Kampong Glam, Singapur’un gökdelenlerle dolu yüzünden tamamen farklı bir yapıya sahip bir mahalle. Singapur‘un birden çok kimliğinin bir kanıtı. Dünyaya Budist, Müslüman, Hindu, Hıristiyan ve farklı inanca sahip olanların barış içinde bir arada yaşadığı çok kültürlü toplum modeline sahip dünyadaki nadir ülkelerden.

Tüm duyu organlarını harekete geçirebilen bir ülke. Hintli, Çinli ve Malaylılardan oluşan çok kültürlü yapısı bunun en temel sebeplerinden birisi. Farklı kültürleri, etnik kökenleri, mutfakları aynı potada eriten Singapur’un en büyük başarısı, bir arada yaşama kültürü ve sahip olduğu tüm zenginlikleri geliştirerek dünyaya tanıtması. Singapur’a gidince sanki aynı anda farklı ülkelere seyahat etmiş gibi hissettiriyor.

Kampong Glam
Kampong Glam

Kampong Glam

Kampong Glam, 1800’lerde Johore Sultanına ve Arap, Cava, Bugis ve Boyanese topluluğuna ev sahipliği yapan Müslüman bir mahalleydi. ‘Kampong’ kelimesi ‘Malay dilinde bileşik’ anlamına gelirken ‘gelam’ ise bölgede yaygın olarak bulunan ve tekne yapımında, ilaç yapımında ve hatta yemek için baharat olarak kullanılan uzun yapraklı kağıt kabuğu ağacını ifade ediyor.

Malta

Bugün geleneksel etkiler bir dizi havalı mağaza ve kafe ile birleşerek, birbirine bağlı birkaç caddeden oluşan bölgede her şeyi bulabileceğiniz popüler bir mekâna dönüştü. Bölgenin eşsiz bir tadı var.

Tarihsel olarak Singapur’un en eski kentsel bölgelerinden biri olan Kampong Gelam, asırlık geleneklerin ve modaya uygun yaşam tarzının çarpıcı bir şekilde bir araya geldiği bir semt.

Singapur’da pazar ve çarşıların en rahat keşfedilebileceği yerlerden. Arap ve Malezyalıların bölgesi daha az kalabalık ve her bir sokağında yeni sürprizlerle karşılaşılan bir mahalle. Ara sokaklara karışmayı ihmal etmeyin, her birinde nefis cafeler ve şirin dükkanlar var. Hemen hepsi de çok fotojenik, gezin, fotoğraflar çekin, oturun kahvenizi için.

Haji Lane, sokağı en güzel olanlarından biri. Art Deco tarzların tasarlanmış koruma altındaki evlerin altındaki mağazalarda, Akdeniz restoranlarının yanında minimalist butikler yer alıyor. Sokak sanatının muhteşem bir örneği olan sokakta birçok bina graffitilerle süslü.

Haji Lane’deki her bir butik çok özgün, her bir cafe birbirinden şirin. Özellikle kahve ve nargile hayranlarının gözde duraklarından. Selfie Cafe, sokakta ziyaret ettiğim en sevdiğim yerlerden biri oldu. Kremalı kahvenizi seçiyorsunuz, size verilen telefonla selfinizi çekiyorsunuz. Kısa bir süre sonra fotoğrafınızın kremanın üzerine basıldığı kahveniz hazır. Afiyet olsun.

Mağazalar ve yemek mekanlarının yanı sıra Kampong Glam’da Singapur’un en büyük camisi olan Sultan Camii, Malay Miras Merkezi ve ülkenin tek Vintage Kamera Müzesi gezilecek yerler arasında.

Sultan Camii, 1824’te Singapur’un ilk sultanın Hussein Şah tarafından yaptırılmış. Singapur’un kurucusu Sir Raffles, caminin yapılması için 3,000$ bağışlamış. Kampong Glam’ın kalbinde yer alan caminin ilk yapılışından 100 yıl kadar sora yeniden tadilatı yapılmış. Görkemli altın kubbeli muhteşem ibadethane, Singapur’un en önemli dini yapılarından biri.

Arab Street ise caminin hemen karşısında uzayan, bölgenin en renkli ve en güzel caddelerinden. Çok sayıda Türk ve Ortadoğu yemeklerinin yenilebileceği, birçoğu Türkçe ve Arapça isme sahip restoran bulunuyor. Cafelerin çoğunda nargile de hazırlanıyor.

Memleket lezzetlerini özleyenlere Alaturka Restoranı öneririm. Yemekler güzel ama Singapur’d her yerde olduğu gibi fiyatların yüksek olduğunu söyleyebilirim. Türkiye fiyatlarıyla asla kıyaslamayın, Singapur görece pahalı bir ülke zaten.

Sömürge dönemine kadar uzanan bir tarihe sahip çarşıların yanında burada, Hint kültürünü yansıtan etkileyici bir tapınak da görülebiliyor. Kwan Im Thong Hood Cho Tapınağı açıksa uğrayın. Ayrıca malay kültürü ile ilgili bilgiler alabileceğiniz Malay Heritage Centre da görmeniz gereken yerler arasında.

Sultan Camii, Singapur
Sultan Camii, Singapur
Kampong Gelam
Kampong Gelam

Malay Heritage Centre (Malay Miras Merkezi), Singapur’un Malay topluluğunun zengin mirası ve kültürü hakkında bilgi edinmek istiyorsanız uğramanız gereken bir müze. Malay mirası enstitü, eski bir sarayın arazisinde yer alıyor.

Sultan Hüseyin Şah’ın oğlu Sultan Ali tarafından 1840 yılında yaptırılan Istana Kampong Gelam, Sir Stamford Raffles’ın 1819’da gelişinden önce, Singapur’daki Malay sultanlarının kraliyet binasıydı.

Eski ihtişamına uygun olarak güzel bir şekilde restore edilmiş Malay Miras Merkezi, çoğu Endonezya takımadalarından tüccar olan denizci Bugis halkı gibi diğer Malay kültürleri hakkında bilgi veren tarihi eserlere, interaktif multimedya ve renkli sergilere sahip.

Geleneksel yemekler için 90’lı yıllardan bu yana hizmet veren, Michelin Bib gurme listesindeki bir restoran olan Hjh Maimunah‘a uğrayın. Ünlü Zam Zam Singapur, Roti prata (Güney Hindistan gözlemesi) ve pek sevdiğim murtabak (et ve yumurta ile doldurulmuş tavada kızartılmış ekmek) ile meşhur.

Dünya lezzetlerinin özlemini çekiyorsanız, Bussorah Caddesi boyunca yer alan Tipo Pasta Bar‘da İtalyan mutfağı ve Fika Swedish Café‘de karnınızı doyuracak İsveç yemekleri bulabilirsiniz. Ayrıca Orta Doğu yemekleri restoranları da burada.

🏨 Konaklama tavsiyelerim: Orchard Road’da kalmak isteyenler Orchard Hotel‘de kalabilirler. Clarke Quay’ide nefis konumdaki Paradox Singapore Merchant Court enfes bir tercih olabilir. Marina Bay bölgesindeki ise kaldığım Park Royal Hotel Marina Bay şahane bir tercih.

Hostel tercih edecekler için CapsulePod@Aljunied ve Galaxy Pods Capsule Hotel kapsül otelleri oldukça merkezi. Ayrıca Backpacker Cozy Corner Guesthouse ve Bluewaters Pods 38 Hongkong St radarınızda olsun ✔️

Bugis

Bugis, Singapur’un şehir merkezindeki sanat ve miras bölgesi. Yerel tüccarlarla ticaret yapmak için buraya gelen Endonezyalı denizci Bugis halkının adını taşıyan Bugis Caddesi, renkli bir geçmişe sahip. Tarihsel olarak, denizcilerin, seyyar satıcıların ve askeri personelin uğrak yeri olmuş.

Bugis mahallesi, Singapur Ulusal Müzesi (National Museum of Singapore) ve Peranakan Müzesi gibi müzelere ve Ermeni Kilisesi ve Singapur’un en eski itfaiye istasyonu olan Merkez İtfaiye İstasyonu gibi ulusal anıtlara ev sahipliği yapıyor.

Singapur Ulusal Müzesi, Singapur’un en eski müzesi, ülkenin tarihi ve kültürünün bir vitrini. Singapur’un tarihi ve kültürü hakkında bilgi edinmek istiyorsanız ilk uğramanız gereken yer burası.

Ermeni Kilisesi, Singapur’daki en eski Hıristiyan kilisesi. 19. yüzyılın başlarından kalma bir mimari şaheser. Ermeni keşiş olan Aziz Krikor Lusavoriç’e adanmış ibadethane, Singapur’daki en eski Hıristiyan kilisesi. Raffles Otelini de inşa eden Sarkies kardeşler gibi, Singapur’da bir zamanlar etkili olan Ermeni cemaati tarafından yapılmış.

Peranakan Müzesi, Güzel eserler ve eğlenceli sergilerle dolu birinci sınıf bir müze. Singapur’un canlı Peranakan topluluğunu ve tarihini tanımak isterseniz uğrayın.

Peranakan kültürü, özellikle Melaka, Singapur, Penang ve Medan’ın halkı ile antik Çin kültürünün Nusantara bölgesinin yerel kültürleriyle, yüzyıllarca süren evlilik sonucu kültürlerarası ve ırklararası benzersiz melezleşmesi ile karakterize bir kültür. Müzede her biri kültürün farklı yönlerine odaklanan 10 galerid

Bugis, tam bir alışveriş cenneti. Orchard Road ile kıyaslanmayacak ucuz ve uygun fiyatlı hemen her türlü şeyi bu bölgedeki kapalı çarşılardan, sokak tezgahlarından veya dev plazalardaki shoplarda bulmak mümkün.

Dolambaçlı Bugis Caddesi boyunca uzanan büyüleyici işletmeler, bazı alışveriş pazarlıkları yapmak için harika yerler. Singapur çarşı ve bit pazarlarının yoğunlukta olduğu bölgede, elektronik ürün mağazaları, ucuz kıyafetler ve hediyelik eşyalar sunan çok sayıda dükkan var.

Singapur’da alışveriş için en uygun yer. Bir şey almasanız da içeri dalıp pazarlığa girişin benim gibi.

Singapur’un çok renkli kültürüne renk katmak istiyorsanız Kapmpong Glam ve Bugis’ten sonra; Singapur gezilecek yerler arasında yer alan Chinatown‘a da uğramayı ihmal etmeyin.

Önceki blog yazısıAkdeniz Mavisi: En Güzel Kaş Plajları
Sonraki blog yazısıDoi Inthanon National Park, Chiang Mai
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

1 YORUM

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın