Darwin’e 253 kilometre uzaklıkta olup 20.000 metre kare alana yayılmış olan Kakadu National Park, yılda 200 binden fazla ziyaretçi alıyor ve UNESCO Dünya Mirası Listesinde bulunuyor. Aborjinlerin en az 40.000 yıldır ev olmuş Kakadu National Park, dünyada en uzun süredir ayakta kalmış ve hala yaşayan insan kültürüne ev sahipliği yapıyor.

Çok sayıda doğa izleme noktası, vahşi doğal yaşam, bitkiler ile binlerce yıllık Aborjinal kaya resimlerini görebileceğiniz bir yer. Timsah,  wallaby, dingo, goanna adında iri bir kertenkele ile çok sayıda kuş türlerine yurt olmuş.

Avustralya’nın göbdeğindeki kızıl topraklar Uluru ve Alice Springs‘ten karavanımızla ayrılıp kuzeyin yolunu tutmuştuk. Elsey National Park‘te keyifli bir mola verip Aborjinlerin anayurtlarından birine doğru yola çıktık.

Elsey National Park vakti olanlar için kano ile dolaşma, balık tutma ve yürüyüş aktiviteleri için uygun yer ancak bizim fazla vaktimiz olmadığından, sabah kahvaltısı sonrasında karavanımıza atlayıp 100 km kuzeydeki Katherine vardık.

Karavanın mutfak tüpü, bağlantıları iyi olmadığından sızıntı yapmış ve tüm tüp gazımız yolda boşalmıştı. Avustralya’da birçok benzin istasyonunda mutfak tüpünüzü doldurtabiliyorsunuz. Yakıt alıp, karavan içi kullanım suyumuzu tamamlayıp bu defa 4 kişi olarak yola çıktık.

Benjamin Katherine’de bizden ayrıldı. Kendisini bekleyen bir iş teklifi var, bir müddet çalışıp para biriktirdikten sonra 2 yıllığına Güney Amerika kıtasına seyahate çıkacakmış.

Katherine’den 150 km sonrasında nihayet Avustralya’nın diğer bir önemli ziyaret noktası olan Kakadu National Park‘a vardık. Gerek bu park öncesi yolda gerekse park içerisinde binlerce termit yuvası bulunuyor. Daha önce gördüklerimin boyu yarım metre civarındayken parktakilerin boyutları 5 metreye kadar uzanabiliyor.

Park ziyareti için information centre’de 25$ kişi başı ücret ödemeniz gerekiyor. Daha birkaç gün önce Alice Springs’te sabah uyandığımızda arabamızın camını donmuş halde bulmuşken, şimdi sıcaklık 32 derece, sıcak.

Kakadu National Park’ta ilk ziyaretimizi Bukbukluk Lookout’a yaptık. İzleme noktasına ulaşmak için yaklaşık 1 kmlik bozuk bir toprak yolu geçtikten sonra izleme alanına vardığınızda sizi, sonsuz gibi görünen ormanlık alanın ufukta gökyüzünün maviliğinde eriyip kaybolduğu bir manzarayı izleme fırsatı yakalamış oluyorsunuz.

Bukbukluk’tan sonra 90 km uzaklıktaki Warradjan Aboriginal Cultural Centre ziyaret ettik. Park içerisindeki Aborjin kültürü ile ilgili sergiler ve tanıtımlar vardı. Bu kültür merkezinin hemen arkasından başlayan 2 km dönüş olan yürüyüş yolunu yürüdüm. Yürüyüş yolundaki ormanda çok sayıda Cockatoos papağanı uçuşuyordu.

Yellow Water diğer durağımız.  Bir kuş cenneti olan bu dünyaca meşhur sulak bataklık alan parkın çok ziyaret alan bölgelerinden diğer biri. South Alligator River çevresindeki bu sazlık alanda 2,6 kmlik, bazı bölümleri platform halinde olan yürüyüş yolu var. Dileyenler için bu nehir üzerinde turistik gezi için bot turu yapabilir. Bu sazlık alanda çok sayıda ördek, kaz ve diğer kuş türleri gruplar halinde yaşıyorlar. Kulaklarınız kuş sesleri nedeniyle çınlayabilir. Maviliğin ve yeşilliğin muhteşem bir karışımını zevkle izledik. Fotoğrafçılar için ise yine tam bir cennet.

Kamp alanı için olarak Muirella’ya geçtik. Güneş enerjisi ile ısıtılan duş ve aydınlatılan tuvalet alanı bulunuyor. Burada geceleme fiyatı kişi başı 10$. Yine dileyenler daha çok ücret ödeyip Kakadu Culture Camp alanını seçebilirler. Hemen yakınımızda olan bu kamp alanı Aborjin aile tarafından işletiliyor. Lüks safari çadırlarında kalıp, akşam yemeğinin de dahil olduğu gece bot turu yapabiliyorsunuz. Yarın bizi çok sıkışık ve dolu bir program bekliyor. Önemli birkaç yeri daha gezip Darwin’e geri döneceğiz.

Day 327: Avustralya:72, Kakadu National Park, 26 Haziran 2011

3 YORUMLAR

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!