2000 Yıllık Gizemli Gelenek: Asılı Tabutlar

2000 Yıllık Gizemli Gelenek: Asılı Tabutlar

08 Aralık 2013, 23:43 

Kültür, toplumları şekillendiren önemli faktörlerden biridir. Her kültür kendi geleneklerini yaratır. Geleneklerin şekillenmesi yüzlerce yıl alır ve değişmeleri de zordur. İlkçağ insanlarından beri doğum, evlenme ve ölüm gibi dönüm noktaları pek çok ayinin ve inanç öğretisinin çekirdeğini oluşturmaktadır. İnsan hayatındaki en önemli geçiş törenlerinden biri de cenazelerdir. Fakat kimi zaman bu gelenekler başka bir kültüre o kadar tuhaf ve yabancı gelir ki, duyduğunuzda şaşırır kalırsınız.

Ölülerin, salt çürüyen bir et ve kemik yığınından ibaret olmadığı, ölülerin gömüldüğü ve mistik bir âlemde kendilerine barınak edindiği, ölüler dünyasına açılan kapı niteliğindeki mezarın ortaya çıkışı ise oldukça eski zamanlara kadar gitmektedir. Ölülerine dinsel ritüeller uygulayan ve onları gömen ilk canlı 250.000 ila 35.000 yıl önce yaşayan Neandartal insanıydı. İnsanlığın yaratmış olduğu tüm değerlerde onun ölümsüzlük isteği hemen göze çarpmaktadır.

Dünyanın bazı yerlerinde, kuşaklar boyunca uygulanan bazı gelenekler vardır ki entelektüel dünyadaki diğer ulusların tabiatına garip gelebilmektedir. Hindistan’da bu gün kadınlar hala yasal olmamasına rağmen ölen kocalarıyla birlikte diri diri yakılırlar. Hititlerde, ölen kralsa yalnız etlerini yakar, kemiklerini yağlarlar, güzel kokularla yıkayarak özel bir kaba koyup gömerler. Madagaskar’ da yerlilere ait bir gelenekte ölen kişinin  yakınları özlem gidermek için ölüyü mezardan çıkarır ve kefenini değiştirirler. Sümerlerde eğer kral veya kraliyet ailesinden biri ölürse, ölen için insan kurban etmek oldukça yaygın bir gelenekti. Ölen kimsenin yakınları, askerleri, karısı, cariyeleri, hayvanları da beraber gömülürdü.

Böylesi ilginç geleneklerden biri de Filipinler‘in Sagada halkı ile bir zamanlar Çin’de yaşamış gizemli Bo insanlarının cenaze merasimleridir. Bu iki halk cenazelerini toprağa gömmek yerine el yapımı ahşap tabutlara koyup dik kayalıklara asarak defnediyorlar. Bu geleneğin tam olarak nereden ve nasıl geldiği bilinmemesine rağmen, kökeni hakkında çeşitli varsayımlar bulunmaktadır. Cenazelerin yükseğe asmakla onların cennete daha yakın olacakları düşünülüyor. Cesetlerin vahşi hayvanlar, deprem veya seller tarafından zarar görmesini önlemek düşüncesiyle de yapıldığı düşünülmektedir.

Filipinlerin Luzon Adasında yer alan dağlık bölge Sagada’da, ölülerini kayalıklara asmak ritüeli 2000 yıldan fazla süren bir gelenek olarak devam etmiş. Sagada çevresindeki kutsal kabul edilen vadide, dik kayalıklarda yüzlerce asılı halde bulunan tabut bulunuyor. Bu benzersiz ritüel kasabanın ileri gelenleri ve yaşlıları için düzenleniyor. Bu kişiler ölmeden önce kendi tabutlarını sert ağaçtan kendileri oyarak hazırlıyorlar. Eğer kendileri bunu yapamayacak kadar yaşlı veya hasta iseler çocukları veya yakınları tarafından defnedilecekleri tabutlar hazırlanıyor. Ağırlıkları 150 kgramı bulan tabutların kapaklarında çoğunlukla hayvan veya kertenkele figürleri bulunuyor.

Defin işleminden önce 5 gün süren ön merasim yapılıyor. Bir çeşit mumyalama süreci olan bu sürede ölü beden sangadil adı verilen ölü sandalyesine oturtulup otlarla ovulup, tütsüleniyor.  Hazırlanmış tabuta yerleştirilmeden önce bedenler cenin pozisyonunda kefenleniyor. Kefenleme işleminde, ölünün boyundan küçük olarak yapmış tabutlara yerleştirilebilmesi için bazı kemikleri de kırılmak durumunda kalıyor.

Tütsülenip kefenlenmiş ceset,  belden yukarısı çıplak olan kabilenin erkekleri tarafından alkışlar içerisinde itilip kakılarak kasabada dolaştırılıyor. Bu merasimde cenazeyi omuzda taşımanın iyi şans getirdiğine inanılıyor. Bu yüzden cesedi taşımak isteyen yakın akrabalar birbirleriyle sürekli bir tartışma içerisinde kasabada yürümeye devam ediyorlar. Eğer bu dolaşma sırasında cesetten taşıyan kişiye kan bulaşırsa bunun iyi şans olduğuna inanılıyor.

Cesedi yerleştirmeye hazır tabutlar, Echo Vadisi gibi, sarp uçurumların bulunduğu kayalıklara ahşap iskeleler yardımıyla, halatlarla yerden 10-20 metre yüksekliğe kadar çekilip çakılan kazıkların üzerine sabitleniyor. Sonra kefenlenmiş beden halatlarla çekilip bu tabutlara yerleştiriliyor. Eğer daha önce bir ailenin tabutu orada varsa onun üstüne veya yakınına yerleştiriliyor.

Sagada İnsanları bu şekilde gömülmeyi tercih etse de günümüzde artık normal cenaze merasimleri düzenleniyor. Asya’nın en kalabalık Hıristiyan nüfusuna sahip olan Filipinler’de, en son asılı tabut cenaze merasimi 2010 yılının Aralık ayında yapılmış.

Sadece dik kayalıklar değil aynı zamanda bazı mağaralarda da yüzlerce tabut dizilmiş halde bulunuyor. Lumiang Mağarası’nın girişinde, bazılarının 500 yıllık olduğu düşünüldüğü, birçoğu zarar görmüş tabutlardan onlarcası tavanına kadar üst üste dizilmiş halde görülebilir. Zaman içerisinde bölgeyi ziyaret eden turistler kemiklerin bazılarını hatıra veya hediyelik olarak almışlar.

Asılı tabutlar, Filipinler’in Sagada Kasabası dışında, Çin’in Sichuan ve Yunnan illerinde ve Endonezya Sulawesi Adası’nda da bulunuyor. Günümüz Sichuan ve Yunnan illerinde, 3000 yıl önce oldukça  parlak bir kültür yaratmış Bo İnsanları da bu geleneği uygulamış. Bo İnsanlarının cenaze geleneğinde kullanılan tabutlarda boya kullanılmazken Sagada’da bulunanlarda boyanmış tabutlar görülebiliyor. En son asılı tabut geleneği 400 yıl önce Ming Hanedanlığı (1368-1644) orta ve daha sonraki dönemlerine kadar yapılmış. Bugüne kadar keşfedilen en erken asılı tabut 2500 yıl öncesine dayanıyor. Bo İnsanlarının arkalarında bu ilginç asılı tabutları ve boyama sanatını bırakıp tarih sahnesinden gizemli bir şekilde kaybolmuşlar.

İnsanlık binlerce yıllık tarihsel süreçler içerisinde toplumsal, kültürel,  dinsel, etnik ve siyasal birçok gelenek oluşturdu. Oluşan bu gelenekler, yine onu oluşturan toplumlara yön verdi. Bu tür geleneklere bulunduğumuz coğrafyadan bakıp garipsemek doğru değildir. Herhangi bir değer yargısından veya önyargıyla değil de objektif olarak baktığımızda bu tür kadim geleneklerin büyüleyici gizemine kapılmamak elde değil.

Yolda olmak zaten gizemleri keşfetme değil midir?

Day 461: Filipinler:8 Sagada, 7 Kasım 2011

Yeni yazıları eposta ile almak için abone olun. Onay maili almadıysanız epostanızın junk klasörüne bakın.

Feedburner

7 YORUM YAPILMIŞ

  1. Kemal bey merhaba, Filipinler’de (Palawan Adaları vs) bir haftalık bir tatil yapmayı düşünüyoruz, ancak Filipinler’deki denizin ve sahillerinin güzelliğinden başka bir bilgimiz yok. Bu konudaki engin bilgi ve tecrübelerinizi paylaşır mısınız?

  2. Merhaba,öncelikle çok güzel bir site olmuş tebrik ederim.Yazını okumaya başladığımdan itibaren kafama takılan bir soru oldu.Yazının içinde de cevabını bulamadım. Çok ilginç bir merasim olmuş ancak ölüleri tabutların içine bile koyduğunda cesetler bir süre sonra fiziksel olarak kokmaya başlar.Bir çok tabutun kokusunu nasıl giderebilmişler? Tabutların özelliğinden mi yoksa şelalerin serinliğinden mi?

    • İlginize teşekkür ederim. Çok ilginç ve benzersiz olan bu cenaze merasiminde defin işleminden önce 5 gün süren ön merasim yapılıyor. Bir çeşit mumyalama süreci olan bu sürede ölü beden sangadil adı verilen ölü sandalyesine oturtulup otlarla ovulup, tütsüleniyor. Hazırlanmış tabuta yerleştirilmeden önce bedenler cenin pozisyonunda kefenleniyor.

  3. Rıza Çapkın says:

    Kemal’cim,
    Asılı tabutları ilk defa duyuyorum ve görüyorum. Sayende. Yoksa ben mi çok cahil kaldım bilgi açısından bilmiyorum. Ama çok ilginç geldi bana.. Keşke, bu konu ile ilgili daha çok yazı ve bilgi paylaşabilseydin. Güzel bir araştırma ve tanıtım yazısı olacaktı. Muhtemelen hala bilgiler aklındadır.. Önerimi dikkate alman dileğiyle… Hayırlı yolculuklar

    • Ben Sagada’ya gitmeden önce tanıştığım bir çok gezgin bana asılı tabutlardan bahsedince inanamamıştım. Acaba kelime başka anlamamı geliyor diye de düşünmüştüm. Sonra internette araştırıp, sonrasında da gidip gödünce ne kadar ilginç olduklarını anladım.

      Daha sonra youtubedan videoları araştırıp buldum. İnanılmaz bir merasim doğrusu. Bu yazıyı hazırlarken de çok fazla vaktim yoktu. O nedenle biraz kısa tututmak zorunda kaldım. Sumaging mağarasındaki maceram sonrası çıkışa ulaştığımda da bu tabutlardan onlarcasını görünce yine şaşırmıştım. Zira ben onları uzakta başka bir yerde diye sanıyordum. Bunalrı yakından dokunarak incelemek bile ilginç bir deneyimdi…

      Fırsat bulduğumda yazıyı biraz daha genişleteceğim. Teşekkürler ilgine Rızacım. İzmir’e selamlar.

DENEYİMLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Hakkında  |  Reklam  |  Arşivler  |  Medya  |  Konuk Gezi Yazıları  |  Rotalar Copyright © 2011-2014 Yolda Olmak! Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.
32 Kişi Online
Gezi yazıları içerisinde arama yapın
SSL