Ana Sayfa Karadeniz Safranbolu Bulak Mencilis Mağarası: Safranbolu’da Gezilecek Doğal Yer

Bulak Mencilis Mağarası: Safranbolu’da Gezilecek Doğal Yer

23464

Safranbolu’nun konaklı sokaklarından çıkıp vadinin içine doğru süzüldüğünüzde, doğa sahneyi bir anda devralıyor. Bulak Mağarası —yerel adıyla Mencilis— Safranbolu ile Bulak Köyü arasında, yeşilin koyulaştığı bir vadinin kalbinde saklı. Karabük’ün en güçlü doğal kozlarından biri burası. Türkiye’de keşfedilen en uzun mağaralardan biri olarak anılıyor; toplam uzunluğu yaklaşık 6 kilometre. Tabii gezgin için mesele rakam değil, içeride yürünebilen kısım: Işıklandırılmış, güvenli ve yaklaşık 400 metrelik bir rota.

Mağara, karstik erimelerle oluşmuş; yani suyun sabırla taşı oya gibi işlemesi sonucu ortaya çıkmış bir yer. Bugünkü formunu yaklaşık 3 milyon yıl önce almış olması da insana ister istemez perspektif kazandırıyor. İçeri girdiğiniz anda sıcaklık düşüyor, dış dünyanın sesi kesiliyor. Sarkıtlar, dikitler, daralan geçitler ve küçük galeriler arasında ilerlerken Safranbolu’nun ahşap kokusu yerini taşın soğuk, nemli nefesine bırakıyor. Yürüyüş yolu düzenli, zemin sağlam; mağara deneyimi ilk kez yaşayacaklar için bile korkutucu değil, aksine oldukça akıcı.

bulak mağarası

Bana göre Bulak Mencilis Mağarası, Safranbolu gezisini “sadece konak ve çarşı” seviyesinden çıkarıp doğayla tamamlayan yerlerden biri. Olumlu tarafı net: ulaşımı kolay, gezmesi yorucu değil, görsel olarak tatmin edici. Özellikle yaz sıcağında serinlemek için birebir. Ama dürüst olayım; beklentiyi Everest’e çıkarmamak lazım. Işıklandırılmış bölüm kısa, çok macera arayanları tam doyurmayabilir. Ayrıca yağışlı havalarda merdivenler kaygan olabiliyor; iyi ayakkabı şart. Yine de Safranbolu’ya gelip burayı atlamak, şehre biraz haksızlık etmek gibi geliyor bana.

Bulak Mencilis Mağarası, Safranbolu

Açık konuşayım; Safranbolu’ya gelip de Bulak Mencilis Mağarası’nı görmeden dönmek, filmi yarıda kapatıp salondan çıkmak gibi. Konaklar, çarşılar tamam ama burası işin doğa tarafı. Bulak Köyü ile Safranbolu arasında, kayalık ve derin bir vadinin içine saklanmış bu mağara, Karabük’ün en güçlü doğal kozlarından biri.

Türkiye’nin keşfedilen en uzun mağaralarından olduğu söyleniyor; toplam uzunluk 6 kilometrenin üzerinde. Tabii gezgin için kritik kısım şu: bunun yaklaşık 400 metresi yürüyüşe açık, ışıklandırılmış ve düzenli.

Mağara bugünkü halini yaklaşık 3 milyon yıl önce almış. Karstik erimelerle oluşmuş; yani su, taşı sabırla oymuş, sabırla şekillendirmiş. İçeri girer girmez hava değişiyor. Dışarının yaz sıcağı, Safranbolu’nun kalabalığı kapıda kalıyor. İçeride yıl boyu 15 derece sabit sıcaklık var. Nemli ama bunaltıcı değil. Sarkıtlar, dikitler, perde damlataşları…

Bulak Mencilis Mağarası, Safranbolu

Beyazdan kahverengiye dönen tonlar, pürüzlü ve parlak yüzeyler yan yana. Mağara yatay gelişmiş, çok katlı bir yapıya sahip; aktif ve fosil bölümler bir arada. Üç kattan oluşuyor: En altta Safranbolu’nun içme suyuna katkı sağlayan kaynak bölümü, ortada görsel olarak en zengin kat, üstte ise daha az gelişmiş alanlar.

Giriş kısmı da küçük bir sınav aslında. Mağara ağzına ulaşmak için vadinin duvarına yaslanmış yaklaşık 150 basamaklı bir merdiveni tırmanıyorsunuz. “Değer mi?” diye soranlar oluyor; evet, çıkınca susuyorsunuz ama girince unutuyorsunuz. Girişten sonra 20–30 metre kadar kıvrılan bir koridor var.

Derken tavan bir anda yükseliyor; yaklaşık 20 metre. İşte o an mağara “ben buradayım” diyor. İlk karşılaşma etkileyici. Arada metal basamaklardan çıkılan bölümler var; spor ayakkabı şart, terlikle gelenin işi zor.

İlerledikçe mağaranın sürprizleri bitmiyor. Birbiriyle bağlantılı üç girişi var; ileride bir şelale ve iki küçük göl bulunuyor. Yeraltı nehri ziyaretçilere açık değil ama 15 metrelik bir şelaleden dökülüp küçük bir göl oluşturduğunu görüyorsunuz. O su sonra yer altına karışıyor, Bulak Köyü’ne ve Safranbolu’ya hayat veriyor. Yani sadece bakmıyorsunuz; şehrin su hikâyesine de tanıklık ediyorsunuz.

Bulak Mencilis Mağarası, Safranbolu

Bana göre Bulak Mencilis Mağarası’nın artıları net:

  • Safranbolu merkeze sadece 8 km
  • Yürüyüş parkuru düzenli, korkutucu değil
  • Görsel olarak güçlü, fotoğraf seviyorsanız tatmin eder
  • Yazın serin, kışın da sabit sıcaklık avantaj

Eksileri de dürüstçe söyleyeyim:

  • Daracık yollardan geçerek gidiyorsunuz.
  • Gezilebilen bölüm kısa; çok macera arayanlara “az” gelebilir
  • İçeri girmek için oldukça dik merdivenler çıkmanız gerekiyor.
  • Mağaraya girdikten sonra ise tamamen kafanıza göre ilerlemek zorundasınız
  • Ne bir rehber var ne de yönlendiren düzgün tabela.
  • Yaklaşık 200 metre yürüdükten sonra bir balkona ulaşılıyor. Oradan dönen metal merdivenlerle aşağı iniyorsunuz, ancak açık söyleyeyim: ayağınız kayarsa ciddi şekilde sakatlanabilirsiniz.
  • Aşağı indiğimiz noktada bir tabelada “çıkış” yazıyor; o yöne doğru ilerleyince çıkış yerine boşlukla karşılaşıyorsunuz.
  • Mağara içindeki yürüyüş yolları ve merdivenlerin tamamı metal. Bu yüzden dokunduğunuz her yerde pas var.
  • Ayrıca bence en önemlisi ışıklandırma ciddi problemli: bazı yerlerde ışıklar yanıp sönüyor.
  • Nemli zemin kaygan, ayakkabı seçimi önemli
  • Astım, bronşit gibi rahatsızlıklara iyi geldiği söylenir ama bu beklentiyle gitmeyin; burası tedavi merkezi değil, doğa alanı

Safranbolu’da “merkez + kanyon + köy” üçlüsüne bir de mağara eklerseniz şehir tamamlanıyor. Bulak Mencilis Mağarası, abartmaya gerek yok ama mağaraları seviyorsanız gezilecek yerler listenize ekleyin. Doğal, serin, sakin. Bana sorarsanız: Safranbolu’ya gelmişken yarım gününüzü hak ediyor.

Bulak Mencilis Mağarası’na Nasıl Gidilir?

Bulak Mencilis Mağarası, Karabük’e bağlı Safranbolu ilçesinin Bulak Köyü sınırları içinde yer alıyor. Konum olarak Safranbolu’nun yaklaşık 8 kilometre kuzeybatısında; Manastır Tepe ile Mağara Deresi’nin başladığı noktada, derin bir vadinin içine gizlenmiş durumda. Yani “şehirden çok uzak mı?” diye soranlara net cevap: hayır.

Safranbolu merkezden yola çıkıyorsanız işiniz oldukça kolay. İlçe merkezindeki yön tabelalarını takip ettiğinizde sizi doğrudan mağaraya götüren asfalt bir yol var. Yol, mağara girişine çıkan merdivenlerin yaklaşık 100 metre yakınına kadar geliyor. Aracı burada bırakıp 50 metre kadar yürüdükten sonra, o meşhur merdivenlerin başına ulaşıyorsunuz. Zaten vadinin içine doğru inmeye başladığınız anda doğru yerde olduğunuzu anlıyorsunuz.

Toplu taşıma ile gelmek isteyenler için de seçenek mevcut. Safranbolu Eski Çarşı’dan her gün Bulak Köyü yönüne giden otobüsler var. Otobüsten indikten sonra kısa bir yürüyüşle mağara girişine ulaşılıyor. Arabasız gezginler için gayet makul.

Yol üzerinde küçük ama manzarası büyük bir kafe var. Tavsiyem net: Mağaraya girmeden ya da çıktıktan sonra burada bir mola verin. Vadinin manzarasına karşı oturup bir Bağlar Gazozu içmek, mağaranın serinliğinden sonra fazlasıyla iyi gidiyor. Küçük detay ama geziyi güzelleştiren anlardan biri.

Bulak Cave, Turkey

Özetle söyleyeyim, Bulak Mencilis Mağarası ulaşım açısından göz korkutmuyor. Safranbolu merkezden kısa bir kaçamakla, doğrudan doğanın kalbine iniyorsunuz. Burada zorlayan şey yol değil; çıkıştaki merdivenler. Ama açık konuşayım, gözünüzde büyütmeyin… çıktıktan sonra “iyi ki gelmişim” dedirmişti bana.

Bulak Mağarası giriş ücreti şu an için 90 TL. Bu fiyatla gördüğünüz şey, laf olsun diye açılmış bir mağara değil; Safranbolu’nun muazzam doğasında milyonlarca yılda şekillenmiş, Türkiye’nin en önemli ama turizme hazırlığı zayıf olan mağaralarından biri. Serinliği, sarkıt-dikitleri, yer altı suyunun sesiyle insanı şehirden koparıyor.

Bana göre Bulak Mencilis Mağarası tek başına değil, bir rota içinde gezilmeli. Safranbolu gezilecek yerler listesini hakkıyla tamamlamak istiyorsanız;

  • İncekaya Su Kemeri,
  • Tokatlı Kanyonu’na bakan Kristal Teras,
  • nefes aldıran yürüyüş parkuruyla Tokatlı Kanyonu

ile birlikte mağarayı da Safranbolu gezi rotanıza mutlaka ekleyin. Aksi hâlde Safranbolu’yu gördüm demek biraz eksik kalır. Açık konuşayım: Bu hattı atlayan, Safranbolu’ya haksızlık eder.