Lake Toba’dan sabah 10’da feribotla ayrılıp yine turist otomobili kiralayıp Medan şehrine döndük. Gölün çevresinde inşa edilmiş çok sayıda birbirinden güzel otel ve bungalovlar var. Hani kendinizi onlardan birinde hayal ederseniz oradan ayrılmayı istemeyeceğiniz türden olanları. Pırıl pırıl dingin bir su, suda çeşitli balıklar, batak mimarisinde odanız, yemyeşil ormanlarla kaplı dağ manzarası. Zaten dağın tepesinde dağların arasında, gölün üzerinde bir adadasınız. ilginç bir kombinasyon. Dünyada nadir bulunabilecek bir konum.

Yolda aracımızın lastiği patladığından 45 dakika kadar değiştirilmesini bekledik. Bu bölge kauçuk ağaçları ile ünlü. Ağaçlar 5 yaşından itibaren kauçuk sıvısı vermeye başlıyorlar, 7-15 yaşları arası en verimli oldukları dönem ve 30 yıla kadar da bunu sürdürebiliyorlar.

Sıcak ve bol yağışlı tropikal iklime sahip ülkelerde yetişebiliyor. Gövdelerinden kabukları kesilip oluşan kanaldan sızan kauçuk ham sıvısı aşağıdaki kapta toplanıyor. 2 haftada bir toplanan kauçukları boşaltıyorlar. İğrenç bir kokusu var, hani lağımdan farkı yok.

Bu defaki aracımızın sürücüsü tam bir trafik canavarı olduğundan şirketi arayıp bize yeni araba ayarlamalarını rica ettik. Medan yakınlarına vardığımızda bize gönderilen yeni araca atladık. Jeep tarzındaki aracımızla yoğun trafikte 2 saatlik bir yolculuk sonrası Bukit Lawang köyüne ulaştık. Neredeyse 10 saattir yoldaydık.

Bukit Lawang’da indiğimiz yerde birkaç turist rehberi bize hizmet verebileceklerini söylediler. Biz rehberi önceden ayarladığımızı söyleyip onları başımızdan savdık. Telefonla görüştüğümüz iki kişi vardı ama henüz ayarlamamıştık. İçlerinden birisi, sorun olmadığını, bize kalacağımız yere kadar eşlik edip bilgi verebileceğini ve bunun için ücret istemeyip bunu keyifle yaptığını söyleyince biz de neden olmasın dedik.

Couchsurfing sitesinden Sonia adlı arkadaşımla yazışıp bazı bilgiler elde etmiş ve Sonia ayrıca bize kalabileceğimiz bir otelde yer ayarlamıştı. Bukit Lawang’ta rehberlik yapan Haidir bizi kalacağımız otele götürdü. Hoş sohbet, iyi İngilizcesi olan Haidir bize Fransız bir kız arkadaşının fotoğrafını gösterip güvenimizi kazanmaya çalıştı.

Otele yerleştikten sonra birlikte bir şeyler içip kendisiyle anlaştık. Bukit Lawang’ta ormanda trekking için rehber kiralamanız şart ve bunun için genelde sabit ücretler uygulanıyor. Ancak Endonezya pazarlık ülkesi. Haidir ile 625.000 Rp’ya (140 TL) anlaştık. Couchsurfing sitesinden tanıştığım Sonia’da gelip bize takıldı ve gece geç saate kadar otelin çok güzel olan cafe barında sohbet ettik.

Gittiğimiz her yerde olduğu gibi masamıza arada bazı kişiler gelip merakla bizimle tanışıp sohbet edip gidiyorlardı. Biri gidiyor biri geliyordu. Diğer yerlerden fark ise hepsinin kafasının hoş olmasıydı. Hepsi çok tatlı olan bu gençler bolca magic mushroom kullanıp ve mariuana içiyorlardı. Arada Haidir sohbette takılmaya başlayınca, ben gidip bir şarj olup geleyim diyip gitti. 15 dakika sonra geldiğinde yine uçmuştu ama çok keyifli ve eğlenceli zaman geçirdik. Kafası hoş olsa da bu genci beğenmiştik.

Sonia’da üniversite mezunu, online olarak yurtdışı kökenli bir şirketin satış temsilcisi olarak çalışıyor. Sumatra adasından kesilen ağaçların yurtdışına ihracatı için yabancı şirket sahibine danışmanlık ve tercümanlık yapıyor. Kendi şehri Aceh olmasına rağmen gelip bu köye geçici olarak yerleşmiş ve işini buradan yürütüyor.

Endonezya son yıllarda kaçak ağaç kesimi nedeniyle ormanlarının yüzde yetmişini kaybetmiş. Korsan ağaç kesimi ciddi paraların döndüğü bir sektör. Hükümet ciddi mücadele içerisinde. Özellikle Sumatra’nın batısındaki Aceh bölgesinde yıllarca hükümetle savaş halinde olan gerilla grupları, daha sonra barışın sağlamasıyla işsiz olmalarından dolayı yıllarca yaşadıkları ormana geri dönüp bu defa kaçak ağaç kesimi ile uğraşmaya başlamışlar.

Bölgede 2004 yılında yaşanan deprem ve tusunamiler bölge ekonomisini altüst ettiği gibi bölge insanının yoksulluğuna da darbe vurmuş. 170 bin ölü bırakan bu doğal afetler sonrasında hükümet, ormanları avuçlarının içi gibi bilen bu ayrılıkçı gerillalara ormanda bekçilik görevi vermiş. Eskiden suçlu olarak addedilen bu kişiler şimdilerde birer kahraman olarak ormanları korsan kesimcilere karşı koruyorlar. Böylelikle de bu kişiler topluma kazandırılmış.

Aynı şekilde bu yağmur ormanlarının yasadışı ağaç kesiminden elde edilen odun ticaretini durdurmak için Avrupa Birliği Endonezya ile anlaşma imzalanmış. Bu anlaşmaya göre, Endonezya’dan Avrupa Birliği’ne ihraç edilen odunların yasal yollardan satışa sunulması gerekiyor. Avrupa Birliği, dünyanın en büyük odun hamuru ihracatçısından her yıl bir milyar Euro’luk odun ithal ediyor ve bu talebi karşılamak isteyen Endonezyalılar kaçak ağaç kesimine yöneliyor.

Yarın sabahtan Sumatra’nın gerçek ormanlarına, Gunung Leuser National Park’a jungle trekkinge gidiyoruz. Bir gece ormanda konaklayacağımız trekkingde çok sayıda Orang-utan, diğer bazı maymun türleri, monitör lizard ve eğer şanslıysak geyik ve belki de kim bilir Sumatra kaplanı bile görebiliriz. Sumatra adasının en önemli aktivitesi olan bu trekking için heyecanlıyız.

Day 397, ID:54, Bukit Lawang, Sumatra. 5 Eylül 2011, Pazartesi

1 YORUM

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!