Leipzig, zengin tarihi ve muhteşem mimari geleneğiyle öne çıkan Leipzig, Almanya’nın en önemli turizm noktalarından biri. Eski çağlardan bu yana ülkenin bilim, kültür ve sanat merkezi olan şehir, Goethe’nin Faust’unda ‘Küçük Paris’ olarak tanımlanıyor.

Temiz, dar ve dolambaçlı sokakları, hemen hemen her köşede insanı muhteşem kokularıyla karşılayan kafe ve pastaneleriyle kent, Paris’ten çok Viyana’yı andırdı bana. Ancak kıyaslandığında oldukça küçük kalıyor elbet. Sadece 100 km uzaklıkta olan Dresden ile birlikte Leipzig harika bir haftasonu destinasyonu olabilir.

leipzig gezi rehberi
Leipzig Markt ve Altes Rathaus

Avrupa‘da kültür, eğitim ve sanatla anılan Leipzig şehrinde, genç üniversitelilerin dinamizm kattığı sokaklar, farklı tasarımlı kafeler, gotik mimari izleri taşıyan kiliseler ve müzik dünyasının önemli isimlerinin hayatlarına tanıklık etme imkanı var.

Küçüklüğüne rağmen dünyaca ünlü Bach, Schubert, Mendelssohn, Martin Luther, Goether, Schiller ve fantastik Neue-Leipziger-Schule sanat akımlarıyla sanatla yoğrulmuş olduğu her yanından anlaşılıyor. Şiirin, sanatın ve müziğin şehri Leipzig’i ben çok sevdim.

Leipzig Gezi Rehberi

Leipzig, Almanya’nın Saksonya eyaletinin en büyük şehri. Saksonya eyaletinin kuzey batısında, fuar, üniversite, kitap, kültür ve sanatla anılan şehir, müzik ve barış devriminin de kahramanı olarak anılıyor. Geçmişte Slav kökenlilerin ‘Lipsk’ ismiyle çağırdıkları bu yer ‘ıhlamur ağaçlarının bulunduğu yer’ anlamına geliyor.

Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu döneminden bu yana Almanya’nın en önemli ticaret şehirlerinden biri olmuş. Kültürel ve sanat yaşamının hareketliliği, alışveriş, eğlence, yeme-içme gibi olanakların çeşitliliği ile Eski Doğu Almanya’nın üç büyük şehrinden biri.

Ticaret potansiyeli ile gelişmiş olan şehir, 16. yüzyıldan itibaren kültürel aktivitelerin yoğunlaşmasıyla edebiyat şehri kimliği kazanmaya başlıyor. Bunda Goethe’nin katkısı oldukça büyük. Dünyaca ünlü müzik bestecileriyle tanınan Leipzig, Almanya’nın kültür başkentlerinden biri. Avrupa’da matbaa ve kitap evleriyle tanınan şehirde, eğitimli nüfusun varlığı hissediliyor.

Saksonya Eyaletinin en büyük yerleşim merkezi Leipzig’in merkez nüfusu 500 bini, metropol nüfusu ise 3,5 milyonu aşıyor. 1933’te 713.470 nüfusa erişmiş olan Leipzig, yaşanan tarihsel gelişim süreçlerinden etkilenerek ve II. Dünya savaşı sonrasında sürekli nüfus kaybetmiş.

Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinin ardından özellikle genç nüfusun batıya göçmesiyle şehrin nüfusu 437 binlere kadar düşmüş. Alman hükümeti ve yerel yönetimlerin aldıkları önlemler ile bunun önüne geçmekte başarılı olunmuş.

Şehir merkezi savaş zamanında bombalanan Leipzig, restorasyon çalışmalarının ardından Avrupa’nın en canlı yaşamının görülebildiği şehirler arasında yerini aldı. Bakımsız ve kötü görünen savaş sonrası binaları da görmeniz mümkün ancak bu durum sadece Leipzig’in geçmiş ve gelecek arasındaki muhteşem dengesini gösteriyor.

Leipzig
Altes Rathaus, Leipzig

Ünlü piyanist ve koro direktörü Richard Wagner’in de doğum yeri olan bu kent, köklü müzik geçmişi, tiyatro ve operalarıyla, sanatın kalbinin attığı bir yer konumunda. Avrupa’da başka hiçbir şehrin bu kadar büyük müzik geleneği yok. 1723 ile 1750 yılları arasında müzik direktörü olarak çalışan Johann Sebastian Bach ve Felix Mendelssohn Leipzig’in sembolleri arasında yer alıyorlar.

Yalnızca Almanya’nın değil tüm Avrupa için büyük önem taşıyan Leipzig hakkında bilinmeyen çok sayıda ‘ilk’ bulunuyor. Arap Kahve Ağacı ismiyle Almanya’da açılan ilk kahvehane, dünyanın ilk tıp dergisi yayını, Almanya’da lisans düzeyindeki ilk kütüphanecilik eğitimi, Almanya’daki ilk kitap koruma merkezi bunlardan yalnızca birkaçı.

Modern anlamda dünyada yayınlanan ilk günlük gazete, banka teminat mektubu niteliğinde kullanılan ilk seyahat çeki, dünyada esnafların bir araya gelerek oluşturduğu ilk orkestra bu şehirde hayata geçti.

İlk seyahat çeki, ilk seri halde ansiklopedi, ilk ders kitabı, ilk kitap dizisi, ilk günlük gazete Leipzig’de yayınlandı. I. Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Versay Antlaşması ile savaş suçu işleyenlerin yargılandığı davalar da Leipzig’de görüldü. Leipzig hakkında bilgiler blog yazımda şehrin ilginç yönlerini yazdım.

Dünyadaki ticaret fuarlarının anası olarak anılan Leipzig Ticaret Fuarı (Leipziger Messe), yaklaşık bin yıldan bu yana süregelen bir gelenek. Orta Çağ’da Avrupalı tüccarların buluştuğu bu alan günümüzde Oyun Kongresi, Leipzig Kitap Fuarı ve Uluslararası Otomobil Fuarı gibi etkinliklerle isminden söz ettiriyor.

Leipzig Gezilecek Yerler

Leipzig’in art-nouveau havasını en iyi hissetmenin yolu tüm sokaklarında dolaşmak ve ara sokaklara göz atmak. Kek ve kahve kokusunun duyulduğu Leipzig sokaklarında vakit geçirerek şehrin tadını çıkarmak mümkün. şehri keşfetmek için 2 gününüzü ayırın.

Leipzig Almanya’nın en geniş tramvay ağlarından birine sahip. 15 farklı rotada işleyen bu hizmet dışında, üç yer altı metrosu ve 30 kadar da otobüs hattı şehrin her bir yanına kolay ulaşım sağlıyor. Ayrıca haftalık Leipzig Card ile yada aile biletleri ile yolculuk etmek daha ekonomik ve kolay.

Günlük geçerli Leipzig Card 2015 fiyatı 10.90€; 3 günlük olanı 21.90€; 3 günlük geçerli 2 erişkin ve 14 yaş altı 3 çocuğa kadar geçerli kart ise 37,90€. İlk kullanıldığında validasyon yapılması ve imzalanması şart.

Alman kültürünün en önemli merkezlerinden Leipzig, köklü üniversiteleri, kültür ve sanat izleri taşıyan meydanları, tarihi yapıları ve çok sayıda gezilecek yerleri ile zengin seçenekler sunuyor. Konaklama için benim de kaldığım Best Western ve Seaside Park Hotel iyi tercih olabilir.

1. Leipzig Markt

Leipzig Markt
Leipzig’in tarihi kalbi Markt, Altes Rathaus binası
Stadtgeschichtliches
Altes Rathaus’ta yer alan Stadtgeschichtliches Müzesi

Leipzig Markt, şehrin en güzel ve en gösterişli yerlerinden olan eski pazar meydanı. Bir kısmı tamamen Rönesans dönemindeki belediye binası olan Altes Rathaus ile kapanmış. Kentte yaşayanların olduğu kadar ziyaretçilerin de buluşma noktası olan meydan ve çevresindeki hareketlilik gün boyu sürüyor.

Altes Rathaus’un içinde bulunan Stadtgeschichtliches Muzesi, Leipzig’in geçmişine ait eşsiz eserlerin ve dökümanlar bulunuyor. Giriş Rathaus’un arkasında bulunuyor. Müze sergi alanını genişletmek için sürekli olarak çalışmalar yapılıyor. Çatıda yer alan salında çeşitli aktiviteler yapılıyor.

Bunun için geleneksel kıyafetler, trampetler eşliğinde duyurular yapılıyor. www.stadtgeschichtliches-museum-leipzig.de. 6€ ; Salı-Pazar 10–6.

2. Hauptbahnhof Leipzig

Leipzig tren istasyonu
Leipzig Tren İstasyonu

Hauptbahnhof Leipzig, Avrupa’nın en büyük tren istasyonu unvanını taşıyor. Dresden’den trenle geldiğimde indiğim bu istasyon oldukça etkilendim. 1915’te yapılan ve içerisinde 26 yolcu platformu bulunduran tren istasyonunda, alışveriş için mağaza ve dükkanlar ile restoranlar bulunuyor.

1915 yılında yapılmış ve günümüzde ise korunma altında alınmış bir anıt ancak bir bölümünde bulunan alışveriş bölümü bu korunmadan nasibi almamış. Tüm kompleks de eksik olan tek şey bir bar.

Dükkan ve restoranların çoğu akşam saat 10’a kadar Pazar günleri de dahil olmak üzere açık. Buradaki Ludwig Cafe Leipzig Hauptbahnhof erken nefis kahve eşliğinde kitap okumak için nefis bir yer.

3. Auerbachs Keller

Auerbachs Keller
Goethe’nin müdavimi olduğu Auerbachs Keller Restoranı
Madler Pasajı
Madler Pasajı

Auerbachs Keller, hem Almanya’nın hem de Avrupa’nın en meşhur restoranlarından biri. 1525 yılında bulunan Hem huzurlu hem de turistik ve yemekleri de oldukça lezzetli ve sunumları da enfes. İki farklı bölümü bulunuyor; sağlıklı Sakson yemeklerini bulabileceğiniz Grosser Keller ve üst düzey bir ücrete sahip olan Historische Weinstuben’ın 4 tarihi odası.

Buradaki ‘Goethe Odası’ meşhur şairin sayısız anısını barındırıyor. Faust’un bölümlerinden biri de burada ki meşhur Auerbachs Keller restoranında geçiyor ve sizi restoranın o taş merdivenlerine geri götürüyor. Günümüzde hem Goethe’nin hem de diğer meşhur ziyaretçilerin resimleri ve belgeleri Auerbachs Keller’ın duvarlarını süslüyor.

Mutlaka ve mutlaka gelmeden önce rezervasyon yaptırın. Restoranın olduğu pasaj Mädler Passage da oldukça ünlü. Bir kaç blok ileride ise muhteşem art nouveau dekoruyla Mephisto Bar bulunuyor.

Mädler-Passage, Leipzig’in en ünlü pasajlarından. Neumarkt bölgesinde bulunan Auerbachs Keller’in hemen girişindeki iki bronz figür, Mathieu Molitor tarafından Goethe’nin Faust’taki sahnelerinden esinlenerek yapılmış. Heykellerin ayaklarına dokunmanın iyi şans getirdiği söyleniyor.

4. Leipzig Üniversitesi Kulesi

Leipzig Universitesi Kulesi
Leipzig Universitesi Kulesi

Leipzig Üniversitesi Kulesi (Leipziger Universitatstrum), şehrin merkezi Markt’a yakın olan Augustus meydanının yanında yer alıyor. 143 metre uzunluğu ile dikkat çeken bir yapı şehrin en yüksek binası, ne yandan bakılsa görülebiliyor.

Üniversiteli gençlerin ‘sivri diş’ ya da ’20’lik diş’ olarak adlandırmışlar. Asında kule, açık bir kitabı anımsatan mimarisiyle şehrin kitaplarla olan ilişkisine göndermede bulunuluyor. Eski ismi Karl Marx olan üniversitede yer alan kule uzay kampüsünü andırıyor.

Tüm şehri panoramik görmek için 31. katına çıkın. Hava açık olduğunda Leipzig’in doğusunda bulunan ve 1813’deki tarihi savaşların anısına yapılan Völkerschlachtdenkmal Anıtını bile görülebiliyor Restoran ve kafesi pek bir romantik. Buradan harika Leipzig fotoğrafları çekebilirsiniz.

5. Uluslar Muharebesi Anıtı

Leipzig görülecek yerler

Leipzig Savaşı Anıtı (Völkerschlachtdenkmal), Napolyon’un askerleri ile Leipzig’in sırtlarında karşılaşan Prusyalı, Avusturyalı, Rus ve İsveçli askerlerden hayatlarını kaybedenlerin anısına yaptırılan 1913 yılında dikilmiş.

Avrupa tarihi için önemli bir mesaj taşıyor. Şehrin kuruluşunda ve Almanya eski tarihinde oldukça fazla öneme sahip olan anıt, 1813 savaşlarında Napolyon’un aldığı büyük yenilgiyi anmak için yapılmış.

Şehrin sırtlarında yer alan 150 metre uzunluktaki anıt, yüksekliğiyle Avrupa’nın en büyük anıtı unvanına sahip. 500 basamak ile 91 metresine kadar çıkılabiliyor. Buradan şehri tamamen görebileceğiniz gibi fotoğraflar da çekebilirsiniz.

6. St. Nicholas Kilisesi

Nikolaikirche, Leipzig

St. Nicholas Kilisesi (Nikolaikirche), Gotik mimarinin hakim olduğu bir kilise. İçerisinde çok güçlü bir gotik mimari hakim. Alışılagelmedik tavanı palmiye ağacı gibi açmış sütunlarla destekleniyor. Sıradan görüntüsü sayesinde, Komünist rejimin bastırılması sırasında örgütlenen halkın gizli buluşma noktası olmuş.

Hükümet çökmeden önce her pazartesi günü bir çok Doğu Almanya vatandaşı burada toplanıp ve ‘Wir sind das Volk’ (bizler halkız) şarkısını söylermiş. Kilisede her pazartesi saat 5’te 1989’daki devrimi başlatan barış vaazları hala verilmeye devam ediyor.

7. St. Thomas Kilisesi

Thomaskirche, Leipzig
Thomaskirche, Leipzig

St. Thomas Kilisesi (Thomaskirche), Gotik mimarinin iyi bir örneği kabul edilen, Leipzig’deki en önemli yerlerin başında geliyor. Büyük reformcu Martin Luther’in 1539’da Protestanlığın gelişini haber verdiği meşhur konuşmasını burada yapmış. Aynı zamanda Bach’ın 27 yıl boyunca koro yönetmenliği yaptığı yer olarak da tanınıyor.

Kısa oratoryolarının çoğunu bu kilisede yazan Bach uzun yıllar aranan mezarının bulunmasının ardından kiliseye nakledilmiş. Kilise, 1943’te bombalamada yerle bir olmuş. Yeniden ayağa kaldırılan kilisenin önünde bir de ünlü Alman Müzisyen Felix Mendelssohn Anıtı bulunuyor.

8. Zum Arabischen Coffe Baum

Zum Arabischen Coffe Baum

Zum Arabischen Coffe Baum, ‘Arap Kahve Ağacı Müzesi’ anlamına gelen, dünyanın en eski kahve evi. 1694’te açılan, hem bir kafe hem de bir müze olan yerde özellikle Saksonya başta olmak üzere Avrupa’da ki kahve kültürü ile ilgili bir çok harika bilgiye ulaşabilirsiniz. Zamanında aralarında Gotthold Lessing, Schumann, Goethe ve Liszt gibi ünlülere de servis yapmış.

Müze’de bir çok tablo, Arap kahve gemileri ve kafe oyunları bulunuyor. Ayrıca kahve kavurmanın da temellerinin öğretildiği bu eğlenceli mekanda Viyana, Fransız ve Arap kafeleri şeklinde bölümler bulunuyor ancak Arap kısmında kahve servisi bulunmuyor, sadece sergi olarak kullanılıyor. Kekleri çok iyi.

9. Bach House

Bach House Leipzig

Bosehaus (Bach-Archiv Leipzig), Bach’ın bir zamanlar yaşadığı aile evi. Ünlü Lüteryen Kilisesi Thomaskirche’de koro şefliği görevinde bulunan müzisyen Bach, kentin sanat alanındaki en önemli temsilcisi. 1685-1750 yılları arasında yaşayan Johann Sebastian Bach’ın ismi her platformda kentle yan yana.

Thomaskirche’nin tam karşısında yer alan müzede, Bach’in nasıl çalıştığı, yaşamı ve eserleri interaktif şekilde sesli anlatım, görsel çalışmalar ve tabii ki eserleri ile harmanlanarak sunuluyor. Bestecinin kariyerine adanan müze evde sanatçının özel eşyaların yanı sıra interaktif sergiler de bulunuyor. Bach’ın müziğini anlamak ve daha yakından tanımak isteyenlerin seveceğine eminim.

10. Gewandhaus Leipzig

Gewandhaus

Neues Gewandhaus (Yeni Orkestra Binası) Leipzig’de sanat tutkunlarının buluşma noktası. Leipziger Universitatstrum’un gölgesindeki cam ve beton işçiliğinin eseri bina, dünyaca ünlü akustiğe sahip. Öyle ki tek bir tona tam 2 saniye boyunca yankılanıyor. Leipzig Filarmoni Orkestrasına ev sahipliği yapıyor. Eski yönetmen Kurt Masur ve Michael Köhler şu anda buranın yönetiminde.

11. Grassimuseum

Grassimuseum, Leipzig

Grassimuseum, şehirde müzeler kompleksi olarak bilinen ve Alman Art Deco mimarisinin en güzel örneklerinden biri. İngiliz mimar David Chipperfield tarafından restore edilmiş. 1929’da açılan, 2005’te restore edildikten sonra yeniden hizmet vermeye başlayan binada üç müze birden yer alıyor.

Museum für Angewandte Kunst: Müzede Leipzig’in ve doğu Almanya’nın gurur kaynağı olan geleneksel el sanatları olan porselen, kilim, ve modern ev tasarımlarıyla ilgili 2 bin yıllık dev bir arşive sahip. www.grassimuseum.de ; 5€, Salı-Pazar 10–6.

Museum für Völkerkunde: Tüm kıtalardan ve bir çok çağa ait sanat eserlerine sahip olan bu müzede özellikle Güneydoğu Asya’ya ait olan antik eserler oldukça ilgi çekiyor. Dünyanın tek Kurile Ainu tüy kostümü de kuzeydoğu Asya koleksiyonu bölümünde bulunuyor. www.grassimuseum.de ; 6€. Salı-Pazar 10–6.

Museum für Musikinstrumente: Çoğunlukla Rönesans devrine ait olan ve 1543 yılında İtalya’da yapılan dünyanın en eski klavsenine sahip olan bir müzik enstrümanları müzesi. Ayrıca çibalo, flüt ve ud gibi çalgılar da bulunuyor. Enstrümanların seslerini de sergilerde duyabilmek mümkün. 5€, Salı–Pazar 10–6.

12. Museum der bildenden Künste

Museum der bildenden Künste

Museum der bildenden Künste (Güzel Sanatlar Müzesi), Sachsenplatz Meydanının ortasında yeşil bir cam kübün içinde bulunan, şehrin önde gelen sanat galerilerinden biri. Şehrin sanat geçmişini yansıtan ve minimalizm örneklerini taşıyan müze içinde 2 bin 700 den fazla tablo ve heykel bulunuyor.

Tüm bu eserler Alman Orta çağ zamanından modern Neue Leipziger Schule zamanına kadar bir tarihi kapsıyor. Özellikle dikkat edilecek sanatçılar arasında Lucas Cranach the Elder ve Caspar David Friedrich bulunuyor. Max Klinger’in Beethoven’ı Zeus heykeli gibi tasvir ettiği eseri kaçırmayın. Müzenin en tepesinden başlayın ve aşağıya doğru devam edin.

Ayrıca Leipzig’de çok sayıda sanat galerileri yer alıyor. Gallery for Contemporary Art, Spinnerei, German Photography Museum, The Rundling, Museum of the Printing Arts ve The White Lady bunların başında geliyor.

13. Diğer Leipzig Müzeleri

leipzig müzeleri
Mendelssohn Evi, Mendelssohn Haus

Eski bir balıkçı köyü olan Leipzig, bugün müze ve galerilerle dolu modern bir kent. Tüm şehirde 50’den fazla müze bulunuyor. Almanya’nın yerel ve etnografik ürünlerinin sergilendiği Museum für Angewandte Kunst, geleneksel el sanatları, porselen, kilim ve modern ev tasarımlarının olduğu 2 bin yıllık bir arşivi kapsıyor.

Güneydoğu Asya koleksiyonu ile dikkat çeken Museum für Völkerkunde de tüm kıtalardan ve ülkelerden birçok çağa ait antik eserler sergileniyor. Ağırlığı Rönesans Dönemi’ne ait olmak üzere müzik enstrümanlarının sergilendiği Museum für Musikinstrumente‘de ise çibalo, ud, flüt gibi çalgılar ve hiç bitmeyen müzik sesi var.

Zeitgeschichtliches Forum Leipzig ise Almanya’nın II. Dünya Savaşı sonrası bölünmesi ve tekrar birleşmesi ile ilgili olağanüstü bilgiler sunan muhteşem tarih müzesi.

Doğu Almanya’nın komünist çağına ışık tutan müzenin asıl adı Museum in der Runden Ecke olan Stasi Müzesi, bir zamanlar eski gizli polisin (Stasi) karargahıydı ve şimdi Doğu Almanya dönemine ait tüyler ürperten bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. www.runde-ecke-leipzig.de.

Alman Kitap ve Yazı Müzesi, 1884’ten bu yana hizmetini sürdürüyor. Almanya Ulusal Kütüphanesi’ne bağlı Deutsche Bücherei’da hizmet veren bu tarihi kültür kurumu, kendi alanında dünyanın en eskiki müzesi. Dünyanın en büyük filigranlı kâğıt koleksiyonuna sahip. Devamlı ve geçici sergileriyle değerli koleksiyonlarının geniş bir ziyaretçi kitlesine sunuyor.

Besteci Felix Mendelssohn-Bartholdy’ye adanan Mendelssohn Haus (Mendelssohn Evi) sanatçının son günlerini yaşadığı ve yitirdiği ev olarak tanınıyor. 19. yüzyıldaki özelliklerine sadık kalınarak yapılan restorasyonun ardından orijinalliği korunan yapıda her pazar saat 11’de konser düzenleniyor.

14. Colditz

leipzig olditz

Colditz, Film ve dizilere konu olan, II. Dünya Savaşında sırasında adı sıkça geçen bir kale. Leipzig’e 50 km mesafedeki bu kasaba, savaş döneminde Almanya’nın en büyük kalelerinden birine dönüşmüş. En tehlikeli suçluların ve savaş esirlerinin tutulduğu kasaba, kaçması imkansız bir hapishane özelliğindeymiş. Günümüzde yaşlı rehabilitasyon merkezi olarak kullanılıyor.

Savaş zamanında Almanlar bu kasabayı dev bir kaleye dönüştürmüş ve kaçması imkansız bir hapishane olarak en tehlikeli gördükleri suçluları içeri tıkmışlar. Kale şu anda yaşlıların bakımının yapıldığı bir yer ancak bahçeleri, avluları savaş döneminde yapılan bir takım yerler ziyarete açık durumda. Kasabanın kendisi de ziyaret etmeye değer ve Leipzig’den kolayca ulaşabileceğiniz ilginç bir yer.

15. Leipzig Hayvanat Bahçesi

Leipzig Zoo

Leipzig Hayvanat Bahçesi, Avrupa’nın en iyi hayvanat bahçelerinden birisi. 1878’de açılmış, 5 yüzden fazla bitki ve 850’den fazla hayvan çeşidi ile nefis bir yer burası. 225 bin metre kare alanı kapsayan devasa bahçede hayvanlara daha iyi şartlarda bakıldığı söyleniyor.

Afrika, Asya ve Güney Amerika’nın tropikal bahçelerini Avrupa’nın göbeğinde görmek için Leipzig Hayvanat Bahçesi olan Zoo Gondwanaland’i ziyaret edin.

Leipzig nerede 📍

Leipzig şehri, Kuzey Alman Ovası’nın güney ucunda yer alıyor. Weisse Elster, Pleisse ile Parthe nehirlerinin kavşağında kurulmuş. Orta Saksonya eyaletine bağlı olan Leipzig, Aşağı Saksonya sınırında Halle şehri ile komşu.

Orta çağdan bu yana bölgenin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Leipzig, Dresden’e 114 km, Berlin‘e 190km, Prag‘a 260 km ve Münih’e 431 km uzaklıkta bulunuyor.

Leipzig’e nasıl gidilir 📌

Leipzig/Halle Havalimanı, Leipzig’in 18 km kuzey doğusunda yer alıyor. Havalimanı Doğu Almanya’da yer alan en büyük ikinci yoğun havalimanı. Havalimanı ile şehir merkezi arasında her 30 dakikada bir tren çalışıyor (4.20€) ve şehre ulaşmak ortalama 15 dakika sürüyor. Havalimanındaki tren istasyonundan yakındaki veya uzaktaki yerlere bağlantılar veriliyor.

Fahrkarten olarak adlandırılan bilet makinelerinden Leipzig Hbf seçeneğini tıklayarak nakit veya kredi kartlı ile biletinizi alın. Dil seçenekleri arasında Türkçe de var. Sorun olursa Deutsche Bahn info deske uğrayın. Aceleniz varsa direk trene gidip binin, kondüktöre açıklarsınız. Ama tren biletleri kontrol edildiğinde biletiniz yoksa daha pahalıya gideceğinizi bilin.

Biletinizi onaylatmayı da sakın ihmal etmeyin (validation). Bilet makinesinin yakınındaki cihazda biletinizi valide ettikten sonra bilet 2 saat boyunca geçerli.

Havalimanından şehre taksi ile ulaşmak isteyenlerin Terminal B/Geliş tarafına geçmeleri gerekiyor. Leipzig şehir merkezine taksi ile ulaşım yaklaşık 20 dakika sürüyor.

Leipzig’s merkez tren istasyonunu çok sevdim. Avrupanın en büyük ve en güzel istasyonlarından. Yeme içme için de tercih edilebilecek yerlerden.

Bu şahane istasyondan Berlin, Dresden, Munich, Frankfurt ve Hamburg’a gidilebilir. Diğer Avrupa şehirlerinden Paris, Prag, Milan, Viyana ve Zürih’e de direk seferler var.

Deutsche Bahn tren şirketi Leipzig’den diğer bir çok şehre ulaşım sağlıyor. Halle (9€, 25 dakika), Magdeburg (20€, 75 dakika), Erfurt (28€, 60 dakika), Dessau (11€, 50 dakika), Potsdam (€47, 2 saat) ve Berlin (43€, 80 dakika).

Yüksek hızlı trenlerle de Leipzig’den diğer şehirlere ulaşmak mümkün; Frankfurt (72€, 3.5 saat), Münih (89€, 4.5 saat), Hamburg (93€, 3 saat), Dresden (20€, 90 dakika), Berlin (43€, 80 dakika). Prag’a (€50, 4.5 saat) Dresden’den ulaşım mümkün.

Kültürel ve ticari yaşamın hareketliliği, alışveriş, eğlence, yeme-içme gibi olanakların çeşitliliği Leipzig’i Almanya’nın en çok tercih edilen yerlerinden birine dönüştürmüş. Eski çağlardan bu yana ülkenin bilim, kültür ve sanat merkezi şehirlerinden biri olan Leipzig görülmeye değer.

34 YORUM 💬

  1. Leipzig bana tam bir öğrenci şehri gibi gelmişti. Çok büyük bir şehir olmadığı için her yere yürüyerek ulaşabilme rahatlığı, insanların müthiş yardımseverliği(ya da biz biraz fazla şanslıydık :)), defalarca büyük hasarlar almasına rağmen aslına uygun restorasyonuyla üniversite ana binasının ışıltısı…

    Kaldığımız hostelin ucuz, temiz, merkezi ve çalışanlarının çok keyifli insanlar olması da Leipzig’i sevmemdeki en büyük etkenlerden biri kesinlikle. Ve Leipzig’e yakınlığı ile gitme şansı bulduğumuz Dresden’i de düşünürsem mutlaka gidilip, görülmeli, Bach ezgileri kulağınızda, onlarca anı kalbinizde dönülmeli derim. 🙂 <3

  2. Biz oradaki insanların medeni davranışlarına aşık olduk. Homeless görüntülü 3 müzisyenin rüzgarla uçuşan kağıt parçasını alma telaşları, müziğin olduğu yerde medeniyetin üst seviyelerde olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Müzik medeniyettir.

  3. Dördüncü saatin sonunda eşimin en kısa yoldan çıkalım dediği “efsanevi” hayvanat bahçesine sahip.. 🙂

  4. Bence her köşesi sanat ve kūltūr kokan bir şehir. Ben Dortmund çevresinde yaşamış olmama rağmen beğenmiştim.Ikinci vatanımı arada özlūyorum. 🙂

  5. Otantik ile modernin karışımı bir şehir. Ulaşımının rahatlığı da ayrı bir güzellik katıyor. Leibniz’in doğduğu yer. Sizi fazlasıyla tatmin edebilecek imkanlara da sahip. Küçük olmasına rağmen…

  6. Nazım Hikmet geçmişti yaşamının son yıllarında ve şiirlerini benim göremediğim ama bildiğim o güzel şehirden armağan etmişti.

  7. Bence her köşesi sanat ve kūltūr kokan bir şehir.Ben Dortmund çevresinde yaşamış olmama rağmen beyenmiştim.Ikinci vatanımı arada özlūyorum. 🙂

  8. Bence her köşesi sanat ve kūltūr kokan bir şehir. Ben Dortmund çevresinde yaşamış olmama rağmen beğenmiştim. Ikinci vatanımı arada özlūyorum. 🙂

  9. Leipzig, cafeleri, muzeleri,anıtlari, parklari ve Bach ezgileriyle; temizliği, tarihi ve planli bir şehir oluşuyla, kültürlü, güler yüzlü ve yardımsever insanların bolluguyla tam yaşanılacak bir yer. Ben de Leipzig’le birlikte Dresden ‘ i de öneriyorum. Orası da muhteşem bir şehir.

  10. 2002 Yılında Leipzig’te Honky Tonk Fest’e (festival) katılmıştım.. Her köşe başında ayrı ayrı müzik gruplarının canlı performanslarını izlemek ve müziğe kendini bırakmak çok keyifliydi. Harika bir sokak festivali. Hatırladığım kadarıyla Avrupa’nın ikinci en büyük tren garına sahip.

  11. Harika bir şehir. Buram buram sanat kokuyordu. Nazım Hikmetin bir şiirinde yer verdiği bir kentmiş. Bunu gittikten sonra öğrendim yanlış hatırlamıyorsam buraya sürülmüş. Eski rus mimarisinin etkisi altında kalmış. Kaldıgım site eski rus askeri kışlasıydı. Hayvanat bahçesi harika. Temiz, şirin, entellektüel bir kent. Ancak Türkleri ve müslümanları sevdiklerini pek söyleyemeyeceğim.

  12. Bu yaz Berlin’den trenle gittim. Trenden inince önce İstasyon’a hayran hayran baktım. Avrupa’nın en büyük istasyonuymuş. Özellikle içindeki Starbucks’da kahve içmeseniz bile girin bir gezin. Toplu taşıma kullanmadan yürüyerek şehre inmek çok kolay.

    Eski Nikolai kilisesi ve meydanı görülmeli. Kafe Kandler de Bach kahvesi Bach müzesini gezdikten sonra içilmeli. Leipziger Lärche diye bir acıbademli kurabiyeleri var. Avusturya’nın Mozart Kugel’i varsa Leipzig’inde Bach Taler’i var. Kahve müzesi ve eczane müzesi de var.

    Günübirlik gittiğim için Mendelson’un müzik notalı banklı parkını gezmeye vaktim yetmedi. Neonazi bölgesi olduğundan dönerci kebapcı aramayın bulamazsınız varsa da ben görmedim. Yemek yiyecekseniz Zilli’s Tunel iyi bir seçim olur.

  13. Bana çok karanlık ve boş bir şehir gelmişti 2013 yazında gittiğimde. Ama çok detaylı gezme imkanım olmamıştı. Yaşı 60dan küçük insan görünce yolda sevinmiştim

    • Buram buram tarih var Leipzig’de. Doğu ve batının tekrar birleşmesinde Leipzig’de başlayan ayaklanma ile Berlin duvarı yıkılmıştır. Boş’dan kasıt nedir bilemedim tabii?

    • İnsan yoktu etrafta nedense hiç. Şehrin dışındaki 3m migros kıvamındaki yerde topu topu 10 kişi ya vardı ya yoktu onlar da hep yaşlıydı 😀

      Muhtemelen okulun olmadığı döneme denk gelmişim ben 🙂

  14. Leipzig saksonya bölgesinde kalan 2. büyük kent. Üniversitesini kütüphanesini çok beğenmiştim. Dresden kadar tarih kokmasa da Alman kültürünü barındırıyor. Çok fazla sergi olduğunuda duymuştum. Sanata değer veren bir kent.

  15. 2008 de oradaydım. İş için gittiğim için sadece belirli yerlerini görebildim ancak resmi çok net hatırlıyorum. Keyifli bir şehirdi. Hayvanat bahçesini gezmiştik, öğrenci grubuyla gittiğimiz için.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın