Sabah, ben Johny ile birlikte, Farid ise Johny’nin liseye giden oğluyla birlikte motosikletlerimize atladık. Banyuwangi’den 2 saatlik sürüş ile Baluran National Park’a vardık. Baluran National Park, Endonezya Java Adası’nın kuzeyinde, Banyuwangi ve Probolinggo arasındaki yol üzerinde bulunuyor. 25.000 hektarlık alanı kaplayan parkta çok sayıda vahşi doğal yaşamı barındırıyor.


Buffalolardan, geyiklere, maymunlardan tavus kuşları ve tilkiler bulunuyor. Girişte kaydımızı yapıp kişi başı 20.000 Rp ödedim. Sadece turistlerden ücret alınıyor. Parkın girişinden kıyıya kadar olan uzaklık 15 km, ancak yol bozuk olduğundan 45 dakikada ancak sahile varabildik. Yol üzerinde çok sayıda yabani kuş ve tavuk, tavus kuşları, ceylanlar ve geyikler ile maymunlar gördük. Bunun yanında kunduz, yaban domuzu, iri tarla fareleri de yol üzerinde hızlıca karşıya geçerken görebildik.

Deniz kıyısı plaj beyaz kum ve hoş bir manzaraya sahip. Denizi sığ ve bitkiler bulunuyor. Yaklaşık 10 kişi kadar, lokal gençlerden oluşan bir arkadaş grubu plajda gitar çalıp şarkı söylüyorlardı. Meraklı gözlerle bize baktıklarından yanlarına gidip tanıştık. Hafta sonu olduğundan 2 araba olarak yola çıkmışlar. Asya insanının öyle şortunu, bikinisini giyip plajda uzanıp, yüzmek ve dinlenmek gibi bir zevki yok, olanı da çok nadir. Koyu ten rengi köylü ve aşağı tabakaymış gibi algılandığından plajda güneşlenmek yerine ağaç diplerinde, gölge yerlerde takılıyorlar. Denize girip yüzeni çok az. Ancak deniz ve nehir kenarlarında gölgede oturmayı seviyorlar.

Farid ile ben denize girip biraz oyalanırken, Johny her zamanki gibi bankta uyumaya başladı. Oğlu da salıncakların birine oturup uyumaya başlamıştı bile. Biz denizden döndüğümüzde Johny uyanmış ve çantalarımızı çalmaya yeltenen maymunları kovalıyordu. Çocukluğundan beridir çantasında taşıdığı sapanıyla maymunlara taşlar atıp onları uzaklaştırdı. Etrafınızda maymunlar varken, onlardan uzak durun ve eşyalarınızı hep göz altında tutun.  İftar saatinden evde olmak için gençler biz denize girmeden dönüş yoluna düşmüşlerdi. Sabah biz de yola geç çıktığımızdan geri dönmeye karar verdik.

Önce parkın gözetleme kulesine çıkıp 360 derece tüm parkın manzarasını görebileceğimiz kulede biraz vakit geçirdik. Dürbünsüz buradan hayvanları görmek ve gözetlemek çok zor. Motosikletlerimize atlayıp dönüş yoluna koyulduğumuzda yol üstünde ve kenarında çok sayıda tavus kuşlarıyla karşılaştık. Dönüş yolu iftar saatinin yaklaşmasıyla gittikçe kalabalıklaştığından evde olmayı planladığımız saatte eve varamadık. Johny ve oğlu oruçlu olduğundan yemeğimizi şehirde yiyip öyle eve geçtik.

Böylece uzun soluklu bir geziyi bitirmiş olduk. Geçen 10 günün yorgunluğunu atmak için bu defa Banyuwangi’de, Johny’nin evinde masaj yaptırdık. En son Madura adasında yaptırdığımız masaj hayatımızda yaptırdığımız en güzel masajdı. Ancak Banyuwangi’de yaptırdığımız bu masaj ise hemen liste başına yerleşti. Diğer masajdan biraz daha sert  ve ağrılı olan masaj sonrası ise hissettiğimiz şey resmen erimişlik ve yokluk gibi bir şeydi. öyle ki masaj yaptırdığım yerden kalkamadım o gevşemişlikle.

Böylece dokuz gece ve 10 günlük motosiklet ile gezimizde 1.250 km toplam yol kat etmiş olduk. Bu gezinin tüm detaylarını yazacak zaman ve fırsatım olsaydı sanırım rahatlıkla bir kitap olurdu. Madura adasında yaşayan Maduran insnalarının lokal hayatları, ada üzerinin coğrafyası, ülkenin en büyük şehri olan Surabaya, Hollanda kolonial döneminde kurulmuş şehir Malang, kum ve kül denizi görünümünde aktif yanardağ Mount Bromo, diğer bir aktif yanardağ olan Kawah Ijen ve üzerindeki dünyanın en büyük asit krater gölü, bu çevredeki milyonlarca hektarlık kahve plantasyon alanları, burada çalışan köylülerin hayatları ve köyleri, Baluran National Park, geçtiğimiz yollar üzerinde gördüğümüz inanılmaz güzellikte ormanlar, ağaçlar ve yol hikayeleri…

Day 381, ID:38 Banyuwangi, Java. 20 Ağustos 2011, Cumartesi

11 YORUMLAR

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!