Little India’ya adımı attığınızda kendinizi Hindistan’da sanırısınız. Havada ağır bir köri kokusu var, ki bu kokuyu bünyem kaldırmıyor. Şu köri sosu sevemedim gitti. Her şeyi yerim, yiyebilirim de, ama bir müddet sonra bedenim reddediyor ve neredeyse bu sossuz yemek yok gibi. Sırf bu yüzden kola içmemeye özen gösteren ben nerdeyse her yemeğimde kola içer oldum, ancak bu şekilde hazmedebiliyorum.

Singapur’daki Hint kökenli Singapurluların çoğu Güney Hindistan’dan.

Liittle India

Vejetaryen ağırlıklı restoranlar bulmak mümkün, hatta bazısı tamamen vejetaryen menüler sunuyor. Yemekler çoğunlukla muz yaprakları üzerinde tabaklarda servis ediliyor, bazen bu muz yapraklarının yerini onu taklit eden kağıt alabiliyor. Restoranlarda et sipariş etmiş olsanız bile size çatal-bıçak yerine çoğunlukla kaşık veriliyor.

Geleneksel olarak da Hintliler sağ elleriyle yemek yiyorlar. Hatta bir arkadaşımın anlattığına göre Hindistan’da tuvalet için sol el kullanılırmış. Su sıkıntısı ve temizliğe fazla önem vermemelerinden dolayı tuvalette kullandıkları sol eli yemek yerken kullanmazlarmış. Tabi umarız aşçılar yemek hazırlarken ellerini yıkıyorlardı.

Hindistan’a adım atan turistlerin neden ilk bir haftalarını ishalle geçirdiklerini anlamak oldukça kolay. Malezya ve Filipinler yanında Endonezya’da da gelenekten gelen insanlar elleriyle yemek yiyor. Tabi çoğunlukla peçete sorduğunuzda ya garip bir şey istemişsiniz gibi size bakabiliyorlar veya yok diyebiliyorlar.

Menümde daha çok roti var. Bizdeki yağlı ekmek veya gözleme diyebileceğimiz yağlı tavada kızrtılmış ince hamur size acılı veya körili malezemelerle servis ediliyor. Sarımsaklı yoğurt şeklinde bir salata ve sebzelerle almayı tercih ediyorum. Yanında küçük kasede körili mercimek tarzına bir şeyle servis ediliyor. Bandırıp yiyiyorsunuz. Fiyatı ise genelde 4-6SGD (6-9TL). Evet gayet pahalı, Little India’da bile.

Masala ise rotiye göre daha ucuz, 3-5SGD (4-6TL). İnce yufka ekmeği yanında acılı ekşili sebzeler ikram ediliyor. Tabi masalanın çok doyurucu olduğunu söyleyemem. Öğlen saatleri için fena sayılmaz, ama akşam yemeği yerine geçemez kesinlikle. Endonezya’da sıklıkla yediğim murtabak veya martabak diye adlandırılan içerisinde kıymalı yumurtanın olduğu gözleme ise diğer bir alternatif. Nedense burada pek sevemedim, aşırı yağlı olması ve bir de içerisindeki et pek de bana göre değil.  Körili acılı tavuk ve pirinçten oluşan biryani de zaman zaman menülerimdendi.

Deniz ürünleri sevenler için çok daha zengin alternatifler var. Özellikle çoğu yerdeki food kortlarda onlarca çeşit deniz ürünü veya onlarla yapılmış menüleri bulmak kolay. Albert Square olarak geçen Bugis Junction ve Little India arasında kalan yerde böylesi onlarca küçük lokantalar yan yana dizili. Benim bu food kortlardaki tercihim daha çok tavuk ve pirinç. Yine taze sıkılmış meyve sularını burada bulmak (1-2SGD) kolay. Birkaç dolara burada karın doyurmak mümkün. Singapurlular sıkı bir çalışma saatlerine sahipler. Onlar için öğlen yemek molaları oldukça değerli. Bu zamanlarını keyifle geçirmeye düşkün olduklarından ve nerede uzun bir kuyruk görürseniz o kuyruğa katılmanız tavsiye ediliyor.

Singapur’a geldiğimde Little India’ya ulaşmak için indiği metro durağı Bugis Junction ise bütçesi iyi durumda olanlara hitap ediyor. Sağlı sollu düzinelerce uzanan lüks mağazalar ve alışveriş merkezleri arasında kaybolmamak için çabalamanız gerekli. Yer altında sanki apayrı bir şehir ve düzen kurulmuş.

Dışarıdan sadece tek katlı olarak düşündüğünüz mağazalara, merkezlere adım attığınızda yürüyen merdivenlerle birkaç kat daha aşağıya ulaşabileceğinizi ve orada yüzlerce shopun sizi beklediğini görebilirsiniz. Genelde bu tür alışveriş mağazalarının en alt katlarında da food kortlar bulunuyor. Avrupa mutfağı örnekleri arayanların uğraması gereken yer daha çok buralar olur herhalde. Popüler Amerikan fast food markalarından lokal veya Asya’ya özgü zincir restoranları burada bulabilirsiniz. Tabi fiyatlar Little India ve diğer food kortlara göre 2-3 kat fazladır diyebilirim.

Little India, Singapur
Little India, Singapur

7-Eleven’den aldığım noodle da zaman zaman öğlen yemeklerimde yer aldı. İçerisine bazen alışılmadık bir tarz olan, haşlanmış yumurta da eklenince bana göre daha lezzetli oluyor. Hostelde sabah kahvaltısında haşlanmış yumurta, margarin ve reçel var. Hayatımda hiç bu kadar haşlanmış yumurta tüketmemiştim. Pazardan domates, biber ve havuç aldım. Sabah kahvaltılarımda bunları eksik etmiyorum. Herkesin gözü de tabağımda. Halbuki hazırlanması çok kolay ve lezzetli. Zeytinyağı yerine tabi soya yağı kullanmak zorunda kalıyorum.

Hostelin mutfağı çok küçük. Yemek yapmaya da pek elverişli değil. Dün türlü yaptım, ama bir daha deneyeceğimi sanmam. Mutfak için havalandırma olmadığından her taraf duman içerisinde kaldı. Oysa böylesi pahalı ülkelerde kendinizin yemek yapması en makul yöntem, hem tasarruf etmede, hem de nispeten gönlünüze göre yemek tercihi yapmanız adına.

Kampong Glam bölgesi de Little India’ya yakın. Yürüyerek yarım saat mesafede. Arap, Lübnan, Türk ve Mısır gibi Ortadoğu mutfaklarına burada bulmak mümkün. Sufi’s Corner adındaki restorandan demlikte çay ve nargile siparişi verilebilir. Çok müşterisi olmasına rağmen ben ne temizliklerini ne de servislerini beğenmedim.

2-3 katlı uzayıp giden Hint dükkanlarında elektronikten, sahte çantalara, Hint kıyafetlerinden kuyumcu dükkanlarına ve restoranlarına kadar her şeyi bulabilirsiniz Little India’da. Rengarenk sokaklarda dolaşırken kulağınızda her zaman canlı, hareketli Hint müzikleri olacaktır. Alışveriş severler için fiyatlar makul görünüyor. İçerisinde 150.000 den fazla ürün çeşidine sahip, 24 saat açık meşhur alış veriş merkezi Mustafa Center da bu bölgede bulunuyor.

Benim de hostelimin bulunduğu Dunlop Caddesi üzerinde çok sayıda otel ve backpackerslere yönelik hostel bulunuyor. Hostel fiyatları 20-40SGD arasında iken kendinize ait odanız olsun isterseniz fiyatlar 50-15SGD arasında değişiyor. The InnCrowd Hostel’ime ben kahvaltı ve ücretsiz wi-fi dahil geceliği 20SGD ödüyorum. Daha birkaç gün öncesinde Filipinlerde resort tarzı bir yerde kendime ait odam için bundan daha az ödüyordum.

Asya’nın bu Asya’ya benzemeyen şehri böyle el yakıyor işte, bense biraz daha sabırlı olmak zorundayım.

Day 497 : Singapur:6  Little India, 13 Aralık 2011

2 YORUMLAR

  1. Endonezyalıların sağ elle yemesinin nedeni Hindistan kültüründen ziyade Müslüman olmalarından kaynaklanıyor olabilir. İslam temizliği temel alan bir din ‘temizlik imandan gelir’ deyişindeki gibi, belirtmek istedim. Yazı için teşekkürler.

  2. Daha lise çağlarındayken nereyi görmek istersin diye sorulduğunda singapur ve Hong kong derdim, Hong kong ta iki sefer bulunma şansım oldu ama singapur u halen göremedim. Doğu da çok önemli bir merkez gibi geliyor halen bana yazılarınızı okuduğumda da daha bir cazip hale geldi gözümde.

    Mimarisi, ışıl ışıl sokakları bahsettiğiniz havaalanı görülmeli gerçekten, doğu kültürü yeme içme anlamında bize biraz fazla baharatlı ve kokuluda gelse egzotik meyveler enteresan. Singapur havayolları ile Doha ya uçmuştum, servis konfor muhteşemdi. Bir başka çin seyahatinde de Bangkok aktarmalı uçmuştuk ve havaalanı henüz açılmıştı uçağa binene kadar oturmayıp her tarafı dolaşmıştım.
    Önümüzdeki 5 yıllık planda buralara gitmek istiyorum. O zaman tavsiyelerinizi alırım tekrar..
    Keyifli yeni seyahatler…

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!