Endonezya tipi kahvaltıda size pirinç pilavı veriyorlar. Ben otelin sunduğu alternatif olan tostu tercih ettim ama onların tost olarak söyledikleri 2 dilim ekmek arasına sürülmüş tereyağı veya reçel. Çay istediğinizde ise gelen çay açık renkte şerbet tadında bir çay oluyor. O nedenle özellikle şekeri kendinizin sonradan eklemek istediğinizi belirtmeniz daha iyi olur. Saat 10 gibi Johnny ve eşi gelip bizi ve çantalarımızı alıp evlerine götürdüler.

İlk durağımız olan Madura adasına giden feribot saat 4’te kalktığından epeyce vaktimiz vardı. Sohbet ve ikram edilen yemek sonrası 3 saatlik bir sürüş sonrası Kuzey Doğu Java tarafındaki Jangkar iskelesine vardık. Erken geldiğimizden 1 saat orada bekledikten sonra feribotumuza geçtik. Feribot’ta klimalı bir oda ve içerisinde ranzalara sıralar halinde serilmiş matlar vardı. Kendimize bir yer bulup uzanıp dinlendik, uyuduk. 4,5 saat süren feribot yolculuğu sonrası Madura Adası’ndaydık. Bir saatlik bir sürüş sonrası önce Johnny’nin kuzenin evinde akşam yemeği molası verdik, sonrasında ise 1 saat daha sürüp akşam kalacağımız ve Johnny’nin köyü olan Batang Batang’a vardık.

Johnny’nin cami imamı olan akrabası Emin’in üç evinden biri olan eski bir köy evi bize ayrılmış. Evde bizim uyuyacağımız ancak ayağımızı uzattığımızda sığmamızın mümkün olmadığı 1.60’lık karyola, birkaç sandalye ve bir sehpa ile birkaç hasır ve kilim dışında eşya bulunmuyor. Duş almak için büyükçe bir kurna var ve orada biriktirilen soğuk suyla duş alıyorsunuz. Banyonun hemen önünde de yine evin mescidi var. Emin’in üç tane eşi var ve her birisi ayrı ayrı evlerinde kalıyorlar. Emin çok az İngilizce kelimeleri biliyor sadece, ama oldukça da eğlenceli.

Madura 4,250 km² büyüklüğünde 3 milyon 650 bin nüfusa sahip bir ada. Java’nın en kaliteli tütün üretimi yapılan yerlerinden biri, toprağı Endonezya’nın diğer bölümlerinde olduğu gibi verimli değil. Halkı fakir ve işsizlik oranları yüksek. Çok sayıda cami ve mescit barındırıyor. Ramazan ayında olmamızdan dolayı neredeyse 24 saat cami hoparlörlerinden kuran okunuyor, bazen Kuran’ı çocuklar okuyor ve başındaki eğitmenin onun hatalarını düzelttiğini hoparlörden dinleyebiliyorsunuz. Cami yakınlarındaysanız birisiyle karşılıklı konuşabilmeniz gürültüden dolayı mümkün değil. Sesler seslere karışıyor zaten. Madura adası geleneksel yapısıyla dini yaşam tarzı güçlü, ancak herkes güler yüzle bize yardımda bulunmak için elinden geleni yaptı.

Ertesi sabah kahvaltı için yol üstünde küçük bir salaş dükkan/lokantaya vardık. Hani gittiğimiz yere ne dükkan demek doğru ne de lokanta. Kulübe tarzın bir yer ön kısımdaki birkaç camekanın içerisinde atıştırmalık bir şeyler var, arka taraf ise mutfak ama hani bu satırları okuyanların bir çoğu orayı görse hemen kendini dışarı atar ve ağzına lokma sokmaz. Bizim için Johnny bir çorba hazırlattı. Çorbada et olduğundan ben yiyemedim, Farid ise banamasın demedi ve ne var ne yok yedi. Ben sabahtan muz yemiştim ve orada da birkaç pirinç cipsi tarzında bir şeyler atıştırdım. Johnny annesine söz verdiğinden dolayı oruç tutuyor, yoksa inançlı biri değil. Bunun dışında tüm gezilerimiz boyunca karşılaştığımız herkes oruçluydu.

Sonrasında Johnny ve Farid ile satranç oynayarak, bizi merak edip yanımıza gelenlerle sohbet ederek geçirdikten sonra öğleden sonra birkaç km uzaklığındaki plaja gittik. Türkuaz renkte sulara ve beyaza çalar renkte kumları olan büyüleyici plajın ve denizin hemen arkasındaki Christmas ağacı ormanı ise apayrı güzel bir manzara sunuyor. Bu tarafta yaşayanlar için buralar piknik alanları. Etrafı gezdikten sonra düşündüğüm şey ise benim burada yaşamak istediğimdi.

Johnny ile konuştuğumda istersem burayı satın alabileceğimi söyleyince ertesi gün için gelip arsa sahibi ile konuşmaya karar verdim. Henüz bilmiyorum ama belki de burası gelecekte yaşayacağım yer olacak. Gelecek kavramı ise benim için uzak bir zaman dilimi anlamına gelmiyor. Daha çok birkaç yıl sürecek dünya turu sonrası demek belki deha doğru olur. Bu birkaç yılın da kaç yılı kapsayacağını yine ben bilmiyorum tabi. O yüzden gelecek demek gelecekteki gelecek gelecek günler anlamındadır. Kafanız karışmasın hani, benim hiç karışmıyor, zira düşünmediğimden olsa gerek. Boş verin siz de zaten günün ve anın keyfini çıkaralım bu güzel kumlarda.

İkindi saatlerinde acıktığımızda kendi yemeğimizi kendimin hazırlayacağını söyledim. Gerekli malzemeler olan noodle (siz ince makarna diyin), soğan, domates, yumurta, sarımsak ve yağ bizim için bulundu. Gerekli malzemeler satın alındı ve tabak çanak başka bir evden getirildi. Domates soslumakarna hazırladım. Uzun süredir yediğimiz yerel yemeklerden sonra makarnanın tadı bir başka güzeldi, özlemişim. Evin ön tarafında sandalyelerimizde otururken çok sayıda ziyaretçilerimiz gelip gidiyordu. Ben yemek yaparken Johnny içeride masaj yaptırıyordu.

Hemen her köyde, aileden gelme geleneksel masaj bilen ve yapan kimseleri bulabilirsiniz.Önce Johnny ve sonra da Farid 2 saat masaj yaptırdı. Hemen yakındaki Kuran kursu ve din dersler konusunda çocuklara ücretsiz eğitim veren bir okulun öğretmenleri ve öğrencileri de etrafımızdaydılar. Öğretmenlerin İngilizcesi anlaşılır ve iletişim kurulur düzeydeydi. Balkondaki sohbetler sonrası Farid masaj yaptırırken ben davet edildiğim eve geçtim.

Okulu yaptıran ve öğrencilere ücretsiz dini eğitim veren çiftin erkek olanı öğlene kadar bankada çalışıyormuş. Öğlen sonrası ise ders veriyormuş. Yüzden fazla öğrencilerinin olduğunu söylediler ve tüm masrafları kendileri cebinden karşılıyorlarmış. Nasıl peki geçiniyorsunuz diyince Allah veriyor cevabını verdi. Bana jöle tarzında bir şeyler ikram edildi. Sonrasında yine davet edildiğim diğer bir eve geçtim.

Masaj sıram gelince ben de salondaki yerimi aldım. Hani hayatımda görmediğim tarzda bir masaj yaptırdım. Tayland masajı bile bunun yanında özelliğini yitiriyordu. Özellikle sırf karın içi organlara yarım saat masaj yapması sonrası üzerimdeki tüm ağırlığı ve uzun süren yolculuk yorgunluklarını alıp götürdü. Masaj yapan kişi bunu ailesinden öğrenmiş ve kendisi pirinç tarlalarında çalışıyor. Her birimiz için 2 saat olmak üzere 6 saat süren masaj için bahşiş dahil 60.000 Rp ödedim. Yani kişi başı 4 TL. Bu masajın Türkiye’deki karşılığı sanırım 200 TL olurdu. Masaj sonrası evin önündeki sandalyelerimizde, gecenin serinliğinde meyve atıştırıp, köylülerle eğlenerek geçirdik. Hepsi çok keyifli ve güler yüzlü.

Day 373, ID:30 Madura Island, Java. 12 Ağustos 2011, Cuma

2 YORUMLAR

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!