Her sokağının tarih koktuğu eski bir Rum köyü olan Tirilye, Bursa‘nın Mudanya ilçesine 20 dakika uzaklıkta bulunuyor. Bir yanı deniz, bir yanı yemyeşil tepelerin olduğu, kıvrıla kıvrıla giden bir yoldan ulaşılıyor. Dar sokaklar etrafında sıralanan kâh yeni kâh 100 yıllık evlerin olduğu Trilye, adını, bir zamanlar İstanbul’dan sürgün edilen 3 papazdan almış.

Taş veya ahşap mimarideki eski Rum evlerinin bir çoğunun durumu içler acısı. İki veya 3 katlı evlerin bazılarının tarihi 500 yıl kadar gerilere bile gidiyor. Görkemli olmasına rağmen yıkık ve terkedilmiş Taş Mektep, Kemerli Kilise harap durumda. Her ikisini de gezebilmek mümkün değil, sadece dışarıdan bakabiliyorsunuz.

Hristiyanlığın kadim dönemlerinde de büyük ilgi gören Tirilye ve çevresinde çok sayıda görkemli kilise, manastır inşa edilmiş, ancak ne yazık ki günümüze sadece 3 kilise ve 1 manastır ulaşabilmiş. 13. yüzyıl sonlarında yapıldığı kabul edilen Kemerli Kilise de bunlardan birisi.

Kemerli-Kilise-Trilye

Kemerli Kilise, Tirilye

Ortodoks dünyası için oldukça önemli olan Kemerli Kilise’nin sütunlarının Mısır’ın İskenderiye şehrinden getirildiği rivayet ediliyor. 13. yy sonunda yapıldığı biliniyor ve 1676 yılında, Dr.J.Covel tarafından hazırlanan el yazması belgede, kilisenin Panagia Pantobasillissa’ya (Bakire Meryem’e) adandığı anlatılıyor.

Dünya’da duvarlarında resim olan ilk kilise olarak bilinen Kemerli Kilise neredeyse yıkıldı yıkılacak vaziyette. Oysa bu tarihi mirasların tadilatı yapılsa, her biri görülmeye değer özellikleriyle bir çok ziyaretçiyi bu şirin beldeye çekmeye yeter. Kemerli Kilise, Rum Patrikhanesi tarafından geçmişine sadık kalınarak restore edileceği ve geçmişteki günlerindeki gibi ayinler düzenleneceği söylense de henüz bir çalışma başlatılmamış.

Tarihin hor kullanıldığı ve görmezden gelindiği, hatta yok edildiği bu kadim topraklarda biz buna alışık olsak da iç sızlatıyor.

16 YORUMLAR

  1. Annemin gördüğü trilye rumların gittiği zamanki köyü ben görmedim. İhtişamını anlatırdı benim gördüğüm trilye’yi de yorumu yapanlar görmemişler. O zamanlar okul bütün ihtişamıyla ayaktaydı ve okul olarak işlevini yerine getiriyordu. Bazı evler yine bakımsız ve yarı harebeydi ama şimdi eski Trilye den birşey kalmamış. Çamlı kahve ise nerdeyse tüm çamlarını kaybetmiş. Çok üzücü tabii ama gerçek.

  2. Tarih yazmasıyla övünülen bir millet olarak nedense yazdığımız ya da başkalarının yazmış olduğu ama bizimde bir nevi mirasımız olan bu tarihi eserlere karşı duyarsızlığımız da hat safhada. Gerçi bunları tadil edeceğimizi varsaydığımız da bu kezde kilise yerine camilerle ilgilenin gibi yorumlar gelecektir. Oysaki bu topraklarda iki dinin eserleri kültürel bir miras oluşturmakta…

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!