Hollanda‘da Overijssel Eyaletinde bulunan masalsı bir köy Giethoorn. Hollanda’nın Venedik’i olarak nitelendirilen Giethoorn, cadde ve sokakların yerini su kanallarının aldığı, elektrikli botların dışında hiçbir ulaşım aracının girmediği, evlerin ada ve adacıklar üzerinde konumlandığı masalsı bir kasaba. Sanırım dünyadaki en muhteşem yerlerden biri.

Adı ‘keçi boynuzu’ anlamına gelen Giethoorn’un kuruluşu 13. yüzyıla uzanıyor. Kendisine hayran bıraktıran çiftlik evleri, kanallar ve köprülerden oluşan köy de sadece 2.620 kişi yaşıyor. Giethoorn, özellikle 1958’den sonra Hollandalı film yapımcısı Bert Haanstra’nın ünlü komedi Fanfare’de köyü çekmesinden sonra meşhur oldu.

Giethoorn

Giethoorn, Hollanda

UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan kasabanın web sitesinde ‘Duyabileceğiniz en yüksek ses bir ördek sesi ya da diğer kuşların çıkardığı sesler olabilir’ cümlesi tüm bu sakinliği açıklıyor. Birçok turist Hollanda’nın bu harika bölümünü atlasa da Giethoorn ve çevresini kesinlikle ziyaret etmeye değer.

Monopoly oyununun 2015’te çıkardığı özel seride yer alan Giethoorn, oyunda yer aldıktan sonra dünyaca tanınır bir yere dönüştü. Yılda 200 binden fazla Çinli turistin ziyaret ettiği kasaba özellikle Amsterdam’a gelenlerin rotasına eklediği bir destinasyon. İlginin her geçen gün arttığı bu masalsı köye özel turlar da düzenleniyor.

Önceleri hiç yolu olmayan köye sadece teknelerle ulaşılabiliyordu. Gelen kişi sayısının artmaya başlamasıyla bir yol yapıldı ve ayrıca bir bisiklet yolu da eklendi. Köye karayoluyla ulaşım olsa da köydeki evlerin çoğuna bugün hala sadece teknelerle ulaşabiliyor. Posta dağıtımı bile punta adı verilen teknelerle gerçekleştiriliyor.

Benzinle çalışan botların hem çevre kirliliği yaratması hem de gürültü yapması nedeniyle kullanımının yasak olduğu Giethoorn’da evler ve adalar 180 köprüyle birbirine bağlı.

giethoorn nerede

Kasabada yaşayanların gündelik yaşamda işe, okula ya da alışverişe giderken kullandığı botlar, Giethoorn’u gezmek isteyenlerin de favorisi. Whisper Boat (Fısıltı Botu) adı verilen araçlar neredeyse hiç ses çıkartmadan çalışıyor.

Malta

Bu botları kiralamak isteyenlere motorun nasıl kullanılacağı anlatılıyor ve kanallarda kaybolmamak için bir de harita veriliyor. Bot dışındaki bir diğer seçenek de gondola benzeyen punterlar. Bu aracı bir sopa yardımıyla iterek yol alıyorsunuz. Ayrıca köyü bisiklet kiralayarak da gezebilir, hediyelik dükkanlarından alışveriş yapabilirsiniz.

Gerçek olamayacak kadar güzel olan Giethoorn’un, bir peri masalı kitabındanmış gibi görünen masalsı evleri arasında yürüyüş yapabilir ya da tekne ile gezebilir, kendinize bir bot kiralayarak kasabanın içindeki kanallarda dolaşabilirsiniz. Oturup sadece köyü izlemek isterseniz köyün kıyısında yer alan restoranlarında ve kafelerinde keyifli bir mola verebilirsiniz.

giethoorn nasıl gidilir
giethoorn gezilecek yerler

Giethoorn Gezilecek Yerler

Kasabayı ziyaret etmek isteyenleri yılın farklı dönemlerinde farklı manzaralar karşılıyor. Huzurlu ve sakin bir yer arayanlar için muhteşem bir alternatif olan Giethoorn en güzel zamanlarını çiçeklerin açmaya, doğanın renklenmeye başladığı bahar aylarında yaşıyor. Ayrıca köy yaz aylarında çeşitli etkinlikler ve festivallere ev sahipliği yapıyan köy muhteşem bir atmosfere de sahip oluyor.

Ağustos ayında kasaba turist akınına uğruyor. Kış aylarında ise kar yağışıyla birlikte Giethoorn adeta bir tabloya dönüyor. Kanallar donuyor ve hem yerlilerin hem de turistlerin kullanımına hazır birer kayak pistine dönüşüyor. Giethoorn gezilecek yerler denilince akla pek bir şey gelmiyor. Yine de köyün, geçmiş yüzyıllardaki insanların yaşamlarına dair bir fikir edinebileceğiniz birkaç müzesi var.

Museum De Oude Aarde, Rene Boissevain’in 1969’da açtığı, kasabada ziyaret edilmesi gereken müzelerden. Boissevain’in dünyanın farklı yerlerine seyahat ederek topladığı değerli taşlar ve mineraller müzede sergileniyor. Günümüzde Visser Ailesinin işlettiği müze koleksiyonuna her yıl yeni parçalar ekleniyor. Müze Mart-Ekim aylarında 10.00-18.00 arası, Kasım-Mart aylarında 10.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık.

Mennonite Kilisesi, yaklaşık 500 yıl önce Giethoorn’da varlık gösteren Mennonitler tarafından kurulmuş bir kilise. Mennonitler, modern yaşamı reddeden dini kurallarıyla bilinen Hristiyanlık dininin bir mezhebi. Ana kanal üzerinde yer alan kilisenin geçmişi 1800’lere kadar uzanıyor. Giethoorn bu kilise etrafında büyümüş. Mimarisi, dönemin diğer kiliseleriyle karşılaştırıldığında biraz tuhaf olarak kabul ediliyor. Aileler Pazar ayini için tekneyle nasıl geldiklerini görmek ilginç olsa gerek.

Giethoorn T Olde Maat Uus Müzesi, Giethoorn’daki tipik bir çiftlik evinin 100 sene önceki gündelik yaşamının sergilendiği bir müze. Eski bir çiftlik evinin 1988’de yeniden yapılıp, eski bir tarzda dekore edilmesiyle açılan müze, kilisenin hemen karşısında yer alıyor. 100 yıl önce Giethoorn’da gündelik hayatın nasıl olduğuyla ilgili bir fikir vermesi açısından görülesi. Müze Pazartesi-Cumartesi günleri arasında ziyaret edilebiliyor.

The Fanfare, Giethoorn’un en ünlü kafesi. Burası çok sessiz, çok sakin ve çok güzel, soluklanmak için ideal. Bu yerin bu kadar tanınması 1958’de Hollandalı film yapımcısı Bert Haanstra’nın Fanfare adlı filminin bir kısmını kafede çekmesinden kaynaklanıyor.

Weerribben Wieden Ulusal Parkı, Giethoorn’u çevreleyen bir park. Köyün her köşesi milli park aslında. Kanal gezi turlarının çoğu, doğa koruma alanlarının daha derinlerine inmek için belirli zamanlarda genişletilmiş bir tur sunuyor. Kanalların ve göllerin diğer köşelerine doğru ilerledikçe görülecek daha çok şey var. Birçok bisiklet parkuru bu milli parktan geçiyor.

giethoorn hollanda
giethoorn amsterdam
amsterdam giethoorn

Biz kendimiz tekne kiralayarak grup olarak gezdik. Tekne yolculuğu deneyimim harikaydı. Küçük ve sürmesi basit tekneyle kanallarda gezinmek zor değil. Dileyenler kaptanlı tekne turlarına da katılabilir. Çocuklu aileler, kendi kendine tekne kullanmaktan çekinenler ve yağmurlu havalarda biraz olsun kaçmak isteyenler için harika bir çözüm.

Bu turlarda kaptan size köyün tarihini anlatıyor. Sazdan çatıların bir zamanlar yoksullar için nasıl bir çözüm olduğunu, ancak bugün zenginler için nasıl bir lüks olduğu da buna dahil. Kanalda ilerlerken ender kuşları ve hayvanlara denk gelirseniz onları da tanıtıyor.

Amsterdam’a yakınlığı nedeniyle daha çok günübirlik ziyaret edilen Giethoorn’un huzurlu atmosferini deneyimlemek için en az 1 gece konaklamak gerek. Konaklama düşünenler için Hotel de Harmonie kasabanın en sessiz bölgelerinden biri olan kuzey tarafında hemen kanalın yanında yer alıyor. Otele fazla bütçe ayırmak istemeyenler için Airbnb’de onlarca farklı kiralık ev var.

Giethoorn’a nasıl gidilir

Giethoorn Köyü, Hollanda’nın Overijssel eyaletinde yer alıyor. Steenwijkerland Belediyesine bağlı olan köy, güney batısında yer alan Steenwijk’e yaklaşık 5 km uzaklıkta bulunuyor.

Malta

Giethoorn Amsterdam arası 120 km ve yaklaşık olarak 1,5 saatte gidilebiliyor. Giethoorn’a gitmek için, Amsterdam’dan kalkan Giethoorn turu programlarına da dilerseniz katılabilirsiniz.

Amsterdam Merkez Tren İstasyonu Amsterdam Centraal’den iki ya da üç tren değiştirilerek ulaşılabilen Giethoorn, Amsterdam’a 114 km uzaklıkta. Tren sayısına ve sefer saatine bağlı olarak Amsterdam’dan trenle köye ulaşmak 2 ile 3,5 saat arasında değişiyor.

Tren istasyonundan kalkan ring otobüsü köye 10 dakika yürüme mesafedeki noktada yolcuları indiriyor. Amsterdam’dan Giethoorn özel araçla 1,5 saat sürüyor.

Dünyada gerçekten var olduğunu asla hayal edemeyeceğiniz bir köy olan Giethoorn, masalsı evleri, kanalları ve köprüleriyle aç gezginlerin gözünden uzakta, uyanmak istemeyeceğiniz bir rüya gibi bir köy. Kanal boyunca yürüyüş yapmak, ahşap bir köprünün üzerinde durup gün batımını seyretmek ve sazdan çatılı şirin çiftlik evleri arasında tekneyle dolaşmak hayalinizde olsun. Bu pitoresk köy listenizin başında olmalı.

Önceki blog yazısıDisneyland Paris Gezi Rehberi
Sonraki blog yazısıPuglia’da Şirin Bir Kasaba: Cisternino
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

4 YORUM

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın