Tayland’ın Phang Nga bölgesi denince akla ilk gelen yer olan Khao Lak’dayım. Yakınındaki national parklar nedeniyle popüler olan bu kasabayı, 2004 yılındaki tuunami vurmuş ve kasabanın 4 km kadar içlerine kadar girip resmi kayıtlara göre 4225 canı almış.

Güney Tayland kıyıları boyunca da ölen insan sayısı 5395 olarak kayıtlara geçmiş. 2007/08 yılları ve sonrasında tekrar turistler bu gözde yere gelmeye başlamışsa da hiçbir zaman tusunami öncesi ziyaret sayısına ulaşamamış.

Khao Lak, Tayland’ın popüler turistik adası Phuket’in 60 km kuzeyinde bulunuyor. Turistlerin çoğu İskandinav ülkeleri ile Almanya’dan. Phuket Old Town otobüs terminalinden biletimi alıp (100THB, 5,7TL) otobüse atladım, 2 saat sonra Khao Lak’taydım.

SeeWeed adlı bir hostelde 3 kişilik dorm odasında bir yatak kiraladım (250THB) ve hemen yandaki Sea Dragon Dalış Okulu ile görüşmeye gittim. 1993’te kurulmuş bu okul kasabanın en eski okulu. Sahipleri İsveçli Uwi ile İngiliz Sara. Sadece dalış öğretmekle kalmayıp yakındaki Similan, Surin, Kh Bon, Koh Tachai’ye günlük veya gecelemesi teknede olan turlar organize ediyorlar.

Open Water PADI 9.800THB, Advanced PADI ise 7800THB. Kurs için zorunlu olan 5 dalıştan ikisini Similan Adasında yapmak istediğim için 2800THB ek ödeme yaptım. Eğer sadece Smilan Adasına 2 defa dalış yapmak isterseniz ödemeniz gereken ücret 4500THB. Diğer bir açıdan baktığımızda, dalış kursu alarak 1700THB, 97TL tasarruf yapmış oldum. Similan Adasının bulunduğu bölge national park olduğundan 600THB giriş ücreti ödemek zorundasınız.

Benim aslında Kha Lok’ta Smilan’da dalış yapma niyetim vardı. Fiyatları öğrenince fikrimi değiştirip advanced PADI kursunu almaya karar verdim. İyi ki de öyle yapmışım.

Dalışla ilk tanışmam Temmuz 2004’te tatile gittiğim, harika bir deniz altı dünyasına sahip Mısır’ın Sharm El-Sheikh şehrinde olmuştu. Herhangi bir dalış sertifikam olmadan macera dalışı olarak gerçekleştirmiştim. Büyüleyici bir dünyaya ilk adımdı.

Bu ilk dalışın ardından 7 yıl geçtikten sonra tekrar dalmam Endonezya’ya kısmet oldu. Bundan 7 ay önce Temmuz 2011’de, inanılmaz güzellikte mercan resiflerine ve batık gemilere sahip Bali’nin Amed kasabasında, ilk dalış kursum olan PADI Open Water Diver eğitimini alarak ilk sertifikamı edindim.

Sonrasında Borneo Adası’nın dünyanın ünlü dalış noktalarından olan Mabul ve Siamil Adalarında 6 dalış yaptım. Yine Filipinler’in Coron Adasında ikisi II. Dünya Savaşından kalma batık gemilere olmak üzere 3 kez daldım. Aslında Coron’daki bu dalışlar 28 metre derinlikteydiler ve bu dalışları yapabilmem için Advanced seviyede olmam gerekiyordu.

Tayland’ın dünyaca ünlü bir dalış noktasına olduğu söylenen Khao Lak’tayım. Mercanlar ve deniz altı hayatının tsunamiden sonra çok zarar görmüş olduğu da söylense de tercihimi buradan yana kullandım (10.500THB, 610TL).

Bugün PADI Advanced Open Water Diver kursuna kaydımı yaptırdım ve yarın kursumu almaya başlayacağım. Bu kurs sonrasında hem dalış yetkinliklerimi geliştirmiş olacak, hem de 30 metreye kadar dalış yapabileceğim.

Kurs, toplam beş macera dalışından oluşur. Derin dalış ve yön bulma dalışının yapılması zorunlu. Diğer üç dalışı da gece dalışı, mükemmel seviye yüzerlilik ve akıntı dalışı olarak almayı düşünüyorum. Yarın dalış hocamla bunları tartışıp farklı diğer dalış tercihlerini yapabilirim.

Bir sonraki adımım ne olacak bilmiyorum. Gittiğim her ülkede dalmak düşüncesindeyim. Bir sonraki kurs olan PADI Rescue Diver kursu beni bekliyor. Bütçem uygun olsa PADI Master Scuba Diver kursuna kadar gitmek isterdim. (Day 541: Tayland:30, Khao Lak, 26 Ocak 2012)

Khao Lak Kasabası

Tüm kasaba neredeyse turizm ekonomisi üzerine kurulmuş. Kilometrelerce uzayıp giden altın renkli kumlu plajları çevresinde çok sayıda lüks resortlar bulunuyor. Kasaba merkezi şehrin içierisinden geçen ana otoyolun etrafında kurulmuş. Yol üzerinde Avrupa standartlarında restoranlar, barlar ve çok sayıda diğer shoplar bulunuyor. Fiyatlar Tayland’ın diğer kısımları ile karşılaştırdığımda biraz pahalı olduğu söylenebilir.

Ertesi gün ana dalış okuluna gidip teorik eğitim için bir video izledikten sonra anakaranın yakınındaki bir dalış noktasına gidip 3 dalış yaparak zorunlu olan eğitimlerin bir kısmını tamamaldım. Benden başka advanced kursuna başvuran olmadığı için şanslıydım.

Dalış yaptığımız yerde birkaç liofish dışında hiç balık yoktu diyebilirim. Mercan ise hiç olmayan bir şeydi. Buraya dalış için gelenler hayal kırıklığına uğramak istemiyorlarsa Similan ve Surin Adalarında dalmaları tavsiye edilir.

Day 542: Tayland:31, Khao Lak, 27 Ocak 2012

4 YORUM 💬

  1. İyi günler dilerim öncelikle. Sayfanızı beğenerek okudum. Tatmin edici yanıtlarınızı görünce yazma ihtiyacı duyarak sayfanıza üye oldum.Ben emekli biriyim, 49 yaşındayım; 8 yaşında oğlum 2 yaşında kızım var. Tayland’a 2 kez gittim ve çok çok sevdim insanların gülüşleri, saygıları,tüketimdeki çeşitlilik ve ucuz olması elbette sevmemizde etken oldu.

    Bir de elbette çevre güzelliği doga muhteşem. İlk gidişimde 20 gün sonrakinde de 6 gün kalabildim. Ekonomik gelirim iyi, aylık 7000 TL sabit gelirim var. Endişem çocukların sağlık sorunu yaşamaları halinde ne yaparım ve eğitimlerini nasıl sağlarım?

    Gidişlerimde etrafı çok gezme fırsatı bulamadım, gördüklerim bile fazla gelmişti. Sadece Pattaya ve Bangkok’un bir kısmı ile sınırlı olsa dahi beni bir şey büyüledi, etkiledi. Oysa ki bir çok avrupa ülkesi görmeme rağmen, ABD dahil, hep ürkerek gezdik. Ödeme yaparken hesap yaparak harcama yaptık. Oysa Tayland’da bunların hiç birini yapmadan harcamanın keyfini yaşadım.

    Şimdi hem eşimi ikna etmeye hem de içimdeki endişeleri gidermek istiyorum. Engin bilgi ve tecrübenizle beni aydınlatırsanız memnun olurum, saygılarımla.

    • 1 cevap

      Tayland, Güney Asya’nın en popüler başkentlerinden birisi. Budist kültürü, renkli ve canlı sosyal yaşamı, güler yüzlü insanları ile öne çıkıyor. gerçi Asya’da insnalarla iletişim kurmak kolay, sıcak ve samimiler, turistlere de oldukça saygılılar.

      Bizim ülkelerle kıyasladığımızda ekonomik yaşam şartları sunuyor. Ancak diğer yandan farklı bir kültüre adapte olmak tamamen sizin esnekliğinize bağlıdır. Yabancı bir kültürü gezmek, görmek farklı, uzun süre kalmak ve yaşamak farklıdır.

      Her şeyden önce alfabesi ve dili, öğrenmek için pek kolay değil. İngilizce geniş ölçüde kullanılsa da çocuklarınızın buna adapte olmazı zaman alabilir. Ülkede çok sayıda yabancı yaşıyor, ancak bunalrın çoğu orta yaş üstü kimselerden oluşuyor -kişisel fikrim-.

      Pattaya çocuklar için uygun bir şehir değil, ancak diğer yandan en gelişmiş şehirlerinden birisi. 

      Öncelikle çocukların eğitimi için uygun okulların olup olmadığını araştırmanız gerekiyor. Bu sorunu çözdüğünüz zaman geri kalan sorunlar zamanla yola koyulur galiba. 

      Ben iletişim konusuna çok önem veriyorum. Bulunduğunuz/yaşadığınız yerde insanalrla iletişim içerisinde olmak gerekiyor, aksi halde hep yabancı kalabiliyorsunuz. Bu noktada çocuklar en çok zorluk çekebilir. Çocuklar ve sizin İngilizce seviyenizi bilmediğimden bunu düşünüyorum.

      Selamlar

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın