Türkiye, dünyada dört mevsimin yaşandığı en şanslı coğrafyalarından birinde kurulu. Üç tarafı denizlerle çevrili bereketli Anadolu toprakları tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, kültürlerin buluşma noktası. Anadolu topraklarının bu denli göz önünde olmasında elverişli iklim koşulları ve doğal yapının da büyük önemi var.

Ülkemizin dört bir yanında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda doğa harikası bulunuyor. Birçoğumuz bu güzelliklerin ne adını duyduk ne de yerlerini biliyoruz. Alternatif yerler keşfetmek isteyenlerin listesine giren, Türkiye’nin az bilinen doğa harikalarının her birinin kendine has özelliği ve hikayesi bulunuyor. Paylaşın lütfen!

Türkiye’nin Az Bilinen Harikaları

1. Narman Peribacaları, Erzurum

Narman Peribacaları

Narman Peribacaları, Erzurum’un Narman ilçesinde bulunan, su ve rüzgar erozyonunun milyonlarca yıllık etkisi sonucunda oluşan bir doğa harikası. Narman Peribacaları, bölgede Narman Kanyonu olarak da biliniyor. Her yıl şenlik düzenlenen kanyon, Erzurum ve çevre illerden birçok ziyaretçiyi ağırlıyor.

Görsel açıdan ülkemizin dünya çapında en nadide yerlerinden Kapadokya’ya benzeyen bu yer, halk arasında ‘kırmızı periler’ olarak da adlandırılıyor. Narman-Pasinler karayolu üzerinde bulunan Narman Peribacaları, ulaşım açısından oldukça rahat bir konuma sahip.

Kanyonun ABD’nin Arizona eyaletindeki her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine çeken coğrafyaya az da olsa benzerlik göstermesi nedeniyle oldukça büyük bir turizm potansiyeli olduğu söylenebilir. Hiç olmazsa önce bizler Anadolu’nun bu zenginliğini görmeliyiz. Erzurum’un bu ilginç peribacaları, UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde de yer alıyor.

2. Yavuzlar Köyü, Van

Vanadokya

Vanadokya olarak adlandırılan ilginç yeryüzü şekilleri Van şehir merkezine 125 km uzaklıkta. Kapadokya bölgesindeki peri bacalarına benzeyen oluşumlar, Van’ın Başkale ilçesine bağlı Yavuzlar köyünde yer alıyor.

Her yıl özellikle yaz mevsiminde çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlayan peri bacaları, son yıllarda yağışların etkisiyle ortaya çıkan, metrelerce uzunluktaki çok sayıda tünel ve mağaralarıyla görmeye değer. Ulaşım sorunu nedeniyle Yavuzlar Köyü’ndeki peri bacaları hak ettiği ilgiyi göremiyor.

3. Buban Bacaları, Bingöl

Buban Bacaları

Bingöl’ün Sancak beldesine bağlı Oğuldere Köyü’nde bulunan Buban Bacaları, Kapadokya coğrafyasında görmeye alışkın olduğumuz peri bacaları ile benzer görünümde.

Bingöl şehir merkezine 50 km uzaklıkta konumlanan Buban Bacaları ile ilgili bilimsel bir araştırma yapılmadığından yeryüzü şekillerinin oluşumu hakkında kesin bir bilgi yok. Ancak bacaların vadi yamaçlarından inen sel suları ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırarak peri bacasına dönüştüğü tahmin ediliyor.

4. Yenice Ormanları, Karabük

Yenice Ormanları

Yenice Ormanları, tropik bölgeler dışında dünyada ender rastlanan el değmemiş devasa ağaçları ve kendine özgü muhteşem bitki örtüsüyle oldukça geniş bir alanda bulunuyor. Toplamda 210 km boyunca işaretlenen yolda, 21 parkurun yanı sıra alternatif yürüyüş parkurları da bulunuyor.

Günübirlik, kısa ve uzun olmak üzere 3 ana kategoriye sahip alanda ayrıca 292 km’lik bir de dağ bisikleti rotası var. Orman, Safranbolu’ya oldukça yakın bir konumda. Karabük’ün Yenice ilçesi sınırlarında yer alan orman ismini de bulunduğu ilçeden alıyor.

Sahip olduğu yaban hayatı ve bitki çeşitliliğiyle öne çıkan Yenice Ormanları, 1999 yılında Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından Acil Olarak Korunması Gereken 100 Sıcak Nokta arasında gösterildi. İçerisinde hiçbir yerleşim yeri olmaması nedeniyle kesintisiz orman alanıyla orman denizi olarak adlandırılan Yenice, Türkiye’nin en büyük ormanı olarak da biliniyor.

5. İremit Camii, Artvin

İremit Camii, Artvin

Artvin’in Borçka ilçesinde, Gürcistan sınırındaki Camili Havzası’nda bulunan İmerit Camii, 1850’li yıllarda Osmanlı tarafından inşa edilen kutsal yapı.

Ahşap iç mimarisi, renkli süslemeleri ve bölgedeki mimari yapıyı yansıtan dış kaplamalarıyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakan cami Karadeniz’in en etkileyici kutsal mekanlarından.

6. Karapınar Kumulları, Konya

Karapınar Kumulları
Karapınar Çölü

Karapınar Kumulları, Konya’nın Karapınar ilçesi sınırlarında, 4 bin hektarlık bir alanda yer alıyor. Karapınar Kumulları, Türkiye’nin tek çölü olma özelliği taşıyor. Bir dönem ilçe merkezindeki yaşamı tehdit eder hale gelen kumul, alınan önlemler ve ağaçlandırma çalışmalarıyla kontrol altına alınmış.

Buzul çağına kadar uzanan tarihiyle Anadolu topraklarının en eski oluşumlarından biri olan bölge, o dönemlerden kalan büyük bir gölden kalan tortu ve millerin rüzgarla taşınıp birikmesiyle oluşmuş.

Ziyaretçilerine tam anlamıyla bir çöl deneyimi yaşatan Karapınar, kumulların tepesinde muhteşem manzaralar da sunuyor. Ancak gidecek kişilerin yanında bolca su taşımaları ve araçların kumullara saplanma tehlikesi yaşayabileceğini hatırlatmakta yarar var. Turizm değeri açısından önemli bir yer.

7. Nemrut Kalderası, Bitlis

Nemrut Kalderası

Nemrut Kalderası, Doğu Anadolu Bölgesinin en yüksek dağlarından biri olan Nemrut Dağının volkanik çöküntüsü. Kaldera, Bitlis’in Tatvan ilçesi sınırlarında bulunuyor. Kalderanın içerisinde yer alan 5 göl, lav çıkış hunisi, lav çıkış merkezi, sıçratma konisi, sıcak su kaynağı ve 6 adet mağarasıyla olağanüstü özellikleri bir arada bulunduran nadide bir yer.

Yükseliği nedeniyle Karadeniz yaylarına benzetilen kalderaya ilçe merkezinden oldukça rahat bir yolla ulaşım sağlanıyor. Yılın her dönemi farklı keşif gruplarını ağırlayan bölge, manzarasıyla ünlü. Kalderanın yakınına kadar aracınızala çıkabiliyorsunuz. Hatta kayıkla krater gölü üzerinde tur yapmak da mümkün.

8. Sille, Konya

Sille, Konya

Konya’nın Selçuklu ilçesinde Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı döneminden izler taşıyan, 5 bin yıllık tarihe sahip Sille Mahallesi, sivil mimarisi, ilginç yerleşim dokusu ve doğal görünümüyle bölgenin en etkileyici tarihi ve doğal güzelliklerinden.

327 yılında Bizans İmparatoru Konstantin’in annesi Helena’nın Hac için Kudüs’e giderken uğradığı Konya’da yaptırmaya karar verdiği kilise de Sille Mahallesi’nde. Sille, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait cami, hamam, çeşme, köprü yapılarıyla Anadolu coğrafyasındaki çok kültürlü yapıyı temsil ediyor.

9. Frig Vadisi

Frig Vadisi, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya üçgeninde yer alıyor. Vadi, Eskişehir’e 75 km, Çifteler’e 39 km, Seyitgazi’ye ise 30 km mesafede bulunuyor. Çok sayıda oyma anıt kalıntısı, tümülüs ve kült merkezinin olduğu Frig Vadisi, özellikle sonbahar aylarında trekking yapanların tercih ettiği bir yer.

Friglerin dokunduğunu altına çeviren kralı ‘eşek kulaklı’ Midas’ın coğrafyası Frig Vadisi’nin kalbi Yazılıkaya, Frigya sanatının en özgün yapılarından Midas Anıtı, Zeus Tapınağı’yla Ayzani, ana tanrıça Kibele ve kült merkezi Pessinus ve efsanelerle dolu daha nice durak görmeye değer. Arkeolojik SİT alanı olan vadiyi gezmek için mutlaka araç gerekiyor. Uzun ve keyifli yürüyüşlerin yapıldığı alanda, devasa kaya kütleleri farklı bir atmosfer yaratıyor.

Efsaneye göre, şarap tanrısı Dionisos’un Frigya’daki bir kır eğlencesinde yaşlı Satiros, Kral Midas’ın gül bahçesinde uyuyakalır. Görevliler Satiros’u bahçede bulup kralın huzuruna çıkarırlar. Satiros’u on gün sarayında ağırlayan Midas’ın misafirperverliğinden etkilenen Dionisos, kralın bir dileğini gerçekleştireceğini söyler.

Kral Midas da her dokunduğunun altına dönüşmesini ister. Ancak yemek içmek için eline aldıkları da altına dönüşünce bu uğursuz gücünden kurtulmak için Dionisos’a yalvarır. O da kralın Paktalos Irmağında yıkanmasını söyler. Bu ırmakta yıkanan Midas, her tuttuğunun altına dönüşmesinden kurtulur.

10. Seben Yaylaları, Bolu

Seben Yaylaları

Seben Yaylaları, Bolu‘nun en önemli halk kahramanlarından biri olan Köroğlu’nun Bolu Beyi’ne karşı verdiği mücadelede atını bağladığı, ayak basmadık yer bırakmadığı saklı bir hazine. Hem tarihi geçmişi hem de doğal güzellikleriyle öne çıkan Seben Yaylaları, Bolu’nun Seben ilçesi sınırlarında, Kiraz Dağı çevresinde, deniz seviyesinden 1.400 metre yükseklikte yer alıyor.

Gerenözü, Taşlıyayla ve Kızık yaylaları Seben Yaylaları arasında en çok bilinenler. Taşlıyayla mevkiinde bulunan 845 hektar alanı kaplayan Taşlıyayla Göleti, yaylalarla birlikte ziyaret edilen, piknik ve doğa etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Yaylalarla birlikte Abant‘ın yedi katı büyüklüğünde bir alanı kaplayan Seben Gölü’nü de rotanıza ekleyebilirsiniz.

11. Nallıhan, Ankara

Nallıhan

Nallıhan, Ankara‘nın 160 km kuzeybatısında, Tarihi İpekyolu üzerinde konumlanan, doğal güzellikleriyle öne çıkan bir yerleşim yeri. Çok sayıda gezilecek görülecek yere sahip olan ilçede Nallıhan Davutoğlan Kuş Cenneti, Sarıyar Yaban Koyunu Üretim Sahası ve çok sayıda anıt ağaç bulunuyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce koruma altına alınan çok sayıda doğal güzelliğe sahip olan, Nallıhan potansiyelini değerlendiremiyor. Uyuzsuyu ve Soğukkuyu şelaleleri, Sakarya Nehri, Aladağ ve Nallıhan Çayı ile altı yayla doğa severlerin ziyaret edebileceği yerler arasında.

12. Güdül Kirmir Vadisi ve İnönü Mağaraları, Ankara

Kirmir

Ankara’nın Güdül ilçesinde bulunan Kirmir Vadisi ve İnönü Mağaraları, Türkiye’nin az bilinen keşfedilmeyi bekleyen doğal güzelliklerinden. Sakarya Nehri’nin kollarından biri olan Kirmir Çayı, Köroğlu Dağları’nın eteklerinden süzülüyor.

40 km’yi aşan Kirmir Vadisi’ni oluşturan çay, Süveri ve İlhan çaylarıyla birleşerek Sakarya Nehri’ni oluşturuyor. Vadi boyunca doğal yaşamın izleri ve İnönü Mağaraları, muhteşem bir yürüyüş rotasına sahip.

13. Babadağ, Denizli

Babadağ denizli

Babadağ, Denizli‘nin batısında, Denizli-Aydın sınırını oluşturan, yemyeşil orman dokusu ve geniş yaylalarıyla adeta kurtarılmış bir bölge. Babadağ, son yıllarda yayla turizmiyle tanınmaya başlayan yerler arasında öne çıkıyor. Babadağ’ın en çok ziyaret edilen yeri ise aynı ismi taşıyan ilçeye 5 km uzaklıkta yer alan Taşdelen Yaylası.

Bu güzel coğrafyanın büyük bölümü yaşlı ceviz ve kestane ağaçlarıyla kaplı. Dağın hemen hemen birçok yerinde kaynak suları fışkırıyor. Burası Türkiye’nin en güzel kamp yapılacak yerlerinden birisi olabilir. Babadağ, antik kentlerden Aphrodisias’a 23 km’lik bir yolla bağlanıyor.

14. Kilistra Antik Kenti, Meram, Konya

Kilistra Antik Kenti, Meram, Konya

Konya Meram’da bulunan Kilistra Antik Kenti, görünümüyle Kapadokya coğrafyasını andıran yerleşim yerlerinden. Helenistik ve Roma dönemlerine uzanan tarihi geçmişi, zengin doğal bitki örtüsü ve tarihi yapılarıyla antik kent orta çağ Hristiyan dünyasının izlerini taşıyor. Yeni adı Gökyurt olan Kilistra Antik Kenti’ndeki kayalara oyulan kilise ve şapeller görülmeye değer.

15. Valla Kanyonu, Kastamonu

Valla Kanyonu
Valla Kanyonu

Valla Kanyonu, Kastamonu‘nun Pınarbaşı ilçesi Muratbaşı Köyü’nde yer alıyor. Küre Dağları Milli Parkı bölgesi içerisindeki kanyon, yer yer 1.100 metreye ulaşan derinliği ile dünyanın en derin ikinci kanyonu unvanına sahip. Uzman ekipmanı olmayan kişiler için tehlikeli olarak kabul edilen 12 km’lik parkurda zaman zaman kaza ve kaybolma olayları yaşanıyor. Kanyonun duvarlarının yüksekliği ve parkur uzunluğu geçişlerin tehlikeli olmasının nedenleri arasında.

Pınarbaşı ilçesi Muratbaşı Köyü Kanlıçay mevkisinden girilen Valla Kanyonu’nda geri dönmek mümkün olmadığından ancak 12 kilometre yürüdükten sonra Cide ilçesine bağlı Loş Vadisi Hamitli köyünden çıkılabiliyor. Yanlardan giriş ve çıkış imkanı olmayan kanyonunun tamamı ortalama bir yürüyüşle ancak 2 günde tamamlanabiliyor.

16. Çarpanak Adası, Van

Çarpanak Adası

Akdamar Adası ile tanınan Van’da en az Akdamar Adası kadar önemli bir başka ada daha var. Çarpanak Adası, Van Gölü’nün kuzeydoğusunda, Van’a bağlı Çitören köyünün karşısında yer alıyor. Doğal yaşamın bozulmaması için koruma altına alınan adada Ktouts Manastırı en görkemli yapı.

17. Ballıkayalar Kanyonu, Kocaeli

Ballıkayalar Kanyonu

Ballıkayalar Kanyonu, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunuyor. Kanyon, doğa yürüyüşü yapmayı sevenlerin ve doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenlerin gözde mekanlarından. Kamp ve kaya tırmanışı yapanların da ilgi gösterdiği bölge, dağcı ve izcilerin antrenman yaptıkları bir tabiat parkı olarak da biliniyor.

Uzunluğu yaklaşık 2 km olan ve 40-80 metrelik bir genişliğe sahip vadi, özellikle kentin yoğun temposundan kaçmak isteyen İstanbulluların yeni keşfetmeye başladığı yerler arasında. Ballıkayalar, şelaleleri, deresi, göletleri ve yemyeşil doğasıyla özellikle fotoğraf çekmeyi sevenlere birbirinden güzel kareler sunuyor.

Ballıkayalar Tabiat Parkı, Gebze‘nin Tavşanlı Köyü sınırında yer alıyor. İstanbul Beşiktaş’a 67 km, Gebze’ye 10 km, İzmit’e ise 50 km uzaklıkta.

18. Kral Kızı Hamamı, Yozgat

Yozgat Kral Kızı

Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan Kral Kızı Hamamı, yakın geçmişte gün yüzüne çıkarılan en önemli tarihi yapılar arasında gösteriliyor. ‘Basilica Therma’ olarak anılan Roma hamamının antik havuzu, 2 bin yılı aşkın süredir çıkan 50 derece sıcaklıktaki su ile doluyor.

Dönemin Roma Kralı’nın kızı için yaptırdığı düşünülen hamam, özellikle kış mevsiminde kar yağışlı havalarda açık havada termal havuz keyfi yaşatıyor.

19. Hitit Karabel Anıtı, İzmir

Hitit Karabel Anıtı

Hitit Karabel Anıtı, 13. yüzyıla uzanan tarihi ile İzmir‘de Kemalpaşa-Torbalı Karayolu üzerinde, Gediz Havzasında bulunuyor. Hitit Karabel Anıtı, Ege Bölge’nde Hititlere ait tek yapı olması ve Anadolu’nun en batısındaki kaya anıtı olması nedeniyle büyük önem taşıyor.

Kayanın üzerindeki erkek figürü 2.31 metre yüksekliğinde. Kaya üzerine oyulan Hitit Anıtı’nın Hitit Krallığı’na bağlı varlıklı bir aile tarafından krallığın bölgedeki hakimiyetini simgelemesi amacıyla yaptırıldığı düşünülüyor.

20. Honaz Dağı Milli Parkı, Denizli

Honaz Dağı Milli Parkı, Denizli

Ege Bölgesi’nin en yüksek dağı unvanına sahip (2 bin 528 metre) Honaz Dağı, bu özelliği ile Ege’nin çatısı unvanına sahip. 1995 yılında milli park ilan edilen Honaz Dağı Milli Parkı, Toros Dağları’nın batı ucunda yer alıyor.

Zengin doğal yaşamı ve tertemiz havasıyla bölgede yaşayan birçok insanın hafta sonları ziyaret ettiği milli park, Türkiye’nin az bilinen doğal koruma alanlarından.

Asya ve Avrupa arasında önemli bir geçiş güzergahında yer alan Türkiye toprakları, tarih boyunca farklı medeniyetlerin yaşam alanı oldu. Zengin tarihi ve kültürel geçmişinin yanı sıra doğal güzellikleriyle de büyüleyici bir coğrafya olan ülkemizde gezilecek, görülecek, keşfedilecek binlerce yer var.

Türkiye doğal güzellikler açısından oldukça zengin bir ülke. Türkiye’nin dört bir yanı keşfedilmeyi bekleyen doğa harikalarıyla dolu. Herkesçe bilinen popüler yerlerin dışında, seyahat edip, görülecek çok sayıda doğa harikası var.

17 YORUM 💬

  1. Yabancı turistler deli gibi gidiyor fotoğraftaki Bitlis krater gölüne. Ben askerliğimi orada yaptım ne büyük hata ki gidip görmedim.

  2. Arkadaşlar bu bölgeyi (Nemrut Kalderası) gezmek isterseniz, Bitlis Adilcevaz Süphan Dost Kulübü’yle iletişime geçin.

  3. Allah askina paylasmayin boyle seyler ya… Dogal bir yerler kaldiysa birakin dogal kalsin … Aninda istila edilir simdi burasi.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın