Şirince Köyü, zeytin ve meyve ağaçlarının sarmaladığı tepelerin arasında, iki yamaç üzerinde kurulmuş eski bir Rum yerleşimi. Ortasından akan derenin sesi, taş sokakların arasında yankılanan bir geçmişin melodisi gibi. İzmir‘in Selçuk ilçesine 8 km mesafede kurulu köy, set set yükselen terasları ve beyaza boyalı evleriyle Ege’nin dirençli yüzünü yansıtıyor.
Yunan yazar Dido Sotiriyu, doğup büyüdüğü bu toprakları kitabında “cennetin bir parçası” olarak anlatmış. Mübadele döneminde köydeki Rumlarla Rumeli’den gelen Türklerin yer değiştirdiği Şirince, katmanları iç içe geçmiş bir hikaye. Yüzlerce yıldır burada olan, yüzlerce yıl daha burada kalacakmış hissettiren bir yer – zaman durmuş gibi, ama yaşamaya devam ediyor.

Şirince’nin yıldızı son yıllarda hızla parladı, ama 2010’da bambaşka bir sebeple gündeme geldi. Maya takvimi kıyamet söylentileri ortalığı karıştırdığında, dünyanın sadece iki yerinin kurtulacağı iddia ediliyordu – biri Fransa’daki Bugarach, diğeri bizim Şirince. Tom Cruise’un buraya geleceği haberleri çıkınca köy dünya basınında boy gösterdi.
Ne kıyamet koptu ne Tom abimiz geldi, ama Şirince artık sadece Egelilerin bildiği saklı köy değildi. Mayalar yanılmış olabilir ama köy turizmi için bulunmaz bir fırsat yakaladı. O günden beri Şirince, Türkiye’nin en tanınmış köylerinden biri – bazen bu ünün ağırlığını omuzlayarak.
Şirince Köyü Gezi Rehberi
Şirince’nin kuruluş hikayesi çelişkili rivayetlerle dolu. Efes ve Ayasuluk halkının sıtmadan kaçmak için bu bereketli topraklara yerleştikleri söyleniyor. Başka bir hikayeye göre ise 1300’lerde Aydınoğullarının Selçuk Kalesini ele geçirmesi sırasında, azat edilen Bizanslı Rumlar burayı mesken tutmuş.
İlginç olan şu: “Yerleştiğiniz yer güzel mi?” sorusuna hep “Çirkince” diye cevap vermişler – göz dikmesinler diye. Adı çirkin olsa da köy, bahçeleri çiçeklerle süslenmiş beyaz evleri, zeytin ve bağlarıyla 800 haneli müreffeh bir Rum yerleşimiydi mübadele öncesinde. 1900’lerin başında 2 bin kişi yaşıyordu burada.
O yıllarda incir köyün can damarıydı. Ege güneşinde ballanan incirler develerle İzmir Kemeraltı‘na taşınırdı. Akşamları zeytinden dönen delikanlılar kızlarla birlikte mandolin eşliğinde türküler söylerlerdi. Dido Sotiriyu’nun “cennet parçası” dediği günler bunlardı işte.
1923 Mübadelesi köyün kaderini değiştirdi. Rumların tamamı Yunanistan’ın Nea Efesos Köyü’ne yerleştirilirken, Pravişte, Kavala ve Selanik’ten gelen tütüncü muhacirler Çirkince’ye yerleştirildiler. Ancak zeytin ve incir işinden anlamayan yeni sakinler, değerini bilmeyerek bahçeleri yok pahasına sattılar, kışın kestiler yaktılar. Köy kısa sürede bozuldu.
Sabahattin Ali, çocukken gördüğü köye 30 yıl sonra döndüğünde eski Şirince’den eser kalmadığını yazmış. Verimli evlerin ahıra döndüğünü, sokaklarda cılız çocukların dolaştığını anlatmış. İzmir Valisi Kazım Dirik’in talimatıyla adı Şirince olarak değiştirilen köy, uzun bir toparlanma sürecine girdi.
Sit alanı ilan edilen köy, mimari dokusunu eskisine sadık kalarak korumuş. Bir zamanlar virane olan evlerin çoğu onarılmış. Dar sokakların iki yanında dizili evlerin zemin katları taş, üst katları ahşap – dış cepheleri kireçle badana edilmiş. Birbirinin manzarasını kesmeyecek şekilde dizilmişler.
Kiremit çatılı evlerin çoğu artık pansiyon ya da lokantaya dönüştürülmüş. Uzaktan bakınca köy, yemyeşil doğa içerisinde bir tablo gibi duruyor – ama yakından bakınca turizmin getirdiği değişimi de görebiliyorsunuz. Eski sakinlerin anıları duvarlardan sızarken, yeni işletmeler de kendi hikayelerini yazıyor.
ŞİRİNCE NEREDE
📍 Şirince, Türkiye’de Ege Bölgesinde İzmir kent merkezinin güneydoğusunda, Selçuk ilçe merkezine 8 km uzaklıkta bir dağ köyü. Bir dönem Kırkınca, Çirkince gibi isimlerle anılan köy Cumhuriyet Dönemi ile birlikte Şirince ismini almış.
ŞİRİNCE’YE NASIL GİDİLİR
✈️ Şirince Köyüne en yakın havalimanı İzmir Adnan Menderes Havalimanı. Havalimanından köye gelmek için havalimanı tren istasyonundan İzmir Banliyö Sistemi’ne (İZBAN) binerek Tepeköy aktarmasıyla Selçuk’a gitmek gerekiyor. Selçuk otobüs terminali şehir içerisinde. Oradan Selçuk-Şirince dolmuşlarına binin.
Özel araçla İzmir — Şirince; İzmir-Aydın Otoyolundan ilerleyerek Selçuk’a gidin. Selçuk girişinde sağda Shell petrol istasyonunun hemen geçinse sola giden yoldan Şirince tabelasını takip edin. Selçuk’tan 15 dakikada Şirince’ye ulaşabiliyorsunuz.
İzmir’den Şirince’ye nasıl gidilir: İzmir’den Şirince’ye gitmenin birkaç yolu var. İzmir’den 85 km, Selçuk’tan 8 km mesafede olan köye ulaşmak için önce Selçuk ilçesine gitmek gerekiyor.
🚆 İzmir — Şirince İZBAN; Türkiye’nin en büyük kent içi raylı toplu taşıma sistemlerinden İZBAN ile İzmir’den Selçuk’a gitmek en kolay ve en ucuz yol. Karşıyaka, Halkapınar, Alsancak veya diğer İZBAN istasyonlarından Tepeköy’e gelip, Tepeköy’den Selçuk yönüne aktarma yapılıyor. Selçuk’tan minibüsle Şirince’ye geçiliyor.
🚌 İzmir — Şirince otobüs; İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminalinden Selçuk’a 40 dakikada bir dolmuş kalkıyor. İzmir garajdan ilk otobüs 07.00’de. Son otobüs 21.00’de. Selçuk Efes Selçuk Otogarı telefon 0506 1302138; Selçuk telefon 0232 8923979. Selçuk’tan İzmir’e son araç 20.30’da. Selçuk’a ulaşınca indiğiniz yerden Şirince minibüsüyle Şirince’ye gidin. Bornova, Karşıyaka, Hatay’dan önce otogara veya Gaziemir’e gitmeniz ve oradan Selçuk dolmuşlarına binmeniz gerekiyor.
🚅 İzmir’den Şirince’ye trenle gidiş; Basmane Tren Garından kalkan Denizli treni Selçuk İstasyonundan geçiyor. Tren yolculuğu 1 saat sürüyor. Selçuk tren istasyonunun telefonu: 0232 8926006.
Selçuk’tan Şirince’ye nasıl gidilir: Selçuk’tan 8 km uzaklıkta Şirince’ye giden dik, virajlı bir asfalt yol var. Selçuk Terminalinden 20 dakika bir sefer yapan dolmuşlarla Selçuk’tan Şirinceye gidiliyor. Bu yolculuk 20-25 dakika sürüyor. Selçuk-Şirince arası ilk minibüs 7.20’de ve saat 9.00’a kadar her 20 dakikada bir, sonrasında 16:00’a kadar her 30 dakikada bir, 16:00’dan 18:20’ye kadar her 20 dakikada bir minibüs var. Şirince-Selçuk arası ilk minibüs 07.40’da ve saat 07.40’tan 19.00’a kadar her 20 dakikada bir minibüs var.
Kuşadası — Şirince: Özellikle yaz döneminde ziyaretçi akınına uğrayan turistik noktalardan Kuşadası’ndan Şirince Köyü 30 km uzaklıkta. Kuşadası-Selçuk arasında 30 dakikada bir sefer yapan dolmuşlara binerek Selçuk Terminali’ne gelip, oradan köye giden dolmuşa binin.
Şirince Gezilecek Yerler 📌
Günübirlik turlarla gelenler sabah Efes Antik Kentini gezdikten sonra öğleden sonra Şirince’ye geliyor. Yarım gün köyün dantel gibi sokaklarında gezmek, hediyelik eşya dükkanlarını incelemek ve şalvarlı teyzelerden el emeği ürünler almak için yeterli. Ama ben konaklamalı gidilmesini tavsiye ediyorum. Şirince ve çevresi birkaç günlük ziyareti hakkedecek kadar zengin.
1. Şirince Köyü Merkezi – Taş Evlerin Sessiz Hikayesi 🏘️


Şirince Çarşısı, Şirince’nin kalbinin attığı merkez. Arnavut kaldırımlı sokaklarındaki hemen her kapının önünde, başları yemenili üstleri çiçekli şalvarlı köylü kadınları da el emeği göz nuru ürünler satıyor. Ev yapım turşu, kuru patlıcan, salça, kuru biber, tarhana, bal, pekmez ve reçellerden, doğal sabun çeşitlerine, hünerli ellerinden çıkan dantel ve örgü ürünlerin yanında şile bezi elbiseler ve iğne oyalı örtülere kadar her şey var.
Şirince’ye ilk gittiğim doksanlı yılların başını anımsıyorum, o dönem Selçuk’ta yaşıyordum. Kendi halinde sessiz ve sakin bir Anadolu kasabasıydı. Eskiden sadece köylüler meydanda dantelini, zeytinyağını satarak tarımdan elde ettiklerinin yanı sıra küçük bir gelir sağlamaya çalışırdı. Şimdiyse köy hızlıca bir rant dönüşümü yaşıyor.
Sokaklarında istemeyeceğiniz kadar hediyelik eşya dükkânı var. Son zamanlardan köye dışardan gelenleri açtığı hediyelik eşya dükkanları ve tezgâhlar, yöresellikten uzak, Çin’den getirilmiş, yerli yersiz bir sürü öteberiyi sergileyen ucuz hediyeliklerle dolu.
Satıcılar dükkân veya tezgâh önünde çığırtkanlık yapıp hem gürültü kirliliği yapıyor hem de sokak gezisi yapanları satın almaya zorlayıp rahatsız ediyorlar. Kulağımın arkasından konuşarak benle yürüyüp rahatsız eden bir satıcıyla ağız dalaşına girdiğim dahi oldu. Şirince, eski parlak günlerine dönmeye çalışsa da kitle turizmine kurban gitmiş gibi görünüyor.
Ben yine de sık sık gidiyorum bu güzel köye, tercihim daha çok hafta içi ve konaklamalı gitmek oluyor. Yada sırf Nişanyan Evleri’nde kalmak, dinlenmek için gidiyorum. Kalabalığın olmadığı sabah erken veya akşam geç saatlerde sokaklar pek bir güzel yine de.
Köylüler dere kenarlarında yetişen mürver bitkisinin özünden çok ferahlatıcı leziz bir içecek yapıyor. Bunu en güzelini içeceğiniz yer Nişanyan Evleri, otelde konaklamaya gelen misafirler ilk olarak hoş geldin içeceği olarak mürver şerbeti ikram ediliyor. Aziz John Kilisesinin avlusundaki cafede de Şirince manzarasına karşı içebilirsiniz. Kimi yerlerde ise kahveyle birlikte ikram ediliyor.
Köydeki pansiyon ve küçük lokantalarda gözleme başta olmak üzere serpme kahvaltı, ızgara çeşitleri ve Türk mutfağından seçme lezzetler sunuluyor. Köy meydanından kiliseye doğru çıkarken görebileceğiniz Üzüm Cafe, fırından taze çıkmış kurabiyelerinin yanı sıra peynir tabakları eşliğinde şarap tadımı yapabileceğiniz bir yer. Limonatası da ünlü.
Şirince sokaklarında gözlemeden çöp şişe, yerel ot mezelerinden şirince köfteye kadar geniş bir yelpazede lezzetli yiyecekler ziyaretçilere sunuluyor. Buranın dağlarında yetişen otlarıyla yapılmış mezeleri çok ünlü. Efe kebap, çökertme, keşkek ya da saç kavurma Şirince’de en çok tercih edilen yemekler arasında yer alıyor.
Şirince Köyü gezildikten sonra, dinlenmek için en uygun yer, asırlık çınar ağaçları gölgesinde Çınaraltı Meydanı. Çınar ağaçlarıyla bezeli meydandaki çay bahçesinde kumda pişirilen Türk kahvesi ya da demli çayı içmeden köyden ayrılmamak gerekiyor. Sabit bir ısıda kumda yapıldığından daha bir lezzetli. Brad Pitt’in oynadığı Truva filminin takılarını yapan Demetrius of Ephesus dükkânı da Şirince çarşısında.
2. Aziz Yuhanna Vaftizci Kilisesi – Zamanın Durduğu Köşe ⛪


St. John Baptist Kilisesi (Aziz John Baptist Kilisesi), köyün en eski tarihi yapısı. Restorasyonu tamamlanıp da ziyarete açılalı çok zaman olmadı. Kilisenin ilk kuruluş tarihi hakkında net bilgi yok. Yıkılan kilisenin yerine 1805’te yeniden yapılmış, 1932’de onarım geçirip şu anki görüntüsünü almış.
Şirince’ye ilk gittiğim yıllarda burası tamamen virane haldeydi. İçindeki freskler de tamamen tahrip olmuştu. 1988’de Efes Müzesinin başlattığı restorasyonla kısmen onarıldı. Şu anki halini ise 2005’ye orijinale uygun olarak yapılan son restorasyona borçlu. Gayet de güzel oldu.
Yüksek bir teras üzerine kurulu kilisenin avlusundaki kafenin muhteşem köy manzarası var. Günümüzde dilek havuzu olarak kullanılan, ortasında Meryem Ana heykeli bulunan havuzun olduğu büyük bir avluya da sahip olan kilise, Kültür Bakanlığı’nın restorasyon çalışmalarının ardından eski görkemine kavuştu.
Herhangi bir giriş ücretinin alınmadığı kilise geçici sergilere ev sahipliği yapıyor. Kilise, her gün 08.30-17.30 saatleri arasında ziyarete açık. Köyün en eski mahzenine sahip kilisede şarap tadımı yapılıyor.
3. Taş Mektep


Taş Mektep, 1906 yılında kurulmuş eski bir Rum okulu. Diğer ismi Büyük Okul. Çirkinceli Rumların da katkısıyla İzmir’de yer alan bir eğitim şirketi olan Homer tarafından kurulmuş. Okulda Yunan Dili, tarih, matematik, coğrafya, beden eğitimi, müzik ve din derslerinin yanında 3. Sınıftan itibaren de Fransızca dersleri verilmiş.
1920’li yılların başına kadar köyde yaşayan Rumların eğitimine devam ettiği bir okul, Mübadelenin ardından Türk okuluna dönüştürülmüş. Doksanlı yılların başına kadar faaliyette kalmış. 1996’dan bu yana Artemis Restoran ve Şarap Evine ev sahipliği yapan binada, yöreye özgü birbirinden güzel lezzetler misafirlere sunuluyor.
Tarihi yapının içerisinde birkaç odadan oluşan Şirince Taş Mektep Müzesi de bulunuyor. Eğitim tarihi ve Mübadele Tarihi olmak üzere iki bölümden oluşan müzede, Osmanlıca ağırlıklı belgelerden günümüz Türkçesine tercüme edilmiş bilgiler sunuluyor. Eğitim tarihini belgeleyen çok sayıda fotoğraf ve objenin yer aldığı müze 08.30-19.00 saatleri arasında ücretsiz ziyarete açık.
4. St. Dimitrios Kilisesi

Şirince Köyü girişinde yer alan Saint Dimitrios Kilisesi‘nin tarihi geçmişi ile net bir bilgi olmasa da kilisenin tarihi geçmişinin 1800’lü yıllara uzandığı düşünülüyor. Yukarı kilise olarak da adlandırılan Aziz Dimitrios Kilisesi, Mübadele sonrasında köye yerleşen Türkler tarafından camiye dönüştürülmüş.
2016’da restorasyonun yapılan kilisenin duvarlarında 19. yüzyılın sonlarında Rum sanatkârlar tarafından yapılan 12 Havari freskleri var. Kilise 09.00-17.00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebiliyor.
5. Tiyatro Medresesi ve Matematik Köyü

Türkiye’nin birçok ilkine ev sahipliği yapan köydeki Nesin Matematik Köyü ve Tiyatro Medresesi, Şirince’yi Şirince yapan diğer yerlerden. Birinde Matematik öğretilirken diğerinde performans sanatları araştırmaları yapılıyor. Her ikisi de tamamen bağışçı ve gönüllülerin çalışmalarıyla sürdürüyor. Şirince merkezine yürüme mesafesinde Kayser Dağının yamaçlarında yan yana yer alıyorlar.
Tiyatro Medresesi, Türkiye’nin ilk sanatsal araştırma ve gösteri merkezi. 2011’de açılan medrese, çalışmak ve dinlenmek isteyenler için bir sanat vahası.Tiyatro, sinema, dans, müzik, felsefe gibi çok sayıda alanda atölye çalışmaları yapılıyor. 100’den fazla sanatçının konaklayabileceği ve çalışabileceği ortak alanları var. Sanatçılarla seyircilerin bir araya gelip tanışma ve tartışma imkânı sunan merkezde atölye çalışmaları, tiyatro eğitimleri, yaz kampları, panel ve konferanslar düzenleniyor.
Matematik Köyü, Türkiye’de eğitim sistemini tamamlayan bir oluşum. Edebiyatçı Düşünür Aziz Nesin’in matematik profesörü oğlu Ali Nesin tarafından kuruldu. Yazar Sevan Nişanyan’ın da çok büyük emekleri var. Nesin Vakfına ait zeytin bahçesi içerisindeki arazide, kâr amacı gütmeyen bir sistemle yönetilen Matematik Köyünde her yıl farklı yaş gruplarına özel matematik kampları düzenleniyor. Matematik Köyünün başarısının ardından köyün yanı başında kurulan Felsefe Köyü‘de kurulmuş.
6. Hodri Meydan Kulesi

Nişanyan Evleri’nin bulunduğu İlyas Tepe’de köyü kuş bakışı izleyebileceğiniz Hodri Meydan Kulesi de Nişanyan Evlerinin bir parçası. Köyü yukarıdan gören en güzel yer de bu kule. Otel müşterileri buradan köyün enfes manzarasını fotoğraflıyor. Resepsiyondan anahtarı rica ettiğinizde veriyorlar.
Kule aynı zamanda romantik akşam yemekleri veya özel teklif organizasyonları için de kullanılıyor. Evlilik teklifi, özel kutlama anları için özel süsleniyor, özel menüleri ta kuleye kadar çıkarılıp enfes gün batımında yiyebileceğiniz şekilde servis ediliyor.
7. Nişanyan Evleri


Şirince’den bahsedip de Şirince’nin bugünlere gelmesinde çok önemli rolü olan yazar ve dilbilimci Sevan Nişanyan ve Müjde Tönbekici’den söz etmemek olmaz. 1995’ten bu yana virane durumdaki Şirince evlerini aslına uygun dokuda restore ederek hayat döndüren ikili Türkiye’de butik otelciliği başlatan kişiler olarak da biliniyor.
Cumhuriyet Döneminde bürokratik kararla adı değiştirilen 15 bin civarındaki yerleşiminin eksiksiz envanteri olan ‘Adını Unutan Ülke’ adlı kitabın da yazarı Sevan Nişanya, Aziz Nesin ile birlikte Matematik Köyünün kurulmasına öncülük etmiş. Ütopyasını yaratmaya yönelik köyde giriştiği bütün onarım ve inşaat işlerinde bürokratik engellere takılan ama bildiği yoldan da dönmeyen biri Sevan.
İnandığı doğruları savunan ve sınır tanımaz cesaretiyle Şirince’yi rant kapısı olarak görenlerin işlerine çomak sokan Sevan Nişanyan’ın köye yaptırdığı çeşmeler ve bugün Şirince’nin dokusuna çok yakışan Selvi ağaçlarının sıralandığı yolu yaptırması bile hakkında dava konusu olur. Başı dertten kurtulamayıp devletin sert yüzüyle tanışan Nişanyan sık sık hapse atılır.
Cezaevi süreci uzadıkça, böyle sürmeyeceğine karar veren yazar, firar edip Kuşadası’nın karşısında yer alan Samos Adasına kaçar. Müjde Tömbekici ise her parmağında bir hüner olan, ülkemizin en aktif girişimci kadınlarından biri. Daha 21 yaşında, meraklı bir üniversite öğrencisiyken Şirince’ye vurulur.
İçinde iki, üç keçinin, bir eşeğin barındığı, artık iyice çökmüş bir ev bulup yerleşir. Türkiye’nin en iyi butik otellerinden biri olan Nişanyan Evleri şimdi Müjde’nin sorumluluğunda. Şirince’ye her gittiğimde burada kalıyorum. Sessiz, sakin, her köşesinde ayrı bir güzellik var.
Nişanyan Evleri, uzun Servi ağaçların arasına gizlenmiş her biri birbirinden farklı konseptte bina ve küçücük bağ evlerinde oluşan, Türkiye’nin en güzel butik otelleri arasında. Geniş bahçesinin içerisinde birbirinden uzakta yer alan bağ evleri ve konakları, köyün dokusuna uygun doğal malzemelerle, örnek gösterilecek bir mimari anlayışla yapılmışlar.
Büyük şehrin gürültü ve patırtısından kaçmak için bir sığınak. Şirince’nin en yüksek noktasından şahane köy manzarasına bakan Nişanyan Evleri’nin kimisi halis muhlis köy evi, kimisi kerevetli, şömineli konak, kimisi zarif bir han. Kendinizi zamanın dışında başka bir anda hissediyorsunuz.
Bir savunma kulesi, bir kütüphanesi, enfes bir bahçesi var. Her ayrıntının en ince şekilde düşünüldüğünü her bir noktada görüyorsunuz. Tüm bunları tamamlayan muhteşem bir de Roma havuzu var. Otele girişte ferahlatıcı mürver şerbeti ile misafirlerine hoş geldin diyorlar. Nefis kahvaltısı, bağ evlerinin otantik dokusu, nefis teras manzarasında leziz akşam yemekleri için gidilir.
Nişanyan Evlerinin kafe ve restoran olarak da hizmet veren açık ve kapalı terasları var. Müjde’nin mutfağından ne çıksa güzel zaten, yanına da çoğunlukla Yedi Bilgeler şarapları sunuluyor. Çalışan personel ilgili, kibar ve olması gerektiği kadar cana yakın.
8. Şirince Mahezenleri
İzmir çevresinde gezilecek yerler arasında bulunan Şirince denince akla ilk gelen şeylerden biri de Şirince şarapları. Özellikle meyveli şarapları günübirlik ziyaret edenlerin alışverişlerinin temel öğesi. Üreticiler, suyu çıkabilen her meyvenin şarabını yaptıklarını söylüyorlar.
Karadut, böğürtlen, şeftali, kavun, armut, elma ve hatta çileklisi dahi var. Her yıl Şarap, Bağbozumu, Dostluk ve Kültür festivaline düzenleniyor. Ekim ayında gerçekleştirilen festivalde etkinliklerin yanı sıra şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği alanında ödüller veriliyor.
Meyve şaraplarını sevmem, çoğu da klasik ev şarabına meyve özütlerinin katılmasıyla elde edildiğinden meyve şarabı demek çok da doğru değil aslında. Mahzenlerde kendiniz şarap tadımı yapıp beğendiğiniz ürünü alabilirsiniz. En ünlü şarapçıları Artemis, Kaplankaya, VinCent ve Akberg. Şirince şarabı yerine nar suyu içmeyi tercih ediyorum ben.
9. Selçuk
UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Efes Antik Kenti‘ne 12 km uzaklıkta. Sahip olduğu kültürel ve tarihsel değerleri ile ülkemizin önde gelen turizm merkezlerinden Selçuk’taki Saint Jean Kilisesi, Selçuk-Efes Müzesi, Yediuyurlar, Meryem Ana Evi, Artemis Tapınağı, Selçuk Kalesi, İsabey Cami görülmesi gereken yerler arasında. Pamucak Sahili, Çamlık’taki Tren Müzesi ve Kuşadası da listeye eklenirse enfes bir rota olur.
Şirince’de kalacaksanız denize girmek için gidebileceğiniz adreslerden biri de Pamucak Sahili. Türkiye’nib en uzun plajlarından birisi burası. Şirince’de Pamucak’a gitmek yarım saat sürüyor. Plajı ince kumlu, öğleden sonraları dalgalı.
10. Kuşadası
Kuşadası, Şirince’den 40 dakika uzaklıkta Aydın’ın bir ilçesi. Turkuaz renkli denizi, kilometrelerce uzunluktaki plajları, Dilek Yarımadası ve Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın doğal güzellikleriyle bezeli. Ülkemizin ilk yıldızı parlamış kasabası burasıydı. Türkiye turizminin ve gece hayatının merkeziydi bir zamanlar.
Kuşadası Çarşısı olarak da bilinen Kuşadası Kaleiçi bölgesi çok sayıda eğlence mekanı, kültür merkezleri, hediyelik eşya dükkanı, uluslararası ve yerel markaların mağazaları, restoran ve kafeler ile Kuşadası’nın en hareketli noktası. Denize girmek ve çarşısında dolaşmak için Şirince’den gidilebilir.
Şirince Köyü, Selçuk ilçe merkezine 8, Efes Antik Kenti’ne 12, Kuşadası’na 30, İzmir’e ise 85 km mesafede. İzmir şehir merkezinden İZBAN banliyö trenleri ile Selçuk’a kadar gidilebiliyor. Selçuk’tan ise her yarım saatte bir Şirince’ye dolmuş kalkıyor.
İzmir’den özel araçla Şirince’ye gelmek isteyenler İzmir-Aydın Otoyolu’nu kullanarak 1 saat gibi bir sürede köye ulaşabiliyor. Otoyolun Selçuk kavşağından çıktıktan sonra ilçe merkezi girişinden Şirince yönünde ilerlemek gerekiyor. Kuşadası ile Selçuk arasında da dolmuş seferleri var.





