Milano, yalnızca İtalya’da değil tüm dünyada da modanın, tasarımın kalbinin attığı bir şehir. Dünyanın en önemli finans ve ticaret merkezlerinden olan Milano, çok sayıda kültür merkezi, sanat galerisi, sergi ve kütüphaneleriyle modern kültürü besleyen, değişen, dönüşen, dinamik bir kent. İtalya’nın en zengin ve en yüksek refah seviyesine sahip kentlerinden.

Moda ile sanatın buluşmasına tanık olacağınız Milano’nun tipik İtalyan şehirlerinden ayrılan kendine özgü bir tarzı var. Hazır giyimden, arabaya kadar aklınıza gelecek her ünlü tasarımın ve markanın çıkış noktası olan Milano, müzeleri, sanat galerileri, yeni nesil tasarım mekanları, şık kafeleriyle dolu dolu bir İtalya deneyimi vadediyor. İtalyan lezzetlerini sunan restoranlar, zengin koleksiyona sahip müzeler ve hareketli meydanlarıyla şehir 24 saat yaşıyor.

milano gezilecek yerler

Milano, İtalyan kültürüne ve sanatına ilgi duyanların hayranlık içerisinde gezeceği bir yer. Muazzam mimari, Rönesans sanatçılarının eserleri ile buluşunca Milano caddelerini dolaşmak çok keyifli oluyor. Sunduğu tarihi zenginlikleri, kültür-sanat etkinlikleri ve gece hayatını bir araya getirince Avrupa’nın en hareketli şehirlerinden biri ortaya çıkıyor.

Malta

Pahalı markaların sıralandığı caddeler, bohem kafeler, vintage ürünler bulabileceğiniz mağazalar ve şık restoranlarla dolu olan kentte elitist ve estetik bir doku hakim. Tasarımın, yaratıcılığın ve modanın kalbindeyken, İtalyan mutfağının da en leziz yemeklerini tatmak gerek. Öyle ki İtalya’nın kuzeyinde yer alan Milano, konumu nedeniyle geleneksel Akdeniz mutfağından ziyade kendi yemek kültürüne sahip.

Milano Gezi Rehberi 🇮🇹

Milano, kuzey İtalya’da yer alan Lombardiya Bölgesinin başkenti. Ülkesinin Roma’dan sonra en büyük nüfuslu 2. kenti olan Milano, aynı zamanda, İtalya ve Avrupa’nın en gelişmiş ve en zengin şehirlerinden biri.

Milano’nun Keltik orijinli olduğu tahmin ediliyor. MÖ 222’de Roma egemenliğine geçen kent, Büyük Konstantin’in Hristiyanlığı serbest bıraktığını ilan ettiği şehir olarak biliniyor. Beş ve altıncı yüzyıllarda Attila, Frank ve Burgundian egemenliğine giren Milano’da daha sonra Longobard Krallığı kurulmuş. Ancak 756’da Lombardia Krallık tacını giyecek olan Charmagne’ın Frank Kralı olan babası Pippin tarafından ele geçirilmiş.

Rönesans döneminde ise Visconti ve Sforza hanedanlığının yönetimine giren Milano, on altı ve on yedinci yüzyılları, İspanyol ve Fransızların egemenliği altında geçirmiş. 1797’den itibaren önce Cisalpine Cumhuriyeti’nin daha sonra da İtalya Krallığı’nın başkenti olmuş.

1805’te Napolyon, daha sonra Fransız, ardından da Avusturya egemenliğine giren Milano, yarım yüzyıldan fazla Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun en önemli şehri konumunda kalmış.

19. yüzyıl boyunca İtalya birliğinin kurulması için ortaya çıkan Risorgimento hareketinin merkezi olan Milano, şehrin çehresini çok derinden etkileyen faaliyetler ve inisiyatiflerin kayda değer yükselişiyle, günümüzdeki metropol halini almış.

Milano genel olarak oldukça güvenli bir şehir ancak her turistik bölge gibi burada da özellikle kalabalık yerlerde yankesicilik ve kapkaç gibi suçlarla karşılaşılabiliyor. Turistik bölgeleri ziyaret ederken yanınızda değerli eşyalarınızı bulundurmamaya ve çantanızı dikkatli bir şekilde taşımaya özen gösterin. Sorunsuz bir seyahat için ufak tefek ölmeler kurtarıcı olabiliyor.

1 milyon 400 bin nüfusa sahip olan kentin yüzölçümü 1.575 km². Milano’da İtalya’nın resmi dili İtalyanca konuşuluyor. Kentte İngilizce de yaygın olarak biliniyor. Milano’da para birimi euro. Şehir, Türkiye’den bir saat geride.

Milano’ya gitmek için ya Yeşil Pasaport sahibi olmanız ya da İtalya için Schengen vizesi başvurusu yapmanız gerekiyor. Henüz hiç vize deneyiminiz olmadıysa Vize Nasıl Alınır ve Vize Ücretleri Ne Kadar blog yazılarım size yol gösterir.

Pasaportunuz yoksa Pasaport Çeşitleri ve Pasaport Başvurusu Nasıl Yapılır yazılarımı okuyun. Yurt dışına çıkarken yurtdışı çıkış harcı ödemeniz gerekiyor.

Daha uygun bir Milano tatili yapmak için Seyahat Rehberi kategorisindeki uygun otel nasıl bulunur, vize/pasaport, hayat kurtaran akıllı telefon uygulamaları blog yazılarım size yol gösterebilir.

Milano Gezilecek Yerler

Milano, İtalyan kültürüne ve sanatına ilgi duyanların hayranlık içerisinde gezeceği bir şehir. Kültür-sanat dünyası ile iç içe değilseniz bile bu kenti seveceğinize eminim. Muazzam mimari, Rönesans sanatçılarının eserlerinin süslediği caddelerde sadece yürümek bile enerjinizi yükseltiyor. Dünyaca ünlü tasarımcılara ev sahipliği yapan Milano’da, mutlaka görülmesi gereken önemli yerlerin dışında küçük ayrıntılara saklanmış tasarım harikaları da var.

Dünyaca ünlü tasarımcılara ev sahipliği yapan İtalya’nın Milano kentinde başlıca gezilecek yerler dışında çok sayıda alternatif bulmak mümkün. Kentin ara sokaklarında saklı sanat galerileri, butik kafeler, mağazalar gezmekle bitmiyor. Üstelik yaftalandığı gibi ‘alışverişten başka yapılacak bir şey sunmadığı’ da doğru değil.

Milano, gösteriş ve tasarım şehri olunca, restoran ve kulüplerin de bundan nasibini almaması düşünülemez. Öyle ki oldukça şık Milanolular da bu modayı pek güzel yansıtıyor. Zarif giyimli kadınlar, kendi stilini yaratmış erkekler, moda dünyasını yakından takip eden gençler şehri gezerken gözlerden kaçmıyor. Evet burada kesinlikle 7’den 70’e herkes çok şık.

Milano’da şehir yaşamının en uğrak yerleri, şehrin tam kalbinde yer alıyor. Milanolular, şehrin politik ve sosyal hayatının merkezi olan katedralin hemen yakınındaki Galleria’ya gelerek sohbet eder veya büyük kafelerin teraslarında gazete ve dergi okurlar.

İtalya’nın en meşhur alışveriş mağazaları Corso Vittorio Emanuele, Corso Venezia ve aynı zamanda antik eşya mağazalarının da bulunduğu Via Monte Caddesi’nde yer alıyor. Kabareler Piazza San Babila çevresinde. En güzel bahçeler, Bastioni Porta Venezia’nın yakınındaki Parco Sempione ve Giardini Pubblici Parkları’nda bulunuyor.

Meşhur La Scala Tiyatrosu da şehrin en sevdiğim köşelerinden. Artistik ve edebi restoran aşıklarındansanız, bir zamanlar yazar Malaparte’nin uğrak yeri olan ve şehir merkezinin kuzeyinde yer alan Bagutta (Via Bagutta) ve Pesa (Viale Pasubio)’ya yönelin.

1. Duomo Katedrali

Duomo Katedrali

Duomo Katedrali (Duomo di Milano) inşası beş yüz yıl süren, Avrupa‘nın dördüncü en büyük gotik katedrali. Devasa ve muazzam bir katedral olan Doumo’da, olağanüstü yükseklikteki 50 adet sütun tarafından dört adet koridor oluşturulmuş. Beyaz mermerleri, çan kuleleri ve heykelleri ile Milano’da gezilecek yerler listesinin ilk sırasında yer alıyor. Yüzden fazla kuleye ve binlerce heykele sahip olan yapının kubbeli çatısı ise oldukça etkileyici.

Duomo Katedrali ziyaret saatleri 08.00-19.00. Haftanın 7 günü ziyarete açık. Bilet satışı 18.00’de sona eriyor. Katedrale son giriş ise 18.10. Duomo Katedrali giriş ücreti 3€, indirimli bilet 2€. Katedralin çatısına giriş ücreti ise merdivenlerle çıkışta 10€, indirimli 5€; asansörlü çıkışlarda ise 14€, indirimli 7€.

2. Galleria Vittorio Emanuele II

Galleria Vittorio Emanuele II

Galleria Vittorio Emanuele II, yapımı 1877’de tamamlanan ve İtalya Krallığı’nın ilk kralının adını taşıyan, Milano’nun en çok bilinen yapısı. Dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olarak kabul edilen galeri, gösterişli yapısı, mimarisi, şık restoranları ve lüks mağazaları ile ziyaretçilerini büyülüyor. Duomo meydanında yer alan yapının üstü camla kapatılmış, ve zemindeki desenleri çok estetik.

Hatta pasajın tam ortasında bir boğa resmi var. İçeriyi gezen turistler boğanın etrafında dönerek şanslarının da döneceğine inanır ve buranın ritüelini tamamlamış olurlar. Galleria Vittorio Emanuele II, Doumo Katedrali’nin hemen yanında yer alıyor. Galleria Vittorio Emanuele II, haftanın 7 günü 24 saat ücretsiz ziyaret edilebiliyor.

3. La Scala Tiyatrosu

La Scala Tiyatrosu

La Scala Tiyetrosu (Teatro alla Scala), dünyanın en ünlü opera salonlarından biri. On sekizinci yüzyıl yapısı olan La Scala, Galleria Vittorio Emanuele II’nin yakınlarında yer alıyor. İtalya’nın en büyük sahnesine sahip olan yapı, operanın tarihine dair eserlerin sergilendiği La Scala Müzesi; müzisyen ve dansçı yetiştirilen Gösteri Sanatları Akademisi ve klasik balenin en önemli okullarından biri olan La Scala Bale Okulu’nu da bünyesinde barındırıyor.

Dünyanın belli başlı müzisyen, orkestra şefleri ve solistleri için burada çalışmak büyük onur veren bir hadise. Tiyatroda gözüme çarpan hoş bir ayrıntı da, Maria Callas’la aynı duvarında Leyla Gencer’in de fotoğrafının olması. Fotoğrafı görünce şaşırdım ve mutlu oldum.

La Scala Tiyatrosu ziyaret saatleri 10.00-17.00. Giriş ücretsiz ancak tiyatronun fuayesi dışında geziye izin verilmiyor. Temsil bileti alarak tiyatroyu keşfedebilirsiniz.

4. Santa Maria delle Grazie Kilisesi

Santa Maria delle Grazie

Santa Maria delle Grazie Kilisesi (Santa Maria delle Grazie), Leonardo da Vinci’nin en ünlü eserlerinden biri olan “Son Akşam Yemeği” (L’Ultima Cena/Last Supper) eserini görmek için uğrayın. Da Vinci’nin kilisenin dev boyutlu duvarlarından birine yaptığı çalışma, dünyanın en önemli sanat eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Bramante tarafından 1465-1490 yılları arasında Dominicanlar için inşa edilmiş bir Rönesans yapısı olan Santa Maria delle Grazie’nin manastır yemekhanesi olarak kullanılan bölümünün sol tarafında yer alan fresk, değişik dönemlerde defalarca restore edilmiş.

Santa Maria delle Grazie Kilisesi ziyaret saatleri 09.00-17.00. Haftanın 7 günü açık. Leonardo da Vinci’ninSon Akşam Yemeği tablosunun olduğu yemekhane bölümüne bir seferde en fazla 25 kişi alınıyor ve içeride en fazla 15 dakika kalmaya izin veriliyor. Santa Maria delle Grazie Kilisesi giriş ücreti 8€, indirimli bilet 4,75€. Kapıda bilet satışı yok, rezervasyonla bilet alınması gerekiyor.

5. Sforzesco Kalesi

Sforzesco Kalesi (Castello Sforzesco), dört kenarlı heybetli bir tuğla bloğundan oluşuyor. On beşinci yüzyılda Francesco Sforza tarafından, eski Visconti Kalesi’nin hemen yanı başına inşa ettirilmiş olan bu kale, Duomo’dan sonra Milano’nun en önemli sembolü.

Kale çok iyi muhafaza edilmiş. İçerisinde birkaç farklı müzenin de yer aldığı kalede, Michelangelo’nun bitmeyen heykeli Pieta’yı görerek, Leonardo çizimleriyle boyanan tavanlarını inceleyebilirsiniz. Kalenin bahçesine girmek ücretsiz. Cadorna istasyonunda inip yürüyerek rahatça gidebilirsiniz.

Sforzesco Kalesi ziyaret saatleri haftanın 7 günü 07.00-19.30. Sforzesco Kalesi giriş ücreti 5€.

6. Sant’ambrogio Bazilikası

Sant’ambrogio Bazilikası, Milano’nun görülmeye değer bir başka önemli yapısı. Şehrin en eski kiliselerinden biri olan Sant’ambrogio Bazilikası, ilk olarak dördüncü yüzyılda yapılmışsa da şu an gördüğünüz mimari doku on birinci yüzyıl Lombardia Romanesk stile ait. Yapının cripta’sında Sant’Ambrose’dan geriye kalanlar muhafaza ediliyor.

Sant’ambrogio Bazilikası ziyaret saatleri pazartesiden cumartesiye 10.00-12.00, 14.30-18.00, pazar günleri ise 15.00-17.00. Sant’ambrogio Bazilikası ücretsiz ziyaret edilebiliyor.

7. San Lorenzo Maggiore Kilisesi

San Lorenzo Maggiore

San Lorenzo Maggiore Kilisesi, Milano’nun neredeyse en eski yapısı. Dördüncü yüzyıla ait Hristiyan yapısı ve yüzyıllar sonra eklenen kubbesiyle, içerisinde beşinci yüzyıla ait mozaiklerle dekore edilmiş şapelleri ziyaret etmek mümkün. Kilisenin arkasında Diocesano müzesine kadar devam eden büyük bir park var. Kahvenizi alıp parkta küçük bir mola verebilirsiniz.

San Lorenzo Maggiore Kilisesi ziyaret saatleri pazartesiden cumartesiye 08.00-18.30, pazar günleri ise 09.00-19.00. San Lorenzo Maggiore Kilisesi ücretsiz ziyaret edilebiliyor. Sant’Aquilino Şapeli’ne ise 2€ karşılığında giriliyor.

8. Pirelli Kulesi

Pirelli Kulesi şehrin yerinden görebilecek yükseklikte. Milano’nun en ünlü gökdeleninin biçim olarak ince bir yapısı var. 1959’da yapımı tamamlanan 2002’de yenilenen yapı, mimarlarının Gio Ponti, Alberto Rosselli, Antonio Fornaroli, Guiseppe Valtolina ve Egidio Dell’Orto olduğu, kentin en iyi modern mimari örneği.

Kule aynı zamanda Lombardiya bölgesinin meclisinin de toplandığı yer. En üst katına çıkıca tüm Milano ayaklarınızın altında kalıyor. Kule Milano merkez istasyonunun hemen yakınında. İş merkezi olarak kullanıldığından turistik ziyaretlere izin verilmiyor ancak sergi ve etkinliklerin olduğu zamanlarda içeri girebiliyorsunuz.

Pirelli Kulesi ziyaret saatleri 07.30-17.00. Cumartesi ve pazar günleri kapalı.

9. Triennale Dizayn Müzesi

Triennale

Triennale Dizayn Müzesi, tasarım temalı ilk müzesi. İtalya’nın en tarz ve moda devi olan şehrine yakışır bir mekan. 2007’nin sonlarında açılan Triennale Dizayn Müzesi, geçici ve kalıcı sergileriyle en iyi İtalyan tasarımlarını sergiliyor. Sempione parkının yanında yer alan müze mimari açıdan çok ilginç ve binanın tepesinde bir teras ve harika manzaralı bir restoran var.

Triennale Dizayn Müzesi ziyaret saatleri salıdan pazara 10.30-20.30. Pazartesi günleri kapalı. Müzeye son giriş kapanış saatinden bir saat önce. Tasarım Haftası döneminde 22.00’de kapanıyor. 1 ve 6 Ocak, 25 Nisan, 1 Mayıs, 2 Haziran, 15 Ağustos, 1 Kasım, 8, 25, 26 ve 31 Aralık’ta ziyarete kapalı. Triennale Dizayn Müzesi giriş ücreti sergilere göre değişkenlik gösteriyor.

10. CIMAC

CIMAC (Civico Museo D’Arte Contemporanea), kentin modern sanat merkezi, Masnago tepesinin tepesindeki Mantegazza Parkı’na yerleştirilmiş, 11. yüzyıldan kalma antik kulenin etrafında yükseliyor. Picasso ve Matisse’nin eserlerinin yanı sıra yirminci yüzyıl İtalyan sanatının tarihini sergilendiği CIMAC, dünyaca ünlü birçok sanatçının eserlerinin sergilendiği geçici sergilere de ev sahipliği yapıyor.

Koleksiyon, çoğunlukla Lombardiya bölgesindeki sanatçılar tarafından yapılan, on altıncı ve yirminci yüzyıllar arasındaki bir zamana kadar uzanan resim, heykel ve grafik çalışmalarını içeriyor. Çağdaş Kent Müzesi’ni de içeren sanat merkezi Sürrealist ve Fütürist sanat koleksiyonları ile şehrin en çarpıcı sanat merkezi olarak kabul ediliyor. CIMAC ziyaret saatleri pazartesi günleri hariç haftanın 6 günü 10.00-16.00. CIMAC giriş ücreti 5€.

Milano konaklama

Milano’da, bütçenize, karakterinize ya da ne tür bir seyahat planladığınıza göre, hotel ile hosteller arasında bir seçim yapabilirsiniz. Yaklaşık iki bin otelin bulunduğu Milano’da, birçok otel ön rezervasyon için ücret talep etmiyor. Geliş tarihinizden bir veya iki gün öncesine kadar ceza ödemeden rezervasyonu iptal etme seçeneğiniz de var.

Milano’nun konaklama açısından en çok tercih edilen bölgeleri arasında Navigli, Bergamo, Centro Storico, Brera ve Duomo Di Milano yer alıyor. Şehir merkezi olan Duomo’da farklı konseptlere sahip pek çok otel bulabileceğiniz gibi, Duomo bölgesinin kuzeyinde yer alan Brera, vaktini alışveriş merkezinde geçirmek isteyenler için oldukça ideal bir yer.

Merkezin güneydoğusunda kalan Navigli, Milano’nun kanallarıyla ünlü bir yer olup sakin bir atmosfere sahip. Milano’ya çok yakın bir noktada olan Bergamo ise, düşük bütçe ile çok yer gezmek isteyen bireysel gezginlerin tercihi.

Milano yeme ve içme

Milano’da, yediklerinizden çok memnun kalacağınız garanti. Yüzlerce seçkin restoran ve hem İtalyan hem uluslararası mutfaklardan en lezzetli yemekler zarif tasarımlı menülerde seçiminize sunuluyor. Özenle hazırlanmış Milano usulü aperatiflerle başlayıp, şehrin tadını çıkarın.

Milano’da tadına bakmadan dönmeniz gerekenlerin başında, mısır unu ve permesan peyniriyle fırında veya kızartılarak hazırlanan Risotto Milanese geliyor. Fasulye, peynir ve sebze ile pişirilen Busecca, dana incik, domates, sebze ve beyaz şarap ile hazırlanan Ossobuco da Milano’ya gelmişken denemesi gereken lezzetler.

Kentin geleneksel çorbası olan Minestrone alla Milanese ile Milano’ya ilk gittiğimde tatmıştım, genel olarak çorbalarla aram iyi olduğu için mi bilmiyorum ama, çok sevdiğim lezzetlerden biri diyebilirim. İtalyan klasiği ince hamurlu, çıtır pizzalar ve çeşit çeşit soslu makarnalar, geleneksel Milano yemekleri, atıştırmalıklar, balık ürünleri gibi sınırsız alternatif mevcut.

Dilerseniz Milano’da öğle yemeklerinizi trattoria denilen geleneksel İtalyan yemeklerinin yapıldığı yerlerde yiyebilirsiniz. Diğer yandan akşam yemeğinden önce ufak kanepeler eşliğinde bir şeyler içilen aperitivo, Milanoluların ve tüm İtalya’nın vazgeçilmez ritüeli.

Akşam yemeğini Akdeniz mutfağının leziz örneklerini bulabileceğiniz bir İtalyan restoranında yemek isterseniz Tano Passami l’Olio; modern İtalyan mutfağının kurucusu sayılan Gualtiero Marchesi’nin kendi adını taşıyan restoranı ile alba trüfü ve porçini mantarının tadabileceğiniz şık bir dekora sahip olan Da Giacomo da iyi bir seçenek.

U Barba, vintage bir atmosfere sahip, üstelik menünün başlangıçları, ana yemeğe fırsat bulamayacağınız kadar lezzetli ve doyurucu. Trussardi Alla Scala, özellikle 600’ün üzerinde şarap çeşidiyle adından söz ettiren bir restoran.

Gün içinde bir tapas restoranını denemek isteyenler için en iyi seçeneklerden biri olan Tasca’da, aperitivo saatlerinde dolan mekânda birbirinden lezzetli tapaslara hazır olun. Avrupa’nın en iyi dondurmaları için Shockolat; Milano’nun en eski barlarından biri olan Bar Magenta, ile bahçesi ve lezzetli yemekleriyle adeta bir İtalyan klasiği olan Bagutta’da yemek keyfi bambaşka.

milano nerede

Zengin kültür sanat yaşamının dışında Milano gece hayatı ile de çok renkli ve hareketli. Kentin dört bir yanına dağılan gece kulübü, bar, disko ve eğlence mekanları daha çok çarşamba, cuma ve cumartesi geceleri tematik organizasyonlarla hizmet veriyor.

Canlı müzik performansları ile öne çıkan Fabrique, ünlü moda tasarımcısı Roberto Cavalli’nin sahibi olduğu Just Cavalli Restaurant & Club, Milan’ın en büyük etkinliklerine ev sahipliği yapan Alcatraz ile yerel halkın eğlenmek ve bir şeyler içmek için akın ettiği Colonne di San Lorenzo Meydanı, kentin gece hayatının başlıca buluşma noktaları.

Milano alışveriş

Alışveriş ve moda denilince, herkesin dilinde Milano! Roma, Venedik ve Floransa’nın güzellik, tarih ve romantizmiyle baş edemese de alışveriş konusunda hepsini geride bırakır. Dünyanın en zengin alışveriş kenti olan Milano, her daim alışveriş tutkunlarının gözdesi.

İtalya’nın en zengin ve moda sektörünün en önemli gelir kaynağı olduğu kentinde, dünyanın en iyi butiklerinin ve moda dükkanlarının bulunduğu birçok sokak var. Via Montenapoleone, Via della Spiga ve Via Sant’Andrea ile birlikte tüm büyük markaları bir arada topluyor. Eğer fazlasını arıyorsanız ünlü Vittorio Emanuele’e bakabilirsiniz. Hemen dışarıda bulunan dev Duomo’dan şehir merkezinde bulunan moda cennetine de yürüyebilirsiniz.

Galleria Vittorio Emanuele II, en sofistike ve şık mağazalar bu civarda. Daha fazla kalburüstü mekan görmek isteyenler, altın üçlü denilen Via Della Spiga, Via Sant’Andrea ve Via Montenapoleone’de tarafına da uğrayabilir.

Modanın başkenti Milano’da alışveriş için sayısız seçenek var. Son moda havalı mağazaların yanında, daha mütevazi, ancak kalitesinden ödün vermeyen butik ve vintage mağazaların da sayısı hayli fazla. Vintage Delirium by Franco Jacassi, hem vintage, hem tasarım ürünlerin bulunduğu Milano’nun en ünlü mağazası.

Şık dükkanların bulunduğu cadde Via Montenapoleone’de Armani’nin çok katlı bir kompleksi bulunuyor. İçinde gece kulübünden, restoranına, butiğinden kitapçısına kadar farklı bölümler var. Corso Como, yalnızca Milano’nun değil dünyanın, en popüler butiklerinden biri. Butik deyip geçmeyin, burası, giyim, kitap, ev eşyası, restoran ve butik otelden oluşuyor.

Corso Como Caddesi de bohem butiklere ev sahipliği yapan ve konsept mağazacılığın öncüsü haline gelmiş bir bölge. Tüm mağazalar başarılı tasarımcıların elinden çıkmış vitrinler ve ürünlerle dolu. En büyük markalara ev sahipliği yapan Milano’da lüks alışveriş mağazalarının dışında şık ama bütçenizi çok zorlamayacak en güzel seçenek olan Navigli, pek çok butiğin ve antikacının olduğu bir semt.

Milano nerede 📍

Milano, Avrupa kıtasında yer alan İtalya’nın şehri. İtalya’nın kuzeyinin orta kesiminde bulunan Lombardiya bölgesinde yer alıyor. Şehir Adda ile Ticino nehirleri arasındaki Po Vadisi’nin kuzeybatısında kurulu.

milano nasıl gidilir
Milano-Malpensa Havalimanı

Milano’ya nasıl gidilir ✈️

✈️ Ucuz Uçak Bileti Nasıl Alınır
✈️ Uçak Bileti Kampanyaları Nasıl Bulunur
✈️ Türkiye’nin En İyi Online Uçak Bileti Satış Siteleri
✈️ En Ucuz Uçak Bileti Ne Zaman Alınır

Milano, İtalya’nın kuzeyinde, Lombardiya Bölgesi’nin ve aynı adı taşıyan yönetim biriminin merkezi. Cenova’nın 122 km kuzeydoğusunda, Adda ile Ticino Irmakları arasında kurulu bir kent olan Milano’ya Türkiye’den haftanın her günü, 3 saat süren direkt uçuşlarla ulaşım çok kolay. Türk Hava Yolları ile İstanbul Havalimanı’ndan, Milano Malpensa Havalimanı’na gidebilir; Pegasus Havayolları ile de Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan da Bergamo Havalimanı’na ulaşabilirsiniz.

Milano’ya hava yoluyla ulaşım: Türkiye’den Milano’ya Türk Hava Yolları, Pegasus Havayolları ve Norwegian Havayolları aracılığı ile aktarmasız olarak 3 saatte ulaşım mümkün. Milano’da Milan Malpensa ve Bergamo havalimanı olmak üzere iki ayrı havalimanı bulunuyor.

Bergamo Orio Al Serio Havalimanından şehir merkezine ulaşım: Milano Bergamo Orio Al Serio Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşım için otobüs, taksi, araç kiralama ve transfer aracı seçenekleri bulunuyor. Kent merkezine ulaşım için en ekonomik yöntem otobüsler. ATB, Autostradale, Orioshuttle, Terravision firmalarının düzenli seferleri var.

Milan Malpensa Havalimanından şehir merkezine ulaşım: Milan Malpensa Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşım için otobüs, tren, taksi, araç kiralama ve transfer aracı seçenekleri mevcut. İki farklı terminal binası olan havalimanının her iki terminalinin önünden de şehir merkezine otobüs kalkıyor.

Malpensa Havalimanı’nın 1 nolu terminal binasındaki tren istasyonundan Milano şehir merkezi ve N Cadorna’ya giden iki ayrı hat bulunuyor. Şehir merkezine trenle 45 dakikada ulaşılabiliyor.

Milano, Kuzey İtalya’nın ticaret, endüstri ve kültür merkezi, ülkenin ikinci büyük kenti. Tüm dünyanın moda başkenti olarak tanıdığı Milano, diğer İtalya kentlerinden farklı mimari dokusu, kültürü, sanatı ve müzeleriyle bambaşka bir seyahat vadediyor.

Önceki blog yazısıLikya Uygarlığının Başkenti: Patara Antik Kenti
Sonraki blog yazısıSingapur’un Eğlence Dünyası: Sentosa Adası
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın