Demre, Antalya’nın 150 km batısında Kaş ve Finike ilçeleri arasında yer alıyor. Geçmişten beri seracılıkla uğraşan yöre halkı son yıllarda turizme doğru kaymaya başladı. Kasaba merkezinin çok albenisi yok ama sahip olduğu doğal ve tarihi zenginlikler ilçenin turizm olarak Akdeniz’in özel yerlerinden biri olmasını sağlayacak kadar yeterli aslında.

Demre’nin değerli miraslarından Myra Antik Kenti, binlerce yıl önce günümüze örnek olacak şekilde kurulan demokratik Likya Birliğinin en önemli kentlerindendi. Tüm dünyanın Noel Baba olarak bilinen Aziz Nicholaos, Myra’da psikoposluk yaptı. Onun adını taşıyan St. Nicholaos Kilisesi bugün Demre’nin kalbinde yer alıyor.

demre

Myra Antik Kentinin limanı olarak görev yapmış Andriake Antik Kenti son yıllarda geçirdiği restorasyonlar harika bir müzeye dönüştü. Yıllardır eksikliği hissedilen Likya uygarlığının mirasını gözler önüne seren Likya Uygarlıklar Müzesi de Andreake Ören yeri içerisinde hizmete açıldı.

Yıllardır Kaş’a ait olduğu sanırlan Kaleköy de Demre’ye bağlı. Bir zamanlar sadece teknelerle ulaşım sağlanabilen ülkemizin tek köyüydü. Kaleköy Simena’nın hemen yanında yer alan eski adı Teimiussa olan Üçağız Köyü de Demre’nin. Önünde kocaman doğal limanına yüzlerce tekne bağlanıyor bugün.


Kekova Bölgesi ise Demre’nin en önemli doğal zenginliği. Ülkemizin en berrak, en nadide, en güzel koylarının bir kısmı burada. Demre Çayağzı’ndan kalkan tekneler her yaz 5 yıldızlı Antalya otellerinden gelen yüzbinlerce turisti Kekova koylarından gezdiriyor. Her sene gerek tekne konaklamalı mavi tura ya da Demre’den günübirlik Kekova’ya gidiyorum.

Demre önünde uzayıp giden upuzun Taşdibi ve Kömürlük plajları var. Taşdibi tarafı taşlık, denizi fena değil, plajda hizmet veren tesisler de var. Yine Sülüklü plajı gayet güzel, kumluk. Kısaca Akdeniz ruhunu hissedebileceğiniz her şeye hatta fazlasına sahip Demre. Hem Antalya hem Dalaman havalimanının tam ortasında kalmış olması gözlerden ırak kalmasına neden olmuş.

Demre otel ve pansiyon konusuna son yıllarda gelişme gösterdi, o da belli bir proje kapsamında değil rastgele büyüyor. Bir yanda büyük oteller açılırken bir yandan da apartmandan bozma yerler aparta dönüşmeye başladı. Sahil kesimi ve denize bakan yamaçları enfes bir turizm kentine dönüşmesini sağlayabilirdi, ama Kaş’ın Kemer’in gölgesinde, tarımdan turizme geçen halkıyla ancak şimdilik bu kadar olabiliyor.

Demre Gezilecek Yerler

Demre’de bir otelde veya apartta kalmak diğer Akdeniz tatil yörelerine göre çok daha ucuz. Bir gün Kekova turuna çıkılsa, bir günü Myra, Noel Baba Kilisesi, Andriake ve Likya Uygarlıklar müzesine gidilebilir. Diğer bir gün Sülüklü Plajında denizin ve güneşin keyfi çıkarılıp diğer bir gün de Burguç Suyunda şifalı suyun ve Taşdibi Plajı’nda denizin keyfi çıkarılabilir.

En az 3-4 gün keyifle tatil geçirebileceğiniz bir yer. Gezinize Myra Antik Kenti ile başlayın. Müzeleri gezeceğiniz için mutlaka bir müze kart çıkarın. Tüm dünyadan bu antik değerleri görmeye geliyorlar, ihmal etmeyin siz de ziyaret edin.

1. Myra Antik Kenti

myra demre
Myra Kaya Mezarları
myra antik kenti

Myra Antik Kenti, tarihte bilinen ilk federasyon yapısını kurmuş Likya Uygarlığının en büyük 6 kenti arasında yer alıyordu. Myra’nın ismi Yüce Ana Tanrıça’nın Yeri anlamına geliyor ve Likçe Myrrh olarak geçiyor. Önceleri dağ yamacına doğru kurulu olan kent, içinden geçen Demre Çayı (Myros) sayesinde deniz ticaretini artırarak zenginleşmiş.

Aziz Nikolas’ın piskoposluk yaptığı kent Orta çağda oldukça ünlüydü. Myra, MÖ 2. yüzyılda büyük bir atılım göstermiş, kent birçok yapıyla donatılmış. Anadolu uygarlıkları arasında Likyalılar kadar mezarlarına önem veren başka halk yok bildiği kadarıyla. Öyleki mezarları koruyan yasalar çıkarmışlar ve ‘minti’ adı verilen bir devlet kurumu dahi oluşturmuşlar.

Myra, 7.yüzyıldan itibaren hem deprem ve su baskınları hem de Demre Çayının getirdiği alüvyonlar ve Arap akınları nedeniyle zarar görüp zayıflamış ve ticari öne önemini yitirmiş. MS 13. yüzyılda antik Demre Çayının alüvyonları tüm ovayı 9 metre kadar doldurmuş. Demre’de nereyi kazarsanız altından antik kalıntıya ulaşıyorsunuz.

Göreceğiniz Myra Ören Yeri geniş bir alana yayılmıyor, gezmesi kolay. Kente girer girmez karşınızda kayalara oyulmuş enfes anıtsal kaya mezarlarını görüyorsunuz. Greko-Romen mimari tarzdaki 10 bin seyirci kapasiteli amfi tiyatrosu oldukça iyi durumda. Sahne binası ikinci katın yarısına kadar ayakta.

Myra Antik Kenti ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 31 Ekim) 08.30-19.00, kış dönemi (31 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30. Haftanın 7 günü ziyarete açık. Myra Antik Kenti giriş ücreti 45TL. Müze Kart geçerli.

ⓘ Sıcakta gezip yorulursanız, Myra’nın yol tarafındaki girişinin karşı tarafında yer alan Egemen’in ve kuzeni İlknur’un işlettiği Myra Cafe& Restaurant‘a uğrayıp tropikal meyve olan Ejder meyveli smoothie için. Temmuz sonundan itibaren cafenin arkasındaki kendi serasından hasatını yapıyor. Kahveleri ve gözlemeleri de güzeldir. Egemen’in ayrıca sebze ve meyve siparişini online verebileceğiniz buyukannem.com web sitesi de var. Yöreden elde edilen taze ürünler el değmeden kargolanıyor.

2. Noel Baba Kilisesi

demre görülecek yerler

St. Nicholas Kilisesi (Noel Baba Müzesi), MS 243’te Patara’da doğan ve tüm dünyanın Noel Baba olarak tanıdığı St. Nicholaos adına yapılmış. Patara’da doğmuş, yardımseverliği ile halkın sevgisini kazanan St. Nicholas, Ortodoks Hristiyan dünyası için büyük önem taşıyor. Demre gezilecek yerler arasında en önemli yerlerden.

Myra Piskoposluğuna seçilen Aziz Nicholas, öldükten sonra adına yapılan St. Nicholas Kilisesine gömülmüş. Çocukların, denizlerin ve gezginlerin koruyucusu Aziz Nikolaos’ın kemikleri Barili tüccarlar tarafından 1087’de kilisedeki lahitten çıkarılarak Bari’ye kaçırılmış. Aziz Nikolaos, dünyada Santa Klaus yani Noel Baba olarak tanınmış ve hikayeleri nesiller boyunca anlatılmış.

St. Nicholas Müzesi adıyla ziyarete açık olan kilise 1989’de başlatılan kazı çalışmalarıyla metrelerce toprağın altından ortaya çıkarılmış. Kilisenin güneyinde yer alan mezar odasında Aziz Nikolaos’un yaşamını anlatan 16 sahne ve 4 bayram sahnesi görülebiliyor. Ortodoks Hristiyanlar Noel Baba’yı, her yıl öldüğü gün olan 6 Aralıkta burada anıyor.

St. Nicholas Müzesi ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 31 Ekim) 08.30-19.00, kış dönemi (31 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30. Bilet satışı ve giriş kapanıştan yarım saat önce sona eriyor. Haftanın 7 günü ziyarete açık. St. Nicholas Müzesi giriş ücreti 50TL. Müze Kart geçerli.

3. Andriake Likya Uygarlıkları Müzesi

Andriake Antik Kenti
Sarnıç, Andriake Antik Kenti
Likya Uygarlıkları Müzesi
Likya Uygarlıkları Müzesi

Andriake Antik Kenti ise Demre Çayağzı’nda yer alıyor, antik Myra kentinin limanı görevini görüyordu. Demre merkeze 5 km uzaklıkta. Myros Çayının denize ulaştığı bölgede oluşan bir iç limanın kuzey ve güneyinde konumlanmış. Mükemmel sığınma imkanı sunan doğal limanı ve işlevsel liman yapıları ile Antik dönemlerde uluslararası bir ticaret merkezi olmuş.

Myra’nın zenginleşmesinde çok önemli bir rolü olmuş. Zamanla Myros Çayının getirmiş olduğu alüvyonların birikmesiyle limanı işlevsiz hale gelmiş. Kent terkedilmiş. Son yıllarda yapılan kazılarla çok güzel işler yapılarak antik kentin bir kısmı yüzeye çıkarıldı ve ziyarete açıldı.

Andriake Açık Hava Müzesi olan merkezde, temizlik ve çevre düzenlemesi çalışmaları devam ediyor. Nefis bir de müze binası yapılmış. Şimdiye kadar 2 defa ziyaret ettim antik kenti. Antik kentteki kamu yapıları, agora, işlikler, hamam ve kiliselerin bir kısmı ayağa kaldırılmış. Mutlaka görmenizi istediğim yer ise enfes ambiyansıyla göz kamaştıran sarnıcı. Yer altında olduğundan gözden kaçabiliyor.

Likya Uygarlıkları Müzesi de Andriake Ören Yerinde yer alıyor. Yapılan restorasyonla eski görkemine kavuşturulan tahıl ambarı ‘Granarium’, günümüzde müze binası olarak hizmet veriyor. Zengin Likya Uygarlığından hikayesini baştan sona 6 salonda inceleyebiliyorsunuz. Sergi yönünden zayıf olsa da zamanla güçlendirileceğine eminim.

Likya Uygarlıkları Müzesi ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 31 Ekim) 08.30-19.00, kış dönemi (31 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.30. Haftanın 7 günü ziyarete açık. Likya Uygarlıkları Müzesi giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli. Aynı biletle Andriake Ören Yeri de ziyaret edilebiliyor.

4. Burguç Suyu

Burguç Suyu

Burguç Suyu, halk dilinde ‘kokar su’ olarak adlandırılan, Demre merkezden Çayağzı’na doğru 3,5 km uzaklıkta, hemen anayol kenarında yer alıyor. Yaz kış buz gibi gürül gürül akan, sodyum klorürlü ve magnezyum karışımlı, sodalı doğal bir kaynak. Çürük yumurta gibi kokan kükürt kokusundan rahatsız olmayın.

Likya döneminden bu yana pek çok rahatsızlığın tedavisine yardımcı olarak kullanılmış. Yöre halkı sabah erkenden aç karına gidip, şifa için sudan içiyor. Sabahları tuzu az olan suyun içimi daha kolay, öğleden sonra tuzluluk oranı artıyor. Sindirim sistemine iyi geliyor.

Buz gibi kükürtlü su bölge halkı için yaz sıcaklarında serinlemeye birebir. Romatizmal ve deri hastalıklarına iyi geldiğine dair bilgi var. Mineralli suyun sıcaklığı 16,5 derece. Hem kükürtlü su havuzu hem de yanı başındaki killi çamur ilginizi çekebilir.

5. Çayağzı

Çayağzı, Demre
Çayağzı, Demre

Çayağzı, Demre merkeze 5 km uzaklıkta, Burguç Suyundan sonra devam ettiğinizde ulaşacağınız liman kesimi. Mavi tur ve günübirlik Kekova tur tekneleri bu limana demirliyor. Yaklaşık 60 civarında tekne demirliyor. Günübirlik tekne turları sabah 10.20’i gece kalkıyor, 17.30 gibi dönüyor.

Çayağzı’ından özel tekne kiralayıp Kekova’ya gidebilirsinizi. Özel tekne turları dilediğiniz saatte kalkıyor, ortalama 7 saat denizde geçiriyorsunuz.

Çayağzı’nda birkaç tane cafe yer alıyor, yemek, çay, kahve, alkol veriyorlar. Çayağzı’nın yanında yer alan Çayağzı plajından denize girebilirsiniz. Andriake Plajı olarak da adlandırılan plaj kumlu, ilk 10-20 metresi sığ, sonra derinleşiyor. Açıklarda yer yer Caretta Caretta görebilirsiniz. Plaj kesiminde soyunma kabini ve tuvalet yok, restoranlarınkini kullanabilirsiniz. Ayrıca bir de kamp atma yeri var, bildiğim kadarıyla kişi 50 TL.

Çayağzı Plajından kıyı boyunca yürüdüğünüzde plajın sonunda Karemlik denilen bir başka çayın denize döküldüğü yer var. Suyu temiz ve serin, burayı da ziyaret edin.

ⓘ Kekova, Akdeniz kavi yolculuk turlarının da en güzel duraklarından. Demre, Kaş veya Fethiye’den kalkan ve Kekova ve civarını gezdiren tekne konaklamalı mavi tur için Egemen’i arayın (☎️ 0532 5912445). Daha önce 2 defa mavi turla, bir defa da günübirlik turla Kaleköy’ü Egemen’in mavi turlarıyla ziyaret etmiştim. kekovatekneturu.com sitesinde daha fazla bilgi de yer alıyor.

6. Sülüklü Plajı

sülüklü plajı

Sülüklü Plajı, Demre’nin bakir koylarından biri. Demre’de en sevilen plaj. Caretta Caretta kaplumbağalarının üreme alanı plaj, Demre merkeze 4 km uzaklıkta yer alıyor. Tamamen kumdan oluşan plajın uzunluğu 900 metre kadar. Kumu incecik , denizi temiz, sakin, huzurlu, kafa dinlemelik bir kumsal.

Denizi diğer Akdeniz plajlarına göre daha serin, genelde de dalga olur, bu yüzden pek kalabalık olmaz. Dalgalar kadife hissi veren kumla karıştığından kirli görünse de suyu mis gibidir, temizdir. Karşıda yüzerek gidebileceğiniz Güvercin Adası var. Sahilde 3 tane tesis yer alıyor, siz Kumsal Restorana takılın. Şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz, 2 şezlong 1 şemsiye 25 TL.

7. Taşdibi Plajı

Taşdibi Plajı
Taşdibi Plajı
Kömürlük Plajı
Kömürlük Plajı

Taşdibi Plajı, Demre’nin en uzun sahil şeridi. Çok büyük ve uzun bir sahil. Taşdibi Mevkiinden başlayarak ve Beymelek Sahiline kadar 5 km uzuyor. Plajın kayalık başlangıcında, Roma zamanından kalan bir tersane ve rıhtım kalıntısı var, bu bölüm Taşdibi olarak adlandırılıyor.

Kmsal tamamen çakıldan oluşuyor. Hemen derinleşen bir denizi var. Çocuklu aileler buna dikkat etmeli. Denizin ilk bir kaç metresi çakıl sonrası kum. Plajın orta kesiminden sonraki diğer bölümü ise Kömürlük Plajı olarak adlandırılıyor. Plajın bu kesiminde yol tarafında kamp ve karavan alanı vardı. Etrafında işletmeler de var.

8. Beymelek Lagünü

Beymelek Lagünü, 355 hektar alana sahip, bölgenin önemli doğal yaşam alanlarından biri. Çevresi Gülmez Dağı ile çevrili, güney sahili kum ve mille denizden ayrılmış. İçerisinde 2 küçük adanın da bulunduğu Beymelek’te göçmen kuşların yanı sıra 30’un üzerinde kuş türü ve 20’nin üzerinde balık türü yaşıyor. Beymelek Dalyanı’nda yaşayan en özel canlı ise mavi yengeç.

9. Kekova

demre kekova
Kaleköy Simena, Kekova, Demre
demre gezilecek yerler

Kekova, Kaş ve Demre arasında kalan, ülkemizin en büyük adalarından Kekova Adası, Kaleköy, Üçağız ve çok sayıda enfes koyun yer aldığı şahane bir bölge. Çayağzı’ndan kalkan günübirlik tekne turları, yanında hem Demre hem de Kaş’tan kalkan Mavi Yolculuk tekneleri bu bölgede demirliyor, Antalya’nın en güzel tatil yerleri arasında.

Mutlaka ama mutlaka Kekova bölgesini günübirlik bir tekne ile keşfedin. Daha da iyisi konaklamalı bir mavi tura çıkın. Çoğunlukla otel konaklaması maliyetine inanılmaz koylarda, kristal berraklığında suya tekneden atlıyorsunuz. İnanılmaz keyifli. Tadını bir defa aldınız mı her yıl çıkmak isteyeceğinize eminim.

Sıklıkla Kekova, Kaş’a ait sanılsa da Demre’ye ait bu bölgeye Kaş’tan kalkan tekneler 2 saatte gelirken Demre Çayağzı’ndan kalkan tekneler 20 dakikada ulaşıyor. Her köşesinde muhteşem koylar var. En meşhurları Gökkaya, Hamidiye, Burç, Akvaryum ve Buzağılık koyları. Bir de Korsan Mağarası olarak adlandırılan bir mağara var. Kekova Adasında yerleşim yok, hemen karşıda ana kara üzerinde Kaleköy ve Üçağız köyleri yer alıyor.

Kaleköy, denizin içinde Likya tipi lahitlerin ve Lykia kaya mezarlarının bulunduğu, uzun yıllar ulaşımın sadece denizden yapıldığı ülkemizin en güzel köylerinden biri, artık Demre’nin bir mahallesi olarak geçiyor. Küçük bir Likya kıyı kenti olan Simena Antik Kenti üzerine kurulmuş. MÖ 4. yüzyıldan günümüze dek ulaşan bir yerleşim.

Üçağız, da Kaleköy gibi Demre’nin bir mahallesi. Kaleköy’ün yanı başında, şahane bir doğal limanın kenarına kurulu. Köyün antik adı Theimussa, Antik Likya Birliğini oluşturan şehirlere dahil, bir denizci yerleşimiymiş. Kekova adasıyla karadan olan bağlantısı şiddetli bir depremle suya gömülmüş.

10. Antik Kyaenai Kenti

demrede gezilecek tarihi yerler

Antik Kyaenai Kenti, Demre’ye 23 km uzaklıkta, Kaş yolu üzerinde, Yavı Köyü’nün 240 metre yükseklikteki sarp kayalıklarında kurulu bir antik bölge. Özellikle kalkıp gitmenize gerek yok ama Kaş tarafından geliyorsanız veya Demre’den Kaş’a geçecekseniz, tarihi mirasa ilgi duyuyorsa ziyaret edebilirsiniz.

Rüzgârın buradaki kayalara çarparak çınlamasıyla Çınlayan Kayalar olarak da bilinen Kyaenai’nin Grek kökenli ismi ‘koyu mavi’, ‘lapis lazuli’ anlamına geliyor. MÖ 4. yüzyılda kurulduğu düşünülen Kyaenai Antik Kentinde, tiyatro, akropol ve nekropol sahaları ile Roma Devrine pek çok lahit ve kabartma görülebilecek tarihi yapılar arasında. Antik kent, ücretsiz ziyaret edilebiliyor.

Bakir koyları, temiz plajları, şifalı suları, antik kentleri ve muazzam doğasıyla saklı bir cennet olan Antalya’ya bağlı Demre, Kaş ile Finike arasındaki konumuyla da oldukça avantajlı. Antik Lykia’nın bu güzel bölgesi keyifli bir Akdeniz turunda rotanızda olmalı.

2 YORUM 💬

  1. Demre’yi iki kez ziyaret ettim.Çok keyifli bir yer ama çok az biliniyor. Kaleköy’ün dokusu ruhu bambaşka. Bu yaz tekrar Demre tarafına gitmeyi planlıyorum.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın