Singapur’da vaktimi neredeyse hep kaldığım hostelde geçiriyorum. Kaç gündür neredeyse her gün yağmur var. Ne zaman dışarı çıkma palanı yapsam kendimi hostelin lobisinde laptop başında, blogumla deli gibi ilgilenirken buluyordum. Öyle ki yemek dışında pek dışarı çıktığım bile olmuyordu. Sabah 5’te hatta 7’de uyuduğum, gün içerisinde 10’da veya öğleden sonra uyandığım zamanlar oluyordu.

Bulmuşken hızlı interneti zamanımı internette okuyarak, araştırarak, aylardır dinleyemediğim şarkıları Youtube’den dinleyip nostalji yaşayarak, efkarlanarak, fotoğrafları düzenleyip google ile senkronize ederek geçiyordu. Tabi en çok zamanımı da yoldaolmak.com sitemi düzenleyerek, yazılara hazırlayarak geçiyordu.

Singapur’da Little India bölgesindeki hostelimde Türkiye’den gelecek pasaportumu beklerken bu rutin düzenimi bozan bir şey oldu. Güzel bir şey. 2 aydır memleketten ayrılıp dünya turuna çıkmış Bekran hostelin kapısından içeri girdi. Onun yollarda olduğunu öğrendiğimden bu yana iletişim halindeyiz. Nepal, Hindistan, Tayland, Myanmar, Japonya, Kamboçya derken yeni adresi Singapur olmuştu. Bekran ile Tayland, Koh Phangan’da buluşacaktık, ancak O planlarını  değiştirince kısmet burası oldu.

Şahane gezi yazılarını anlattığı Yol Hiç Bitmez, Uzar Gider adlı blog sayfasına muhakkak göz atmalısınız. blog ödülleri yarışmasında ilk 3’te şu anda.

Kendimizce bu tarihi anı değerlendirip, kendimizi dışarı attık. Kaldığımız hostelden yürüyerek Marina Bay bölgesine geldik. Ne daha önce gördüğüm gece canlılığı, ne de gün içerisinin o cıvıl cıvıl kalabalığı vardı. Saat akşamın sekiziydi ama her yer boş, ölü gibiydi. Pazartesileri galiba böyle olmalı diye düşündük.

Bol bol fotoğraflar çekerek, yol hikayelerimiz hakkında sohbet ederek dolaştık. Kahve içmek için kendimizi Marina Sands Oteli’nin casinosuna attık. Devamında Marina Bay çevresindeki turumuzu tamamlayıp, Clarke Quay bölgesine geçtik. Burası benim Singapur’a aslında ilk adımımı attığım yer sayılır.

Metroyla buraya ilk geldiğimde Marina Bay’in, Sydney Circular Quay’a ne kadar benzediğini hissetmiştim. Lüks, pahalı barlar Dünya Rugby Şampiyonası nedeniyle tıka basa doluydu. Şimdiyse saat gece yarısını geçerken mekanların hepsi kapanmış, açık olanlarda da müşteri yok.

5 saate yakın olmuştu hostelimizden ayrılıp yürüyerek Singapur’u gezmemiz. Gece yarısını geçe hostelimize döndük. Yine fotoğraflar, internet, mailler, mesajlar derken uyuduğumuzda saat sabahın 4’üne geliyordu.

Bu saatler benim için neredeyse rutin uyuma saatleri olmuştu. Bu düzeni kırmalıydım.

Day 503: Singapur:12 Little India, 19 Aralık 2011, Pazartesi

3 YORUMLAR

  1. Selamlar…Singapur ile ilgili yaznızı okudum ilgimi çekti. Yıllardır konustuğum bildiğim kız arkadasım var, kendisi Filipinli ve singapurda çalışıyor. Acaba onun yardımıyla Singapur’da yaşayabılır mıyım? Çalışma şartları ve asgari olarak verilen ücretler nelerdir? Çalışmak için herhangi bir vize istenıyor mu? Bu konuda bigi veririseniz çok sevinirim.

    • Merhaba,

      Singapur, klasik Asya ülkelerinden farklı olarak tipik bir Avrupa ülkesi gibidir. Singapur’da çalışmak için elinizde work visa olması gerekir. Bunun için de oldukça uzun prosedürler var. Eüer Singapur’da iş bulabilirseniz size work visa alabilirlerse orada kalabilirsiniz.

      Sorularınızı Soru ve Cevap sayfasında sorarsanız bilgim ölçüsünde yardımcı olmaya çalışırım.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!