İtalya‘nın en hareketli ve dinamik şehirlerinden biri olan Napoli, kalabalığın hiç eksik olmadığı sokakları, zamanda yolculuk deneyimi yaşatan meydanları, farklı kültürlerin izlerinin görüldüğü tarihi yapılarıyla dünyanın en etkileyici yerleri arasında.

Napoli Körfezi’nin kıyısında yer alan ve İtalya’nın en büyük üçüncü şehri olan Napoli, ülkenin sanat, tarih ve lezzetli yemeklerle yoğrulmuş dünyasını yansıtıyor. Her ne kadar ülkemizdeki imajı güvensiz ve kötü olsa da, şimdiki haliyle bana keyif vermeyi başardı. Dar sokaklarındaki tarihi binaları, ziyaretçilerini geçmişe doğru keyifli ve heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor.

Napoli

Napoli halkının dillere destan rahatlığını ifade etmek için ünlü çizgi film karakteri Garfield’ın mottosu kullanılıyor: “Hiçbir şey yapmamak için her şeyi yaparım” sözü Napoli halkı için temel yaşam felsefesi. Çevredeki tüm hareket ve koşturma, bir an bile durmayan trafiğe rağmen halk oldukça rahat bir yaşam sürüyor. Ne de olsa burası tam bir İtalyan şehri.

otobüs turları

Tarih boyunca istilacı toplulukların hedefinde olan liman kenti Napoli’de halk, tüm bu olumsuzluklara rağmen güler yüzlü, misafirperver ve cana yakın tavrından taviz vermemiş. Mafya, anarşi, karmaşa gibi olumsuz kelimelerle anılan Napoli’de bu kötü imajın arkasında etkileyici güzellikte heykeller, freskler, tarihi yapılar ve manzaralar var. Çevresindeki Capri ve Amalfi gibi bölgelerin gölgesinde bırakılmaya çalışılsa da, Napoli gezilecek ve görülecek yerleri ile ziyaretçilerini oldukça etkileyen bir şehir.

Napoli, İtalya
Piazza San Domenico Maggiore

Şehrin kültürel zenginliklerin çoğu UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi bölge Centro Storico‘da yer alıyor. Buradaki Domenico Maggiore Meydanı, Spaccanapoli Caddesi, Piazza Gesu Nuovo, Via San Gregorio Armeno şehrin en sevilen yerleri.

Şehrin kalbi sayılan Piazza San Domenico Maggiore Meydanı, keşişler tarafından, 1656’teki veba salgınında hayatını kaybeden Napolililere adanmış San Martino Dikilatışı’na ev sahipliği yapıyor. Meydana girdiğinizde solunuzdaki yapı olan Palazzo Petrucci, orijinal bozulmamış girişi ve avlusuyla kentin en eski yapısı. Biraz daha ileride ise San Domenico Maggiore Kilisesi‘nin girişi bulunuyor. Kilisede onuncu yüzyıldan kalma Romanesk kilisesinin orijinal kalıntılarını ve aralarında Pietro Cavallini’nin önemli fresklerini görebilirsiniz.

Napoli Kilise
San Domenico Maggiore

Aralarında Sanmartino’nun Veiled Christ Heykeli’nin (Örtülü İsa) de bulunduğu on sekizinci yüzyıl heykelleri ve tablolarını San Severo Chapel’i de ziyaret edin. Via Francesco De Sanctis, San Domenico Maggiore’nin yanında bulunan ve çarşamba–pazartesi günleri arasında saat 10.00’da açılan şapel, hafta içi 17.40, hafta sonu ise 13.10’da kapanıyor. Meydanda bulunan San Domenico kafe de ufak kahve molası için ideal

Piazza Gesu Nuovo’dan, Via Benedetto Croce yolu ile başlayarak, Via San Biago’ya doğru yürüdüğünüzde şehrin en canlı ve çekici yeri Scannapoli sokağına ulaşıyorsunuz.

Italy, Napoli
Scannapoli

Antik Yunan döneminden beri var olan Scannapoli sokağı, cafe ve restoranları, turistlerin ilgisini çekebilecek şeyler sunan dükkanları ile gezmesi keyifli bir sokak. Bu bölge aynı zamanda sosyal hayatın önemli bir parçası. Öyle ki, pencereden uzanıp komşu avluya, hatta komşu meydana seslenen insanların şehri burası.

Eski Napoli merkezini ortadan ikiye bölen bu upuzun sokaktan ulaşabileceğiniz Via San Gregorio Armeno ise bölgenin en ilginç ve renkli sokaklarından diğer biri. Sokak, İsa’nın doğumunu simgeleyen eşyalar, tablolar ve el sanatları yapan dükkanlarıyla ünlü. Hiç bir şey almak istemesiniz de yine de çekinmeden dükkanlara girin, inceleyin.

Napoli, Italy
Via San Gregorio Armeno

Via San Gregorio Armeno’nun sonundaki Via Tibunali’nin köşesinde San Lorenzo Maggiore Kilisesi bulunuyor. Kilisenin altında yapılan kazı çalışmaları sırasında, aralarında Roma Mahkemesi’nin de bulunduğu, Roma dönemindeki şehre ait birçok eser bulunmuş.

Orijinaline uygun şekilde restore edilen pek çok bölge, birebir Roma döneminde gibi hissettiriyor. Bu bölgeye giriş biletiniz San Lorenzo Müzesi‘ni de kapsıyor. Müzede 19. yüzyıl Capitolare ve Sisto V dönemlerine ait Roma eserlerini, tüm odaların harika freskler ile kaplı tavanlarını görebilirsiniz.

Napoli City
Napoli Sotterranea

Via Tribunali’de ise, Napoli’nin yeraltı dünyasına açılan bir kapı var. Şehrin 40 metre derinlerine kadar inen Napoli Sotterranea (Naples Underground) kapısından girdiğinizde modern şehrin altında kalmış antik su kanallarına açılan bambaşka bir dünyada yolculuğa çıkıyorsunuz.

Napoli’de görülmesi gereken ilk noktalardan biri şehir merkezine yürüme mesafesinde yer alan ve yeni kale anlamına gelen Castel Nuovo Şatosu. Limanına hemen yanında bulunan kale ihtişamlı burçları ve liman manzarası ile dikkat çekiyor. İçinde bir de müzenin de bulunduğu ve büyük oranda korunmuş olan kale, 1279-1284 yılları arasında Sicilya Kralı I. Carlo tarafından Fransız mimarlara yaptırılmış.

Naples, Italy
Castel dell’Ovo

Sahilde yer alan Napoli’nin en eski kalesi Castel dell’Ovo, günümüzde sergi ve konserlerin düzenlendiği ve şehir müzesi olarak kullanılıyor. Kalede gümüş, bronz eserlerin yanı sıra tablo ve 15. yüzyıla ait freskleri etkileyici.

Aile, iyi yemek ve sonu gelmeyen eğlencenin olduğu Napoli çevresinde çok sayıda arkeolojik bölge bulunuyor. Dünyaca ünlü Pompeii, Herculaneum, Campi Flegrei ve Paestum bölgeleri ile Napoli’nin kuzeyindeki özerk bir yapı olan Benevento şehirlerinde antik Roma Dönemi’nin izlerine tanıklık ediyorsunuz.

Şehrin diğer bir bölümü olan Posillipo, Napoli’nin bambaşka bir yüzünü görmek isteyenlerin ilgisini çekecek bir yer. Şehrin Roma dönemindeki geçmişine dair bilgi veren antik bir yol ve kalıntıların yer aldığı Pausilypon Archaeological Park ve The Seiano’s Cave hem arkeolojik hem de doğa olarak nefis bir yer. Şehrin bir bölümü de günümüzde The Gaiola Underwater Park olarak isimlendirilen aşağıdaki denizin altında yer alıyor. Akdeniz’in en garip adalarından biri olan Gaiola Adası da burada.

Napoli, Pompei
Pompei Antik Kenti, Napoli

Napoli’ye gelip Pompeii Antik Kenti’ni görmeden dönmek olmaz. Özellikle hikâyesiyle ziyaretçileri etkileyen antik kent Vezüv Yanardağı’nın eteğinde, Napoli Körfezi ve Napoli’ye yaklaşık 25 km uzaklıkta yer alıyor. Bu antik Roma imparatorluğu kenti Vezüv Yanardağı’nın iki gün süren faaliyeti sonucu volkanik kül ve cürufun altına gömülerek yok olmuş.

O zamandan sonra uzun süre kayıp kalan şehrin kazı çalışmaları günümüzde de devam ediyor.Kazılarda çıkarılan duvar resimlerini, mozaikleri, mobilyaları ve mutfak eşyalarını da Napoli Arkeoloji Müzesi’nde görebilirsiniz. Kazı sırasında bulunan taşlaşmış insan vücutları ise Pompeii Antik Kenti’ndeki cam bölmeler içinde sergileniyor.

Pompeii’den fazlasıyla küçük Antik Roma kasabası Herculaneum, zamanında zenginlerin kullandığı bir deniz kıyısı tatil yeri ve ticaret limanıydı. Yunan mitolojisine göre kurucusunun Herkül olduğu söyleniyor. Buranın akibeti de Pompeii gibi yanardağ küllerinin altına gömülmek oldu. Tam bir açık hava müzesi olan Pompeii ve Herculaneum UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Napoli gezi notları
Amalfi Kıyıları

Biraz ada havası almak isterseniz Napoli çevredeki adaları ve şahane Amalfi Kıyıları günübirlik gezip geri dönmek için güzel bir orta nokta. Sık aralıklarla Beverelo ve Mergellina Limanları’ndan kalkan feribot ve deniz otobüsleri meşhur adalar Capri, Ischia ve Amalfi Kıyıları’ndaki Sorrento’ya seferler düzenliyor. Sonbaharın sonundan ilkbaharın başına kadar seferlerin seyreldiğini hatıratayım.

İtalya’da en iyi pizza, makarna ve kahvenin yapıldığı yer olarak bilinen Napoli’nin sokak lezzetleri, deniz ürünleri ve tatlı çeşitleri de unutulmamalı. “İtalya’da pizza yedim” diyebilmek için İtalyanlara göre mutlaka Napoli’de pizza yemiş olmak gerekiyor. Ayrıca La cucina napoletana kahvesi ve İtalyan dondurması gelato ile geleneksel İtalyan içkisi limoncello mutlaka denenmeli.

Napoli Pizza
Pizzeria “Don Ernesto”

İtalyan restoranlarında yemek siparişi dünyanın diğer bölgelerine göre biraz farklı. Restoranda sipariş veren kişinin en az iki porsiyon yemek söylemesi bekleniyor. Atıştırmalıkla beraber söylenen bir ana yemek ya da ana yemekle birlikte söylenen tatlı gibi iki porsiyonluk siparişler acıkan birinin doyması için ideal ölçülerde. Restoranlar dışında “gel al” şeklinde hizmet veren pizzacılardan dilim pizza alıp atıştırmak da mümkün.

Tavsiye edebileceğim restoranlara gelince, Via San Gregorio Armeno’dan sola Via Tribunali’ye döndüğünüzde karşınıza çıkan Trattoria Enoteca Campagnola uygun fiyatlı tipik Napoli yemekleri yapıyor. Bir çok yerde nefis pizza yapan yerler bulabilirsiniz ancak dikkat etmeniz gereken şey pizzacının içinde ateş yanan bir fırına sahip olması. Benim tavsiyem sahilde Ovo Castle’ye yakın olan Pizzeria “Don Ernesto”. İyi ve kaliteli bir mekanda leziz pizza ve deniz ürünleri yemek isteyenler, tereddütsüz Via Partenope, 7, 80121 adresinde hizmet veren Ristorante Pizzeria Luise iyi bir tercih.

Napoli’ye nasıl gidilir

Türkiye ile İtalya arasında direkt uçak seferlerinin hem sık hem de çok sayıda şehre yapılıyor olması, iki ülke arasındaki bağlantıyı kolaylaştırıyor. İstanbul’dan Napoli’ye haftanın 7 günü yapılan direkt uçuşlarla ulaşım mümkün. Bunun için Napoli uçak bileti seçeneklerine göz atmak gerekiyor. Napoli’ye diğer İtalyan şehirlerine gidip, aktarmalı olarak ulaşım da bir diğer seçenek.

Napoli TuruNapoli‘yi ziyaret etmek için en uygun zamansa Nisan-Haziran ile Eylül ve Ekim ayları arasında kalan ilkbahar ve sonbahar dönemleri. Yerel şaraplarının dünya çapında bilindiği, mutfağınınsa hem göze hem damağa hitap ettiği Napoli, tam anlamıyla bir gastronomi cenneti.

İtalya’nın en cezbedici bölgeleri olan Amalfi Kıyıları ve Capri Adası’na ulaşmak için de bir merkez konumunda olan Napoli, tarihi geçmişi, mimari yapıları, dinamik sokakları ve etkileyici insanları ile gerçek bir İtalya deneyimi yaşamak isteyenlerin tercihi.

1 YORUM

  1. Yazın oradaydım, kalabalık, gürültülü ama çok samimi ve sıcak bir yer. Daha önce giden bir arkadaşım tavsiye etmedi ama ben kız arkadaşımla gittim. Bence güzel bir şehir. Eski tarihi bölge zaten çok keyifli ve gezilecek çok kilise, tarihi eser ve sokak, meydan var. Yemem konusuna hiç girmiyorum zaten, hepsi çok başarılıydı. Pompei kentine, Positano ve Amalfi’ye gittik sonra, her yer çok kalabalık, ama çok güzel kasabalardı. Anılar canlandı 🙂

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Please enter your comment!
Please enter your name here