Kotor, dünyanın en genç ülkelerinden olan Karadağ‘ın, dünyanın en güzel körfezlerinden birinin kenarına kurulmuş bir şehri. Sarp bir dağın eteğinde kurulu olan ve bir zamanlar Venedik tarafından yönetilen liman şehri Kotor, İtalyan kasabalarına neredeyse tıpatıp benziyor. Orta çağ kasabası dokusunu olduğu gibi korumayı da başarmış. Üstelik İtalyan şehirlerinden daha nostaljik hissettiriyor.
Adriyatik Denizine açılan olağanüstü etkileyici bir körfezin sahilinde yer alan Kotor, Adriyatik bölgesinde, Osmanlının hakimiyet altına alamadığı ender şehirlerden biri. Karadağ’ın kıyılarına katman katman sokulmuş, sıradanlıktan uzak ve etkileyici bir coğrafyaya sahip. Hem şehir hem de yanına kurulu olduğu Kotor Körfezi (Boka Kotorska) UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor.
Kotor, sadece Karadağ’ın değil Adriyatik Denizini içine alan tüm Akdeniz havzasının en ilgi çekici noktalarından biri. İnsan eli değmemiş gibi duran zümrüt yeşili dağlar, körfeze sokulan laciverte çalan deniz ve Orta çağ şehr Stari Grad yerleşimi şahane bir kompozisyon oluşturmuş.
Dünyada az rastlanan bir coğrafi oluşuma sahip körfezin kıyısındaki Kotor, vizesiz seyahat edilebiliyor olması nedeniyle de Türklerin Avrupa‘da sıklıkla ziyaret ettiği bir yer. Kotor, Türk vatandaşlarından vize istemeyen Karadağ’da Türklerin Budva ile birlikte en çok ziyaret ettiği iki şehirden biri.
Kotor Gezi Rehberi
Kotor, Avrupa’nın en güney fiyordu olarak tanınan etkileyici Kotor Körfezinde gizlenmiş bir kent. Sarp yamaçlı ve dolambaçlı bir deniz kanalı üzerine kurulmuş kente, 1555 tarihli Deniz Kapısından girdiğinizde tam bir Orta çağ havası sizi sarıyor. Adriyatik’in önemli liman şehirlerinden biri olan kentin gelişimine en büyük katkıyı sağlayan deniz, Kotor’un dış dünyayla ilişkisinde en belirleyici unsurlardan biri.
Denizle olan güçlü bağlantısı çok eski çağlardan beri devam etmiş ve bunun avantajını çok iyi kullanmış. Denizcilik bu topraklarda yüzyıllardır sürüp gelen bir gelenek gibi. Kotor’un denizi sakin ama tarihi epey fırtınalı. Tarihte hep ele geçirilmek istenen yerler vardır ya Kotor bunlardan biri.
Romalılar tarafından M.Ö. 168 yılında kurulan şehrin o dönemdeki adı Acruvium. 535 yılında Roma İmparatoru Justinian tarafından inşa edilen kale ve surlarla tam anlamıyla bir savunma şehrine dönüşen kent, 1002 yılında Bulgar İmparatorluğu tarafından işgal edilip yağmalanmış.
Sırp Krallığının hakimiyetine 1185 yılında giren şehir, bu dönemde önemli bir ticaret limanına dönüşmüş. 1371-1384 yılları arasında Macar İmparatorluğu ve Venedikliler arasında el değiştiren şehir, 1391’de Osmanlı’nın bölgedeki ilerleyişi nedeniyle Venedik topraklarına katılmış. Uzun yıllar Venedik himayesinde kalan Kotor’un her yerinde görmek mümkün.
Venedik yönetimi altındayken 1538 ve 1657 yılları arasında Osmanlılar tarafından kuşatılmış. Şehir, 1797’de Habsburg Hanedanına katılmış. I. Dünya Savaşı ardından Yugoslavya’nın parçası olan Kotor, Yugoslavya’nın dağılmasıyla birlikte önce Sırbistan-Karadağ, sonra da Karadağ’a bağlanmış.


Yemyeşil Lovcen’in dik yamaçlarında dar bir bölgede şekillenen Kotor, yüksek dağların gölgesinde kuşatılması zor bir kaleye yaslanmış gibi duruyor. Denizi çevreleyen dağların arasındaki korunaklı doğal limanı, Kotor’un coğrafi olarak büyük bir avantajı. Kotor’un tarihsel süreçte başka devletler tarafından ele geçirilmek istenmesinin sebebi de bu stratejik konumu.
Karadağ henüz AB üyesi değil ama Kotor ve çevresinde gezerken kendinizi Avrupa’nın popüler şehirlerindeymiş gibi hissediyorsunuz. İnsan odaklı planlanmış pırıl pırıl kentleri, doğaya saygılı yaşam tarzı, yol boş bile olsa kırmızı yanınca bekleyen şöförleri, sistemin getirdiği ama insanların da hazmettiği kendi içinde akan yazısız kuralları ile Kotor Avrupa kültürünü içselleştirmiş bir şehir.
Karadağ’ın bu güzel şehri küçük bir nüfusa sahip ama etnik yapısı hayli zengin. Şehrin büyük bölümünü Karadağlılar, Sırplar, Hırvatlar ve Yugoslavlar oluşturuyor. Çok katmanlı kimlik yapısı da bu Akdeniz şehrinin en renkli yanlarından biri. Farklı yemekler, adetler, gelenekler bir ebru gibi bir birine karışmış.
Kotor, Akdeniz’e açılan kurvaziyer gemilerinin uğrak noktası olan bölgenin en işlek limanlarından birine de sahip. Kotor’u sadece gemi turizmiyle anmak eksik olur, geçmişten bugüne gelen büyük bir tarihsel mirasın da hakkını veriyor. Hemen limanın kıyısındaki eski şehir bölgesi tüm dünyada en iyi korunmuş Orta çağ yerleşimlerinden biri.
Çok sayıda deprem geçirmiş ama halen dimdik ayakta. Büyük yolcu gemilerinin Avrupa’daki önemli duraklarından olan Kotor, şehri ziyaret eden devasa gemilerden inen yolcularla bir anda dolup taşan Old Town bölgesinin sokakları özellikle yaz ve bahar aylarında çok canlı. Ziyaretçilerine sunduğu zenginlikleriyle Kotor’un dünyada artık bir marka şehir olduğunu söylemek mümkün.
KOTOR’A GİTMEK İÇİN NE GEREKİYOR
ⓘ Karadağ’ın Kotor şehrine gitmek için vize gerekmiyor. Ancak araçla gitmeyi düşünüyorsanız Yunanistan veya Bulgaristan üzerinden gideceğinizden Yeşil Pasaport sahibi olmanız ya da Schengen vizesi almanız gerekiyor. Schengen Vizesi Nasıl Alınır, Vize Nasıl Alınır ve Vize Ücretleri Ne Kadar blog yazılarım size yol gösterebilir.
ⓘ Pasaportunuzun en az 3 aylık süresinin olması gerekiyor. 6 aydan az süresi kalmış pasaportunuz varsa yenileseniz daha iyi olur. Pasaportunuz yoksa Pasaport Çeşitleri ve Pasaport Başvurusu Nasıl Yapılır yazılarımı okuyun. Yurt dışına çıkarken yurtdışı çıkış harcı ödemeniz gerekiyor.
ⓘ Vizesiz Balkan Turu ve Vizesiz Gidilecek Balkan Ülkeleri yazıları da belki ilginizi çekebilir. Detaylı hazırladığım Vizesiz Ülkeler Listesi blog yazıma göz atın. ⓘ Daha verimli bir Karadağ tatili yapmanız için Seyahat Rehberi kategorisindeki uygun otel nasıl bulunur ve vize/pasaport blog yazılarına göz atın.
KOTOR NEREDE
📍 Kotor, Avrupa kıtasında yer alan Karadağ’ın bir şehri. Kotor, Boka körfezine paralel uzanan Orjen ve Lovcen dağlarının arasında kalıyor. Karadağ’ın güneybatısında, Kotor ve Perast’ı da içine alan Kotor Körfezinin en korunaklı dip noktasında, yüksek dağlarla çevrili bir bölgenin eteklerinde yer alıyor.
Karadağ aynı zamanda bir Balkan ülkesi. Kotor ismiyle ilgili ufak bir kafa karışıklığı olabiliyor. Kotor hem Vegile boğazından başlayıp tarihi bölgeye kadar kıvrıla kıvrıla gelen körfezin adı hem de şehrin adı. Aynı zamanda körfezin kenarındaki şehirlerin oluşturduğu bölgeye de genel olarak verilen isim.


KOTOR NASIL GİDİLİR
Kotor’da bir havalimanı yok. En yakın havalimanı Kotor’a 9 km uzaklıktaki Tivat şehrinde yer alıyor. Air Montenegro İstanbul – Tivat arası haftanın belli günleri direkt sefer düzenliyor. Tivat Havalimanından taksiyle Tivat’a geçip oradan Kotor otobüslerine binerseniz 45 dakikada Kotor’da olursunuz.
Karadağ’ın başkenti Podgorica’da da uluslararası havalimanı yer alıyor. Türk Hava Yolları haftanın 7 günü Podgorica’ya karşılıklı sefer yapıyor, ancak bilet fiyatları oldukça yüksek. İstanbul-Podgorica uçuşu 1 saat 45 dakika sürüyor. THY dışında Türkiye’den Podgorica’ya uçuş yok. Podgorica – Kotor arası 89 km.
Kotor’a en ucuz nasıl gidilir diye soruyorsanız tavsiyem Arnavutluk‘un başkenti Tiran’a gidin. Her iki Karadağ ziyaretimi de Arnavutluk’tan sınırı geçerek yaptım. Pegasus’un güzel kampanyaları oluyor. Tiran’dan araç kiralayıp önce Budva’ya sonra Kotor’a gidin. Dilerseniz toplu taşıma ile gitme şansınız da var.
Hırvatistan’ın Dubrovnik şehirine uçup oradan Kotor’a karayolu gitme şansınız da var. Air Serbia ile Belgrad aktarmalı gitmek de diğer bir alternatif. Dubrovnik – Kotor arası 93 km. Yalnız Hırvatistan’ın Schengen vizesi istediğini unutmayın. Karadağ’a nasıl gidilir blog yazımda detaylı ulaşım bilgilerine göz atabilirsiniz.
✈️ Ucuz Uçak Bileti Nasıl Alınır
✈️ Uçak Bileti Kampanyaları Nasıl Bulunur
✈️ Türkiye’nin En İyi Online Uçak Bileti Satış Siteleri
✈️ En Ucuz Uçak Bileti Ne Zaman Alınır
KOTOR’DA NEREDE KALINIR
🏨 Kotor Old Town’da kalabileceğiniz muhteşem yerler var. Old Town Youth Hostel, kusursuz bir hostel. Hostel Pupa, otobüs terminaline yakın çok uygun fiyatlı. Boutique Hotel Cattaro, Palazzo Drusko ve Hotel Vardar, Old Town’da yer alan nefis oteller. Hotel Forza Mare, Kotor Körfezi kıyısında muhteşem bir otel
ⓘ Kotor gezinizde, uygun fiyata oda/ev sunan Airbnb‘yi deneyin. Ben sıklıkla kullanıyorum. Burayı tıklayarak Airbnb’ye kaydolunca 186TL kazanırsınız. Otel rezervasyonu için ise Booking her zaman ilk tavsiyem. Buraya tıklayarak güvenle rezervasyon yapabilirsiniz ✔️
Kotor Gezilecek Yerler 📌
Kotor gezilecek yerler planı yaparken ilk bilmen gereken şu: Burası küçük ama dik. Eski şehir kompakt. Yürüyerek rahat geziliyor. Ama surlara tırmanış ciddi efor istiyor. Araç merkezde gereksiz. Hatta park sıkıntı. Ben arabayı dışarı bırakıp içeri yürüdüm.
Şehrin kalbi Kotor Old Town. Dar taş sokaklar, küçük meydanlar, kiliseler. Baştan sona yürümek 30–40 dakika ama mesele mesafe değil; atmosfer. Sabah erken saatler en keyiflisi. Kruvaziyer varsa 10.00’dan sonra sokaklar doluyor. O yüzden erkenci olmak avantaj.
En önemli rota Kotor Kalesi (San Giovanni Fortress). Tırmanış yaklaşık 1.350 basamak. Sabah 08.00 gibi çıkmak en mantıklısı. Öğlen sıcağında zorlayıcı. Manzara yukarıdan net; körfez kıvrımı ve kırmızı çatılar aynı karede. En az 1–1,5 saat ayır.
Gezilecek yerler merkezde birbirine çok yakın. Ama körfez hattı şehir dışına taşıyor. Perast yaklaşık 20 dakika sürüş mesafesinde. Otobüs var ama araç daha rahat. Körfez boyunca sürüş manzaralı. Gün batımında ışık daha yumuşak.
Planı şöyle kurmak dengeli: Sabah sur tırmanışı, öğlen eski şehir, akşam körfez yürüyüşü. Toplamda 1–2 gün yeterli. Günübirlik yapılır mı? Evet ama sur tırmanışı ve Perast ekleyeceksen 1 gece konaklama daha rahat. Toplu taşıma şehir içinde gereksiz. Her yer yürüyüş mesafesinde. Taksi fiyatları makul ama sezon yoğunluğunda artabiliyor.
“Kalabalık mı?” Yazın ve kruvaziyer günlerinde evet. Sabah erken saatler daha sakin. “Pahalı mı?” Karadağ ortalamasının biraz üzerinde; turistik etkisi var. Bir de şu soru geliyor: “Kotor mu Budva mı?” Kotor daha manzara ve tarih odaklı. Budva deniz ve hareketli.
Özetle, Kotor gezilecek yerler planı yürüyüş + tırmanış üzerine kurulu. Sabah erken başla, su al, tempoyu ayarla. Küçük ama manzarası güçlü bir şehir.
1. Stari Grad



Stari Grad, Kotor şehir merkezinde surlarla çevrili olan, Slav dilinde ‘Eski Şehir’ anlamına gelen sur içine verilen ad. Geçmişi 7. yüzyıla kadar uzanan Stari Grad, birkaç katlı, kiremit çatılı taş yapıların süslediği, Orta çağ görüntüsünde bir bölge. 5 kilometre uzunluğunda, 20 metre yüksekliğinde ve 10 metre genişliğindeki surlarla çevrili.
Tarihi kapılardan hangisinden girerseniz girin taş zeminli dar sokaklar birbirinden güzel küçüklü büyüklü meydanlara açılıyor. Uzun yıllar egemenliği altında kaldığı Venedik atmosferini şehirin tarihi bölgesinde hissedebiliyorsunuz. Old Town sokakları, tarihi İtalya şehirlerindeki gibi çok estetik.
Rastgele girdiğiniz bir sokak sizi hafif bir müzik sesine eşlik eden kahve kokusunun yayıldığı bambaşka bir meydana çıkarıyor. Sokaklarda gezerken, ferforje ile kaplı mütevazı balkonların, nefti yeşil ahşap panjurların, taş zeminlere adımlarken gelen serinliğin büyüsüne kapılıyor insan.
Kotor Old Town içerisinde, şehrin ilk kurulduğu dönemde ve sonrasındaki yüzyıllar içerisinde yapılmış kiliseler, katedraller, saraylar, kent zenginlerinin konakları, devlet daireler yer alıyor. Bugün bu yapıların bir kısmı turistik olarak ziyaret edilebiliyor. Bu yapıların kimisi de kafe, restoran, otel, hediyelik eşya mağazası ve müze olarak turistleri ağırlıyor.
Küçük butiklerin, hediyelik eşya dükkanların, tarihi pasajların vitrinleri de bir o kadar renkli. Dinlenmek için ise hemen hemen her sokakta her meydanda birbirinden keyifli restoranlar, kafeler ve bistrolar var.
Kotor’un en hareketli noktası olan UNESCO listesindeki Old Town, her mevsim hareketli ve enerji dolu. Kışın akşam saatlerinde sokaklar boşalıyor ama mekanlar dopdolu. Özellikle limana yanaşan gemilerden inen kalabalıkların bir anda doldurduğu sokakların ritmi hiç düşmüyor.
2. Kotor Aziz Tryphon Katedrali


Kotor Aziz Tryphon Katedrali (The Cathedral of Saint Tryphon), Karadağ’daki iki Roma Katolik katedralinden biri. Stari Grad’daki en büyük ve en gösterişli yapısı. Azizlerin kemikleri Hristiyanlıkta kutsal sayılıyor. Frigyalı Aziz Trifon, öldükten sonra kemiklerinin alınıp Kotor’a getirildiği ve bu kiliseye konulduğu rivayet ediliyor.
Katedralde 1362’den kalma Romanesk-Gotik tarzdaki kutsal ekmek kabı, gümüş bir sandık gibi çok sayıda kutsal emanet var. Bu nedenle de çok ziyaretçisi var. Özellikle üst katta kıyafetlerin, haçların, tabloların olduğu müze çok ilgi görüyor. Katedralin yanındaki piskoposluk sarayı ise piskoposluk konutu olarak kullanılıyor.
3. Saat Kulesi ve Silahlar Meydanı
Silah Meydanı (Square of Arms), Eski Şehrin Deniz Kapısından içeriye girdiğinizde hemen solunuzda kalan meydan. Ana kapıya yakın olması nedeniyle meydan her an hareketli cıvıl cıvıl. 16. Yüzyıldan kalma meydanın etrafı Saat Kulesi, Venedik Cephaneliği, Eski Şehir Belediye Binası, Prensin Sarayı, Bizanti Sarayı, Beskuca Sarayı ile çevrili.
Meydanda en dikkat çekici yapı dikdörtgen şeklinde iki yüzünde saat olan saat kulesi. Kulenin hemen önünde ise utanç anıtı var. Üst kısmı piramit altı kare taş olan bu küçük anıt, rivayete göre suç işleyenlerin halkla yüzleşme yeri olarak kullanılmış.
Stari Grad’ın her noktasında Venedik kültürünün izlerini görmek mümkün. Meydana ‘Silah Meydanı’ denmesinin nedeni ise Venediklilerin bu meydandaki Prensin Sarayı ve şehir Nöbetçi Kulesini cephanelik olarak kullanması. Soluklanmak için oturup etrafı izlerken bir şeyler yiyebileceğiniz restoranlar ve kafeler var.
4. Kedi Müzesi
Kedi Müzesi, Stari Grad’ın içinde iki odalı bir müze. Kotor gezilecek yerler listenize eklenecek kadar şirin. Avrupa’da sokak hayvanları pek rastlanan bir durum değil, neredeyse yok gibiler. Ama şaşırtıcı olarak Kotor Old Town bölgesinde sevimli dostlarımız karşımıza çıkıyor. Genelde Karadağ, özelde Kotor ve Budva şehri kedi cenneti.
Kotor kedileri, kediler de Kotor’u seviyor. Kedi Müzesinde I. Dünya Savaşı yıllarından kalma kedili kartpostallar, kedi çizimleri, kedilerle ilgili fotoğraf, kitap ve pullar sergileniyor. Ayrıca kedi temalı ürünler satan bir hediyelik eşya dükkanı da var. Giriş ücreti 1 €. Müzeden elde edilen gelirin bir kısmı sokak kedilerinin beslenmesine gidiyor.
5. Pima Sarayı


Pima Sarayı, 17. yüzyılda inşa edilmiş, farklı mimarileri bir arada görebileceğiniz Old Town bölgesindeki saraylardan en dikkat çekeni. Saray denilince bizdeki Dolmabahçe, Beylerbeyi büyüklüğünde saraylar aklınıza gelmesin. En fazla üç katlı, çok süslemesi olmayan yapıldığı dönemin ruhunu taşıyan yapılar.
Old Town bölgesindeki en sık karşılaşacağımız mimari yapılardan olan saraylar sahibi olan asilzadelerin adıyla anılıyorlar. Un meydanında yer alan Pima ailesinin sarayı benzersiz tasarımı, koyu yeşil panjurları ile meydanda hemen dikkat çekiyor. Saray Rönesans tarzda inşa edilmiş ama pencere ve üst balkonda Barok tarz görülüyor.
Eski şehrin yapılarından tamamen farklı bir havası var. Ama ilk bakışta da buranın ihmal edildiği izlenimi verse de özgün yapısıyla ilgi çekici. Mimariye ilginiz varsa farklı mimari üslupları bir arada görebileceğiniz bu sarayın olduğu Un Meydanını ziyaret edin. Sarayın alt kısmında sergi salonu yazan bir ifade olmasına rağmen içeriye maalesef giriş yapılmıyor.
6. St. Lucas ve St. Nicholas Kilisesi


St. Lucas Meydanı, Stari Grad’ın sokaklarında gezinirken karşılaşacağınız meydanlardan biri. Meydan adını St. Lucas kilisesinden alıyor. 1195 yılında yapılmış St. Lucas Kilisenin mimarisi Romanesk ve Bizans tarzına uygun olarak yapılmış. Eskiden Katolik kilisesi olan St. Lucas 17. yüzyılda Kotor’a gelen Sırp Ortadokslar tarafından kullanılmaya başlanmış.
Günümüzde Sırp Ortadoks kilisesi olarak anılsa da içinde halen hem Ortadoks hem de Katolik mihrabı var. 1900’lü yıllarda Kotor şehrinde yaşayanlar kilisenin içine defnedildiğinden zemin mezar taşlarıyla kaplı. Meydandaki en görkemli yapı ise St. Nicholas Kilisesi denizlerin koruyucu azizi sayılan St. Nicholas’a ithafen yapılmış.
Diğer kiliseler kadar eski bir tarihi yok. 20. Yüzyılın başında yapılan St. Nicholas Kilisesi Sırp Ortadoks kilisesi olarak hizmet veriyor. Duvarlardaki havarilerin tabloları, büyük ölçekteki renkli freskler, küçük sunağı, gümüşle işlenmiş Bizans tarzı ikonaları ile canlı ve etkileyici bir atmosferi var.
7. Kampana Kulesi
Kampana Kulesi (Kampana Tower), Scurda Nehri boyunca denize doğru uzanan ilginç bir yapı. Şehrin sırtını yasladığı Lovcen Dağının eteklerinden denize doğru akan Scurda Nehrinin yanı başındaki kule, kenti istilacılardan korumak için yapılmış. Bu taş yapı o kadar sağlam ve güçlü duruyor ki sanki birkaç sene önce yapılmış gibi bir görüntü çiziyor.
Tarihi kentin kuzeyindeki kuleye, kuzey kapısı yanındaki merdivenlerden çıkabilirsiniz. Kulenin üzerinde küçük bir park, dinlenmek için çardaklar ve bir yürüyüş yolu var. Kuleyi boylu boyunca yürürken bir tarafınızda Old Town bölgesi, diğer tarafınızda yeni şehir bölgesi kalıyor. Tertemiz akan Scurda’yı izleyebileceğiniz en güzel noktalardan biri Kampana Kulesi.
Kotor’un en eski surları 9. yüzyıla kadar uzanıyor. Eski Kent’i gezmeyi bitirdikten sonra kuşbakışı bir manzara izlemek isterseniz, tavsiyem Kotor surlarına çıkmanız. Kuzey Kapısının yanındaki merdivenlerden, Kampana Kulesi ve surların bir bölümüne çıkabiliyorsunuz.
8. Denizcilik Müzesi



Denizcilik Müzesi (Maritime Museum), Kotor Stari Grad’daki en ilgi çekici müzelerden biri. Şehir eskiden beri işlek bir liman olduğu için denizcilikle ilgili kentin hatırı sayılır bir birikimi var. Müzeyi gezdikten sonra denizciliğe ne kadar önem verdiklerini ve Venediklilerin Adriyatik Denizinde nasıl bir güç elde ettiğini daha iyi anlıyorsunuz.
Gregorina ailesine eski bir saray olan müzede gemi modelleri, çeşitli işlemeli silahlar, çapalar, ticari mallar, bronz plaklar, haritalar, gemi sahiplerinin portreleri ve üniformaları, haritalar, yerel kıyafetler, denizcilerin kullandığı mobilyalar, saatler, çini vazolar ve daha pek çok eşya sergileniyor.
Müzenin girişinde ise Barbaros Hayrettin Paşa’yı ve savaşı sembolize eden, Osmanlı’ya nasıl direndiklerini anlatan bir de kabartma asılı. Maritime Museum giriş ücreti 4 Euro.
9. Deniz Kapısı ve diğer kapılar
Stari Grad’ın birkaç tane kapısı var. En çok bilinen kapısı Deniz Kapısı. Sahilde indiyseniz denize bakan ana kapının hareketliliği sizi içeri çekecek. Kapının üst kısmında ilgi çekici bir detay var. Yugoslavya’nın kurucusu Tito II. Dünya savaşından sonra Kotor’u geri almış ve bunun üzerine kapıya şu sözü yazdırmış “Size ait olmayanı istemeyin, size ait olandan da vazgeçmeyin”.
Mermerli çerçevenin içine Kotor’un kurtuluş tarihi ve sosyalizmin sembolize eden bir de yıldız var. Kuzey Kapısı ise daha küçük ama giriş kısmı taş bir köprü ile diğer karaya bağlandığı için çok görkemli duruyor. Kapıya doğru ilerlerken savaş filmlerindeki sahneler insanın aklına geliyor. Nehir Kapısı olarak da anılan bu kapı 1540 yılında yapılmış.
Taş köprünün altından akan Scurda’nın tertemiz ve zümrüt yeşili suyu biraz öteden körfeze karışıyor. Güney kapısı ise 13. yüzyıldan kalma. Kentin en az bilinen dolayısıyla en sakin kapısı. Şehri kuşatan Scurda nehrinin suyu burada daha sığ ve cam gibi görünüyor. Kuzey kapısından Güney Kapısına kadar geldiyseniz şehrin büyük bir kısmını gördünüz demektir.
10. Kotor Kalesi: St John’s Fortress


Kotor Kalesi (San Giovanni Kalesi), şehrin enfes manzarasını izlemek için mutlaka ama mutlaka çıkmanız gereken bir kale. Karadağ fotoğraflarında sürekli gördüğümüz, kartpostala benzeyen, o muhteşem manzara buradan görünüyor. Kotor Körfezinin fiyort benzeri eşsiz güzelliği burada gözler önüne seriliyor.
Körfezin kıvrımları, bulutların gökyüzündeki dansı, sarp dağların yeşil örtüsü sürreal tablolardaki gibi sıra dışı. Stari Grad’dan sonra Kotor atmosferi bu manzarayla iyice içinize işliyor. Şehri kuşatan surlar tüm yamaç boyunca devam edip buradaki kaleyle birleşiyor. Eski şehri gören kaleden aşağıya bakıldığında ise tarihi kent kırmızı renkteki legolardan oluşmuş bir üçgeni anımsatıyor.
Kaleye çıkan iki yol var. İlki ve en kalabalık olan yol hemen Stari Grad’ın içinde. Bu yolu kullanacaksanız kırk dakikaya yakın bir süren 1300 basamaklı dik merdivenli bir yol sizi bekliyor. Merdiven ürkütücü gelse de zirveyi gördükten sonra iyi ki çıkmışım diyeceksiniz. Buradan kaleye çıkmak için kapıda 8 Euro ücret ödemeniz gerekiyor.
Diğer yol ise Scuba nehrinin kıyısında, Stari Grad’ın kuzey kapısına yakın, sur dışına bir patikadan başlıyor. Bu yolda merdiven yok ama bolca zikzaklı yokuş var. Şehrin içindeki yoldan daha sakin, çünkü buradan çıkmak biraz daha uzun sürüyor. Yol boyunca yemyeşil dağların yamaçlarını tırmanırken, körfez yavaş yavaş size muhteşem manzaralar sunuyor.
Bu yoldan çıkmak için herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor. Eğer bu yolu kullanacaksanız akşam saatlerine kalmayın. Yol üzerinde herhangi bir aydınlatma ve basamak olmadığı için sıkıntı yaşayabilirsiniz. Hangi yolu tercih ederseniz edin kaleye çıkma işini sabah saatlerinde yapmaya çalışın ve en rahat ayakkabınız giyin.
Özellikle yaz aylarında her iki seçenek de sizi zorlayabilir. Bir gün öncesinden uykunuzu iyi alın ve mutlaka yanınızda içecek bir şeyler olsun. Kaleye çıkarken yol boyu su satanlarla karşılaşacaksınız ama fiyatlar iki katı.
Lady of Remendy Kilisesi, Kotor Kalesinden inerken merdivenlerin yanı başında önünüze çıkıyor. Körfezi doyasıya izleyebileceğiniz noktalardan biri de Lady of Remendy kilisesi. Kilisenin çanı, merdivenler ve körfezin dahil olduğu kareyi daha önce Kotor’la ilgili araştırma yaptıysanız muhtemelen hatırlayacaksınız da.
Eğer kaleye kadar çıkamam diyorsanız da en azından bu kiliseye kadar nefesinizi toparlayın, çünkü kilisenin hemen önündeki terastan Stari Grad ve koyu mavi suların kuşattığı körfez büyüleyici görünüyor.
11. Perast
Perast, Kotor körfezinde küçük, şirin ve çok huzurlu bir kasaba. Sahiden başlayıp yemyeşil yamaçlara serpiştirilmiş gibi duran taş evleriyle, İtalya’nın güney kasabalarına benzeyen Perast; duvarları süsleyen sarmaşıklarıyla, denizin insanın içini ısıtan etkisini hissedebileceğiniz, görenlerin hayran kaldığı bir yer.
İki katlı kiremit çatılı evleriyle Akdenizin atmosferini sunan bu güzel kasabanın her köşesi Batı Avrupa’nın küçük kasabaları kadar güzel. Hem çok huzurlu hem de kalabalık değil. Sahildeki çan kulesi, yol boyu ilerlerken karşınıza çıkan Perast Müzesi, Kayaların Leydisi olarak bilinen Kotor körfezinin en zarif adası Perast gezilecek yerler arasında.
Denize girmek isterseniz de hem kasabanın merkezinde hem de dışında bütün gün vakit geçirmekten sıkılmayacağınız harikulade plajları var. Perast, Kotor’dan sadece 14 km uzaklıkta. Küçük olduğu için gezmesi kolay. En az yarım gün gününüzü Perast’a ayırın.
12. Tivat
Tivat, Kotor körfezinin en havalı şehirlerinden biri. Kotor körfezinin güney batısındaki şehir Kotor’dan günübirlik ziyaret edilecek kadar yakın. Sahillerinde Akdeniz sıcaklığını hissedebileceğiniz, plajlarına aşık olacağınız Tivat, Karadağ’da yat turizminin de merkezi. Çünkü bölgenin en prestijli limanlarından biri olan ‘Porto Montenegro’ Tivat’da.
Ülkenin en güzel ve modern marinasına sahip olan Tivat körfezin kıyısında birbirinden güzel yatları misafir ediyor. Şehir merkezinde ve gezilip görülecek yerlerin bir kısmı bu civarda. Şehrin dışına çıktığınızda ise muhteşem manzarası ile Vrmav dağı, Çiçekler Adası, Horizonti Plajı, Donja Lastva köyü ilgi görüyor.
13. Budva
Budva, Kotor körfezinin dışında, Karadağ’ın güney kıyılarına kurulmuş, en turistik şehirlerinden biri. Göz alıcı güzellikteki plajları ve eğlence hayatıyla ünlü Budva, son yıllarda Adriyatik’in parlayan yıldızları arasında gösteriliyor. Budva coğrafi olarak Kotor körfezinin karakteristik özelliklerini taşıyor.
Arkada yemyeşil dağlar, önde masmavi deniz, zümrüt taşı gibi duran adalar ve zengin bir tarihsel miras, Budva’yı süslüyor. Şehrin gezilip görülecek yerleri ‘Old Town’ olarak anılan deniz kıyısındaki bölgede yoğunlaşmış. Müzeleri, kiliseleri, eski şehri çevreleyen sur duvarları, labirent gibi sokaklarıyla bu eski şehir merkezi en az bir gün ayırmayı hak ediyor.
Kotor, her ne küçük görünse de hem Old Town hem de Kotor Körfezinde gezilecek görülecek oldukça fazla yeri var. Tatile gidiyorsanız 1 hafta, Balkan rotası yapıyorsanız en az 2 gece Kotor’da kalın. Perast, Tivat ve Herceg Novi’yi gezin. Eminim siz de Kotor’u güzelliğini keşfederken benim kadar keyif alacaksınız.
Kotor’da ne yapılır? Kotor’da görülecek başka ne var? Budva gezisi için öneri ve sorularınızı yorumlarda belirtirseniz diğer okuyuculara ve bana fikir vermiş olursunuz.








