Tayland kültürü ve kimliği, birçok etnik kökenden kişinin bir arada yaşadığı Güneydoğu Asya ülkesi Tayland‘da krala ve krallığa duyulan saygı ve konuşulan ortak dil Tayca etrafında şekilleniyor. Tüm bölgesel ve etnik farklılıklara rağmen tek bir alfabeye sahip olan Tay dili, eğitimin ve ortak iletişimin temelini oluşturuyor.

Halkın yüzde 95’inin Budist olduğu Tayland, bu oranla diğer tüm Asya ülkelerinden farklı bir konumda. Modern Tay kültürü ise Theravada Budizminin etkisi altında. Gündelik yaşamda selamlaşmadan yemek ve sofra düzenine kadar Tayland’da Theravada Budizminin izlerini görebilmek mümkün.

tayland kültürü
Antik Ayutthaya’da bir tapınak

Tayland Kültürü ve Gelenekleri

Güneydoğu Asya ülkelerinden Tayland, benzersiz kültürü ve özgün gelenekleriyle ziyaretçilerini etkisi altına alıyor. Tayland halkının temel kültüründe kıdeme dayalı güçlü bir hiyerarşi anlayışı bulunuyor. Bu durum en belirgin şekilde Tay selamlaşmasının el sıkmak olarak değil ‘Wai’ ile yapılmasında görülüyor. Wai selamında kişi iki elini avuçlarında birleştirerek, parmaklarını yukarı bakacak şekilde göğsünde tutuyor ve başını hafifçe eğiyor.

Wai selamının şekli duruma ve selamlanan kişiye göre değişiyor. Hiçbir Taylandlı, ülkeyi ziyaret eden turistlerden Wai selamı beklemez ya da Wai selamı verildiğinde karşılık almak için çaba göstermez. Fakat buna rağmen bir turist kendilerine Wai yaparsa, bunu kültürlerine saygı olarak görerek ve çok memnun olurlar.


Tay selamlaşmasında genel kabul gören kural gençlerin yaşlı biriyle karşılaştığında önce selam vermesi üzerine. Daha genç veya sosyal olarak daha alt kademede olan birisinin her zaman saygı gereği daha önce eğilmesi gerekiyor. Kişi ne kadar alt kademedeyse, başını o kadar fazla eğiyor.

Dünyada ‘Gülen Yüzlerin Ülkesi’ olarak bilinen Tayland’da halk hiçbir sebep olmadan bile gülümseyip, sadece mutlu olduğundan dolayı kutlama yapabiliyor. İki Tayca kelime, sanook (eğlence) ve sabai (iyi hissetmek) Tay düşünce yapısının en karakteristik iki özelliğini yansıtıyor. Tay halkı problemleri sevmez ve genelde toplum içinde tartışmak istemez. Karmaşık konularla ilgili ciddi tartışmalar normal bir Taylandlıya baş ağrısından başka hiçbir şey vermez.

Tayland dini

Tayland’ın resmi dini Budizm. Tayland’da Budizm çok önemli ve Taylandlılar dinlerine önem verirler. Halkın %92’si Budist, %5’i Müslüman, geri kalanı Hristiyan. Tayland’ı ziyaret eden yabancı turistlerden beklenti de kendi inancınız için beklediğiniz ölçüde Budizm inanışına saygı göstermeniz yönünde.

Felsefesi; içindeki kötülüğü hep iyiliğe yöneltmek olan Budizm’de insanlar her işini Budha adına yapıyor. Bu yüzden Tayland’da evlerin, işyerlerinin bahçelerinde içinde Buda heykeli bulunan ruh evleri bulunuyor. Budizm inanışına göre bu yolla insanların hem işleri rast gidiyor hem de kötülüklerden korunuyorlar.

Dini bir mekanı ziyaret ederken bazı noktalarda dikkatli olmalısınız. Her ne boyutta ve vaziyette olursa olsun, Buddha (heykelleri ve resimleri) kutsal. Asla bir buddha suretine tırmanmaya kalkmayın. Bazı Buddha suretleri o kadar kutsaldır ki fotoğraflarının çekilmesine bile izin verilmiyor. Fotoğraf çekerken Buddha’ya arkanızı dönmeyin.

Sadece Bangkok’taki 400 Budist tapınağına siz yüz çevirseniz, onlar gözünüzün içine giriyor bile. Her tapınak adının başında ‘Wat’ var. ‘Wat’, Kutsal Thai Budist tapınağı anlamına geliyor. Altın kaplamaları, olağanüstü çalışılmış renkli kiremit çatıları ve taş heykelleri ile tapınaklar adeta göz kamaştırıyor.

Budist tapınaklarını ziyaret ederken şort, tişört gibi kolları ve bacakları açıkta bırakan kıyafetler ve terlik giyilmesi hoş karşılanmıyor. Özellikle Wat Prakeaw gibi büyük tapınaklarda kıyafetleri uygun olmayan ziyaretçilerin girişine güvenlik görevlileri tarafından izin verilmiyor. Tapınaklara girerken ayakkabınızı çıkarmanız gerekiyor. Bu sebeple temiz bir çift çorap giymeniz ya da yanınızda taşımanız ziyaretinizi kolaylaştırabilir.

Asla ayağınızı Buddha suretine karşı uzatarak oturmayın. Eğer bir tapınakta yere oturmak isterseniz mutlaka bağdaş kurun veya dizlerinizi kırarak oturun. Ayak tabanını Buddha suretine doğrultmak, Tayland kültürüne göre en büyük saygısızlık olarak kabul ediliyor.

Budist rahipler

tayland dini
Taylandlı Monk

Her Tayland erkeği 20 yaşına gelene kadar Budizm sınavından geçmesi gerekiyor. Tayland’da tüm erkekler, hayatlarında en az bir kez rahip, yani monk oluyor. Bu büyük prestij. Monk olmadan önceki gece, rahip adayı herkesi yemeğe davet ediyor. Ama kendisi yemek yemiyor.

Ertesi gün sabah erkenden tapınağa gidiyor, traş oluyor, giriş ritüelini tamamlıyor, sonra da rahip olarak kaldığı süre boyunca sabahları 05.00-06.00 gibi kalkıyor, günde dört saat uyku uyuyorlar. Halkın ikram ettiği yemekleri kabul ediyor, meditasyon yapıyor. Günlük yapılması gerekenleri yaptıktan sonra öğlen o gün için son yemeğini yiyor.

Rahipler kırk adet yasağa uymak zorundalar. Eşlerine ellerini süremiyorlar. Günlük yaşamda bile kadınlar Budist rahiplerle hiç bir şekilde iletişim kuramıyor, onlardan bir şey alıp veremiyorlar. Budist rahiplerin bir kadına dokunmaları veya bir kadın tarafından kendilerine dokunulmaları yasak.

Bir kadının uzattığı hediyeyi veya eşyayı ancak dolaylı olarak alırlar. Kendilerine verilen nesne önce bir erkeğe verilir. Rahip onu erkekten alır veya nesne bir kıyafet parçasına sarılır ve yere bırakılır, rahip daha sonra kıyafet parçasının ucundan tutarak nesneyi kendine doğru çeker ve alır.

Aynı şekilde rahip erkeklerle de tokalaşmaz. Tayland’da rahipler toplu taşıma araçlarını kullanırlar ve burada tapınakta gördükleri saygıyı aynen beklerler. Yer vermeniz gerekirse bir rahibe yer vermekten çekinmeyin. Her sabah turuncu giysileriyle ibadet eden insanlardan yardım toplayan Budist keşişlerini izlemek ve Budist tapınağı ziyareti (Taycada Wat), Tayland’ı ziyaret edenlerin mutlaka yapması gereken şeylerden.

Budist rahiplerin bir omuzları açık. Safran renginde bezlere sarınıyorlar. Ayakları çıplak, kafaları sıfır numara. Budizm de en büyük amaç Nirvana’ya ulaşmak ve ruhlar alemine karışmak. Turuncu rahip kıyafetleri, kendi içlerinde açık turuncu ve koyu turuncu olmak üzere ayrılıyor. Koyu turuncu kıyafeti daha çok orman rahipleri tercih ediyor.

Çok değişik rahipler var. Aralarında eski eroinmanların olduğu ve günümüzde bu bağımlılığın tedavisinde diğer terapilere göre %80 daha başarılı bir tedavi sunan bazı tapınaklar var. Bir diğer enteresan rahip kabilesi Santi Asoke, tarım ile uğraşıyor (yani tüm Budist rahiplerin aksine ağır vücut işleri yapıyorlar) ve kesinlikle paraya dokunmuyorlar.

İnançsız Tay yok gibi. Her evin, her hostelin ve işletmenin bahçesinde minyatür tapınaklar var. Bunların önüne her gün su, yiyecek ve tütsü bırakılıyor. Bunun sebebi, kötü ruhlara yemek ve barınak sunarak kendi evlerine gelmelerini önlemek olarak biliniyor.

Tayland gelenekleri

tayland gelenekleri

Tayland gelenekleri, tıpkı ülkemizde de olduğu gibi, misafire iyi davranmayı buyuruyor. Fakat bu, Tayland’da ne yaparsanız yapın, hoşgörü ile karşılanacağınız anlamına gelmiyor. Taylandlılar turistlerin birçok kabalığına nazikçe gülüp geçseler bile öyle tabuları vardır ki, kesinlikle saygısızlığa tahammül göstermezler. Bilmeden de olsa yanlış bir davranışınız sonucu misafir statünüz dikkate alınmayabilir.

Tayland geleneklerine göre bağırıp çağırma, durum ne olursa olsun, kabul edilemez bir davranış biçimi olarak görülüyor ve ayıplanıyor. Bağırıp çağırmak disiplinsizlik göstergesi olarak kabul ediliyor. Taylandlılar her durumda güleryüzlü davranmaya özen gösteriyor. Bir Taylandlıya bağırdığınızda size ısrarla gülümsemeyi sürdürür ve durumu bu şekilde idare etmeye çalışır. En iyisi rahat olun ve gülümseyin.

Batı ülkelerinde insanın başına dokunmak ve okşamak bir sevgi gösterisi olabilir, fakat bu hareket Tayland’da hakaret olarak kabul ediliyor ve şiddetli tepki ile karşılanıyor. Tayland kültürüne göre insan kafası, vücudun en yüksek noktası olarak saygı gösterilmesi gereken bir yer olarak mahrem kabul ediliyor. Aynı şekilde de ayaklar vücudun en alt kısmıdır ve kirli olarak kabul ediliyor. Bu yüzden ayaklarınızla herhangi birini veya kutsal bir nesneyi işaret etmemeye çalışın.

Tay toplumu geleneksel olarak hiç sinirli olmayan bir yapıda olduğundan tam tersi bir yaklaşımda olmamanız sizin yararınıza olur. Örnek vermek gerekirse oteldeki hizmetten memnun kalmadınız ve temizlikçiye, otel müdürüne veya resepsiyondaki görevliye sinirli bir şekilde davranırsanız, sadece gözlerinde saygınlığınızı yetirirsiniz. En iyi ihtimalle size ‘solly’ (sorry) diyerek gülümseyip konuyu kapatırlar.

Tayland’da yeni bir çocuk doğduğunda, beşiğe önce kedi konuluyor. Bu geleneğin kökeninde de hem kötü ruhlardan hem de farelerden korunma isteği bulunuyor. Mai Pen Rai (Boşver), Tayların hayat felsefesi olmuş. Her şey olur, her şey geçer, sıkma canını temel yaşam felsefesi olarak kabul ediliyor.

Khwan’ın (canlıların içindeki ruh), insan sevdiği birini kaybettiğinde ve üzüldüğünde bir kısmının yok olduğuna inanılıyor. Bitkilerin ve hayvanların da Khwan’ı var. Bu inanç Kamboçya ve Myanmar’da da görülüyor. Ruhu bedenden kaçıran durumlar için zaman zaman ruh geri çağırılıyor. Bu eylemi genelde kabileden bir şaman, ruhun bir kısmının kaçtığı canlıya viski, pirinç, meyve ve tütsü gibi adaklar sunup, trans haline geçip, ruhu kişinin bedenine geri getiriyor.

Tayland, eski Siyam isminden vazgeçip modernleşme sürecine başladığı zaman, ara ara komik denebilecek girişimlerde bulunmuş. Ülkenin güneyindeki küçük bir şehir örnek olarak ‘batılılaştırılmış’. Fakat o sırada Amerika hakkında bildikleri tek şey kovboy filmleri olduğu için, bir ‘western’den fırlamış gibi görünecek şekilde yeniden inşa etmişler şehri. Sonuç epey absürt tabi ki.

Tayland Kraliyet Ailesi

Tayland Kralı
Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn

Kraliyet ailesi (Chakri Dynasty), Taylandlılar için çok önemli görülüyor. Kraliyet ailesinin herhangi bir ferdi için saygısızca davranmak, aşağılamak veya eleştirmek hiçbir şekilde tolerans ile karşılanmıyor. Kral ve ailesine karşı saygısızca davranış, kişilerce hoşgörülmemekle birlikte, Tayland yasalarınca da yasaklanmış durumda.

Bu yasağı çiğneyenler ciddi hapis cezaları alabiliyor. Tayland para birimi olan Baht üzerinde de kralın resimleri bulunduğundan yere düşen paranın üzerine asla basmayın ve saygısızlık olarak algılanabilecek şekilde buruşturmayın ve yırtmayın.

Kuzey Tayland’da Karen, Lisu, Lahu, Akha, Yao ve Hmong olmak üzere 6 ana kabile var. Hepsinin kendi dilleri, gelenekleri, kıyafet ve inançları var. Budist, Hristiyan, Animist olanlar var. Çoğu Tay değil ve Burmalı. Bu kabileler genelde çok fakir. Su sorunları var. Toprak erozyonu ve afyon bağımlılığının yanı sıra turizm yüzünden geleneklerini kaybediyorlar.

Burmalı uzun boyunlu kabilelerden In Pa Dawang mitolojisine göre, sadece ejderha olanlar bu altından boyunlukları takabilirlermiş. Kadınlar ejderhayı, erkekler rüzgarı sembolize edermiş. Ve bu boyunlukları sadece çarşamba günü doğmuş kadınlar yine sadece dolunay zamanı takarmış. Ama turizm ve maymun gibi fotoğraflarını çeken yabancılar yüzünden tüm kabile kadınları uzun boyunluklar takıyorlar. Böylece Tay insanlar daha çok para kazanıyor.

Kendine özgü gelenekleri ve ibadet biçimleriyle dünyanın en ilginç coğrafyalarından biri olan Tayland’da yerel kültüre adapte olmak birkaç günde mümkün değil. Tayland kültürü ve geleneklerini tanımak için ülkede zaman geçirip, yerel hayata karışmak gerekiyor.


Melis-Emre Rona Çiftinin Tayland Kültürü Hakkında Deneyimleri

Tayland’a geldiğimizden beri merak ettiğimiz bir sürü kültürel, sosyolojik soru vardı kafamızda. Fakat dil sorunu ve Taylandlılar turistleri çok sevmemesinden ötürü bir türlü cevap alamıyorduk. Tanıştığımız bazı insanlardan ilginç şeyler öğrendik ama en çok Traveler’s Tales Guides: Thailand – True stories of life on the road, adlı kitaptan yararlandık. Gerçi bizim aldığımız kitap 1995 yılı baskısıydı.

Bu açıdan kimi yerlerin ne kadar değişmiş olduğunu da gördük zaman içinde. Biz bulamamış olsak da daha güncel baskıları mevcut. Bu serinin başka kitapları da var. Gezginlerin anlatımı ile. Çok keyifli okuması. Kitabı, Chiang Mai‘deki Gecko adlı bir kitapçıda bulduk. Gecko ile yanındaki kitapçılar harika ve ucuza ikinci el kitap satıyorlar, ne isterseniz var raflarda.

Her neyse, Tay kültürü hakkında öğrendiğimiz kimi bilgileri not etmişim. Notlarımın çoğu kitaptan, kimi de duyduklarımdan. İşte bana enteresan gelen bilgilerden bazıları:

Farang (beyaz ırk), Taylar Faranglardan bahsederken, İngilizce karşılığı ‘it” olan kelimeyle hitap ediyorlar. ‘he’, ‘she’ yerine. Her zaman güler yüzlü olsalar da turistleri sevmiyorlar aslında. Sebebini anlamak zor değil. Onlara göre bozulmuş olan bu ırk, ülkelerine gelip çıplak denize girerek, tapınaklara açık, kolsuz kıyafetlerle girerek, devamlı aceleci ve sinirli tavırlarıyla kültürlerine saygısızlık ediyor.

Eski krallığın başkenti Ayutthaya’yı Burmalılar yerle bir ettikten iki asır sonra, dönemin Burma kralı Ayutthaya’yı ziyaret etmek isteyince, adama ayıp olmasın, ne kadar tahribat yarattıklarına üzülmesinler diye tüm şehri yeniden inşa etmişler. Yani farangları sevmeseler de Tayland’a gelen herkesi ellerinden geldiğince rahat ettirip, iyi hissettirmeye çalışan değişik bir halk.

Her yerde olan şahane semender-geckolara Too-Kay diyor Taylar. Mai Pen Rai- Boşveer, Tay insanların hayat felsefesi olmuş. Her şey olur, her şey geçer, sıkma canını.

Tayland kültürünü yorumlamak için 3 ay çok yetersiz bir zaman. Gittiğimiz yerler ve yazdıklarıma sonradan bakınca, bambaşka şekilde yorumlayacağımı biliyorum. Herkesin yolu ve deneyimleri birbirinden farklı.

Bu değişik ülkeye geri dönüp bakınca, yazdıklarımdan daha yoğun hisler ve anlar hatırlayacak olsam da her zaman hafızamda rengarenk insanlar, bitkiler, her köşeden fışkıran hayat, çiçekler, inanılmaz kuşlar, her tür canlı çeşitliliğini coşturan su, her köşede görebileceğiniz içi balık ve lotus çiçeği dolu olan minik saksılar geliyor.

Güler yüzler, inanılmaz gülen, dünya tatlısı Tay çocukları ve özellikle üstlerindeki o kadar sosyal baskıya, kültürel tarihin getirdiği cinsel istismarlara zorlanmalarına rağmen, dokunduğu her şeyi yeşerten ve güzelleştiren güzel ve özel Tay kadınları kalacak. Melis-Emre.


Melis Emre
Melis ve Emre

Melis-Emre Rona Hakkında: Biz 30 yaşında hem kendimizi arıyoruz, hem bu yaşa kadar neden öğrenmediğimiz belli olmayan çok basit hayatta kalma teknikleri, kendi gıdanı üretme teknikleri, kendini zihinsel olarak iyileştirme teknikleri, yok şiddetsiz iletişim, yok spiral dinamikleri, hediye ekonomisi gibi şeyler öğrenmeye çalışıyoruz…

Mola vermek iyidir, yaşadıklarınızı, öğrendiklerinizi ve yolda edindiğiniz deneyimleri anlamayı kolaylaştırıyor. Yalnız sürece uzun süre kapılınca edinilen deneyimler sanki bir rüyaymış gibi gelmeye başlıyor. Buradaki atmosfer ve sistem insanı hemencecik içerisine alıp eritmeye çalışıyor.

Ankara’nın pis havası ve apartman dairesine sıkışık hayatımızda deneyimlememiz mümkün olmayan bir çok oluşumda bulunduk, muhteşem çiçeklerle, ormanlarla, acayip hayvanlarla, bir çok harika insan ile tanıştık. Her şeyi ile seçimlerimizden hiç pişman değilim, iyi ki denedik şansımızı. Geri dönüşü olmayacak kadar çok değiştik, değişiyoruz, nefis.

Kuala Lumpur‘da Mado Cafe’de baklava yemekle başladı Melis ve Emre çiftiyle diyalogumuz. Gördüğüm en harika işi yapan, en harika çiftlerden biri. 2 yıl kadar önce çıktılar yola. Gerek dünyaya, insana ve tabiata bakış açıları, gerekse yolculuklarının misyonu ve süreci açısından örnek olabilecek bir çift. Duygu ve düşünceleri yanında oldukça bilgilendirici konuları kaleme aldıkları, oldukça da güzel bir blogları var.

Kendine yeterlilik ve sürdürülebilirlik hakkında mümkün olduğu kadar pratik uygulamaları gözlemlemek ve topluluk hayatı deneyimleyip, paranın ötesinde bir zenginlik oluşturacak vasıfları edinmeyi amaçladılar. Hayallerinde, kendi tasarladıkları evi yapmak vardı. Yolculuklarında da kendilerini yeniden keşfettiler. Yollarının kesiştiği insanlardan, ormanlardan ve şehirlerden öğrendiklerini, duyduklarını ve hissettiklerini web sitelerine taşıdılar. Bu bazen çiftçilik deneyimleri, bazen yol önerileri, bazen de yemek tarifleri ve kuş sesleri oldu.

Uzak Doğu’ya kapsayan, bilgi ve deneyim dolu yolculuklarından dönüyorlar. Yol insanı evirirken en çok eski alışkanlıkları silip süpürüyor. Bir zamanlar hayatın olmazsa olmazları, onsuz yapılamazlar, hayatta olmazları tarihe karışıyor. Ancak asla kaybedilmeyen bir şey var ki o da daha önce tadılmış lezzetlere olan özlem. Her şeye katlanabiliyoruz yolda, hemen her türlü eski alışkanlıklarımızın üstesinden gelebiliyoruz, ancak tek bir şey var ki bu uzaklaştıkça özlemi artan bir şey; yemekler.

Yakında aile sıcaklığında nefis yemeklerin tadını çıkaracaklarına eminim. Onlar gezmek tozmak değil, öğrenmek ve kendilerine bir gelecek kurmak için seyahat ettiler. Edindikleri deneyimler çok değerli. Yazmaları konusunda onları motive etmemiz şart. Web sitelerini ziyaret edip yorum yazalım lütfen. Bilgi dolu ve öğretici yeni yazılarını merakla bekliyor olacağız.

23 YORUM 💬

  1. Sevgili gezgin ailesi,

    Sizi takip ediyor ve sevgi ile izliyorum. Tıpkı sizin de favori rotalarınızdan biri olan tayland’a 23 günlük bir gezi planlamaktayım. Sizin gibi bu turu birçok kez denemiş olan gezginlere bazı sorularım var. 23 günlük bu rota bangkok-chaing mai-pai (mae hong son motor rotası) ve chaing rai olmak üzere belirli. Sonrasında uçakla güneye inerek tatlı sahillerin tadını çıkarmak niyetindeyim. Amma velakin kafalar baya karışmış durumda 3 seçeneğin hangisinden ilerlemem gerektiğini bilmemekteyim. Bu arada ilk tayland ziyaretim olduğunu belirtmek isterim. Seçenekler ile ilgili olarak:
    1- chiang mai – trat – ko chang – ko kut ve ko maak
    2- chiang mai – surat trani – khao sok national park – ko phagan
    3- chiang mai – krabi – railey beach – phi phi island

    Şimdiden ilginize teşekkür ederim.

  2. Onlar benim çocuklarım. Onlarla gurur duyuyorum, daha da yararlı işler yapacaklarına inancım tam. Yolunuz hep aydınlık olsun canlarım benim… Anne

  3. Ucak biletimi Bangkok TEK GİDİŞ olarak almak istiyorum. Dönüşümü hayatın akışına bırakarak uğrayacağım yerlere uyarak yapmyı düşünüyorum. Kısmet olursa dönüş uçuşumu, OSHO’nun (pune) Aşramını da gördükten sonra Mumbai-İstanbul olarak noktalamak düşüncesindeyim.

    Hindistan vizesi Tayland da iken alınabilir mi? Yoksa gitmeden İstanbuldan mı almam gerekir? Saygılarımla Kemal Bey.

  4. Efendim, yaşım 75, yazın yüzme,kışın yoga sporları yaptığım için-ayrıca da resim, portre çizimi, şiir ve romantizm ilgi alanım olduğundan daha genç ve karizmatik görünümlü,kondisyonundayım.

    Sorum:Tayland’a Ekonomik bir yolculuğu nasıl yapabilirim? Gidiş-dönüş neye malolabilir? Günlük harcamalar dşında, paramı emin olarak hangi bankalarda tutabilirim?
    Mevsim olarak gidişim Kasım sonları, dönüşüm Şubat ortası olabilir.
    Tayland hakkında yazılanları takip etmekteyim. En çok sizin yazı ve yorumlarınız güveniyorum Kemal Bey. Lütfen benimle irtibat zahmetinde bulunur musunuz?
    Bir sorum daha olacak KEMAL BEY:
    Bir sokak Ressamı olarak (20 dk.da) çok güzel portre çizerim. Bu iş bana günlük ufak harcamalarımda destek olabilir mi, izin verilir mi? Kimseyi zorlamadan bahşiş tarzı bir çalışma yaparsam…
    Yanıtlarınız beni çok sevindirecektir. Şimdiden çok teşekkürler. Saygılarımla,

    Refik Gürbüz, Portre ressamı ve asker emeklisi

  5. Ne kadar güzel bir deneyim yaşamışsınız. İyi ki gitmişsiniz gezmişsiniz. Yolculuk insanı “hep ben” yanılsamasından kurtarıyor hakikaten. Hoşgörü ve toleransı öğretiyor.

    Gerçekten gülümseyerek okudum. Hoşgeldiniz

  6. Çok guzel bir çiftsiniz…Hoooşşgelldinizz…İyiki varsınız.. Anılarınızı heyecanle bekliyorruumm…

    • Selam Melih Bey,
      Web sitenizi inceledim. Elinize sağlık. Türkçe içerikli web sitelerinin artmasıyla insanımız uzak ülkeler hakkında daha çok bilgiler edinecektir. Dünya yollarında Türkiye’den çok az sırtçantalı gezgin var. Gezmenin aslında o kadar pahalı ve zor olmadığı bu tür Türkçe içerikli sitelerin artmasıyla umarım milletimiz öğrenir. Sevgiler

      • Kemal Bey ben bir hafta Tayland’a gitmek istiyorum ve oranın çok ucuz bir ülke olduğunu söylüyorlar. Bin TL gibi bir rakamla çok rahat 1 hafta yer içer gezersin diyorlar bu dogru mu? Teşekkürler.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın