Orta Avrupa görülmesi gereken birbirinden muhteşem şehirlerle çok sayıda turistin rotasına girmeye başladı. Ayak basılan her yerinde geçmişin izine rastlanılan Orta Avrupa, tarihi mirasını taşıdığı tarihi ve sanatsal sokaklarıyla insanı içine çekiyor. Birbirine çok yakın mesafede bulunan ancak çok farklı kültürlere ev sahipliği yapan Orta Avrupa şehirleri, geçmişle hala bağlarını koruyan kültürleri, yerel mutfakları, tarihi ve özgün mimari dokusu ile ilgi oldukça ilgi görüyor.

İnsanı bir başka boyuta taşıyıp geçmişin sayfaları arasında yolculuğa çıkaran farklı bir yer Orta Avrupa. Orta Avrupa turları bu sıralar o kadar revaçta ki ben de bundan etkilenmiş olmalıyım. Geçen yıl (2014) Ağustos ayı ortasından Eylül ayı sonlarına kadar Orta Avrupa şehirlerini gezme fırsatı bulmuştum. Bazılarını ikinci defa ziyaret ediyor olsam da seyahatimden pek keyif aldım.

Prag-Budapeste-Viyana-Turu

Baltık Denizi ve Adriyatik arasında yer alan bölgedeki ülkeler, sosyal ve kültürel yaşamı son derece zengin Almanya; sokakları kahve kokan Avusturya; tarih kokan sokaklarıyla Çekya; şatolarıyla ünlü minnacık ülke Lihtenştayn; artık dağılmış olan Varşova Paktı üyelerinden Macaristan ve Polonya; sessiz sedasız Çek Cumhuriyet’inden ayrılan Slovakya; eski Yugoslavya’dan ayrılan ve şimdilerde Avrupa Birliği üyesi olan Slovenya ve nefes kesen dağ manzaraları ile İsviçre Orta Avrupa ülkeleri olarak sınıflandırılıyor.

Orta Avrupa, mimarisinden kültürüne kadar Orta çağa dair mirasın çok iyi korunduğu, birbirine benziyor olsa da farklı kültürel motiflerin yer aldığı, dünyanın en eski kadim ormanlarından ünlü Alplere kadar olağanüstü güzellikler sunan bir coğrafyanın içerisinde yer aldığı büyüleyici bir bölgeyi kapsıyor.

Aynı zamanda Avrupa’nın ve dünyanın en zengin ekonomilerini oluşturan şehirlerden bazılarına da ev sahipliği yapan Orta Avrupa, Latin, Germen ve Slav kültürlerinin de kaynaştığı bir coğrafya. Baltık Denizi ile Adriyatik Denizi arasında kalan, Avrupa’nın kalbi olarak adlandırılan Orta Avrupa (Central Europe), seyyahlar için Orta çağa yapılan yolculuk anlamına geliyor.

Görkemli mimari eserlere ev sahipliği yapan Avrupa şehirlerinin karakteri belki de uzun yıllar değişmeden kalacak, ancak özellikle sofistike özellikleriyle dikkat çeken Doğu Avrupa ülkeleri hızlı bir değişim içerisinde olduklarından, bir nebze olsun geçmişe dair imajlarını anlamak için biraz acele etmek istiyorum aslında.

Asya ve Okyanusya’da uzun süre seyahat ettikten sonra, yaptığım Balkan turunda, orta çağ atmosferini yaşatan sokakları, mimariyi ve dokuyu özlediğimi fark ettim. En çok satan tur operatörlerin verdiği bilgilere bakılırsa, bu yıl tatilcilerin seyahat tercihlerini Orta Avrupa turu yönünde yapacağı görülüyor. Evet, ben de aynı fikirdeyim.

Budapeşte Kalesinden şehrin ışıklarını izlemek, Prag’ın heykellerle süslü taş köprülerinde yürümek, Viyana’nın muhteşem müzikal mirasına kulak vermek, Heidelberg‘in nefis kafelerinden birinde soluklanıp espresso yudumlamak… Beni bunlar fena çekiyor, sizi de baştan çıkaracağına eminim.

Görülmesi Gereken En Güzel Orta Avrupa Şehirleri

1. Prag, Çekya

Viyana Prag Budapeşte turları

Yüzlerce yıl Bohemya’ya başkentlik eden Prag, zarif köprüleri, katedralleri, eşsiz mimari özellikteki yapılarıyla Orta Avrupa turlarının da gözdesi bir şehir. Tarihi bölgenin Arnavut kaldırımlı sokaklarında gezerken hissettiğim duygular tarifsiz. II. Dünya Savaşı’ndan neredeyse hiç zarar görmeden çıkmayı başaran bu şanslı kentte Orta Çağ havası hemen her yerde karşınıza çıkıyor.

Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’ın 9. yüzyıldan kalma kalesi, Eski Kent Meydanı (Staromestske nam), Charles Köprüsü, Astronomik Saat, Eski Kent Köprü Kulesi (Stare Mesto) ve St. Nicholas Kilisesi gezilecek yerlerin başında geliyor. Dünyaca ünlü Çek biralarının tadına da bakmadan dönmemeli. Her ne kadar Çekler Avrupa’nın en çok sızlanan milleti olsa da sokakları dolduran hınca hınç turistlerden yayılan enerji şehrin hemen her sokağında hissediliyor. Uzun yürüyüşlere kendinizi hazırlayın!

2. Budapeşte, Macaristan

Orta Avrupa turlarının gözdesi; Budapeşte
Orta Avrupa turlarının gözdesi; Budapeşte

Budapeşte, Orta Avrupa şehirleri içerisinde benim gözdem ve en iyi bildiğim şehirlerden biri. 2 hafta kadar kalıp birçok sokağında yürüdüğümden olsa gerek, bu şehre duygusal olarak bağlandım diyebilirim. Tuna Nehri‘nin iki yakasındaki Budin ve Peşte kentlerinin bir araya gelmesiyle oluşmuş, Orta Avrupa’da en çok ilgi çeken kentlerden biri olan Budapeşte, Orta Avrupa’nın Paris’i olarak isimlendiriliyor. Oysa ki Paris ile çok farklı karakterlere sahipler.

Berlin’den sonra bölgenin ikinci en büyük kenti olarak şehrin, büyüklüğüne rağmen gelişmiş ulaşım sistemiyle ve yürüyerek gezmek pek kolay. 3 defa çıktığım Gellert Tepesi’nden eşsiz Tuna Nehri manzarasını izlemek, UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Balıkçı Tabyası‘nın nefis kafelerinde oturmak; nefes almak ve doğayla iç içe olmak için tasarlanmış Margaret Adası, Gül Baba Türbesi, Rönesans Sarayı gezilecek yerlere eklenmeli.

Tuna Nehri üzerinde tekne turu da unutulmamalı. Oraya kadar gitmişken bir de meşhur kaplıca keyfini çıkarmadan dönmek olmaz. Eski izbe yerlerin dönüştürüldüğü Ruin barlar ise tüm Avrupa’da meşhur. En az birini ziyaret edin. Budapeşte uçak bileti 99€’ya kadar düşüyor bazen. Konaklama için Estilo Fashion Otel Budapeşte nefis bir tercih olur.

3. Viyana, Avusturya

Orta-Avrupa-Schonbrunn-Sarayi
Schönbrunn Palace, Viyana

Avusturya’nın başkenti ve en büyük şehri olan Viyana, kültür ve sanatın da merkezi olarak biliniyor. Tarih boyunca Avrupa’nın önemli diplomatik ve kültürel olaylarına ev sahipliği yapan Viyana, yüzde 30’a yaklaşan orman varlığıyla aynı zamanda yeşil bir kent. Dünyanın en yaşanılabilir şehirleri listesinde birkaç yıldır hep ilk sırada.

Çok sayıda alternatif sunan müze şehirde Habsburg Hanedanının yazlık sarayı Schönbrunn Palace turistlerin en çok ilgi gösterdiği yer. Gezmek için 1 günü sadece bu saraya ayırmıştım. Avrupa’nın en önemli sanat koleksiyonlarından birisine ev sahipliği yapan Viyana’da, ayrıca Hofburg Sarayı, Viyana Opera Binası, Belediye Binası, Sanat Tarihi Müzesi, Kelebek Evi, Belvedere Sarayı görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor.

Barok ve Art Nouveau başkenti sayılan şehrin sembollerinden St. Stephan Katedrali görülmesi gereken diğer bir yer. Yıl boyunca farklı müzik festivallerinin düzenlendiği Viyana’da sanat tutkunları için inanılmaz seçenekler var. Bir Avusturya lezzeti olan şnitzeli de mutlaka deneyin.

4. Salzburg, Avusturya

Salzburg-Orta-Avrupa
Muhteşem şehir Salzburg, Avusturya

Salzburg, Avusturya’nın simgelerinden besteci Mozart’ın da doğduğu kent. Ekim’de ziyaret ettiğim Salzburg ve çevresi beni kendisine aşık etti. Şehirlerle ilgili bir beklenti ve önyargım olmadan seyahat etmeyi severim ama doğrusu Salzburg’dan bu kadar etkileneceğimi tahmin etmiyordum. Görkemli Alp Dağlarının eteklerinde yer alan şehir, sanat ve tasarımın yarattığı sade ama etkileyici sokakları ile gönlümdeki sağlam yerini aldı.

Barok mimarinin özelliklerini korumayı başaran ve ‘Tuzdan kale’ anlamına gelen kent, tarihe ilgisi olan gezginleri cezbediyor. Doğal bir tablonun içerisinde geziyormuşçasına bir izlenim sağlayan Salzburg, müzik festivalleri ile de ünlü. Mozart’ın doğduğu ev bugün müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Salzach Nehri kıyısındaki bisiklet turları ve spor aktiviteleri yerli halkla kaynaşmayı sağlıyor.

Kent özgün mimarisi ve korunan yapısı nedeniyle 1997 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine girmiş. Mirabell Sarayı, Aigen Sarayı, Johannes Sarayı gezilmesi tavsiye edilen noktalardan. İlk fırsatta tekrar gidip, bir peri masalını andıran Hallstatt ve Wolfgangse civarında daha uzun süre vakit geçirmek istiyorum. Konaklama tavsiyesi: Hotel Goldener Hirsch.

5. Bratislava, Slovakya

Bratislava-Orta-Avrupa
Orta Avrupa şehirlerinden Bratislava’da , şehir merkezinde açık havada koltuk ve kitaplık var.

Slovakya’nın başkenti Bratislava, tıpkı diğer Orta Avrupa başkentleri gibi Tuna Nehri kıyısına kurulmuş. Hem Avusturya hem de Macaristan’a sınırı olan Bratislava bu özelliği ile de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Budapeşte sonrası ziyaret ettiğim, Avrupa’nın en dinamik ve genç nüfuslu kentlerinden biri olan Bratislava, bir başkente göre sakin ve dingin bir atmosfere sahip.

Huzur dolu Eski Şehir Bölgesini mutlaka gördükten sonra; Bratislava Kalesi, Devin Kalesi, Saat Müzesi, Ulusal Müze, Silah Müzesi, Mozart Evi, Yahudi Kültür Müzesi, Soykırım Anıtı ve Mavili Kilise görülebilecek noktalar arasında yer alıyor. Bratislava çok küçük bir alanda kurulduğundan, bir tam günlük bir zaman diliminde, tüm kentin büyük bir bölümünü yürüyerek keşfetmek mümkün.

Rast gelirseniz açık havada kurulmuş kanepeye kurulup, açık hava kütüphanesinden dergi ve kitapları karıştırın, ağaçların dibindeki armut koltuklarda yorgunluğunuzu atın. Konaklama tavsiyesi: Patio Hostel.

6. Dresden, Almanya

Dresden-Orta-Avrupa
İkinci Dünya Savaşında buranın yerle bir olduğuna inanmak çok zor.

Dresden şehri, yüzyıllar boyunca kültürel ve sanatsal ihtişamı ile dikkat çeken bir yer. Elbe Nehri üzerindeki vadide, Almanya’nın Çek Cumhuriyeti sınırına yakın bir bölgede kurulan ve Almanya’nın Floransa’sı olarak da anılan kent, 15. yüzyıldan bu yana Almanya’nın Saksonya Eyaletinin başkenti olmuş ve yüzyıllarca Saksonya krallarını ağırlamış.

Barok saltanatının en güzel örneklerini gözler önüne seren Dresden, II. Dünya Savaşının sonuna doğru, savaşın bitmiş olmasına rağmen, müttefikler tarafından iki gün durmaksızın bombalanarak şehrin dörtte üçü yok edilmiş. Geçmişe bağlılıkları ve çalışkanlıkları ile taş üstünde taş kalmamış anıtları, tarihi binaları yeniden aslına uygun olarak yeniden ayağa kaldırılan Dresden halkı takdir edilmeyi hak ediyor.

Dresden’in her bir köşesini etkileyici birçok anıt, tarihi bina ve önemli köprüler süslüyor. Berlin Duvarının yıkılmasına kadar Doğu Almanya sınırları içinde kalmış şehrin sarı ve solgun yeşil cepheleri gizemli bir görüntü veriyor. Sanki 1000 yıldır oradaymış gibi duran Dresden Sanat Galerisi, Zwinger, Opera Binası ve diğer görkemli binaları ile tam bir müze şehir atmosferine sahip.

Avrupa’nın en yeşil kentleri arasında yer alan şehirde; Botanik Bahçesi, Hayvanat Bahçesi, Büyük Bahçe, Elbe Vadisi gezilecek yerler arasında yer alıyor. Bir de Kunsthofpassage nerede diye sorun, gidin ve görün! Seveceğinize eminim. Dresden şehri, Almanya’nın doğusunda, Leipzig’in yaklaşık 100 kilometre güneydoğusunda yer alıyor.

Türk Hava Yolları, Leipzig’e aktarmasız uçuyor. Leipzig Havaalanından Dresden’e trenle kolayca ulaşabilirsiniz. Yolculuk yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Berlin, Dresden arası ise trenle yaklaşık iki saat. Tren istasyonu neredeyse şehrin kalbinde. Bir çok yere yürüyerek ulaşabiliyorsunuz.

DRESDEN’DE NEREDE KALINIR
Dresden’de her bütçeye uygun konaklama seçenekleri mevcut. Ben şehir merkezindeki ibis Dresden Zentrum‘da kaldım. Steigenberger Hotel de Saxe, Star G Hotel Premium Dresden Altmarkt, Premier Inn Dresden City Zentrum ve Hilton Dresden beğendiğim, kalabileceğiniz, iyi konumda diğer oteller. a&o Dresden Hauptbahnhof ve Hostel Mondpalast ise tercih edebileceğiniz uygun fiyatlı hosteller.

7. Cesky Krumlov, Çek Cumhuriyeti

Cesky-Krumlov-Orta-Avrupa
Tam anlamıyla bir masal kenti Cesky Krumlov

Cesky Krumlov, Çekya’nın başkenti Prag’ın 174 km güneyinde yer alan şirin mi şirin bir kasaba. Şehrin sokaklarında yürümek, insanı sanki birkaç yüz yıl geriye götürüyor. Viyana’dan uzun ve aktarmalı bir tren yolculuğuyla gecenin bir yarısına kasabaya ulaştığımda, şehrin sarı ışıklarının aydınlattığı sokaklar bomboştu.

Yeni günle birlikte kasabanın sokakları canlanıp, turist kalabalığıyla dolup taşınca, Cesky Krumlov’un o beni kendine aşık eden Orta çağ kasabası tadı ruhumu şenlendirdi. Muhteşem manzaralar sunan bahçeleri ve iyi korunmuş kalesiyle UNESCO Dünya Mirası Listesine giren Cesky Krumlov, Prag’ın küçük kardeşi olarak da anılıyor. Vltava Nehrinin çevresinde konumlanan kasaba, Avusturya ile Çek Cumhuriyeti arasında kalıyor.

St. Vitus Kilisesi, Český Krumlov Kalesi, Şehrin eski sokakları ve Meydan, müzeler ve sanat merkezleri gezilmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Büyük otellerin bulunmadığı şehirde küçük pansiyonlar ve butik oteller, orta Avrupa turuna çıkmış gezginleri ağırlıyor. Konaklama tavsiyesi: Hostel 99.

8. Heidelberg, Almanya

Heidelberg-Orta-Avrupa
Almanya’nın en güzel şehirlerinden Heidelberg

Uzun yıllar önce gönlümü kaptırdığım diğer şehir ise Almanya’nın en güzel şehri olan Heidelberg. Ren ve Neckar nehirlerinin arasında kalan vadide kurulan şehrin kalbi Hauptstrasse sokağında atıyor. Hauptstrasse, 1,5 km’lik uzunluğuyla, Avrupa’nın sadece yayalar için ayrılmış olan en uzun caddesi unvanına sahip.

Ülkenin en eski üniversitesi olan Heidelberg Üniversitesi’nin bulunduğu şehirde 30 bini aşkın üniversite öğrencisi yaşıyor. Kentin sokaklarında bisiklet süren, kitap okuyan, hareketli gençlerle karşılaşıyor, onların dinamizminden siz de etkileniyorsunuz. Kafe ve restoranlar, mağazalar, otel ve kitapçılar, oyuncakçılar, hediyelik eşya satan dükkanlar bu capcanlı Hauptstrasse sokağında uzanıyor. Neckar Nehri üzerinde yer alan tarihi köprü, Heidelberg Kalesi mutlaka görülmeli.

9. Berlin, Almanya

Berlin-Almanya-OrtaAvrupa
Brandenburg, Berlin, Almanya

Avrupa’nın heyecan verici gözde kentlerinden, Almanya’nın başkenti Berlin, her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor. 1990 yılında yıkılarak tarihe karışan Utanç Duvarı’nın ortadan kalkmasıyla yeniden birleşen kent, Avrupa’nın en canlı şehirlerinden biri. Festivalleri ile ünlü kentte hemen hemen her dönem bir festivalle karşılaşmak mümkün.

Şehir merkezinin göbeğinde bulunan Potsdamer Platz, Berlin’in simgelerinden biri olan Brandenburg kapısı, Brandenburg Kapısı ile Reichstag’ın doğusunda yer alan, popüler noktalardan Alexander Platz, Gendarmenmarkt, Bellevue Sarayı, Berlin’in meşhur katedrali Berliner Dom görülesi yerler.

Müzeler Bölgesi, Berlin Duvarı Anıtı, Yahudi Anıtı ve Müzesi, Ku’damm Caddesi gibi yerleri de eklemeli. Yapılacak aktivitelerin saymakla bitmeyeceği Berlin’de, ister ikinci el eşya satan pazarları gezin, ister şehrin turistik müze ve meydanlarında dolaşın; keşfettikçe sizi içine çeken bir şehir burası.

10. Krakow, Polonya

Krakow-Polonya-OrtaAvrupa
Krakow, Polonya, Orta Avrupa

Vistül Nehri etrafına kurulmuş, Polonya’nın en eski ve en büyük kentlerinden biri olan Krakow, ülkenin kültür merkezi olarak anılıyor. Avrupa’nın en iyi korunan Orta Çağ kentlerinden biri olarak da kabul edilen Krakow, masal kent unvanını kendine yakıştırıyor. Savaştan derin bir yara almadan çıkmayı başarabilmiş olması ne güzel!

Krakow’da görülmesi gereken belki de en önemli iki yer Auschwitz Kampı ve Wieliczka Tuz Madeni. Ayrıca Eski Şehir ve Ana Meydan, St. Mary Bazilikası, Krakow Şehir Kulesi, Florian Kapısı ve Krakow Kalesi, Arkeoloji Müzesi ve Sinagog gezilecek yerler arasında ilk sıralarda bulunuyor. Birbirinden farklı renk renk Polonya biraları şaşırtıcı fiyatlarıyla karşınıza çıkıyor.

Avrupa’nın birçok ülkesinden gelen Erasmus öğrencilerinin düzenlediği partiler sosyal medyada Krakow isminin daha sık geçmesinin başlıca nedeni. Ülkenin başkentinden daha ünlü olan şehir Avrupa’nın da en güzel kentleri arasında yer alıyor. Krakow gece hayatının Avrupa’nın en iyilerinden biri olduğunu iddia edenler çoğunlukta. Konaklama ve eğlence fiyatları diğer popüler şehirlere göre daha ekonomik hem.

11. Bled, Slovenya

Bled, Slovenia
Bled, Slovenia

Slovenya’nın buz devrine ait gölü ile tanınan Bled, çok sayıda turiste ev sahipliği yapıyor. Ilıman iklimi ve Orta Avrupa’daki birçok ülkeye olan yakınlığı nedeniyle dört mevsim ilgi gören kent geniş yelpazede spor aktivitesi vaat ediyor. Golf, balıkçılık, at biniciliği, avcılık, dağ tırmanışı gibi doğa sporlarının tutkunlarının ziyaret ettiği Bled, eşsiz manzaraları ile dikkat çekiyor.

Orta Avrupa’nın en önemli dinlenme merkezleri arasında gösterilen şehir kongre ve sporcular için kamp alanları ile de tanınıyor. Bled Gölü üzerindeki ada ve kilise kenti ziyaret edenler için önemli bir cazibe merkezi olarak ilgi çekiyor. Avusturya görgüsü, İtalyan estetiği ve Balkan sıcaklığını karakterinde birleştiren Slovenler çok naif insanlar. Ziyaret ettiğim her kasabasının, tanıştığım her insanının gönlümde özel bir yeri var.

12. Gdansk, Polonya

Gdansk-Polonya-OrtaAvrupa
Gdansk, Polonya

Almanya ile Polonya arasında yıllar boyunca sorun teşkil eden Gdansk, bugün Polonya’nın önemli turistik çekim merkezlerinden birisi. Versay Antlaşması ve II. Dünya Savaşı’nda yaşanan gelişmelerde adı sıkça telaffuz edilen kent, korunmayı başarmış önemli mimari yapıları ile dikkat çekiyor.

Tarihi geçmişi, kültürel ögeleri ve yaşanmışlık hissi ile sokaklarında özgürce dolaşabildiğiniz Gdansk, Baltık Denizi’ne olan kıyısıyla aynı zamanda önemli bir liman kenti. Gece hayatıyla bölgenin en dikkat çeken gece kulüplerine sahip olan kent Almanlar tarafından Danzig olarak isimlendiriliyor. Katedral ve Denizcilik Müzesi görülmeye değer.

13. Vaduz, Lihtenştayn

Vaduz-Avrupa-Turlari
Minik ülke Lihtenştayn’ın başkenti Vaduz

Lihtenştayn’ın başkenti Vaduz hem yüzölçümü hem de nüfus olarak diğer Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında en son sıralarda yer alıyor. 5 bin kişilik nüfusun olduğu Vaduz özellikle kış mevsiminde turist çekerken, Aralık’tan Nisan sonuna kadar kış turizmine elverişli yapısı, kış sporlarını sevenler için önemli bir alternatif sağlıyor.

Havalimanı bulunmayan Lihtenştayn’da doğrudan gitmek mümkün değil. 160 km’lik ülkeye, İsviçre ya da Avusturya’dan otobüsle veya özel araçla gitmek gerekiyor. Dünyanın en küçük dördüncü ülkesi olan Lihtenştayn’ın başkenti Vaduz’da Kunst Sanat Müzesi, Vaduz Kalesi görülmesi gereken yerler arasında. Kale aslında Lihtenştayn Prensinin de yaşadığı yer olduğunu unutmayın. Etrafında gezin, şehrin fotoğraflarını tepeden çekin, ama kapısını çalmayın! Etrafta asker polis görmeseniz de prens orada yaşıyor.

14. Friedrichshafen, Almanya

Friedrichshafen-Orta-Avrupa
Friedrichshafen, Orta Avrupa’da Konstanz gölü kenarında.

İsminin zor okunduğu Friedrichshafen, Almanya’nın en güneyinde, İsviçre ile ortak sınırı oluşturan Konstanz Gölü (Bodensee) kenarında kurulmuş, şehirden çok kasaba görünümünde küçük ve şirin bir yer. Türk Hava Yolları ile Salzburg gidiş, Friedrichshafen dönüş şeklinde planladığım gezimde Hallstatt, Vaduz, Innsbruck ile birlikte bu güzel şehir ve çevresini de gezme fırsatım olmuştu. Bizim adını dahi pek duymadığımız bu bölge ve çevresinde harikulade köyler, kasabalar ve doğa bulunuyor.

Göl kenarındaki sahil boyunca sıralanan kafe ve restoranlarıyla bir tatil merkezi havasını sunan Friedrichshafen, huzurlu ve pek sessiz ve sakin bir yer. Bir hava taşıtı olan zeplinin ilk üreten şehir olduğundan burası zeplin şehri diye de tanımlanıyor. Gökyüzünüzü taradığınızda gökyüzünde ağır ağır süzülen dev oval balon zeplin aracını görebiliyorsunuz. Dileyenler için zeplin dünyasını keşfedeceğiniz şahane müzesi de var.

Friedrichshafen şehrinin 20 km batısında yine Konstanz Gölü kenarında kurulmuş Orta çağ şehri Meersburg ise görülmeye değer bir yer. Ben oradayken yılda bir yapılan bir festivale denk geldiğimden kendimi pek şanslı saymıştım. Kurulan pazar yeri ve sokaklardaki hemen herkes Orta Çağ kıyafetleriyle ürünlerini satıyor veya festivale eşlik ediyordu. Bir film sahnesinin tam da göbeğinde olmak gibi şeydi.

Şirin kasaba Insel Mainau (Çiçek Adası) ile İsviçre’nin Konstanz şehrini de seyahat rotasına koymak iyi fikir. Friedrichshafen yakınlarındaki Lindau kasabası da enfestir.

15. Sibiu, Romanya

Sibiu, Romanya
Sibiu, Romanya

Sibiu, Romanya’nın Transilvanya bölgesinde yer alan Orta çağ atmosferinde bir şehir. 2007 Avrupa kültür başkenti seçilen Sibiu, nefis manzarası, lezzetli mutfağı, tarihi dokusu ve renkli evleriyle oldukça çarpıcı bir yer.

Orta çağ dokusunu tam olarak yaşatan 3 meydanı ve onu süsleyen 2 saat kulesi ile Sibiu nefis bir yer. Büyük Meydan (Piata Mare) şehrin en çok ilgi gören yeri. Yalancılar Köprüsü ise şehrin sembollerinden birisi. Brukental Müzesi ise Romanya’nın ilk müzesi. Bükreş’ten arabayla 2-3 saat uzaklığındaki şehri bir kenara not alalım.

Orta Avrupa görülmesi gereken birbirinden muhteşem şehirlerle çok sayıda turistin rotasındaki gözde bölgelerin biri. Geçmişten günümüze tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkan özellikleriyle, seyahat edenlere müze şehir deneyimi yaşatıyor. Son yıllarda seyahat severler arasında, ‘Viyana Prag Budapeşte turları’ yurtdışı tatil tercihleri arasında ilk sıralara doğru yükselmeye başladı ve bu ilgiyi sonuna kadar hak ediyor bana göre.

Gidin tarihin sadece görülmediği adeta koklandığı sokaklarında ihtişamlı binaların arasında dolaşın, eski kafelerinde oturun, doğayı hissedebileceğiniz ve soluklanacağınız parklarında ve yeşil alanlarında dinlenin, nehir gezileri yapın, müzelerdeki sanat eserlerini görün.

En beğendiğiniz, kalbinizde yer eden, favori Orta Avrupa şehirleriniz hangileri?

110 Yorumlar

  1. Kesinlikle Prag favori şehir olarak ön plana çıkıyor bu listede benim için. Gerçi yer yüzünde Doğada tatil yapmak isteyenler için çok güzel şehirler mevcut bu nedenle bazen seçim yapmakta da zorlanmıyor değil insan.

  2. Edirne’den dışarı adımını attığınızda neredeyse tüm Avrupa kentleri güzel. Zaten oralara gittiğinizde bir Ortadoğu ülkesinde yaşadığınızı daha iyi anlıyorsunuz. Ne bir estetik var ne bir zevk var. Neymiş yoksul muşuz da o yüzdenmiş. Hani anasını satiim zengin olsak tüm şehirlerimiz Prag ya da Viyana gibi olacak. Yoksullukla ilgisi yok kardeşim. Biz sanat zevki olmayan bir ulusuz. Bir evi yapmak için gerekli olan aynı malzemelerle Alman farklı bir kent inşa ediyor Türkler ayrı değil mi? Biz başımızı sokalım da ne olursa olsun derdindeyiz. Ben Trabzonluyum. Adam ormanın içine apartman dikiyor. Gidin İsviçre’ye öyle mi ya? Yalnızca kentleri mi güzel, hayır doğası da göz alıcı. Rusya’dan, Balkanlara oradan Orta ve Batı Avrupa’ya kadar her yer yemyeşil. Dünyanın en büyük kıtası Asya kıtası. Asya kıtasındaki ormanlar 600 milyon hektar, dünyanın en küçük kıtası Avrupa kıtası, buradaki ormanlar ise 1 milyar hektar. Ama Avrupa’da sevmediğim yani Avrupalı görmediğim ülkeler de var. Genelde Balkan ülkeleri. Mesela Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Karadağ, Arnavutluk, Kosova, Bosna Hersek, Romanya ve Sırbistan’ın bir kısmı, Belarus, Ukrayna, Rusya, Moldova, Portekiz, ispanya, İtalya’nın güneyi ne bileyim buralar bir Orta Avrupa kadar hem güzel hem de Avrupalı gibi görünmüyor. Biz de en Avrupai şehir Yılmaz Büyükerşen’in katkıları ile Eskişehir. Ortaçağdan kalan o taş binalara, o Arnavut kaldırımlarına, O yeşille içiçe yayla havasını taşıyan kentlere bayılıyorum. Bir de bizim ülkeye bakıyorum da nefret ediyorum.

  3. Eşimle gezi rotası belirlerken tarih ve lezzet açısından bakıyoruz. Bu nedenle bizim 5 listemizi Venedik, Budapeşte, Roma, Paris ve Madrid oluşturuyor. Bir de gittiğinizde okyanusa bakıp bütün dünyadan uzaklaştığınız Caba da Roca var. Herkese tavsiye ederim.

  4. Avrupanın her sehri kuzeyi güneyi yok hepsi ayrı güzel hepsine gidilirde yaşanırda ben sebebini bilmemekle birlikte bolognaya bayılıyorum

    • Krakow muthis guzel bir sehir. Prag’dan 1000 kat daha guzel. Prag klostrofik, iki adimda bitiyor. Hem Auschwitz hem de tuz mandeni kesinlike gormeye deger. Krakow’un neden begenmediniz ki?

  5. Ders çalışacağıma yaptığım şeye bakın, balayı fotoğraflarını açıp sitedeki yazıları okuyarak geçmişe yolculuk yapmak🙈 Çook özledim orta Avrupa turuna katılmıştım. Viyana, Prag, Budapeşte, Dresden, Slovakya ve dahası😢 Çok beğendim tarihsel yazıları ve fotoğrafları emeğinize sağlık 👏🏻

  6. Bence Prag kesinlikle 1 numarada yer almayı hakediyor. Bira sevenler mutlaka Prag Beer Tour’a katılsınlar :) Yerel bir çok bira üreticisi ziyaret edilip çok sayıda biranın tadına bakılıp sonunda ise Bira Uzmanı sertifikası alıyorsunuz :)

  7. Harika yerler. Prag, Varşova ve Viyana en çok gitmek istediğim yerler ve tabi ki aynı zamanda favorilerim :)

  8. Heidelberg’in gerçekten çok muhteşem bir dokusu var 2. Dünya savaşında üniversite şehri olduğu için bombolanmayan nadir yerlerden biri olarak biliyorum. Birkaç kere ziyaret etme şansım olmuştu.

  9. Merhaba önerdiğiniz yerlerin çoğuna gittim tabi gidilecek çok yer var allah sağlık verirse oda olur inşallah. Teşekkürler

  10. Tarih isteyene Floransa, özgürlük isteyene Amsterdam. İlk beş beklentiye göre değişir.

  11. Akdeniz şehirleri bana göre en güzelleri. İspanya, Portekiz, Fransa, İtalya ve Yunanistan’ı hiçbirine değişmem.

    • Bunun nedenini de belirtirseniz okuyucular için daha faydalı bir yorum olur. Akdeniz ülkelerini neden daha çok seviyorsunuz ?
      Çünkü aksine bir Türk olarak bana da Kuzey ve Doğu Avrupa ülkeleri hep çekici gelmiştir. Çünkü bizde olmayanı bulmak bana cazip geliyor. Mimarisinden, hava şartlarına, insan profiline kadar farklılıklar daha fazla oluyor.

  12. Turla bir çoğunu gördük, muhteşem güzellikler defalarca aynı zevkle dolaşabiliriz, mutlaka görülesi yerler, düşünenlere keyifli geziler.

  13. Eğer bu liste favori sıralamanıza göre yapıldıysa(ki öyle gözüküyor) ilk sırada Prag’ı görmek hem şaşırttı. Prag-Budapeşte kıyaslaması yapıldığında hep Budapeşte denilir daha buyuk oldugu icin midir bilmem (çünkü gitmedim) benim de favori şehrim Prag. Bu listede Warsaw yerine Krakow’u görmek de ikinci şaşırdığım durum. Gidip kıyaslama yapınca anlarım herhalde sebebini:) Güzel güzel, doğru yoldayım.

    • Sıralama en güzel kavramına göre yapılmadı. Bir de benim kişisel listem bu, sizinkilerin farklı olduğuna eminim ve normaldir.

  14. Ne prag ne paris ne roma.Krakow,Gdansk yasadim gördüm hissettim :) Polonya’yi mutlaka gezin. Tarihe tanıklık edeceksiniz. Paris’te içtiğiniz kahvenin sadece bize pazarlanan iyi bir magazin dergisi olduğunu anlayacaksınız.

  15. Favorim 14 . Özellikle Konstanz gölü, Lindau adası . Masallar diyarı Almanya Rhein nehri, Göller bölgesi, Şatoları ile rüya gibi

  16. Listenin başında gördüklerimin listede olduğunu görünce sevinmiştim.Ancak sonuna doğru görmem gereken çok yer olduğunu öğrendim. Salzburg ve göller bölgesine bende hayran oldum. Bu arada Almanya’yı es geçemiyeceğim. Almanya’yı bu kadar beğenip seveceğimi tahmin etmemiştim.Pastalarına bayıldım. Şekeri bizimkiler gibi fazla değil.

    • Bu yaz sonu 10 günlük bir Almanya yolculuğu yapmış olmam sebebi ile Avrupa’da görmeyi düşündüğüm en son ülke olan Almanya hakkındaki düşüncelerimi değiştiriyorum.Ah bu önyargılar!
      Münih’ten başlayıp -ki bence harika bir şehir- Romantik Yol kasabalarını gezin,eğer bir doğa aşığı iseniz Almanya-Avusturya sınırındaki gölleri ve çevresindeki kasabaları ziyaret edin.Kışın da ayrı güzellikleri olacağından emin olmakla birlikte tavsiyem bu turu rahat rahat gezmek dolaşmak için yazın yapmanız ve hatta bir tarafınız orman, arkanızda dağların bulunduğu pırıl pırıl, yemyeşil, dibindeki taşların tek tek sayıldığı göllerde yüzmenizi tavsiye ederim.Bu sebeple mayonuzu da yanınıza almayı unutmayın :)

      • Gittiğim yerler arasında yine de son sıraya koyarım romantik yolu. İnsanları çok soguk olmadıgından bizim tatil modumuza uymadı. Ruhsuz geldi.

    • Tanrı yeryüzüne indiğinde Ćesky Krumlov’da kalıyormuş. Ben de gördüm gerçekten güzel. Hallstatt listemde ve o da bir başka güzel cennet.

  17. Ahh Kraków Hak ettiği değeri bulamamış muhteşem şehir..Zagreb ve Castelul Peleş, Sinaia eklenebilirmiş.

  18. Almanya’daki 2 şehir ve Polonya görmediğim yerler daha çok gezmek lazım çok….

  19. Benim önerim ise Isviçre – italya sınırını mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Tessin ya da Ticcino denilen yeri, hatta buraya Zürih den italya’ya doğru bir yolculukla gitmenizi öneririm. Iyi bir fotoğrafçı olmasam da muhteşem manzaralar var. Sadece yaklaşık 17 km süren bir tünelden geçiliyor . Ben yanımda panik atak rahatsızlığı olan bir arkadaşımla geçtim, gayet rahat gittik.
    Ayrıca Bern de güzel bir şehir.

  20. Her sehri öyle güzel anlatmissiniz ki kiskandim :) merak ediyorum begenmediginiz hic bir sehir olmadi mi? Hangi ülkeyi sevmediniz mesela?

    • Yıldız Hanım çok aman aman gezme fırsatım olmasa da Avrupa hem doğa hem de tarihine sahip çıkmış, dolayısıyla tarihi doğası güzeldi gördüğüm şehirlerin. Mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Hayat gezince güzel bana göre. Sayg.

    • Meryem hanim, ben avrupa da yasiyorum ve o sehirlerin cogunu gezdim sadece gecen yil 10 ülke gezdim. bu yil simdilik daha 4 ülkede kaldi ama daha yil bitmedi :) Kemal beyin anlatim sekli cok hosuma gitti, sanki sehirlerle ask yasiyor gibi :)

    • Ya çok afedersiniz ben yanlış anladım. Biz tarihi ve doğayı korumayı beceremedik malesef. Çok üzülüyorum bu duruma. Çok şanslısınız o zaman. Gezmek, yeni yerler görmek çok güzel. Ben de Kemal Bey’in anlatımları ve takipçileriyle iletişimini saygı ve hayranlıkla izliyorum.

    • Beğenmediğim şehir var mı sorusu bana sorulduğunda aklıma inan bir şehir gelmiyor. Lombom Adası, Mataram, Endonezya hazzetmediğim bir şehirdi ama sonra baktım ki pazar yeri pek ilginç. Mataram’da da birkaç saat geçirmiştim ve bu değerlendirmek için pek adil değil. Her yerimi severim ben.

  21. Daha sadece Heidelberg ve Viyanayi görmüsüm… Daha gidilecek birsürü yer var..

  22. Otuz yıl önce gittiğim Budapeşte ilk göz ağrım.daha sonra defalarca gittim ancak o heyacını unutamam

  23. Prag, Hollanda, İtalya, Macaristan, Luxemburg, Danimarka, Almanya, İsviçre, Belcika, Avusturya.

  24. Geçen sene Christmas tatili için Viyana’ya gitmiştim, tek kelimeyle muhteşemdi. Tabii çok soğuktu ama biz buna rağmen gece yarılarına kadar sokaklarda dolaştık. Fakat tekrar gitmem gerekiyor, 3 gece olarak planladığımız gezimiz bize yetmedi. Schönnbrunn sarayına gidemedik, zaten yazlık saray olduğu için yazın gitmemizi önermişlerdi.

    Stephan’s Dom da konser dinledik, tamamen tesadüf. Gitmeden önce bilet almıştım Mavi Tuna Valsini izledik, ama Spanische Hofreitschule’deki atların gösterisi de seyretmek için tekrar gitmeyi isteme sebeplerimden biri. Ona bilet bulamadık malesef.

  25. Prag, Viyana, Avusturya turunda tadı damağımda kalan tek yer Karlovy Vary idi. Rüya gibi bir şehir.Kısmet olursa bir daha gitmek istiyorum ama yine yaz aylarında. Tabiatın güzelliği,mağazaların şıklığı, porselenlerin çeşitliliği, prenses kıyafetleri zarafetindeki kıyafetleri veee incecik kağıt helvasına büyülenip kalmıştım.

  26. Prag, muhteşem bir şehir ama daha çok Therezine Nazi Kampı beni etkiledi. Yaşanmışlıkları dinledikçe tüylerim diken diken oldu. Bir de ortaçağ Avrupa’sı şato gecesi öneririrm, çok eğlenceli idi. Ve tabi ki Prag likörü, Bechorovka… Çok iyidir.

  27. Bir böcek olarak uyandığımız her günde, Gregor Samsa’nın tersine bir Sapiens olduğumuzu hatırlayabileceğimiz bir şehir Prague. Praha. Charles Bridge’de hava hafif sisli iken otoritelerin gözleri arasında kaleden halka uzanan yolda yürümek. Praha bambaşkadır.

  28. Orta Avrupa’yı tamamen gezmemiş olsam da Prag, Viyana ve Graz’ı gezme fırsatı bulmuştum. Daha önce Brugge’u gezerken binalarından ve tarihinden çok etkilenmiştim. Prag’da da aynı tarihi dokuyu hissetmek beni çok heycanlandırmıştı. Bana sorarsanız Paris’den çok daha romantik bir şehir. :) 6 ay kadar İspanya’da yaşamış biri olarak gitmediyseniz orayı da gezmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Oraları ve özellikle Endülüs’ü çok beğeneceğinize eminim. :)

  29. Bir kızın kır çiçeklerini sevmesi gibi değildir benim Polonya’yı sevmem. Tarih kokan sokaklarında sıradan bir gezi olmayacak sizinkisi. Benim gibi uzun süre yaşamanıza da gerek yok. Birkaç gün bile tarihin tam ortasında kalbinde durmanıza izin verecek ender ülkelerden biridir Polonya. Gdansk, Krakow özellikle görmeniz gereken en başlıca şehirleri. Oradan döndüğünüzde farklı bir anı bırakacak sizde. Düşündükçe özleyip, üzüleceksiniz.

  30. Merhabalar,
    Orta Avrupa Turuna henüz katılmasam da turda dahil edilen bazı ülkeleri geçen yıl içerisinde görme şansına eriştim. Özellikle Prag şehrini bütün geziseverlere tavsiye ederim. Adeta bir açık hava müzesi olan bu şehir sizi tarih kokan mekanlarıyla sarıp sarmalayacaktır. Sanat kokan bir diğer şehir olan Viyana ise mutlaka ziyaret etmek isteyeceğiniz yerlerden birisidir. Umarım bu tura katılıp keşfedemediğim diğer güzelliklerle tanışma şansına erişebilirim.

  31. Yazılarınızı zevkle takip ediyorum. Bir mimar olarak Orta Avrupa turu yapmak çok istiyorum. Henüz fırsat bulamamış olsam da… Gitme fırsatı bulduğum da sizden bilgi almak isterim. Muhteşem bir yaşam şekli gezgin olmak. Hiç bırakmamanız dileğiyle…

  32. Geçtiğimiz Haziran ayında Belçika, Hollanda, Luxemburg, Paris ve Köln’ü kapsayan 10 günlük bir Avrupa turuna katıldım. Aralarında en çok 3 gün kaldığım Hollanda’yı beğendim. İnsanı, doğası, patatesi, birası, Arjantin Steak’i, kanalları ve muhteşem manzarası sebebiyle yeniden gitmek istediğim bir yer. Avrupayı gezmek isteyip önce nereye gitsem diye düşünenlere Hollanda’ya özellikle tavsiye ederim.

  33. Avrupa’da yalnızca Paris’i gorme sansim oldu, bayildim bu sehre. Eifiel Hotelde kaldim. Elbette Eyfel Kulesi’nden Paris’i izlemenizi oneririm. Ayrica kulenin tepesinde mumya muzesi var.

    Paris pahalı bri sehir. Metro cok gelismis. 3 ya da 4 kat metro hatti var yerin altinda. Notre Dam Kilisesi, Sacrakör kilisesi, Montrmarte Ressamlar Tepesini tavsiye ederim. Louvre Muzesi icin sıra bekleyeceksiniz ama beklediginize degecek. Bir de Eifiel yakininda yazar Balzac’in evi muze halinde. Ben çok begendim.

    Şanzelize oldukca renkli. La Fayette alisveris merkezi de gormeye deger.

  34. 2014 Ocak ayında Orta Avrupa gezisine katıldım, tadı damağımda kaldı. Kış dolayısıyla bir çok yer açık değildi ve bazı yerleri de gezemedik. Frsatım olsa ilk fırsatta gideceğim yer Özellikle Avusturya. Fakat bu kez yaz ya da bahar aylarında.

  35. Özellikle mimarisi ile beni hep cezbden ve bu yaz yapacağım tur programıma dahil ettiğim ülkeler. Yazınızı okuduktan sonra bir an önce yaz gelsin demedim değil :)

  36. Ben Polonyada 6 ay gibi kısa bir süre yaşadım.Gerçekten özellikle 2. Dünya Savaşı kalıntılarını ve hayata etkisini görmek isterseniz Krakow ve Wroclaw’a gidebilirsiniz.Krakow özellikle birçok özelliği ve acıyı sokaklarında taşımaktadır.

  37. Gezmeye başladığımdan beri gezi yazılarını özel bir merakla takip ediyorum. Ama sizin yazılarınızı okurken çok eğleniyorum ve beğeniyorum. İnsanın her şeyi bırakıp yazdığınız yere gidesi geliyor. Tabi çalışmak zorundayız ve tatil için para biriktirmek zorundayız. :) Avrupa da sadece Almanya ve Polonya’ya gittim. Diğer yerleri görmeyi de çok istiyorum. İnşallah fırsatımız olur giderim. Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. iyi gezmeler. :)

  38. Viyana’da yaşayan birisi olarak bu şehrin mutlaka gezilip görülmesi gereken listelerin baş sıralarına alınmasını tavsiye ederim. Bir sonraki Viyana gezinizde seve seve eşlik edebilirim. :)

  39. Kemal bey daha yurtdışına çıkma fırsatı bulamamış bir reklamcı adayıyım. Umarım bu yaz bi interrail yaparak bi Avrupa Turu yapmak istiyorum ve siteniz bu konuda bana çok yardımcı oldu teşekkürler. Yolunuzun ve hayallerinizin her daim açık olması dileklerimle. :)

  40. Üç yıl önce bir Orta Avrupa turu gerçekleştirdik ailecek. Kasım ayında olduğundan inanılmaz zor anlar yaşadık soğuk nedeniyle. Bence bahar ayları ideal bu bölge için…

  41. Prag, adım attığınız andan itibaren karşınıza çıkan mimari güzelliklerle dolu. Sokak sanatçılarının gösterileriyle ruhunuzu canlandıran büyüleyici bir şehir.

  42. Gecen yil Orta Avrupa turu yaptim. En çok sevdiğim ülke Çek Cumhuriyeti oldu. Özellikle Karlovy Vary adeta bir masal kenti. Yemyesil, rengarenk.. Tekrar gidecegim mutlaka..

  43. Yazılarınızı daha yeni keşfettim ve hayalimdeki şeyi yapıyorsunuz gerçekten. Ben ancak birkaç Avrupa şehrinde bulunabildim, fakat sizin Avrupa ile ilgili yazılarınıza çok rastlayamadım. Eğer bunlarla ilgili de yazılarınızı paylaşırsanız görmekten ve fikir sahibi olmaktan çok memnun olurum. Zira bunlardan faydalanarak yola çıkmak bizim gibi genç insanlar için her açıdan daha iyi olacaktır. Şimdiden teşekkürler.

  44. Buralarda 2013 kışında bulunma fırsatını yakaladık… Yazın daha güzel sanırım…

  45. Heidelberg ve Salzburg çevresine 1000 kere daha gitsem sıkılmam heralde! Ne kadar farklı yerlere gidersem gideyim, hep oraların tadını, dokusunu özlüyorum. Sizin yüzünüzden işi gücü bırakmak zorunda kalacağım. :)

  46. Merhaba :)
    Gezmeyi, keşfetmeyi, yeni ülkeler yeni insanlar ve coğrafyalar tanımayı ruhumun önemli bir gıdası olarak kabul ediyorum. Genellikle yaz aylarında seyahat etmeyi tercih eden ve seyyahların deneyimlerinden de faydalanmaya özen gösteren birisi olarak.

    Orta Avrupa gezi yazınızın bana verdiği ilham için çok teşekkür ederim. Yolunuz hep açık olsun….

  47. Uzun zamandir takip ediyorum zaten. Fakat bu secilmis yerler ozellikle yazilariniz kalbime dusuncelerime beynime o kadar guzel tercume oluyor ki! Huzuru tam kalbimin agitlik merkezinde hissediyorum. Dusuncelerime ve hisselerime yol gosterip tercuman oldugunuz icin sonsuz saygi ve sevgiler.

    Yavas yavas olurler kitap okumayanlar, seyahat etmeyenler… :)

  48. Viyana’da HundertWasserHaus gerçekten çok hoş bir tasarım. Fotoğraf çekilesi geliyor insanın :)

  49. Eğer hala bu rotaya koyulmadıysanız Avusturya Salzburg ve civarı yerleşimler, harika doğaya sahip bir çok köy barındırıyor. Yolda dağ ve göl manzaraları eşliğinde küçük, temiz ve şirin köylerden geçerken Artık yerleşik hayata geçme fikrine kapılabilirsiniz. Gezi hayatınız için tehlikeli olabilecek bu durumu göz ardı etmeden yola koyulun derim :) Zevkle ve merakla yazılarınızı bekliyoruz. sevgiler

    • Ekim başında Salzburg, Innsbruck ve Friedrichshafen bölgesinde 1 hafta gezeceğim. keşfedecek çok güzel şirin kasabalar, küçük köyler olduğuna eminim. Hava biraz soğuk olmuş olacak ama olsun, gezmek güzeldir. Teşekkürler önerilerin için.

      • Keşke daha önce keşfetse idim sizi ve bloğunuzu ama geç kalmış değilim,Haziran’da yapacağımız baştan başa Avusturya gezimiz için bayağı güzel yerler keşfetmiş oldum sayenizde ve rotamı ona göre çizmiş oldum..

  50. Abi bu gezini merakla bekliyorum! Almanya‘da özellikle Kassel’i gezmeni ve yazmanı daha sonra bu yazını güzel bir kahve eşliğinde okumayı çok isterim. Adını önceden hiç duymadan gidip çok keyifli bir 6 ay geçirdim orada. UNESCO tarafından korunan Herkules ve Wilhelmshöhe Park’ı ve Orangerie’siyle mest edecektir. Şehrin zamanında %90’ı bombalandığı için çok eskı yapılar yok ancak konumu itibariyle var olanı korumuş ve kendini geliştirmiş bir şehir. Çevresinde çok ufak ama güzel şehirler var; Göttingen, Hannoversch Münden, Kaufungen, Eisenach, Bielefeld gibi.

    Bunun haricinde yine Almanya içerisinde en beğendiğim iki şehir Bremen ve Heidelberg olmuştu. Batıda Hamburg, Köln, Düsseldorf; doğuda Berlin, Dresden ve Nürnberg, kuzeyde Lübeck ve Kiel; güneyde de Freiburg ve romantik yol çok ilgi çekici. Dresden’de her yaz Bunte Republik Festivali oluyor o tarihlerde çok hareketli ve eğlenceli. Ancak Elbe nehri yine taşabilir dikkat et :)

    Dresden’den Çek Cumhuriyeti‘ne çok uygun tren biletleri var. Hatta kampanya biletleriyle çok komik rakamlara geçebilirsin. Otostop (mitfahrgelegenheit) ise her zaman daha uygun tabii. Çek‘te Karlovy Vary şehri Prag haricinde görülmeye değer güzel şehirlerde. Polonya‘da Krakow harika ve çok ucuz. Auschwitz ve Birkenau kamplarına da 40 km uzaklıkta sadece. Budapeşte ve Bratislava’ya da uğramamak olmaz. Bu iki şehrin de gecesi gündüzü çok hareketli. Bratislava‘da Downtown Backpacker’s çok hoş bir hosteldi. Bunun haricinde Viyana ve Zürih zaten malum çok güzel iki şehir ancak bütçe olarak beni çok zorladı bu ikisi. :)

    Şimdiden iyi eğlenceler; şüphesiz ki yazıları da dört gözle bekliyorum. Yolun açık olsun!

    • Mertcan, aslına bakarsan Kassel’e gecenin geç bir saatinde varmıştım. O nedenle şehrin neye benzediğini ancak ertesi gün görebimiş; çok vaktim olmamasından dolayı da erken ayrılmıştım.

      Sanırım 2005’ti ve arabayla Frankfurt’tan başlayarak Almanya’nın nerdeyse 3/4’ünü gezmiştim. (Tabi o zamanlar turist ve gezgin arasında bir yerdeydim)

      Senin Kassel yazını geçtiğimiz aylarda okumuştun. O zamandan bu yana aklımda olan bir şey var, bu vesile ile de söyleyeyim sana: Kassel ile ilgili bir rehber yazı hazırlarsan yoldaolmak.com Konuk Gezi Yazıları bölümünde yayınlamaktan mutluluk duyarım. :)

      Göttingen’i ne çok beğenmiştim! Çok hoşuma gitmişti ama bir kahve içimi kadar vakit ancak harcamışımdır orada. Benim yukarıda bahsettiğim gezideki korkum şu; Gittiim bir çok yeri muhtemelen çok beğeneceğimden, oradan ayrılmam zor olacak. Bu durumda düşündüğüm gezi benim en az 6 ayıma mal olabilir :) Buna bütçe dayanmaz değil mi?

      Seninle tamamen aynı fikirdeyim: Benim favori Almanya şehirlerim Bremen ve Heidelberg. Aslında yukarıda yayınladığım yazı oldukça uzundu, böldüm. Diğer bölümünde daha önce Orta Avrupa’da gezdiğim ve gezmeyi istediğim yerler ile ilgili bilgiler var ve onu da yakında paylaşırım.

      Bahsettiğin yerlerin bazısını gördüm, diğerleri üzerinde de araştırma yapayım biraz. Ben normalde pek rota çıkarmayı ve üzerinde çalışmayı pek sevmem ama, Avrupa için bunu yapsam iyi olacak.

      • Çok güzel olur; çok mutlu olurum burada konuk olarak yer almaktan. Aslında Kassel ile ilgili daha önce böyle bir girişimim oldu ancak internet ortamına aktarmadım. Sadece Erasmus Rehberi olarak paylaştım. Bunu daha kapsamlı ve güncel bir hale getirip dediğin gibi paylaşabiliriz. Konuyla ilgili bir taslak varsa ona göre de düzenleyebilirim.

        Aslında Orta Avrupa Polonya ve Macaristan dışında, belki Slovenya’da dahil olabilir oraya gidemedim; genel olarak pahalıydı. Özellikle son zamanlardaki Euro’nun yükselişiyle bize daha da pahalı geliyor belki :)

        Umarım keyifli bir gezi olur ve biz de her zamanki gibi takip ederiz.

  51. Fotoğraflara şöyle bir bakıyorum. Avrupa’nın bir şehri değil de Türkiye’den kareler görüyorum sanki… Biz onların, onlarda bizim bir parçamız olmuşuz sanki öyle değil mi!? :)

  52. Orta Avrupaaa Orta Avrupa!
    Orta Çağın resim bulduğu yegane bölge. Kültürel mirasın, tarihle üretildiği ve belkide yeniden tarih yazılmak istercesine kişilerin o dönemde yaşamak en azından bir dönemine tanıklık etme hissiyatı uyandıran bir süreç, bir gezi olacak.

  53. Viyana merkez alınarak harika keşifler yapılabilir.
    Özellikle Slovakya hakkında söylemek gerekirse gerçekten ufak olsa bile çok güzel şehirleri var. Bratislava’yı es geçmeyin kesinlikle. Oradan izlenimlerinizi okumak çok keyif verecektir bana. Bunun dışında Prag, Bratislava gece hayatı açısından keyifli de olabilir. Sevgiler, saygılar.

    Bu arada çok özledim oraları..

    • Viyana’da daha önce bulundum, ama o zaman sadece 1 gün kalmıştım. Bu defaki gezimde sokak sokak keşfetmek istiyorum.

      Aslında Avrupa’nın şehirlerindense köylerine daha çok ilgi duyuyorum. Ancak hem bütçe hem de zaman açısından Avrupa turu yapmak pek kolay değil. Ha diyince de atlayıp gidemiyorum. :)

  54. Orta Avrupa Kültürü ve Orta Çağ atmosferi hep ilgimi çekiyor, bir gün oralara gitmeyi çok istiyorum. Sizin bu yazınızla yine coştum:)
    Sevgiler

    • Aslında ben Avrupa ile ilgili çok hevesli değildim, ne de olsa geçmişte epeyce Avrupa ülkelerini de gezmiştim. Ancak hakkında yazı yazmak istediğim yerlerin başında Avrupa şehirleri geliyor ve elimdeki fotoraflar pek de iyi sayılmaz.

      Bir de turist gözüyle değilde, şimdi gidip gezmek ve güncel bilgileri burada paylaşmak istiyorum. Diğer yandan Balkan gezimde fark ettim; Avrupa şehirlerini özlemişim galiba :)

      • Bence de en guzeli, cok farkli yerlere gitmek, cok daha otantik yerleri gormek. Ortadogu, Afrika, mesela Mali gibi ilginc yerler cok daha hos. Fas Avrupa’dan cok daha ilginc geliyor. Ayrica daha ucuz.

Yoruma kapalı.