Ana Sayfa Türkiye Türkiye’nin Az Bilinen Harika Yerleri

Türkiye’nin Az Bilinen Harika Yerleri

40336

Türkiye’nin az bilinen harika yerleri, Kapadokya veya Pamukkale kadar ünlü olmasa da gerçekten keşfedilmeyi bekleyen doğa harikalarıyla dolu. Açık konuşayım: Ülkemizin dört bir yanında turistik broşürlerde görmediğiniz, sosyal medyada henüz spam olmamış onlarca muhteşem yer var. Üç tarafı denizlerle çevrili, dört mevsimin yaşandığı Anadolu toprakları tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı ve bu zenginlik sadece antik kentlerle sınırlı değil.

Ben yıllardır bu toprakları geziyorum ve şunu net söyleyeyim: Birçoğumuz bu güzelliklerin ne adını duyduk ne de yerlerini biliyoruz. Alternatif yerler keşfetmek isteyenlerin listesine giren bu az bilinen doğa harikalarının her birinin kendine has özelliği ve hikayesi var. Beklentinizi şöyle ayarlayayım: Bazıları ulaşımı zor, bazılarında altyapı sıfır ama tam da bu yüzden büyüleyici. Paylaşın lütfen, bu yerler keşfedilmeyi hak ediyor.

Türkiye’nin Az Bilinen Harikaları 📍

1. Narman Peribacaları, Erzurum

Narman Peribacaları

Narman Peribacaları, Erzurum‘un Narman ilçesinde su ve rüzgar erozyonunun milyonlarca yıllık etkisiyle oluşmuş bir doğa harikası. Bölgede Narman Kanyonu olarak da biliniyor ve görsel açıdan Kapadokya‘ya benzeyen yapısıyla halk arasında “kırmızı periler” diye de anılıyor.

Kanyonun ABD’nin Arizona eyaletindeki ünlü coğrafyaya benzerlik gösterdiği söyleniyor ama bana göre bu fazla bir abartma. Ama bir turizm potansiyeli var açıkçası. Her yıl düzenlenen şenlikle Erzurum ve çevre illerden ziyaretçi çekiyor. UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alması da cabası. Ulaşım açısından gayet rahat, Narman-Pasinler karayolu üzerinde bulunuyor. Bana göre en az Kapadokya kadar görülmeye değer ama burada kalabalık yok, yani şimdilik.

2. Yavuzlar Köyü, Van

Vanadokya

Vanadokya olarak adlandırılan peri bacaları Van şehir merkezine 125 km uzaklıkta, Başkale ilçesine bağlı Yavuzlar köyünde yer alıyor. Kapadokya’daki peri bacalarına benzeyen bu oluşumlar son yıllarda yağışların etkisiyle ortaya çıkmış, metrelerce uzunluktaki çok sayıda tünel ve mağarasıyla gerçekten ilginç.

Her yıl özellikle yaz mevsiminde yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor ama ulaşım sorunu nedeniyle hak ettiği ilgiyi göremiyor. Yol durumu biraz sıkıntılı, beklentinizi ona göre ayarlayın. Van’a kadar gelmişken mutlaka uğrayın derim, pişman olmazsınız.

3. Buban Bacaları, Bingöl

Buban Bacaları

Buban Bacaları, Bingöl’ün Sancak beldesine bağlı Oğuldere Köyü’nde Kapadokya coğrafyasına benzer peri bacaları görünümünde. Bingöl şehir merkezine 50 km uzaklıkta ve ilginç olan şu: Bu bacalar hakkında bilimsel bir araştırma yapılmamış. Vadi yamaçlarından inen sel suları ve rüzgarın tüflerden oluşan yapıyı aşındırdığı tahmin ediliyor.

Erzurum’daki Narman ve Van’daki Vanadokya kadar biliniyor değil ama o yüzden de daha sakin. Şu an için turistik altyapı zayıf, yani kendi imkanlarınızla gitmeniz gerekiyor.

4. Yenice Ormanları, Karabük

Yenice Ormanları

Yenice Ormanları, tropik bölgeler dışında dünyada ender rastlanan el değmemiş devasa ağaçları ve muhteşem bitki örtüsüyle 210 km boyunca işaretlenmiş yola sahip. 21 parkur, alternatif yürüyüş parkurları ve 292 km’lik dağ bisikleti rotasıyla doğa tutkunları için cennet gibi bir yer.

Karabük’ün Yenice ilçesi sınırlarında yer alan orman, Safranbolu’ya oldukça yakın. Günübirlik, kısa ve uzun olmak üzere 3 ana kategoride rotalar var. 1999 yılında Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından Acil Olarak Korunması Gereken 100 Sıcak Nokta arasında gösterildi. İçerisinde hiçbir yerleşim yeri yok, yani kesintisiz orman denizi. Türkiye’nin en büyük ormanı unvanına sahip ve gerçekten hak ediyor. Yaban hayatı ve bitki çeşitliliği açısından fevkalade zengin.

5. İremit Camii, Artvin

İremit Camii, Artvin

İremit Camii, Artvin’in Borçka ilçesinde, Gürcistan sınırındaki Camili Havzası’nda 1850’li yıllarda Osmanlı tarafından inşa edilmiş kutsal yapı. Ahşap iç mimarisi, renkli süslemeleri ve bölgedeki mimari yapıyı yansıtan dış kaplamalarıyla Karadeniz’in en etkileyici kutsal mekanlarından.

Camili Havzası’na kadar gittiysaniz bu camiyi görmeden dönmeyin. Fotoğraf tutkunları için harika bir yer. Özellikle sis bastığında atmosfer bambaşka oluyor.

6. Karapınar Kumulları, Konya

Karapınar Kumulları
Karapınar Çölü

Karapınar Kumulları, Konya’nın Karapınar ilçesi sınırlarında 4 bin hektarlık bir alanda yer alıyor ve Türkiye’nin tek çölü olma özelliğine sahip. Buzul çağına kadar uzanan tarihiyle Anadolu topraklarının en eski oluşumlarından biri. O dönemlerden kalan büyük bir gölün tortuları ve millerle rüzgarla taşınıp biriken kumlarla oluşmuş.

Bir dönem ilçe merkezini tehdit eder hale gelen kumul, alınan önlemler ve ağaçlandırma çalışmalarıyla kontrol altına alınmış. Ziyaretçilerine tam anlamıyla bir çöl deneyimi yaşatıyor. Kumulların tepesinden muhteşem manzaralar da cabası. Ancak yanınızda BOL su taşıyın, ciddi söylüyorum. Araçların kumullara saplanma ihtimali de var, dikkatli olun. Turizm değeri açısından önemli bir yer ama yeterince tanıtılmıyor.

7. Nemrut Kalderası, Bitlis

Nemrut Kalderası

Nemrut Kalderası, Doğu Anadolu Bölgesinin en yüksek dağlarından biri olan Nemrut Dağı’nın volkanik çöküntüsü. Bitlis’in Tatvan ilçesi sınırlarında bulunuyor. 1999 yılında ilk ziyaret ettiğimde ağzım açık kalmıştı. Hatta gökyüzü çekimini bulup evimin duvarına asmıştım. Kalderanın içinde 5 göl, lav çıkış hunisi, lav çıkış merkezi, sıçratma konisi, sıcak su kaynağı ve 6 mağara var.

Bu kadar özelliği bir arada bulunduran nadide bir yer. Yükseliği nedeniyle Karadeniz yaylarına benzetiliyor. İlçe merkezinden oldukça rahat bir yolla ulaşım sağlanıyor. Yılın her dönemi farklı keşif gruplarını ağırlıyor. Kalderanın yakınına kadar araçla çıkabiliyorsunuz, hatta kayıkla krater gölü üzerinde tur yapmak da mümkün. Manzarası gerçekten olağanüstü, özellikle gün batımında.

8. Sille, Konya

Sille, Konya

Sille, Konya’nın Selçuklu ilçesinde Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı döneminden izler taşıyan, 5 bin yıllık tarihe sahip bir mahalle. Sivil mimarisi, ilginç yerleşim dokusu ve doğal görünümüyle bölgenin en etkileyici tarihi ve doğal güzelliklerinden.

327 yılında Bizans İmparatoru Konstantin’in annesi Helena’nın Hac için Kudüs’e giderken uğradığı Konya’da yaptırmaya karar verdiği kilise burada. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait cami, hamam, çeşme, köprü yapılarıyla Anadolu coğrafyasındaki çok kültürlü yapıyı temsil ediyor. Konya’ya geldiyseniz mutlaka uğrayın, şehir merkezine çok yakın.

9. Frig Vadisi

Frig Vadisi, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya üçgeninde yer alıyor. Eskişehir’e 75 km, Çifteler’e 39 km, Seyitgazi’ye 30 km mesafede. Çok sayıda oyma anıt kalıntısı, tümülüs ve kült merkezi barındırıyor. Özellikle sonbahar aylarında trekking yapanların gözdesi.

Friglerin “dokunduğunu altına çeviren kralı” eşek kulaklı Midas’ın coğrafyası Frig Vadisi’nin kalbi Yazılıkaya, Frigya sanatının en özgün yapılarından Midas Anıtı, Zeus Tapınağı’yla Ayzani, ana tanrıça Kibele ve kült merkezi Pessinus görmeye değer. Arkeolojik SİT alanı olan vadiyi gezmek için araç şart. Uzun ve keyifli yürüyüşler yapılıyor, devasa kaya kütleleri farklı bir atmosfer yaratıyor.

Efsaneye göre şarap tanrısı Dionisos’un Frigya’daki bir kır eğlencesinde yaşlı Satiros, Kral Midas’ın gül bahçesinde uyuyakalır. Görevliler onu bulup kralın huzuruna çıkarırlar. On gün sarayında ağırlanan Satiros’tan etkilenen Dionisos, kralın bir dileğini gerçekleştireceğini söyler. Kral Midas da her dokunduğunun altına dönüşmesini ister. Ancak yemek içmek için eline aldıkları da altına dönüşünce bu lanetli güçten kurtulmak için Dionisos’a yalvarır. Tanrı da kralın Paktalos Irmağı’nda yıkanmasını söyler. Midas orada yıkanınca her tuttuğunun altına dönüşmesinden kurtulur.

10. Seben Yaylaları, Bolu

Seben Yaylaları

Seben Yaylaları, Bolu’nun en önemli halk kahramanlarından Köroğlu’nun Bolu Beyi’ne karşı verdiği mücadelede atını bağladığı, ayak basmadık yer bırakmadığı saklı bir hazine. Hem tarihi geçmişi hem de doğal güzellikleriyle öne çıkıyor. Bolu’nun Seben ilçesi sınırlarında, Kiraz Dağı çevresinde, deniz seviyesinden 1.400 metre yükseklikte konumlanmış.

Gerenözü, Taşlıyayla ve Kızık yaylaları en çok bilinenler. Taşlıyayla mevkiinde 845 hektar alanı kaplayan Taşlıyayla Göleti, yaylalarla birlikte ziyaret ediliyor, piknik ve doğa etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Yaylalarla birlikte Abant‘ın yedi katı büyüklüğünde bir alanı kaplayan Seben Gölü’nü de rotanıza ekleyebilirsiniz. İstanbulluların hafta sonu kaçamağı için ideal.

11. Nallıhan, Ankara

Nallıhan

Nallıhan, Ankara‘nın 160 km kuzeybatısında, Tarihi İpekyolu üzerinde doğal güzellikleriyle öne çıkan bir ilçe. Nallıhan Davutoğlan Kuş Cenneti, Sarıyar Yaban Koyunu Üretim Sahası ve çok sayıda anıt ağaç bulunuyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce koruma altına alınan çok sayıda doğal güzelliğe sahip ama potansiyelini değerlendiremiyor açıkçası. Uyuzsuyu ve Soğukkuyu şelaleleri, Sakarya Nehri, Aladağ ve Nallıhan Çayı ile altı yayla doğa severlerin ziyaret edebileceği yerler arasında. Ankara’ya yakın doğa kaçamağı arıyorsanız burası ideal.

12. Güdül Kirmir Vadisi ve İnönü Mağaraları, Ankara

Kirmir

Kirmir Vadisi ve İnönü Mağaraları, Ankara’nın Güdül ilçesinde Türkiye’nin az bilinen keşfedilmeyi bekleyen doğal güzelliklerinden. Sakarya Nehri’nin kollarından biri olan Kirmir Çayı, Köroğlu Dağları’nın eteklerinden süzülüyor.

40 km’yi aşan Kirmir Vadisi’ni oluşturan çay, Süveri ve İlhan çaylarıyla birleşerek Sakarya Nehri’ni oluşturuyor. Vadi boyunca doğal yaşamın izleri ve İnönü Mağaraları muhteşem bir yürüyüş rotası sunuyor. Ankara’dan günübirlik yapılabilecek güzel bir kaçamak.

13. Babadağ, Denizli

Babadağ denizli

Babadağ, Denizli‘nin batısında, Denizli-Aydın sınırını oluşturan, yemyeşil orman dokusu ve geniş yaylalarıyla adeta kurtarılmış bir bölge. Son yıllarda yayla turizmiyle tanınmaya başladı. En çok ziyaret edilen yer aynı ismi taşıyan ilçeye 5 km uzaklıkta yer alan Taşdelen Yaylası.

Bu güzel coğrafyanın büyük bölümü yaşlı ceviz ve kestane ağaçlarıyla kaplı. Dağın birçok yerinde kaynak suları fışkırıyor. Burası Türkiye’nin en güzel kamp yapılacak yerlerinden biri olabilir bence. Antik kentlerden Aphrodisias’a 23 km’lik bir yolla bağlanıyor. Denizli’ye gelmişken mutlaka uğrayın.

14. Kilistra Antik Kenti, Meram, Konya

Kilistra Antik Kenti, Meram, Konya

Kilistra Antik Kenti, Konya Meram’da görünümüyle Kapadokya coğrafyasını andıran bir yerleşim yeri. Helenistik ve Roma dönemlerine uzanan tarihi geçmişi, zengin doğal bitki örtüsü ve tarihi yapılarıyla orta çağ Hristiyan dünyasının izlerini taşıyor. Yeni adı Gökyurt. Kayalara oyulan kilise ve şapeller görülmeye değer. Konya’nın mini Kapadokya’sı diyebiliriz.

15. Valla Kanyonu, Kastamonu

Valla Kanyonu
Valla Kanyonu

Valla Kanyonu, Kastamonu‘nun Pınarbaşı ilçesi Muratbaşı Köyü’nde Küre Dağları Milli Parkı bölgesi içinde yer alıyor. Yer yer 1.100 metreye ulaşan derinliği ile dünyanın en derin ikinci kanyonu unvanına sahip. Uzman ekipmanı olmayan kişiler için tehlikeli kabul ediliyor, zaman zaman kaza ve kaybolma olayları yaşanıyor.

Pınarbaşı ilçesi Muratbaşı Köyü Kanlıçay mevkisinden girilen kanyonda geri dönmek mümkün değil, 12 kilometre yürüdükten sonra Cide ilçesine bağlı Loş Vadisi Hamitli köyünden çıkılabiliyor. Yanlardan giriş ve çıkış imkanı yok, kanyonun tamamı ortalama bir yürüyüşle ancak 2 günde tamamlanabiliyor. Amatörler girmesin, ciddi anlamda tehlikeli bir parkur.

16. Çarpanak Adası, Van

Çarpanak Adası

Çarpanak Adası, Akdamar Adası ile tanınan Van’da en az Akdamar kadar önemli bir başka ada. Van Gölü’nün kuzeydoğusunda, Van’a bağlı Çitören köyünün karşısında yer alıyor. Doğal yaşamın bozulmaması için koruma altına alınan adada Ktouts Manastırı en görkemli yapı. Akdamar’a gitmişken burası da rotanıza girebilir.

17. Ballıkayalar Kanyonu, Kocaeli

Ballıkayalar Kanyonu

Ballıkayalar Kanyonu, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde doğa yürüyüşü yapmayı sevenlerin ve doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenlerin gözde mekanlarından. Kamp ve kaya tırmanışı yapanların da ilgi gösterdiği bölge, dağcı ve izcilerin antrenman yaptıkları bir tabiat parkı.

Uzunluğu yaklaşık 2 km, genişliği 40-80 metre olan vadi özellikle kentin yoğun temposundan kaçmak isteyen İstanbulluların yeni keşfetmeye başladığı yerler arasında. Şelaleleri, deresi, göletleri ve yemyeşil doğasıyla özellikle fotoğraf çekmeyi sevenlere birbirinden güzel kareler sunuyor. Ballıkayalar Tabiat Parkı Gebze’nin Tavşanlı Köyü sınırında, İstanbul Beşiktaş’a 67 km, Gebze’ye 10 km, İzmit’e 50 km uzaklıkta.

18. Kral Kızı Hamamı, Yozgat

Yozgat Kral Kızı

Kral Kızı Hamamı, Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde yakın geçmişte gün yüzüne çıkarılan en önemli tarihi yapılar arasında gösteriliyor. “Basilica Therma” olarak anılan Roma hamamının antik havuzu 2 bin yılı aşkın süredir çıkan 50 derece sıcaklıktaki su ile doluyor.

Dönemin Roma Kralı’nın kızı için yaptırdığı düşünülen hamam özellikle kış mevsiminde kar yağışlı havalarda açık havada termal havuz keyfi yaşatıyor. Antik havuzda yüzmek bambaşka bir deneyim, mutlaka deneyin.

19. Hitit Karabel Anıtı, İzmir

Hitit Karabel Anıtı

Hitit Karabel Anıtı, 13. yüzyıla uzanan tarihi ile İzmir‘de Kemalpaşa-Torbalı Karayolu üzerinde, Gediz Havzası’nda bulunuyor. Ege Bölgesi’nde Hititlere ait tek yapı olması ve Anadolu’nun en batısındaki kaya anıtı olması nedeniyle büyük önem taşıyor.

Kayanın üzerindeki erkek figürü 2.31 metre yüksekliğinde. Kaya üzerine oyulan Hitit Anıtı’nın Hitit Krallığı’na bağlı varlıklı bir aile tarafından krallığın bölgedeki hakimiyetini simgelemesi amacıyla yaptırıldığı düşünülüyor. İzmir’e kadar gelmişken uğrayabilirsiniz.

20. Honaz Dağı Milli Parkı, Denizli

Honaz Dağı Milli Parkı, Denizli

Honaz Dağı Milli Parkı, Ege Bölgesi’nin en yüksek dağı unvanına sahip (2 bin 528 metre) Honaz Dağı, bu özelliği ile Ege’nin çatısı unvanına sahip. 1995 yılında milli park ilan edilen alan Toros Dağları’nın batı ucunda yer alıyor.

Zengin doğal yaşamı ve tertemiz havasıyla bölgede yaşayan birçok insanın hafta sonları ziyaret ettiği milli park Türkiye’nin az bilinen doğal koruma alanlarından. Asya ve Avrupa arasında önemli bir geçiş güzergahında yer alan Türkiye toprakları tarih boyunca farklı medeniyetlerin yaşam alanı oldu. Zengin tarihi ve kültürel geçmişinin yanı sıra doğal güzellikleriyle de büyüleyici bir coğrafya olan ülkemizde gezilecek, görülecek, keşfedilecek binlerce yer var.

Türkiye’nin dört bir yanı keşfedilmeyi bekleyen doğa harikalarıyla dolu. Herkesçe bilinen popüler yerlerin dışında seyahat edip görülecek çok sayıda doğa harikası var. Bu liste sadece başlangıç, daha nice gizli cennet köşeleri keşfedilmeyi bekliyor.