Sahi 650+ gündür mü yollardayım? Bunun cevabı aslında çok karışık. Cevabı hem evet hem de hayır. Bu nasıl oluyor diye soranlar için açıklayayım.

3 Ağustos 2010’u, yani memleketten ayrılış tarihimi halen sürmekte olan gezimin başlangıcı tarihi olarak aldım. Her ne kadar bu tarihi gezimin başlangıcı kabul etsem de aslında gezime çok daha öncesinde başlamıştım.

Hayalimde hep gerçekleştirmek istediğim iki hedefim vardı. Birisi İngilizce öğrenmek, diğer ise dünya seyahatiydi. 2009 yılındaki ekonomik krizle birlikte çalıştığım firmanın küçülmeye gitmesiyle bir anda kendimi işsiz/özgür buluverdim.

Yolda Olmak, Kemal Kaya

Bu süreç hayallerimi gerçekleştirmek için gerekli fırsatı sunmuştu bana. İşeme son verilmesinden sonraki 6 aylık süreçte, marka yönetimi üzerine yapıyor olduğum MBA Master programından mezun olduktan sonra artık özgürdüm.

Artık kim tutabilirdi ki beni ! Kedim Oscar’ı arkadaşıma, evimi eşyalarıyla birlikte kiraya verip Kaş, Olympos, Antalya, Fethiye, İstanbul, Kocaeli, Devrek, Amasra, Safranbolu olmak üzere yaklaşık neredeyse 5 ay kadar Türkiye’de bir orada bir buradaydım. Evimden ayrıldıktan sonra artık yolcuydum ben.

Bu açıdan bakarsak aslında çok daha uzun süredir yollardayım. Diğer yandan Türkiye’den ayrıldıktan sonra 1 ay Tayland’da vakit geçirdikten sonra Türkiye’ye en uzak ülkelerden birine Yeni Zelanda’ya gitmiştim. Orada tam olmasa da yerleşik bir hayatım vardı. Auckland’da 2,5 ay homestay olarak kaldıktan sonra, şehir merkezinde kiraladığım daireye yerleşip orada 3 ay kalmıştım.

Mount Cook, Lake Tekapo – Yeni Zelanda

Sonrasında ise 1,5 ay arkadaşlarımın kiraladığı eve yerleşmiştim. Yeni Zelanda’da geçirdim 207 günün 30 gününden fazlasını ülkenin Kuzey ve Güney Adalarında kesintisiz sırt çantalı olarak gezerek geçirmiştim.

Birçok insanın yaşamak hayalini süsleyen, Türkiye’ye en uzak bu hayal ülkesine erişmek aslında hayalimin de sonunu getirmişti. Gezmek için inanılmaz güzel olan bu cennette kalmayı istemedim. Doğrusu geriye dönüp bakınca Yeni Zelanda’da gezdiğim süre dışında geçirdiğim zaman da aslında da ben yolcuydum.

Bir sporcunun müsabaka öncesi ısınması gibiydi benim için orası. Bunu tekrar yola çıktığımda anladım. Bu nedenlerle ne Türkiye’de gezmeye başladığım zamanı gezimin başlangıcı olarak baz almak istiyorum ne de Yeni Zelanda’dan ayrıldığım süreyi. Türkiye’den ayrıldığımda artık yoldaydım, uzak ülkelere doğru.

13 YORUMLAR

  1. Rutin, sıkıcı ve makineleşmiş hayatlarımızdan sizin gibi bir ara bulup kaçabilirsek neler kazanabileceğimizi o kadar iyi anlatıyorsunuz ki bizlere.

  2. Anlattığınız yerlerle, gidip görme imkanı olmayanlara da yaşatıyor olmanız harika. Yol haritası olarak ilham verici. İmkanım olduğunda sizin rehberliğiniz dahilinde tercihlerim olacak. Teşekkürler.

  3. Hayatımın en güzel anlarıni yeni yerleri keşfederken yaşıyorum. Geri kalan zamanı da çalışıp gezi için para biriktirerek. Hayalî bile insana devam gücü veriyor. Bu yüzden sizi cok takdir ediyorum. Yüreğinizin götürdüğü yere gidiyorsunuz rahatça…

  4. Bu yazıları okurken, yaşıyorum gezdiğiniz yerleri.
    Şu an gidesim var, bir trene binesim var. Eksik olan şey arkada kalanlar ve cesaret.
    Bu tür yazıları okurken cesaret geliyor, eve gidice çoluk çocuk…

  5. Biraz düşününce; yolculuğunun ısınma turlarına Türkiye’de başladığını hatırlamak zor değil. Bu bi bakıma 2 seneyi aşmış bi zaman.. Nisan 2010 itibariyle yollara düşmüştün çoktan. İlk zamanlar kısa süreceğini düşündüğüm yolculuk 2 seneyi aşmış durumda… Rutin iş ev hayatından sonra içindeki özgürlük hissini doyasıya yaşadğını biliyorum yollarda ve farklı coğrafyalarda… Belki uzun bi süre daha yollar ve sen birlikte olacaksınız…Kimbilir?

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!