Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi‘nin 13. maddesi şöyle der:

1. Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır.
2. Herkes , kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.

12.Eylül.2010 tarihinde yapılan referandumla değiştirilen Anayasa’nın Yerleşme ve seyahat hürriyeti başlığı altındaki 23. maddesi de bu hakkı şöyle tanımlamaktadır:

  • Seyahat-ÖzgürlüğüHerkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
  • Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
  • Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
  • Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hakim kararına bağlı olarak sınırlandırabilir.
  • Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.

Yani seyahat özgürlüğü sadece suç soruşturması ve kovuşturması nedeniyle hakim tarafından sınırlandırılabilir. Bunun dışında sınırlandırılamaz.

Ancak 20 Haziran 2010 tarihinde seyahat özgürlüğü gönüllülerinin de katkısıyla pasaport ücret ve harçlarında yapılan %50 indirime rağmen “pasaport”lar için istenen yüksek ücretler (Dünya’daki en pahalı pasaport Türkiye’dedir) yurt dışına çıkışı sınırlamanın da ötesine geçerek, engellemek anlamına gelmektedir. Bu durum, açık bir biçimde Anayasa’nın ihlal edilmesidir.

Seyahat özgürlüğü tüm yurttaşların yurt içinde ve dışında eğitim, sağlık, gezi, turizm, dini ziyaretler ve diğer çeşitle nedenlerle kullandıkları vazgeçilemez ve engellenemez bir temel insan hakkıdır.

Yurt dışında bu hakkın kullanımı pasaport adını verdiğimiz bir kimlik belgesine bağlıdır. Devlet, kendisinin vermek zorunda olduğu bu “kimlik belgesi” için vatandaşlarından fahiş ücretler istemekte ve ayrıca “yurt dışına çıkış harcı” gibi uygulamalarla seyahat özgürlüğünü iyice kısıtlamaktadır.

Seyahat özgürlüğünüze sahip çıkın!

5 YORUMLAR

  1. Yurtdışına çıkarken o verdiğim 15 TL ve pasaport yenileme/çıkartma ücretleri, vize ve acentanın ücretleri gittiğimiz yerde, yiyeceğimizden içeceğimizden, göreceğimizden kesiliyor. Devlet, e-devlet olmakla sosyal olmamış. Daha fazla yaklaşması gerekiyor bize.

    • Yurtdışı çıkış harcı aslında bir haraç. Demokratik ülkelere yakışmayan bir şey. Belki kimisi için 15 TL önemsiz bir para oalbilir, ancak burada devletin yaptığı aslında seyahat özgürlüğü önüne 1 engel koymasıdır.

      Havalimanlarında yurtdışı çıkış pulu kuyruğunda insnaların zaman harcaması bile başlı başına bir stres faktörü ve zaman kaybıdır.

  2. Çok haklısın bazı düzenlemeler sadece laftadır, devlet asli görevini yapmaktansa ticari olarak bakmaktadır..

    • Seyahat özgürlüğü önündeki en büyük engeller pasaport ücretler, yurtdışı çıkış harcı ve vize ücretleri. Bunların asıl sorumlusu da devlet. Devlet burada maliyetleri artırıyor, bu da seyahat özgürlüğünün önünde bize maliyet olarak çıkıyor.

      Devler bize vermesi gereken bir kimlik akrtı olan pasaport için şu an 500TL alıyor. Dünyanın en pahalı pasaportu bizim ülkede.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!