Mersin‘de öğütülmüş kahveyi ilk satan dükkan olan Arabağa, kente Girit’ten mübadele ile gelen Nuri Uçar (Arabağa) tarafından 1926 yılında Soğuksu Caddesi üzerinde açılmış. O yıllarda evlerde tavalarda kavrulan bu keyifli içecek, bakır değirmenlerde elde öğütülerek hazırlanıyordu. Kahve tiryakilerinin ilgisini kısa sürede çekmeyi başaran dükkanda, özenle çekilen Türk kahvesi, her ne kadar alışılmadık görünse de kısa sürede halk tarafından büyük ilgi görmüş.

Açıldığı 1926’dan bu yana Mersinlilerin damak tadını şenlendiren Arabağa Türk Kahvesi, uzun yıllar bu hoş kokulu, keyifli içeceği müşterileri ile buluşturmaya devam ediyor.

Arabağa Türk Kahvesi, Mersin
Arabağa Türk Kahvesi, Mersin

Bugün dedelerinden devraldıkları mirası torunları koruyor ve Arabağa toplam 5 mağazası ile hizmet veriyor. Kendine özgü harmanıyla Türk kahvesi üreten Arabağa, kahve içme geleneğini, değişemeyen lezzeti, aroması, kokusu ve teknolojisiyle daha keyifli bir hale getiriyor.

Mersin seyahatimizde Arabağa’nın kente gelen ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken ve eski kent merkezindeki tarihi evin alt katında bulunan butik dükkanını ziyaret ettik. Burada bizi Nuri Dede’nin en küçük torunu Mustafa Kemal Uçar ve davetkar kahve kokusu karşıladı. Arabağa kahvesini, Nuri Dede’nin kahveyi ilk üretmeye başladığı değirmen ve sizi tarihte yolculuğa çıkaran diğer fotoğraflar eşliğinde tatmak kesinlikle yaşanması gereken bir deneyim. Bu vesileyle Kemal Bey’in Facebook’taki Arabağa’da Kahve İçenler albümünde de yerimizi aldık.

Arabaga-Kahve-Mersin

90 yıllık deneyimle harmanlanan Türk kahvesi ve diğer ürünler ile sevdiklerinize hatırlı (1 fincanının bile 40 yıl hatırı var!) ve sıcak bir hediye götürmek isterseniz Arabağa’nın Atatürk Caddesi üzerindeki dükkanına uğramanızı tavsiye ederim.

Arabağa Kahve
Adres: Çankaya M. Atatürk C. No: 14
Tel : +90 324 231 30 67
E-mail: arabaga1926@gmail.com
facebook.com/ARABAGAKAHVE

Türk Kahvesinin Kısa Tarihi

Adı Dünya Kültür Tarihi’ne yazılı bir değer olan Türk kahvesi, bir içecekten daha fazlasını ifade ediyor.

Lezzetine hayran kaldığı kahveyi 1517’de İstanbul’a getiren Yemen Valisi Özdemir Paşa‘nın ilk adımı attığı Türk kahvesi, hazırlama metodu ile bu ismini aldı. Türkler tarafından güğüm ve cezvelerde pişirilen kahve, Türk kahvesine dönüştü.

Tahtakale’de açılan ilk kahvehaneler kısa sürede tüm şehre yayıldı. Kitap okunan, satranç ve tavla oynanan, şiir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldığı kahvehaneler dönemin sosyal hayatına da damga vurdu.

Mersin-Kahve

Türk Kahvesinin Hazırlanışı

Türk kahvesinin keyfine varabilmek için doğru hazırlamak büyük önem taşıyor. İçme suyunu fincanla ölçerek cezveye koyduktan sonra, her fincan için 3 çay kaşığı kahve ve isteğe göre şeker ilave ediliyor. Az ateşte kahve ve şeker karıştırılıyor, bir süre sonra kabaran köpük fincanlara pay ediliyor. Kalan kahve bira daha pişirildikten sonra fincanlara dağıtılıyor.

5 YORUMLAR

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!