Çağdaşlığın simgesi Londra, gelenekçi kimlikle tarihi dokusu özenle korunmuş, gecesi ve gündüzü capcanlı, nezaketin yaşayan bir değer olarak saygı gördüğü şahsına münhasır bir İngiliz kenti. Şehri boydan boya kat eden Thames Nehri kıyısına 2000 yıl önce Romalılar tarafından ‘Londinium’ adı verilerek kurulmuş. Her daim popülerliğini koruyan Londra, bugün dünyanın en önemli iş ve finans merkezlerinde biri olarak dünyanın merkezi olarak adlandırılıyor.

İngiltere‘nin başkenti Londra, 300 ayrı dilin konuşulduğu kozmopolit yapısı, kültürel çeşitliliği, dünyanın en değerli hazinelerini barındıran müzeleri, dünyaca ünlü şov ve müzikalleri, kırmızı telefon kulübeleri ve ünlü mağazalarıyla keşfettikçe bambaşka bir hikâyenin kapısı aralandığı bir şehir. Genelde griye çalan kasvetli havasına rastgelmeniz muhtemel olsa da aceleye getirilmemesi gereken bir kent.

londra gorulecek yerler
Fotoğraf flickr@ugardener

Londra, Avrupa’da beyaz ırk harici en fazla insanın yaşadığı şehir, tam bir etnik harmandan oluşuyor. Nüfusu 8 buçuk milyona ulaşan Londra’da yaşayanların yüzde 50’si İngiltere dışında doğmuş. Şehrin neredeyse yarısına yakını yeşil alan. 43 üniversitesiyle Avrupa’nın en yoğun eğitim şehrinde gençler ve turistler yeşil alanları dolduruyor. Şehirde 143 adet park ve bahçe var.

Londra dünyanın en iyi manzaralarına ve gezilecek yerlerinden bazılarına sahip, değişken ve heyecan verici bir şehir. London Eye’a çıkıp Londra’yı yukarıdan görebilirsiniz, Madame Tussauds’da ünlülerle tanışabilirsiniz, British Museum’da dünya tarihine yolculuğa çıkabilirsiniz veya Doğa Tarihi Müzesi’nde dinozorlarla karşı karşıya gelebilirsiniz.

Dünyanın ilk metrosu 1863’te açıldığı Londra’yı toplu taşıma ile gezmek kolay. 72 milyarderiyle dünyadaki en çok milyarderin yaşadığı şehirde halkın %90’ı toplu taşıma kullanıyor. 150 yıllık tarihiyle dünya üzerindeki en eski yer altı ulaşımına Londralılar Tube diyor. 2003 yılından bu yana hafta içi akşam saatlerine kadar şehir merkezine araç giriş ücretli. Tube, otobüs veya yürüyerek gezmek en güzeli.

londrada gezilecek yerler
Fotoğraf: Flickr @peterjcoughlan

Londra gezilecek yerler  📌

Diğer köklü Avrupa şehirlerinin aksine, Londra’nın The City Of London ile parlamento binası ve Buckingham Sarayı’nın olduğu The City Of Westminister adlı iki adet tarihi şehir merkezi var. Londra Gezi Rehberi blog yazımda daha detaylı Londra hakkında bilgiler yer alıyor.

Dünyanın en kalabalık hava trafiğinin aktığı Londra’da gezilecek pek yer var; Parlemento Binası, BIG BEN Saat Kulesi, Westminister Köprüsü ve Manastırı, Trafalgar Meydanı, Amiral Nelson Anıtı, Hyde Park, Buckingham Sarayı, Thames Meydanı, Tate Modern ve National Gallery ve dahası… Londra’nın gezilecek yerlerinden heyecan duymamanız çok zor. Ancak ne yazık ki vakti kısıtlı olanlar için hangi yerlerin ne zaman ve ne sırayla görülmesi gerektiği konusunda kafaları karıştırabiliyor.

1. Buckingham Sarayı

Buckingham Palace Londra

Pek çok kişi Buckhingham Sarayı’na askerlerin görev devir teslim töreni için gidiyor. Hareketsiz duran askerlerin göz alıcı kırmızı üniformaları içinde devasa tüylü şapkalarıyla “hazır ol”da beklemelerini izlemek gerçekten farklı bir deneyim. Günde yalnızca bir sefer yapılan bu değişimi kaçırmamak için, otelinizden ya da tur rehberinizden tam olarak saat kaçta değişim olacağının bilgisini alıp o saatte gitmenizde fayda var. Genellikle çok kalabalık olduğunu aklınızda bulundurarak bir süre önce orada bulunmanız gerekebilir. Olur da göremezseniz de yine de yalnızca askerleri görmek ve fotoğraflarını çekmek de güzel bir deneyim olacak.

Buckingham Sarayı’nın en güzel yanı ise artık halka açık olması. Hemen yanında bulunan bölgeden biletlerinizi alıp hem bahçesini hem de içini gezmeniz mümkün. Tabii ki tüm odaları halka açık değil ancak büyük bir bölümünü görebiliyorsunuz. Bazı odalar olağanüstü güzel. Ziyaret etmeden önce mutlaka rehberinizle konuşup açık olup olmadığını öğrenin çünkü bazen kraliyet seremonileri için kapatıldığı da oluyor.

Kraliçe Buckingham Sarayı’nda olduğunda Kraliyet Bayrağının, olmadığı zamanlarda ise İngiltere Bayrağının göndere çekildiğini biliyor muydunuz?

2. The London Eye

londra gezilecek yerler London-Eye

London Eye, 2000 yılında halka açıldığından bu yana turistlerin nerdeyse bir numaralı gözdesi oldu. Dünyanın en büyük dönme dolaplarından London Eye’ın, diğer dönme dolaplardan farkı dev pleksiglas kutular içinde onlarca insanla beraber bulunuyor oluşunuz. Yerden 135 m yüksekliğiyle Avrupa’nın en büyük dönme dolabı olma özelliğine sahip. Thames Nehri kenarında, tüm şehri hiçbir engel olmadan kusursuz bir şekilde görmenizi sağlıyor. Big Ben, Westminster Abbey, Buckingham Sarayı, St. Paul Katedrali ve daha birçoğu gözlerinizin önünde.

Bir tur yaklaşık 30 dakika sürüyor. London Eye deneyimi, Londra hakkında genel bir bilgi edinmek ve şehrin büyüklüğü konusunda fikir sahibi olmak adına ilk gün için güzel bir başlangıç. London Eye’a gitmeyi düşünüyorsanız değişken olan Londra’nın havasının açık olduğu bir günü tercih edin. Akıllı telefonunuzda veya weather.com sitesinden hava durumunu kontrol edin. Günün hemen her saati kalabalık olduğunu ve uzun sıralar beklemeniz gerektiğini göz önünde bulundurup sabah erken saatlerde gitmeye çalışın.

3. Londra Kulesi / Londra Köprüsü

londra gezilecek yerler

Londra Kulesi’nin tarihi 1078’de Normandiya Dükü William’ın İngiltere’yi işgali ve sonrasında Londra Fatihi William olarak anılmasına kadar dayanıyor. O dönemden bugünlere dek genişleyen komplekste yıllar boyu çok kanlı olaylar yaşanmış. Kule 8. Henry’nin birçok eşinin kafasını kestirdiği yer olarak da biliniyor.

Kule ayrıca çok uzun zamandır süregelen bir inanca/geleneğe de sahip. Efsaneye göre eğer siyah kuzgunlar kuleyi terk edince İngiltere Krallığının yok olacağına inanılıyor. Günümüzde ne yazık ki bu durumu engellemek için kuzgunların kanatları kırpılıp uçmaları engelleniyor, ancak yine de bu dev kuşları görmek ilginç bir deneyim.

Kompleksin en ilgi çeken kısmı Kraliyet Mücevherleri. Waterloo Barakası binasında bulunan koleksiyon gerçekten de görülmeye değer. Bazıları o kadar büyük ki bir insan bunu nasıl takabilir diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Kule muhafızları ise oldukça eğlenceli ve görülmeye değer. Buradan bir tur satın aldığınızda kulede görevli bu özel muhafızlardan biri size rehberlik yapıyor. Bu turlarda Londra Kulesi’ni görüyorve tarihi hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Hemen kulenin dışında ise meşhur Londra Köprüsü yer alıyor. Londra Kulesinin resmi adının Majestelerinin Kraliyet Sarayı ve Kalesi olduğunu biliyor muydunuz?

4. Westminster Abbey

londra gezilecek yerler Westminster Abbey

Westminster Abbey isimli bu dev gotik kilise parlamento binasının hemen karşısında bulunuyor. Güzel bir yapı olan kilisenin bulunduğu bölge birçok önemli olaya tanıklık etmiş. Burası geleneksel taç giyme ve İngiliz kraliyetine mensup kişilerin gömüldüğü yer. Kral Harold ve William ile 1066’da başlayan taç giyme törenleri birkaç istisna dışında burada yapılmış.

Aralarında 3. Henry, 1. Elizabeth, 2. Richard gibi kral ve kraliçelerin, Chaucer, Wordsworh, Milton, T.S Elliot, Keats, Sherley vb. gibi şair ve yazarların yanı sıra Darwin ve Newton gibi bilim adamlarının da gömüldüğü yer burası. Prenses Diana’nın 1997’de ölümünden sonra cenazesinin yapıldığı yer yine burasıydı. Bunca meşhur özelliğinin yanında oldukça güzel bir yapı olan kiliseyi gezip görmek oldukça keyifli. Westminster Abbey Londra gezilecek yerler listesinde mutlaka yer almalı.

5. British Museum

londra gezilecek yerler blog

Bir zamanlar İngiltere için “Güneşin hiç batmadığı ülke” deniyordu. O zamanlar İngiltere’nin ne kadar büyük olduğunu tahmin edebilirsiniz. Okyanusya da adını dahi duymadığımız adalardan Asya, Avrupa ve Amerika kıtasında kadar uzanan bir imparatorluk kurmuşlardı. Global genişleme süresince İngiltere milyonlarca antik eşyayı bir zamanlar hüküm sürdüğü yerlerden toplayıp buraya getirdi.

British Museum‘da müzede sergilenen eserler kelimelerle anlatılamayacak kadar büyülü bir güzelliğe sahip. Örneğin Rosetta Stone’u burada görmek mümkün. Yüzyıllar boyunca çözülemeyen bir sır olarak kalan hiyeroglif, Napolyon’un 1798’de Mısır Seferi sırasında bulunan bu taşın yardımıyla çözülmüştü. British Museum’da görülecek şeylerin listesi o kadar uzun ki anlatmakla bitmez, o nedenle mutlaka Londra gezisi programınızda yer bulsun.

6. St. Paul Katedrali

londra gezi blog

Başyapıt niteliğindeki St. Paul Katedrali şehrin tam köşesinde, Londra’nın en eski bölümünü oluşturuyor. 1708’de tamamlanan katedralin mimarı olan Sör Christopher Wren’in doğum günü olan 20 Ekim’de açılmış. Daha güzel bir doğum günü hediyesi düşünülemez sanırım. İngiltere Kraliyet Ailesinin cenaze, vaftiz ve nikâh törenleri çoğunlukla Westminster Abbey’de yapılsa da bazı törenlerde Aziz Paul Katedrali’nde düzenleniyor.

İkiz Kulelerin yıkılmasıyla ölenler için burada ayin yapılmıştı. İbadet amaçlı gelmeyen ziyaretçiler ücret ödeyerek katedrali ziyaret edebiliyor. İçerisi o kadar büyük ve güzel ki hayran kalmamak imkânsız. Özellikle de sunak bölümü nefes kesici güzellikte. Dilerseniz kubbenin tepesine çıkıp şehrin muazzam manzarasını da izleyebilirsiniz. Alt kata inmeyi de unutmayın çünkü birçok ünlü simanın mezarları burada bulunuyor.

7. Parlamento Binası

Parlamento Binası, Londra

Televizyon ya da fotoğraflarda yüzlerce kez görmüş olduğunuzu tahmin ettiğim Parlamento Binası da Thames Nehri boyunca uzanan bir başka Londra başyapıtı. Hemen köşesinde bulunan saat kulesini ise anında tanıyacağınız, herkesin bildiği gibi ‘Big Ben‘. Eyfel Kulesi Paris’in sembolü ise Big Ben de Londra’nın sembolü. 96m uzunluğundaki Big Ben, 4 tarafında 7 metre çapında saat olan dünyanın en büyük kulesi olarak biliniyor. Londra’nın ‘Jubilee Line’ metro tuneli açıldıktan sonra kulenin 46cm sola yattığı farkedilerek tadilata alındı ve bu restorasyon 2021 yılana kadar sürecek. İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in tahttaki 60. yılı onuruna kulenin adı artık resmi olarak ”Elizabeth Kulesi” olarak anılıyor.

Parlamento binasının içini de dilerseniz gezebilirsiniz ve şahsen şiddetle tavsiye ederim. Bazen Westminster Sarayı olarak da biliniyor, çünkü ilk yapıldığında bir kraliyet evi olarak yapılmıştı. Satın alacağınız tur hem Halk Evi hem de Lord Evi kısımlarını kapsıyor. Ayrıca bu binada yaşanmış birçok tarihi olay hakkında da bilgi içeriyor. İçeriye girdiğinizde Winston Churchill’in heykeli ile karşılaşıyorsunuz. Ayakkabılarından biri iyi şans getirsin diye ovalandığı için oldukça parlak.

8. Trafalgar Meydanı / Ulusal Galeri

Londra Gezilecek Yerler

Sanatseverler mutlaka Ulusal Galeri’yi ziyaret etmek ister diye düşünüyorum. Özellikle Van Gogh, Da Vinci, Monet, Rembrandt, Cezanne ve daha birçok ünlü sanatçının eserlerinden oluşan koleksiyonu kesinlikle görülmeye değer. Galeri gibi bulunduğu Trafalgar Meydanı da görülmeye değer.

Meşhur Nelson Sütunu da bu meydanda yer alıyor ve hemen altında ise 4 aslan yatıyor. Trafalgar Savaşında ölen Amiral Lord Horatio Nelson’ın anısına yapılan bu sütun Londra’nın en çok ilgi çeken yerlerinden biri. Meydanda biraz turlayıp bir kafede soluklanarak insanları izleyin.

9. Londra Hayvanat Bahçesi

Londra Hayvanat Bahçesi

650 farklı tür ve 12,000 hayvan ile çocuklarınızla gidebileceğiniz en güzel yerlerden biri olan Londra Hayvanat Bahçesi, kurulduğu 1828’de bu yana zürafa gibi dev hayvanlara ev sahipliği yapıyor. Çocuklar bakıcılarla konuşabilir ve onları hayvanları beslerken izleyebilirler. Hatta yardımcı olmak isterlerse gönüllü olarak yardım bile edebilirler.

2010 yılında hayvanat bahçesine yağmur ormanları bölümü eklenerek marmoset maymunu gibi hayvanlar da dâhil edilmiş. Bunun dışında gece avlanan hayvanlar bölümünün de yer aldığı bahçede yarasa gibi hayvanları da görmek mümkün.

10. Hop On/Off otobüsle Lonra turu

londra turu

Hava şartları elverişli olduğu sürece 1 gün ya da zamanınız varsa iki gün Hop On Hop Off otobüsüyle Londra turu yapmak iyi fikir. Başta da belirttiğim gibi Londra oldukça kozmopolit yapıya sahip. Gezilip, görülecek çok yer var. Şehirde sürekli gördüğünüz bu iki katlı otobüsler dışında sadece turistik yerleri dolaşan özel firmalara ait birçok otobüs var.

Eğer yazın ya da bahar aylarında hava uygunken giderseniz üstü açık otobüsleri seçin. Bu otobüsler hem temiz hava hem de daha geniş bir açıyla şehri görmeniz açısından gayet güzel. Genellikle her 15 dakikada duraklarından yolcu alıyorlar. Dilediğiniz yerde inerek tekrar dilediğiniz yerde binebildiğiniz otobüslerde unutmamanız gereken şeyse, şehir içinde birçok farklı bölgede belli rotaları takip ediyor oluşu. Hangi rota üzerinde olduğunuzu haritadan takip edin.

Birkaç öneri:
Otobüs turunu daha keyifli hale getirmek için:

  • 2 günlük biletlerden alın ve böylece şehrin hemen hemen tümünü gezmiş olursunuz.
  • Otobüse her bindiğinizde biletinizi şoföre gösterin.
  • Hangi tur firmasını kullandığınıza dikkat edin çünkü aynı renkte otobüslerde birçok firma var.
  • Otobüsten indiğiniz yeri unutmayın, çünkü geri dönerken yine aynı yerden otobüse bineceksiniz. Eğer kaybolursanız otobüs turu işaretlerini bulmaya çalışın.
  • Nerelere gitmek istediğinizin planını baştan yapın ve ona göre sırayla inmek istediğiniz yerlerde inip aynı yerden tekrar binerek yolunuza devam edin. Bu şekilde hazırladığınız rota üzerinde her şeyi görebilir ve aynı yerlerden tekrar tekrar geçip zaman kaybetmezsiniz.

İngiltere’de hiçbir koşulda araba kiralamanız tavsiye edilmez, özellikle de turist olarak. Taksi ya da metro kullanarak dilediğiniz yere kolayca ulaşmanız mümkün. Turist otobüslerinde ise o an bulunduğunuz yerle ilgili bilgilendirmeler de yapılıyor.

londra gezilecek noktalar
St. James Park, London Flickr @ugardener

Londra’da yeşil alan bulmak için çok da gezmenize gerek yok. Başkent Hyde Park, St James’s Park Richmond Park gibi sekiz adet, güzel Kraliyet Parkı’na sahip. Alternatif olarak Kew veya Chelsea Physic Garden gibi huzurlu bahçelerden birini de ziyaret edebilirsiniz.

Londra, birçoğu ücretsiz olan dünyanın en iyi müzelerine ve galerilerinin bazılarına ev sahipliği yapıyor. Hiç para ödemeden tüm eserleri görebileceğiniz British Museum, Tate Modern, Doğa Tarihi Müzesi veya Bilim Müzesi’nde birkaç saat geçirebilirsiniz. Londra gezilecek yerler listesine belki eklemek istersiniz.

Londra’da alışveriş yaparken Oxford Caddesi’nin en büyük mağazalarından Londra pazarlarındaki hediyelik eşya ve biblolara kadar geniş seçeneklere boğulacaksınız. Westfield Stratford’da, Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezinde, Harrods veya Selfridges gibi ikonlaşmış mağazalarda alışveriş yapabilirsiniz.

5 YORUM

  1. Londra, en çok görmek istediğim İngiliz kenti, Manchester ile birlikte. Son iki senedir planlayıp planlayıp Euro’nun çok yüksek seyretmesi nedeniyle vazgeçiyorum.

  2. Londra benim gözümde her zaman yağmurlu, gri ve soğuk bir şehir. Bu yüzden seyahat önceliklerim arasına bir türlü bu şehri yerleştiremedim. Bu yazıdaki iç açıcı, güneşli fotoğrafları görünce zihnimdeki gri Londra biraz öteye gitti. Güneşli bir dönemde ziyaret etmek mantıklı olacak sanki.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın