Londra deyince akla önce kraliyet gelir, Buckingham Sarayı’nın önünde nöbet değişimi, Kraliçe’nin atlı muhafızları… Ama şehir bundan ibaret değil. İngiltere’nin başkenti olmanın ötesinde, burası kültürün, sanatın, alışverişin ve eğlencenin iç içe geçtiği bir dünya kenti. Thames Nehri’nin iki yakasına yayılan Londra’nın temelleri Roma öncesine dayanıyor; yani nereye baksanız binlerce yıllık bir tarih var.
Avrupa’nın en çok ziyaretçi ağırlayan şehirlerinden biri Londra. Müzeleri ücretsiz, parkları devasa, sokakları her saat hareketli. 9 milyona yaklaşan nüfusuyla kocaman bir metropol ama bir o kadar da yeşil: Hyde Park’ta yürüyüş yapabilir, Camden Town’da alternatif kültürü görebilir, akşam West End’de bir müzikale girebilirsiniz. Bu şehirde sıkılmak mümkün değil; yeter ki ne aradığınızı bilin.

Londra, ilk kez ayak bastığım anda bana sadece bir başkent olmadığını, aynı zamanda dünyanın en büyük açık hava müzesi olduğunu gösterdi. Bu şehirde her köşe başında farklı bir çağdan izler var ve her sokak kendi hikayesini anlatıyor.
Bu yazıyı, Londra‘yı ilk kez ziyaret edecek gezginler için hazırladım. Şehrin tam olarak nerede olduğunu, nasıl ulaşabileceğinizi ve hangi alternatiflerin size uygun olduğunu merak ediyorsanız doğru yerdesiniz. 3-4 günlük bir gezide şehri keşfetmeyi planlıyorsanız, önce konumunu ve ulaşım seçeneklerini bilmeniz gerekiyor.
Londra, ilk ziyaretimde beni etkileyen yerlerden biri oldu. Camden Market‘in alternatif havası ve sokak lezzetleri beni kendine çekti. Ancak, şehrin kalabalığı ve yüksek fiyatları biraz can sıkıcıydı. Özellikle 20 Sterlin üzerinde olan müze giriş ücretleri, bütçeyi zorlayabiliyor. Kısaca: Londra, tarihi ve modern dokuyu bir arada sunarken, cüzdanınızı da düşünmek zorunda kalacağınız bir şehir.
Londra Nasıl Bir Yer 🇬🇧
Londra, 8 milyon 200 bin nüfusu ile İngiltere’nin en büyük şehri. Resmi dili İngilizce olan bu metropolde, dünyanın dört bir yanından gelen göçmenlerle birlikte 300’den fazla dil konuşuluyor. İngiltere’nin para birimi Sterlin ve Londra, Türkiye’den 2 saat geride. Şehrin en dikkat çeken özelliklerinden biri bu çok kültürlü yapısı.
Metropol alanı 8,382 kilometrekare olan Londra, 32 ilçeden oluşuyor ve düz bir coğrafyaya sahip. Bu, yürüyerek keşif yapmak isteyenler için ideal. Londra’nın çok uluslu yapısı, Uzak Doğulu, Hintli, Balkanlı ve daha birçok milletten insanı bir araya getiriyor.
Londralılar genellikle İngiltere’nin diğer şehirlerindeki İngilizlere göre daha ketum ve soğuk olarak algılanıyor. Ancak bu ketumluk, tanıdıkça ısınan bir yapıya dönüşüyor. İngilizlerin espri anlayışı ise genellikle farklı ve ilginç bulunuyor.
Futbol, İngiltere’de büyük bir tutku. Bir İngiliz ile futbol konusunda tartışmamakta fayda var. Aynı şekilde, kraliyet ailesi hakkında espri veya olumsuz yorumlardan kaçınmak önemli.
İngiltere’nin 24 saat yaşayan başkenti Londra, gezilecek görülecek yerleriyle ziyaretçileri için çok sayıda alternatife sahip bir şehir. Kraliyet Ailesi’nin ikametgahı olan Buckingham Sarayı, St. Paul Katedrali, kentin buluşma noktası Trafalgar Meydanı, Westminster Sarayı ve Kilisesi, London Eye, Hyde Park ve British Museum Londra’da gezilecek yerler arasında.
İngiliz kraliyet ailesinin Londra’daki konutu olan Buckingham Sarayı, aynı zamanda ülkenin idari merkezlerinden. Kraliçe’nin düzenlediği tüm resmi davet ve toplantılara ev sahipliği yapan yapının bazı bölümleri turistik gezilere açık. Değerli sanat koleksiyonlarının da görülebileceği bu görkemli yapıyı gezmeden hiçbir Londra gezisi tamamlanmış sayılmaz.
Big Ben adıyla bilinen Westminster Sarayı’nın yanındaki Saat Kulesi, hem Londra’nın hem de İngiltere’nin en önemli turistik mimari sembollerinden biri. Herkesçe tüm yapıyı anlatmak için kullanılan Big Ben ismi aslında kuledeki saatin çanının adı. 13,5 tonluk bu çan çaldığında, sesi 15 km uzaklıktan duyuluyor.
17. yüzyılda inşa edilen Aziz Paul Katedrali oldukça görkemli bir mimari yapıya sahip. Londra Piskoposluğu’nun merkezi olan yapı, kraliyet törenlerinin gerçekleştirildiği dini merkezlerden biri. Galler Prensi Charles Philip Arthur George ve Prenses Diana’nın düğün töreni, bu katedralde düzenlenmişti.
135 m yüksekliğindeki Avrupa’nın en yüksek dönme dolabı olan London’s Eye, şehrin en popüler yeri. Bu eğlenceli mekânda, dönme dolaba binerek şehrin manzarasını olağanüstü bir açıyla izleme şansına sahip olabilirsiniz. Ancak dönme dolaba binebilmek için önceden rezervasyon yaptırmanız gerektiğini aklınızda bulundurun.
Londra Nerede 📍
Londra, İngiltere’nin en büyük şehri ve başkenti olarak, Büyük Britanya Adası’nın güneydoğusunda konumlanıyor. Şehir, Thames Nehri boyunca uzanıyor ve nehir kıyılarıyla şehrin dokusu iç içe geçmiş durumda. Merkezi genellikle Büyük Londra olarak anılıyor ve toplam 1,572 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor.
Londra’nın iki bin yılı aşan tarihi, şehre hem kültürel çeşitlilik hem de tarihi derinlik kazandırıyor. Roma döneminden kalan kalıntılardan, Orta Çağ saray ve kiliselerine; Viktorya dönemi yapılarından modern gökdelenlere kadar her köşe, şehrin tarihini ve gelişimini gözler önüne seriyor.
🏆 Londra Hakkında Kısa Bilgiler
Londra, Birleşik Krallık’ın başkenti ve dünyanın önde gelen küresel şehirlerinden biridir. Thames Nehri üzerine kurulu olan şehir, 2000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Londra Kulesi (1066), Westminster Sarayı (Big Ben), Buckingham Sarayı (Kraliyet ailesinin ikametgahı) ve St Paul Katedrali şehrin silüetini oluşturan simgelerdir. 300’den fazla müze, 4 UNESCO Dünya Mirası alanı, 8 kraliyet parkı (Hyde Park, Regent’s Park) ve dünyanın en işlek metrosuyla Londra, her yıl 30 milyondan fazla turisti ağırlar. Tiyatroları, alışveriş caddeleri (Oxford Street) ve çok kültürlü yapısıyla asla uyumayan bir metropoldür.
Tarihi ve Kraliyet
- Buckingham Sarayı – Kraliyet ikametgahı, nöbet değişimi (11:30)
- Londra Kulesi – 1066, kraliyet mücevherleri, gardiyanlar
- Westminster Sarayı & Big Ben – 1097, Parlamento, saat kulesi
- Westminster Abbey – 1245, kraliyet düğünleri, taç giyme
- St Paul Katedrali – 1708, kubbesi, Prens Charles-Diana evliliği
Müzeler ve Kültür
- British Museum – Rosetta Taşı, Elgin Mermerleri, 8 milyon eser
- National Gallery – 2300 tablo, Van Gogh, Da Vinci
- Tate Modern – Eski santral, modern sanat, Picasso, Warhol
- Natural History Museum – Dinozor iskeletleri, deprem simülatörü
- Victoria and Albert Museum – Dekoratif sanatlar, moda
Modern Londra & Alışveriş
- London Eye – 135m, 30 dk dönüş, Thames manzarası
- The Shard – 310m, Batı Avrupa’nın en yüksek binası
- Covent Garden – Sokak sanatçıları, butikler, kafeler
- Oxford Street – 300 mağaza, Selfridges, Marble Arch
- Camden Town – Alternatif pazarlar, sokak yemekleri
Londra’da Ne Yenir? (İngiliz ve Dünya Mutfağı)
Fish and Chips, Sunday Roast, Full English Breakfast klasiklerdir. Londra, dünyanın en kozmopolit şehirlerinden biri olarak her mutfaktan lezzeti barındırır. Borough Market (Southwark) dünyanın en eski gıda pazarlarındandır. Afternoon Tea deneyimi için The Ritz veya Fortnum & Mason’ı tercih edin.
Londra’da Ulaşım – Tube ve Oyster Kart
💡 Oyster kart ile seyahat, nakit ödemeden %50 daha ucuzdur. Londra’ya gelir gelmez edinin!
Londra’nın Kraliyet Parkları
Hyde Park (250 hektar, Speaker’s Corner), Regent’s Park (ZSL Londra Hayvanat Bahçesi), Green Park, St James’s Park (Buckingham Sarayı manzarası), Richmond Park (kızıl geyikler), Kew Gardens (UNESCO). Londra’nın %47’si yeşil alandır!
Londra’ya Nasıl Gidilir ✈️
Londra’ya Türkiye’den en pratik ve yaygın ulaşım uçakla oluyor; direkt ve aktarmalı seçenekler her mevsim mevcut. Türkiye’nin birçok havalimanından İngiltere’nin başkentine doğrudan uçuşlar bulabilirsin.🇬🇧✈️
🛫 Uçuş Süresi ve Rotalar
- İstanbul (IST ve SAW) kalkışlı direkt uçuşlar genellikle 4 saat civarında sürüyor.
- Türk Hava Yolları, British Airways gibi büyük havayolları sık seferler sunuyor; bu firmalar genellikle Heathrow veya Gatwick terminalini kullanıyor.
- Pegasus, easyJet ve Wizz Air gibi düşük maliyetli seçenekler çoğunlukla Stansted ve Luton havaalanlarına uçuyor.
Uçuş süresi rotaya ve rötarlara göre değişebilir, ancak İstanbul–Londra hattında aktarmasız uçuşlar yaklaşık 3 saat 55 dakika – 4 saat 10 dakika aralığında gerçekleşiyor.
🛬 Londra’daki Havalimanları
Londra’da birden fazla havalimanı var ve iniş yaptığın havalimanı, şehre ulaşım süresini doğrudan etkiliyor:
- Heathrow Havalimanı (LHR): Şehrin en büyük ve trafiğin yoğun olduğu ana uluslararası havalimanı. Merkeze tren, metro veya Heathrow Express ile ulaşım kolay.
- Gatwick Havalimanı (LGW): İkinci büyük havalimanı; Gatwick Express ile Victoria istasyonuna hızlı tren bağlantısı var.
- Stansted (STN) & Luton (LTN): Daha çok uygun fiyatlı uçaklar için kullanılan havalimanları; şehir merkezine tren ve otobüs bağlantıları var.
- London City Airport (LCY): Genellikle iş veya yaz sezonu rotaları için tercih ediliyor, merkez Londra’ya daha yakın.
🧭 Şehir Merkezine Ulaşım
Hangi havalimanına indiğine bağlı olarak merkez Londra’ya ulaşım seçenekleri de değişir:
- Heathrow: Metro (Piccadilly Line), Heathrow Express gibi hızlı trenler veya otobüsler kullanılabilir.
- Gatwick: Gatwick Express ile Victoria’ya hızlı tren var; otobüslerle diğer noktalara ulaşım da mümkün.
- Stansted & Luton: Stansted Express veya National Express otobüsleri şehir merkezine taşıyor.
🧳 Alternatif Rotalar ve İpuçları
- Aktarmalı seçenekler; Orta Doğu veya Avrupa aktarmalarıyla farklı fiyat/rotalar sunabilir.
- Türkiye’nin yaz turizm merkezlerinden (Dalaman, Bodrum, Antalya) charter ve sezonluk Londra uçuşları de bulunuyor; bu biletler bazen uygun fiyatlı olabilir (özellikle dönüşlerde boş koltuklara göre).
- Avrupa içinden tren veya otobüs ile İngiltere’ye gelmek de mümkün. Özellikle tren + Manş Tüneli rotası ile farklı bir seyahat deneyimi yaşanabilir.

✈️ Londra Ucuz Uçak Bileti Bulma
- ✈️ Ucuz Uçak Bileti Nasıl Alınır
- ✈️ Uçak Bileti Kampanyaları Nasıl Bulunur
- ✈️ Uçakta En İyi Koltuk Hangisi
- ✈️ En Ucuz Uçak Bileti Ne Zaman Alınır
- ✈️ En Ucuz Bilet Sunan Havayolu Firmaları
Londra 3 Günlük Gezi Planı 🏙️
1. Gün – Tarih ve İkonlar
İlk gününü Londra’nın simge yapıları ve tarihi merkezine ayır. Tower of London ve Tower Bridge ile başla, ardından St Paul’s Cathedral’a geçebilirsin. The Shard’tan şehri kuşbakışı görme fırsatını kaçırma. Öğleden sonra Tate Modern veya National Gallery gibi müzelerle sanata zaman ayır. Günün sonunda Covent Garden’da akşam yemeği ve sokak sanatçılarını izle, burada hem yemek hem de atmosferi deneyimleyebilirsin.
2. Gün – Parlamenter Londra ve Thames Boyu
Sabah erken saatte Westminster Abbey ve Big Ben’i ziyaret et. Ardından Houses of Parliament çevresinde yürüyüş yap ve London Eye ile nehir manzarasını gör. Öğle sonrası South Bank boyunca yürüyerek sokak kafelerinde kısa molalar ver. Akşamüstü Borough Market’te yerel lezzetleri tat ve Thames kenarında yürüyüş ile günü tamamla.
3. Gün – Parklar ve Mahalle Keşfi
Son gününü Londra’nın yeşil alanları ve mahalle kültürüne ayır. Sabah Hyde Park veya Regent’s Park’ta yürüyüş yap, ardından Notting Hill ve Camden Market’i keşfet. Farklı sokakları, antikacıları ve kafeleri gezip şehrin yerel dokusunu hisset. Günün sonunda Kensington Gardens ve Royal Albert Hall civarında kısa bir yürüyüş ile Londra maceranı kapatabilirsin.
Londra’yı üç gün gibi kısa bir sürede gezmek mümkün ama şehrin tamamını anlamak için yetmez. Önemli olan merkeze sıkışmadan, her gün farklı bir tema seçmek: tarih, nehir ve kültür ile mahalle ve park keşfi gibi. Böylece hem turist yoğunluğundan uzak durur hem de şehrin gerçek dokusunu hissedebilirsin.
Bu plan, yürüyüş temelli ve toplu taşıma destekli şekilde hazırlandı; dilersen tek bir merkezde uzun vakit geçirmek yerine, her gün farklı bölgeyi keşfetmek daha verimli oluyor. Londra’nın büyüklüğünü ve çeşitliliğini düşünürsen, yürüyüş ve metro kombinasyonu ile üç gün, şehri ilk kez gezen biri için yeterli bir başlangıç deneyimi sunuyor.
Londra Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Nerede? Londra, İngiltere’nin başkenti, Thames Nehri kıyısında ve Büyük Britanya’nın güneydoğusunda yer alıyor. Şehir merkezi ‘Büyük Londra’ olarak adlandırılıyor ve iki bin yıldan fazla tarihiyle zengin bir kültürel mirasa sahip.
Nasıl gidilir? Türkiye’den direkt uçuşlar mevcut. İstanbul’dan Türk Hava Yolları ve Pegasus yaklaşık 4 saat 10 dakikada varıyor. British Airways de direkt sefer sunuyor. Havalimanları: Heathrow, Gatwick, Stansted, Luton ve London City. Heathrow şehir merkezine en yakın olan ve toplu taşımaya kolay erişim sağlıyor.
Kaç gün yeterli? Temel geziler için 2-3 gün yeterli, ama farklı mahalleler, pazarlar ve parkları keşfetmek istersen 4-5 gün ideal. Yürüyüş ve toplu taşıma kombinasyonu en verimli yöntemdir.
Nasıl bir şehir? Tarihi ve moderni dengeli sunan, Thames kıyısında kültürel ve finansal merkez. Sabah erken saatlerde turistik alanları gezmek, öğlen molalarında kafelerde dinlenmek, akşamüstü park veya mahalle keşfine yönelmek şehir deneyimini optimize eder.
İpuçları: Metro ve yürüyüş kombinasyonu şart, Oyster Card kullanımı avantajlı. Her gün farklı tema (tarih, kültür, mahalle) seçmek, kalabalığı minimize etmek ve şehrin gerçek dokusunu hissetmek için önemli.




