Matka Kanyonu, Makedonya’nın başkenti Üsküp’ten sadece 5o km uzaklığında yer alan inanılmaz bir manzaraya sahip geniş bir kanyon. Sakin suları ve yemyeşil manzarası nedeniyle Makedonya’nın en büyüleyici yerlerinden biri. Yolunuz Üsküp’e düşerse günübirlik bir gezi için mükemmel bir rota olur. Birçok gezgin kanyonu bilmese de Üsküplüler için en sevilen kaçamaklardan biri.

Matka ile ilgili en şaşırtıcı şey muhtemelen Avrupa’nın en derin sualtı mağarası olabilecek Vrelo Mağarası. Matka Kanyonu’nda yapılacak pek çok heyecan verici aktivite var. Matka Kanyonu rehberinde size oraya nasıl gidilir, ne yapılır, nerede yenir, nerede kalınır ve çok daha fazlası için deneyimlerimi ve ipuçlarını yazdım.

Matka Kanyonu

Üsküp’ten halk otobüsü ile Matka Kanyonu’na vardığınızda, kendinizi Orta çağdan kalma Sveti Bogorodica’nın veya Kutsal Meryem Ana Manastırı’nın yakınında buluyorsunuz. Güneye doğru birkaç dakika yürüyerek kanyona ulaşabilirsiniz. Oradayken, kalabalık kanyona doğru ilerlemeden önce 14. yüzyıldan kalma manastırın huzur ve sessizliğinin tadını biraz çıkarın.

Matka hem yürüyüş yapabileceğiniz hem de Orta çağ kiliselerini görebileceğiniz bazı patikalara sahip bir yürüyüş rotasına sahip. Kanyonu dilerseniz tekne ile veya kano ile de gezebilirsiniz.

Matka Kanyonu Rehberi

Matka Kanyonu, Makedonya’nın en eski yapay gölü olan Matka Gölü’ne ev sahipliği yapıyor. Kanyonun tamamı biyolojik ve jeolojik bir harikalar diyarı. ‘Matka’ adı, bölgenin zengin biyolojik çeşitliliğini simgeleyen Makedonca rahim anlamına gelen матка kelimesinden türemiş.

Burada 77 yerli kelebek türü, başka hiçbir yerde bulunmayan 2 yeni örümcek türü, 5 akrep türü, büyük yarasa popülasyonları ve binden fazla farklı bitki türü var. Buradaki türlerin yaklaşık %20’si endemik, yani gezegenimizin başka hiçbir köşesinde bulunmayıp sadece burada bulunuyor.

MATKA KANYONU NEREDE – NASIL GİDİLİR
Üsküp şehri 10 merkezi olmayan komüne bölünmüş. En büyüğü Üsküp ile Kalkandelen arasındaki şehrin eteklerinde bulunan Saraj komünü. Burası aynı zamanda Üsküp’ün en yeşil ve en az nüfuslu kısmı. Matka Kanyonu, Saraj’ın güneyinde, Grchec ve Chajlane köyleri arasında yer alıyor.

Şehrin en az uğrak yerlerinden biri olduğundan toplu taşıma ile ulaşım seçenekleri sınırlı. Kanyona ulaşım için en bütçe dostu seçenek otobüs. Matka’ya giden tek otobüs 60 numaralı otobüs.

🚌 Üsküp ➜ Matka : 7.00 / 7.45 / 8.45 / 9.40 / 10.30 / 11.20 / 12.10 / 13.00 / 13.50 / 14.40 / 15.30 / 16.20 / 17.10 / 18.00 / 18.45 / 20.15 / 22.30

🚌 Matka ➜ Üsküp: 5.50 / 7.45 / 8.45 / 9.40 / 10.30 / 11.20 / 12.10 / 13.00 / 13.50 / 14.40 / 15.30 / 16.20 / 17.10 / 18.00 / 18.45 / 19.30 / 21.00 / 23.20

Otobüsün durduğu otobüs duraktan Matka Kanyonuna varana kadar 15-20 dakikalık bir yürüyüş sizi bekliyor. Toplu taşıma ile gitmek istemezseniz Üsküp-Matka ulaşımı için taksi tutabilirsiniz (500-600 MKD) veya araba kiralayabilirsiniz.

Üsküp’te zamanınız çoksa trekking yapmayı seviyorsanız, Vodno Dağı Millennium Cross’dan başlayan nispeten basit patikayı takip ederek kanyona ulaşabilirsiniz. Ben bu rotayı yürümedim ama siz yapmak isterseniz rotada kaldığınızdan emin olmak için ağaçların ve kayaların üzerindeki kırmızı-beyaz işaretleri takip edin. Yaklaşık 5-6 saatlik bir yürüyüş sizi bekliyor.

MATKA KANYONU NE ZAMAN GİDİLİR
Matka Kanyonu yıl boyunca popüler, ancak ziyaret için en uygun zaman muhtemelen ilkbahar ve sonbahar ayları olsa gerek. İlkbaharda hava çok güzel ve kanyon canlı yeşil renklerle kaplıydı. Ancak yağmura yakalanma şansınız var. Sonbaharda her yer güzel, canlı sarı renklerle doluyor.

Yazları çok sıcak ve kanyon oldukça kalabalık oluyor, kışları ise güzel manzaralar sunuyor ama soğuk hava ve kaygan trekking rotaları pek ideal değil. Ne zaman ziyaret etmeye karar verirseniz verin geniş zaman ayırmaya bakın, hatta tüm günü kanyonda geçirin. Kanyona az vakit ayırmış birçok gezginle tanıştım, hepsi de pişman.

Matka Kanyonuna araçla gidecekseniz, geniş ve düzenli bir otopark olmasa da aracınızı park edebileceğiniz yer var. Hafta sonu için gelmiyorsanız, kanyonun hemen girişinde dahi park yeri bile bulabilirsiniz. Olası hırsızlık olayları nedeniyle araçta değerli bir şey bırakmayın. İlk izlenim ben nereye geldim dedirtse de merak etmeyin.

Kanyonda göreceğiniz manzaralar olası tüm kötü hislerinizi silip süpürecek. Güneye doğru yaklaşık on dakikalık bir yürüyüşten sonra 1935’te inşa edilen Matka Barajı’na ulaşıyorsunuz. Hemen ötesinde yapay ama güzel Matka Gölü var. Göreceğiniz ilk şey, gölden sadece birkaç metre ötedeki akan Treska Nehri olacak.

Matka Kanyonu kano gezisi yapmak isterseniz ziyaretçi merkezinden kano kiralayabilirsiniz. Kendi başınıza dolaşabilir veya hatta Vrelo Mağarasına gitmeyi deneyebilirsiniz. Zamanınız ve enerjiniz çoksa zümrüt yeşili gölün tadını çıkarmak için mükemmel olabilir.

Kanolar 30 dakika için 150 MKD ve 1 saatlik 300 MKD karşılığı kiralanıyor. Çift olarak binebileceğiniz kanoların fiyatları 30 dakika için 250 MKD ve bir saat için 500 MKD. Yanınıza eşyalarınızı koyabileceğini su geçirmez bir çanta alın.

Makedonya
Flyista

Matka Kanyonu tekne turları, barajın yakınındaki ziyaretçi merkezinden kalkıyor. 30 dakikalık tekne turları kişi başı 200 MKD. Matka patikalarını gezdikten sonra dönüp tekne turu yapabilirsiniz. Yanınıza yeterince nakit para aldığınızdan emin olun. Kredi kartı kullanarak ödeme kabul edilmiyor.

İlkbahar ve yaz aylarında, birçok yerli gölde yüzüyor ve çevredeki kayalıklardan suya atlıyor. Çeşitli yükseklik derecelerinde kayalıklar var ama olur da atlayacak kadar cesursanız dikkatli olun. Yüzmeye planlıyorsanız, mayo, havlu, parmak arası terlik getirin ve güneş kreminizi unutmayın. Yaz aylarında güneş kavurucu derecede yakıcı.

Vrelo Mağarası, Matka Kanyonunda yer alan, Avrupanın en derin mağaralarından biri. Tekne iskelesinden Vrelo Mağarası’na tekne turuna çıkabilirsiniz. Matka Kanyonunun en popüler cazibe merkezi olan mağaraya bir saatlik tekne yolculuğu kişi başı 400 MKD tutuyor. Mağaraya ulaşmak daha fazla zaman aldığından fiyatı daha yüksek.

Vrelo aslında kanyondaki 10 mağaradan sadece biri, halka açık olan tek mağara. Mağaranın derinliğini ölçmek için birkaç girişimde bulunulmuş. Ancak şimdiye kadar dalgıçlar 240 metre derinliğine gidebilmişler. Ekipler yolu kapatan kaya yığınları nedeniyle ilerleyememiş.

Bu haliyle Vrelo, dünyanın en derin su altı mağaralarından biri. Ancak mağara tam olarak araştırılmadığından, Vrelo’nun daha ne kadar derin olduğunu kimse bilmiyor.

Matka Kanyonu, birkaç Orta çağ manastırına ve çok sayıda mağaraya ev sahipliği yapıyor. Matka Kanyonu bölgesi uzun yıllar Osmanlılardan kaçan Hristiyanlar için bir sığınak görevi görmüş. Osmanlı Hıristiyanlığa karşı hoşgörülü olduğunu kanıtladıktan sonra inançlı Hristiyanlar tefekkür inziva merkezi olmuş.

Matka Kanyonuna girmeden önce birkaç turist odaklı restorana ek olarak, başka bir kilisenin yanından geçeceksiniz. Kilisenin adı St. Andrea. Kanyonun kalbinde yer alan St. Andrea Manastırı, 1388’da inşa edilmiş. Manastır, Matka Kanyonundaki en eski ve Makedonya’daki en eski manastırlardan biri.

Kafamı manastırdan içeri sokar sokmaz içeriden bir adam hemen ‘Bilet!’ diye bağırdı. Hitap şekli biraz rahatsız ediciydi. Ancak 14. yüzyıldan kalma kiliseyi ve korunmuş fresklerini gerçekten görmek istiyorsanız, ödemeniz gereken ücret 100 MKD.

Manastırdan hemen sonra, Matka’nın inanılmaz orta çağ manastırlarından bazılarına giden tüm yolların başlangıç noktası çıkıyor önünüze. Hemen karşıdan Aziz Nikola Manastırı‘na giden patika başlıyor. Dik, kayalık bir tırmanış ama en azından iyi gölgeli. Patikadan yukarı yürüyüp ilerlediğinizde çok geçmeden de manastıra varıyorsunuz.

Ana yolun ikiye ayrıldığı patikalardan soldaki rota, birkaç manastır daha görebileceğiniz birkaç yürüyüş rotasına götürüyor. Rotada görülecek en önemli yer, Matka Gölü’ne bakan St. Nikola manastırı ve aynı adı taşıyan azizin adını taşıyan Shishevo köyü. Kanyonun karşı tarafında ise 15. yüzyıldan kalma Sveti Spas (Kutsal Kurtuluş) manastırını yer alıyor

Yürüyüşe çıkmayı planlıyorsanız, rahat ve kaymayan ayakkabılar getirin. Sonbahar ve kış aylarında trekking rotalarının çoğu kayganlaştığı söylendi. Özellikle trekking yapıyorsanız kanyonda yiyecek ve içecek alabileceğiniz çok fazla yer yok.

Kanyonun girişinde atıştırmalık ve içecek satan küçük dükkanlar, hediyelik eşya dükkanları var, hepsi bu kadar. Bu nedenle alışılmışın dışında takılmayı planlıyorsanız, yanınıza yiyecek ve tüm gün yetecek kadar su ve içecek bulundurduğunuza emin olun.

Manastırın kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte ilk olarak 17. yüzyılda bahsedilmiş. Ne yazık ki ziyaretim sırasında kilise kilitliydi. Ama dışarıdan bakıldığında Makedonya’da gördüğüm diğer kiliselerine çok benziyor.

Matka’ya yarım gününüzü ayırsanız iyi olur. Görülecek ve yapılacak çok şey var. Gezinizin sonunda muhtemelen çok yorgun ve çok acıkmış olursanız, ziyaretçi merkezinin yakınındaki restoranda bir şeyler yiyebilirsiniz. Tabi burası her zaman diğer yerlerden daha pahalı olduğu aklınızda bulunsun.

Daha otantik ve uygun fiyatlı bir seçenek arıyorsanız, kanyonun girişine yakın bir yerde Manastirska Pestera ya da yerlilerin Mechkina Dupka (ayı deliği) dediği yeri bulun. Restoranın adı Manastır Mağarası anlamına geliyor. Zaten restoran da bir mağaranın içine oyulmuş ve içi bir mağarayı andırıyor. Yemekler iyi, içecekler ucuz ve manzarası hoş.

Muhtemelen Üsküp’ten Matka Kanyonuna gelip döneceksiniz ama dilerseniz Matka’da da konaklama şansınız olduğunu bilin. Ziyaretçi merkezinin hemen yanında, odaları gecelik 39 ila 59 avro arasında değişen dört yıldızlı bir otel var. Kanyonun yanındaki Dolna Matka bölgesinde de bazı aile yanında konaklamalar bulabilirsiniz.

Ben kalmadım ama dilerseniz alternatif olarak, beş odaya bölünmüş 40 ranza kapasiteli pansiyon tipi konaklama imkanı sunan Matka Mountaineering Center’de de kalabilirsiniz. Ziyaretçi merkezine yakın olan Matka Dağcılık Merkezi, bir otelden çok daha az olanak sağlasa da çok daha ucuz.

Matka Kanyonu‘ndan Üsküp’e geri dönüş yolu da aynı. Ancak hafta sonu veya yoğun bir günse, yolda çok fazla park edilmiş araba olacağından otobüsün sizi ilk bıraktığı yerden alamayacağı aklınızda olsun. Bir sonraki otobüs durağına gitmek için 20-30 dakika yürümeniz gerekebilir.



Önceki blog yazısıOlimpos Gezi Rehberi
Sonraki blog yazısıMostar Gezi Rehberi
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

1 YORUM

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın