Ana Sayfa Tayland Chiang Mai Long Neck Karen: Dünyanın En Uzun Boyunlu Kadınları

Long Neck Karen: Dünyanın En Uzun Boyunlu Kadınları

183226

Chiang Mai’de, dağlara doğru uzanan yolda “Dünyanın En Uzun Boyunlu Kadınları” tabelasını ilk gördüğünüzde ister istemez merak ediyorsunuz. Red Karen Kabilesi’nin bir alt grubu olan Padaunglar, boyunlarına taktıkları metal halkalarla yıllardır dünyanın ilgisini çekiyor. Fotoğraflarda zarif, egzotik ve çarpıcı görünen bu kadınların hikâyesi ise sandığınızdan çok daha katmanlı. Neden bu ağır halkaları takmaya başladılar? Kesin bir cevap yok. Sadece efsaneler ve kuşaktan kuşağa aktarılan anlatılar var.

Karen mitolojisine göre ataları, dişi bir ejderha ile rüzgâr tanrısından geliyor. Kadınların boyunlarını uzatma geleneği, ejderhanın güçlü ve asil görünümünü yansıtma çabası olarak anlatılıyor. Mitolojiye göre kadınlar ejderhayı, erkekler rüzgârı temsil ediyor; yalnızca “ejderha soyundan” gelen kadınlar bu altın renkli boyunlukları takabiliyor. Hatta bir rivayete göre bu halkalar sadece çarşamba günü doğan kadınlara, yalnızca dolunay gecelerinde takılırmış. Gerçek ne olursa olsun, bu gelenek bir süs eşyasından fazlası; bir kimlik ve aidiyet meselesi.

Long Neck Karen Hiiltribe-Thailand_Chiang Mai_Tayland_Padaung

Chiang Mai çevresinde gezerken yolunuz kuzeye, dağlara doğru düşerse “Uzun Boyunlu Kadınlar” tabelalarını görürsünüz. Tur programlarında cazip bir başlık olarak sunulur: Dünyanın en uzun boyunlu kadınları.
Merak edersiniz. Ben de merak ettim.

Chiang Mai’de yaşayan Red Karen Kabilesi’nin bir alt grubu olan Padaunglar (diğer adıyla Kayan Lahwi), boyunlarına taktıkları metal halkalar nedeniyle dünya çapında tanınıyor. Bu halkalar, onları turizm broşürlerinde egzotik bir figüre dönüştürmüş durumda. Peki bu gelenek nereden geliyor? Kesin bir cevap yok. Sadece anlatılar, mitler ve iddialar var.


Padaung Kabilesi (Uzun Boyunlu Kadınlar) Kimdir? Chiang Mai’de Karen Kültürü

Karen mitolojisine göre ataları, dişi bir ejderha ile rüzgâr tanrısından geliyor. Kadınlar ejderhayı, erkekler rüzgârı sembolize ediyor. Boyun uzatma geleneğinin, ejderhanın zarif ve güçlü görünümünü yansıtma çabası olduğu anlatılıyor.

Bir başka efsaneye göre, yalnızca çarşamba günü doğan kadınlar, yalnızca dolunay gecelerinde bu altın rengi boyunlukları takabiliyormuş. Bu anlatılar, geleneğe kutsal bir anlam yüklüyor.

Ancak antropologlar arasında kesin bir görüş birliği yok. Kimi araştırmacılar vahşi hayvan saldırılarından korunmak için kullanıldığını öne sürüyor. Kimileri köle ticareti döneminde kadınların kendilerini “çirkinleştirerek” kaçırılmaktan korunmaya çalıştığını söylüyor. Gerçek neden belki de hepsinden biraz, belki de hiçbiri.

Kayan (Padaung) Halkının Kökeni ve Demografisi

Kökenleri yaklaşık 2000 yıl öncesine, Tibet-Burma göçerlerine dayanan Kayan halkının 130 binden fazlası bugün Myanmar’da yaşıyor. Tayland’ın kuzeyindeki dağlık bölgede ise yaklaşık 300 yıldır yaşayan 6 ana kabile bulunuyor: Karen, Hmong, Lahu, Akha, Yao ve Lisu.

Karen grupları bu bölgede en az 150 yıldır varlık gösteriyor. Her birinin kendine ait dili, kıyafeti, inancı ve gelenekleri bulunuyor. Karenlerin büyük kısmı Budist; yaklaşık %15’i Katolik ve Baptist Hristiyan. Bunun yanında eski animist inançlara ait ritüeller de hâlâ sürdürülüyor.

Bugün Tayland’da 9 ayrı kampta 100 binden fazla Kayan insanı yaşam mücadelesi veriyor.


Long Neck Karen Hiiltribe-Thailand_Chiang Mai_Tayland_Padaung

Myanmar’dan Kaçış ve Tayland’daki Yaşam

Padaunglar aslında Myanmar’ın Kayar (Kayah) bölgesinden geliyor. 1980’lerin sonundaki askeri darbe ve cunta rejimi sonrasında bağımsızlık ve toprak mücadelesi veren birçok Kayan ailesi Tayland’ın kuzeyine sığındı.

Bugün uzun boyunlu kadınlarıyla bilinen bu topluluk, Tayland’ın Mae Hong Son bölgesinde, turistler için hazırlanmış üç köyde ve bir mülteci kampında yaşıyor. Shan dilinde “uzun boyun” anlamına gelen Padaung, halk arasında “Zürafa Kadınlar” olarak da anılıyor.

Bir Padaung kadını hayatı boyunca ortalama 20 pirinç halka takıyor. Toplam ağırlık 10-12 kilograma kadar çıkabiliyor. Bu halkalar boynu uzatmıyor; omuzları aşağı bastırarak boynun daha uzun görünmesine neden oluyor. Çocuklara 5-6 yaşından itibaren takılmaya başlanıyor ve her yıl yeni halkalar ekleniyor.


Turizm, Yapay Köyler ve Metalaşma

Uzun boyunlu kadınlar, Kuzey Tayland’ın en popüler turistik aktivitelerinden biri hâline geldi. Bu ilgiyi fark eden Taylandlı yatırımcılar, “otantik” köyler kurarak Padaungları Turizm endüstrisinin bir parçasına dönüştürdü.

Mae Hong Son’daki bazı Padaunglar, mülteci kampından alınarak bu yapay turistik köylere taşındı. Köye giriş için ücret ödeniyor. İçeride uzun boyunlu kadınlar tezgâhların başında hediyelik eşya satıyor, ip eğirme gösterileri yapıyor, fotoğraf çektiriyor.

Günlük kazançları ortalama 150 Baht (yaklaşık 9 TL) civarında. Üstelik bu insanlar Tayland’da resmi olarak tanınmıyor; sağlık, eğitim, altyapı, elektrik ve su hizmetlerine erişimleri sınırlı. Köylerin dışına serbestçe çıkmaları da çoğu zaman mümkün değil.

Manzara şu:
Turistler fotoğraf çekiyor.
Kadınlar gülümsüyor.
Alışveriş yapılıyor.

Ama perde arkasında ciddi bir bağımlılık ilişkisi var.

Long Neck Karen Hiiltribe-Thailand_Chiang Mai_Tayland_Padaung

Etik Soru: Ziyaret Etmeli mi, Etmemeli mi?

Turizm endüstrisinin kültürü metalaştırdığı bir çağda yaşıyoruz.
Padaung köyleri bu tartışmanın en görünür örneklerinden biri.

Bu yer bir kültürel miras mı?
Bir geçim modeli mi?
Yoksa bir tür insan sergileme alanı mı?

İlk kez gittiğimde kendimi rahatsız hissettim.
Ama suçlu hissetmedim.

Çünkü giriş ücreti ve satın aldığım küçük hediyeler, onların yaşamını sürdürebilmesi için bir gelir kaynağıydı. Myanmar’da yoksulluk ve siyasi baskı altında yaşamaktansa, para kazandıkları ve kendilerini görece güvende hissettikleri bu “sanal hapishaneyi” tercih ettiklerini de biliyorum.

Bu, siyah-beyaz bir mesele değil.
Gri.

Long Neck Karen Hiiltribe-Thailand_Chiang Mai_Tayland_Padaung

Turist ile Gezgin Arasındaki İnce Çizgi

Eğer sadece görmek ve fotoğraflamak için gidiyorsanız, büyük ihtimalle rahatsız olmazsınız. Egzotik bir deneyim yaşar, birkaç kare alır ve dönersiniz.

Ama eğer kültürün derinine inmeyi, bağlamı anlamayı, ekonomik ve politik arka planı sorgulamayı önemsiyorsanız, bu ziyaret sizi düşündürür.

Benim için gezgin ile turisti ayıran şey tam da bu:
Fotoğrafın dışındaki hikâyeyi merak etmek.


Sonuç: Sorumluluk Kime Ait?

Padaunglar bir yandan kendi geleneklerini sürdürmeye çalışıyor, diğer yandan turizmin sunduğu ekonomik fırsatlara bağımlı yaşıyor. Turizm onların kültürünü görünür kılıyor; ama aynı zamanda dönüştürüyor.

Kültür, vitrinde sergilendikçe değişiyor.
Ama tamamen görünmez kalırsa da yok oluyor.

Bu yüzden soru şu değil:
“Gitmeli miyim, gitmemeli miyim?”

Asıl soru şu:
Nasıl gitmeliyim?

Saygıyla mı?
Merakla mı?
Yoksa sadece tüketmek için mi?

Yaşam ve seyahat özgürlüğü hakkı önündeki engelleri olan bu insanların diyarına, sadece görmek ve fotoğraflayıp gitmek amacında olan bir turist bakış açısıyla seyahat ediyor olsaydım farklı duygulara sahip olabilirdim. Muhtemelen hiç de rahatsız olmazdım.

Bir gezgin ile turisti birbirinden ayrıştıran şeylerden biri de bu değil midir?