Yeşil bir yamaca sırtını dayamış Eski Rum evleri, küçük yat limanı ve hemen yanında nefis plajıyla Kalkan, son zamanların ilgi çeken tatil beldelerinden. 1920’lere kadar pastoral küçük bir kıyı iken şimdilerde nefes kesici modern villaları, nefis butik otelleri ve Alaçatı’ya öykünen begonvilli sokaklarıyla Akdeniz ruhunu yaşatıyor.

Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı bir mahalle olan Kalkan, yemyeşil doğası, masmavi çarşaf gibi denizi, antik döneme uzanan tarihi bölgeleri, nesli tükenmekte olan Caretta carettaları, el değmemiş koyları ülkemizin yıldızı parlayan yerlerinden. Likya’nın ünlü şehirleri Xanthos, Letoon ve Patara şehirlerinin kalıntılarını keşfetmek için iyi bir başlangıç noktası. Beni Instagram’dan takip etmek isterseniz hesabım @yoldaolmak.

kalkan

Heredot’un dünyada yıldızlara en yakın yer olarak tanımladığı Kalkan, 1920’lere kadar Kalamaki adıyla anılan eski bir Rum yerleşimi olarak biliniyor. Efsaneye göre, Kalkan bundan iki yüz yıl kadar önce Meis adasından bu koya bir gemi dolusu satılık eşyayla gelen bir Rum kadını tarafından kurulur.

Tüccar kadının elindeki mallan satmayı başarıp başaramadığı meçhul; fakat sarp Toros yamaçlarının gölgesinde uzanan bu doğal limanın özelliklerini pek güzel anlatmış olmalı ki onu başka Meisliler de takip eder ve Kalkan 25 sene içinde hareketli bir ticaret odağına dönüşüverir.

‘Kalkan’ adının nereden geldiğine dair birkaç hikâye dolaşıyor dilden dile. 19. yüzyılın başlarında giderek zenginleşen liman kasabasına sık sık eşkıya baskınları yapılır. Eli kolu bağlı kalmak istemeyen birisi kendine bir kalkan yapar ve bundan fayda sağlayacağını düşünen herkes de onu izler. Savunmada başarılı olan kasabanın adı kalkan olarak anılmaya başlar.

Tarih boyunca güvenilir bir liman olarak önemini koruyan Kalkan’ın 1800’lerin sonlarında Teke Yarımadasının en önemli limanı olduğu, hatta Fethiye ve Antalya’yı bile gölgede bıraktığı söylenir. Bu dönemde ‘İskele’ olarak anılan kasabaya getirilen tahıllar, zeytin yağı, elma, çam ve sedir ağacı, şarap ve un buradaki ticaret gemilerine yüklenip uzak limanlara gönderilir.

Köyün yaşlıları, 1920’lerde Kalkan’ın kuyumcuları, terzileri, sayısız restoranı ve sıcak yaz aylarında Bezirgân yaylasına çıkma geleneğiyle, canlı bir sosyal yaşantıya sahip olduğunu anlatıyor.

Kalkan, I Dünya Savaşı sonrası, Lozan antlaşmasıyla zaferini pekiştiren genç Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaşlaşma atılımı çerçevesinde, 1928 yılında ilk yerel seçimi yaşamış. Türkiye’nin az sayıdaki yatılı ilkokulundan biri olan ve bugün de kullanılan ilkokul 1937’de hizmete girmiş.

kalkan liman
Lalkan Yat Limanı

Daha önce hiçbir Avrupalının, hatta bir kadının gitmeye cesaret edemeyeceği uzak coğrafyalara seyahat eden İngiliz seyahat yazarı Freya Stark, 1956’da yayınlanan ‘Likya Kıyıları’ adlı kitabında, “Büyünün kesintisiz bir şekilde hüküm sürdüğü çok fazla yer kalmadı ve bildiğim kadarıyla Likya kıyıları en büyülü olanıydı.” diyerek bu kıyılardan söz etmesi Kalkan adını tüm dünyaya duyurur.

Kalkan’ın Likya’nın başkenti ve kalbi olan Xsantos’a, dini merkez Letoon’a ve 35 yüzyıl önce hüküm sürmüş olan gizemli Likya uygarlığını denize bağlayan Patara limanına sadece birkaç kilometrelik mesafede oluşunun avantajlarına değinen, 24’ten fazla seyahat kitabının yazarı Stark, zengin yatçıların dikkatinin bu küçük köye çekilmesine neden olur.

1960’da nihayet tamamlanabilen sahil yolu, taşımacılığı kervanlardan ve deniz araçlarından kurtarıp daha hızlı bir tempoya oturtması ve zayıflayan deniz ticaretiyle önemini yitiren Kalkan’ı bu defa çoğunluğu İngilizlerin çektiği, şehirlerden kaçıp da bu güzel coğrafyanın güzelliğine vurulan yabancılar doldurmaya başlar.

Pastoral bir kıyı kasabasından günümüzün seçkin ve paha biçilmez Kalkan’ına dönüşmesinde Amerikalı politikacı Stephen Solarz ve eş Nina’nın sorumluluğu büyük. Tepede, Kalkan’ın muhteşem liman manzarasına nazır sığınak gibi beyaz sarayını inşa eden Solarz, 18 yıl boyunca Amerika Brooklyn’de bir milletvekiliydi.

Sonrasında Kongre Dışişleri Komitesi’nde görev yapan siyasetçi kariyerinin başlarında Türkiye’nin önemini kavramış. 1975’te ABD’nin Türkiye’nin Kıbrıs çıkartması sonrası uyguladığı ambargosuna ‘korkunç bir hata’ olarak diyerek karşı çıkmış. Ankara’yı destekleyecek lobi faaliyetlerinde bulunmuş.

İşi gereği dünyada 130’dan fazla ülkeyi gezmiş olan deneyimli siyasetçi yaşamak için kendisine Kalkan’ı seçmiş. Politikacıyı ziyarete gelen, Türkiye’de yirmi yıl geçirmiş, The Economist ve Time dergisi yazarı gazeteci Andrew Finkel de Kalkan’dan övgüyle bahsediyor.

Turizmin gelişmesi 1984’ten sonra büyük hız kazanır ve Kalkan bugün temiz ve oldukça konforlu konaklama tesisleri, mağazaları, restoranları, cafeleri ve barlarıyla dört başı mamur turistik bir merkez haline dönüşür. Tüm bu gelişmelere karşın Kalkan, insanın kalbini çelen o içten, basit ve konuksever ruhunu hiç kaybetmedi.

Kalkan Gezilecek Yerler

1. Kalkan merkez

kalkan çarşı
kalkan kaş

Kalkan‘ın merkezi sevimli küçük bar ve kafeleri, iskele çevresinde sıralanan balık lokantaları, el emeği ürün satan tezgâhları, temiz pansiyon ve otelleri ve mis gibi deniz havasıyla gürültüden ve koşturmadan uzak huzurlu bir atmosfere sahip. Küçük bir körfez içinde yerleşmiş olan Kalkan merkezde her sokak nefis.

Limandan itibaren uzayan sokakların iki yanında iki katlı, beyaz badanalı evler sıralanıyor. Ahşap panjurlu evler, avlular, begonvillerin süslediği sokaklar içiçe geçmiş gibi. Tepeden inen tüm sokaklar denize uzuyor. Sokak boyunca sıralan evlerin giriş katlarındaki çok sayıda küçük bar, restoran ve cafelerin hepsi de çok havalı. Gelen giden çok olunca birçok ev de butik otel olmuş.

Denize kuşbakışı bakan bir sırta doğru sokaklar uzuyor. Yamaçta teras halinde dizili evlerin sayısı her gördüğümde daha da artıyor. 15 yıl önce, ilk gittiğimde yamaçtaki evler yeşilin arasında birer inci tanesi gibiydi, seyrekti. Şimdiyse yörenin çekiciliğine kapılıp buraya gelip yerleşenler artınca, uzaklardan bakınca tüm tepe beyaza bürünmüş gibi görünüyor.

Mübadeleden önce Rum Ortodoks Kilisesi olan zarif yapı günümüzde her yerden görülebilen Kalkan Camii olmuş. 1897’de yapılmış olan oymalı kilisenin çanı ise şimdi Kalkan Köy Odasında. Cumhuriyet caddesinden 5 dakika yürüyüş mesafesinde göz alıcı mavilikte Akdeniz ve Kalkan plajı uzanıyor.

2. Kalkan Plajı

kalkan gezilecek yerler
kalkan halk palajı

Kalkan Plajı, yüzerken Caretta kaplumbağasına rastlayabileceğiniz, pırıl pırıl tertemiz mavi bayraklı bir halk plajı. Denizin rengini görünce büyüleneceksiniz zaten, kristal berraklığında. Tepeden bakınca turkuaz rengi bundan dolayı. Bir halk plajına göre çok güzel ve temiz. Her yönüyle deniz sevenleri mutlu edecek özelliklere sahip, sadece çok kum yok.

Dağdan gelen kaynak suyunun denize karıştığı noktada su oldukça serin, yazın bunaltan sıcaklığında pek güzel oluyor. Sağ tarafta, yat limanına doğru olan alan daha ılık. Kıyı boyunca iri, yuvarlak çakılı taşları dolayısıyla deniz ayakkabınızın olması mantıklı olabilir. Hemen derinleşiyor gibi, küçük çocuğu olanlar için pek de uygun olmayabilir.

Hafta sonları biraz kalabalık ama genelde şezlong ve şemsiye rahat bulunuyor, 2 şezlong ve 1 şemsiye ücreti 30 TL. Duş var. Kalkan gibi nispeten pahalı bir yere göre, plajın yanı başındaki belediyeye ait tesis teki fiyatlar makul. Kendi sandalyenizi yiyecek-içeceğinizi getirip gün batımına kadar takılabilirsiniz.

3. Kaputaş Plajı

kalkan kaputaş plajı

Dünyanın en çekici plajlarından biri olan Kaputaş Plajı, Kalkan’a 7 km mesafede. Akdeniz kıyı şeridinde yer alan plajlar arasında kristal berraklıktaki deniz suyu ve eşsiz manzarasıyla öne çıkan Kaputaş’a uzun bir merdivenle iniliyor. İki yüz basamağın sonunda köpüklü beyaz dalgaların karşıladığı plajda deniz ince taneli kumlar arasında süzülüyor.

Koy çok büyük değil ama deniz güzel ve temiz. Temizliği ve olanakları ile mavi bayrağa sahip olan plajın sahili kumla karışık çakıllı. Kumsalının altın sarısı olduğu plaja giriş ücretsiz. Tuvalet ve soyunma kabinleri için de ücret ödenmiyor. İki şezlong ve bir şemsiye 30TL. Kendi havlunuzu getirerek plajdan ücretsiz yararlanabiliyorsunuz.

Kaputaş Plajı’nın yakınlarında yer alan ve 1972’de keşfedilen Mavi Mağara, Kaş’a 18 km mesafede. 50 metre uzunluğundaki mağaranın genişliği 40 metre, yüksekliği ise 15 metre. Girişinin dar oluşu nedeniyle deniz dibinden yansıyan güneş ışıklarının muazzam ışık oyunları oluşturduğu mağaraya Kaş’tan ve Kalkan’dan hareket eden teknelerle ulaşılabiliyordu ama sanırım ziyaret yasaklandı.

4. İslamlar Köyü

kalkan islamlar köyü

Kalkan’a 9 km uzaklıkta yer alan İslamlar Köyü, beyaz üzümleri ve alabalığı ile ünlü bir dağ köyü. Türkler ve Rumların uzun yıllar birlikte yaşadıkları köyün Rumca eski ismi ise Bodamya yani ‘nehirler’ anlamına geliyor. Köy, gürül gürül akan dereleriyle yazın bunaltıcı sıcağında nefes aldıran bir vaha konumunda.

İslamlar Köyü’ne gelmişken en eskisi 300 yıllık olmak üzere Rumlardan kalma pek çok bir su değirmenini ve Göldağ Mevkiindeki muazzam işlemeli kaya mezarları başta olmak üzere dağ yamaçlarına oyulmuş pek çok kaya mezarını görebilirsiniz. Son yıllarda artan villa tatili meraklısıysanız, bozulmamış doğası, sakin atmosferi ve olağanüstü Akdeniz manzarasıyla İslamlar Köyü de radarınıza girmeli.

Yemyeşil bir orman içerisinde, akarsu kenarına kurulmuş alabalık çiftlikleri ve pek çok restoranıyla sabah kahvaltısı veya yemek molası vermek için ideal bir alternatif. Hem kahvaltı hem deniz ürünleri, enfes manzaraya sahip restoranlara sahip. Kaş-Fethiye arası yolculuk yaparken bir mola verebilirsiniz. İslamlar Köyü kiralık villa fotoğraflarına bakarsanız belki de sırf mola yeri olarak değil, konaklamalı bile gidebilirsiniz kim bilir!

5. Patara Antik Kenti

patara antik kenti
Patara Antik Kenti

Patara Antik Kenti, Fethiye-Kalkan arasında Xanthos vadisinin güneybatı ucunda bugünkü Ovagelemiş köyünde yer alıyor. Kalkan’dan Patara’ya gidiş 20 dakika sürüyor. ‘Tarihteki en iyi demokrasi örneği’ olarak gösterilen Likya Birliğinin ünlü meclisi ve Türkiye’nin en uzun plajı burada. Dünyada Noel Baba olarak bildiğimiz Aziz Nikolaos’ın doğduğu yer olarak da biliniyor. UNESCO Listesine girmeyi hakkeden bir antik kent.

Ayakta kalan en eski demokratik meclis binası, Helenistik form ile Roma mimarisi arasında geçişi temsil eden Patara amfitiyatrosu, Roma İmparatoru Neron’un prestij eseri olarak yaptırılan, dünyanın kalıntıları bulunan en eski deniz feneri, ana caddesi, bazilika, kiliseler, Patara takı ve hamamlar görülebiliyor. Antik kentin denizle buluştuğu bölümde ise Patara Plajı yer alıyor.

Caretta carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bıraktığı ender sahillerden. Bir çöl havası olduğundan Yeşilçam filmlerindeki çöl sahnelerinden kullanılmış. Önce Xsanthos, Letoon ve Patara antik kentleri gezisi yapıp sonra da Patara Plajında günün keyfini sürdürebileceğiniz, sevdiğim bir yer. Akşam 18.00 sonrası ziyaret yasağı var.

Patara Antik Kenti yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 08.00-19.00, Kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30 arası ziyaret edilebilir. Ören yeri haftanın 7 günü ziyarete açık. Bilet satışı kapanıştan yarım saat önce sona eriyor. Patara Antik Kenti giriş ücreti 30TL. Müze Kart geçerli.

6. Xanthos Antik Kenti

xsantos antik kenti

Xanthos Antik Kenti, Likya Birliğine başkentlik yapmış efsanevi antik kent. Kalkan’dan gidiş yarım saat sürüyor. Türkiye‘nin UNESCO Listesine giren en eski tarihi değerlerinden Xanthos, Likya Birliğinin idari merkeziydi. Geçmişte gemilerin yanaşabileceği bir kıyı kentiyken nehrin getirdiği alüvyonların denizi doldurmasıyla bugün kıyıdan 8 km içeride yer alıyor. Özgürlük uğruna savaşarak tüm halkının tarih sahnesinden silindiği acıklı bir hikâyeye sahip.

MÖ 545’te Anadolu’yu silip süpüren güçlü Pers ordusunun saldırısına karşı Xanthoslular efsanevi bir savunma gösterse de direnişin fayda getirmeyeceğini anlamışlar. Bir tane bile Xanthoslunun teslim olmaması için kadınlarını, çocuklarını, kölelerini ve tüm mal varlıklarını toplayarak kalenin içinde ateşe vermişler ve ölünceye kadar savaşmışlar.

MÖ 7. yüzyıla uzanan tarihi geçmişi sahip Xanthos’ta, lahitler, mezarlar ve bir de antik tiyatro bulunuyor. Antik dönemin en demokrat birliğinin başkentindeki tüm rölyefler ve büyük mimari parçalar bugün Londra’daki British Museum’da sergileniyor.

Xsanthos Antik Kenti yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 08.00-19.00, Kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30 arası ziyaret edilebilir. Ören yeri haftanın 7 günü ziyarete açık. Ksanthos Antik Kenti giriş ücreti 14TL. Müze Kart geçerli.

7. Letoon Antik Kenti

Letoon Antik Kenti
Letoon Antik Kenti

Letoon Antik Kenti ise Likya Birliğinin dini merkeziydi. Fethiye’ye bağlı Kumluova köyünün yakınlarında yer alıyor. Likya’nın bu kutsal alanı Kalkan’a yarım saat uzak, Xanthos ile arası sadece 10 dakika. UNESCO listesinde yer alan antik kent MÖ 8. yüzyıla ait. Yunan mitolojisinde Zeus’un çocukları olan Artemis ve Apollo’nun annesi Leto’dan adını alıyor.

Antik kent merkezinde, yan yana dizilmiş üç tapınak bulunuyor. Bunlardan en batıda İon düzenindeki tapınak kentin tanrıçası olan Leto’ya, daha küçük olan ve ortada yer alan tapınak Artemis’e, en doğudaki Dor düzenli ise Apollon’a ait. Ayrıca ören yeri içerisindeki stoalı çeşme yapısı ve Helenistik devir tiyatrosu da kentin tarihi zenginliklerinden.

Letoon Antik Kenti yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 08.00-19.00, Kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30 arası ziyaret edilebilir. Ören yeri haftanın 7 günü ziyarete açık. Bilet satışı kapanıştan yarım saat önce sona eriyor. Letoon Antik Kenti giriş ücreti 12TL. Müze Kart geçerli.

8. Bezirgân Köyü

bezirgan köyü

Bezirgân Köyü, İngiliz The Times Gazetesi tarafından Türkiye’de gidilmesi gereken gizli kalmış 6 yerden biri olarak gösterilen, Türkmen ve Yörük kültürü ile yoğrulan bir köy. Deniz seviyesinden 700 metre yükseklikteki Bezirgân yaylasında yer alan köy 300 yıllık tarihi geçmişe sahip. Kalkan’da yaşayan birçok ailenin burada yayla evi var.

Köyün yerel mimariye sahip taş evleri muazzam güzellikte. Köyde yaşayanların ürettiği ürünlerin satıldığı şirin bir pazar yeri ise doğal ürünler arayanlar için mutlaka uğranması gereken bir durak. Bezirgân köyü ve Bezirgân yaylası, Kalkan’a ise 12 km mesafede yer alıyor.

Doğa yürüyüşü yapabileceğiniz yaylada az da olsa konaklama seçenekleri mevcut. 2 bin yıldan fazla bir süre önce Likyalılar tarafından kullanılan ahşap tahıl ambarlarını görebilirsiniz. Ambarların işlevi ve tasarımının o zamandan bu yana çok az değiştiği söyleniyor.

9. Kaş

Kaş, Kalkan
Kaş Uzunçarşı

Kaş, Antalya’nın en batıdaki ilçesi, Kalkan da Kaş’a bağlı zaten. Büyük şehirlerin stresinden uzaklaşmak isteyenlerin radarına takılan Kaş, 90’lerin sonundan itibaren hızlıca bir tatil rotasına dönüştü. 2009’da bir sürede bu enfes kasabada yaşamıştım. O zamandan bu yana çok değişti, dönüştü.

Eski liman çevresinde konumlanmış merkeziyle şirin bir sahil kasabası Kaş. 70 km’lik sahil şeridiyle gerçek bir turizm cenneti. Yalnızca deniz-güneş-kum tatiliyle değil, zengin tarihinin beslediği antik kentleriyle de kültürel bir yolculuğun izini sürüyor. Kaş da Likya bölgesinin en önemli liman kentlerinden biriydi.

Antiphellos Antik Kentikalıntıları, antik tiyatrosu ve Uzun Çarşının sonunda yer alan Aslanlı Lahit o dönemin mirası. Yanıbaşında Büyük Çakıl Plajı, Liman Ağzı, Akçagerme Plajı, İnceboğaz Plajı gibi şahane plajları var. Kaş Plajları adlı blog yazımda Kaş çevresinde denize girilecek yerleri detaylıca yazdım. Ayrıca Kaş Gezi Rehberi yazımda bu güzel ilçeyi ballandıra ballandıra anlattım.

Çok nefis mekânlar, enfes sokaklar var. Müdavimleri her yıl en az bir defa ziyaret etmezse hayatında eksikliğini hissettiğini söylüyor. Sahip olduğu doğal güzelliklerle, Türkiye’de su sporlarının ve su altı dalışlarının ilk adresi olan Kaş, ziyaretçilerine trekking, yamaç paraşütü, rüzgâr sörfü ve rafting gibi doğa sporları için de pek çok olanakla aktif tatil severlerin kalbini çalıyor.

10. Demre ve Kekova

myra antik kenti
Myra Antik Kenti
kekova
Kekova

Demre, Antalya’nın Kaş ve Kalkan gibi adını öne çıkaramamış, ama Myra Antik Kenti ve Noel Baba olarak bildiğimiz Aziz Nicholaos’a adanmış ilk kilise olan St. Nicholas Kilisesi ile bilinen enfes kıyılara sahip bir ilçemiz. Kalkan’da kaldığınız zaman tatil süreniz izin veriyorsan Demre’nin zenginlikleri de ziyaret edilmeye değer. Kalkan’dan Demre’ye araçla gidiş 1 saat sürüyor.

Myra Antik Kenti, Kaya Mezarları, Aziz Nicholas Kilisesi, Myra’nın limanı Andriake Antik Kentini ve Likya Uygarlıkları Müzesini ziyaret edip Kaş’ta bir akşam yemeği molası verip Kalkan’a dönebilirsiniz.

Aziz Nicholas Kilisesi, yurtdışından gelen turistlerin özellikle de Rusların çok ilgi gösterdiği, Antalya turları içerisinde önemli bir ziyaret noktası. Myra’da 4. yüzyılda piskopos olarak görev yapan ve Noel Baba olarak da bilinen St. Nicholas’ın ölümünden sonra bu kilisede yattığı ve daha sonra kemiklerinin İtalyan denizciler tarafından Bari’ye götürüldüğü kayıtlara geçmiş.

Myra Antik Kenti, nefis antik tiyatrosu ve dağın bağrında oyularak yapılmış ünlü kral mezarları ile Kalkan gezilecek yerler arasına girmeyi hakkediyor. Burası da Likya’nın en önemli şehirlerinden biriydi. Bizans döneminde de Myra ismiyle anılan önemli idari ve dini merkez olan varlığını sürdürmüş.

Myra’nın arkasında yükselen kayalara oyularak yapılan mezarlar kabartma ve yazılarla süslenmiş. Myra’nın liman olan Andriake Antik Kenti, Çayağzı olarak bilinen kesimde yer alıyor. Yanıbaşında çok beğendiğim ve zamanla daha da zenginleşecek Likya Uygarlıkları Müzesi görülecek yerler arasında.

Kekova ise ülkemizin en güzel mavi tur rotaları arasında. Üçağız Köyü, meşhur kaleköy Simena ve Kekova Adasına sahip bölge yanlış bilinenin aksine Kaş’a değil Demre’ye bağlı. Üçağız köyünü arabayla ziyaret edebiliyorsunuz. Yine Kaleköy’ün arkasına kadar da uzayan bir yol yapıldı. Buradan yürüyerek Kaleköy’e gidebilirsiniz.

Denizcilerin sığınak yeri, gemi inşa ve onarım merkezi olarak kullanılan Kekova’nın inanılmaz güzel, el değmemiş gibi duran koyları var. Türkiye’nin tek batık kentinin yer aldığı Kekova’ya, yalnızca deniz yolu ile ulaşım mümkün. Kaş veya Demre’den her gün hareket eden teknelerle Kekova’ya gidebilirsiniz. Tabi en güzeli gecelemeli mavi tur teknelerinden birine katılarak Kekova’yı gezmek.

ⓘ Kekova, Akdeniz Mavi yolculuk turlarının da en güzel duraklarından birisi. Demre, Kaş veya Fethiye kalkışlı, Kekova ve civarını gezdiren mavi tur için Egemen’i arayın (☎️ 0532 5912445). Daha önce 2 defa mavi turla, bir defa da günübirlik turla Kaleköy’ü Egemen’in mavi turlarıyla ziyaret etmiştim. En güzel 3 gece tekne konaklamalı mavi tur.

Kalkan nerede

Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı bir mahalle olan Kalkan, Antalya’nın batısında, Yunanistan’ın Meis Adası’nın karşısında, Ege Denizi kıyısında yer alan bir tatil destinasyonu.

Kalkan’a nasıl gidilir

Fethiye ile Antalya arasında yer alan Kalkan, Kaş’a 27 km, Fethiye’ye 80 km, Antalya’ya 210 km, Muğla’ya 190 km, İstanbul’a 840 km, Ankara’ya 660 km, İzmir’e ise 410 km uzaklıkta. Kalkan’a gitmek için ya Antalya Havalimanına ya da Dalaman Havalimanına uçmanız gerekiyor.

Antalya Havalimanından Kalkan’a nasıl gidilir: Antalya’ya uçarsanız havalimanına indikten sonra Havaş ile ya da tramvay ile Antalya Otogara gitmeniz ve buradan Batı Antalya otobüsüne binmeniz gerekiyor. Antalya-Kalkan 38 TL ve yolculuk 4.5 saat sürüyor.

Dalaman Havalimanı’ndan Kalkana nasıl gidilir: Dalaman’a uçarsanız, özel acentelerin sunduğu Dalaman-Kaş Shuttle ile Kalkan’a 2.5 saate geçebilirsiniz. Dalaman-Kalkan ulaşımı 80 TL tutuyor. Dalaman’dan MUTTAŞ ya da HAVAŞ servisleriyle Fethiye’ye geçip oradan Batı Antalya otobüsü ile Kalkan’a geçmek de mümkün.

Akdeniz’in maviliğini, doğanın yeşilliğini cömertçe sergilediği Kalkan’da yapılacak öyle çok şey, gezilecek ve görülecek öyle çok yer var ki burası adeta cennetten kopmuş bir Anadolu coğrafyası.

Akdeniz kıyılarımızda bolca güneş ve deniz var, ama Kalkan bunun en güzellerinden birine sahip. Kalkan artık bir balıkçı köyü değil ve devam etmekte olan inşaat çalışmaları onu hızla bir kasabaya dönüştürdü. Bodrum ve Marmaris de bir zamanlar balıkçı köyüydüler, umarım Kalkan şehirleşmeye giden bu yolculuğa ismi gibi kalkan olup, bu küçük ve şirin halini koruyabilir hep.

3 YORUM 💬

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın