Silifke Kalesi‘nin eteklerinde, basketbol sahasının hemen arkasında, bir toprak yığınının içine gömülmüş bir kapı var. Fark etmezseniz geçer gidersiniz. Ama içeri girip helezonik taş merdivenlerden aşağı indiğinizde aniden karşılaştığınız büyüklük sizi şaşırtıyor. 46 metre uzunluğunda, 14 metre genişliğinde, yaklaşık 10 bin metreküp kapasiteli bir yeraltı su haznesi. Silifke’yi ziyaret edenlerin büyük çoğunluğunun haberdar olmadığı bu yapı, Türkiye’nin en ilgi çekici Bizans dönemi sarnıçlarından biri.
Tekfur Ambarı Sarnıcı halk arasında Tekir Ambarı olarak da biliniyor. Bizans İmparatorluğu döneminde, şehrin su ihtiyacını karşılamak amacıyla Silifke Kalesi’nin bulunduğu tepenin eteklerine inşa edilmiş. Mevcut ana kaya oyularak oluşturulmuş; duvarların tamamı su sızmasını önlemek ve yapıya anıtsal bir nitelik kazandırmak için düzgün kesme taşlarla desteklenmiş. Uzun kenarında sekiz, kısa kenarında beş yuvarlak kemerli niş var. Bu nişler sıvayla kapatılarak su kaçakları önlenmiş. Anadolu sarnıç mimarisinde bu ölçekte ve bu işçilikte örnek bulmak zor.

Tekfur Ambarı Sarnıcı Nasıl Bir Yer
Tekfur Ambarı Sarnıcı, Silifke Kalesi’nin hemen eteğinde, şehir merkezinin içinde. Basketbol sahasının arkasındaki toprak yığınına gömülmüş bir kapıdan giriyorsunuz. Fark etmezseniz geçer gidersiniz; hiçbir tabelası yok, hiçbir yönlendirmesi yok.
Sarnıca girdiğinizde ilk hissedilen şey boyut. Fotoğraflarda küçük görünüyor; gerçekte değil. İçine indiğinizde heybetini daha iyi anlıyorsunuz. 46 metre uzunluk, 14 metre genişlik. Duvarlar kesme taşla örülmüş, kemerli nişler sıralanmış. Bu ölçekte, bu işçilikte bir yapı Anadolu’da az.
İç kısım molozla kaplı olduğundan taban seviyesi ve su giriş kanalları görülemiyor. Silifke‘nin antik dönemde açılan taş döşeme su yolu ihtiyacı karşılayamayınca sarnıç Bahçebaşı su yolu üzerinden beslenmeye başlamış. Kapasitesinin yaklaşık 10 bin metreküp olduğu tahmin ediliyor.
Şimdi dürüst konuşayım: Yapı tamamen bakımsız ve bu durumu anlamlandırmak gerçekten güç. Merdivenle aşağı indiğinizde ayrık otları ve dikenli çalılar yürümeyi zorlaştırıyor. Kırık cam parçaları var, tabelası okunmaz hale gelmiş, koruma ve güvenlik tedbiri yok. Hava karardıktan sonra başıboş kullanıma açık olduğu belli.
Bizans döneminden bu yana ayakta durmuş, Anadolu’da benzeri az görülen bir miras eseri, şehir merkezinde sahipsiz bekliyor. Üstelik bu yapı ücra bir dağ köyünde değil, Silifke’nin tam ortasında. Buna rağmen görülmeye değer. Mimari ölçek ve işçilik, bu terk edilmişliğe rağmen konuşuyor.
Tekfur Ambarı Sarnıcı Nasıl Gidilir?
Araçla: Silifke merkezinde, Silifke Kalesi tabelalarını takip edin. İnönü Bulvarı ile Menderes Caddesi kavşağından 505 Sokak’a sapın, okulun hemen öncesinde Eğitim Sokak’a dönün. Sarnıç basketbol sahasının arkasındaki toprak yığınının içinde.
Toplu taşımayla: Silifke merkezine dolmuş veya otobüsle gelip yürüyerek ulaşmak mümkün. Kale bölgesine şehir içi ulaşım araçlarıyla da gelinebiliyor.
⏰ Ziyaret saatleri: 7/24 açık. 💰 Giriş ücreti: Ücretsiz.


Tekfur Ambarı Sarnıcı’nın Tarihi
Tekfur Ambarı Sarnıcı, Bizans İmparatorluğu’nun erken döneminde inşa edilmiş. Kesin yapım tarihi bilinmiyor ama mimari özellikleri ve yapım tekniği erken Bizans dönemine, yani MS 4-6. yüzyıllara işaret ediyor. İsmi ise Türkçede “tekfur”, yani “bey” ya da “lord” anlamına gelen kelimeden geliyor. İngilizcede “lord’s storehouse” olarak çevriliyor. Halk arasında Tekir Ambarı olarak da biliniyor.
Sarnıç, Silifke’nin Bizans dönemindeki su altyapısının bir parçası olarak kurgulanmış. Antik dönemde şehre su taşıyan taş döşemeli su yolu zamanla yetersiz kalınca yapı, Bahçebaşı su yolu üzerinden beslenmeye başlamış. Bu su yolu değişikliği sarnıcın uzun yıllar aktif kullanıldığını gösteriyor. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yürütülen bir araştırmaya göre sarnıç, Silifke çevresindeki su sistemleri içinde özel bir konuma sahip; mevcut ana kayanın oyularak inşa edilmesi teknik açıdan dönemin olağan sarnıç yapım geleneğinden ayrışıyor (İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Erken Bizans Dönemi Su Sistemleri araştırması).
Sarnıcın tarihi kullanımına dair önemli bir detay da şu: Osmanlı döneminde ve 20. yüzyılın başlarından itibaren yapı yerel bir pazarın ambarı olarak kullanılmaya başlanmış. “Ambar” sözcüğü de ismine bu dönemden kalmış. Su deposu olmaktan çıkıp depo işlevi gören bir yapıya dönüşmesi, mimari bütünlüğünü kısmen korumasına da yardımcı olmuş.
Sarnıç hakkında sistematik akademik çalışmalar oldukça sınırlı. 19. yüzyılın sonlarında Forchheimer ve Strzygowski tarafından yürütülen Konstantinopolis Bizans su hazneleri araştırması bu tür yapıları kapsamlı biçimde ele alan ilk ciddi çalışma olarak biliniyor. Tekfur Ambarı bu araştırmaların gölgesinde kalmış; ne var ki boyutu, yapım tekniği ve korunma durumu bakımından Anadolu’daki en dikkat çekici örneklerden biri olmaya devam ediyor.

Tekfur Ambarı Sarnıcı Çevresinde Gezilecek Yerler
Sarnıç Silifke merkezdeyken gezilecek en mantıklı nokta. Silifke Kalesi yürüme mesafesinde, zaten aynı tepe üzerinde. Jüpiter Tapınağı ve Taşköprü da 10-15 dakika içinde. Merkezdeyken bu üçünü aynı öğleden önceye sıkıştırmak mümkün.
Tekfur Ambarı Sarnıcı, Mersin‘in ilçesi Silifke’nin en az anlatılan ama en çok şaşırtan yapılarından biri. Büyüklüğü ve işçiliği başlı başına değerli. Bakımsızlığı ise Türkiye”deki tarihi miras yönetiminin bildik fotoğrafını veriyor. Görün, ama hazırlıklı gidin: rahat ayakkabı, dikkatli adımlar.
📝 Kemal’in Notu — Mart 2026 Bu sarnıcın bir koruma planına kavuşması gerekiyor. İçindeki tarihi taşların kırılması, camın birikmesi, çalıların istila etmesi önlenebilir şeyler. Şu an bölgede arkeolojik kazı ve restorasyon projeleri sürüyor; Tekfur Ambarı da bu listede olmalı.




