerta del Sol

madrid-gorulecek-en-guzel-yerler

Puerta del Sol, Madrid’in kalbi. Güneşin Kapısı anlamına gelen Puerta del Sol, şehrin en hareketli meydanı. Meydanı çevreleyen tarihi yapıları, festivalleri, sokak sanatçıları ve çeşitli etkinlikleriyle bir panayır yerini andırıyor. Meydanın en ünlü yapıları ise Kral III. Charles Heykeli, Real Casa de Correos binası, Saat Kulesi.

Madrid gezilecek yerlere başlamak için en doğru adres olan meydan, aynı zamanda Madrid’in sembolü haline gelen çilek ağacı ve ayı heykeli, El Oso y El Madrano Heykeline (Ayı ve Madroño Ağacı) de ev sahipliği yapıyor. Ülkedeki tüm uzaklıkların ölçülmesi sonucu ‘sıfır kilometre’ kabul edilen taş plaka meydanın en çok fotoğraflanan noktası.

2. Gran Via

Gran Via Caddesi için Madrid’in kültür, sanat ve alışveriş sokağı demek yanlış olmaz. Tiyatro ve sinema salonlarının yer aldığı cadde, pek çok mağaza ve kafeye ev sahipliği yapıyor.

Bu kafelerden birinde oturup önünüzden akan kalabalığı gözlemlemek ve cadde üzerinde, sizi tarihte gezintiye çıkmış hissi yaşatan binaları izlemenin keyfini sürebilirsiniz. Gran Via’nın sonunda yer alan AZOTEA teras bar ise Madrid’i kuşbakışı seyredebileceğiniz etkileyici bir manzaraya sahip.

3. Plaza Mayor

madrid gezilecek yerleri

Plaza Mayor, Madrid’de şehir yaşamı deyince ilk akla gelen meydan. 17. yüzyıldan kalma meydanda Kral Felipe II’nin heykeli yer alıyor. İspanya tarihinin en önemli olaylarına tanıklık etmiş meydan kentin canlı belleği gibi. Geçmişte idam cezalarının infaz edildiği, geleneksel boğa güreşi gösterilerinin yapıldığı, kraliyet taç giyme törenlerinin yapıldığı bir yermiş. Kentin üzüntü, mutluluk ve sevinç gibi farklı duygularda bir araya geldiği buluşma noktası olmuş hep.

Madrid’in ünlü tarihi meydanı günümüzde ise festival ve kutlamalara ev sahipliği yapıyor. Ziyaretçiler, tam bir dikdörtgen şeklinde meydanı çevreleyen binalarıyla burayı Paris’teki Place des Vosges’e benzetiyor. Meydanda, Real Madrid takımının şampiyonluk kutlamalarına veya Noel’de kurulan stantlara denk gelebilir, yılbaşı gecesine denk gelirseniz sabaha kadar süren eğlencelere katılabilirsiniz. Elbette Plaza Mayor, yalnızca kutlama zamanı ziyaret edilecek bir yer değil, günün her saati meydandaki kafelerde oturup sangria’nızı içip, sokak sanatçılarını izlerken anın tadını çıkarabilirsiniz.

4. Madrid Kraliyet Sarayı

madridde görülecek yerler

Madrid Kraliyet Sarayı (Palacio Real de Madrid), Bailen Caddesi üzerinde yer alıyor. Avrupa’nın en büyük ve en dikkat çekici yapılarından biri olan saray, nefes kesen vadi manzarası, mimarisi, özgün dekorasyonu ve görkemli meydanlarla çevrili. 9. yüzyılda Müslümanlar tarafından inşa edilen Alcazar Kalesi’nin yanmasıyla yerine bu saray yaptırılmış.

Kraliyet ailesinin günlük hayatını geçirmediği Palacio Real de Madrid yalnızca resmi törenler için kullanılıyor. Kraliyet Sarayı’nın renkli odalarını ziyaretiniz esnasında İspanyol halkının renkli kişiliğinin geçmişten günümüze uzandığını fark edebilirsiniz. 2.800 odadan oluşan sarayın yalnızca 50 odası ziyarete açık.

5. Almudena Katedrali

madrid görülecek yerler

Almudena Katedrali İspanya kraliyet ailesinin evi olan Kraliyet Sarayı’nın kapı komşusu. Saraya çok benzeyen yapısıyla 19. yüzyıla ait bir kilisenin yapımı 100 yıldan uzun sürmüş. 1878’de Neo-Klasik mimari tarzda yapılmış. Prens Felipe’nin düğününün de gerçekleştirildiği katedralin Neo-Gotik bir çizgide enfes düzenlenmiş iç kısmı enfes.

6. El Retiro Park

madrid gezilecek en güzel yerler

Retiro Park (Parque Del Retiro), Madrid’in en fazla yeşil alanına sahip 130 hektarlık bir bölgesini kapsıyor. Madrid’in en popüler parklarından olan yer, yerli halkın soluklanmak için bir araya geldiği, turistlerin ise sokak müzisyenlerini dinleyip Madrid atmosferini hissettiği bir yer.

Şehir merkezinin doğusunda bulunan park, sokak müzisyenleri, jonglörleri, ressamları ve falcılarıyla çok renkli. Bir kayık kiralayıp Estanque del Retiro Gölü’nde gezintiye çıkabilir, Kral XII. Alfonso ile Bosque de los Ausentes Anıtlarını görebilirsiniz. Gölün diğer ucunda ise, Kristal Saray, Palacio de Velázquez ve Museo del Ejército adı verilen savaş müzesi ile Casón del Buen Retiro ismiyle 19 ila 20’inci yüzyıl resim müzesi bulunuyor. Bu park müzeleri gezmekten yorulanların dinlenmesi için çok güzel bir yer.

Parkın içinde bulunan El Estanque Gölü’nde tekne gezisi yapabilir, içini dışardan görebildiğiniz şeffaf saray Palacio de Cristal’i ziyaret edebilir veya Palacio de Velazquez’de sergilenen koleksiyonları görebilirsiniz. Spor yapan, bisiklete binen, paten kayan Madridlilere her adımınızda rastlamanız da mümkün.

7. Puerta de Alcala

madrid tarihi yerler

Puerta De Alcala, Madrid’in kent simgelerinden biri olarak, en çok fotoğraflanan yapıların başında geliyor. Şehrin göbeğindeki Plaza de la Independencia’nın ortasında bulunan granitten yapılma bir geçiş özelliği gösteren Alcala, Carlos III tarafından şehri güzelleştirme reformların bir parçası olarak 1778’de Sabatini tarafından yaptırılmış.

El Retiro Park’a çok yakın olan Puerta de Alcala, yapıldığı dönemde Avrupa’nın en büyük kapısı olmasıyla ünlü. El Retiro’ya kadar gelmişken Alcala Kapısı’nın önünde de bir fotoğraf çektirmeden ayrılmayın.

8. Prado Müzesi

madrid müzeler

Prado Müzesi (Museo del Prado) başyapıtlarla dolu, dünyanın en büyük galerilerinden biri. Madrid’de en çok ziyaret edilen yer olan müze, Paris’te bulunan Louvre Müzesi‘ni ziyaret eden İspanyol kraliçesinin bu müzeden çok etkilenmesi sonucu inşa edilmiş.

Klasik resim sanatı örneklerinin sergilendiği Prado Müzesi, Madrid’in en prestijli müzesi olarak kabul ediliyor. İçerisinde Valezquez’in meşhur Las Meninas’sı ve Goya’nın La Maja Desnuda gibi eserlerinin bulunduğu yapı, on sekizinci yüzyıla ait Neo-Klasik üslupta inşa edilmiş. Yılda yaklaşık üç milyon ziyaretçiyi ağırlayan müze, 8,000’den fazla tablo, 5,000 çizim, 2,000 oyma baskı, 1,000 para/madalya ve birçok heykel, mobilya ve eşyadan oluşan devasa koleksiyona sahip.

9. Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi

madrid gezilecek müzeler

Reina Sofia Müzesi (Museo Reina Sofía), Madrid’in ikinci büyük sanat müzesi. 1983’e dek hastane olarak kullanılan Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi‘nde çağdaş sanatın önemli örneklerini sergileniyor. Reina Sofia’da Picasso’nun ünlü eseri Guernica ve Dali’nin sürrealizm eserleri yanı sora Miro, Henry Moore ve Francis Bacon gibi büyük sanatçıların eserlerini de görebilirsiniz.

Yirminci yüzyıla ait en önemli eserlerin sergilendiği Reina Sofia Müzesi’nin 1 ve 3. katlarında geçici sergilere yer veriliyor. Müze Picasso, Miro ve Dali için ayrı salonlara sahip.

10. Thyssen-Bornemisza Müzesi

thyssen madrid

Thyssen-Bornemisza Müzesi (Museo Thyssen-Bornemisza), klasik ve çağdaş batı sanatının birçok örneğine sahip zengin koleksiyonuyla Prado Müzesi’ni tamamlayan bir işleve sahip. Madrid’de görülmesi gereken en önemli 3 müzeden sonuncusu olan Thyssen-Bornemisza Müzesi (El Museo de arte Thyssen-Bornemisza), sanat meraklısı iş adamı Baron Hans Heinrich Thyssen-Bornemisza’nın özel koleksiyonunu barındıran müze önemli eserlere ev sahipliği yapıyor.

İçerisinde Rubens, Picasso, Lichtenstein, Van Gogh, Pollocak, Bacon gibi birçok sanatçının özel koleksiyonlarını görebileceğiniz müzede eserlerini bulabileceğiniz diğer ünlü ressamlar arasında Brueghel, Titian, Dürer, Rubens, Rembrandt, Derick Baegert, O’Keefe ve Kandinsky yer alıyor. Şu anda dünyanın en önemli sanat koleksiyonu olarak kabul ediliyor. Müzede çoğunlukla ünlü ressamların tabloları bulunsa da, bazı heykel ve dekoratif eşya örneklerini görmeniz de mümkün.

11. Plaza de Espana

Plaza de España, Madrid şehir merkezinin kuzeybatısında yer alıyor. Madrid gezilecek yerlerden en önemlilerinden Plaza de Espana, Madrid’in ünlü meydanlarından biri. Meydanda Madrid’in ilk gökdelenleri olan Torre de Madrid ve Edificio de España yer alıyor.

Dünyanın en çok basılan romanlarından biri olan Don Kişot’un yazarı, Cervantes’in anıtının da yer aldığı meydandaki anıtın önünde bronzdan yapılan atının üzerinde Don Kişot heykelini ve hemen yanında eşeğinin üzerinde yaveri Sancho Panza’yı görebilirsiniz.

Madrid’de bulunan müzelerin bazıları şehrin mimari şaheserleriyle tanınıyor. O yüzden Ulusal Arkeoloji Müzesi de mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Müzede İspanya’da bulunmuş sayısız arkeolojik eseri ziyaret etmeden şehirden ayrılmayın.

Madrid alışveriş

Madrid’de alışveriş yaparken en çok dikkatinizi çekecek şey en ünlü markaların sanki yüzyıllar öncesine ait gibi görünen mağazalarda olması. Alışveriş tutkunlarını baştan çıkarabilecek kadar güzel ve bol çeşitliliğe sahip bir şehir. Moda merakı her geçen gün daha da büyüyen şehirde Salamanca Meydanı butik dükkanlar ve ünlü markaların mağazalarıyla dolu.

En üst tabakaya hizmet vermeyi amaçlayan yerler Calle Serrano’da, bir derece altında alışveriş deneyimi ise Chueca ve Calle Fuencarral bölgelerinde bulunuyor. Ayrıca ülkemizden de aşina olduğumuz Zara ve Mango gibi İspanyol markalarını da burada sık sık görebilirsiniz.

Chueca bölgesinde her tarzda bar ve mağaza bulmak mümkün. Biraz vitrin dolaştıktan sonra Salamanca’nın zarif sokaklarına doğru devam edebilir ve en lüks markaların bulunduğu Calle Serrano’yu gezebilirsiniz.

İspanya ile özdeşlemiş olan abanico (yelpaze) Madrid’den alınabilecek şirin hediyeliklerden. Farklı figürlerle süslenen bu yelpazelerin el yapımı olanları biraz pahalı. Kenti simgeleyen veya flamenko yapan kadın ve çiftlerin resmedildiği biblolar da Madrid gezinizi hatırlatacak güzel seçeneklerden.

Espadril ayakkabılar, seramik objeler, zeytinyağı, şarap çeşitleri Madrid’de öne çıkan hediyelik eşyalar arasında. Madrid’in en popüler alışveriş caddeleri olan Gran Vía, Calle Jorge Juan ve Calle Serrano çevresinde çok sayıda irili ufaklı mağaza bulunuyor.

Madrid ne yenir

Yerel yemeklerinin mütevazi görüntüsüne rağmen Madrid, Avrupa’nın yemek konusundaki en zengin şehirlerinden biri. Şehir, İspanya’nın gastronomi konusundaki tüm yaratıcılık ve yeniliklerine sahip. Uluslararası bir mutfağa sahip şehir, İspanyol mutfağı sunan tapas barları ve gurme restoranlarıyla oldukça geniş bir menü yelpazesine sahip.

Madrid yeme içme konusunda da pek çok alternatif sunuyor, ancak zengin İspanyol mutfağının örneklerinden denemeden dönmeyin. İspanyolların lezzetli atıştırmalıkları tapas, bizim mezelerimize benziyor. Göçmenlerle birlikte oldukça zenginleşen mutfak kültürü sayesinde kentin her köşesinde birbirinden farklı ve güzel lezzetleri deneyebileceğiniz restoranlar bulmak mümkün.

Popüler deniz ürünlerinin yanı sıra kendine has bir mutfağı da olan Madrid, Cocido madrileno (sebzeli nohutlar), besugo al horno (fırında sarkos), tortilla de patatas (patates omleti), sopa de ajo (sarımsak çorbası) ve caracoles (salyangoz türleri) gibi yemekleriyle turistlerin beğenisini topluyor.

Madrid’de attığınız her adımda karşınıza çıkacak tapas barlarda sizi bekliyor. Tapasınızı yerken size eşlik edecek en keyifli içecek, İspanyolların sangriası. İçimi çok kolay ve lezzetli olan ve bir tür meyveli şarap kokteyli de denebilecek sangrianın içinde meyve parçaları, şeker veya bal ve votka veya rom gibi kuvvetli bir içki bulunuyor.

Adını, pişirildiği iki kulplu büyük tavadan alan paellanın ana malzemeleri pirinç, safran ve zeytinyağı. Madrid’de deniz mahsullü türüne çok rastlansa da paellayı kırmızı etli, balık etli ve sebzeli de tercih edebilirsiniz.

‘Yazın kırmızısı’ anlamına gelen tino de verano ise sangriaya benzer asitli bir şarap kokteyli. İspanyollara özgü bu leziz içecek kırmızı şarabı gazozla karıştırıp içine de meyveleri ekleyerek yapılıyor. Daha sert olsun istiyorsanız biraz rom ekleyebilirsiniz.

İspanyolların bir çeşit acı domates sosu olan bravas soslu patatesleri olan patatas bravas da mutlaka denenmeli. İspanyolların ünlü tatlısı olan churros, tatlı hamur kızartılarak yapılan ve çikolata sosuna batırılarak yenmesi tavsiye edilen leziz tatlısı. Tatlı, İspanyollar için gece eğlencesini sonlandırma ritüellerinden biri.

Alışverişlerle her zaman hareketli olan caddeleri ve gezilip görülecek yerlerin saymakla bitmeyeceği Madrid, yorulanlar için çok sayıda güzel kafeye de sahip. Plaza de Oriente ya da Plaza de Santa Ana’da mola vererek İspanyol usulü bir sütlü kahve olan café con leche eşliğinde keyif yaparak tüm yorgunluğu atmak mümkün.

Birbirinden güzel lezzetleri deneyebileceğiniz kafelerin yanı sıra Madrid’de Flamenko gösterisi izlenebilecek pek çok Flamenko kafesi de bulunuyor. Buraya kadar gelip bu gösteriyi izlemeden dönülürse seyahatin eksik kalacağını söylemek gerekiyor.

Bir de sabah uyandığınızda yerel lezzetlerden churros’un tadına bakın. Diğer yandan yeni açılan fantastik restoranları da ziyaret etmeyi unutmayın. Bu şehirde bulunduğunuz sürece daima iyi hissedeceksiniz, üstelik bu hissin en güzel yanı da bulaşıcı olması!

Madrid nerede kalınır

Madrid’de lüks konaklamak isterseniz Plaza de Santa Ana, Avenida de America, Echegaray, Paseo del Prado, Salamanca, Paseo de la Castellana ve Plaza de Santa civarına bakın. Orta dereceli oteller ise yoğun olarak Gran Vía, Plaza de España, Plaza de Oriente, Puerta del Sol ve Plaza Mayor’da bulunuyor. Turistik yerlere yakın otel düşünüyorsanız ve şehir merkezini tercih ediyorsanız bunlar size göre.

Madrid’de daha uygun fiyatlı konaklama seçeneği düşünüyorsanız, Calle Trafalgar ve Calle Alcalá sokakları üzerinde yer alan otellere bakabilirsiniz. Madrid’deki hosteller çoğunlukla Atocha, Plaza de Santa Cruz, Calle Plaza de San Miguel, Puerta del Sol ve Plaza del Ángel bölgelerinde ve Cruz, Esparteros, Carretas, San Jerónimo ve Las Fuentes Caddeleri’nde bulunuyor. Cat’s Hostel uygun fiyatlı bir konaklama seçeneği olarak aklınızda bulunsun.

Madrid gece hayatı

Madrid geceleri tam bir efsane ve gün boyu sanat ve güzel yemeklerle geçen zamanı muhteşem bir şekilde sonlandırmak için bire bir. Şehirdeki bar sayısı muhtemelen dünya üzerinde başka hiçbir şehrin yarışamayacağı kadar fazla.

Çok katlı gece kulüpleri ve barlar, rengarenk ışıklar Madrid’in gece yaşamını anlatmaya yetmiyor. Plaza Mayor, Puerta del Sol, Gran Vía ve Chueca şehirde gece hayatının en hareketli olduğu popüler adresler. Şehrin en gözde eğlence mekanları arasında ise Museo Chicote, Café Central, Café de la Palma ve Moby Dick bulunuyor.

Madrid’e nasıl gidilir

Madrid, yaz mevsiminde güneşli ve sıcak, kış aylarında ise soğuk ve yağışlı oluyor. Madrid’i ziyaret etmek için en uygun olan dönem nisan-ağustos ayları arasına denk gelen ilkbahar ve yaz mevsimleri.

Madrid’e, Türkiye’den direkt uçuş seferleri ile yaklaşık 4 buçuk saatte ulaşım mümkün. Madrid’e, Aeropuerto de Madrid-Barajas’a Iberia ve Türk Hava Yolları ile İstanbul Havalimanından direkt; Swiss Air, Air Berlin ve Lufthansa ile de İstanbul Sabiha Gökçen, Ankara, İzmir ve Antalya’dan aktarmalı uçuşlar bulunuyor.

Madrid Barajas Uluslararası Havaalanı, Madrid’in tarihi merkezi Puerta del Sol’e 13 kilometre mesafede yer alıyor. Barajas’tan kent merkezine otobüs, metro, tren, taksi ve havalimanı servisleri ile ulaşım mümkün.

Madrid’de hemen hemen her yer yürüme mesafesinde. Zamanınız sınırlıysa şehir içi ulaşımda en uygun seçenek metro.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın