Lithops isimli bitkiyi ilk defa Singapur’da Gardens by the Bay Botanik parkında yer alan Flower Dome bölümünde görünce çok şaşırmıştım. Çünkü daha önce böylesi bir bitkinin varlığını ne duymuştum ne de görmüştüm.

Lithops (living Stones) ismi Yunanca’da kaya benzeri anlamına geliyor. İlk kez 1811’de İngiliz botanikçi William John Burchell tarafından tanımlanmış. Güney Afrika’da en çok Namibya ve civarında bulunan Lithops bitkisine Canlıtaş çiçeği de deniyor.

Lithops Bitkisi

Yaşayan Taş: Lithops

➡ Instagram hesabım @yoldaolmak ✔️

Güney Afrika çöllerinde yetişen Lithops bitkisi Türkçe’de daha çok ‘yaşayan taş’ olarak biliniyor. Taşlara bakınca neden böyle dedikleri kolaylıkla anlaşılıyor. Ayrıca “taş öpen”, ‘taş emen’, ‘inek toynağı’, ‘çiçek açan taş’ veya ‘Altıntaş’ gibi isimlerle de anılıyor.

Çapları yaklaşık 2-3 cm olan Lithopslar, şekil ve renk bakımından bulundukları yerdeki çakıllara benziyorlar. Singapur Gardens Bay the Bay’de yerleştirildikleri alanda onları normal taşlardan ayırt etmek pek de kolay değildi. Kuru toprak, kum ve çakıllardan oluşan diğer bitkilerin yaşamasının nerdeyse imkansız olduğu bir ortamda yetişebiliyor.

Gövdeleri görülmeyecek kadar küçük olan bu bitkiler dıştan sadece ters konik yaprakların çakıl şeklindeki üst kısımları görülebiliyor, alt bölümleri ise toprak altında kalıyor. Bundan dolayı çakıl taşlarıyla aynı hizada yer aldıklarından çok başarılı bir kamuflaj ustası oldukları söylenebilir.

Bu bitkilerin yapraklarının üst kısımalarında bulunan ‘tanin’ kimyevî maddesi nedeniyle morötesi ışığın alttaki dokulara gerekenden fazla gitmesini engeller ve yaprakların mermer gibi değişik renk ve desende görünmelerine sebep oluyor

Malta

Bu uyum sayesinde ortaya çıkan görüntü yenme tehlikesine karşı iyi bir kamuflaj sağlıyor. Hayvanlar gözünde sadece bir taş bu çünkü.

İnek Toynağı
Lithops Yaşayan taş
Yaşayan Taşlar

Orta, güney ve kuzey Afrika’da yaşıysan Lithops, Mesambryanthemaceae ailesinin su depolama özelliği olan ve en çok bilinen çeşidi. Lithops bitkisinin şimdiye kadar 37 türü ve 93 çeşidi tespit edilmiş. Denizden yaklaşık 2.500 metre yükseklikte kurak iklimlerde, daha çok kireçli, kumlu, demir yönünden zengin taşlı topraklarda yaşıyor.

Yaprakları ters dönmüş ve birbirine bitişik iki koni şeklinde olan bu iki tür; gri, yeşilimsi gri, kırmızımsı ve pembe gibi farklı renklerde olabiliyor. Farklı çiçek rengi, meyve şekli, tohum yapısı ve yaprak renklerine göre sınıflandırılmışlar.

Lithops
Lithops Plant
Taş öpen
Lithops Living Stones

Her yağmur sezonunda, Yaşayan taş Lithopslar yaprak çiftinin ortasında yaklaşık 2,5 cm çapında papatya benzeri sarı-beyaz, parlak çiçekler açıyor. Çok nefis kokular yayan ve birkaç açık kalan çiçekler gündüz açılıp, geceleri kapanıyor. Parlak renkleriyle çöldeki arıları kendisine çeker ve bu şekilde tozlaşır.

Kısa gövdesi sabit olarak kalıyor ve bir dal gibi uzayamıyor. Yapraklar ayrı gibi görünse de altta tek bir gövdeye bağlı. Yılda sadece 1 yaprak geliştirecek kadar büyüyebiliyor. Yeni yapraklar çıktığında eski yapraklar ölür.

Bitkinin geri kalan kısmı toprak altında gömülü halde bulunuyor ve bu kuru ve sıcak bir iklimde onun yaşayabilmesini sağlıyor.

Living Stones
Taş Emen

Çöle uyum sağlayan, çölün gülü Lithopslar çok ilginç bir bitki. Yaprak yüzeylerinin çakıllara benzemesi, onların çöl hayvanlarına yem olmasını engellerken, gövdelerinin toprak yüzeyinden aşağı çekilmesi ve topraktaki en küçük su birikintisini israf etmeden alabilecek şekilde evrim geçirmeleri, onların çok az suyla hayatlarını sürdürebilmelerini sağlamış.

Yaşayan bitki Lithops veya Altıntaş bitkilerinin kavurucu çöl ortamında dahi suyu en etkin şekilde depolayabilmesi; çiçeklerinin arıların doğaya çıktığı zamana göre açılarak bu sayede döllenmesi; meydana gelen tohumların yağmur yağıncaya kadar saklanıp gözetilmesi oldukça ilginç ve hayranlık uyandırıcı.

Bunu görmek istiyorsanız Singapur’da yer alan Gardens by the Bay’deki Flowers Dome‘nin üst katına uğrayın. Singapur Airlines ile Singapur’a uçun, ayrıca yine bitki yönünden oldukça renkli ve zengin Singapore Changi Airport‘taki Ayçiçeği Bahçesi, Kelebek Bahçesi’ne de uğrayın.

Önceki blog yazısıİtalya’nın Az Bilinen Köşesi: Itria Vadisi
Sonraki blog yazısıAşkın ve Şiirin Şehri: Şiraz
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

1 YORUM

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın