Vardar Nehrinin iki yakasına kurulan Üsküp, Makedonya‘nın başkenti. Beş asırlık Osmanlı hakimiyeti altında kalan şehir, eski çarşısı, kalesi, camileri, Vardar Nehrini süsleyen Taş Köprüsüyle sanki bir Anadolu yerleşimi. Eski Çarşının Türkçe konuşan esnafıyla kendinizi yabancı hissetmeyeceğiniz bir şehir burası.

Balkanların ortası sayılabilecek bir konumda yer alan Üsküp’ü ilk olarak 2013 yılında yaptığım 1 ay süren Balkan turumda ziyaret etmiştim. Soğuk kış günü, sisler altında fotoğrafladığım gösterişli heykelleriyle bana pek çekici gelmemişti. Ancak bahar sonuna denk gelen bu ikinci ziyaretimle şehrin canlı ve renkli yönünü tekrar görme fırsatım oldu. Doğasının renkliliği ve güzelliği, şirin kafeleri, canlı meydanı ve tarihi Eski Çarşısıyla beğendiğim bir yer. Balkan turuna çıkmayı düşünüyorsanız en iyi başlangıç rotalarından birisi hem de.

Makedonya-Uskup

Makedonya’nın başkenti ve en büyük şehri Üsküp’teyim. Makedon dilinde Skopje olarak adlandırılan Üsküp, tarihi ve kültürel özellikleri ile yabancılık hissetmediğim bir şehir. Vardar Nehri’nin iki kıyısına kurulmuş Üsküp şehri, 1392’de Osmanlı topraklarına katılmış. 500 yıldan fazla bir süre Osmanlı egemenliğinde kalan şehrin Eski Türk Çarşısı bölümünde çok sayıda Osmanlı mirasına rastlamak mümkün.

Üsküp Gezi Rehberi 🇲🇰

Makedonya’nın başkenti Üsküp, Vardar Nehri’nin iki kıyısına kurulmuş. Makedon dilinde Skopje olarak adlandırılan şehir, tarihi ve kültürel özellikleri ile yabancılık hissetmediğimiz bir yer. Beş asır boyunca Osmanlı egemenliğinde kalan Üsküp’te Osmanlı Döneminin izleri hala çok taze. Tarihi Osmanlı Çarşısında Türkçe konuşan esnaf sanki bir Anadolu şehrindeymiş hissi yaşatıyor.

Şehrin bir yakasında Arnavutlar ve Müslümanlar yaşarken, diğer tarafta Ortodoks Hıristiyanlar yaşıyor. Bu nedenle şehrin Eski Türk Çarşısı bölümünde çok sayıda Osmanlı eserine rastlamak mümkün.

Makedonca en yaygın dil olup Arnavutça en çok konuşulan ikinci dil. Ülkenin nüfusu iki milyondan biraz fazla. Üsküp’ün nüfusu ise 546 bin. Şehirde hatırı sayılır bir Türk nüfus var. Türkiye’den 1 saat geride. Kuzey Makedonya para birimi Makedonya Dinarı (MKD).

Üsküp’e gitmek için vize gerekmiyor. Türkiye’den araçla gitmeyi düşünüyorsanız Yunanistan üzerinden gideceğinizden Yeşil Pasaport sahibi olmanız ya da Schengen vizesi almanız gerekiyor. Schengen Vizesi Nasıl Alınır, Vize Nasıl Alınır ve Vize Ücretleri Ne Kadar blog yazılarıma göz atın

Malta

Pasaportunuz yoksa Pasaport Çeşitleri ve Pasaport Başvurusu Nasıl Yapılır yazılarımı okuyun. Yurt dışına çıkarken yurtdışı çıkış harcı ödemeniz gerekiyor. Vizesiz Balkan Turu ve Vizesiz Gidilecek Balkan Ülkeleri yazıları ile rotanızı hazırlayabilirsiniz. Detaylı hazırladığım Vizesiz Ülkeler Listesi blog yazıma göz atın.

Makedonya Gezi Rehberi, Makedonya Gezilecek Yerler blog yazılarımda ülke hakkında bilgiler paylaştım. Üsküp Gezilecek Yerler blog yazımda da Üsküp’te nereleri gezeceğiniz hakkında bilgiler edinebilirsiniz.

Daha uygun ve verimli bir Üsküp tatili yapmanız için Seyahat Rehberi kategorisindeki uygun otel nasıl bulunur, vize/pasaport, hayat kurtaran akıllı telefon uygulamaları blog yazılarına göz atın.

Geçmiş Yugoslavya devletinin parçalanmasıyla ortaya çıkan Makedonya, geçtiğimiz yıllarda bağımsızlığının 20 kuruluş yıl dönümünü (2011) kutlamıştı. O günden bu yana başkent Üsküp tam bir değişim ve dönüşüm içerisinde. Bu sıralar şehir hummalı bir inşaat ve yeniden yapılanma havasında.

Devletin yürüttüğü Skopje 2014 adlı proje ile, şehir turistik açıdan geliştiriliyor, diğer bir deyişle yeniden yaratılıyor. Şehrin dokusuyla örtüşüyormuş gibi görünen şaşalı köprüler, havuzlar ve bronz ve mermer heykeller şehre serpiştiriliyor. Skopje 2014 projesiyle şehir sanki bir tema parkı haline geldi.

Tüm bu ‘yeni’ diye yapılan eserlere toplamda 560 milyon Avro’dan fazla bir bütçe harcandı. Proje yürürlüğe girerken konuşulan rakamlar 80 milyon Avro olduğunu düşünürsek ayrılan bütçeden ne kadar sapma olduğunu görebiliriz. Bu rakam belki Türkiye için küçük olsa gerek, ancak Gayri safi yurt içi hasıla 20 milyar dolar ve Dünya Bankası tanımlamalarına göre aşağı orta milli gelir seviyesinde yer alan bir ülke.

Hoş ülkede kişi başına düşen milli gelir 2011 yılında 10,112 dolar olarak gerçekleşse de zengin bir ülke sayılmaz (Türkiye $15,137$). Nüfusun 2 milyonun biraz üzerinde olduğu bir yerden bahsediyoruz.

1963’teki depremde kaybedilen tarihi mirasların yeniden canlandırıldığı söylense de gördüğüm tablo bunu pek kanıtlamıyor sanki. Bu değişimin gözlemleneceği en iyi yer ise Makedonya Meydanı.

Uskup-Nerede

Şehrin bu en geniş meydanında yükselen 22 metrelik sütünün başına kondurulmuş olan bu heykel aslında Büyük İskender’i temsil ediyor. Ancak Makedonya hükümeti resmi olarak bu heykele Atlı Savaşçı demek zorunda. Zira, Yunanistan’la arada süren Büyük İskender’i (Alexander the Great) sahiplenme problemi nedeniyle bu isimle adlandırmamaları yaptıkları masraf göz önüne alınınca tam bir ironi.

Ülkenin tanıştığım yerlilerine proje hakkında ne düşündüklerini sordum. Şehrin hızla değişen bu turistik gibi görünen çehresini kimileri beğeniyor, kimileri ise zaten olmayan paranın çarçur edildiği düşüncesiyle tam isyanda.

İşsizliğe ve yoksulluğa çare bulunacak projelere öncelik verilmesi düşüncesi en sık duyduğum tepkiydi. Yine mimarlar da projelerin tasarımından rahatsızlık duydukları sık sık dile getiriliyor.

Üsküp’ün yeni neo-klasik görkemli yapısı insanın damağında şüpheli bir tat bırakıyor, ne olduğu biraz belirsiz gibi. Yine de Üsküp beğendiğim bir şehir oldu. Bunda tanıştığım insanlarının büyük etkisi olduğu hiç kuşku götürmez bir sebep.

Makedonya’nın başkenti Üsküp sonuçta insanı sıradanlığın dışındaki duruşuyla şaşırtmayı becerebiliyor. Milyon dolarların yatırıldığı “yeni” Üsküp’ü gördüğümde kış mevsimiydi, ama belki yaz döneminin canlılığı ve yeşiliyle belki daha sıcak bir atmosfer sunuyordur, kim bilir!

Malta

Üsküp Gezilecek Yerler 📌

Ülkenin kültürel, ekonomik, siyasi ve akademik merkezi Üsküp’ün son yıllarda hızlı bir değişim içerisinde. Devletin yürüttüğü Skopje 2014 adlı projeyle şehir turistik açıdan geliştiriliyor, diğer bir deyişle yeniden yaratılıyor. Şehrin her yanında karşınıza devasa heykeller çıkarsa şaşırmayın o yüzden.

Şehrin hızla değişen bu çehresini kimileri beğeniyor, kimileri ise isyanda. Proje kapsamında Vardar Nehri üzerine yeni köprüler de eklendi. Eye Bridge ve Art Bridge adındaki Üsküp köprüleri öyle şatafatlı yapılmış ki eskinin o sade mimarisi yanında bayıyor insanı.

Üsküp’teki Osmanlı döneminden kalan anıtların sayısı oldukça kabarık. Üsküp gezilecek yerler listesine bunların hepsini almadım, vakti olanlar eminim daha çok şey keşfedeceklerini göreceklerdir zaten. Listedekilerden Matka Kanyonu ve Stobi hariç, hepsini 1 günde görebilmeniz mümkün.

ⓘ Konaklama önerim Park Hotel, dizayn ve benzersiz tasarımıyla tek kelimeyle şahane! Daha önce konakladığım Hi Skopje Hostel ve Hotel London B&B ucuz konaklama isteyenler için uygun. Osten Art Hotel ve Ibis Skopje City Center de gayet iyi seçenekler.

1. Makedonya Meydanı

Üsküp Gezilecek Yerleri Blog
Uskup-Gunbatimi
Üsküp Meydanı’nda günbatımı

Makedonya Meydanı, tam anlamıyla şehrin kalbi. Şehrin bu en geniş meydanında yükselen 33 metrelik devasa Atlı Savaşçı heykeli, Makedonya’nın bağımsızlığının 20. yılına özel olarak Floransa’da yaptırılmış. Aslında Büyük İskender’i temsil ediyor. Makedonya Meydanı’nın hemen yanıbaşında akıp giden Vardar Nehri üzerindeki Taş Köprünün her iki yakasında çok sayıda anıt ve heykel bulunuyor.

Heykelde Büyük İskender atının üzerinde elinde kılıçla, Taş Köprünün diğer yakasındaki babası Philip’in heykelini selamlıyor. Meydan çevresinde çok sayıda kaliteli kafe ve restoran var. Üsküp Marriott Hotel’in şirin restoranı Distrikt Bar & Kitchen ile yine meydana bakan tarihi Pelister Restaurant tavsiyem.

Makedonya Hükümetinin yürürlüğe geçirdiği Skopje 2014 adlı proje ile, Üsküp sanki yeniden yaratılmaya çalışılıyor. Şehrin her yanına dokusuyla ‘örtüşüyormuş gibi’ görünen köprüler, havuzlar ve heykeller şehre serpiştiriliyor. Yalnız bunu yapmaya çalışırken o kadar abartıya kaçmışlar ki heykellerin bir çoğunun şehrin dokusunda eğreti durduğunu görebiliyorsunuz rahatlıkla.

Makedonya Meydan çevresinde sayabildiğim kadarıyla yirmiden fazla heykel var. Bu nedenle Üsküp, Heykeller Şehri olarak da anılıyor bu sıralar. Milli Mücadele Müzesi (Museum of Macedonian Struggle) ve bir de zafer takı yükseliyor (Skopje Triumphal arch) burada. Bunun yanında yeni dışişleri bakanlığı binası, yeni anayasa mahkemesi, yeni bir arkeoloji müzesi, yeni ulusal tiyatro ve diğer yeni binalar bu meydan çevresinde yükseliyor. Her biri ‘yeni’ kelimesiyle başlıyor.

Proje kapsamında Vardar Nehri üzerine yeni köprüler de eklendi. Eye Bridge ve Art Bridge adındaki köprüler öyle şatafatlı yapılmış ki, eskinin o sade mimarisi yanında bayıyor insanı.

2. Taş Köprü

Üsküp Gezilecek Yerler
Uskup-Balkanlar

Üsküp’teki tarihi Osmanlı yapıların bazıları günümüze kadar sapasağlam gelmiş. Bunlardan biri de şehri ortadan ikiye ayıran Vardar Nehrinin üzerine kurulu olan Taş Köprü. Fatih Sultan Mehmet tarafından 15. yüzyılın ortalarında yaptırılmış. Zamanla şehrin önemli simgelerinden birine dönüşmüş. Köprü aynı zamanda şehrin yeni bölümünde yer alan Makedonya Meydanını, şehrin tarihi bölgesi Türk Çarşısına bağlıyor.

3. Türk Çarşısı

Üsküp Türk Çarşısı

Üsküp Türk Çarşısı, Osmanlı döneminden kalan tarihi dokusuyla turistlerin en çok ziyaret ettiği bölgelerden biri. Osmanlı mimarisinin en güzel eserlerinden Mustafa Paşa Cami, Kurşunlu Han, Davut Paşa Hamamı, İsa Bey Cami ve Kapan Han kendinizi Anadolu kentlerinden birindeymişsiniz gibi hissettirebilir. Üsküp Türk Çarşısı tarihi değerine rağmen benden yüksek not alamayan bir yer.

Mustafa Paşa Cami hemen Eski Pazarın yukarısında bulunan bir Osmanlı mirası. 1492 yılında Sultan’ın veziri tarafından yaptırılan cami ülkedeki en güzel Osmanlı eserlerinden biri. Kısa zaman önce restore edilmiş olmasına rağmen sadeliği ve güzelliği aynı 15. yüzyılda olduğu gibi kalmış.

Hala Osmanlı mimarisini korunduğu ve özelliğini kaybetmediği çarşı da yine de çok sayıda eser yıllardır harabe halde ve onaracak elleri bekliyor. Çarşı köftecileri ve kiremitte kuru fasülyesi ile ünlü. En ünlüsü ise Divan lokantası. Kurşunlu Han girişindeki lokantadan da kiremitte kuru fasülye yiyin. Çarşıyı gezmek için 1 saatinizi ayırmanız yeterli. Sokak aralarında dolaşmayı ve ünlü hanlarda mola vermeyi unutmayın.

Eski Pazar 12. yüzyıldan beri şehrin ticaret merkezi konumunda oldu ve günümüzde ise şehrin tarihi bir simgesi halinde. Ülkenin Osmanlı imparatorluğundan miras kalan renkli kültürünün en güzel örneği. Halen mücevher ve el yapımı eserlerin satıldığı otantik dükkânlar da bulunuyor. Kahve ve çay dükkânları tarihin içinde yaşayan bu bölgenin dokusunu daha da güzel bir şekilde öne çıkartıyor.

Özellikle koleksiyon yapanlar için gerçekten cennet niteliğinde. Hazır Eski Pazar’ı ziyaret ediyorken hemen etrafında bulunan kapalı çarşı Bezisten, eski sat kulesi, çifte hamam ve Osmanlı döneminden kalma birçok cami de ziyaret edilebilecek yerler arasında. Eski Pazar aynı zamanda şehir merkezine ve kaleye de çok yakın.

4. Üsküp Kalesi

Üsküp Kalesi

Üsküp Kalesi, Bizanslılar tarafından 6. yüzyılda yapıldı ve halen şehrin en kudretli yapılarından biri. 1963 yılındaki depremde kısmen hasar görmüş olmasına rağmen kısa sürede restorasyonu yapıldı ve koruma altına alındı. Taş köprü ile birlikte şehrin en önemli turistik noktalarından biri.

Şehir merkezine yürüme mesafesinde olan Kale her zaman açık olmayabiliyor o yüzden gitmeden çevredekilere sormanızda fayda var. Şehrin en yüksek noktasına konumlanmış Üsküp Kalesine giriş ücretsiz. Vaktiniz varsa Üsküp’e kuş bakışı bakmak ve kaleyi gezmek için listeye alınabilir. Türk Çarşısında yer alan Balkanların en önemli Camilerinden Mustafa Paşa Camisinin devamında kaleye ulaşabiliyorsunuz.

5. Kutsal Mesih Kilisesi

Kutsal Mesih Kilisesi (The Church of the Holy Saviour), Üsküp Kalesinin doğusunda, 17. ya da 18. Yüzyılda bir yangın esnasında yok olan kilisenin yerine yapıldığı tahmin ediliyor. Bu dönemde Makedonya halen Osmanlı himayesi altında bulunuyordu ve Osmanlılar kilisenin çok gösterişli olmasına izin vermediklerinden dolayı inşaatın çok büyük bir kısmı yer altına doğru yapıldı.

Dışarıdan sade bir görüntüsü olsa da içeriye girdiğinizde tam bir başyapıt ve kusursuzluk göze çarpıyor. Çok iyi şekilde korunmuş fresklerin 16. yüzyıla ait olduğu düşünülüyor. Kilise aynı zamanda Goce Delchev gibi çok önemli Makedonyalıların da ebedi istirahat yeri.

6. Makedonya Arkeoloji Müzesi

Üsküpte Görülecek Yerler

Makedonya Arkeoloji Müzesi, Makedonya Meydanının hemen yakınında Vardar nehrine bakıyor. Türk Çarşısından Vardar Nehrine doğru geldiğinizde hemen solunuzda kalıyor. Mimari olarak sanki eski gibi görünüyor olsa da oldukça yeni.

Üsküp 2014 Projesi kapsamında açılan yerlerden biri burası. İçerisinde çok sayıda antik, Orta çağ ve Osmanlı dönemlerine ait tarihi eser sergileniyor. Orijinali İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenen İskender Lahdinin bir kopyası dahi var.

7. Rahibe Teresa Evi

Rahibe Teresa Evi, Üsküp

Rahibe Teresa Evi, Üsküp’te doğmuş, insanlığa örnek olmuş Makedonya’nın en önemli şahsiyetlerinden Anne Theresa adına yapılmış bir anıt ev. 1975’te Nobel Barış Ödülü verilen rahibenin anısına, bir zamanlar Katolik Kilisesi ‘İsa’nın Kutsal Yüreği’ olan yerde 30 Ocak 2009’da açılmış.

Yeri rastgele seçilmemiş tabi. Rahibe Teresa doğumunun ertesi günü olan 27 Ağustos 1910’da bu kilisede vaftiz edilmiş. Rahibe Teresa’nın Üsküp’te başlayan çocukluğundan, ölümüne, azize ilan edilmesine kadar yaşamının çeşitli yıllarına ait fotoğraflar, dokümanlar ve eşyalar sergileniyor.

Sergi, Makedonya’nın hâlâ Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olduğu 20. yüzyılın başlarından kalma eski Üsküp’ün fotoğraflarıyla başlıyor. Amaç, Doğu Doğu ile Hıristiyan Batı arasında bir kavşak olarak Balkanlar’ın bu bölümünün ruhunu yeniden yakalamak.

Rahibe Teresa’nın memleketi Üsküp’te geçen çocukluğundan, Hayır Kurumu Misyoneri olarak geçirdiği yıllardan ölümüne ve aziz kılınmasına kadar olan yaşamının ortaya konduğu canlı bir şekilde yakalayan çok sayıda fotoğrafa sahip. Müzenin bodrum katı ise Rahibe Teresa’nın hayatı ve insani yardım çalışmalarına ilişkin çeşitli projelerine ev sahipliği yapan bir multimedya merkezi olarak tasarlanmış.

8. Vodno ve Milenyum Haçı

Skopje Millenium Cross
Vdno, Üsküp

Millennium Cross, Makedonya’da Hıristiyanlığın 2000. yılına atıfta bulunmak için yaptırılmış devasa bir haç. Vodno Dağının tepesine dikili haç tam 66 metre. Şehirden bu tepeye çıkan teleferiğe araçla ulaşım var.

Şehir merkezindeki otobüs terminalinden Millennium Cross otobüsleri her 30 minutes dakikada bir sabah 8:20 ile 3:20 arası çalışıyor. Dünyanın en büyük haçını barındıran tepeye çıkmak için teleferiğe binmeniz gerekiyor (100 Denar). Sizi enfes bir manzara bekliyor.

Vodno şehir merkezinden sadece 10 dakika sürüş uzaklığında ve biraz macera arayan hemen herkes için bir şeyler sunabilen harika bir yer. İster tecrübeli bir dağcı olun ister dağ eteklerinde sıradan bir yürüyüş yapmak isteyin, her türlü aktivite için çok güzel yollar var.

Adrenalin tutkunlarını ise tepeden aşağıya doğru inen bisiklet yolları ve paraşütle atlama noktaları bekliyor. Geri kalanlar ise sadece muhteşem manzaranın tadını çıkartmak için arkalarına yaslanıp mis gibi havayı ciğerlerine çekip en güzel kafelerde içeceğini yudumlayabilirler.

9. Makedonya Köyü

Makedonya Köyü

Makedonya Köyü (Makedonsko Selo), 19. ve 20. yüzyıllardan kalma Makedon mimarisinin geleneksel ruhuna sadık kalınarak yapılmış bir yeni köy. Sırtı ormanlarla kaplı bir dağın yamacında; bizim Safranbolu evleri mimarisine yakın 16 adet otantik ev inşa edilmiş. Aynı zamanda konaklama ve restoran hizmetleri de veriliyor. Şehir merkezine çok yakın, mutlaka uğrayın, tavsiye ederim.

10. Matka Kanyonu

matka kanyonu

Makedonya’da gezilecek en önemli doğal güzellik burası bana göre. UNESCO Dünya Mirası listesindeki Matka Kanyonu için en az bir gününüzü ayırın. Üsküp’e sadece 15 km uzaklıktaki Matka Kanyonuna giriş ücretsiz. Treska Nehri, boyunca uzayan Kanyonda tekne turu yapın, kanoya binin, trekking rotalarında veya birbirine bakan dik dağlar arasında yapılmış yolda yürüyün. Dileyene kaya tırmanışı alanı da varmış.

Matka Kanyonu kayıkla mağara gezisi kişi başı 440 MKD, gezi 1 saat sürüyor. Sadece Kanyon gezisi ise 200 MKD yaklaşık yarım saat sürüyor. Çift kişi olarak kayık kiralamanın 1 saati ise 500 MKD.

Kanyonda büyüklükleri birbirinden farklı 10 mağara var. Bunlardan Vrelo Mağarası, dünyanın en derin yeraltı su mağarası olarak geçiyor. Kanyonda Ayrıca orta çağdan kalma kilise ve manastırlar gibi tarihi yapılar da var. Bunlar Matka Manastırı, Aziz Nikola Manastırı, Aziz Andrew Manastırı bunlardan bazıları. Üsküp’ten pazar hariç her gün çok sayıda otobüs seferleri var. Doğanın içerisinde olayım diyorsanız kalacak otel de var.

11. Stobi Antik Kenti

Stobi, Macedonia

Makedonya’nın en önemli arkeolojik sit alanını Stobi, MÖ 7. yüzyıla kadar uzayan geçmişiyle yeni yeni ortaya çıkarılan antik bir Roma kenti. Fransız bir arkeolog tarafından 1861’de ortaya çıkarılmış ve kentin %70’i hala kazılmayı bekliyor. Crna ve Vardar nehirlerinin birbirine karıştığı noktada yer alan Stobi, Roma ve Erken Bizans İmparatorluklarının askeri, idari, ticari ve dini merkeziydi.

Son derece gelişmiş bir şehir toplumu, mimari yapılar, hayat düzeni ve kültürel gelişim düzeyi olduğu ortaya çıkarılan eserlerden anlaşılıyor. Tapınaklar, ortaya çıkarılan mozaik zeminli evler, hamam ve tiyatro görmeye değer. Antik kent yakınındaki Bovin Winery uğrayabileceğiniz bir bağ.

Türk damak tadına çok yakın olan Makedon mutfağı Üsküp’te en lezzetli yemekleri bulmanıza yardımcı olacak. İnegöl köftesine benzeyen ve kebap denilen köfte, ıspanaklı börek, kaymakçına tatlısı, Makedon yahnisi, güveçte kuru fasulye, kuru et, işkembe çorbası ve yöresel şaraplar tadılacaklar listesinde. Şehrin en kaliteli ve keyifli restoranı Vodenica Mulino’da bir akşam yemeği yiyin.

Üsküp nerede 📍

Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp, ülkenin en büyük ve en gelişmiş kenti. Vardar Nehri tarafından ikiye ayrılan Üsküp, Makedonya’nın kuzey bölgesinde, Vardar Ovası’nda yer alıyor.

Makedonya’nın Bulgaristan, Arnavutluk, Kosova, Sırbistan ve Yunanistan ile sınırı bulunuyor. Üsküp ülkenin kuzeyinde Kosova ve Sırbistan sınırına yakın bir konumda yer alıyor. Balkan coğrafyasının tam merkezinde bulunan şehir, Balkan ülkelerini keşfetmek için iyi bir başlangıç noktası.

Üsküp’e nasıl gidilir ✈️

Makedonya’nın başkenti Üsküp’e Türkiye’den havayoluyla ya da karayoluyla ulaşım sağlanıyor.

Üsküp’e havayoluyla ulaşım: İstanbul Havalimanından Türk Hava Yolları, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından ise Pegasus Hava Yolları’nın Üsküp’e direkt uçak seferleri var. İstanbul-Üsküp uçuş süresi 1,5 saat.

İstanbul’dan Üsküp’e Belgrad, Zagreb, Lübyana, Roma, Zürih, Düsseldorf, Viyana, Roma, Milano ve Londra’dan aktarmalı uçuşlarla da gitmek mümkün. Üsküp Büyük İskender Havalimanı, Üsküp şehir merkezine 20 km uzaklıkta. Havalimanı TAV Havalimanları şirketi tarafından işletiliyor.

Üsküp Büyük İskender Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşım: Üsküp Büyük İskender Havalimanı’ndan şehir merkezine otobüs ya da taksiyle ulaşılabiliyor. Havalimanından kalkan Vardar Ekspress otobüslerine 175 Makedon Dinarı karşılığında bilet alarak şehir merkezine gidebilirsiniz.

Makedonya Köyü, Üsküp’te görülecek yerler arasında

✈️ Ucuz Uçak Bileti Nasıl Alınır
✈️ Uçak Bileti Kampanyaları Nasıl Bulunur
✈️ Türkiye’nin En İyi Online Uçak Bileti Satış Siteleri
✈️ En Ucuz Uçak Bileti Ne Zaman Alınır

Vardar Ekspress otobüsünün biletleri havalimanındaki firma gişesinde satılıyor. Otobüs şehir merkezindeki belli başlı noktalara uğradıktan sonra şehirlerarası otobüs terminaline gidiyor. Üsküp’ten farklı noktalara gitme düşünceniz varsa bu otobüs tam size göre.

Üsküp Havalimanı’ndan şehir merkezine yolcu taşıyan taksiler sabit ücret tarifesi ile çalışıyor. 20 Euro ödeyerek taksi ile havalimanından şehir merkezine gidebilirsiniz. Taksiler farklı şehirlere ve komşu Balkan ülkelerine de yolcu taşıyor. Uzun yolculuklarda pazarlık yapılabiliyor.

Üsküp’e karayoluyla ulaşım: Türkiye’den Üsküp’e uçak dışındaki ulaşım alternatifi otobüsler. İstanbul ve Bursa’dan düzenli, İzmir’den ise düzenli olmayan otobüs seferleri ile Üsküp’e ulaşabilirsiniz.

Jadran, Karaçi, Ekspress Tur, İstanbul Turizm, Alpar Turizm ve Vardar Turizm İstanbul ya da Bursa çıkışlı olarak düzenli seferlere sahip. Türkiye’den Üsküp’e giden otobüsler Yunanistan ya da Bulgaristan olmak üzere 2 ayrı rota kullanıyor. Her iki rota için de Schengen ya da Bulgaristan vizenizin (transit vize) olması gerekiyor.

Balkanlarda en sevdiğim şehir Ohrid ile Osmanlı’da Manastır olarak bilinen Bitola şehirleri de Makedonya gezilecek yerler arasında. Ayrıca Tetova, Gostivar, Mavrovo vakti olanların görebilecekleri diğer şehirler. Benim favorim en fazla zamanı Ohrid’e ayırın. Makedonya gezinizde 1 gün Üsküp, 3 gün Ohrid iyi bir plan olur. Ohrid’den günübirlik Bitola ve National Park Galicica gezisi de yapabilirsiniz.

Diğer Balkan ülkeleri Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ, Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova da rotanızda olsun. Balkan turu başlangıç rotası Selanik veya Üsküp olabilir. TAV Airport hem Üsküp Büyük İskender Havalimanı hem de Ohrid St. Paul The Apostle Havalimanını işletiyor. Türk Hava Yolları ve Pegasus Üsküp’e çok sık tarifeli seferler düzenliyor.

Önceki blog yazısıOhrid Gezilecek Yerler
Sonraki blog yazısıZadar Gezilecek Yerler
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

44 YORUM

  1. Henüz gidip görmedim sizin seyahat notlarınız sayesinde güzel seyahat olacak. Uygun uçak bileti ve uygun hotel araştırıyorum. Açıklamalarınız çok güzel teşekkürler.

  2. Paylaşım için teşekkürler. İlk defa yurt dışına çıkacaklar için oldukça uygun bir yer, hem çok ucuz olması hem de çok sayıda Türk olması Üsküp’ü çok cazip hale getiriyor. Gidecek olanlar mutlaka poğaça arası börek deneyimini tatsınlar 🙂

  3. Gecen hafta Üsküp’teydik çok guzel bir sehir. İnsanları, yemekleri, sanata verilen saygı.Tüm meydanı klasik müzik eşliginde gezmek ayri bir keyif. Gecesi ışıklandırmalar ve eğlencesi harika.

  4. Ohrid gölündeki tekne gezisinden sonra Üsküpü gezip akşam bir tiyatrosunda konser izlemiştik.Çok güzel yerlerdi.

  5. Müslümanların yaşadığı kasım geri kalkış bir Anodolu kasabası havasında, diğer taraf ise göz kamaştırıcıydı. Sanat, modern kafeler vb. Anlayamadigim bu bilinçli bir tercih mi?

  6. Merhaba. Ben ekimde ilk defa gidiyorum Makedonya’da ve çok heyecanlıyım şimdiden benim dedemin ve babaannemin doğduğu toprakları görecem ve bir haftalık tatilim.

  7. Halkı yerine heykellere para veriyorlar. Polis ve taksiciye hiç bulaşmayın bile. Ama halkı inanılmaz tatlıdır.

  8. Üsküp’ten havaalanından arabanızı kiralayın. Mavrovo-Rostusha, Ohrid, Bitola, Üsküp buraları gezin. Muhteşem dağ yolları var. Çok güzel bir doğası var, memleketimin atalarımın doğduğu toprakların.

  9. Eylül ayında kalabalık bir arkadaş grubuyla çıktığımız Balkanlar gezisi sırasında Üsküp’ü görmek nasip oldu. Osmanlı mimarisinin sadeliği, samimiyeti, sıcaklığı yanında yeni mimarinin yapaylığı ve ihtişamı çok şaşırtıcıydı. Çok üzüldüğümü söylemeliyim. Osmanlıdan kalan mirasın gölgede bırakılmak istendiği hissine kapıldım.

    Şehir sanki bir köprüyle ikiye bölünmüş, iki ayrı kültür, iki ayrı ülke gibi. Daha önce Üsküp’te devlet televizyonunda çalışan ve bize orada rehberlik yapan bayan arkadaşımızın verdiği bilgiye göre proje İtalya ve Yunanistan tarafından destekleniyormuş. Umuyorum bu çalışmalar kapsamında ecdadımızdan kalan miras zarar görmez.

  10. Yugoslavya bölündükten sonra Üsküp eski güzel şehir yapısı bozuldu. Diden arkadaşlara Matka Kanyonu ve Vodno Tepesi’ni görmelerini tavsiye ederim.

  11. 2 kere gitmis biri olarak sunlari soyleyebilirim. Üsküp 2’ye ayrılmış bir şehir. Muslüman ve gayrimüslim bölge. Gayrimuslim bölge gözü yoracak kadar heykellere bogulmus. Yetmemiş gibi Osmanlı’dan kalan Müslüman Mahallesi’ne de kilise yapma derdindeler!

  12. Yerel halk da bu heykellerden şikayetçi. Tanıdığım bir mühendis arkadaşımız 400 avro aldığını, heykellere bol para akıtıldığını bu nedenle çalışanlara az ücret verildiğini söylüyor. Ben de beğendim, ama eski çarşıyı ve kaşarlı köftesi.

  13. Biz 2012 yazında gittik Üsküp’e, o dönemde de bir ıssızlık özellikle nehrin öte yakasında Osmanlı’dan kalan bölgelerde dikkat çekiyordu, hem gündüz, hem gece üstelik! Fakat bu projenin yapıldığı kısımlar gene epey kalabalık sayılabilirdi, bana ise çok yapay geldi. Olmayan bir şeyi zorluyorlar gibi. Henüz bitmemişti çalışmalar, ama mevcut haliyle bile bana “fazla” geldi yapılanlar, sevemedim.

  14. Merhaba,
    Üsküp denilince ilk aklıma gelenler; ıhlamur ağaçları, gelincik çiçekleri, trileçe tatlısı, hoş muhabbet insanlar…

    Üsküp’ün modern tarafında bulunan heykeller beni de rahatsız etmişti. Gerçi heykellerden Makedonyalıların da memnun oldukları söylenemez. Karşımıza çıkan zorlama sanat eserlerinden sıkıldığımızda biz, eski şehrin sokaklarını arşınlayıp ıhlamur kokuları eşliğinde Mustafa Paşa Camii’ne doğru çıkmıştık.

    Ihlamur ağaçlarından bahsedecek olursak, ağaçların çiçekli dalları yerlere kadar uzamasına rağmen kimse ıhlamurları toplamamıştı. Bu sebepten biz de Makedonya’da ıhlamur çayı içilmediğine kanaat getirdik. Tabi, canım ıhlamurlardan toplayıp akşam kaldığımız evde çayını afiyetle içtik.
    Kokular, insanın hatıralarını oluşturmada ve hatıraları gün yüzüne çıkarmakta ne kadar etkili. Herkesin kokulu hatıralar biriktirmesi dileğiyle…

  15. Yıllarca izin dahi alamadan çalıştığım iş hayatım bitip de, emekli olduğumda fark ettim ki gezme tozma amaçlı seyahat yapabilme, planlayabilme yeteneğimi kaybetmişim. Şimdi sizin blogunuz bana rehber oluyor, samimiyetle yazılmış yazılarınızdan çok yararlanıyorum. Makedonya bir çoğumuzun atalarının memleketi, yurt dışı seyahatleri için de çok iyi bir başlangıç olur diye düşünüyorum.

  16. ‘Kalbimde bir hayâli kalıp kaybolan şehir!
    Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir!
    Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene,
    Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene.’Y.Kemal

    Üsküp, beni en çok etkileyen şehirlerden biridir. Geçmişteki bağlardan, Yahya Kemal’den, sıcak insanlarından ötürü olsa gerek. Bu meydanda dolaştığımız oldukça sıcak bir yaz gününde aniden çıkan fırtına ve yağmur sonrası bir alışveriş merkezine sığınmak zorunda kalmıştık, birdenbire boşalıvermişti de yalnız kendisini görmeye imkan vermişti koca meydan, unutamam. Bir de neşeli paralarını unutmamak lazım, harcamaya kıyamadığım bazılarını hala saklarım.

  17. Üsküp’e en son gittiğimde çalışmalar daha yeni başlamıştı. Dört bir yanda hummalı bir koşturmacayla köprüler yenileniyor, heykeller yerleştiriliyor ve koca meydan yeniden şekilleniyordu.
    Üsküp merkezine yapılan hummalı çalışmalar ve heykellerden yerli halkın çoğu memnun değil. Gereğinden fazla paranın gereksiz yere harcandığını düşünüyor olsalar da Üsküp’ün tanıtımı ve turizmi açısından ilgi çekeceğine eminim.
    Yakında tekrar Üsküp’e gideceğim bakalım yapılan çalışmalar sonucu şehir nasıl bir görünüme bürünmüş.

    • Şehir sanki heykellere boğulmuş gibi ve biraz da eğreti duruyor. Sanayisi emekleyen ülkenin paralarının böylesi prjelere akıtılmasından Üsküplüler şikayetçi. Kaldığım hostelin sahibi de benzer şikayetleri anlatmıştı bana. Diğer yandan belki de bu hali beğeniliri de şehrin turistik cazibesi artar. Görelim bakalım.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın