Afrika‘nın güneybatısında yer alan Namibya, sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikler ve kültürel dokusuyla şaşırtıcı bir ülke. İsmini Atlas Okyanusu kıyısı boyunca uzanan Namib Çölü’nden alan ülke, benzersiz güzelliğiyle insanın aklını başından alıyor.

Namibya fotoğrafçılar için tam bir cennet. Tezat renklerin karışımı ve canlılığını en güzel görebileceğiniz Afrika ülkesinde huzur ve dinginlik bir arada. Batıda Atlas Okyanusu, doğuda gezegenin en sıcak çölü Kalahari, güneyde Güney Afrika, kuzeyde ise yerel kabilelerin yerleşim yeri Kunene’nin arasındaki ülke bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor.

namibya
Namib Naukluft Ulusal Parkı, Namibya

Namibya dört ana bölgeden oluşuyor: Ülkenin en kurak bölgesini meydana getiren Namib Çölü, Atlas Okyanusu’na 1,400 km’lik kıyı şeridine sahip. Yüksekliği 2,500 metreyi aşan Brandberg Sıradağları’nın yer aldığı plato, yerel halk Sanların yaşadığı Kalahari Çölü ve kuzeyde Angola sınırı boyunca ülkenin en yeşil bölgesi olan Caprivi Şeridi.

Ülke nüfusu çok kültürlü bir görünüme sahip. Nüfusun yüzde 50’si Ovambo, yüzde 9’u Kavango, yüzde 7’si Herero, yüzde 7’si Damara, yüzde 5’i Nama, yüzde 4’ü Caprivili ve yüzde 3’ü Sanlardan oluşuyor. Nüfusun geri kalanı ise Hollandalı, İngiliz, Alman ve Güney Afrikalılardan meydana geliyor.

Namibya kendisinden beklenmeyecek şekilde çok çeşitli bir faunaya sahip. Sayısı çok az olan siyah gergedanlar, çitalar, filler, antiloplar ve çok sayıda deve kuşlarını görebileceğiniz bir coğrafya.

namibya windhoek
Başkent Windhoek

Namibya’nın başkenti Windhoek, ülkenin tam merkezinde konumlanıyor. Alman sömürgesi olduğu dönemin mimari izlerini taşıyan şehir yemyeşil parkları, hoş kafeleri, alışveriş merkezleri ile ülkenin diğer bölgelerini keşfetmeden önce hiçbir şey yapmasanız bile bir iki günlük zaman ayırmayı hak ediyor.

Swakopmund, Namibyalıların deniz tatili için tercih ettiği bir şehir. Yıl boyunca güneşin yüzünü esirgemediği Swakopmund, palmiyelerin sıralandığı sahili, sömürge döneminin izlerini taşıyan tarihi yapılarıyla Alman kültürü atmosferi hissettiriyor.

Swakopmund’a yarım saat uzaklıktaki Walvis Bay, okyanusla birleşen Namib kumulları, kıyıda dolaşan pembe flamingolar, fok sürüleri, pelikanlar, yunuslar ve balinalarla doğal koruma bölgesi.

namibya çölü
Dune 45 Sossusvlei, Namibya

Dünyanın en eski çöllerinden biri olan Namib’de Afrika’nın en büyülü destinasyonlarından biri olan Sossusvlei yer alıyor. Devasa kum tepelerinin yükseldiği Sesriem-Sossusvlei bölgesi, güneşin konumuna göre rengi değişen, yeryüzünün en büyük kumullarına sahip.

Namibya’nın ünlü kızıl kum tepelerinden Dune 45, 400 metre yüksekliklere ulaşarak en çarpıcı görüntülerden birini oluşturuyor olsa da çölün sürprizleri bu kadar değil. Bu kumulların tepesine çıkmak bir hayli yorucu olsa da manzara tüm yorgunluğa değiyor. 61 kum tepesine çıkmak için gün doğmadan yola çıkmak gerekiyor.

Deniz kumlarından oluşmuş bu sıra dışı tepelerin yakınlarında konaklayarak gizli vahşi yaşamın ve dünyanın başka hiçbir yerinde göremeyeceğiniz güzellikteki manzaraları keşfedebilirsiniz. Tüm bu muhteşem manzara ve vahşi yaşam Namib Naukluft Ulusal Parkı‘nın koruması altında bulunuyor.

namibya blog
Dead Vlei

Namibya’nın en çok fotoğraflanan bölgesi Dead Vlei, kırmızı renkli kum tepelerinin bulunduğu killi katmandan oluşan benzersiz bir coğrafya. Namib Naukluft Ulusal Parkı sınırlarında Namib Çölü’nde yer alan Dead Vlei’de 100 yıllık kurumuş ağaçların kızıl kum tepeleri arasında yarattığı manzara görmeye değer.

İskelet Sahili, isminin yarattığı kötü izlenime rağmen ıssız görünümü ve etkileyici ekolojik yapısıyla Namibya’nın en çok ziyaret edilen bölgelerinden biri. Korkutucu gemi enkazlarının yer aldığı sahilde Fria Burnu’ndaki fok kolonileri birbirinden güzel fotoğraf karelerine hayat veriyor. Hoarusib Kanyonu’nun akik taşı oluşumları bölgenin zenginliğini hissettiriyor.

Namibya’nın en yüksek dağı olan Brandberg’de 1000’den fazla bilinen barınak ve bu barınaklarda 45,000’den fazla hayvan ve insan çizimleri bulunuyor. Brandberg’deki en popüler çizim ise 25,000 yıllık olduğu tahmin edilen Beyaz Kadın çizimi. Brandberg, 3 Ekim 2002 yılında ulusal anıt olarak kabul edilmiş.

Brandberg’deki Beyaz Kadın çizimi ve Twyfelfontein’deki taş sanatları Namibya Miras Kurulu’na bağlı olarak hizmet veriyor. Taş sanatları ile ilgilenenler için Brandberg ve Twyfelfontein kesinlikle Namibya’da ilk olarak görülecek yerler arasında.

namibya etosha
Etosha Ulusal Parkı

Etosha Ulusal Parkı, Afrika’nın en büyük üçüncü vahşi yaşam parkı unvanına sahip. Ulusal parkta filler, zebralar, zürafalar, antiloplar, sırtlanlar ve büyük kediler bir arada yaşıyor. 22,000 metrekare genişliğindeki Etosha Tuzlası, dev bir çimenlik araziden oluşuyor.

Safari parkının bir ucundan diğer ucuna araçla 6 saatte gidiliyor. Park içerisinde çok sayıda vahşi yaşam gözlem noktası bulunuyor. Su birikintileri çevresinde duraklayan araçlardan vahşi yaşam gözleniyor.

Lüderitz, Namibya’nın Alman sömürge döneminin izlerini görebileceğiniz şehirlerinden. Ülkenin güneyinde, okyanusa doğru uzanan bir bölgede yer alan şehir, doğal yapısını korumayı başarmış.

Afrika’nın en güzel liman kentlerinden biri olan Lüderitz, tarih boyunca önemli bir ticaret merkezi olmuş. Balıkçılık ve gübre üretimi ile gelişen kasabada 1909’da bulunan elmas madeni ile hızlı bir gelişim ve zenginleşme yaşanmış.

Kaokoland olarak da bilinen bölge, Namibya’nın kuzeybatısında yer alıyor. Bu bölge geleneksel yaşamlarını sürdüren, göçebe halk Himbalar‘a ev sahipliği yapıyor. Mevsime göre çölden daha sulak ve yeşil alanlara göç eden halk zaman zaman yerleşik yaşama da geçiyor.

Kendilerine has gelenek, yaşam tarzı ve giyim kültürü olan yerel halkın kadınlarının örülmüş saçları ilgi çekici. Bedenlerine tereyağı karışımı ile kırmızı toprak boyası süren kadınlar zorlu çöl ikliminden korunuyor.

namibya afrika

Genel olarak yağış miktarını ele aldığımızda Namibya kurak bir iklime sahip. Kıyı kesimlerinde yağış daha fazla olurken içerilere girildikçe kuraklık artıyor. Namibyalılar yılda ortalama 300 gün güneş görüyor ve sadece iki mevsim yaşıyorlar.

Kurak kış ile ne olacağı tam kestirilemeyen çok yağışlı yaz. İlkbahar ve sonbahar neredeyse hiç fark edilmiyor ancak mevsimler arası geçiş döneminde çok kısa bir süre için görebilmek mümkün.

Namibya’da kış dönemi (mayıs–eylül) iç bölgelere gitmek için en iyi zaman dilimi. Günler genellikle ılımandan sıcağa doğru değişiyor ve bulutsuz masmavi bir gökyüzü oluyor. Sıcaklık güneyde 22-27 derece arasında, orta bölgelerde 20-26 derece ve kuzey bölgelerde 6-10 derece civarında.

namibya ülkesi
Namib Naukluft Ulusal Parkı, Walvis Koyu

Geceleri 5-10 derece arasında sürekli soğuk. Geniş arazilerde buzlanma çoğu zaman yaşanıyor, ancak sabah 11 saatlerinde sıcaklık 20 dereceyi görüyor. Kışın yağış olmadığından dolayı hava sürekli olarak kuru.

Namibya’da yaz dönemi (ekim-nisan) gündüzleri çok sıcak ve geceleri çok soğuk geçiyor. İç bölgelerde 30 derecede seyreden sıcaklık 35 dereceye kadar yükseliyor. Yaz sıcakları orta bölgelerde biraz daha serin olduğundan Atlas Okyanusu kıyılarına doğru yola çıkmak yerel halk tarafından da sıkça tercih edilen bir yöntem.

Namibya’da yağmurlu dönem kasım ve mart ayı arasında kendini gösteriyor. Bu dönemde hava çok bulutlu ve çoğu zaman gök gürültülü yağış oluyor. Ne zaman geleceği hiç belli olmayan yağmurun yanında buharlaşma oranı da çok çok yüksek. Neyse ki yağmur havayı yeteri miktar nemlendirdiğinden dolayı tropikal ülkelerde görülen çamur burada fazla görülmüyor.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın