Orta Asya’da Tanrı Dağları’nın çevresine yerleşen ilk Kırgız boyları, Orta Asya’nın en büyük göçebe toplulukları arasındaydı. Kırgızistan‘ın ata sporu olan ‘Salburun‘, ülkenin göçebe kültürünün en önemli yansımalarından.

Salburun sporunda kartal ve onun sahibi olan Bürkütçü, birlikte yaşıyor, birlikte yiyor ve birlikte avlanıyor. Nesilden nesile aktarılan kuş evcilleştirme ve eğitim becerileri ülkeyi ziyaret eden turistler için sıra dışı bir deneyim sunuyor.

Kırgızların Geleneksel Avcılığı: Salburun

salburun nedir

Kırgızistan’da yırtıcı kuşlarla avlanma geleneği çok eskilere dayanıyor. Kartal avcısı olarak anılan bürkütçüler Kırgız toplumunda ailelerinin ve yaşadıkları köyün ihtiyacı olan eti temin etmek için önemli bir görev üstleniyordu.

Kartallarla yapılan kırmızı et avcılığı göçebe yaşamın günlük parçasıydı. Avcılar avladıkları kırmızı et oranında yaşadıkları toplumda ve kabilede saygı görüyor, yeteneklerini bu yolla gösterme şansı buluyordu.

salburun
salburun avi
salburun kırgızistan

Kırgızistan’da günümüzde de sürdürülen bu gelenek Tanrı Dağları’ndan Himalayalara kadar çok geniş ve dağlık bir coğrafyada konumlanan ülke kültürünün unutulmaz ögelerinden. Kartalları eğiten bürkütçüler kartalların getirdiği yabani tavşan, tilki ve vaşakların etleriyle ailesini ve köyünü doyuruyor.

Önceki blog yazısıArtvinin Bulutların Üzerindeki Yeşil Cenneti: Maçahel Vadisi
Sonraki blog yazısıUlucanlar Cezaevi Müzesi, Ankara
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşığım Aslında veteriner hekimim, ayrıca bilgi yönetimi okudum, marka yönetimi üzerine MBA yaptım. 14 yıl çalıştığım şirketimle yolum 2009'da ayrılınca, tekrar bir işe girmek yerine hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gittim. 22 ay boyunca ülkeye dönmeden Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat ettim. O zamandan bu yana tam zamanlı seyahat edip gezi rehberleri hazırlıyorum.

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın