Şimdiye kadar gezip-gördüğüm en ilginç şehir/kasabalar listesine ilk beşte yer alacak olan Vang Vieng’deyim. Dik ve sarp kireçtaşı kayalıklarından oluşan dağlar arasında yer alan Vang Vieng,  ana caddesi üzerinde yer alan guesthouse ve minderli salaş restoranları ile sıradan bir kasaba gibi görünüyor.

Başkent Vientiane’de 1 gece kaldıktan sonra, ertesi gün Vang Vieng’e gidecek olan saat 14.30 turist minibüsüne bilet aldım. (60KIP, 13TL). Yolların büyük bir bölümü bozuk olduğundan, yol kenarlarına kurulmuş basit ahşaptan oluşan köy evleri tozlarla kaplanmış, her yer sarı renkte görünüyor. 4 saatlik zorlu bir yolculuk sonrasında Vang Vieng’e varıp, ana yol üzerindeki Babylon Guesthouse’a yerleştim (40KIP, 9TL).

Saatler ilerledikçe sokaklardaki kalabalık artmaya başladı. Üzerlerinde sadece şortları ve bikinileri olan gençler ellerinde biralarıyla şehrin sokaklarında görünmeye başlayınca şaşırmaya başlamıştım.

Vang Vieng’in bir parti kasabası olduğunu biliyordum. Parti deyince de aklınıza ne gelir? Bar ve publar, nehir çevresinde salaş mekânlar veya popüler restoranlarda yapılan eğlenceler benim aklıma geliyordu.

Oysa burada tüm kasabada bir parti havası vardı. Yılbaşı gecesi bulunduğum Koh Phangan gibiydi burası. Parti plajda beyaz kumların üzerinde değil de her yerdeydi. Aynen Full Moon Party’deki gibi vücutlarını boyamış gençler yalınayak kasabada bir oyana bir bu yana kalabalık gruplar halinde yürüyorlardı.

Muhteşem karstik dağlarla çevrili harika manzarasıyla bu kasabayı ziyaret edenlerin çoğu 20-25 yaşlarındaki gençler. Kimisi Laos’a sadece bu kasaba için geliyor. Ucuz konaklama, pizza ve hamburgerler, güzel Lao birası ve alkol, çevrede yapılabilecek çeşitli aktiviteler gençleri buraya çeken sebeplerden.

Burada sanki her şey serbest gibi. Her türlü uyuşturucu el altından kolayca bulunabiliyor. Polisler de bu işten para kazanmanın yolunu bulmuş. Yakalanırsanız polislere 500$ ödediğinizde tüm sorun çözülmüş oluyor.

Restoranlar harika ve ucuz. İster masada oturabilirsiniz, isterse yere şark köşesi tarzında hazırlanmış yerlerde yayılıp tvde aralıksız gösterilen Amerikan sitcom dizisi “Friends”i izleyebilirsiniz. Evet, tüm restoran ve misafir evleri aralıksız Friends dizisi dvdlerini gösteriyorlar. Oldukça ilginç değil mi?

Bangkok’ta Loas vizesini alırken tanıştığım İranlı Ahmad ile burada karşılaşıp birlikte biraz vakit geçirdik. Ertesi gün için ben bir tur satın aldım (100KIP). Bu turda Water Cave olarak adlandırılan bir mağarada tubing yapacağız. Sonrasında ise Elephant Cave’i ziyaret ettikten sonra nehirde 10 km kano ile Vang Vieng’e geri döneceğiz.

Gecenin ilerleyen saatleriyle birlikte hava gittikçe serinlemişti. Odama geçip uyumadan önce her zaman yaptığım gibi tweeter haberlerini okuyordum. Telefonumun ekran ışığıyla gözlerimin önünden geçen şey bana o saniye, 4 ay önce Borneo’da jungleda yaşadığım bir anı hatırlattı. Orada gözümü açtığımda elimin üzerinde bir fare silueti karşımdaydı. Burada ise telefon ışığının gölgesiyle yastığımın üzerinde hareket eden bir şeylerin silueti vardı, tahtakuruları!

Işığı açınca ortadan kayboluyorlar, ışığı kapatınca ise yastığın her yanından beliriyorlardı. Aşağıya inip görevliye durumu anlatınca, ban kocaman yeni bir oda verdiler. Bu defa her şeyi iyice kontrol ettim, temiz görünüyordu. Ancak Asya’da nerede olursanız olun yatağınızda her an bir şeyler olabilir, normaldir.

Day 569: Laos:2, Vang Vieng, 23 Şubat 2012

5 YORUMLAR

  1. Laos görmek istediğim yerlerden birisi. İnternetteki yazıları ve blogunuzdaki yazıların çoğunu okudum ve merakım iyiyce arttı. Bu kasabayı da çok merak ettim şimdi.

  2. Ne kadar da ilginç aktiviteleri var! Blogunuzdaki yazıları bir dizi gibi takip ediyorum. 🙂 Yolunuz hep açık olsun.

    • Aynen “bed bugs”. Son 10 gündür nereye gittiysem, iyi guest house, normal guest house farketmeksizin yatağımdaydılar. Sizin başınıza Hindistan’da gelmişti sanırım, ama onlar beni hemen her yerde buluyorlar. “Tukish Delight”

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!