Aydın’ın her yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı turist ağırlayan ilçesi Kuşadası, tarihi, doğal ve kültürel zenginlikleriyle Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden. Turkuaz renkli denizi, kilometrelerce uzunluktaki plajları, Dilek Yarımadası ve Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın doğal güzellikleriyle bezeli ilçe unutulmaz bir tatil deneyimi sunuyor.

Renkli gece hayatına sahip Kuşadası’nın tarihi merkezinde birbirinden güzel Ege lezzetleri sunan restoranlar, tarihi yapılar ve ışıldayan hoş bir marina bulunuyor. Kuşadası, Efes Antik Kenti, Meryemana, Priene ve Milet gibi tarihi duraklara da oldukça yakın.

kuşadası

Kuşadası, Ege’nin körfez sahiline kurulmuş en turistik ilçelerinden biri. Antik dönemde İyonlar tarafından kurulduğu düşünülen ilçe, Aydın il merkezine yaklaşık 71 km uzaklıkta bulunuyor. Anadolu’nun Akdeniz’e açılan başlıca limanları arasında yer alıyor.

Kuşadası’nın ilk olarak İyonlar tarafından, Neopolis ismiyle Yılancı Burnu bölgesinde kurulduğu düşünülüyor. İlerleyen dönemde, Pilavtepe eteklerinde Andız Kulesi çevresine taşınan şehir, ulaşım güçlüklerinin artmasıyla son olarak günümüzdeki yerine gelmiş. Bizans Döneminde ‘Anaia’, Venedikliler ve Cenevizliler döneminde ‘Scala Nuova’ yani Yeni Liman olarak anılan şehir bugünkü adını Osmanlılar tarafından bir askeri üs olan Güvercinada Kalesinden alıyor.


Bizanslılar için önemli bir askeri üs görevi taşıyan Güvercin Ada, 1413’te Türklerin kesin egemenliğine girmiş. Buraya yerleştirilen Müslüman halk körfezden 5 km içeride yer alan Andızkule çevresine yerleşmiş. Kuşadası’ndaki Türk mimarisi ancak 15. yüzyılda kendini göstermeye başlamış.

Padişah I. Ahmed saltanatı döneminde üç yıl sadrazamlık yapmış Öküz Mehmet Paşa tarafından kervansaray yaptırılmış. Şehir merkezini çeviren surlar 1834’te yenilenerek üzerine kale eklenmiş. 3 sur kapısından yalnızca biri ayakta bugün. 1919-1921 arasında İtalya’nın kontrolünde olan Kuşadası, İtalyanların çekilmesiyle Yunanistan’ın işgaline girmiş. Milli Mücadele döneminde ilçe 7 Eylül 1922’de kurtuluşunu ilan etmiş.

İzmir’in ilçesiyken 1954’te Aydın’a bağlanan Kuşadası turizm potansiyeli ülkemizde ilk fark edilen yerlerden. 1960’lı yılların sonunda açılan Fransız Tatil Köyü kasabanın ününü yurtdışına yaymış. Dışarıdan kasabaya doluşanlar zeytin ağaçlarıyla dolu güzelim tepeleri yazlık evler, siteler, oteller ve apartmanlarla doldurdu, kasabanın çehresi değişti.

Benim gibi kasabanın geçmişini anımsayanlar turizm yatırımlarının getirdiği aşırı betonlaşma halinden şikayetçi olsak da bu ülkemizde sık rastlanılan bir durum. Kente yukarıdan baktığınızda tek gördüğünüz yer servi ağaçlarıyla dolu eski mezarlık ne yazık ki. Hilal şeklindeki körfezin içine kurulu Kuşadası’nın yerleşik nüfusu 80 bin olsa da yaz dönemi 1 milyonun üzerine çıkıyor.

Kuşadası’na kimliğini veren baş uğraş turizm. Liman ve çevresi başta olmak üzere çarşının nerdeyse her metrekaresi turizm amacıyla hizmet veriyor. Türkiye turizm pastasında önemli bir yere sahip. Kuşadalılar daha çok dükkanlarını kiraya vermeyi tercih ettiğinden sektörde yer alanların çoğu dışarıdan gelenler tarafından yürütülüyor.

Biri birinden güzel koylar ve plajlar etrafına kurulu otelleri, tatil köyleri ve sur parklarıyla başlı başına bir tatil rotasına dönüştü. Kuşadası merkezden başlayan plajlar kilometrelerce uzuyor. Kent merkezinden dahi denize girebiliyorsunuz. Dilek Yarımadası Milli Parkı sayesinde yeşil ve mavinin en güzel karışımını da misafirlerine sunuyor.

Kuşadası Gezilecek Yerler

1. Kuşadası Kaleiçi

kuşadası kaleiçi
Kaleiçi, Kuşadası
kusadası kervansaray
Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı

Kuşadası Çarşısı olarak da bilinen Kuşadası Kaleiçi bölgesi çok sayıda eğlence mekanı, kültür merkezleri, hediyelik eşya dükkanı, uluslararası ve yerel markaların mağazaları, restoran ve kafeler ile Kuşadası’nın en hareketli noktası. Özellikle kurvaziyer gemilerinin ilçeye yanaştığı günlerde turist hareketliliğinin yaşandığı çarşı daracık sokaklarıyla keyifli bir atmosfere sahip.

Kaleiçi bölgesi, Osmanlı Döneminde dışarıdan gelebilecek saldırıları önlemek için Sadrazam Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılan şehir surlarıyla çevrili. Kentin tamamını çevreleyen surların yalnızca bir kısmı günümüze kadar ulaşmayı başarabilmiş. Kentin doğu tarafında bulunan Kale Kapısı ise beldenin görülmesi gereken noktalarından.

Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, 1618’de Osmanlı yöneticilerinden Sadrazam Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış. Yaygın bilinen adıyla Kurşunlu Han, 2 kat ve bir avludan oluşuyor. Ülkenin iç bölgelerinden gelen malların ihraç edildiği bir liman görevi gören ilçede, ticareti kolaylaştırmak için inşa edilmiş. Kervansaray günümüzde otel ve halı mağazası olarak hizmet veriyor. Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılan Kaleiçi Camii, sur duvarlarının çevrelediği tarihi kaleiçinde yer alıyor. Kuşadası’nın en eski camisi burası.

Eski Anadolu evlerinin en güzel örneklerinden Ali Alkış Müze Evi ile Çalıkuşu Evi Kuşadası gezilecek yerler arasında. Reşat Nuri Güntekin’in ünlü Çalıkuşu romanındaki öğretmen Feride’nin kaldığı ev olarak biliniyor. Feride’nin hemşirelik yaptığı eski hastane binası da şimdilerde İbramaki Sanat Galerisi olarak hizmet veriyor.

Kuşadası Belediyesi İbramaki Sanat Galerisi, 19. yüzyılın sonunda Kuşadası eşraflarından İbrahim Zeki Efendi tarafından Memleket Hastanesi olarak inşa ettirilmiş. Belediyesi 2009’da restore ettirilerek 2010’da kültürel ve sanatsal faaliyetlerde kullanılmak üzere hizmete açılmış. Galeride resim, fotoğraf, heykel, seramik sergileri, müzik ve şiir dinletileri gibi çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Dünyanın üçüncü Türkiye’nin ilk mikro minyatür sergi alanı olan Necati Korkmaz Mikro Minyatür Sanat Merkezi de listenizde olsun. Tarihi Kalekapısındaki tarihi binada yer alan sanat merkezinde mikroskop veya büyüteç yardımıyla, dünyanın en küçük Kur’an-ı Kerim’ini, kibrit çöpüne kazınmış futbolcu ve futbol topu, saç teli üzerine yazılmış besmeleyi, incir çekirdeğinden yapılmış tespihe yazılmış Allah’ın 99 adı ve buna benzer 42 adet eseri görüyorsunuz.

Kaleiçi’nin Barlar Sokağı ise sabahın erken saatlerine kadar eğlencenin devam ettiği en canlı nokta. İrlandalı turistlerin Kuşadası’na yoğun ilgisinden dolayı, burası gece yarısından sonra İrlandalılara yönelik eğlencenin öne plana çıktığı bir atmosfere bürünüyor. Hazırlanan şovlar sınır tanımıyor.

2. Sevda Tepesi

kuşadası gezilecek yerler

Sevda Tepesi, kent merkezine hakim noktada yer alan dev Atatürk Heykeline ev sahipliği yapan bir seyir terası. Şahane manzaraya sahip tepedeki çardaklardan olağanüstü Ege gün batımını izlemenin tadına doyulmuyor. Tepeden hemen aşağıda adanın en eski mahallelerinde Camiatik‘e iniliyor. Mahalleye duvarında iki oluk bulunan bir çeşmeden dolayı ‘ikioluklu’ diyenler de var.

3. Ege Ports

Yaklaşık 650 yat kapasiteli limanı da hiç boş kalmıyor. Hristiyanlığın yayıcılarından St. Jean’ın Ephessos’a yerleşmesi ve İsa’nın annesi Meryem’in de buraya geldiği inancı bölgeyi dini merkeze dönüştürmüş. Kuşadası Limana büyük gemilerinin yanaşmasının bir sebebi de bu din turizmi. Limana yanaşan cruise gemilerinin yolcuları otobüslerle Efes, St. Jean Bazilikası, Meryam Ana Evi gibi yerlere taşınıyor.

Gemilerin limana giriş takvimini gösteren çizelge Kuşadası turizmini belirliyor. Halıcıdan, taksicisine, lokantalardan, hediyelik eşya dükkanlarına kadar herkes iş planını gemilerin geliş gününe göre ayarlıyor.

Limanın bitişiğinde barınabilmeyi başarabilmiş balıkçı barınağı ve çevresindeki lokantalarla dolu balık hali, eski Kuşadası dokusundan geriye kalmış nadir yerlerden. Balık halinin üst katım hem lokanta hem de kahvehane. Uygun fiyata balık ve alkollü içecek burada hala var.

4. Güvercinada

kusadasi rehberi

Güvercinada, Kuşadası’nın en görülesi yerlerinden biri. Kuşadası, kendisini güvercinle özdeşleştirmesinin sebebi de burası. Kuşadası’na adını veren ada karaya bir mendirekle bağlı. Güvercin Ada’nın çevresinde çok sayıda restoran ve kafe bulunuyor. Burası, aynı zamanda Kuşadası Körfezi çevresinde yapılan tekne turlarının da kalkış ve varış noktası.

Tarihi Kuşadası Surlarına 750 metre mesafede konumlanan adanın içinde Osmanlı Döneminde adalardan gelebilecek saldırılara karşı askeri bir üs olarak kullanılan bir kale var. Korsan Kalesi olarak isimlendirilen kalenin yapımında kullanılan taşlar Yılancı Burnundaki taş ocağından getirilmiş. Yüksekliği 3 metreyi bulan kale duvarları adayı çepeçevre sarıyor.

Limanla halk plajı arasındaki mendireğin gerisinde Kuşadası’nın sembolü güvercin heykellerinden biri dikili. Mendirek çevresi akşam saatlerinde amatör balıkçıların ve serinliğin tadını çıkarmaya çalışan gençlerin akınına uğruyor. Ada, Kuşadası merkezde denize girmek için en çok tercih ettiğim yer benim. Güvercinada ziyaret saatleri 09.00-22.00. Haftanın 7 günü ziyarete açık. Güvercinada girişi ücretsiz.

5. Yılancı Burnu

yilanci burnu

Güvercinada’nın karşısında bulunan Yılancı Burnu, Kuşadası sahil şeridinin önemli bir parçası. Üzerindeki birçok tarihi kalıntı nedeniyle Birinci derece arkeoloji sit alanı olan bölge, berrak ve temiz bir plaja sahip. Duş, restoran ve tuvaletin de bulunduğu Yılancı Burnu’na Kadınlar Denizi Dolmuşları ile ulaşılabiliyor.

Denize uzanan ikinci bir yarımada olan Yılancı Burnu (Neapolis), antik çağlarda İyonlar tarafından Kuşadası’nın ilk kurulduğu yer olarak tanınıyor. Deniz altındaki kalıntılar hala görülebiliyor.

6. Kadınlar Plajı

kadinlar denizi
Kadınlar Denizi, Ladies Beach Residence

Kuşadası plajları denildiğinde birçok kişinin aklına ilk gelen adres Kadınlar Plajı oluyor. Kuşadası ilçe merkezine 3 km uzaklıktaki Kadınlar Plajı, geçmişte gözden uzak tenha bir yer olduğundan insanlardan uzak denize girmek isteyen kadınların gittiği bir yermiş. Şimdiyse etrafında çokça otel ve beach clubların sıralandığı, Kuşadası’nın denize girilecek en popüler yerlerden bir.

Mavi bayraklı ince kumlu plaj 1 km uzunluğunda. Merkezden kalkan minibüslerle ulaşılan Kadınlar Plajına girişte ücret ödenmiyor. Şezlong ve şemsiye kullanmak isterseniz kiralama yapabiliyorsunuz. Duş, WC, soyunma kabinleri var. Haftasonları iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalık. Şezlonglar 15 TL, şemsiyeler ücretsiz, ama boş olanı bulmak için sabah erken gitmek şart. Denizi temiz ve güzel, öğleden sonra dalgalı olabiliyor. Beach Club girişleri genelde 80 TL civarında.

Ladies Beach Residence, Kadınlar Plajı’na bakan enfes manzaraya sahip tavsiye edebileceğim bir otel. Odaları gerçekten büyük ve güzel. Sadece oda ve oda kahvaltı konseptiyle çalışıyorlar.

7. Kuştur Plajı

kuşadası kuştur plajı

Kuşadası’nın en eski plajlarından biri olan Kuştur Plajı, ilçenin Selçuk yönünden girişinde yer alıyor. Türkiye’nin en uzun kumsallarından biri olan Selçuk Pamucak sahilinin uzantısı olan Kuştur Plajı, 600 metre uzunluğunda çakıllı bir kumsala sahip. Deniz suyu çok temiz, kumu çok güzel. Sabahları dalga az, su durgun, öğleden sonra ise genellikle dalgalı olsa da yine de enfes. Şemsiye ve şezlong 30TL. Duş ve WC mevcut.

Plaj boyunca sıralanan oteller Kuşadası tatili için tercih edilebilir. Avrupa’nın en büyük su parkı unvanını taşıyan Adaland Aquapark da Kuştur Plajının yanı başında. Çok uzun zaman önce gitmiştim, oldukça eğlenceli bir yerdi. İzmir’den servisleri de var.

Kuştur Tatil Köyü bitişiğinde yer alan Pygela Antik Kenti, arkeolojik sit alanı olarak koruma altında. Dünyada sağlık şehri olarak ilk kurulan yer olan Pygela, Argos Kralı Agamemnon’un 10 yıl süren Truva Savaşında yorgun düşen askerlerini dinlendirmek için kurduğu söyleniyor.

8. Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı

dilek yarımadası milli parkı

Kuşadası’nın muhteşem doğal güzelliklerinden biri olan Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Mili Parkı, Kuşadası’na 28 km uzaklıkta bulunuyor. Kuşadası merkezden kalkan dolmuşlar milli parktaki plajlara kadar gidiyor. Küçük Menderes ile Büyük Menderes nehirleri arasında yer alan milli park Aydın Dağlarının batı uzantısını oluşturuyor.

Doğal güzellikleri ve el değmemiş doğasıyla Dilek Yarımadası ve Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Kuşadası ile Söke sınırları içerisinde. Yunanistan’ın Samos Adasının karşısında yer alan milli park, 28 bin hektarlık bir alanı kaplıyor. Deltası, Bafa Gölü ile entegre bir sulak alan parçası. Tatlı ve tuzlu suyun bir arada olduğu bu entegre sistem müthiş bir biyolojik çeşitlilik ve doğal yaşam alan oluşturmuş.

Kısaca Millipark olarak bilinen yer, hafta sonları çevre il ve ilçelerden gelen tatilcilerin akınına uğruyor. Piknik yapmaya gelenlerin bıraktığı yemekleri yemeye alışmış yabandomuzları insanların arasında dolaşıyor. Yürümek isteyenler için 15 km’lik trekking parkurları var.

Dilek Yarımadası sahilleri Türkiye’nin en temiz ve doğal kıyılarından. Yüzülebilecek 4 ayrı plaj ve çok sayıda küçük koy var. İlk koy kumluk ve daha kalabalık. WC, duş ve soyunma kabinleri var. Diğer koylar ise iri çakıllı. Deniz ayakkabısı alırsanız denize daha rahat girip çıkarsanız. En son koy gittiğinize değecek kadar bakir. Yiyeceklerinizi yanınızda götürmeniz gerekiyor, içeride market yok.

Milli parkın sınırları içinde ayrıca Panionion ve Thebai antik kentleri, Aya Yorgi Manastırı, Doğanbey Köyü, Hagios Antonios Manastırı ve Zeus Mağarası bulunuyor. Aya Yorgi Manastırı, milli park içinde Nero Koyundan Dayıoğlu Tepesine çıkarken sol tarafta yer alıyor. Bizans döneminden kalan kilise 19. yüzyıla kadar kullanılmış.

Panionion, İyon şehirlerinin oluşturduğu yarı dini, yarı siyasi Panionion Birliğinin merkeziydi. 12 İyon şehri delegelerinin bir araya gelerek karar aldığı Panionion, aynı zamanda kehanet merkezi olarak da kullanılıyordu. Panionion’a ait olduğu düşülen bu kalıntıların gerçekten antik kente mi yoksa başka bir şehir kalıntısı mı olduğu konusundaki araştırmalar günümüzde hala devam ediyor. Geride pek bir şey kalmamış.

Dilek Yarımadas Milli Parkı ziyaret saatleri kış dönemi (31 Ekim – 1 Nisan) 08.00-16.30, yaz dönemi (1 Nisan – 31 Ekim) 08.00-20.00. Dilek Yarımadası Mili Parkı giriş ücreti indirimli yaya 2,5TL, yaya 5TL, bisiklet 5TL, motosiklet 10TL, otomobil 15TL, küçük minibüs 45TL, büyük minibüs 75TL ve otobüs 120TL. Müze Kart geçerli değil. Milli parka girişte HGS kullanan araçlar ödemelerini HGS ile de yapabiliyor.

9. Zeus Mağarası

kuşadası zeus mağarası

Zeus Mağarası, Güzelçamlı’da, Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın giriş kapısının sol tarafında yer alıyor. Mitolojiye göre gök tanrısı Zeus, kızdığında dalgaları kabartıp, denizi altüst eden kardeşi Poseidon’dan kaçmak için bu mağaraya sığınır ve yıkanırmış.

Derinliği 10–15 metreyi bulan, doğal bir havuza benzeyen karstik yapıdaki mağaradan yüzeye çıkan yeraltı suları yazın serin kışın ise ılık. Kaynak suyu ve deniz suyu karışarak mavi, enfes yeşil tonlarını oluşturmuş. Ziyaretçilerin birçoğu mağaranın serin sularında yüzmeyi tercih ediyor, ancak yüzmek için tehlikeli olduğundan girilmesi tavsiye edilmiyor. Zeus Mağarası yılın her dönemi 24 saat ziyarete açık, girişi ücretsiz.

10. Davutlar

davutlar kuşadası
kurşunlu manastırı
Kurşunlu Manastırı

Kuşadası’nın yazlıkçılarla dolu tatil beldesi Davutlar, Dilek Yarımadası yolu üzerinde. Davutlar’ın sahil şeridi yaz döneminde cıvıl cıvıl oluyor. Miken Uygarlığı’na ve İyonya şehir devletlerine tanıklık eden Davutlar, özellikle Kadı Kalesi, Fındık Kale ve Kurşunlu Manastırı gibi dinsel ve askeri yapılarıyla tanınıyor.

Oleatrium Zeytin ve Zeytinyağı Tarihi Müzesi, 30 yılı aşkın süren bir birikimin sonucu, büyük bir sabır ve itinayla koleksiyon haline getirilmiş objelerden oluşan özel bir müze. Hasan Tonbul ve eşi Gürsel Tonbul tarafından kurulan müzede, zeytinyağının üretim aşamasından soframıza gelene kadar hangi yollardan geçtiğinin öyküsüne tanıklık ediyorsunuz.c

Kadıkalesi olarak bilinen Anaia, Orta Çağ Kalesi üzerinde yer alan höyüğüyle beraber önemli kültürel miraslardan biri. Kuşadası-Davutlar yolunun 10. kilometresinde yer alan arkeolojik bölgedeki kazılarda bulunan kalıntılar 1. yüzyılda inşa edilmiş. 12. ve 13. yüzyıllarda Anaia Psikoposluğunun ikamet merkezi olduğu düşünülüyor.

Kurşunlu Manastırı, Davutlar Köyünün güneyinde, Dilek Yarımadasının kuzey yamacında, kayalık ve ormanlık bir alana yer alıyor. Belediye ve Orman İşletmesi işbirliği ile ortaya çıkarılan manastırının günümüzde yalnızca kilise kısmı kalmış. Yıkıntı durumdaki keşiş odaları, mutfak ve yemekhane görülebiliyor. Tüm körfeze hakim bir konumda, 690 metre yüksekteki manastır doğasever yürüyüş gruplarının ve safari turlarının uğrak noktası.

11. Efes Antik Kenti

kusadasında gezilecek yerler

Antik dünyanın en önemli uygarlık merkezlerinden biri olan Efes Antik Kenti, Kuşadası’na 20 km uzaklıkta, İzmir’in Selçuk ilçesi sınırlarında yer alıyor. Tarihi geçmişi günümüzde 8 bin 600 yıl öncesine uzanan antik kent, antik çağda doğu ile batının buluştuğu bir noktada en önemli liman kentleri arasındaydı. Dünyanın 7 harikasından Artemis Tapınağı’na da ev sahipliği yapan Efes’te Celcus Kütüphanesi, Yamaç Evler, Antik Tiyatro, Kral Yolu ve çok sayıda arkeolojik eser görülmeye değer.

Yılın 365 günü açık olan Efes Antik Kenti ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 31 Ekim) 08.00-19.30, kış dönemi (31 Ekim – 1 Nisan) 08.30-18.00. Efes Antik Kenti giriş ücreti 100TL. Antik kent, bir yıl boyunca Müzekart ile 2 kez, Müzekart+ ile ise sınırsız ziyaret edebiliyor.

12. Samos Adası

Samos Adası
Vathi, Samos Adası

Samos Adası, Ege Denizinde, Dilek Yarımadasının karşısında yer alan bir Yunan adası. Pisagor ve Aristarkus’un doğum yeri olan Samos’a Kuşadası’ndan günde birkaç sefer yapan feribotlarla yaklaşık 90 dakikada ulaşılabiliyor. Balıkçı köylerinde naif ve keyifli saatler geçirirken onlarca farklı plajda, denize ve güneşe doyabilirsiniz.

Kuşadası Limanından Samos Adasına feribotla günübirlik gidiş-dönüş 40€, adada bir ya da daha fazla gece kalmayı düşünürseniz 55€ ödüyorsunuz. Kuşadası-Samos Adası feribot yolculuğu 1,5 saat sürüyor. Schengen vizeniz varsa Yunan Adaları Kapı vizesi ile günübirlik ziyaret edilebilir.

Kuşadası’na gelmişken Selçuk ve onun şirin köyü Şirince‘yi de ziyaret edin. Ege Bölgesinin en çok ziyaret edilen köylerinden biri olan Şirince’nin isminin dünya çapında duyulmasına neden olan olay ise ilginç. Maya Takvimi’ne göre 21 Aralık 2012’de gelmesi beklenen büyük kıyametten dünyada etkilenmeyeceği açıklanan iki yerden biri olan Şirince, bu özelliği ile dünya gündeminde ses getirdi. Daracık sokaklar boyunca uzanan çarşı içerisinde çok sayıda kafe ve restoran da var. Kumda pişirilen Türk Kahvesi içmeden Şirince’den ayrılmayın.

Kuşadası alışveriş

Yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan Kuşadası’nda alışveriş için sayısız butik, pazaryeri ve alışveriş merkezi bulunuyor. Giyim kuşamdan takı ve aksesuara, halı ve kilimden seramiğe istediğinizi bulabileceğiniz dükkânlar gece geç saatlere kadar açık. Alışveriş için ideal caddeler, kuyumcular için Kahramanlar Caddesi, mağaza ve dükkânlar için Sağlık Caddesi ve İnönü Bulvarı.

Kuşadası gece hayatı

kuşadası gezi rehberi

Kuşadası’nın yaz döneminde nüfusu 1 milyona dayanıyor. Bu hem yerli hem de yabancı turistlerin iç içe geçtiği ve çok canlı bir gece hayatı anlamına geliyor. Akşamın ilerleyen saatlerinde başlayan gece eğlenceleri, sabahın ilk ışıklarına kadar sürüyor.

Üstelik Kuşadası’nda gece hayatı yaz aylarıyla sınırlı değil; kışın da devam ediyor. İlçede gece hayatının kalbi, meşhur Kuşadası Barlar Sokağında atıyor. Yan yana dizilmiş ve her biri farklı eğlenceler vaat eden barlar, ziyaretçileriyle de çeşitlilik oluşturuyor.

Kuşadası nerede

Kuşadası’na nasıl gidilir

Kuşadası’na en yakın havalimanı İzmir Adnan Menderes Havalimanı. Kuşadası’na 81 km uzaklıktaki Adnan Menderes Havalimanı’na Türkiye ve Avrupa’nın birçok kentinden direkt uçuşlarla ulaşmak mümkün. Adnan Menderes Havalimanından Kuşadası’na HAVAŞ servisleri ile ulaşılabiliyor. HAVAŞ kalkış saatleri: 01.30, 03.30, 07.30, 09.00, 10.00, 11.00, 12.30, 14.00, 15.30, 17.00, 19.00, 21.00, 23.00.

Kuşadası, Aydın’a 71 km, İzmir’e 101 km, İstanbul’a 570 km ve Ankara’ya ise 647 km uzaklıkta. İlçeye yılın her döneminde İstanbul, Ankara, İzmir ve birçok şehir merkezinden şehirlerarası otobüs seferi düzenleniyor. İzmir Otogardan nerdeyse her yarım saate bir Kuşadası’na otobüs seferleri yapılıyor. Kuşadası’na Nasıl Gidilir blog yazımda ulaşım hakkında detaylı bilgiler vermiştim.

Kuşadası’na özel araçla gelmek isteyenler İzmir-Aydın Otoyolu’nun Selçuk çıkışını kullanarak ilçeye ulaşabiliyor. Ankara-Kuşadası güzergahında Uşak, Manisa, İzmir, Selçuk rotasını takip etmeniz gerekiyor. İstanbul-Kuşadası güzergahında ise Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir ve Selçuk rotasını takip edin.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın