Almanya‘nın başkenti Berlin, dünya tarihini değiştiren birçok önemli olayın yaşandığı, Avrupa’nın en çok yabancı turist ağırlayan şehirlerinden. Ülkenin ekonomi, iş, eğitim, medya ve bilim merkezi olan Berlin, hareketli kültür-sanat yaşamı, renkli gece hayatı ve muhteşem müzeleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Berlin, modern mimarisiyle birleşen restore edilmiş eski binaları, canlı sanat galerileri ve dolup taşan barları inanılmaz heyecanlı bir şehir çizgisi yaratıyor. Doğu Berlin, moda ve gece hayatının en yoğun olduğu yer olsa da Berlin’in geri kalanı Avrupa’nın diğer başkentlerine göre daha sakin ve turizmden biraz daha uzak bir atmosfere sahip.

berlin gezilecek yerler

Berlin, son yıllarda dünyanın en çok turist çeken şehirlerinden biri. Buna kesinlikle şaşırmamak gerek. 170 adet müze bulunan bu şehirde, opera, göz alabildiğince yeşil, dev park alanları, birbirinden güzel restoranlar ve birçok sanat galerisi bulunuyor. En önemlisi de burasının bir üniversite şehri olması.

Geçmişte Prusya ve Alman İmparatorluğuna başkentlik yapan Berlin, farklı kültürlerden insanların bir arada yaşadığı, etkileyici tarihi yapıları, zengin koleksiyona sahip müzeleri, sayısız sanat galerisi ile ülkenin dünü ve bugünü arasında modern bir köprü görünümünde.


Türkiye, Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan binlerce göçmenin yaşadığı kent, sanat, kültür, müzik, eğlence, alışveriş gibi konularda çeşitliliğe sahip. Dünya mutfağından farklı lezzetler sunan restoranlar, modern oteller, yeraltı kültürünün yansıması gece hayatı ve yaşamın ucuz olması Berlin’i popüler kılan özelliklerden.

Prusya Dönemini yansıtan görkemli saraylar, Avrupa yakın tarihinin en acı olaylarına neden olan kararlara imza atan Hitler Döneminin silik yapıları, Soğuk Savaş Döneminin unutulmayan günlerini ölümsüzleştiren Berlin Duvarı kalıntıları, ülkenin birleşmesini simgeleyen Brandenburg Kapısı, Berlin seyahatinde karşılaşabilecekleriniz arasında.

Berlin Duvarının yıkılmasıyla birlikte birleşen Doğu ve Batı Almanya’nın birliğini sembolize eden kent, Avrupa’nın kalbinde, her yıl büyüyen, gelişen, dinamik ve kozmopolit bir kent olarak yüzbinlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Her köşesinden kültür, sanat ve eğlence akan, her mevsim ayrı güzelliğe sahip bu harika şehir yeni ziyaretçileri tarafından keşif edilmeyi bekliyor.

Berlin Gezilecek Yerler

Avrupa’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Almanya’nın başkenti Berlin, şehrin dört bir yanına yayılmış tasarım harikası yapılar, kentin göbeğinde hektarlarca uzanan parklar, müzeleri bir araya toplayan Müze Adası, Spree ve Havel Nehirleri ile Berlin ziyaret edilmeyi bekliyor.

Bir haftalık şehir kartı alıp toplu taşımadan sınırsız faydalanabiliyorsunuz. Berlin’in devasa 3 katlı metrosu var, çok kullanışlı. Biletle metro veya otobüsü kullanırken herhangi bir işlem yapmıyorsunuz. Biletinizi hep yanınızda bulundurmanız ve kontrollerde göstermeniz yeterli.

Berlin’i hakkını vererek gezmek, müzeleri başta olmak üzere sembol yapıları ziyaret edebilmek için en az 2 haftalık bir seyahat planı yapmak gerekiyor. Şehri kısa süreli ziyaret ediyorsanız önceliklerinizi belirleyip, planlı hareket etmeniz şart. Kentin dört bir yanına dağılan birçok noktaya ulaşım kolay olsa da zamanı organize etmek her zaman mümkün olmuyor.

Berlin tam anlamıyla bir müzeler kenti. Arkeolojiye ve tarihe meraklıysanız tüm müzelerini en ucuza gezebileceğiniz 3 günlük Berlin Müze Kart alın. 35 farklı müzeyi tek kartla gezebilirsiniz. Müze adası içinde Nationalgalerie, Altes Museum, Bode museum, Neues Museum ve Pergamon Museum gibi çok değerli müzeleri bu kartla gezebilirsiniz.

Berlin’de vaktiniz sınırlı ise mutlaka görülmesi gereken adresler, Doğu ve Batı Almanya’yı ikiye bölen, 1989 tarihinde yıkılan Berlin Duvarı Anıtı, barışı temsil eden Brandenburg Kapısı, Reichstag Binası, Bergama Zeus Sunağı ve Babil’in asma bahçelerini görebileceğiniz Bergama Müzesi, Yahudi Müzesi, Barok mimari sanatı örneği Charlottenburg Sarayı olarak sayılabilir.

1. Mitte

berlin görülecek yerler

Mitte, Berlin’in en hareketli ve kültür sanat yaşamının kalbinin attığı merkezi noktası. Üniversitelerin ve müzelerin olduğu bir semt. New York’un SoHo bölgesini andıran Mitte’de tarihi yapıların arasında parıldayan tasarım oteller, şık butikler, kafe ve restoranlar gün boyu kalabalık. Mitte ayrıca birçok müzenin yer aldığı Müze Adasına ve de Brandenburg Kapısı, Unter Der Linden Caddesi, Reichstag ve Berlin Belediye Sarayına da ev sahipliği yapıyor.

Eskiden Doğu Almanya sınırlarında kalan Mitte bölgesi hayli popüler. Oranienburg Caddesi, Hackesher Höfe & Markt, Rosenthaler Platz, Rosa – Luxemburg Platz, Schönhauser Caddesi, Alte Schönhauser Caddesi gezilecek en keyifli caddeler.

Friedrichstadt-Palast, Berlin’de keyifle müzikal seyretmek için çok iyi bir mekân. Palast Berlin olarak da isimlendirilen mekânda akrobasi, dans ve müzik bir arada. Göz alıcı kıyafetler içerisinde, yetenekli kalabalık bir gösteri grubunun kaliteli ve emek verilmiş showunun keyfine varmak için buradaki gösteriye gidebilirsiniz.

Berlin Televizyon Kulesi (Fernsehturm), 368 metrelik yüksekliğiyle şehrin her yerinden kolaylıkla seçilebilen bir yapı. Alexanderplatz’a oldukça yakın olan kule, 1960’da yapıldığından bu yana şehrin en yüksek binası olma özelliğine sahip. Her yıl 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayan Fernsehturm’un tepesinden Berlin’i 360 derecelik panoramik açıyla seyretmek mümkün.

Panoramik manzaranın izlendiği küre şeklindeki bölümün yer seviyesinden yüksekliği 200 metre. Bu noktaya asansörle 40 saniyede ulaşılıyor. Küre içerisinde bir restoran ve bar da bulunuyor. ⏰ Berlin Televizyon Kulesi ziyaret saatleri 09.00-24.00. Haftanın 7 günü ziyarete açık. 💶 Berlin Televizyon Kulesi giriş ücreti 12,50€.

Tiergarten (Großer Tiergarten), 210 hektarlık yüzölçümüyle, ülkenin Münih’teki Englischer Garten’dan sonra ikinci en büyük şehir parkı. Prusya Dükü III. Friedrich tarafından, kraliyet avlanma yeri olarak kullanılan park, sonraları halkın kullanımına da açılarak bir park haline dönüştürülmüş. Şehrin akciğeri olarak tanımlanan Tiergarten Berlinliler için New York Central Park veya Londra Hyde Park gibi.

Yürüyüş yapmak veya bisiklet sürmek için çok uygun. Koşuşturmacalı Berlin turu sonrası yeşillikler içinde nehir kenarında dinlenebileceğiniz güzel ve doğal bir yer. Her santimetresi özen ve güzellik barındırıyor. Tiergarten S-Bahn metro durağında inerek geziye başlayabilirsiniz.

Holokost Anıtı (Katledilen Avrupa Yahudilerinin Anısına), Holokost’da hayatlarını kaybetmiş Yahudilere adanmış bir anıt mezar. 2.711 adet beton blok kütlelerin üzerinde Yahudi medeni kanunu, tören kuralları ve efsanelerini kapsayan dini metinlerden oluşan Talmud’un birer sayfası yer alıyor. Matem havası hâkim. Anıtın altındaki bilgilendirme sergisini de ücretsiz ziyaret edebilirsiniz.

2. Alexanderplatz

Alexanderplatz

Alexanderplatz, Berlin’in merkezindeki Mitte Bölgesinde Spree Nehri ile Berlin Katedralinin yakınlarında yer alıyor. Halen sosyalizmin simgelerinin de yer aldığı, Berlin’in en ünlü meydanı olan Alexanderplatz, capcanlı ve hareketli bir bölge. Brandenburg Kapısı ile Reichstag’ın doğusunda bulunan ve ismini Rus İmparatoru I. Aleksander’dan alan meydan, 19. yüzyılın sonlarında yapılan tren garı ile önem kazanmaya başladı.

1989’da Doğu Almanya’nın en büyük rejim protestosunun yapıldığı meydan en ışıltılı zamanlarını 1920’lerde Potsdamer Platz’da gece hayatlarının başlaması ile yaşayan Alexanderplatz, sıkça değiştirilen mimarisi ile biliniyor. Meydanın hemen yanında, ilk yapıldığı dönemde Avrupa’nın ikinci en yüksek binası olan Fernsehturm yer alıyor.

Kentin en yüksek binası olan kuleyi yılda yaklaşık bir milyon kişi ziyaret ediyor. Alexanderplatz’ın yakınlarında ise dünyanın çeşitli şehirlerindeki saatleri gösteren ve Weltzeituhr adı verilen Dünya Saati ile Dostluk Çeşmesi ve Park Inn Berlin bulunuyor.

3. Reichstag

Reichstag

Reichstag (Almanya Federal Meclisi), Adolf Hitler’in Almanya’da yönetime geldiği döneme kadar ülkenin parlamentosunun toplandığı yerdi. II. Dünya Savaşının noktalandığı bina. Günümüzde Almanya Parlamentosuna ev sahipliği yapıyor. Parlamentonun yeniden bu binaya taşınmasına karar verildikten sonra modernize edilen yapı, cam kubbesinden tüm şehrin izlenebileceği bir seyir terasına sahip.

İnternetten randevu alarak gittiğinizde binanın hikayesini, kulaklıkla Türkçe bilgilendirmeli olarak rehberli turla ücretsiz alabiliyorsunuz. Sıkı bir aramadan sonra teras katına eşlik eden görevlilerle grup halinde gidiliyor. Cam terasa çıkarken aşağıda yer alan Alman parlamentosunun toplandığı salonu görebiliyorsunuz. Savaşta bombalanan ve yıkılan bölüm cam kubbe turda gösteriliyor. Berlin’i ayaklarınızın altına seriyor.

Reichstag’ın ön tarafındaki kocaman yeşil alan Berlinlilerin ve turistlerin yayılmayı sevdiği bir yer. Dinlenmek için aklınızda bulunsun. Binanın arka bahçesinde Yahudi Soykırımı için bir anıt havuz yer alıyor. Reichstag binasının yakınlarında bulunan Başbakanlık binası Bundeskanzleramt ve Brandenburg Kapısı da görülebilecek diğer yerler arasında yer alıyor.

⏰ Reichstag ziyaret saatleri 08.00-24.00. Haftanın 7 günü ziyarete açık. Her çeyrek geçe ve çeyrek kala randevulu ziyaretçiler kabul ediliyor. Son giriş saati 21.45. 💶 Reichstag girişi ücretsiz. Önceden bilet almadan binaya giremiyorsunuz maalesef. Binanın karşısındaki ofisten randevu alabilirsiniz. Bazen ertesi güne de yer bulunabilse de birkaç hafta önceden rezervasyon yapın.

4. Brandenburg Kapısı

Brandenburg Kapısı

Brandenburg Kapısı (Brandenburger Tor), Berlin’de ayakta kalmayı başarabilmiş nadir yapılardan biri olarak başkentin en önemli simgelerinden. Mimar Carl Gotthard Langhans’ın imzasını taşıyan kapı, Atina’daki Akropolis’in ana giriş kapısından esinlenilerek tasarlanmış.

1791’de inşa edildiğinde Berlin’in sahip olduğu birkaç şehir kapısından biriymiş. Soğuk Savaş süresince Reichstag Batı Berlin’de, Brandenburger Kapısı Doğu Berlin’de yer almış. Kapı 26 metre yükseklik, 65,5 metre uzunluk ve 11 metre derinliğe sahip.

Kapı 1961’e, Berlin Duvarı yapılana kadar açılmamış. Berlin Duvarının yıkılması ve Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesiyle birlikte Brandenburg Kapısı Almanya’nın birlikteliğinin sembolüne dönüşmüş. Brandenburg Kapısı, gece ışıklar ile daha görkemli görünüyor. Alexanderplatz’dan 100 nolu otobüs ile kolayca gidiliyor.

5. Berlin Duvarı

berlin duvarı
East Side Gallery

Berlin Duvarı (Berliner Mauer), 13 Ağustos 1961’den 9 Kasım 1989’a kadar Berlin’i doğu ve batı olmak üzere ikiye böldü. Toplamda 46 km’lik uzunluğa ulaşan duvar, şehrin batı bölümünü ablukaya alma amacıyla inşa edildi. Batı Almanya Meclisinin 1961’de aldığı kararla örülen, 46 km uzunluğundaki Berlin Duvarı, 1989’da yıkıldı.

Yıllarca ‘Utanç duvarı’ (schandmauer) olarak anılan Berlin Duvarının yıkılması sadece Almanya’nın değil bir devrin değişimini de ifade ediyor. Doğu Avrupa’da komünizmin çöküşü ve Soğuk Savaş döneminin sonunun sembolü oldu.

II. Dünya Savaşının karanlık bir hatırası duvarın yıkılan yerleri yeşillendirilerek park haline getirildi. Duvarın parçaları özel olarak üretilen biblolar halinde neredeyse 500€ fiyata hediyelik eşya dükkanlarında satılıyor. Doğu ile Batı Almanya arasında, duvardan anıtsal amaçlı birkaç metrelik yer Berlin Duvarı Anıtı olarak bırakılmış. Utanç duvarından günümüze ulaşan en önemli yer East Side Gallery olarak bilinen bölüm.

East Side Gallery‘de 21 farklı ülkeden 105 sanatçı Berlin Duvarını boyayıp adeta birer sanat eserine dönüştürmüş. Bir tarihi temsil etmesi açısından görülmesi gerek. 1,3 km uzunluğundaki duvar üzerindeki ironik ve ikonik barış ve sevgi mesajları taşıyan grafitilere Berlin fotoğraflarında rast gelmişsinizdir.

En meşhuru Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri olarak SSCB’yi yönetmiş Leonid Brejnev ile Almanya Sosyalist Birlik Partisinin Birinci Sekreteri olarak eski Alman Demokratik Cumhuriyeti’ni yöneten komünist devlet adamı Erich Honecker arasındaki kardeş öpücüğünü gösteren resim. Yaklaşık 1 saatinizi ayırıp duvarın her iki tarafından da yürüyün. Başlangıç noktası için S-Bahn ya da U-Bahn ile Warschauer Straße istasyonunda inebilirsiniz.

6. Checkpoint Charlie

Checkpoint Charlie

Checkpoint Charlie (Çarli Kontrol Noktası), Berlin Duvarından East Side Gallery ile günümüze kalan en önemli iki bölümden biri. Amerikan Ordusunun Soğuk Savaş Döneminde Batı ve Doğu Berlin arasındaki geçişleri kontrolü için 1961 senesinden 1990 senesine kadar kullanılan bir sınır kapısı. Faaliyette olduğu dönemde birçok diplomat, gazeteci ve siyasetçinin geçişi için kullanılan kapı, Amerikan ve Rus askerleri arasındaki gerilimli dönemi simgeliyor.

Doğu Almanya’dan kaçmak isteyenlerin kullandığı sahte plakalı arabalar, kaçış tünellerinin detaylı fotoğrafları, iltica balonları ve uçakları ile bölünmüş şehrin hikâyesini sergileyen Charlie Kontrol Noktası, Doğu ve Batı Berlin arasındaki ittifak birliklerinde görev yapanların karşılaşma noktası olarak kullanılmış. Simgesel gözetleme noktası olarak Berlin gezilecek yerler listesinde oldukça ilgi görüyor.

Soğuk Savaşın kalıntılarından bariyerler, geçiş noktası sinyal sistemi ve Berlin Duvarı Anıtının sergilendiği Checkpoint Charlie’de bu noktada geçmiş tarihlerde dünya savaşına neden olabilecek büyüklükte olan ama atlatılan krizler, billboardlar şeklinde anlatılıyor.

⏰ Kapıyla ilgili belge ve bilgilerin sergilendiği Haus am Checkpoint Charlie Müzesi (Wall Museum – Berlin Duvar Müzesi) de kapının hemen yanı başında. 💶 Giriş ücreti 14,50€. Temsili geçiş kapısında Amerikan askeri görünümlü kişiler para karşılığında fotoğraf çekiliyor.

7. Gendarmenmarkt

Gendarmenmarkt

Gendarmenmarkt, şehrin en etkileyici ve en gözde meydanlarından. Berlin Opera Binası (Konzerthaus), Fransız Katedrali (Französischer Dom) ve Alman Katedralinin (Deutscher Dom) bulunduğu meydan, Berlin’i keşfetmek iyi bir başlangıç noktası. Berlin’in hareketli alışveriş caddesi Friedrichstrasse’nin yakınında olması ve çevresindeki iş merkezleri nedeniyle gün boyu hareketli.

Meydan adını II. Friedrich önderliğindeki birlikler tarafından yok edilen Fransız süvari alayından alıyor. 17. yüzyılda inşa edilen meydanın merkezinde Şair Friedrich Schiller’in heykeli bulunuyor. Açık hava etkinlikleriyle yaz döneminde bir hayli hareketli olan meydan, iş merkezlerine olan yakınlığı ile Berlinlilerin uğrak noktalarından.

Meydanında oturup 3 muhteşem binayı seyretmek bile olağanüstü. Berlin’in en ünlü ve kalabalık Noel Pazarı bu meydanda kuruluyor. Diğer pazarların aksine girişinden ücret alınıyor. Ünlü Friedrichstrasse ise aynı zamanda pek çok ünlü mağazanın da bulunduğu bir alışveriş caddesi. Bir ucu Chechpoint Charlie’ye, bir ucu Unter den Linden’e uzanıyor.

8. Berlin Katedrali

Berlin Katedrali

Berlin Katedrali (Berliner Dom), 1750’de açılan, kentin sembol yapıları arasında gösterilen, çok zarif bir Protestan kilisesi. 15. yüzyıldan kalan bir kilise üzerine Neo-Barok mimari tarzında yapılmış. Açıldığı günden beri içinde hiçbir zaman bir piskopos yaşamadığından gerçek anlamda bir katedral olarak kabul edilmeyen yapının yüksekliği 58 metre.

II. Dünya Savaşı sırasında 1943 yılında yaşanan çarpışmalar sırasında büyük zarar gören ve büyük bölümü yanan katedral 2006 yılında restorasyon çalışmalarının sona ermesinin ardından ziyarete açılmış. İçerisi, süsleme ve vitrayları muhteşem güzellikte. Zemininde Alman krallarının mezarları var.

Kilisenin üst katında ise nasıl inşa edildiğini anlatan Katedral Müzesi (Dommuseum) yer alıyor. Çan kulesine 130 basamak çıkmayı göze alırsanız benzersiz Berlin manzarasını izleyebilirsiniz. Berlin’in merkezi sayılabilecek Alexanderplatz’a yürüme mesafesinde.

⏰ Berlin Katedrali ziyaret saatleri 09.00-20.00. Haftanın 7 günü ziyarete açık. 💶 Berlin Katedrali giriş ücreti 7€. Katedralin hemen yanında Alman Tarih Müzesi ve Müze Adası yer alıyor.

9. Müze Adası

berlin müzeler adası

Müze Adası (Museum Island), Spree Nehrinin üzerinde bulunan küçük bir ada. Şehrin tam göbeğinde, nehir ile kanal arasına tüm müzeleri toplamak ve bunu enfes bir yeşil alanla bütünleştirmek müthiş bir akıl ve şehircilik anlayışı. UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan, Berlin’in en önemli turistik noktalarından biri.

1990’da Doğu ve Batı Almanya birleştikten sonra Berlin’deki tüm eserler burada bir araya getirilmiş. Pergamon Müzesi, Alte Nationalgalerie, Altes Müzesi, Neues Müzesi ve Bode Müzesi gibi her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan müzeler bulunuyor. Yılın hangi döneminde giderseniz gidin girişinde yüzlerce metrelik bir sıranın olduğu Müze Adasındaki müzelere girebilmenin kolay yolu online bilet almak.

Tarihi geçmişi 6 bin yıla uzanan ve birçoğu başta Anadolu toprakları olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden toplanan eserlerin sergilendiği müzelerin tamamını gezebilmek için en az bir hafta zaman ayırmak gerekiyor. Müzeler Bölgesinde ilk gitmeniz gereken yer Pergamon Müzesi olsun.

Pergamon Müzesi (Pergamonmuseum), Müzeler Adasında yer alan 5 müzeden biri. Berlin’in en önemli gezi noktalarından biri. Anadolu ve Suriye başta olmak üzere müzede birçok kadim uygarlığa ait eserler sergileniyor. Klasik Antik Çağ Koleksiyonu, Antik Yakın Doğu Müzesi ve İslam Sanatı Müzesi olmak üzere toplam üç bölüm var. Ülkemizden parça parça götürülmüş tarihi eserleri görünce içiniz ezilebilir.

Pergamon Antik Kenti ve Milet Ören Yerinden getirilen çok değerli arkeolojik eserlere 1930’dan bu yana ev sahipliği yapıyor. Bergama Athena Tapınağının Girişi, Zeus Sunağı, Bergama’dan Athena Heykeli ve Halep Odası görülecek önemli eserler. Milet’in Market Kapısı, Babil’in İştar Kapısı ve Mshatta Alınlığı gibi dünyanın en değerli arkeolojik buluntularına ev sahipliği yapıyor. İslam ve Mezopotamya kültürlerine dair eserlerin yer aldığı sergiler dışında göz alıcı İznik Çinilerini de görebilirsiniz.

Eski Müze (Altes Museum), 19. yüzyıl Alman ve Fransız sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Tarihi Nefertiti Büstünü barındıran ve Berlinli sanatçı Adolph von Menzel’in en geniş koleksiyonunun da bulunduğu müze Yunan Kronit tapınakları tarzında inşa edilmiş. Müzede Yunan ve Roma dönemine ait pek çok eserin yanı sıra, MÖ 6. ve 4. yüzyıllara ait Yunan tarzı vazoları yer alıyor.

Yeni Müze (Neues Museum) ise II. Dünya Savaşında bombalandıktan sonra İngiliz mimar David Chipperfield tarafından onarılmış ve 2009’da yeniden açılmış. Mekânsal ve içerik açısından Mısır Medeniyeti ağırlıklı olmak üzere üç koleksiyona ait antik dönem eserlerinin sergilendiği müze, Mısır tarihine ilgi duyanlar için çok doyurucu bir sergi.

Alte Nationalgalerie (Berlin Ulusal Galerisi), resim ve heykel sanatıyla ilgilenenler için görülesi. Rodin’in ‘Düşünen Adam’ heykeli, bir Osman Hamdi Bey tablosu, birkaç Renoir tablosu, bir Cezanne natürmort önemli eserler arasında. Fotoğraf ve video çekmek serbest.

Heykel, madalya ve madeni para koleksiyonunun yanı sıra Bizans Sanatı Müzesini de barındıran Bode Müzesi‘ni de gezdikten sonra Spree Nehrindeki teknelerle yapacağınız bir nehir turu ile bu bölgedeki gezinizi taçlandırmış olursunuz. Kanal boyunca da sanatçıların yaptığı ilginç hediyelikler satan stantlar ilginizi çekebilir.

⏰ Müze Adasındaki tüm müzelerin ziyaret saatleri perşembe hariç her gün 10.00-18.00, perşembe günleri ise 10.00-20.00. Müzeler haftanın 7 günü ziyaret edilebiliyor. 💶 Müze Adasındaki tüm müzelerde geçerli olan tek bilet 18€, indirimli bilet 9€. Ancak bu biletle tüm müzeleri aynı gün ziyaret etmeniz gerekiyor, bu da pek mümkün değil. Tüm müzelerde 3 gün geçerli Museum Pass Berlin 29€, indirimli bilet ise 14,50€.

💶 Bergama Müzesi giriş ücreti 19€, indirimli bilet 9,50€; Altes Müzesi giriş ücreti 10€, indirimli bilet 5€; Bode Müzesi giriş ücreti 10€, indirimli bilet 5€; Alte Nationalgalerie giriş ücreti 10€, indirimli bilet 5€; Neues Müzesi giriş ücreti 12€, indirimli bilet 6€.

Müzeler Adasının hemen dışında yer alan Alman Tarihi Müzesi (German Historical Museum), Alman tarihini etkileyici bir şekilde anlatan önemli bir müze. TR audio desteği de var. Tarihten hoşlanıyorsanız, vaktiniz varsa Berlin’de gezilecek yerler listesine alınabilir.

10. Potsdamer Platz

berlin sony center

Potsdamer Platz, Berlin’in pek çok açıdan en önemli meydanı, tarihi kent merkezinin de kalbi. Brandenburg Kapısı ile Reichstag’ın 1 kilometre güneyinde ve Tiergarten Parkının hemen yakınlarında yer alıyor. İsmini Berlin yakınlarındaki Potsdam kentinden alan meydan, İkinci Dünya Savaşı öncesinde şehrin kalbinin attığı, ancak sonrasında 1945’teki çöküşe kadar hiç kimsenin ayak basmadığı bir yerdi.

Meydan, 1989’da Berlin Duvarının yıkılmasıyla eski canlılığına döndü. Almanya’nın birleşmesini de temsil eden meydan, kentin doğusunda eski şehirle yeni Batı Berlin arasında bir trafik düğüm noktası olan ve II. Dünya Savaşına kadar çok sayıda birbiriyle kesişen tramvay ile otobüs hattına sahip.

Meydanda yer alan Sony Center, Beisheim Center ve oldukça heybetli bir yapı olan Delbrück-Haus da yer alıyor. Meydanın köşesinde Berlin Duvarından kalan küçük bir parça bulunuyor. Duvarın bu parçasına Berlinliler sakız yapıştırıyor. Bu ilginç geleneğe kenti ziyaret eden turistler de eşlik ediyor.

Sony Center, renk değiştiren devasa bir cam kubbe altında mini bir Legoland olan Legoland Discovery Centre, SEA LIFE, Madame Tussauds ve Berlin Dungeon gibi bölümleri olan bir plaza. Şaşırtıcı bir mühendislik eseri. Akşam ışıklandırması çok güzel. İçeride ayrıca sinema, elektronik mağazası, Starbucks ve birçok restoran yer alıyor.

11. Charlottenburg Sarayı

Charlottenburg Sarayı

Charlottenburg Sarayı (Charlottenburg Palace), ziyaretçilerine 17 ve 20. yüzyıllar arasındaki Hochenzollern kraliyet kültürünü yaşatan ve günümüzde müze olarak hizmet veren Berlin’in en eski sarayı. Nefes kesici saray, Berlin şehir merkezine 8 km uzaklıkta, şehrin biraz dışında. Avrupa’nın en görkemli yapıları arasında bulunan sarayda yer alan tablolar ve koleksiyonlar kartpostal gibi bir bahçede Spree Nehrinin hemen yanında sergileniyor.

Prusya Prensesi Sophie Charlotte von Brandenburg için yazlık saray olarak inşa edilen yapı, 1695-1699 yılları arasında tamamlanmış. 1740-1742 arasında genişletilerek günümüzdeki halini alan saray, Almanya’nın Fransız tarzında düzenlenmiş ilk Barok bahçesine sahip. Gezmesi oldukça keyifli, herkese ücretsiz sesli rehber de veriliyor.

Sarayın en önemli bölümleri Altın Galeri, Beyaz Salon, Yeni Köşk ve Belvedere ve Kraliçe Louise’in mezarının bulunduğu Anıt Mezar oluşturuyor. Yanı sıra sarayın içinde yer alan Romantizm Galerisi, Mısır Müzesi yanında Queen Luise Anıtı, Porselen Müzesi (Belvedere) ve Schinkel Köşkü de görebileceğiniz yerler arasında.

⏰ Charlottenburg Sarayı ziyaret saatleri 10.00-17.30. Haftanın 7 günü ziyarete açık. 💶 Charlottenburg Sarayı giriş ücreti 10€. Bu sadece Old Palace bölümünün ücreti. Balo salonlarının yer aldığı New Wing için ise 10€ ödemeniz gerekiyor. Balo Salonları ve saray bahçesindeki Neuer Pavillon, Mausoleum ve Belvedere’yi kapsayan Charlottenburg+ bilet ücreti ise 17€. Fotoğraf çekmek için ise ayrıca 3 € isteniyor.

Charlottenburg’un güney batısında bulunan ve aynı isimli semtte yer alan Grunewald Ormanı, kentin en büyük ormanlık alanı olarak biliniyor. Bisiklet veya atla gezinti yapabileceğiniz ormanda, piknik yapabilir, gölde yüzebilir ve keyifli bir gün geçirebilirsiniz.

12. Kurfürstendamm

Berlin gezilecek yerleri

Kurfürstendamm ya da diğer adıyla Ku’damm Berlin’de 3,5 km uzunluğunda, Kaiser Wilhelm Kilisesinden Halensee bölgesine kadar uzanıyor. Soğuk Savaş Döneminde Batı Berlin’in merkezi olan cadde boyunca günümüzde dünyaca ünlü, şık ve pahalı markaların mağazaları sıralanıyor. Kente ziyaret eden alışveriş tutkunlarının rotlarına mutlaka ekledikleri caddenin çevresinde çok hoş restoran ve kafeler de bulunuyor.

13. Kreuzberg

Kreuzberg

Kreuzberg, Berlin’deki Türk göçmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı, Berlin’de Küçük İstanbul olarak anıldığı bölge. İçinde Almanların da yaşadığı, Berlin’in içindeki Anadolu demek daha doğru bir tanım olur. Geçmişte Berlin’in en fakir bölgesi ve getto olarak anılan bu bölge, Almanya’nın birleşmesinden sonra çok değer kazanmış. Eski binalar restore edilmiş, bir kısmı ise yıkılıp yerine yeni binalar yapılmış.

Günümüzde üçüncü nesil kahvecilerin, sanatçıların buluştuğu kentin popüler merkezlerinden birine dönüşmüş. Her bir köşesinde Türkçe tabela ve Türk kökenlilerin işlettiği dükkanlarla karşılaşabileceğiniz mahallede ünlü dönerci Mustafa’s Gemüse Kebap‘a uğramayı unutmayın. Checkpoint Charlie’ye 5 otobüs durağı mesafesinde Güvenilir olmadığına dair söylentilere de aldırmayın.

Soykırıma uğrayan Alman Yahudilerine adanan ve çinko kaplı dış cephesiyle etkileyici bir yapı olan Yahudi Müzesi (Jüdisches Museum Berlin), 18. yüzyılda inşa edilmiş eski bir mahkeme binası ile dekonstrüktivizm stilinde tasarlanmış yeni bir bina olmak üzere iki bölümden oluşuyor. 4. yüzyıldan bu yana Alman Yahudilerinin sosyal, politik ve kültürel tarihini sunuyor.

⏰Yahudi Müzesi ziyaret saatleri 10.00-18.00. Müze, pazartesi günleri ziyarete kapalı. 💶 Yahudi Müzesi giriş ücreti 8€, indirimli bilet 4€.

14. Sachsenhausen Toplama Kampı

Sachsenhausen Toplama Kampı

Avrupa ve Almanya’da bulunan pek çok soykırım müzesinin aksine, oldukça etkileyici bir müze olan Sachsenhausen Toplama Kampı (Sachsenhausen), Berlin’e yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki Oranienburg Bölgesi’nde 1936-1945 yılları arasında faaliyet göstermiş bir Nazi toplama kampı. Bir yandan da Nazi toplama kamplarının idari ve SS eğitim merkezi olarak da kullanılan geniş alana yapılmış kampın ön kapısında ‘Arbeit Macht Frei’ yani ‘Çalışma özgürlük getirir’ yazıyor.

Fazlasıyla etkileyici olan Sachsenhausen’de, Yahudiler başta olmak üzere, homoseksüeller, sendika üyeleri, Polonya vatandaşları, evsizler, öğretmen, doktor, papaz, kamu görevlisi Yahudiler, Alman işgaline karşı çıkan lider konumundaki diğer Polonyalılar, Sovyet Kızılordu mensubu yaklaşık 18 bin savaş esiri ve 200 binden fazla kadın bulunmuş. Bunların yüz bini ise yetersiz beslenme, tifo, sarılık ve dondurucu soğuk nedeniyle ölürken, önemli bir bölümü de tıbbi deneylerde ve gaz odalarında hayatını kaybetmiş.

1945’te Sovyet Kızıl Ordusu tarafından özgürlüğe kavuşturulan Sachsenhausen’de, günümüzde bile halen ziyaretçilere kapalı tutulan ‘Industie Zentrum’ bölümündeki gaz odası ile çeşitli ameliyatların yapıldığı bir patoloji laboratuvarı bulunuyor.

⏰Sachsenhausen ziyaret saatleri yaz dönemi (15 Mart – 14 Ekim) 08.30-18.00, kış dönemi (15 Ekim – 14 Mart) 08.30-16.30. 💶 Sachsenhausen girişi ücretsiz. Sesli rehber 3€.

15. Potsdam

Potsdam berlin

Berlin’in güneybatısındaki Havel Nehri üzerinde bulunan Potsdam, Prusya krallarının eski rezidansı olarak biliniyor. Birbirleriyle birleşen gölleri ve kültürel manzaralarıyla büyüleyen Potsdam, Almanya’nın aristokrat sayfiyesi haline gelmiş. Kendine özgü mimarisi, tarihi ve kültürüyle vakti olanlar için Berlin gezilecek yerler listesine eklenebilir.

Potsdam’ın yaklaşık 6 kilometre güneyinde yer alan Caputh ise ününü Albert Einstein’ın yaz aylarını burada geçirdiği evinden alıyor. Bu sessiz, huzurlu ve çalışmaya teşvik edici bölge Einstein kadar Berlinlilerin de dinlenme adresi.

Yeşil Berlin’in keyfini çıkarabileceğiniz Marzahn-Hellersdorf Park, ‘Dünya Bahçeleri’ konseptiyle Asya, Doğu Avrupa ve bahçe sanatının özgün örneklerini sunuyor. Zen Bahçeleri, Çin Bahçesi, Oryantal Bahçe, Seul Bahçeleri ve Şark Bahçesi gibi eşsiz bölümlerden oluşuyor.

Tavuskuşu Adası (Pfaueninsel), kendinizi bir Akdeniz ülkesinde hissedeceğiniz Wannsee Gölünde yer alan cenneti andıran bir ada. Tekneyle ulaşacağınız ada doğa koruma alanı ilan edilmiş. Burada rengârenk tavus kuşlarını fotoğraflamak dışında Pfaueninsel Sarayını da gezebilirsiniz.

Berlin Botanik Bahçesi (Botanischer Garten & Botanisches Museum), 43 hektar büyüklüğe sahip 20.000 bitki türü ile dünyanın en büyük ve en önemli botanik bahçelerden biri. Sergileme amaçlı 15 sera bulunuyor. Orta Avrupa’da eşi bulunmayan Botanik Müzesi ise bahçenin tamamlayıcı bir unsuru olarak kraliyet ailesine ait bitki koleksiyonunu barındırıyor.

Berlin’e nasıl gidilir

Berlin‘de Tegel ve Schoenefeld olmak üzere iki ayrı havalimanı bulunuyor. İstanbul Havalimanı’ndan Türk Hava Yolları’nın Tegel’e, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan ise Pegasus Hava Yolları’nın Schoenefeld Havalimanı’na direkt seferleri bulunuyor. İstanbul-Berlin uçuş süresi 3 saat 10 dakika.

Tegel Havalimanı, şehir merkezine 8 km, Schoenefeld Havalimanı ise şehir merkezine 18 km uzaklıkta yer alıyor. Avrupa’nın ve Almanya’nın birçok şehrinden Berlin’e otobüs ve trenle de ulaşım sağlanıyor.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın