Batı Avrupa’nın en çok ziyaret edilen ülkelerinden biri olan ‘özgürlükler ülkesi’ Hollanda, düzenli görüntüsü, sakinliği ve huzuru, yemyeşil coğrafyası ve bunların karşısında hayatın tüm renklerinin sınırsızca yaşandığı, renkli gece hayatı ve kültür sanat etkinlikleriyle Avrupa’nın en farklı ülkelerinden.

Tüm dünyada laleleri, yel değirmenleri, kanalları, lezzetli peynirleri ve bisiklet başkenti Amsterdam ile tanınan Hollanda, sanattan mimariye, gece hayatından Avrupa’nın en değerli müzelerine ve yılın her dönemi düzenlenen farklı ve renkli festivallerine dek gezginlere çok zengin seçenekler sunuyor. Her yıl milyonlarca turist ağırlayan Hollanda, eğlence ve keşfe doyulacak bir ülke.

Hollandalılar şöyle derler: Dünyanı tanrı yarattı, Hollanda’yı ise Hollandalar yarattı. Avrupa’nın en çok ziyaretçi ağırlayan ülkelerinden Hollanda, farklı kültürlerin bir arada hoşgörü ortamında yaşadığı, doğal güzellikleri, etkileyici müzeleri ve birbirinden güzel şehirleri ile tam anlamıyla bir çekim noktası.

Peynirleri, yel değirmenleri, bisikletleri, laleleri ve sosyal hakları ile tanınan Hollanda, kültürel değerlerini modern dünya ile buluşturmayı başarmış bir ülke. Hollanda’da turizm, en önemli gelir kaynaklarının başında geliyor. Her yıl milyonlarca turist Flemenk sanatının eserlerini, mimari yapıları ve renkli laleleri görmek için ülkeye akın ediyor.



Hollanda Gezi Rehberi

Meşruti monarşi ile yönetilen Hollanda’nın başkenti Amsterdam, dar kanallar boyunca sıralanan üçgen cepheli özgün evleri, gösterişli sanatı ve galerileri ile 17. yüzyılın altın çağının mirasını günümüze kadar korumuş. Hollanda’da yer alan bisikletlerin sayısı arabaların sayısından üç kat fazla. Ülke gerçek anlamda bir bisiklet cenneti. Gıpta edilecek özel bisiklet yolları ve hatta bu ulaşım tipine uygun trafik ışıkları bile var.

Rotterdam, Haag, Eindhoven ve Utrecht ise Hollanda’nın diğer büyük şehirleri arasında. Avrupa Birliği, NATO ve OECD üyesi olan Hollanda, Uluslararası Adalet Divanı, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Europol’e ev sahipliği yapıyor. Hollanda, yaşam standardı yüksek, eğitimli nüfusuyla dikkat çekiyor. Ülkede yüksek oranda yaşayan yabancılar da bu atmosfere katkıda bulunuyor.

Hollanda Krallığı’nı meydana getiren dört ülkeden biri olan Hollanda, kuzey ve batıda Kuzey Denizi, güneyde Belçika, doğuda ise Almanya ile komşu. Kuzey Hollanda ve Güney Hollanda olmak üzere iki eyaletten oluşan ülke, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde 9 farklı değer ile yer alıyor.

Hollanda topraklarının yarısından fazlası deniz seviyesinin altında olduğundan ülke, ‘alçak ülkeler’ anlamına gelen Neder-Landen olarak isimlendirilmiş. Resmi dili Flemenkçe olan Hollanda, 41,526 kilometrekarelik yüz ölçümüne sahip. 2016 itibariyle de 17 milyon nüfusu bulunan ülkedeki bu oran, Hollanda’yı dünyanın metrekare başına en yoğun nüfuslu ülkelerinden birisi yapıyor.

En önemli şehirleri başkent Amsterdam başta olmak üzere Rotterdam, Eindhoven, Delf, Lahey, Utrecht, Maastricht, Groningen, Leiden ve Arnhem. Aynı zamanda Amsterdam çevresinde yer alan oldukça turistik şirin Hollanda kasabaları olan Volendam, Marken ve Edam da turist akınına uğrayan eşsiz bölgeler.

15. yüzyılda, bugünkü Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un üzerinde bulunduğu bölge olan Low Countries’te Burgundy Dükalığı bölgeyi hakimiyeti altına aldı. 1555’te İmparator İkinci Charles’in yerine geçen oğlu İspanya Kralı İkinci Philip bölgenin yeni hâkimi oldu.

Bu olayların yaşandığı dönemde Felemenkler kendi ekonomilerini kurarak içte birliklerini sağladılar. 1568’den itibaren 80 sene süren bağımsızlık savaşına başladılar. 1568’den itibaren Hollanda ve Zeeland başta olmak üzere isyan eden 7 bölge birleşerek Utrecht birliğini kurdular ve 1570’te de bağımsızlıklarını ilan ettiler. 1648’de Westphalia Antlaşmasıyla seksen sene savaşları sona erdi ve bağımsızlıklarına kavuştular.

17. yüzyılda yeni yapılan keşiflerle ekonomik bakımdan güçlenen Hollanda, dünyanın sayılı ticaret merkezi ve deniz gücü haline geldi. Fransızların bu bölgeyi hakimiyetleri altına alması, 1814’te Napolyon’un mağlup edilmesiyle sonuçlandı. Kral I. William devlet başkanlığına getirildi. 1814’te ise, Hollanda ve Belçika arasında yapılan antlaşmayla Hollanda Birleşik Krallığı altında topraklar birleştirildi ancak, 1830’da Belçika Krallığı kurulunca bu antlaşma sona erdi.

I. Dünya Savaşı’nda tarafsız kalan Hollanda, 1940’ta Nazi orduları tarafından muhtemel bir Fransız ve İngiliz işgalini önlemek amacıyla işgal edildi. II. Dünya Savaşı’ndan önce ise güttüğü tarafsızlık politikasından vazgeçerek, Belçika ve Lüksemburg ile birlikte Fransa ve İngiltere’yle Brüksel Antlaşması’nı imzalayan Hollanda, NATO ve AB’ye üye oldu.

Vaalserberg Tepesi, yalnızca 322,7 metre yüksekliğiyle ülkenin en yüksek noktası. Yirmiden fazla milli parkın bulunduğu Hollanda’da De Hoge Veluwe Milli Parkı ülkenin en büyük milli parkı. Bu doğa harikası parkta ücretsiz bisiklet sürmek de mümkün.

Anavatanı Orta Asya olan laleyi Hollanda’ya ilk olarak 1560’ta Türkler getirmiş. Keukenhof Gardens (Hollanda’nın Çiçek Bahçeleri), 7 milyon lale soğanı ile ziyaretçilerin tam bir görsel şölen sunan bir bölge. Laleler ülkenin önemli bir gelir kaynağı, zira her yıl yetiştirilen lale soğanlarının %80’i ihraç ediliyor.

16. ve 17. yüzyıllar arasında, Hollandalı bilim adamları mikroskop, teleskop, pendilium saati ve civa termometreyi icat etmişler. Hafif uyuşturucular (marihuana, haşhaş) ve halüsinojenik mantarlar, Hollanda’da “kişisel kullanım” adıyla devlet tarafından tamamen yasal olarak kabul ediliyor.

Dünya sanatına yön veren Vincent van Gogh, Rembrandt, Jan Vermeer, Jan Steen ve Piet Mondriaan Hollandalı büyük ressamlar. Van Gogh ve Kröller-Müller Müzeleri büyük üstat Van Gogh’un en güzel eserlerini sergiliyor. Ortalama boyları erkeklerde 184 cm, kadınlarda ise 170 cm olan Hollandalılar, dünyanın en uzun boylu halkı olarak biliniyor.

Günümüzde tüketilen turuncu havuç, on altıncı yüzyıla dek mor olarak bilinirken, vatansever Hollandalılar ilk turuncu havucu üretmişler. Zira turuncu renk Hollanda’nın ve kraliyet ailesinin resmi rengi olarak biliniyor. Bugün tatlı, büyük, çeşitli renkte havuçları ülkede görmek mümkün.

Hollanda Krallığı’nın milli marşı olan Wilhelmus Marşı aynı zamanda dünyanın en eski marşı olarak kabul ediliyor. Hem sözleri, hem de müziği on altıncı yüzyıla tesadüf ediyor.

Hollanda Gezilecek Yerler

Hollanda gezilecek yerler denince hiç kuşkusuz tüm seyahat severlerin aklına Amsterdam gelse de, aslında ülkenin gezilecek eşsiz doğal güzellikleri, mimari harikası şehirleri ve herkesin kendinden bir şeyler bulacağı, keşfedilecek gizli saklı pek çok adresi var.

Romantik ve bohem hayat tarzı, geleneksel anlayışın ötesindeki renkli yaşantısıyla küçük bir kasabadan, labirenti andıran ve kilometreler boyunca şehri sarmalayan su kanallarının çevrelediği Amsterdam, elbette ülkenin gözbebeği.

Sanat ve gündelik yaşamın birbirini tamamladığı, müziğin, operanın, sergilerin anavatanı Amsterdam, sanat ve eğlence arayanlar için bir hediye kadar kıymetli. Kraliyet Sarayı, Bloemenmarkt, Van Gogh Müzesi, Eski Kilise ve Anne Frank’ın Evi ile Dam Meydanı ziyaretçilerin uğrak yerleri.

Avrupa’nın en büyük limanlarından birine ev sahipliği yapan Rotterdam kenti, 300’den fazla tersanesiyle, ülkenin liman ticareti ve gemicilik ekonomisinde oldukça önemli bir yere sahip. Farklı mimarisini kanallar arasında bisikletle gezerek izleyebileceğiniz, dünyanın en iyi ve farklı türlerdeki peynirlerini tadabileceğiniz, gece hayatında çılgınca eğlenebileceğiniz Hollanda’nın gezilecek daha pek çok kenti var.

Overijssel eyaletinde yer alan Giethoorn Köyü’ne ulaşım yalnızca deniz yolu ile sağlanıyor. Bu masalsı kasaba aynı zamanda Hollanda’nın Venedik’i alarak da adlandırılıyor.

1. Amsterdam

amsterdam hollanda

12. yüzyılda balıkçı köyü olarak kurulan Amsterdam, günümüzde Avrupa’nın en popüler şehirlerinden biri. Amstel Nehri üzerine kurulu kent, özellikle 17.yüzyıldan kalma yapıları, su kanalları, köprüleri, çılgın gece hayatı, Coffe Shop’ları ve en az Amsterdam kadar ünlü Red Light District ile, kıtanın en çok ziyaretçi ağırlayan kenti.

Kanalların iki yakasında kurulu, şirin evleriyle İtalya’nın Venedik kentine benzetilen Amsterdam, aynı zamanda araçtan çok bisikletin bulunduğu ve her türlü trafik kuralının bisikletlilere göre düzenlendiği bir şehir. Adım başı bir müzeye rastlayabileceğiniz kentte bir de ülkenin en değerli müzelerini barındıran müzeler adası bulunuyor.

Düzenli şehir mimarisi, şehir parklarının sayesinde yaşattığı dingin atmosferi ve hoşgörünün hâkim olduğu eşitlikçi yapısı ile, Amsterdam bambaşka bir dünya.

Ayrıca gelmişken birbirinden güzel ve yeldeğirmenleri ile ünlü Amsterdam kasabalarını da mutlaka görün. Volendam başta olmak üzere Marken, Edam, Broek in Waterland, Monnickendam hepsi de küçük ama şahane kasabaları. Hepsi de birbirine benziyor. Bunlardan farklı olarak dillere destan güzellikte saklı bir cennet olan Zaanse Schans’i görmeden ülkeden ayrılmayın.

Zaanse Schans, tarihi geçmişi 1700’lü yıllara uzanan Zaanland kasabasının orijinalinden esinlenilerek kurulan yapıların olduğu tam anlamıyla bir açıkhava müzesi. Yel değirmenleri ve evleriyle tam bir görüntü ziyafeti sunuyor.

Devlet tarafından korunma altına alınmış Zaanse Schans’da meşhur Hollanda ahşap ayakkabı atölyesini, peynir müzesini, pastahane müzesini gezebilir veya kanal kenarında pasta gibi evlerin önünde piknik yapabilrsin. Ne Yapmalı ? Kereste yapımında kullanılan De Geekronde Poelenburg, Zaanse Tijd Müzesi görülecekler listesine girmeli, Catharina Hoeve’de peynir tadımına uğranmalı. Bisiklet kiralayıp yel değirmenleri arasında gezmeli !

Marken, Amsterdam civarında görülebilecek en ünlü balıkçı kasabalarından biri. Amsterdam şehir merkezine 30 km uzaklıkta yer alıyor. Marken, ana karaya köprü ile bağlı bir adada bulunuyor. Diğer nefis kasaba Volendam ise Ijsselmeer Gölü’nün kıyısında konumlanıyor. Edam ve Monnickendam kasabaları da Amsterdam yakınlarında gezilecek en güzel köyler arasında.

2. Rotterdam

rotterdam hollanda

Güney Hollanda’da 1270’te Rotte Nehri üzerine kurulan ve ülkenin mimari başkenti olarak kabul edilen Rotterdam, şimdilerde ülkenin ticaret merkezi. Bir yandan da Hollanda’nın en çok turist çeken şehirlerinden olan Rotterdam, barındırdığı Erasmus Üniversitesi ve Avrupa’nın en büyük limanına sahip olmasıyla ünlü. Ilıman okyanus iklimine sahip kente İstanbul’dan direkt uçuş olduğu gibi, Amsterdam’dan trenle de ulaşım mümkün.

Mimarisiyle Rotterdam Merkez Tren İstasyonu, Nieuwe Maas Nehri’nde bulunan Erasmus Köprüsü ve Museum Park içindeki Boijmans Van Beuningen müzesi kesinlikle görülmesi gereken yerlerden. Ülkenin en büyük 2. şehri olan Rotterdam, yıl boyunca çok sayıda festival ve etkinliğe de ev sahipliği yapıyor.

3. Lahey

lahey hollanda

Den Haag ismiyle de anılan Lahey, Güney Hollanda Bölgesi’nde bulunan ve önemli jeopolitik konuma sahip merkezlerden biri. Hükümet, parlamento, bakanlıklar, yüksek mahkeme ve devlet konseyi gibi resmi makamlara ev sahipliği yapması nedeniyle, ülkenin bürokrasi merkezi olarak da görülen Lahey, küçük ve modern bir şehir.

Aynı zamanda Birleşmiş Milletler ofisleri, Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi önemli evrensel kurumların bulunduğu şehir, her yıl 20 milyondan fazla ziyaretçi ağırlıyor. Hollanda’nın en güzel şehirlerinden olan ve nüfus bakımından Amsterdam ve Rotterdam’ın ardından gelen Lahey’in üçte biri yeşil alandan oluşuyor.

İstanbul’dan direkt ulaşımın olmadığı kente Amsterdam’dan her 15 dakikada bir kalkan trenlerle ulaşım mümkün. Barok tarzı binaları, kiliseleri ve müzeleriyle ülkenin görülmeye değer şehirlerinden olan Lahey’de, Madurodam, Binnenhof, Escher Müzesi, Barış Sarayı, Louwman Müzesi, Ridderzaal, Noordeinde Sarayı, Mesdağ Sarayı, Meermanno Müzesi ve Bredius Müzesi mutlaka ziyaret edilmeli.

4. Eindhoven

Eindhoven hollanda

Hollanda’nın güneyinde kalan Eindhoven, Belçika ve Almanya’ya çok yakın bir konuma sahip. Hollanda’nın büyük kentlerinden biri olan Eindhoven, etkileyici mimarisi, birbirinden önemli müzeleri ve doğal yaşam alanlarıyla da kendine hayran bırakıyor. Yaklaşık 10 bin Türkün yaşadığı şehirde, eski kiliselerin yanı sıra yeni yapılan camiler de görmek mümkün.

Şehrin merkezi renkli ve ışıklı görünüşüyle bölgenin modern yüzünü yansıtıyor. Üniversite kenti olarak bilinen Eindhoven, Hollanda’nın en yeşil kentlerinden biri. Müzik festivalleri ile öne çıkan, sayısız müze, şehir parkı ve gezilecek yeri bulunan Eindhoven, Hollanda’nın mutlaka ziyaret edilmesi gereken şehirlerinden biri.

5. Utrecht

utrecht hollanda

Hollanda’nın 4. büyük kenti olan Utrecht, konum olarak ülkenin neredeyse tam ortasında yer alması sayesinde ülkenin her yeri ile tren bağlantısı bulunuyor. Aynı zamanda ülkenin önemli dini merkezlerinden de biri olan Utrecht, çok sayıda tarihi yapının yanı sıra göz alıcı kiliselere de ev sahipliği yapıyor.

Özellikle Oudegracht Kanalı çevresinde her biri ince işçiliği eseri evleri ve dar sokakları muhteşem görüntüler sunuyor. Oldukça canlı bir sosyal ve kültürel yaşama sahip kent, başkent Amsterdam’dan sonra en fazla sosyal ve kültürel aktivitenin gerçekleştiği yer olarak biliniyor. Utrecht, içerisinde barındırdığı üniversitenin de etkisiyle genç ve dinamik bir nüfusa ev sahipliği yapıyor.

6. Leiden

leiden hollanda

Hollanda’nın Güney Hollanda Eyaleti’ndeki Dutch Bölgesi’nde yer alan Leiden, Ren Nehri kıyılarında kurulu küçük bir yerleşim olsa da kentsel yerleşim, yapı, mimari ve kanal karakteristiği açısından başkent Amsterdam’ın küçük bir modeli görünümünde. Hollandalı ünlü ressam Rembrandt’ın doğum yeri olan Leiden, Avrupa’nın da en eski eğitim kurumlarından ve Hollanda’nın ilk üniversitesi olan Leiden Üniversitesi’ne ev sahipliği yapıyor.

Tipik bir öğrenci kenti görünümü sergileyen Leiden ayrıca, Hollanda’nın en eski botanik parkını da barındırıyor. Tam bir müze ve anıt cenneti olan şehirde, tarih ve kültür turizmi oldukça gelişmiş durumda. Ren Nehri, kanallar ve parklar, yabancı ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği mekanlar arasında yer alıyor. Hooklandse Kilisesi, Leiden Üniversitesi, Batı Kapısı ve Eski Gözlemevi, kentin zengin mimari dokusunun en belirgin örneklerini oluşturuyor.

7. Groningen

hollanda rehberi

Hollanda’nın kuzeyinde yer alan Groningen, karayolu ve demiryolu bağlantıları oldukça gelişmiş, sanayinin de oldukça etkili olduğu pek çok sektöründe söz sahibi bir Hollanda şehri. Yeşil alanların ve ormanların geniş yer kapladığı Groningen’de pek çok doğa harikası yer alıyor.

Groningen Tren istasyonu, Sinagog, Martini Kilisesi, Groningen Müzesi ve Prinsenhof Bahçeleri farklı havası ve sahip olduğu doğal yaşam alanıyla dikkat çekici yerler arasında bulunuyor. Kusursuz bir doğa, rengarenk evler, kanallar ve nehirlerin tarihi ve modern yapılarla buluştuğu Groningen, Hollanda’nın görülesi şehirlerinden.

8. Delft

delft hollanda

Hollanda’nın en güzel şehirlerinden biri olarak tanımlanan Delft, Rotterdam ile Lahey arasında yer alıyor. 1200’lü yıllardan günümüze dokusunu korumayı başaran Delft, bilim ve sanat alanında gelişmiş bir kent. Rönesans dönemine ait eserlerden Delft City Hall, şehrin en önemli mimarilerinden Nieuwe Kerk, eski şehir bölgesinde bulunan Eski Kanal, gotik mimari örneklerinden Eski Kilise görülmesi gereken yapılar arasında bulunuyor.

Amsterdam’dan yaklaşık 1 saat uzaklıkta bulunan şehir, aynı zamanda, İnci Küpeli Kız’ın da şehri. Tablonun yaratıcısı Hohannes Vermeer doğumundan ölümüne kadar tüm hayatını burada geçirmiş ve dolayısıyla tüm önemli eserlerini burada yaratmış. Tüm yolların lalelerle, heykellerle ve tarihi güzelliklerle çevrili olduğu kent, adeta bir masal şehri.

9. Maastricht

maastricht hollanda

Hollanda’nın en eski kentlerinden olan Maastricht Belçika ve Almanya ile komşu, oldukça küçük bir yerleşim yeri. Ekonomi ve tıp alanında oldukça başarılı bir üniversiteye sahip kent, Orta Çağ’dan kalma yapılarıyla öne çıkıyor. Şehirde, Tarihi St. Servaas Köprüsü’nden Maas Nehri’nin muhteşem manzarasını izleyebilir, Maas Nehri’nde tekne turuna çıkabilirsiniz.

Pek çok eski yapı ve katedral barındıran Maastricht’te Sint Janskerk ve Sint Servaas kiliseleri, Schinveld St. Eligius Kilisesi, Sittard St. Peter Kilisesi, Maastricht St. Pieter Kalesi, Maastricht Meryem Ana Bazilikası, Onze Lieve Vrouwe Bazilikası, Hollanda’nın en eski kapısı olan 13. yüzyıldan kalma Helpoort’u görebilirsiniz. Maastricht’e gelenlerin görmesi gereken bir başka nokta da Vrijthof Meydanı.

10. Giethoorn

Hollanda’nın Venedik’i olarak bilinen Giethoorn, çoğunlukla kanallardan ve yaklaşık 200 ağaç köprü tarafından hatları çizilen su yollarından oluşan kırsal bir şehir. Kanallar boyunca, Flemenk modasına mükemmel bir şekilde uyumlu olan ve düzenli bahçeleri olan geleneksel Flemenk çiftlik evlerini görebileceğiniz Giethoorn, kusursuz bir güzelliğe sahip.

Amsterdam’dan tren veya otobüsle ulaşabileceğiniz Giethoorn’a, motorlu araçlarla girmek yasak olduğundan, yemyeşil alanın içerisinde bulunan akarsularda ulaşım sandallarla yapılıyor. Henüz teknolojinin girmediği şehre gelen ziyaretçiler, büyülenerek buradan ayrılıyor.

Hollanda yeme ve içme

Soğan ve turşu salatalık eşliğinde çiğ ringa balığı Hollanda’nın milli yemeği. Hollanda peynirleri muazzam çeşitliğiyle peynir severleri memnun ediyor.

Hollanda mutfağı nefis peynirleri, ‘haring’ isimli çiğ balık ekmeği, sosisleri, ‘patat’ olarak bilinen soslu patates kızartmaları, ‘bitterbalen’ denilen yuvarlak köfteleri ve ‘pompoensoep’ adı verilen bal kabağı çorbasıyla oldukça ünlü. Dünyanın dört bir yanından göç alan Amsterdam’da ise, hemen her mutfaktan seçkin lezzetler tadabilirsiniz.

Hollanda mutfağında deniz ürünlerinin yeri bir başka. Heilbot balığı, kabeljauw (morina balığı) ve schelvis balık çeşitleri Hollanda’nın kuzey kıyılarından tutularak pek çok farklı tarifle servis ediliyor. Ringa balığı ise Hollanda’nın en popüler ve en çok tüketilen balığı. Midye ve istiridye çeşitlerini denemeyi de ihmal etmeyin.

Dünyanın en büyük peynir üreticisi konumunda olan ve yıl boyunca yüzlerce peynir çeşidinin üretildiği Hollanda, ünü dünyaya yayılmış 12 peynir çeşidine sahip. Özellikle Amsterdam’da iseniz mutlaka Gouda ve Edam peynirlerini tadın.

Dünyaca ünlü Hollanda birası olan Heineken, dünya sıralamasında üçüncü. Hollanda, 70’ten fazla dünya ülkesine 140’tan fazla bira çeşidi ihraç ediyor. Yılda ortalama her Hollandalı 74 litre bira tüketiyor. Heineken biralarını, Amsterdam’da yer alan birçok bira tadım evinde (proeflokaal) deneyebilirsiniz. Diğer yandan geleneksel bir Hollanda içkisi olan ‘jenever’i de tatmanız gerekiyor. 16. yüzyılda Hollandalı fizikçi tarafından icat edilen cin (gin), brandy’nin içine ardıç meyvesini eklenerek yapılmış.

Hollanda nerede

Hollanda, kuzey ve batıda Kuzey Denizi, güneyde Belçika, doğuda ise Almanya ile komşu olan ve Hollanda Krallığı’nı meydana getiren dört ülkeden biri. Topraklarının çok büyük bir kısmı Batı Avrupa’da bulunan krallığın Karayipler’de de üç adası bulunuyor. Karayip Denizi’nde yer alan özerk bölgeler ise Bonaire, Saba ve Sint Eustatius Hollanda Antilleri olarak adlandırılıyor.

Resmi adı Hollanda Krallığı olan ve Avrupa’nın kuzeybatısında yer alan Hollanda, upuzun ovaları, rengarenk lale tarlaları, adıyla özdeşleşmiş yel değirmenleriyle tanınıyor.

Hollanda’ya nasıl gidilir

Hollanda serin kışlar ve hafif yazlar ile deniz ikliminin keyfini çıkarıyor. Mart en kurak ayı, nisanda nergisler yükseliyor ve mayıs ayında laleler açıyor. Temmuz ve ağustoslar en sıcak ve en nemli aylar. İlkbahar ayları hem görsel açıdan hem de hava sıcaklığı için iyi bir dönem.

Hollanda’nın başkenti Amsterdam’a, Türk Hava Yolları ve Pegasus Havayolları iler haftanın 7 günü, KLM Havayolları ile haftanın 2 günü 3,5 saat süren uçuşlarla İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanlarından direkt olarak Amsterdam Shipol Havalimanı’na ulaşabilirsiniz.

Şehir merkezine 15 km uzaklıkta bulunan Schiphol Havalimanı’ndan taksiye binerek 30 dakikada, belediye otobüsü ile 40 dakikada ya da havalimanından trene binerek 20 dakikada merkezde olabilirsiniz.

Rotterdam’a ise Türk Hava Yolları ile İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan haftanın 5 günü, 3 saat 40 dakika süren direkt uçuşlarla ulaşabilirsiniz. Rotterdam şehir merkezinden 10 km uzaklıkta bulunan The Hague Havalimanı’ndan taksiyle 15 dakikada veya havalimanından hareket eden 33 No’lu otobüse binerek 30 dakikada Rotterdam Merkez İstasyonu’nda olabilirsiniz.

Başkent Amsterdam’dan hemen hemen Hollanda’nın tüm kentlerine uçak veya tren ile ulaşım imkânı bulunuyor. Diğer yandan tüm ülkede şehir içi ulaşımda bisiklet kullanabilir veya yürüyerek keşfe çıkabilirsiniz.

Laleler Ülkesi Hollanda, eşsiz doğal güzellikleri, büyüleyici kanalları, dünyaca ünlü müzeleri, Avrupa tarihinde önemli yere sahip mimari yapıları ve dillere destan eğlence hayatıyla yılın dört mevsimi keşfetmeye değer muazzam bir destinasyon.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın