Brugge, Belçika‘nın Batı Flandra bölgesinde yer alan, enfes mimarisi ve 12. yüzyıl malikanelerinin arasından dolaşan dolambaçlı kanallarıyla gerçek bir Orta Çağ kenti. Kuzeyin Venedik’i olarak adlandırılan Brugge, en fotojenik su kanallarına, masalsı mimarisine sahip olmasıyla beraber Avrupa’nın en sevimli şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Belçika’nın güzel şehri Brugge, Batı Flandre bölgesinin başkenti ve gurur kaynağı. Çikolata ve biraları, dantelleri ve çiçek pazarlarıyla Avrupa‘nın günümüze kadar gelebilmiş önemli orta çağ kentlerinden biri olan kent, gerçek anlamda büyülü bir dünya.

brugge gezilecek yerler

Brugge, hem iyi hem de kötü günler geçirmiş ancak tüm hikâyesini anlatmak için hayatta kalmış Gotik bir mücevher şehir. 1200-1400 yılları arasında ticari anlamda çok parlak bir dönem yaşarken deniz yollarının kum ve çamur ile dolmasıyla büyük bir düşüş yaşamış ancak bu felaket günümüzde şehre bambaşka bir hava katarak lehine bir durum haline gelmiş.

Şimdilerde modern Flaman rönesansının bir sembolü olarak yaşayan bir müze halinde ve yüz yıllardır dokunulmadan kalmış olması da harikulade bir durum.

Ziyaretçilerine kendilerini bir film setinde gibi hissettiren, kanallarla çevrili şehir yapısı nedeniyle Kuzeyin Venedik’i olarak anılan Brugge’de, bu kanallar üzerinde tekne turu yapmanın keyfi bambaşka. Kuzey Avrupa’nın en güzel şehirlerinden olan Brugge, Ortaçağ’da saati durdurmuş bir yer sanki. Belçika’nın Batı Flandre Kantonu’nun başkenti Brugge, Ortaçağ’da Belçika’nın merkeziydi.

Burjuva yaşam, büyüleyici ve harika bir atmosfer Brugge’ün eş anlamlarından dersek yanlış olmaz. Dolambaçlı Orta Çağ caddeleri, birbirinin içine giren su kanalları ve ortaçağ Gotik mimarisi insanı keşke buradan hiç ayrılmasam dedirtiyor. 13. yüzyılın tüm ihtişamını gözler önüne seren, taş yapı evleriyle, her yerinden fışkıran tarih ve kültürüyle, marketleri ve çikolata dükkânları ile UNESCO tarafından dünya mirasları listesine alınması pek de sürpriz sayılmaz.

Brugge Gezi Rehberi

Şehir Dijver ve Reie nehrinin kıyılarında bir Gallo-Roman yerleşim bölgesi olarak doğmuştu. İlk olarak isminin söylenmesi ise 864’te liman ya da indirme bölgesi anlamına gelen ‘Bruggia’ kelimesinin söylenmesiyle başladı. 11. yüzyıla kadar gemiler Reie nehrinden şehrin göbeğine kadar gelebiliyorlardı. O zamanlar giyim kuşam endüstrisinin gelişmesiyle şehir uluslararası ticaretin göbeği haline gelmişti.

Aynı yüzyılın sonunda çamur ve kum şehire girişi imkânsız hale getirmişti ancak yeni bir yerin açılmasına da sebebiyet vermişti. Yeni kanal olan Het Zwin Brugge’ün kuzeyindeki Damme’ya kadar uzanıyordu. Damme’ye kadar kazılan bir kanal sayesinde şehir artık ticari bir nokta haline gelmişti. Ve bu kanal şimdilerde “Kuzey’in Venedik’i” lakabını almış olan şehre hakettiği ilgi ve değeri veriyor.

Brugge’ü meşhur yapan şey kanalları. Su kanalları bazen sanki kendinizi Hollanda’da yaşıyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Böyle olması çok doğal çünkü 1830’a kadar Belçika, Hollanda’nın bir parçasıydı.

Eğer uzun bir seyahat düşünüyorsanız Paris, Brüksel ve Amsterdam rotası mükemmel bir üçlü oluşturacaktır.

Hava çoğunlukla denize olan coğrafi yakınlık ile ilgili olarak değişiklik gösteriyor. Brugge’de deniz iklimi hâkim ve çoğunlukla nemli. Yazları göreceli olarak serin ve günlük ortalama sıcaklık 20 derecenin biraz üzerinde, geceleri de 12-14 derece civarında. Kışlar ılıman ve sürekli olarak 0 derecenin üzerinde seyrediyor. Geceleri de sıcaklık sıfırın altına inmiyor. En kuru günler yılın ilk zamanlarında olsa da en ıslak ve en kuru zaman arasındaki fark çok da büyük olmuyor.

Brugge Gezilecek Yerler

Avrupa’nın en iyi korunmuş yerleşimlerinden Brugge, orta çağ mimarisi, taş sokaklar, müthiş meydanlar, birbiri içine geçen geniş ve huzurlu kanalların olağanüstü bir karışımı. Tarih dolu müzeleri, geçmişten günümüze dek uzanan bira fabrikaları, dünyaca ünlü çikolatacılarıyla kent ülkenin en çok ziyaret edilen yeri.

Küçücük boyutlarına rağmen göründüğünden daha fazlasını yüzyıllardır sunmaya devam ediyor. Ekonomik ve kültürel açıdan çok büyük başarılara imza atmış olan bu şehir Avrupa’nın en popüler destinasyonlarından biri halinde.

Brugge’e gelip bot turuna çıkmak tartışmasız şehri görmek isteyen biri için en iyi yöntem. Kanallar tarihi şehir merkezini çok farklı bir perspektiften yansıtıyor ve eğer akşam turu satın alırsanız en romantik (ve en ucuz) haliyle Brugge’e tanıklık edebilirsiniz. Hemen hemen her yerde bulabileceğiniz bot turları yaklaşık 30 dakika kadar sürüyor. Brugge yapılacak şeyler arasında olan fayton turu, Markt Meydanı’ndan kalkıyor ve en fazla 30 dakika sürüyor.

Tüm yıl boyunca haftada birkaç kere ve temmuz-ağustos aylarında ise her gün 2 saatlik rehberli yürüyüş turları yapılıyor. Saat 16.00’da turist ofisinin önünden başlayan tur şehrin tarihini daha iyi anlamanıza olanak sağlamanın yanında genellikle şehrin en güzel barlarından birinde sonlanıyor. Savaş alanı turları Brugge’den biraz uzaklaşmak isteyenler için bir alternatif sunuyor. Quasimodo Tur şirketi Paschendale, Ypres ve diğer önemli bölgelere Şubat-Aralık ayları arasında günlük geziler düzenliyor.

Şehrin sadece 12 km batısında bulunan ve bir deniz kenarı tatil merkezi Zeebrugge’ye tren ya da otobüs ile kolayca ulaşılabiliyor. Burada yapılacak şeyler arasında bulunan deniz temalı bir park ve Rus denizaltısı ziyaretçilere tüm gün boyunca açık.

Dümdüz bir şehir olmasından dolayı Brugge’de bisiklet kullanmak tam bir keyif! Şehir içinde yapılacak bir bisiklet turu çok eğlenceli ve kolay. Şehir dışına doğaya karışmak isterseniz de çok sayıda bisiklet rotaları var. Bisiklet kiraladığınız yerlerde gidebileceğiniz rotalar ile ilgili detaylı bilgi alabilirsiniz.

Brugge gezilecek yerler listesini yürüyerek gezilecek sıraya göre yaptım. Tüm rota yaklaşık 3,5 km ve hiç durmadan sadece yürüyerek bu noktaları görmek 45 dakika sürüyor. Rotayı uzatan ise Kantcentrum Dantel Merkezi, onu listeden çıkarırsanız rota 2,3km’ye düşüyor. Yani sadece yarım saatte en önemli gezilecek noktaları içeren bu rotayı yürüyebilirsiniz. Her bir gezilecek yere tabi vakit ayırmanız gerekiyor. Size kalmış. Brugge yürüyüş rotasını en aşğıda Brugge Nerede bölümüne ekledim.

1. Market Square: Markt

brugge gezisi

Markt olarak bilinen Market Meydanı Burgge’ün kalbi. Brugge’ün nefes kesen UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki tarihi şehir merkezi tam bir Orta Çağ başyapıtı. Adeta bir açık hava müzesi olan şehirde ziyaretçiler mimarinin, sanatın, tarihin ve tabiki yemeğin en muhteşem örneklerini görüyorlar. Brugge’de gezilecek yerlerin en güzelleri bu meydan ve çevresinde sıralanmış.

Orta Çağ Gotik mimarisi burayı asıl çeken özellik olmakla birlikte Romanesk yapılar, Rönesans döneminden barok, rococo dokunuşları, neo-gotik eserler ve az bir miktar da Yeni Sanat ve Art Deco örnekleri de bulunuyor. Ancak Brugge’ün en önde gelen eserleri Gotik olanlar. Sayıca sanki sonsuz gibi gözüküyorlar ve tüm şehri sanki bir animasyondaymışsınız gibi hissettiriyor.

Avrupa’nın çok az yerinde meydanlar Brugge’de olduğu gibi muhteşem kafe, dükkân ve mimari sanat eserleriyle bezeli. 958’den beri şehrin hem ana alışveriş hem de iş merkezi olan Markt of Bruges’de günümüzdeki binaların büyük kısmı 19. yüzyıla ait olsa da 13. yüzyıl yapısı Belfry Çan Kulesi halen eski işlevini görmeye devam ediyor.

2. Belfry Çan Kulesi

brugge görülecek yerler

Orta çağa ait Belfry Çan Kulesi’nin (Belfry of Bruges) geçmişi 1240’a, Brugge’ün kumaş endüstrisindeki en büyük merkezlerden biri olduğu döneme uzanıyor. Çıkan bir yangında ağır hasar gören ancak 40 yıl sonra tekrar yapılan kule, yüzyıllar içinde sürekli olarak çıkan yangınlara rağmen günümüze dek gelmeyi de başardı. 366 basamak sonunda tepesine çıktığınızda muhteşem bir manzara sizleri bekliyor olacak.

Brugge gezilecek yerler arasında ilk sıralarda olan 83 metre uzunluğundaki kule şehrin nefes kesici güzellikte bir panaromik görüntüsü ile ziyaretçilerinin tüm beklentilerini karşılıyor. Yukarı çıkarken görebileceğiniz inanılmaz saat mekanizması ve farklı melodiler çıkartarak bir nevi şehirdeki hayatı yönetmek, düşman geldiğinde haber vermek için tasarlanmış 47 çan mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

⏰ Belfry Çan Kulesi ziyaret saatleri haftanın 7 günü 09.30-18.00. 25 Aralık, 1 Ocak ve 12 Mart’ta ziyarete kapalı 💶 Belfry Çan Kulesi giriş ücreti 12€, öğrenci 10€, 5 yaş altı ziyaretçilere ücretsiz.

3. Historium Müzesi

brugge historium

Bir nevi kendi zaman makinenizi yarattığınızı düşünün. Historium Müzesi (Historium Bruges), çoklu ortam özelliği sayesinde Brugge’un altın çağını en iyi şekilde yaşayabileceğiniz ve hissedebileceğiniz yer. Tematik birçok odadan odaya geçerken 15. yüzyılda yaşamın nasıl olduğunu görebilir, duyabilir, koklayabilirsiniz. Brugge’un Avrupa’nın en önemli kentlerinden biri olduğu döneme tanık olmak için müzeyi şehirde gezilecek yerler listenize ekleyin.

⏰ Historium Müzesi ziyaret saatleri haftanın 7 günü 10.00-18.00 💶 Historium Müzesi giriş ücreti 17,50€, öğrenci 13,50€, 6-12 yaş ziyaretçilerden ise 11€ giriş ücreti alınıyor.

4. Belediye Sarayı

bruges belçika

Bruges Belediye Sarayı’nın (Rathaus – Bruges City Hall) tarihi 1376 yılına kadar uzanıyor. 15. yüzyıldaki bir ticari ve siyasi birlik olan Hansa Birliğinin merkezi Brugge kasabasında bulunuyordu. Belediye binası ve diğer bir çok gösterişli binaların hepsi o dönemde yapıldı.

Gotik konsey odası binanın ilk katında yer alıyor ve tüm ziyaretçilere açık. Tavanları muhteşem Orta Çağ oymacılığıyla süslü ve içerisinde dökümanları ve sanat eserlerinin sergilendiği ayrı bir oda da bulunuyor.

⏰ Belediye Sarayı ziyaret saatleri haftanın 7 günü 09.30-17.00 💶 Belediye Sarayı giriş ücreti 6€, öğrenci 5€, 17 yaş altı ise ücretsiz.

5. Kutsal Kan Bazilikası

brugge Kutsal Kan Bazilikası

Kutsal Kan Bazilikası’nın (Basilica of the Holy Blood – Basiliek van het Heilig Bloed), Burg Meydanında yer alan bir 12. yüzyıl yapısı. En büyük özelliği bir parça kumaşa bulaşmış olan kanın İsa’nın kanı olduğuna inanılması. Rivayete göre bu kutsal eşya Kudüs’teki ikinci haçlı seferi sırasında ele geçirildi. Küçük kristal bir şişe içinde bulunan parça her cuma günü ziyaretçilere açılıyor.

⏰ Kutsal Kan Bazilikası ziyaret saatleri haftanın 7 günü 09.30-12.00, 14.00-17.00. 💶 Kutsal Kan Bazilikası’na giriş ücretsiz. Bazilikada ayrıca kiliseye ait bir sergi de bulunuyor ancak buna giriş 2€.

6. Çikolata Müzesi: Choco-Story

çikolata müzesi

Çikolata, Brugge ile özdeş bir kelime. Choco-Story Müzesi’nde çikolata ile ilgili her türlü detayı öğreneceğinize emin olun. Kakao bitkisinin nasıl böyle bir lezzete dönüştüğünü en ince detaylarına kadar anlatıldığı müzede tabii ki tadım da yapılıyor.

Belçika’nın en meşhur geleneklerinden biri olan çikolatanın Maya ve Aztek dönemlerinde kakaodan nasıl elde edilmeye başlandığı ve modern zamana nasıl geldiğini görebileceğiniz bir yer. Çikolata hayranlarının kaçırmaması gereken bu gösteride çikolata yapımı ve tadımı da tüm ziyareti çok lezzetli kılan bir unsur denilebilir.

⏰ Choco-Story Müzesi ziyaret saatleri 1 Ocak – 30 Haziran döneminde 10.00-17.00, 1 Temmuz – 31 Aralık döneminde ise 10.00-18.00 💶 Choco-Story Müzesi giriş ücreti 14,50€, öğrenci 11,50€, 0-6 yaş ücretsiz.

7. Dantel Merkezi: Kantcentrum

Kantcentrum

Kantcentrum, 15. yüzyılda yaşlılar için huzurevi olan ve sonradan restore edilerek Brugge’ün endüstriyel anlamda en bilinen özelliği olan dantel için müze haline getirilmiş. Merkezde pazartesiden cumartesiye kadar dantel işleme gösterileri yapılıyor ve eğer öğrenmek isterseniz de kurslardan faydalanılabiliyor. Burdan çıktığınızda ise hemen yanında Kudüs Kilisesi (Jeruzalemkerk) bulunuyor ve buraya girdiğiniz bilet ile oraya da ücretsiz olarak girebiliyorsunuz.

⏰ Kantcentrum ziyaret saatleri pazar günleri hariç haftanın 6 günü 09.30-17.30. 1 Ocak ve 25 Aralık’ta ziyarete kapalı 💶 Kantcentrum giriş ücreti 6€, öğrenci 5€, 6 yaş altı ücretsiz.

8. Groeningemuseum

brugge blog

Groeningemuseum, koleksiyonları arasında Jan van Eyck’in son dönemlerinde Brugge’de yaptığı çalışmaların da yer aldığı bi müze. Başta Paul Delvaux’un ‘Serenity’ isimli eseri olmak üzere, Hieronymus Bosch, Hugo Van Der Goes, Marcel Broodthaers ve Hans Memling gibi Belçikalı modern sanatçıların çalışmalarına da yer veriyor. Boyut olarak biraz küşük olsa da Groeningemuseum içeriği ile bu açığını kapatmayı başarıyor.

⏰ Groeningemuseum ziyaret saatleri pazartesi hariç her gün 09.30-17.00. Müze, 1 Ocak ve 25 Aralık’ta ziyarete kapalı. 💶 Groeningemuseum giriş ücreti 8€, öğrenci 6€, 12 yaş altına ücretsiz.

9. Meryem Ana Kilisesi

brugge meryem ana kilisesi

Belfry Kulesi’nden sonra 122 metre yüksekliğindeki Meryem Ana Kilisesi (Onze Lieve Vrouwekerk), Brugge’de ki en etkileyici ve en güzel binalardan. Bu efsanevi kilisenin içinde Michelangelo’nun meşhur Madonna and Child tablosunu ve Burgonyalı Mary ile Cesur Charles lahitlerini görebilirsiniz.

Brugge’deki en yüksek ve görsel olarak en çarpıcı yapı olan Onze Lieve Vrouwekerk, tam bir orta çağ yapısı. Sivri tepesiyle şehre tepeden bakan Meryem Ana Kilisesi Onze Lieve Vrouwkerk’in en bilinen özelliği beyaz mermer ile yapılmış ‘Madonna and Child’ heykeli.

Bu heykel, ünlü sanatçı Michelangelo’nun İtalya’yı terk ettiği dönemde yaptığı tek eser. Şapelin güney kısmında bir sunakta yer alan bu muhteşem heykelin yanı sıra, kilisenin yarım kubbe olan bölümünde de Cesur Charles ve Burgundyli Mary’nin ebedi istirahat yeri bulunuyor.

⏰ Meryem Ana Kilisesi ziyaret saatleri pazar hariç haftanın 6 günü 09.30-17.00, pazar günleri ise 13.30-17.00 💶 Meryem Ana Kilisesi giriş ücreti 6€, öğrenci 5€, 17 yaş altı ziyaretçilerden ücret alınmıyor.

10. St John’s Hastanesi

brugge gezi notları

St John’s Hastane Müzesi (Sint-Janshospitaal Museum), Avrupa’nın en eski hastanesi ve tarihi 13. yüzyıla kadar dayanıyor. Belçika’nın modern hastanelerine göre çok fazla eski olduğundan dolayı müzeye çevrilmiş ve şimdi 800 yıldır hastalara yardım eden bu şifa evinin geçmişini onurlandırıyor. Muhteşem bir ahşap tavan altında sergilenen dönemin tıbbi aletleri ve tedavi tekniklerinin gösterildiği diagramlar 21.yüzyılda yaşadığımıza şükrettirecek cinsten.

⏰ St. John’s Hastanesi ziyaret saatleri pazartesi hariç haftanın 6 günü 09.00-17.30. 💶 St. John’s Hastanesi giriş ücreti 12€, öğrenci 10€, 17 yaş altı ücretsiz.

11. De Halve Maan Bira Fabrikası

De Halve Maan Bira Fabrikası

De Halve Maan Müzesi‘nin 45 dakikalık turu sonunda ziyaretçiler dünyanın en iyi bira yapan ülkesinin nasıl teknikler kullandığını öğreniyor. Ülkenin 180 bira fabrikası arasında en eskisi olan Half Maan, 1856’dan günümüze dek tam 6 kuşaktır bu aile geleneğini sürdürmeye devam ediyor. Küçük bir giriş ücreti bulunan müze ziyaretine istediğiniz bir bira da dâhil.

Belçika birası ve bira fabrikalarıyla tüm dünyada büyük bir üne sahip. 1856 yılından bu yana aralıksız olarak bira üretimi yapılan bu aile işletmesi fabrikada birçok bira çeşidi bulunabiliyor. Tarihi şehir merkezinde kalan tek bira fabrikası olma özelliğine de sahip olan yerde birçok farklı dilde günlük turlar yapılıyor ve her turun sonunda biralardan tatma şansınız da oluyor. Sadece bira fabrikasının tepesine çıkıp manzarayı görmek bile bu bilete verdiğiniz paraya değer.

⏰ De Halve Maan Müzesi ziyaret saatleri cumartesi günü hariç her gün 11.00-16.00, cumartesi günleri ise 11.00-17.00. 💶 De Halve Maan Müzesi giriş ücreti 12€, online alımlarda 11€. 6-12 yaş ziyaretçiler 6€’ya giriş yapabiliyor.

12. Begijnhof

brugge Begijnhof

Eski dönemlerde Beguine adı verilen Katolik kilisesine bağlı hemşire evleri vardı ve Hollanda ile Belçika topraklarında halen varlıklarını sürdürüyorlar. Bu hemşirelerin özellikleri hiç evlenmemiş ya da dul kalmış kadınların kendilerini kiliseye adamaları ancak rahibelerden farklı olarak bir yemine bağlı kalmamaları. Bu hemşirelerin yaşadığı evlerden biri olan Begijnhof da Brugge’ün en sevilen ve en çok fotoğrafı çekilen yerlerinden biri olma özelliğine sahip.

Beguine’ler 1245 yılında ortaya çıkmış. En yaygın oldukları zaman olan 17. yüzyılda toplamda 300 kadar bu evlerden vardı ve günümüzdeki tren istasyonuna kadar uzanıyordu. Kendi kendine yetebilen bir komün olarak kurulan Beguine’ler bakımevi, çiftlik, bira yapım evi ve bazen de kilise olarak da hizmet vermekteydi. Girişinde bulunan oyma üzümler geçmişte sahip oldukları üzüm bağlarını ve sirke yapımında kullanılan üzümleri sembolize diyor.

Günümüzde Beguine’ler Benedict rahibeleri tarafından işletiliyor. Aynı eski zamanlardaki gibi kıyafetlerini giyiyor ve atalarının bazı örf ve adetlerini halen aynı şekilde sürdürmeye devam ediyorlar. Diğer evler ise sıradan vatadanşlar tarafından kullanılmakta.

⏰ Begijnhof ziyaret saatleri haftanın 7 günü 06.30-18.30. 💶 Begijnhof giriş ücreti 2€, 8-12 yaş 1€.

13. Minnewater

Kanalları hafif akıntıları ile meşhur Brugge’de şehrin huzurunun suya yansımasını görebileceğiniz en güzel yer kesinlikle Minnewater (Aşk Gölü). Aşk Gölü olarak da bilinen geniş bir kanala sahip olan şehrin ismi Minna adlı bir kızın görücü usulü evlendirilmekten kaçarken hayatını kaybetmesinden geliyor. Yerel inanışa göre bu köprüden birlikte geçen çiftler bir ömür boyu mutlu oluyorlarmış.

14. Brugge kanalları

brugge belçika

Su kanallarının muhteşem güzelliğinden dolayı Brugge’a Kuzeyin Venedik’i denmesi hiç de abartılı bir benzetme değil. Orta çağlarda Reie Nehri’ni şehrin içinden geçen kanallara dönüştüren insanlar bu sayede tüccarların ürünlerini pazara çok daha kolay bir şekilde getirmesini imkan verdi. Bu da kasabayı Orta Çağ’da çok önemli bir ticaret merkezi haline getirerek zenginlik ve refahı sağladı.

Günümüzde bu kanallarda botlarla yapılan gezilerle, şehrin en güzel yerlerini en güzel açıyla görme şansına sahip olabilirsiniz. Kanallar arasında en güzeli ve en romantik olanı tartışmasız Groenerei (Yeşil Kanal). Peerdebrug Köprüsü üzerinden de harika bir görüntüye sahip olan kanal, yemyeşil ağaçların ve 17. yüzyıla ait konakların arasından kıvrılarak yukardaki katedral kulesinin gölgesinde yavaş ve huzurlu bir şekilde akıyor.

Ortaçağ döneminde Brugge çok sıkı bir şekilde korunmaktaydı ve tüm etrafı sur, hendek, savunma kuleleri ile çevrelenmişti. Duvarların büyük bir kısmı 19. yüzyılda yıkıldı ve günümüze ise sadece hendek ve dört çok güçlü inşa edilmiş dev kapı kaldı. Bunların arasında Kruispoort en ihtişamlı ve kendi başına bir kale gibi görüneni. Diğerleri ise azametli Smedenpoort; etrafında bir çok kuğu bulunan Ezelpoort; Kruispoort; ve Gentpoort.

15. Yel değirmenleri

Bir zamanlar Brugge şehrinin eteklerinde 25 tane olan değirmenlerden günümüze sadece dört tane kalabilmiş. Doğu tarafındaki Kruispoort ile Dampoort arasındaki parkta bulabileceğiniz yel değirmenleri yaz boyunca ziyarete açık. Koeleweimolen 1765 yılında yapılmış ve Dampoort’dan şu an ki yerine 1996 yılında taşınmış. Sint-Janshuismolen ise ilk yapıldığı yerden 1770 yılından beri hiç ayrılmamış.

⏰ İkisi de Kruisvest üzerinde bulunuyor ve pazarları 09.30-12.30 arası, 13.30-17.00 arasında ziyaret edilebiliyor 💶 Yetişkinler için 3€, yaşlılar ile 6-25 yaş arasındakiler için 2€ ve 5 yaşın altındaki çocuklar için ücretsiz.

Brugge alışveriş

Brugge’ün alışveriş için en iyi yer olduğunu söylemek yanlış olur. Ünlü şehrin çikolata, hediyelik eşya, ahşap dekoratif ürünler, oyuncaklar, kırtasiye malzemesi ve dantelle ünlü olduğunu söyleyelim. Ana alışveriş bölgesi ise ‘t Zand ve Markt meydanı arasında bulunuyor. Steenstraat, Geld Montstraat ve Jakobstraat caddeleri şehrin ana alışveriş arterleri. Eğer hediyelik eşya arıyorsanız Langestraat 50 caddesinde bulunan muhteşem Quartier Bricole’a gidin. Bu ilginç dükkan 2009’da açıldı ve birbirinden değişik süs eşyası ve biblolar sunuyor.

Şehirde çok fazla güzel seçenekler ve en iyi markalar olmasına rağmen diğer rakipleri Brüksel ve Antwerp’in yanında düşük kalıyor. Şehri ziyaret eden turistler yüzünden de fiyatlar oldukça yüksek. Hemen hemen tüm büyük marka zincirlerinin mağazaları var ve tabi ki tahmin edilebileceği gibi sayısız çikolata dükkanları da tarihi şehir merkezinin her tarafına dağılmış durumda.

Brügge’ün bir diğer meşhur özelliği de dantelleri. Şehrin hemen her yerinde bulabileceğiniz 80’den fazla dantel dükkanı var. Brugge alışverişi odağında olanlar için Steenstraat, Geld Montstraat ve Jakobstraat caddeleri gidilmesi gereken önemli yerler.

Çarşamba sabahları Markt Meydanında muhteşem bir yemek pazarı kuruluyor. Cumartesi günleri ise ‘t Zand meydanında kıyafet satışı yapılıyor. Balık pazarı ise Salıdan Cumartesiye Burg meydanında kuruluyor. Ve meraklıları için de her haftasonu Dijver Kanalının üzerinde bir bitpazarı hem yerel halkı hem de turistleri kendisine çekiyor.

Brugge dünyanın çikolata başkenti olarak kabul ediliyor ve aksini iddia etmek de pek olası değil. Şehir tam bir çikolata cenneti ve tatlı seven turistleri baştan çıkartacak kadar güzel vitrinlere sahip. Çikolatanız tartılıp paketlenirken ücretinden dolayı biraz hayıflanabilirsiniz ancak orada yaşayanlardan da duyabileceğiniz gibi marketlerden alacağınız ürünler de en az dükkânlardaki kadar iyi ve çok daha makul fiyatlara.

Brugge yeme ve içme

Nouvelle Cuisini Belge, Avrupa’nın en muhteşem lezzet gelenekleri ile karşınızda. Merkezin doğu köşesinde bulunuyor ve biftek yahnisi ve bira, buharda pişmiş midye gibi çok seçkin gurme yemekleri ile tam üç Michelin yıldızına sahip. Altın rengi çıtır çıtır patatesler hemen her yerde var ancak Markt Meydanında park etmiş olan arabalardakilerden denemenizi tavsiye ederiz. Meydan boyunca sıralanmış olan kafelerden de bir bardak buğday birası tatmanız şiddetle öneriliyor.

Brugge’den otantik bir tad almak istiyorsanız şayet, Eski şehir merkezinin halen çalışan tek bira fabrikası olan De Half Maan’a gitmenizi öneririz. Yerel yapım biralardan alabilir ve Belçika’nın sayısız lezzetli biralarının tadına bakabilirsiniz.

Eğer daha fazla bira tatmak istiyorsanız Belçika’nın en iyi biralarını bulabileceğiniz t’ Brugs Beertje sizin yeriniz demektir. Kemel Straat 5 caddesinde bulunan mekânda Belçika’nın farklı bölgelerinden gelmiş 300 değişik birayı bir arada bulabilir ve yerel atmosferi içinde keyifli vakit geçirebilirsiniz. Biranın yanında servis edilen peynir tabakları da denemeye değer.

Bir başka ilginç yer de Cafe Vlissingen. Blekestraat 2 caddesindeki bu kafe Brügge’ün en eski kafesi. 1515 yılında yapılmış olan bina çok etkileyici bir karaktere sahip ve aynı zamanda çok lezzetli yerel biralar sunuyor.

De Garre, hemen Markt meydanının yanında bulunuyor ve çok güçlü biraları ile meşhur. Kişi başı 3 bira gibi bir limitleri var.

Brugge Gezi Rehberi

Brugge’a nasıl gidilir

Brugge’e en yakın havalimanı Brüksel’de. Brugge’ün yaklaşık 110km kadar doğusunda bulunuyor. İstanbul’dan Brugge’e direkt uçuş bulunmuyor. Türk Hava Yolları ile İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan, Pegasus Havayolları ile Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan haftanın her günü, 3 saat 25 dakika süren direkt uçuşlarla Brüksel Havalimanı’nda olabilirsiniz.

Ostend-Bruges uluslararası havalimanı Brugge’den yaklaşık 25km kadar uzaklıkta Ostend’de bulunuyor ancak sadece güney Avrupa ülkelerine seferler düzenleniyor. Destinasyonlardan bazıları Antalya, Bodrum, İzmir, Las Palmas de Gran Canaria, Corfu, Djerba, Crete, Kos, Palma de Mallorca, Rhodes, Tenerife ve Monastir (Tunus). Brüksel’e yakın bir diğer havalimanı da Charleroi Havalimanı ver yaklaşık yarım saatlik bir mesafede bulunuyor.

Brüksel’e 108 km uzaklıkta bulunan Brugge’e Brüksel Havalimanı’ndan özel transfer, araç kiralama veya taksiyle 1,5 saatte Brugge’de olabilirsiniz. Bir diğer alternatif ise Brüksel’den trenle Brugge’e ulaşmak. Brüksel Havalimanı’ndan 25 dakikada Brüksel Midi Tren İstasyonu’na ulaşabilir, buradan trenle yaklaşık 1 saatte Brugge’e gidebilirsiniz.

Brugge tren istasyonu şehir merkezine 1,5 km uzaklıkta. Her yarım saatte bir başkent Brüksele (1 saat), Ghent’e (20 dakika) tren seferleri düzenleniyor. Saat başı trenler Antwerp (70 dakika), De Panne (1 saat), Knokke (15 dakika), Kortrijk (40 dakika), Ostend (15 dakika) ve Zeebrugge’ye (10 dakika) gidiyor. Eğer Ypres’e (2 saat) gitmek isterseniz de trenle Kortrijk’e gidip saat başı kalkan Ypres trenine geçebilirsiniz.

Brugge’ün taş sokakları milyonlarca insan tarafından sürekli olarak arşınlanıyor ve bu büyülü şehirden tam olarak haz alabilmek için en iyi yol da kesinlikle yürümek. Motorlu taşıtların ortaya çıkmasından çok uzun zaman önce kurulmuş olan şehir hiçbir zaman arabalar için tasarlanmadı ve bu şekilde kalması da en güzeli. Eğer A noktasından B noktasına gitmek istiyorsanız şehrin yerlilerini dinleyin ve bir bisiklet kiralayın. Brugge’de iki teker her zaman dört tekerden daha iyidir.

Eğer bu size çok yorucu bir seçenek gibi geliyorsa bir taksiye atlayın ve bırakın dar sokakların sıkıntısını bilenler çeksin. De Lijn (Tel: +32 70 220 200) otobüs hizmetleri 50 den fazla noktaya ulaşım sağlıyor. Ana otobüs terminali tren istasyonunun hemen dışarısında bulunuyor. 1 saat içinde geçerli olan tek yön bilet, daha ucuz ve telefon ile alınabilen SMS bilet, 10 biletli Lijn card, 1-3 ya da 5 gün geçerli bilet de alabileceğiniz seçenekler arasında yer alıyor.

Avrupa’nın en küçük, en romantik şehri yarışması için oldukça iddialı bir şehir olan Brugge’de büyülü atmosfer hiç bitmiyor. Taş evler, kıvrımlı kanallar, muhteşem meydanlar, dar arnavut kaldırım sokaklar… Ama en etkileyici tarafı ise sürekli olarak Belçika’nın bu şehrini dolduran yüzbinlerce turiste hiç bıkmadan güleryüz ve sıcakkanlı davranışlar gösteren yerel halkı.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın