İstanbul’un simgeleri arasında yer alan Galata Kulesi, instagram fotoğraflarının da etkisiyle, son zamanlarda oldukça popüler bir yer haline geldi. Tarih boyunca hapishane ve gözlem kulesi olmuş, askeri amaçla da kullanılmış olan kule bugün fotoğraf severlerin uğrak noktası.

Paris’teki Eyfel Kulesi kadar ünlü değil fakat ondan daha eski. Tıpkı Kız Kulesi gibi, 6. yüzyıldan bu yana zamanın en büyük devletlerine ve İstanbul’un tarihine tanıklık etmiş. Bugün ister Üsküdar’dan fotoğraf çekin ister Boğaz’dan, İstanbul siluetinin değişmez parçası olan Galata Kulesi ilk göze çarpan yapı. Benim içinse en değerli ve ilgi çekici eserlerden birisi İstanbul’da.

Istanbul Galata Kulesi

Bizans İmparatoru Anastasius Dilorus tarafından, 528’de bir fener kulesi olarak ahşaptan yapılan ve “Büyük Burç” olarak adlandırılan Galata Kulesi, 1348’de Cenovalılar tarafından “İsa Kulesi” adıyla yığma taştan yeniden yapılmış. Fatih Sultan Mehmet 1453’te İstanbul’u fethettiğinde, Cenevizlilerin bölgesinde yer alan kule Osmanlı İmparatorluğuna geçmiş.

II. Bayezid zamanında depremden zarar gören kule tekrar onarılarak, müneccim Takıyıddin tarafından rasathane olarak kullanılmış. Kasımpaşa tersanelerinde çalıştırılan savaş esirlerinin “Forsa” adı verilen hapishanesi olduğu 1579’a kadar da rasathane olarak kullanılmış.

Galata Tower

1714’te itfaiye teşkilatının kurulmasıyla, İstanbul’da çıkan yangınların gözlemlendiği yer olan Galata Kulesi ironik şekilde tarih boyunca birçok yangın tehlikesi atlatmış. 1794’te yıllarca tüm şehri uyardığı yangınlardan birinin kurbanı olmuş. Kurşun ve ahşaptan oluşan çatısı, odaları ve merdivenleri tamamen yanmış. Yangın sonrası Sultan II. Selim tarafından onarılan kulenin üzerine külah biçiminde bir çatı kondurulmuş, etrafına da cumbalar eklenmiş.

Galata Kulesi Istanbul

1831’de geçirdiği ikinci yangınla bir kez daha ağır hasar gören Galata Kulesi’ne, yeni bir kurşun külah daha giydirilmiş. Tarih boyunca başına gelen her şey onu yeniden şekillendirmiş, değiştirmiş.

Zaman kuleye acımasız davranmış olmalı ki 1875’de bu defa da yakalandığı fırtına kulenin çatısını uçuruvermiş. Bu defaki onarımda, çatı yerine sekizgen bir yangın gözetleme katı ve teras yapılmış. 1964’e kadar yangın gözetleme ve deniz kuvvetlerince haberleşme merkezi olarak kullanılmış.

Galata Tower Istanbul

Galata Kulesi’nin popüler tarihinde yerini alan bir de efsanesi bulunuyor. IV. Murat döneminde yaptığı kanatları kullanarak kuleden havalanan ve buradan Üsküdar’a inmeyi başaran Hezarfen Ahmed Çelebi’nin hikâyesi. Söylentiye göre Galata Kulesi’nden havalanan Hezarfen Ahmet Çelebi, İstanbul Boğazı’nın karşı kıyısında yer alan Üsküdar’a kadar 6 km uçmayı başarabilmiş.

Önceleri bu çalışmalardan memnun kalan Sultan IV. Murad, daha sonra şeyhülislamın da etkisiyle Hezarfen’i Cezayir’e sürgün etmiş. Hikâye 1996 yılında çekilen “İstanbul Kanatlarımın Altında” filminde de anlatılmıştı.

Galata Tower TurkeyRessam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu “İstanbul Destanı” adlı şiirinde Galata Kulesi’nin Kız Kulesi’ne olan aşkını şu dizelerle anlatmış;

“İstanbul deyince aklıma kuleler gelir
Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır
Ama şu Kızkulesi’nin aklı olsa
Galata Kulesi’ne varır
Bir sürü çocukları olur”

Galata Tower TurkiyeKulenin avlusu ve kıyıya inen sur duvarları yıkılarak, çevresindeki hendeklerin de doldurulmasıyla son halini kazan Galata Kulesi, bugün dünyanın ziyaretçi kabul eden en eski kulesi. Galata Kulesi giriş ücreti 6,5 TL.

Son zamanlarda kulenin altında bulunan meydan restore edildi insanların tekrar rağbet ettiği bir yer haline geldi. Galata Kulesi’nin tarihi çanını görmek isteyenler Arkeoloji Müzesi’ne uğrayabilir. Eğer İstanbul’un tarihi mirasını keşfetmek istiyorsanız, fiyat karşılaştırma yaparak en uygun ve ucuz araba kiralama fiyatlarını sunan Türkiye araç kiralama firması vivi.com.tr web sitesine uğrayın. Ucuz ve ekonomik Atatürk havalimanı rent a car fiyatlarını inceleyin, oto kiralayın veya zamanınız çoksa toplu taşıma kullanın.

İstanbul’un en görkemli tarihi miraslarından Galata Kulesi, yangınlar ve depremlerle zarar görüp, zamanın yıpratıcı etkisine maruz kalsa da, her defasında usta eller onu onarıp İstanbul siluetine yüzyıllar boyunca damgasını vurmayı başarmış güzel bir eser olarak günümüze kalmış. Bereketzade, Beyoğlu’da yer alan Galata Kulesi, tüm hikayesi ve güzelliğiyle tarihe tanıklık etmeye devam ediyor.

6 YORUMLAR

  1. Galata Kulesi ile ilgili yaziyi okudum. Sunulan bilgilerin hemen hepsi dogru ama eksik yanlari da var galiba. Herkesin bilmesi gereken bir tarihi Istanbul gercegi var. Galata semti (bilenleriniz vardir) bir Bankacilik semtidir. Galata semti bir Ticari guce sahiptir. Gerek Osmanli Imparatorlugunda, gerekse daha oncesi, ticari gemiler yuk bosaltmak icin Kasimpasaya inerlerdi. Evet Galata kulesi bir gozlem kulesi oldu cogu kez. Hangi gemi girdi, hangi gemi cikti gidiyor.

    Galata’daki bankalar (o zamanlar banka yoktu galiba) ama parayi kullanan yabanci uyruklu insanlar hepsi burada yasardi. Neden Galata’da yasamak? Sebebi basit. Osmanli doneminde yabancilara iyi davranis sergilenirdi ama ya bir degisik uygulama gelirse diye butun yabancilar Pera’ya tasindilar. Neden cunku tum Elcilikler orada idi. Kolay siginma olanagi veriyordu. Oyle ise yabanci uyruklularin ticari bolumunun Galata’da hem yasama hemde paralarini emin bir yerde tutma ozelligi vardi Galata semtinin. Disaridan duyduguma gore Beyazit kulesi sadece yangin gozlem kulesi olarak yapilmis. Oysa Galata kulesi hem gemi trafigi gozlemi, hem de diger ticari alanda yapilan aktiviteler icindi.

  2. Fethiye bir cennettir, sadece 2-3 gün kalınacak bir tatil destinasyonu değil. Keşfedilecek, hayran kalacağınız çok yeri var. Millet sadece Ölüdeni’e geliyor, tekne turuna çıkıyor, dönüyor. Yazık.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!